• sofiane feghouli

    kendisine teklif gelmesi kimseyi rahatsız etmez ama sezonun son 4 ayında şampiyonluk yolunda sakat sakat oynayan ve sırf bu yüzden belkide ülkesiyle dünya kupasına katılma şansını bir kenara iten adama iş ahlakından filan bahsetmenin biraz garip olduğunu düşünüyorum. performansını hep birlikte eleştirelim.
    edit: tamam beyler cezayir dünya kupasında yok. satın, parçalayın.
  • yangıncı taraftar

    https://twitter.com/...939627637043201?s=19

    eğer bu olay yangıncılıksa bu kulüp yangıncı olmadığı için son yıllardaki hallere düştü. son şampiyonluklara bakalım:

    lucescu ile şampiyon olduk, tonla kiralık oyuncuyla toplama takımla şampiyon olduk doğru takviyeler yapılmazsa durum çok iyi değil dedik, "yangıncı" olduk. sonra 2006'ya kadar kendimize gelemedik. hatta ilk sezonda fatih terim'i getirmemize rağmen kendimize gelemedik.

    gerets ile şampiyon olduk, ya zaten orta saha merkezde berbat durumdaydık birçok maçı paldır küldür zorla çevirdik gerets ve takım resmen acı çekiyor acil doğru takviyeler lazım dedik. ya bi dur şampiyonluğun keyfini çıkaralım dendi, üstüne belki de tek orta sahamız saidou gönderildi ve transferin son gününe kadar mal mal duruldu sonra inamoto kakalandı yine hüsran.

    feldkamp ile beraber cevat güler ve futbolcular ile şampiyon olduk. biz yine bakın çok acil tonla takviye lazım bu takım iyi olmadığından feldkamp bırakmak zorunda kaldı, şampiyon olduk diye tüm negatiflikleri anında silmeyin; tablo bahsettiğiniz gibi olsa feldkamp hiç gitmezdi dedik dinletemedik. sonra 2011'de fatih terim gelene kadar süründük. hatta sürünmekten beter olduk.

    fatih terim geldi mucizevi işler başardı, 2011-2012'de eze eze 9 puan farkla şampiyon olduk(playoff rezaletini adamdan saymıyorum). burada kimse "yangıncılık" yapmadı çünkü elimizdeki imkanlar sonuna kadar kullanılmıştı. haliyle huzurlu bir yaz dönemi geçirdik. devre arasında da gereken yapıldı drogba sneijder getirildi, sonrasında da eze eze şampiyon olduk.

    hamza hamzaoğlu döneminde adeta ite kaka ve 2-3 oyuncunun neredeyse bireysel maç kazandırmalarıyla şampiyon olduk. kadro da yaşlıydı ve son nefesini verircesine oynuyordu maçları. bu kadronun ömrü doldu, acil doğru takviyeler lazım dedik. aksine melo falan gitti hamza çıktı melo yerine hakan balta'yı düşünüyorum dedi. aşırı doğru hamleleri veto etti. yönetim hamza el ele verdi o transfer dönemi bizi mahvetti. biz bunları dile getirdik; iç kıpılı hıcı iç kıpılı hıcı diye diye hamza'ya dokunulmazlık verdiniz. geleceğimizi mahvetti. sonrasında bu sezona kadar belimizi doğrultamadık ki bu sezon da riva'yı mivayı elimizde ne varsa sattık, uefa'dan men cezası yemesi pahasına ne var ne yok harcadık ki hamlelerin çoğu doğru değildi veya çok iyi sonuçlanmadı. oyunculara aylarca maaş ödeyemedik. fatih terim geldi yine mucizevi işler yaptı o sayede şampiyon olduk. (bkz: #2417823) burada anlattım, bunlar yaşanmadan önce bile biz çakılmaya başlamıştık ve bunlar yaşanmasa bile tudor ile şampiyon olamayacaktık. üstüne bunlar yaşandı. hem maddi hem manevi olarak dipteydik ve fatih terim bize sezon ortasında gelmeyi reddetse biz ortada kalacaktık. dursun özbek denen safi zarar şahsın fatih terim bizi reddetse getirebileceği en iyi hoca bile bizi anca 3. 4. yapardı muhtemelen.

    bunun adı yangıncılık değildir, bunun adı doğru konumlandırmadır. ister yangıncı deyin ister muhasebeci deyin; ben bu sezon fatih terim'in harikalar yaratmasıyla şampiyon olduğumuzun bilincindeyim. ve ligde bile zorla şampiyon olabildik. mevcut halimizde şampiyonlar liginde bizi yerler. ligde de seneye hem şampiyonlar ligi hem lig derken bu sezon beşiktaş'ın ligde düştüğü duruma düşebiliriz.

    fatih terim de mucizevi işler yapsa bile elindeki kadro onu da sınırlayabilir. bir ihtimal fatih terim de harikalar yaratamayabilir. bir takımın planı fatih terim mucizevi işler yapar halleder olmamalıdır. bunlar her zaman tutmaz, yönetimin suçu teknik direktör üstüne kalır sonra fatih terim harcanır, burası türkiye. sonra yine kısır döngüye gireriz ilk 2'ye giremediğimiz sezonlarda sürünmeye devam ederiz.

    tekrar tekrar söylüyorum bu sezon doğru hamleler şart. doğru oyuncuları doğru fiyatlara satıp doğru oyuncu takviyeleri şart. bizim şu an kadro derinliğimiz 0'ın altında. birçok mevkide düzgün as oyuncumuz bile yok. fatih terim halleder ya deyip bunları hasıraltı etmek hem hocamıza zarar hem kulübümüze zarar. bu işin sonunda yine hoca ve biz karşılıklı zararlı çıkarız.

    taraftar kulübü yönlendirmede önemli bir faktör. sene başı bu kadar tepki göstermeseydik şimdiki oyuncuların yarısı bile olmayacaktı ve çoktan şampiyonluk yarışından kopmuş olacaktık...
  • emre akbaba

    --- alıntı ---

    emre alacaklarindan da vazgeçti bize gelmek icin bonservisime sayın alacaklarımı dedi ayrıca bize de tl, döviz farketmez vereceginiz bedele raziyim dedi...
    --- alıntı ---
    https://twitter.com/...851000642424832?s=21

    dün kendisi hakkında bir entry girmiş ama detay yazmamıştım. ne kadar karakterli olduğundan bahsetmiş ve bize gelmek için çabaladığını yazmıştım. allahın izniyle bize transfer olacaktır.
  • ünal aysal

    kendisine sallayan galatasaray kongre üyeleri gibi sözlükte de bir avuç yetersiz var. konuşurlar böyle dönem dönem, borç derler hatta "borç borç borç" derler sonra kongrede çıkıp belgelerle insanların suratına vurup "itirazı olan var mı ? " dediğinde düşünürken kullanmadıkları kafalarını, düşünürken kullandıkları bi taraflarına sokup ses çıkarmazlar. istifa da istifa derler sonra aysal istifa edip "madem öyle alın ne bok yerseniz yiyin ben yokum" diyip gider. düşünürken kullandıkları bi taraflarından düşünürken kullanmadıkları kafalarını çıkartıp "topuk topuk topuk" derler.

    hayatımda daha vasıfsız ve kör cahil bi kesim görmedim. üzgünüm ama durum böyle.
  • 29 nisan 2018 galatasaray beşiktaş maçı

    beşiktaş ile ilgili uzun uzun yazıcam.
    bazı yanlış bilenen gerçekleri anlatıcam..

    öncelikle şunu söylemem lazım.
    istatistik kağıdı geldiğinde mesela bu istatistik kağıdını whoscroed'den alıyorsan ;

    https://tr.whoscored.com/...Galatasaray-Besiktas

    şöyle bir sayfa çıkar.
    orada beşiktaş'ın ortadan saldırdığını söyler. ve sende istatistik kağıdana bakara "aaa beşiktaş merkezden saldırıyormuş" dersin... oysa pozisyonun bittiği yer orasıdır. yani başladığı yer değil bittiği yer...

    beşiktaş, bazı özel nedenlerden dolayı (daha sonra uzun uzun yazacağım) merkezden oyun kurmuyor. kanatlardan oyun kuruyor. oyunun kurulduğu yer oyunun merkezidir. pozisyonun bittiği yer değil. ısrarla, beşiktaş'ın merkezi kullandığı konusunda bir algı var. şenol güneş bu analistlere bakıp oturma organı ile gülüyordur diye düşünüyorum.

    yine uzun uzun yazacağım sonraki yazıda bunun nedenlerini, tarihsel gelişimini, şenol güneş'in sıkıntılarını, takıntılarını filan yazıcam. malatya maçında 40 orta yapan bir takıma "merkez" algısı yaparak analiz etmek korkunç bir şey.

    maç başına ortalama 27 orta yapan, portekizli'nin kanadından (q7) gelen, babel'i ve talisca'yı ceza sahasına sokup arkadan gelerek stoperleri hazırlıksız yakalama üzerine kurulu bir oyun oynayan takımdır beşiktaş... ne eksik ne fazla.

    mesela, galatasaray orta yapan bir takım değil.
    ancak beşiktaş'ın neredeyse maç başına 30 orta ile oynadığı bir sezonda 15 orta ile maçı bitirmesini sağlayanda muhtemelen merkezi iyi kapatmasından dolayı olsa gerek.

    galatasaray, olması gerektiği gibi kanatları kapatıp 4-5-1'i son derece iyi oynayıp, hücumda klasik asimetrik dizilişi ile sonuca gitti. başakşehir maçında yaptığı 5-4-1 yerine 10 kişi kalan rakibi karşısında buna gerek duymadı.

    half-space'leri doğru kapatarak rakibine şans tanımadı.
    rakibin bu önlemleri karşısında bireysel yeteneklerini devreye sokan beşiktaş'ın ise 5 başarılı adam geçme ile maçı tamamlaması nasıl bir savunma yapıldığınında özeti durumunda.

    sonra üzerinde uzun uzun konuşuruz bu maçın.
    özellikle beşiktaş'ın ve iyi hazırlanamayan şenol güneş hakkında.
  • ne dediler

    “iyi oyunların değil, 3 puanların konuşulacağı bir dönemdeyiz. bizim için de 3 puan çok önemliydi. ilk yarıda daha farklı bir skor çıkabilirdi.'

    bugün* benim 800. maçımdı ve bunu galibiyetle kapattım için çok mutluyum. bu galibiyeti annelere, anneme, eşime ve torumlarımın annelerine yani kızlarıma armağan ediyorum.

    bir 90 kaldı, inşallah mutlu sona ulaşacağız. bu hikayeyi yazan içerideki kahramanlar. inanıyorum ki son maçı da bizim şampiyon olacağımız sonuçla kapatacaklardır.

    bu işin baş aktörleri oyuncularımız. dışarıda ve içeride güzel bir takım olduk. eksiklerimiz yok mu, var, sıkıntılarımız yok mu, var dile getirmesek de. bazen doğru oynamasak da kazanmayı biliyoruz.

    deplasman sıkıntımız zaman zaman var ve bir de 2-0'dan sonra değişik oynuyoruz. bunu umarım şampiyonluktan sonra yeni sezon ile birlikte çok daha bunu çözmüş şekilde döneriz. galatasaray gibi büyük takımlar için içerisi, dışarısı fark etmemeli.

    belhanda'nın daha da iyi oynaması lazım ve devamlı iyi oynaması lazım. bundan sonra alıştığımız şekilde devam etmesi, hatta üzerine koyması ondan beklentiler. biz bu oyundan tatmin olmayız. atmalı, attırmalı, sorumluluk almalı. belhanda zaten bunun için alındı.

    4-3-3 oynuyoruz biz ya da 2-5-3 artık neyse. belhanda orada oynayabileceğini gösterdi. yeni sezonda çok daha formda, oyuna direkt etki eden bir belhanda hepimiz için çok daha iyi olacak."

    fatih terim