• 21 şubat 2019 benfica galatasaray maçı

    maç öncesi çok ciddi bir rezalet yaşanmıştır. olayın boyutu basına tam olarak yansıtılmadığı için pek çok kişinin haberi yoktur. özel uçakla lisbona giden takım uçaktan inildiğinde mülteci muhamelesi görmüş ve 2 saat passaport sırasında bekletilmiştir. uluslararası bir havalimanında asla yaşanmayan bu durum özel ve planlı olarak takımımızın aleyhine uygulanmıştır. takımın bu olaydan sonra motivasyonu önemli ölçüde düşmüş. yapılan bu saygısızlığın cevabını önce sahada sonra uluslararası hukuki yollara başvurarak vermeliyiz.

    portekizin nüfusu 10 milyondur ancak dünyada 30 milyon galatasaray taraftarı vardır. galatasaray sadece benficadan değil portekizdende büyüktür.
  • ali koç

    --- alıntı ---

    işin acı tarafı ne biliyor musunuz? 17.sırada olduğumuz halde bu maça çıkılamasın, 1 puan sizin olsun densin, ali koç'undan, ersun yanal'ına, biz milyonlarca taraftarına 1 tane fenerli hayır demez, allah der. aksini iddia edenin samimiyetine inanmayın. ne hallere düşürdün bizi başkanım?

    --- alıntı ---

    şunları şu hale getirdin ya allah razı olsun başkanım dediğim kişi.
  • yangıncı taraftar

    her taraftar yangına ortak olabilir. oldukça sakin kalan taraftarlar bile, aklı başında olanlar dahi, "ne oluyor, bir sorun mu var" diye içinden geçirebilir, panik olabilir.

    çok sakin kalan taraftarlar, yok ya halledilir diyenler, 31 ağustos günü sudan çıkmış balığa döndüler. onun için taraftarların paniğini, kızmasını anlayışla karşılamak lazım. fakat, işte burada kocaman bir fakat geliyor, kötü niyetli hareket eden, devamlı hakaret eden, saldırmaya yer arayan, doğru mu değil mi beklemeden her haberde en önde giden taraftarsa kasıt, kusura bakmayın ama anlayışla karşılanacak bir yanları yoktur.

    "eğer bu doğruysa skandalll" o kadar fazla offside verdim ki şu cümleye, anlatamam. ne hikmetse hiç birisi de doğru çıkmadı. bakın liseli elemanların, rakip taraftarların, medyanın ciddi şekilde manipülasyonu var, özellikle de sanal alemde. haberleri beklemeden, kulübü beklemeden her haberde ortaya atlayıp, mevcut yönetimi gelmiş geçmiş en kötü yönetim seçenler, istifa isteyenler falan oldu. gerçekten bu kadar gaza gelmeye gerek var mı?

    evet, traftar tepkilerini önemseyen bir yönetim var, evet yapılanlarda taraftarın da rolü var, ama o kadar. dahasını kendinize biçmeyin. yani dursun özbek'in seçime gitmesi ve mustafa cengiz'in seçilmesini profil resmini gri yapmasına bağlayan var, el insaf. dursun özbek taraftarı falan önemsemiyordu. amacı yeni sezondan önce seçime gidip, 3 yılı kapmaktı. avrupadan men geldiğini en iyi o biliyordu.

    öyle ya da böyle iyi niyetli, endişeli taraftarlar, aklı selim, mantıklı eleştiriler yapanlarsa kasıt, evet faydalı oldukları yerler olmakta. ama eğer ki sosyal medyada ana avrat sövenler, uçakları düşsün diyenler, sala'nın uçağından espiri kasanlar, abdurrahim albayrak'ı her resme montajlayıp espiri kasanlar, her haberin altına "#yönetimistifa" yazanlarsa, kusura bakmayın da hiç bir faydaları yoktur.
  • fatih terim

    terim 21 aralık 2017 tarihinde geldi. hiç ses yok o gün. takımın şampiyonluk havasına girdiği dönemde entry'ler var takıma dair ama hocaya bir kelime takdir yok. son hafta izmir'de, fenerin denizli sendromu benzeri bir kriz yaşamamız ihtimaline (belki de terim düşmanlığı kaynaklı bir umut) atıfta bulunulmuş; hocaya sallamak için ön hazırlık yapılmış. sonra şampiyonlukla ilgili yazılar var ama yine hocaya bir kelime teşekkür yok. iki hazırlık maçı kaybedince, bir yıl sonra başlığına girip içerideki kini yavaş yavaş akıtma; sezona dair ilk ısınma turları...
    tanım, bir teknik direktör'müş. sezon içinde kaçacakmış. sinsilik bu. başka açıklaması yok. aralık'ta yazsaydın bunu ya, veya nisan'da yazsaydın. o zaman "fikri hür vicdanı hür" olurdun. işler yolunda giderken; terim hakkında vicdani olarak istemediğini, bu tercihi onaylamadığını yazan üyeler mert insanlardır. aylar boyunca kötü gün bekleyip, ümit edip, bugün karşılaşılan en ufak zorlukta ortaya çıkıp hocaya kinini boşaltanlar, tevfik fikret'in anlayışının arkasına sığınıp tatlı-su galatasaraylılığı yapmasınlar. yaptıklarının adı belli çünkü...
  • mustafa cengiz

    borç ödediklerini dillendirdiği için periyodik olarak eleştirilen galatasaray başkanı.

    galatasaray taraftarını anlamakta zorlanıyorum. hiçbir şey söylenmez, "işte bunlar kol kırılır yen içinde kalırcılar, her şeyi saklıyorlar" denir. doğrular manipüle edilerek insanlara aktarılınca, "yalan söylüyorlar, doğruları bilmek hakkımız" denir. bir başkan çıkar ve olanı biteni söyler, "geldiğinden beri 'borç ödeniyor' muhabbeti yapıyor" denir. allah aşkına nedir bu olayın oluru?

    adam yalan söylemiyor, olanı söylüyor. olmayan borçları ödediklerinden bahsetmiyor. ortada bir sıkıntı var, bu sıkıntıyı seslendiriyor. sağ olsun ki kendisi ve ekibi sayesinde kulüp içindeki hırsızların ne bok yediklerinden haberimiz oldu, oluyor.

    ne yapmalı bu adam? yalan mı söylemeli? manipülasyon mu yapmalı? ne yapmalı?

    umarım genel kurul günü ocak ayındaki cesareti ödüllendirilir ve 3 yıl daha başkan olarak kulübün başında kalmaya devam eder. eksiği, yanlışı var ancak bu adamın doğruları hatalarından daha fazla, en azından görünen bu.

    edit: imlâ
  • cesare prandelli

    he ya pırlanta.

    3 aydır kadro dışı olan adam ilk 11'e.
    1 yılı aşkın süredir top oynamayan ikili kayıtsız şartsız ilk 11'e.
    her şeyini sahada veren, üreten, sorumluluk almaktan korkmayan ve en önemlisi iki hafta önce prandelli'nin kellesini giyotinden alan dünya yıldızı kulübeye.
    elinde elmasa dönüştürebileceği tek parça kömürü, sobanın yanında yakılacaklarla.
    sistem yok.
    doğru düzgün taktik yok.
    geride kalan 2 ayda 2 özel şut dışında taraftarı heyecanlandıran an yok.
    adalet hiç yok.

    taraftara ön yargılı demeye hakkı falansa hiç yok. biz nelere sabrettik. neler gördük.
    yeri geldi iki güzel söze, efendiliğe, duruşa saygı gösterdik.
    yeri geldi hocanın boynundaki sarı kırmızı atkıya tav olduk.

    geç hocam bunları.
    ya şu formayı adaletli dağıt, biraz olsun ışık veren top oynat.
    ya da yavaştan yallah.
  • marouane fellaini

    süperlig'de doğru kullanıldığı taktirde adamı şampiyon yapacak futbolcu.

    çok hızlı, müthiş istasyonlar yapabilen bir adam değildir. zaten fizik yapısı buna müsade etmez. ancak topu kanatlara taşırsanız mutlaka rakip ceza sahasındadır ve müthiş etkilidir. çok iyi pozisyon alır, üstün fiziki özelliklerinin yanı sıra kafa toplarına müthiş çıkar ve iyi de bir bitiricidir. bol kanat ortası yapan bir takımda duran toplarla beraber eminim süperlig'de kariyer rekoru kıracak ve 10 golü geçecektir.

    orta sahada hep doğru yerdedir. serttir. rakibine mutlaka fiziki üstünlük sağlar. ayağı ve oyun görüşü oldukça iyidir. rakibe müdahale etmekten çekinmez. yani selçuk gibi hayalet savunma yapmaz. dripling ve xavi misali paslar beklemek hayal olur oyuncudan fakat dikine oynamayı gayet iyi becerir. kariyerine amc olarak başladığını unutmamak lazım. yani ofansif özellikleri asla küçümsenemez. sadece doğru kullanmak gerek.

    çok iyi ve akıllı bir takım oyuncusudur. gerçekten orta sahanın direncini ciddi ölçüde arttırır. aslında biraz tolga ciğerci'ye benzetebiliriz bu konuda. enerjisi yüksektir. devamlı top olan bölgededir ve sahipsiz topları kazanma oranı çok yüksektir. ama işte çabuk ve seri bir futbolcu değil.

    hep bir laf vardır, uzaklaştırdığımız toplar duvara çarpmış gibi kalemize geri dönüyor diye. bu konuda da çok verimli bir orta saha fellaini. baskıyı kurdunuz. atağınızı yaptınız. topu rakip kaleci aldı veya auta çıktı. hah, o degaj ya da aut atışı var ya, çoğu zaman fellaini sayesinde rakip ceza sahasına atak olarak dönecektir.

    duran top sıkıntımızı tek başına çözer. serdar ve maicon'lu bir savunmaya fellaini gibi hava toplarında expert bir adamı koyarsanız hem takımın yerleşimini saha içerisinde organize eder, hem de çoğu hava topunu toplar. evet sahada bize bir iniesta izletmeyecek, ancak hava toplarında o kadar büyük bir açığımızı kapayacak ki, dediğim gibi doğru kullanıldığı bir galatasaray'da en az +20 gol demektir. +20 gol de net şekilde şampiyonluk getirir.

    son olarak belirtmek isterim ki bu 20 golün tamamını skor üreterek yapmayacak tabi. ancak bu sene hemen her maç gol yediğimiz duran topları ele alırsak fellaini'li bir galatasaray rahatlıkla ligin duran toplardan en az gol yiyen takımı olacaktır. dolayısıyla 10 civarı gol katkısı sağlasa bi 10 civarı da golün yenmesini önleyecektir.

    tek dezavantajı fellaini hakikaten sert oyuncudur. bazen de topa değil rakibe çok sert girer. aslında bu özelliği çok ön plana çıkmadı nedense kariyeri boyunca. demek ki bu işleri akıllı yapıyor. fakat süperlig'de gözünün üzerinde kaşın var diye sarı ve kırmızı kart gösterilen galatasaray futbolcularını düşündüğümüzde ya hakemlerle ciddi sıkıntılar yaşayacaktır ya da kart görmemek için bunca sene geliştirdiği oyun karakteriyle çelişecek ve saha içerisinde bunun travmasının etkisinde hareket edecektir. performansına olumsuz anlamda yansıyabilecek bir durum malesef bu.

    fakat şunu da söylemek lazım ki fellaini manu'dan bile oldukça yüksek bir kontrat istedi bildiğim kadarıyla. galatasaray'ın bu oyuncunun maddi şartlarını nasıl karşılayacağı hakikaten merak konusu. bana göre mevcut mali koşullarda gerçekleştirmemiz imkansıza yakın bu transferi.
  • armindo tue na bangna bruma

    8 mayıs 2015 galatasaray konyaspor maçının ilk yarısında herkesten çok sorumluluk alan futbolcuydu. açıkçası ben kendisini beğeniyorum. o " yardırıp gitme " olayını bu aralar yapamaz zaten. çok kritik haftalar ve çok kritik virajlardayız. bu kadar uç sorumluluklar alması için biraz geç. ancak genç yaşına rağmen yeteri kadar sorumluluk alması, top istemesi, kendisinde mevcut olan potansiyeli yer yer hissettirmesi çok nönemli. ayrıca kendisinin oynadığı maçlarda rakip takımın bek oyuncusunu kitlemesi, savunmaya yaptığı yardım ve adam kovalaması es geçilmesin. bunlar öyle " yapacak tabi o kadar para alıyor " gibi basit argümanlarla savunulamaz. kaptırdığın topa dokunmak bile önemli bir meziyettir.

    ikna olmayanlar geçmiş maçların full görüntülerini bulup, bruma'nın kanadından ve ters kanattan kaç tane etkili pozisyon üretildiğine bi baksın derim.

    son olarak bir dipnot : burası türkiye arkadaşlar. burada futbolcunun pişmesi, ispanya, almanya, ingilteredeki gibi kolay değil maalesef. biraz daha zaman...