• 1
    uefa tarafından financial fair play‘in gerekliliklerini yerine getiremeyen kulüplere verilen bir ceza türüdür. bir transfer döneminde sattığın oyunculardan elde ettiğin bonservis bedelleri kadar harcama yapabilirsin.*

    şahsi kanaatim bu cezanın, kulüpleri yola sokmak için doğru bir yaklaşım olmadığı. genelde kulüplerin bu ceza karşısında gösterdiği refleks; yaşlı ve bonservisi elinde oyuncuları yüksek kontrat bedelleri ile transfer etmek oluyor. bu harcanan paraların da geri dönüşü olmuyor.

    halbuki elde olan parayı bonservise* yatırıp maaş bütçesini düşük tutmak daha mantıklı bir seçenek. hem bu şekilde, aldığın oyuncuları ilerleyen sezonlarda satarak ekonomik devamlılık da sağlanabilir.

    son olarak benim önerim ise şu: sattığın kadar al cezası 2-3 transfer sezonunu kapsamalı. 2 veya 3 transfer sezonu sonunda gelir gider dengesi* gözetilmeli. böylelikle kulüpler daha rahat hareket edebilir ve kadrolarını yapılandırabilir. mesela genç bir oyuncuya yatırım yapacaksan, “eyvah birini satmalıyım” diye telaş etmezsin aynı sezonda. hatta bir sezon sonra o oyuncuyu daha yüksek bir miktara satarak kâr da elde etme şansın olur.
  • 5
    aşağıdaki metinden anladığım kadarıyla almadığımız cezadır. fakat aşağıdaki metin de bir benzerini anlatıyor. sattığın kadar al değil de, tüm transfer harcamaları (bonservis, maaş vb.) artıda olsun diyor. sattığın kadar al kararının laciverti uygulanmış yani.

    --- alıntı ---

    şirketimiz, bu anlaşma süresince, uefa a listesine dahil edilebilecek yeni oyuncu transferlerinde belirli bir sınırlandırmayı kabul etmektedir. bu sınırlama, sezon bazında net transfer gelirlerinin (transfer gelirleri-transfer harcamaları) pozitif olması şartını içermektedir. bu sınırlama, önümüzdeki sezonlarda bu anlaşmada yer alan operasyonel ve mali kriterlere uyum gösterilmesi durumunda 2021/22 sezonunda kaldırılacaktır. halihazırda uefa 2017/18 a listesinde yer alan oyuncular ile, sözleşmesi bitmiş ve serbest oyuncular ile imzalanacak sözleşmeler bu sınırlama kapsamında değildir.

    --- alıntı ---
  • 7
    tarafımızca yanlış yorumlanan uygulama.

    ne kadar isim yazılıyorsa kiralık olarak yazılıyor, e bu adamlar bugün var yarın yok. e senin oyuncu satarak da kaynak yaratman lazım. 11'inde 2-3 kiralık oyuncu olacaksa kimi satacaksın? 4 seneyi böyle böyle kiralık yarım yarım geçirsek ffp bitince yine har vurup harman savurmaya mı başlayacağız? aklım ermiyor.
  • 8
    bu yaptırımı, gomis, maicon, feghouli, belhanda ve rodrigues'i toplam 45-50 milyon €'ya satıp en az bu oyuncular kadar katkı verecek transferler yaparak fırsata çevirmemiz normalde.

    mesela; 30-35 milyon €'ya 28 yaş altı 7-8 transfer yapılır* hem bonservis karına hem de maaş indirimine gitmiş olurduk. bunu yazınca ya hayalperest olduk ya terim düşmanı(!)*
  • 9
    2018 yazında uefa, kulübümüz hakkındaki ffp kararını açıkladığında tam metni okuyup yakalayamadığım kural. benim anladığım 4 senelik bir anlaşmada, tüm gelirlerden tüm giderler çıkarıldığında ilk yıl düşük bir zarar sınırı, sonraki yıllarda başa baş gelme ve en son kara geçme şartı söz konusuydu. yani cl geliri, federasyon geliri, havuz geliri, sponsor, forma, kombine vb. tüm gelirler ile tüm giderlerin dengesi söz konusu olarak anlamıştım. örneğin cl ayak bastı parası geldiğinde transfer bütçesine de katkısı olur diye düşündüm. bazı yazar arkadaşlarımız sattığımız kadarını alabileceğiz yazdı. bir süre sonra da başkanımız sn. cengiz sattığımız kadar futbolcu alabileceğiz dedi. acaba ben mi orjinal karar metninde bir şey kaçırıyorum anlamadım. durum hakkında net bilgisi olanlar, orjinal metnin ilgili kısmından alıntı yapıp mesaj atabilirlerse çok mutlu olurum.
  • 10
    böyle bir yaptırım mevcut. ancak bu yaptırıma uymaz isek ilgili transfer ettiğimiz oyuncuyu uefa'ya bildiremiyoruz. yani avrupa kupalarında forma giyemiyor. ancak ligde oynayabiliyor. bunda bir sorun yok. ama 2018-2019 sezonun 20 milyon euro zarar etme zorunluluğumuz olduğundan oyuncu satarak gelir elde etmemiz elzem. yoksa yükselen kurla birlikte bu zarar limitini tutturmamız çok zorlaşacaktır.
    (bkz: 2018-2019 transfer sezonu)
  • 11
    kiralama giderlerinin de dahil olduğu kuralın halk arasındaki adıdır.

    --- alıntı ---
    şirketimiz, bu anlaşma süresince, uefa a listesine dahil edilebilecek yeni oyuncu transferlerinde belirli bir sınırlandırmayı kabul etmektedir. bu sınırlama, sezon bazında net transfer gelirlerinin (transfer gelirleri-transfer harcamaları) pozitif olması şartını içermektedir. bu sınırlama, önümüzdeki sezonlarda bu anlaşmada yer alan operasyonel ve mali kriterlere uyum gösterilmesi durumunda 2021/22 sezonunda kaldırılacaktır. halihazırda uefa 2017/18 a listesinde yer alan oyuncular ile, sözleşmesi bitmiş ve serbest oyuncular ile imzalanacak sözleşmeler bu sınırlama kapsamında değildir.

    --- alıntı ---

    kiralama ücretleri de bir transfer gideri ya da geliridir.
  • 12
    bu sezon* ve önümüzdeki birkaç sezon sattığımız kadar almasak da olur. döviz kuru malum ve ödenmesi gereken epey bir borç var. birkaç sene için ana hedefimizin süper lig şampiyonluğu ve şampiyonlar ligine sürekli katılım olması gerekiyor. avrupa'da başarı için yüksek bütçeli takım kurmak şu an için hiç akıl karı değil.
  • 13
    galatasaray taraftarının eksik bildiği şey.

    uefa ile yapılan anlaşmada ffp kapsamında 4 yılı kapsayan bir süre için sattığın kadar al sözü verildi. ancaaak bu söz her yıl denetlenecek. gelir tablosu gibi düşünelim. belirli bir faaliyet dönemi var. bu dönemin sonunda ortaya bir rapor çıkacak ve uefa rapora bakacak. kulüp artıda mı yoksa ekside mi?

    2018-2019 sezonu için uygulama şöyle;

    dönem başlangıcı: 2018 haziran
    dönem sonu: 2019 haziran

    uefa 2019 haziran ayında kapımızı çalacak. ver bakalım tabloları, raporları diyecek. bizde çat al len diye vereceğiz. bakacak gelir-gider dengesinde artıda isek hadi seneye görüşürüz diyecek. yok baktık eksideyiz basacak cezayı, verecek odunu.

    kısaca 2018-2019 yaz transfer sezonunda artıda olmalıyız diye çırpınmaya gerek yok. ekside de kapatabiliriz. önemli olan bu eksiyi 2019 haziran ayına kadar artıya çevirmek. bunun için de devre arası transfer dönemi çok büyük önem arz ediyor. he şimdi buna güvenip 15 milyon eksi yaparsan olmaz. ayağını da yorganına göre uzatacaksın. doğru hamleler ile 3-5 milyon ekside kapatmak bizi sıkıntıya sokmaz. devre arası satılabilecek potansiyel taşıyan futbolcular var elimizde. önemli olan bu yönetimi iyi yapabilmekte. umarım başarabiliriz.
  • 16
    şu kural ömür boyu uygulanacak olsa galatasaray'lı olmaktan vazgeçecek adamlar var. ben kendilerini transferspor'lu olarak görüyorum. transfer döneminde sabah akşam twitter'da duyumcuları takip edip futbol sezonu açıldığında bir adım geri çekiliyorlar. bu gibi tiplerin tavsiyelerini ciddiye almayın. uefa önümüze mis gibi bir fırsat koydu. cavanda ve carole gibi çöplerden bile 3 milyon euro çıkardık. galatasaray futbolcu satmayı öğreniyor arkadaşlar. arap kulüpleri gibi her transfer dönemini ekside kapatmayacağız artık. harcama yaparken de nokta atışı davranmayı bileceğiz. önümüze gelene beşer onar saçmayacağız. sadece biraz sabredelim ve yeni galatasaray'ın şekillenmesine destek olalım. mustafa cengiz'e, abdürrahim albayrak'a ve fatih terim'e güvenelim, gerisi kolay.
  • 17
    uzun yıllar boyunca oyuncu transferlerinde yapılan sorumsuzluk ve savurganlık sonucunda yetkili merci uefa' nın kulüplere uyguladığı yaptırımların sert olanlarından bir tanesi. ne yazık ki kulübümüz galatasaray da mali konularda bu sorumsuz ve savurgan yönetim anlayışının bayrak tutanlarından birisi oldu. ve rakiplerimiz de hiç ama hiç masum değil. hatta fenerbahçe' nin yıllarca kamuoyundan gizlediği bizim borcumuza ciddi fark atan devasa borcunu da göz önüne alırsak ülkemizdeki kulüplerin mali olarak durumu hiç parlak değil. ve artık paranın değil yöneticiliğin konuşturulması gerektiği dönemdeyiz. kulüpler ülkemizde ve yurtdışında altyapıya verdikleri önemi, scouting becerilerini ve alım-satımda mali denge konusundaki maharetleri gibi saha dışı faktörlerde de ciddi bir rekabete girecekler. girmek zorundalar da.

    işte bu ahval ve şerait içinde dursun özbek yönetiminin hem mevcut yönetime bıraktığı enkaz, hem de seçim kaybettikleri günden itibaren kulübe destek yerine köstek olmaları mustafa cengiz yönetiminin işini bir hayli zorlaştırmakta. sattğımız kadar almak zorundayız amma velakin geçmiş dönemde transfer edilen oyunculara garanti edilen devasa ücretler sebebiyle de satmak istesek dahi oyuncular gitmek istemiyor. bu yüzden satamadığımız kadar alamıyoruz.
  • 21
    dünya'da ülkeler sınırlarını da isimlerini de değiştirseler dahi o borçlar ödenir. ingiltere hala east india company'den kalan tahvil borçlarını ödüyor. google da bakın konuya, şu an ki devletin %5 veya %2.5 sorumluluğu olduğu halde 150 küsür yıllık tahvillere hala para ödüyorlar.

    osmanlı'dan sonra dünya ile iletişimin sağlıklı olması için de genç türkiye cumhuriyeti onlarca yıl borç ödedi. fakat sadece biz değil osmanlı'dan kopan tüm ülkelere o borç pay edildi. yani ödenmek zorundadır seve seve ödenir.

    duyun-i umumiye olayı odur. sevimsiz gelir çünkü asıl öncelik gelirlerin halka hizmette değil borç ödenmesinde kullanımıdır.

    sattığın kadar al duyun-i umumiyenin bir iki seviye altıdır. duyun-i umumiye bir abramovich tir bir hintli zengindir vs vs.
    menejer çetelerini ait oldukları seviyeye indirgeyecek uygulamadır.

    bu vesile ile hiçbir şey yapmadan bir iki buluşma ayarladı diye milyonları götürenler bir zahmet götüremeyecektir. (vergisiz kılçıksız, net). kaideyi taciz eden istisna bu konularda bilgi sahibi ama kibarlık edip sessiz kalıyor ^^

    en çok sevindiğim konu budur, bir baltaya sap olamamış çocukları alıp menejer ağına koyup milyoner yapılması günümüz dünyasında kabul görmeyecek bir durumdur. sistem kendi kendini düzeltiyor.
  • 25
    ffp çerçevesinde uefa tarafından verilen, transferde uymamız gereken kuraldır.
    konuyu detaylıca bilmediğim için dillendirmek istedim.
    şimdi işleyiş olarak ffp, alımlarda kiralama ve bonservis ödemelerini baz alıp, oyuncuya yapılan ödemeyi kaale almıyor, diye biliyorum.
    yani bu, şu anlama mı geliyor; "x" oyuncuyu "a" paraya kiralarsan ya da satın alırsan, elinden mininum aynı "a" paraya sadece kiralama ya da satış olmak koşuluyla bir adam çıkarman lazım.
    böyle ise bu mantıkta biraz eksiklik yok mu?
    mesela sözleşme feshi ile tolga'dan tasarruf edilen 1,925 m euroyu artında gösterememek yanlışlık ve haksızlık olmuyor mu? sonuçta belki ben o 1,925'in 425'i ile bir oyuncu kiralayıp 1,5 da oyuncuya vereceğim.
    ffp'nin buna neden izin vermediğindeki (gerçekten böyleyse tabi) mantığı anlamak mümkün değil.