• şu kural ömür boyu uygulanacak olsa galatasaray'lı olmaktan vazgeçecek adamlar var. ben kendilerini transferspor'lu olarak görüyorum. transfer döneminde sabah akşam twitter'da duyumcuları takip edip futbol sezonu açıldığında bir adım geri çekiliyorlar. bu gibi tiplerin tavsiyelerini ciddiye almayın. uefa önümüze mis gibi bir fırsat koydu. cavanda ve carole gibi çöplerden bile 3 milyon euro çıkardık. galatasaray futbolcu satmayı öğreniyor arkadaşlar. arap kulüpleri gibi her transfer dönemini ekside kapatmayacağız artık. harcama yaparken de nokta atışı davranmayı bileceğiz. önümüze gelene beşer onar saçmayacağız. sadece biraz sabredelim ve yeni galatasaray'ın şekillenmesine destek olalım. mustafa cengiz'e, abdürrahim albayrak'a ve fatih terim'e güvenelim, gerisi kolay.
  • bazi acilardan mantiksiz olan yaptirimdir.

    su an falcao'ya yillik 5 milyon euro maas vererek kadromuza katabiliyoruz ama bonservisi 4 milyon euro, yillik maasi da 1 milyon euro olan genc bir oyuncuya (mesela marcao) yatirim yapamiyoruz. marcao orneginden gidersek, onumuzdeki yillarda kendisinin satisindan 15-20 milyon civari para bekliyoruz, ancak boyle bir sey falcao icin soz konusu degil.

    kisacasi mevcut haliyle bu kural takimlari orta/uzun vadeli hamleler yerine daha kisa donemli, gecici onlemler almaya itiyor. biz gecen sene sansliydik, ozan cikip cok cabuk bir transfer yaparak bir butce sagladi. yoksa biz de simdi buyuk ihtimalle belhanda'yi, feghouli'yi vs satmaya ugrasiyorduk.
  • bu sezon* ve önümüzdeki birkaç sezon sattığımız kadar almasak da olur. döviz kuru malum ve ödenmesi gereken epey bir borç var. birkaç sene için ana hedefimizin süper lig şampiyonluğu ve şampiyonlar ligine sürekli katılım olması gerekiyor. avrupa'da başarı için yüksek bütçeli takım kurmak şu an için hiç akıl karı değil.
  • dilimizde tüy bitti şurada, bu çark ancak bularak, geliştirerek, satarak döner diye. şu sıralar belki eleştirilse de bu yaz marcao’ya 12 milyon euro teklifin geldiğini hepimiz biliyoruz. 6 ay önce 4 milyon euro’ya buldun, oynattın, geliştirdin, teklifi kabul edip 12 milyon euro’ya satsan adamdan 6 ayda 8 milyon euro kar edip 12 milyon euro artıyı da oraya yazardın. o sıcak paradan sonra her türlü çevirirsin işi.

    şimdiyse falcao da katılırsa 11’nin yaş ortalaması 30. seneye bu kadrodan kimi satacaksın da kimi alacaksın mesela? bu takımın çok net şekilde gençleştirilmeye ihtiyacı vardı, en başında da 33’lük beklerin yenilenmesi lazımdı. ama ne lazım? para. var mı? karun’un hazinesindeki kadar paran olsa da satmadan zaten alamazsın. ee şu an satacak adam da bulamıyorsun. 33’lük nagatomo’yu, mariano’yu, numunelik arıza diagne’yi kim ne yapsın ki. senin 2.6 milyon euro verdiğin 32’lik mitroglou’ya babası kulüp kursa o parayı vermez.

    30+ yaşındaki bir adam her maç takla ata ata top oynasa da bonservisi eder sana, taşı sıksan göğü ters çevirsen en en fazla 10 milyon euro. gomis rekorları alt üst etti, milletin keriz bellediği araplara bile 6’ya sattın. bugün koskoca falcao’yu monaco en fazla kaç milyon euro bonservise satabilir?

    ama 18 yaşında çocuksa 6 ay oynadığı topla sana 11 milyon euro’yu bırakır gider. artık genç oyuncuların sırf yüksek potansiyellerine bile o paralar verilebiliyor. senin için büyük para olabilir ama adam için çerez parası, makas bu kadar açık işte. dün fransa ligi’nin alt sıra takımı dediğin takım bugün iki sene önce diagne parasına aldığı pepe’yi 80’e okutuyor, şimdi de yine diagne parasına aldığı osimhen’i kim bilir kaça okutacak.

    sattığın kadar al, iceberg’in görünen kısmı sadece. sorun zihniyetin ta kendisinde.
  • emre akbaba transferinde nef'in karşıladığı 1 milyon euroluk kısmı bile ciddiye almayacak uefa, o transfer 4 milyon euro eksi şeklinde yazılacak. sen istersen hepsini nef'e ödet, istersen maaşını da ödet, hiç fark etmez.

    buna rağmen bir de şu anda sadece bir olasılık olan gruptan çıkarsak 9.5 milyon euro daha kazanırız, forvet alalım oradan ödeyelim diyen varsa(ki var) kendilerine hatırlatıyorum ki şu anda galatasaray'ın cebinde harcayabileceği bütçesi +1.10 milyon eurodur. bu bütçeyle alınacak forvet önerecek varsa buyurun önersin, 1.10 milyon euro var cepte adamlar lacazette, welbeck diyorlar yahu.

    o zaman gomis'i niye sattılar? çünkü emre akbaba transferinden dolayı 4 milyon içeri girdik ve gomisten gelen paranın büyük çoğunluğu emre'nin bonservisine gitti. rahatsız olan varsa emre'yi almasaydınız forvet alsaydınız desin, lakin emre açıklandığı gün burası bayram yeriydi. ha keza 2 gol attığında da niye aldık bunu diyen yoktu. (bana kalırsa emre'nin transferi çok iyi oldu, çok memnunum transferinden, alınmasaydı demiyorum. ama eğer ısrarla nerede kaldı bizim first class forvetimiz diye ağlıyorsanız emre akbaba transferinden vazgeçilmek zorunda olduğunu bilmeniz gerekiyor. öyle şımarık çocuklar gibi hepsini aynı anda istemek olmuyor. emre de gelsin, falcao da gelsin, welbeck de gelsin. -10 milyon euro dönemi içerde bitirdiğimizde görürsünüz zaten o first class forvetleriniz nasıl kaçıyor bu takımdan.

    eğer yönetimi iyi bir forvet alamadı diye eleştirecekseniz cümlenin başına emre akbaba'ya ne gerek vardı diye başlamanız gerekiyor, bu kadar kolaya kaçarak eleştiri yapılması ciddi bir şekilde yönetime haksızlıktır.

    edit: isimlere çok takıldıkları için editleme gereği duyuyorum. ısrarla bu sözlükte falcao istenmedi demişler, falcao başlığındaki entryleri o entryleri giren arkadaşlara ayıp olmasın diye buraya koymuyorum. isteyen açsın okusun.

    e hadi falcao'da, falcao'nun transferinin mümkün olmadığını bilen kesim %80 diyelim, welbeck'i bütün sözlük bekledi neredeyse? welbeck'i neyle alacaksın elinde 1.10 milyon euroyla mı? 1.10 milyon euroyla mi kiralayacaksın? uefa ayrıca o zorunlu satın alma bedeli numarasını da yemiyor, sözleşmede zorunlu satın alma bedeli varsa bu sezonun giderlerine yazılır. arsenal'e önce 1.10 milyon euro vereyim, seneye zorunlu 9 milyona alacağım desen uefa çat diye bu seneden 10 milyonu düşecek yani. ancak opsiyonlu kiralarsan, opsiyon bedeli bu döneme yazılmaz. onu da arsenal'e "ağam valla biz bu adamı alacağız sene sonunda, şimdi paramız yok." diye inandırabilirsen inandır.

    önce kendinizi olmayacak bir şeye inandırıyorsunuz, sonra böyle bir şeye inanmadığınızı bize inandırmaya çalışıyorsunuz. gel gelelim hayatın gerçekleri var ve hala daha kaçmaya çalışıyorsunuz bunlardan.
  • 2019-2020 sezonu yaz transfer dönemi için an itibariyle -2.3 milyon euro'da olduğumuz durumdur.

    seri 1.5 milyon euro kiralama bedeli
    ozornwafor 300 bin euro bonservis bedeli
    luyindama 5 milyon euro bonservis bedeli ödedik.

    bunun yanında fernando'yu 4.5 milyon euro'ya sattık.

    takımdan mariano veya linnes'ten biri, diagne ve yunus'un ayrılma ihtimalleri var. falcao ve emre için para ödemeyeceksek olası 2 satıştan yaklaşık 13-14 milyon euro kazanabilir, bilançoyu + 12 milyon eurolar seviyesine çekebiliriz bu parayla da sağlamından bir box to box buluruz zannımca.
  • galatasaraylılara futbolu baştan öğreten kural. 2018 yılına kadar taraftarlarımızın kafasında futbolcu satmak diye bir şey yoktu. galatasaray her sezon elindeki tüm futbolcuları takımda tutmalı ve yeni transferler yapmalıydı.

    geldiğimiz süreçte futbolcu satmadan, futbolcu almanın sürdürülebilir bir şey olmadığını öğrenmeye başladık. eğer 10 milyon euro verip bir futbolcu alacaksan, 10 milyon euro'luk futbolcu satacaksın.

    ''fernando reges kenarda dursun, ozan 3-5 yıl türkiyede kalsın, rodrigues 9. kanat alternatifi olarak takımda tutulsun'' diye bir şey yok artık. luyindama alacaksan ozan'ı satacaksın olay bu kadar basit.

    bu kural içinde kulübünü iyi transferler yaparak büyütmek istiyorsan futbolcu parlatmayı öğreneceksin. 3'e aldığın futbolcuyu 10'luk kıvama getireceksin.

    transfer pazarı böyle bir yer, futbol böyle bir oyun. yıllardır borçlanarak ilerlediğimiz için biz futbolu yanlış biliyorduk. uefa balyozu kafamıza indirdi. şimdi doğrusunu öğreniyoruz.
  • su anda sozluk bu kurali anlayamayan %90 yuzunden yanginda.

    oncelikle ozet gecen bir entry yazacam, hala kafaniz almiyorsa daha detaya gireriz.

    https://www.haberturk.com/...cikladi-2014684-spor

    deniyor ki, kolay grup var neden stoper ve forvet almiyoruz.

    sen alsan da oynatamiyorsun kardesim, olay bu.

    1 milyon fark varken, bir forvet alsaydin ve bu 1 milyon farki gecseydi sen ya bu adami, ya nagatomo'yu, ya n'diayei, ya onyekuru'yu, ya emre akbaba'yi yazamayacaktin. diger adamlar da en az forvet kadar onemli hatta bana gore sampiyonlar liginde forvetin alternatifi varken daha da onemli.
  • önümüzdeki 2 transfer döneminde(19-20 kış, 20-21 yaz) mevcut kadromuzdan belhanda, marcao, luyindama, linnes harici para kazanabileceğimiz bir oyuncu olmadığı için(belki diagne’den de 3-4 milyon euro gelir) orta vadede başımıza çok büyük iş açacakmış gibi duran kural.
    takımımızın ilk 11’inin yaş ortalamasını görünce fenalık geçiriyorum. malesef bu transfer döneminde gereken hamleleri yapabildiğimize inanmıyorum. bu kadar fazla kiralık ve 30 yaş üstü oyuncuyla bir noktada tıkanacağız. eğer ozan kabak gibi birkaç mucize yaşamazsak bu sene şampiyon olsak bile tünelin ucunda ışık yok.

    bu seneyi de bir şekilde atlatırız ama 20-21 sezonunun kabusa dönmemesi için mutlaka ocak ayında sözleşmesi 2020 haziranda bitecek işimize yarar oyunculara gerekirse bonservis gibi imza parası dağıtarak ön protokol yapmalıyız. yoksa gerçekten iyiye gitmiyoruz. daha sonrasında para kazanacağımız oyuncular almayıp 2-3 sene sonra emekliye ayrılacak futbolculara kariyer sonu kontratı yapmaya devam edersek önümüzdeki süreçte 11 kurmakta zorlanacağız.
  • daha önce de belirttiğim üzere türk takımlarına uygulanması büyük bir hakkaniyetsizlik doğuran finansal fair play yaptırımı. türkiye gibi hali hazırda büyük avrupa liglerine göre çok ucuz olan bir pazardan futbolcu satışı yapmaya çalışan kulüplerin elini kolunu iyice bağlıyor, kulüplerin pazarlık masasında elini zayıflatıyor.

    türk takımlarına seve seve futbolcu satışı yapmayı öğretmesi çok büyük bir artı olsa da yukarıda yazdığım durum da çok büyük bir eksi. önümüzdeki senelerde etkisi daha açık ortaya çıkacak bu durumun.
  • galatasaray taraftarının eksik bildiği şey.

    uefa ile yapılan anlaşmada ffp kapsamında 4 yılı kapsayan bir süre için sattığın kadar al sözü verildi. ancaaak bu söz her yıl denetlenecek. gelir tablosu gibi düşünelim. belirli bir faaliyet dönemi var. bu dönemin sonunda ortaya bir rapor çıkacak ve uefa rapora bakacak. kulüp artıda mı yoksa ekside mi?

    2018-2019 sezonu için uygulama şöyle;

    dönem başlangıcı: 2018 haziran
    dönem sonu: 2019 haziran

    uefa 2019 haziran ayında kapımızı çalacak. ver bakalım tabloları, raporları diyecek. bizde çat al len diye vereceğiz. bakacak gelir-gider dengesinde artıda isek hadi seneye görüşürüz diyecek. yok baktık eksideyiz basacak cezayı, verecek odunu.

    kısaca 2018-2019 yaz transfer sezonunda artıda olmalıyız diye çırpınmaya gerek yok. ekside de kapatabiliriz. önemli olan bu eksiyi 2019 haziran ayına kadar artıya çevirmek. bunun için de devre arası transfer dönemi çok büyük önem arz ediyor. he şimdi buna güvenip 15 milyon eksi yaparsan olmaz. ayağını da yorganına göre uzatacaksın. doğru hamleler ile 3-5 milyon ekside kapatmak bizi sıkıntıya sokmaz. devre arası satılabilecek potansiyel taşıyan futbolcular var elimizde. önemli olan bu yönetimi iyi yapabilmekte. umarım başarabiliriz.
  • zaten çoğu kişi sattığın kadar al mevzusunu biliyor. ancak madem bunu bizim yönetim de biliyor o zaman neden iki forvet alacağız açıklaması yapılıyor?
    ya da madem bizim +1.10 m eur bütçemiz var ve transfer yapamayacağımız belli o zaman neden gomis satılıyor?

    edit: gomis satıldıktan sonra artıya geçmişiz yoksa eksideymişiz. aydınlatma için thechosenone ve galafans‘e teşekkürler.
  • 2019-2020 yaz transfer doneminde ryan babel gibi gunu kurtarmaya yönelik transferler ve henry onyekuru gibi fırsat transferleri yaparak yillik maliyeti dusurmemizi sağlayacak uefa kısıtlaması.

    avrupa kupalarından men almamak için 4 yıllık bir plan yaptık. aslında işimize de gelecek dolaylı yoldan, ayağımızı yorganimiza göre uzatacagiz.

    avrupada iddialı olmak zor olacak ama önceliğimiz zaten lokal başarı. düzlüğe çıkarken altyapı devrimini de yapabilirsek önümüz açılır.
  • uefa'nın ffp kapsamında kulüplere uyguladığı yaptırımlardan bir tanesi. yalnız sözlükte bile bu olayı tam olarak anlamamış arkadaşlar var ki birçok arkadaş önce oyuncu satıp sonra gelen parayla transfer yapılacağını zannediyor.
    (bkz: #2689263) (bkz: #2689163)
    uzun uzun anlatmak yerine özet hatta özetin özetini geçeyim:
    31 mayıs 2020 tarihinde 2019/2020 transfer bilançomuz; satılan veya kiralanan futbolculardan kazandığımız para > transfere harcadığımız bonservis ücreti, kiralama ücreti ve imza parası olmak zorunda.
    yani transfer için önce oyuncu satma zorunluluğumuz yok. örneğin bu yaz hiç oyuncu satmadan transfere 30 milyon € harcadık. ocak-şubat 2020 döneminde 30 milyon €'luk oyuncu satışı yaptığımızda ffp'ye takılmış olmayız.
  • süleyman rodop'un ifadesine göre, kendisi yönetimden almış bu bilgiyi, sattığın kadar al konusunda şu anda -750 bindeyiz. yani imza ücretleri sayılmamakta. elbettte, genel mali durumun iyileştirilmesi, zararın kademeli olarak azaltılması bu anlaşmanın içinde ancak transfer bütçesine imza ücretleri sayılmıyor.
  • uefa tarafından financial fair play‘in gerekliliklerini yerine getiremeyen kulüplere verilen bir ceza türüdür. bir transfer döneminde sattığın oyunculardan elde ettiğin bonservis bedelleri kadar harcama yapabilirsin.*

    şahsi kanaatim bu cezanın, kulüpleri yola sokmak için doğru bir yaklaşım olmadığı. genelde kulüplerin bu ceza karşısında gösterdiği refleks; yaşlı ve bonservisi elinde oyuncuları yüksek kontrat bedelleri ile transfer etmek oluyor. bu harcanan paraların da geri dönüşü olmuyor.

    halbuki elde olan parayı bonservise* yatırıp maaş bütçesini düşük tutmak daha mantıklı bir seçenek. hem bu şekilde, aldığın oyuncuları ilerleyen sezonlarda satarak ekonomik devamlılık da sağlanabilir.

    son olarak benim önerim ise şu: sattığın kadar al cezası 2-3 transfer sezonunu kapsamalı. 2 veya 3 transfer sezonu sonunda gelir gider dengesi* gözetilmeli. böylelikle kulüpler daha rahat hareket edebilir ve kadrolarını yapılandırabilir. mesela genç bir oyuncuya yatırım yapacaksan, “eyvah birini satmalıyım” diye telaş etmezsin aynı sezonda. hatta bir sezon sonra o oyuncuyu daha yüksek bir miktara satarak kâr da elde etme şansın olur.