• 15 ekim 2016 gençlerbirliği galatasaray maçı

    ankara ekim ayında soğuk olur. o köhne, o paslanmış stada* doğru yol alırken böyle konuşuyorduk. ankara futbol şehri olmadığını stada doğru giderken belli ediyordu aslında. birkaç köfteci gişede, bir iki seyyar atkıcı ve ana yolun kenarında kuyruk olmuş seyirci. böyle stat mı olur diye düşünürken tek girişlik bilet kuyruğuna giriyoruz. passolig kartı 15 gün içinde gelir diyor internet sitesinde. yirminci gününde maça tek girişlik bilet kuyruğunda olmamızın hiçbir izahı yok. şikayet edecek bir muhattap bulur muyuz acaba? bu iç geçirmeler devam ederken, kuyruğa kaynak olmaya çalışanları püskürtmek de ayrı bir uzmanlık alanı. bir taraftar içeri su şişesi bile alınmamasını protesto ediyordu. gişeye bakıp; "su şişesiyle filan uğraşacağınıza para verip bilet almış adamları kuyruğa nasıl sokmayız ona kafa yorsanıza!" diye bağırıyordu. bir şekilde o kuyruktan sıyrılıp 4-5 arama atlatarak içeri girmeyi başarıyorduk.

    ankara soğudukça stat ısınıyordu yavaş yavaş. ancak yerimizi alalım derken görevliye sorduğumuzda boş bulduğunuz yere oturun yanıtıyla sarsılmamak pek mümkün olmuyordu. yahu bu passolig belasını sırf bu yüzden çıkarmadınız mı? herkes yerine oturacak ki işlenen suçlarda anında koltuk numarandan tespit yapılacak. böyle demediniz mi televizyonlardan bangır bangır bağırarak? asıl sorun bu olsa yine iyi. kendi yerimizde -ihbar aldıkları için- bir sürü polis oturuyordu. burası bizim yerimiz satın aldık demeye kalmadan, harika türk polisimiz "gidin başka yerde oturun. bize burada oturun dediler biz kalkmayız. gidin işinize." tarzı cevaplar verdiler. neyse ki amirleri tarafından olaya el atılarak (!) yerlerimize geçebildik. en doğal hakkımız olan yerimize üst makamdan insanların devreye girmesiyle oturduk yani. ülkemde normal bir şey mi var ki bu normal olsun. neyse dedik galatasaray bu. maçımıza bakalım.

    ankara soğuk yer. amma ve lakin deplasman değil. bize ayrılan yer -kapalı ve kale arkası- ful dolu iken bir avuç ev sahibi taraftarına ev sahipliği yapıyorduk. çok sevgili ultraslan kale arkasında kendilerini eğlendirirken, biz de kapalıda takımın sahaya gelmesini bekledik. muslera sahaya kendisini ısındıran cenk ile beraber çıkınca ortalık inledi. ankara ısınıyordu. sinan ve semih'i gördük. suratları sirke satıyordu fakat gözümüzü poldi'den ayırmayınca pek dikkatimizi çekemediler.

    maç başlarken artık montlar çıksın parçalılar görünsün dedik. ilk 30 dakika top göstermedik. ne gırtlak kaldı ne ciğer. bizim nefesimiz tükenince galatasaray'ın da tükendi. ilk yarı bittiğinde dışarıda 5 lira, içeride 10 lira köfte ekmek tarifesinin şaşkınlığını yaşıyorduk. acaba o köfteci kimin akrabasıydı da peşkeş çekilmişti. dışarıda 5 liralık köftelerin sahipleri seyyar emekçiler de bu içeridekiler kimin ekmekçileriydi? sineye çek oğlum. ikinci yarı zor olacak. eh iştelik bir performans sergileyince sabri'ye pek homurdanmayan taraftar yasin'e ikinci yarı tahammül edemiyordu. yanımızdaki grup bas bas bağırıyordu. orhan atik'e seslerini duyurmaya çalışarak; "al şu yasin'i" çığırtkanlığı yapıyorlardı. poldi kenara gelirken hayal kırıklığı josue'nin çıkışı oldu yanımızdaki grupta. mesele josue meselesi değil. yasin'i gurur meselesi yaptılar. birbirlerini gaza getirdikten sonra çok ağır laflarla oyundaki yasin'e yüklendiler. acaba her şey galatasaray için miydi? aslolan galatasaraysa oyundaki bir futbolcunun moralini bozmak nedendi diye düşünürken, riekerink bey orta sahanın düştüğünü görerek hamit'i alıp yasin'i kenara yolladı. artık sona geliyorduk. ah tolga ne de güzel girdin gözümüzün önünde topun dibine. neyse olmasın. maçı kazandık. ankara buza kesti.

    üzerimizde parçalı sevdayla biz ısındık ankara!
  • abdurrahim albayrak

    kendisi falcao transferinde benim icin gecer not almistir. falcao gelmezse kendisine bir kirginlik hissetmeyecegimi dusunuyorum.

    + monaco'ya parayi basip oyuncuyu getirme sansi var ama bunu kulubun menfaati icin yapmiyor. bu kadar baskiya siz olsaniz, ben olsam dayanamaz alir gelirdik.
    + monaco belli ki yumusak karnini buldu kulubun, taraftar ilgisinden dolayi bonservis istiyorlar.

    - falcao'ya sarilip fotograf atmak bir hata. imzalar atilmadiysa bunu oyuncu da kullanabilir, kulup de.
    - eger eldeki forvetleri yeterli gormuyorsak ve falcao'nun gelmemesi durumunda alternatifini alamazsak hos olmaz.

    # ben falcao'suz baslanmasina raziyim, diagne sovdugumuz kadar kotu degil. kendisi gol atamasa bile o alandaki varligi inanilmaz bosluklar actiriyor rakip defanslara. diagne'de eksik olan yaraticiligi feghouli, emre mor, belhanda hayli hayli tamamlar.
    # abdurrahim albayrak bu transferi parayi bastirip bitirmedigi icin bu transfer yatarsa, kulup taraftarindan destek gormeli. evet hatalari oldu surecte ancak abdurrahim albayrak kadar bu kuulubun menfaatini 'iyi niyetle' dusunen bir yoneticiye ben henuz rastlamadim.
  • ousmane dembele

    bizde olsa taraftar çoktan taşlamıştı. yönetimi istifaya çağırmış, sağlık ekibini de çarmıha germişlerdi. rakip takım taraftarı da rvp ile kıyaslamaya başlamıştı. son 3 sezonda ortalama 35 maçın altına düşmeyen, kulübünün son güne kadar bırakmamak için direndiği adama* bile sakatlandı diye ağız dolusu küfürler edenler var.

    bu işler böyle arkadaşlar. john lennon abimiz “hayat, sen planlar yaparken başına gelenlerdir.” demişti. falcao da böyle olsun istememiştir. dembele de sahaya çıkmak için gün sayıyordur. her zaman planladığın gibi gitmeyebiliyor işler.

    yetenekli ama aşırı talihsiz oyuncu.