• galatasaray sözlük

    notgivingup, ceo91, what can i doo nickli kullanıcılar tarafından siyasi propaganda aleti olarak kullanılmakta olan sözlüktür.

    kusura bakmasın kimse, ben bu yazarları tek başıma savundum yeri geldiğinde ama böyle saçma iş görmedim. vatandaşlar yaralanıyor, ölüyor, polis şehit düşüyor falan ama islamın yılmaz bekçileri olarak onlar sadece rte de rte diyorlar. bana ne ya rte'den? benim canım yanıyor kardeşim. darbe başarılı mı olur, olmaz mı ya da tiyatro mu değil mi beni ilgilendirmiyor. nitekim birilerini ilgilendirdiği kadar...

    ben kaç defa söyledim sözlükte siyasi tartışmalara girilmesin diye ancak bugün görüyorum ki bazı yazarlarımız siyasi meselelere girmeye pek hevesli. girelim öyleyse!

    ankara patlamasında, sultanahmet patlamasında sokağa çıktın mı çıkmadın mı? yoksa klavye başında oturup ''aman beyler gözünüzü seveyim dışarı çıkmayın bu aralar'' mı dedin?

    ülkeye 3 milyon 5 milyon suriyeli sokulurken ses ettin mi? balyoz adı altında 10 yıla yakın yok yere hapis yatan askerimiz için iki kelam ettin mi? bunlara sebep olan mevcut iktidardan hesap sordun mu? sivil darbe yapıldı, sivil darbe... sahi ona ne oldu?

    sizin demokrasiniz batsın. demokrasiyi alaşağı eden bu hükümet değil mi? adamcılığı, yandaşcılığı devlet raconu edinen bu kişiler değil mi? her türlü yargı kademesine türlü şaklabanlıklarla adam sokmaya çalışan benim babam mıydı?

    haa şike vardı şike... hani tüm deliller ortada iken, aziz'den siyasi destek karşılığı hiç edilen şike. siz fenerin şike yaptığına inanıyor musunuz, inanmıyor musunuz? inanıyorsanız neden bu hükümetin adaletine güvenirsiniz? inanmıyorsanız burada işiniz ne?

    tüm gece boyunca insanlar sizin siyasi egonuzu tatmin etmek zorunda değil. kimse de sizinle uğraşmak zorunda değil. çok konuşmak istiyorsan siyaseti, yarın erkenden kalk da kahvehaneye git. ayıptır be kardeşim.

    cumhuriyetmiş, demokrasiymiş. başkanlık sistemini çok seviyordunuz siz, noldu beyler?

    son olarak söyleyeceğim şudur: şu siyasi konuları sözlüğe yansıtmayın, lütfen.
  • 2020 - 2021 sezonu ara transfer dönemi

    5 ocak 2021'de başlayacak transfer dönemi.

    2 ocakta iç sahada oynanacak antalyaspor ve 5 ocakta deplasmanda oynanacak konyaspor deplasmanından sonra oynanacak 24 maçı yeni transferler ile oynayabilme ihtimalimiz var.

    bu bugüne kadar yaşanan bir durum değildi. yani sezonun %40'ını yaz transfer döneminde aldığımız oyuncularla %60'ını ise ara transfer döneminde alacağımız oyuncularla oynayacağız. bu transfer döneminde kim daha erken eksiklerini tespit edip, nokta atışı yaparsa o kadar avantajlı duruma geçer.

    bu durum da bence eksik kadro ile sezona kanadı kırık başlayıp, bugüne kadar iyi gelmiş iki takıma faydalı olacak; galatasaray ve beşiktaş.

    umarım bu fırsatı iyi değerlendiririz. umarım göndereceklerimiz ve gelecekler hazırdır. umarım plan masada hazır bekliyordur. yazın yaşanan fiyasko transfer döneminden sonra böylesi bir fırsatı tepmememiz lazım.
  • galatasaray taraftarı

    osmanlı imparatorluğu zamanında, özellikle de duraklama döneminden sonra yeniçeri iyice etkisini arttırmıştı. padişahları tahttan indirmeler, yerine padişah seçmeler, hatta hadlerini aşıp padişah öldürmeler...

    bu adamlar ne olursa olsun "istemezük!" der yaptırmazlardı. yeniliğe ve değişime kapalıydılar ve kendi içlerinde karar vermedikleri hiçbir şeyi yaptırmazlardı. yapanların da sonu belliydi zaten. hemen kazan kaldırırlar, isyan başlatırlardı.

    hatta 2. mahmut döneminde, devletin her kademesinde olduğu gibi saray mutfağında da bir değişime gidilmesi kararı verildi. mutfak çok pisti ve temizlenip çekidüzen verildi mutfağa. her şey pırıl pırıldı. fakat yeniçeriler "hoşafın yağını kestiler!" diye kazan kaldırdı. pislikten yağ bağlamış kaplarda pişen hoşaflar yağlı oluyordu doğal olarak. kimse de ulan hoşafta yağ mı olur demedi. ama temizlikten sonra hoşafın yağı kesildi diye isyan bayrağını çektiler.

    galatasaray taraftarının son halleri aynen bu yeniçerileri andırıyor işte. sabır yok, ölçme tartma yok. bugün elneny başlığına 55 entry girilmiş, 40 tanesi falan kötü oyuncu olduğunu yazmış. bu 40'ın 30'u elneny'yi 2 maç 90 dakika izlediyse ben bir daha yazarlık yapmayacağım sözlükte. öyle de iddialıyım.

    size bir şeyi beğendirmek için illa yeni ordu kurup kökünüzü kazımaya gerek yok, sizler aklıselim insanlarsınız. kalabalığın gazına gelip de coşmayın...
  • fernando muslera

    mondragon'un galatasaray'dan ayrıldığı günden sonra,

    orkun usak
    aykut erçetin
    morgan de sanctis
    leo franco
    ufuk ceylan
    robinson zapata

    gibi isimler kalemizi korumuş, yeri geldiğinde 40 metreden yenen golle fener'e kaybedilmiş, yeri geldiğinde italya milli takımının 2., 3. kalecisi olmuş isimlerin çare bulamadığı, vasat kalecilerin forma giydiği bir yer olmuştu galatasaray. kale düşmüştü.

    zaten 2007-2008 sezonu dışında da şampiyon olamadığımız bir dönemdi.

    tarihimizin en kötü sezonlarından birisi olan 2010-2011 sezonu bittikten ve adnan polat gidip de, ünal aysal başkan olduktan sonra biraz da taraftar baskısıyla fernando muslera, taraftarın sevgilisi olmuş lorik cana + 6,75 m euro ile lazio'dan takımımıza katılmıştı.

    http://1.bp.blogspot.com/...pmuslera30062011.jpg

    fatih terim'le sezona başladığımızda 2011-2012'nin ilk maçı olan 11 eylül 2011 istanbul bb spor galatasaray maçında muslera'nın hatalı yediği gollerden sonra, fener'in eski, manisaspor'un o zamanki kalecisi pembe panter volkan babacan şu tweeti atacaktı.

    https://mobile.donanimhaber.com/...9c99a7010539f4d7.png

    elleri küçük diye eleştirilecek, ödenen paralar sorgulanacaktı ama muslera gerekli cevabı sahada verirken galatasaray'ın en iyi oyuncularından birisi olacaktı.

    artık ilahi adalet mi dersiniz, yoksa karma mı dersiniz size kalmış ama aynı muslera normal sezonun son maçı olan 8 nisan 2012 manisaspor galatasaray maçında küme düşmüş olan manisapor kalecisi volkan'a penaltıdan golü atıp, sezon sonunda da şampiyonluk kupasını çok sevdiği fenerbahçe'sinin mabedinde kazanırken son gülen iyi gülecekti...

    http://s2.dmcdn.net/LU8TU/1280x720-Ib3.jpg

    https://kralspor.ensonhaber.com/...5/18/musler_1496.jpg

    http://www.objektifhaber.com/...er/52000/52622_3.jpg

    https://encrypted-tbn0.gstatic.com/...Mlwqsw5mBTK6NNX4u6M6

    -------------------

    2012-2013 sezonu'nda galatasaray futbol takımı özlediği şampiyonlar ligi'nde mücadele ederken ve ligde de yarışırken,

    galatasaray'ın yıllar sonra şampiyonlar ligi'nde çeyrek finale kalmasında çok önemli bir paya sahip oldu.

    12 mart 2013 schalke 04 galatasaray maçında 2 gol yemesine rağmen turu getiren performansını unutamayız.

    https://iaftm.tmgrup.com.tr/...rs/11.jpg&mw=573 http://i.fotomac.com.tr/...igimiz-5-ders/11.jpg" data-type="resim">

    zaten takımımızın ve muslera'nın zirve yaptığı dönem bu dönemdi.

    aynı sezon ligde de rahat bir şampiyonluk kazanılacaktı.

    2013-2014 sezonunda ise terim'le yollar ayrıldıktan sonra mancini ile deplasmanlarda gösterdiğimiz çok kötü performanslar sebebiyle şampiyonluğu kaybettik ama şampiyonlar ligi'nde tarihin en zor grubunda real madrid, juventus, kopenhag arasından son 16'ya kalacaktık. yine musleranın da yüksek katkısıyla.

    -----------

    2014-2015 ise sezon başında kek kalıbına girilip, 4. yıldız sözü verilecek, prandelli ile başlanan sezonda ligde ve avrupa'da her maç muslera'ya rağmen 4'er gollü yenilgilerden sonra g4l4t4s4r4y lakabı alınacaktı. sonrasında prandelli'nin saçma sapan taktiklerinden ve oyun anlayışından bir yere varılmayacağı görülünce takımın başına abilik yapması için hamza hamzaoğlu getirilecek, oyuncuların ve taraftarın yarattığı sinerji ile şampiyonluk yarışına ortak olunmaya çalışılacaktı.

    (bkz: 21 mart 2015 kasımpaşa galatasaray maçı/#1675893)

    bence bu işin dönüm noktası da bu maçtı. 25. hafta 21 mart 2015 kasımpaşa galatasaray maçında skor 2-0 aleyhimize iken fernando muslera'nın 2. yarının başında yaptığı kurtarışla maç 3-0 olmaktan dönmüş, sonrasında da maçı 2-3 kazanmıştık.

    bu maç galatasaray futbol takımının da geri döndüğü maçtı. kaybedilse her şey bitecekken kazanıp 4. yıldıza inanmaya başlamıştık. şüphesiz ki en büyük faktör de fernando muslera'ydı.

    - sonraki hafta, 5 nisan 2015 galatasaray karabükspor maçında 1-0 öndeyken inanılmaz bir frikik çıkardı maç 3-0 a sonra da 4-2 ye geldi kazandık.

    - 27. hafta 19 nisan 2015 trabzonspor galatasaray maçıydı bu maçı muslera'nın kritik kurtarışlarına rağmen kötü bir oyunla da 2-1 kaybettik. yalnız maça damga vuran ise her galatasaray maçında düşmanlık yapan trabzon takımının, maçta mulsera'ya cinnet geçirttiği andır. bu adamın bu kadar kin ve öfke dolu olduğu başka bir maç yoktur sanırım. adamı zıvanadan çıkarmıştı trabzon çocukları.

    https://img.haberler.com/...n-7213828_3433_m.jpg

    http://i.milliyet.com.tr/...ft226_mf5541865.Jpeg

    http://img-fanatik.mncdn.com/.../fft104mm3615192.jpg

    http://img-fanatik.mncdn.com/.../fft104mm3621312.jpg

    http://www.viratrabzon.com/...avga-cikti-16921.jpg

    sonrasında ise umutlar tamamen tükenmiş, muhtemel fenerbahçe veya beşiktaş şampiyonluğu konuşuluyordu sözlükte oysaki puanlar da çok yakınken... şöyle ki 27. hafta sonunda puan durumu,

    fb 59
    bjk 58
    gs 58 idi

    sonrasında 7'de 7 diye bir başlık açtık ve motto oluşturduk ama 7'de 7 bile yapsak yetmiyordu, fener'in en az bir maçta puan kaybetmesi gerekiyordu. bizim ise bir de beşiktaş ile maçımız vardı.

    derkeeeen...

    28. hafta da 25 nisan 2015 eskişehirspor fenerbahçe maçından gelen 1-1'lik skor herkeste bir inanç oluşturdu. * bu inanç da 26 nisan 2015 galatasaray gaziantepspor maçına yansıdı.

    normalde puan kaybı gelme seyrinde ilerleyen maç herkesin olacak olacak diye inanmasıyla 85. dakikada hakan balta'nın attığı golle 1-0 bitti ve ekranlarda derya balta'nın da görülmesiyle şampiyonluk totemi haline geldi. 1'de 1 oldu.

    29. haftada 4 mayıs 2015 akhisar belediyespor galatasaray maçında 0-0'ken muslera çok net pozisyonu engelledi peşinden maç 1-0 ve sonra 2-0 oldu ve maçı da bu şekilde kazandık. 2'de 2 oldu.

    30. haftada ise 8 mayıs 2015 galatasaray konyaspor maçında ölüp ölüp dirildik ve bizi dirilten de yine başkası değildi, muslera'nın muhteşem kurtarışlarıyla oyunda kalıp 83. dakikada selçuk inan'ın attığı golle 1-0 kazandık.

    31. haftada 12 mayıs 2015 mersin idmanyurdu galatasaray maçı sanırım muslera'nın kariyerinin en iyi olduğu maçlardan ve en inanılmaz kurtarışlarından birini yaptığı maçtı. bence muslera'yla alakalı kötü anlamda bir şey söyleyeceğinizde aklınıza ilk olarak bu maç gelsin, buyurun izleyin...

    http://tr.beinsports.com/...alatasaray-mac-ozeti

    maç 0-0'ken de maç 1-0 lehimizeyken de inanılmaz kurtarışlarıyla bu maçı ve fazlasını getirdi bize.

    http://media05.ligtv.com.tr/...48_416/muslera_1.jpg

    http://www.medyaradar.com/...5122157_29291331.jpg

    http://fotocdncube.gazetevatan.com/...aya-yok-1485407.Jpeg

    http://images.performgroup.com/...&w=800&h=600

    http://i.capsspot.com/s/35/7/1134011.png

    muslera'nın performansıyla biz 3 puanı alınca bir gün sonra gergin olan fenerbahçe evinde kayseri erciyes'le berabere kaldı ve fark 3 puana çıktı. ikili averaj fener'deydi.

    yalnız bu maçta sarı kart görüp cezalı duruma düşünce fazlasıyla tedirgin olduk.

    32. haftada ise kendisinin olmadığı 16 mayıs 2015 galatasaray gençlerbirliği maçında gölgesi sinan bolat'laydı ve yine 1-0 kazandık. gol de sneijder'den gelmişti, ona da selam olsun!

    32. hafta sonunda fener'le 3 puanlık fark devam edince kalan 2 haftada 4 puan bizi şampiyon yapacaktı. yalnız bu maçlar evimizde beşiktaş ve rize deplasmanıydı. bir son hafta stresi daha yaşamak istemiyorduk ama isterse son maçın 90+'sında gelsin o şampiyonluk gelecekti. bizi buna inandırmıştı muslera. bu kadar kurtarış, bu kadar konsatrasyon boşuna olmamalıydı. herkes bütünleşmiş, şampiyonluk havasına girilmişti ki 33 .hafta oldu,

    33. hafta 24 mayıs 2015 galatasaray beşiktaş maçı öncesinde mesaj verilmişti.

    https://i.ytimg.com/...Uw/maxresdefault.jpg

    bu maçta maçın başında 1-0 öne geçtikten sonra oyunun kontrolünü beşiktaş'a vermiş ve resmen gol yemeyi beklediğimiz anlarda muslera buna izin vermedi ve takımı ayakta tuttu. sonrasında skoru 2-0'a getirdik ve maçı kazazıp maç fazlası ve 6 puan farkla liderdik. muslera'nın büyük katkısıyla...

    tff'nin saçma fikstür tercihi nedeniyle fenerbahçe ertesi gün oynayacak ve bu maçta yaşadıkları hayal kırıklığıyla çıktığı 25 mayıs 2015 başakşehir fenerbahçe maçında 7 kişi kalıp bir de kazanamayacak, şampiyon olacaktık.

    ve tabii bunların hepsi olurken bay haksız rekabet lakabını alan muslera bir şampiyonluğu neredeyse tek başına kazandırmış olacaktı.

    özellikle 2014-2015 sezonunun sonunu maç maç yazdım ki bu adamın neler yaptığı daha da net görülsün, hatırlansın ve hatta bu entry ile de tarihe yazılsın.

    http://s2.dmcdn.net/K9bg0/1280x720-jtt.jpg

    https://encrypted-tbn0.gstatic.com/...wjsfMOQrhlHwChT20bYQ

    sonrasında dursun aydın özbek yönetiminin saçma sapan işleriyle şampiyonluklardan uzak kalınsa da, en ihtiyaç duyulan anlarda yine güven verip, türkiye kupası finallerinde, süper kupa finallerinde bize kupa kazandırmaya devam etti.

    https://i.ytimg.com/vi/UsiKSt-xzbk/hqdefault.jpg

    https://encrypted-tbn0.gstatic.com/...YsQAzUPDFdrnrsWhsvrE

    bekar bir genç olarak geldiği galatasaray'ımızda hayatının aşkı patricia callero'yu buldu.

    https://kralspor.ensonhaber.com/.../02/muslera_5582.jpg

    https://cdn1.ntv.com.tr/...;v=20151201142827385

    http://i.milliyet.com.tr/...fft16_mf6462790.Jpeg

    http://682350.static.karar.com/.../02/1-1483376350.jpg

    http://img7.mynet.com/...2/06/muslera-640.jpg

    yıllar sonra da, birkaç hafta önce istanbul'da baba oldu. kailash musleranın doğumuyla muslera ailesi ve galatasaray ailesi büyümeye devam ediyor...

    https://www.haber1905.net/...-kailash-muslera.jpg

    https://i.cnnturk.com/...61361f1298457905.jpg

    bir yeni aslanımız var...

    muslera bu süreçte yıllar içinde rakip takım taraftarlarının korkulu rüyası olurken, başarıları ve karakteriyle de tüm ülkenin sevgilisi oldu.

    volkan demirel gibi insanlığından şüphe duyulan isimler bile kendisine müthiş saygı duyuyor.

    kendisine ait olan yeşil kaleci kazağı gsstore'un en gözde ürünlerinden birisi halini geldi. sokaklarda çocuklar muslera diye bağırıp onun formasını giyiyor.

    şu ana kadar 3 lig, 3 kupa, 4 süper kupa şampiyonluğu var bizimle ama en büyük hayalim ellerinde bir avrupa kupası kalkması...

    en uzun süre formamızı giyen yabancı oyuncu olurken, kaleci olarak da rekorları kırmış ve artık bu kulübün yaşayan bir efsanesi haline gelmiştir.

    takımda ailemizden birisi olarak gördüğümüz ve belki de kendimize en yakın hissettiğimiz insan olması ve bu duyguyu verebilmesi ise bence modern hayattaki en büyük başarısıdır. özel hayatların bu kadar ön palanda olduğu, sosyal medyanın bu kadar hor kullanıldığı, sadece tüketen bir toplumun olduğu şu yapıda bu kadar sevilmek kolay iş değil...

    sahada ve dışarıda, mustafa kemal atatürk'ün dediği gibi zeki, çevik ve ahlaklı olması ile örnek bir sporcudur.

    yakışıklı, sempatik, efendi, çalışkan oluşuyla ve çizdiği profille bana göre, benim aklımdaki galatasaray figürünün vücut bulmuş halidir.

    http://www.spordefteri.com/...ay-kalecisi-3815.jpg

    http://www.gazetebilkent.com/...AA_UXh.jpg-large.jpg

    bu forma altında futbolu bırakman ve yaşam bizi ayırana kadar burada kalman dileğiyle... seni çok seviyorum aslan kardeşim!

    25.000. entryimi de sana adamak istedim, 25 numara ile bize geldiğin gibi...

    http://1.bp.blogspot.com/...dzuo/s1600/khz99.jpg

    http://www.futbolingo.com/...lera_galatasaray.jpg
  • üzerinde baskı olan futbolcu

    dünya üzerinde söylenebilen en büyük yalanlardan biridir. nasıl mı hemen açıklayayım.

    bu adamlar futbol oynuyor. evet bildiğin futbol oynuyor. bizim her hafta 2-3 kere oynamak için halı sahalara para bayıldığımız aktiviteyi oynuyorlar. ben daha hiç aralarında para toplayıp maç yapmaya giden futbolcu görmedim. ekstradan bir de milyon eurolar kazanıyorlar. adamın zaten çocuktan beri haz aldığı bir işi bir de üstüne para alarak (bu para değil çok başka birşey), servet kazanarak yapıyorlar. kendilerine bakmayınca, özel yaşamlarına dikkat etmeyince, ben oldum deyip çalışmayı bırakıp gezmeye başlayınca düşen performanstan sonra hep dillerde ''üzerimizde baskı var''...

    çok açık ve net söylüyorum ''naaaah'' baskı var.senin mi üzerinde baskı var? kim basıyor kime bastırıyor işte burda çok merak ediyorum.

    sen milyon eurolar kazanıyorken hayatının geri kalanını 1-2 sene içinde keyif aldığın işle garanti altına alıyorken üzerinde baskı var
    peki 5kuruş paraya 3-5 çocuklu aileyi geçindiren babanın, senin 1-2 senede garantilediğin hayatını 30-40 yılda anca garantileyen (ki o da yarım yamalak) insanın üzerinde ne var?

    sen gidiyorsun en lüks alışveriş merkezlerine istediğin kıyafeti hiç etiketine bile bakmadan ''bu olsun, şunu da koyun'' diyerek alabiliyorken üzerinde baskı var.
    peki bayramda her çocuğuma güzel şeyler alıyım diye bilmem ne pazarına gidip bütün gün ayaklarında nasır çıkana kadar en ucuz nerde ne var diye bakınan insanın üzerinde ne var?

    senin karnın acıkıyor. gidiyorsun en lüks restorana belki bir gün yediğini 1 ay boyunca yemiyorsun. gidiyorsun barlara patlatıyorken şişeleri üzerinde baskı var.
    peki senin o açtığın bir şişenin parasına 3-5 ay hergün kuru soğan pilava talim eden ailenin üzerinde ne var?

    sen en lüks arabalara biniyorsun. götünün değdiği koltuk bilmem ne derisi. yaktığın yakıt belki bir apartmanın ısınma parası veya aldığın arabanın fiyatı bir apartman fiyatıyken üzerinde baskı var.
    peki senin o sadece aragaz verirken harcadığın yakıtla bir ay ısınan ailenin üzerinde ne var?

    bunca şey sıraladım bunların hepsi senin hakkın olabilir. helali hoş da olsun. gözümüzde yoktur çok şükür tokuz herşeye.
    ama lütfen kalkıp gelip bana ''üzerimde baskı var'' deme n'olur.
    sen üzerindeki baskıyla oynayamıyorsan o peki ile başlayan cümledeki insanlar üzerindeki baskılarla yaşamaması lazım.