• galatasarayı batırdı yaaaaaaaaaaa

    aynen kanka mario jardel'i 3 oyuncu karşılığında satıp 2002'de toplama takımla oynamamazın sebebi ünal aysaldı.
    2004'de 90 tane futbolcu alıp, 2005'te ribery'i elimizden kaçırıyor, 2006'da futbolcular paralarını alamamamısın sebebi de ünal aysal'dır.

    aynen aynen.

    batık galatasaray'a geldi küçülerek büyüme olmaz dedi onun yönetimindeki galatasaray fenerbahce egemenligini kırdı yıllar sonra sampiyonlar ligi gördü, üst turlar gördü, kupalar gördü ama galatasaray'ı batırdı.

    uzun zaman önce sene 2010 filan sanırım bu sözlükte sadece okur iken galatasaray dair özlenilen şeyler gibi bi başlık vardı. biri kupa kaldıran galatasaray yazmıştı. heh işte başka sözüm yok.

    edit: 3-4 dk içinde en begenilen entrylerime girerken 20 dkya çıktı. eksilemezsiniz adam değilsiniz oglum. gerçekler böyle koyar işte adama.
  • kendisi ile yaklasik 5 dk. önce les ottomans'in tuvaletinde karşılaştım.
    benim işim çabuk bitti ve bekleyip fotoğraf çekileyim bari dedim.
    galiba kendisi benim çıktığımı sanıp, baya sesli gaz çıkardı ve ben de adamı utandirmamak icin ciktim tuvaletten. galatasaray tarihinde en sevdiğim başkanlardan biriyle anı olarak bu kaldi bana hzhshhxjhdhdhhd
    ulan ben bunu çocuklarıma nasıl anlatırım.
  • ulan,
    adam ekonomik olarak batan kulübü aldı, sermaye arttırımıdır, şampiyonlar ligi geliridir, öyledir böyledir bir şekilde düzlüğe çıkardı.

    üstüne wesley sneijder, didier drogba gibi maddi anlamda, bırak aq maddi anlamı, aynı zamanda manevi anlamda da hayal bile edemeyeceğimiz adamları getirdi.

    o özendiğimiz avrupa kulüplerindeki yönetim bazında başarının anahtarı olan kurumsallığı şiar edindi.

    3. senesi içinde başkanlık mevkisinde bulunduğu galatasaray'da, galatasaray ilk 2 senesinde türkiye liginde şampiyon oldu ve senelerdir katılamadığımız şampiyonlar liginde gruplardan çıktı, 1 senesinde de çeyrek final oynadı.

    galatasaray, herkesin ölüp bittiği 'gençleştirme operasyonuna' başladı.

    bir takım her sene şampiyon olacak diye bir kanun mu var amk? nerede görülmüş böyle bir şey? hiçbir şey yoksa takımın yaşlanıyor lan. elbette arada rakiplerin de şampiyon olacak. sen her şeyi mükemmel yapsan sistem müsaade etmez zaten böyle bir şeye. hani derler ya 'eşyanın tabiatına aykırı' bu o işte.

    yani bu adam başarısız öyle mi? bu adam gitsin öyle mi? vallahi size hakaret etmemek için kendimi zor tutuyorum. sözlükten uçmak falan da sıkıntı değil ama harbiden zor tutuyorum. bu kadar vizyonsuz, dar görüşlü nasıl olunur amk aklım almıyor lan? şu kadar sürede, şu işleri başaran adama nasıl 'başarısız' diyebilir aklı baliğ olan bir insan? nasıl gitmesini isteyebilir?
  • hay sikicem ontivero'nuzu ya.

    gelsin melo'yu, muslera'yı, eboue'yi, elmander'i, sneijder'ı, drogba'yı, ujfalusi'yi, dönemin en iyi orta sahası selçuk inan'ı alsın.

    ulan siz ne nankör adamlarsınız. bu adam geldiğinde aldığı takım neredeyse küme düşecekti. siz hala ontivero, hajroviç diyin.

    küme düşecek takımı aldı, şampiyon yaptı, cl çeyrek final oynattı, o çöp oyunculardan kurtardı, bugün hala daha sahaya çıkan takımın omurgası bu adam zamanında alındı. son 5 yıldaki derbi performanslarına bakın. bu takımı psikolojik olarak derbidelerde bütün takımların önüne geçirdi.

    amrabat'ın alınması için fatih terim kendisini dağa taşa vuracaktı, adam aldı.

    bruma dediğin adam geleceğin yıldızı gösterilmiyor muydu? o sene oynanan şampiyonada yardırmadı mı? fatih terim de özellikle istemedi mi?

    he tamam he ontivero, hajroviç.

    muslara, melo, riera, eboue, ujfalusi, sneijder, elmander, drogba, selçuk, alındığı zaman iyi oynayan hamit gibi adamları alması için hiçbir söz yok.

    burak'a sözleşme uzatmış, ontivero'yu almış, hajroviç'i almış. amına koyim ben böyle hayatın, böyle zihniyetin ya.
  • arkadaşlar kızacaklar ama bugün de kendisinin kulaklarını çınlattığım başkan.

    fenerbahçe ile oynayacağımız maçın tarihi (bkz: 13 nisan 2016 galatasaray fenerbahçe maçı) olarak belirlenmiş. ki başkanımız sözde sayın dursun aydın özbek daha iki gün önce 28 nisan tarihi olmazsa olmazımız diyordu.

    geriye doğru saralım saha dışında basiretsiz başkanımız sayesinde herkese ezilip duruyoruz.

    adamlar şikeciyken onlar bize şikeci diyorlar. bizim başkan ise şikeciye şikeci dememesine rağmen ima edilmesinden alındılar diye özür diliyor.

    basketbolda sahada kazandığımız maçı masada kaybediyoruz. hem de haklı olmamıza rağmen. konuyu cas'a götürmeye bile tenezzül etmiyoruz.

    ali dürüst diye sözde galatasaray'ın haklarını koruyacak adamı tff'ye koyuyoruz adamın orada korkuluktan başka şekli yok.

    şimdi konuya ünal aysal tarafından benzer durumlara bakalım.

    1- zamanında beşiktaş, arkasına tarihin en güçlü iktidarını alarak tt arena'da maçlara çıkacağız dedi. istediğim olacak dedi. fatih terim iktidar yalakalığı yaparak oynasınlar dedi. aysal bütümn baskıya rağmen bunu red etti.

    2- şikeciye şikeci demeyi biliyor. şikeci bize laf ederse karşısına mahkeme duvarını çıkartıyordu. hem göte göt diyor, hem de bize göt demeye kalkanın aklını alıyordu. (bkz: ahmet çakar'a açtığı davalar)

    3- aysal yönetiminde fenerbahçe ülker ile basketbolda final oynarken. recep ankaralı, rüştü nuran ile emin moğulkoç 'lüsünün yanlı tutumu ile şampiyonluk için bir adım öne geçmemiz engelleniyor ve son maça yine bu hakemler atanıyor. hem aysal bu hakem 3'lüsünü istemediğini hemde can güveliğinin olmadığını söylerek galatasaray tarihine (bkz: 15 haziran duruşu) olarak geçen olayı gerçekleştiriyordu.

    4- yine kendileri çok muhterem ve büyük taşşaklı bir abimiz oldukları için, sonrasında fatih terim'i kovduğu gibi zamanında ali dürüst'ü de kovuyordu. ki bugün geldiğimiz nokta da bu konu için ne kadar doğru adım attığını net görebiliyoruz.

    kısaca senin gibi taşşaklısı gelmedi gelemyecek başkanım.

    not: kusura bakmayın ama galatasaray böyle yönetildikçe ben de her fırsatta bu aslan parçasını hatırlatacağım!
  • insanların sadece "ama hajrovic ama ontivero" minimalinde eleştirebildiği eski başkanımız.
    evet hajrovic'i de ontivero'yu da hatta burdisso'yu da ve daha da tarık çamdal ve olcan adın'ı da kendisi aldı. ama bugün olmasa neredeyse küme düşeceğimiz fernando muslera - wesley sneijder - armindo tue na bangna bruma - selçuk inan (beğenin yada beğenmeyin ki ben beğenmeyen taraftayım) - burak yılmaz (çin'e satıldığı o para olmasa geçen seneki ceza 2 katıydı) - felipe melo - alex telles vb. de bu adam aldı.
    göğsümüzü gere gere noblesse oblige (bkz: asalet mecbur kılar) diye gezmemizi bu adam sağladı.
    şike hükümlüsü bir zat diyerek tüm türkiye'nin (çok afedersiniz ama) göte göt diyemediği ortamda çıkarıp resmen suratına vurdu malum kişinin.
    ulan sırf drogba diye tezahurat yapıldı ve taraftar ne isterse o oluyor dedi diye gidip drogba'yı getirdi lan bu adam. eleştirenlerin gidip dolabına bakalım, oynadığı dönem aldığı forması varsa drogba formasıdır, kime ne anlatıyorsunuz?
    "ama hajrovic, ama ontivero ama burdisso" değil mi?
    değil abi işte, kazın ayağı öyle değil.
    bu adam hata da yaptı, baskın seçimi en büyük hatasıdır. kulübü satması bir şekilde söz konusuysa da sadece budur.
    ama bugün kulübün en büyük asset'i galatasaray adasını da kulübe geri kazandıran adamdır, aig belasından kutaran adamdır.
    sattı öyle mi?
    bu adam fatih terimin sadece bir eleman olduğunu gösterdi, imparator değil imparator olduğunu ispat etti!
    eleştirecekseniz de bilerek eleştirin, o adanın kullanımı fatih terimin elinde olsaydı geri almak için ne kadar çabalardınız bilin, sonra aysalın yaptıklarını görün, sonra koşup buraya "hajrovic - ontivero - burdisso" vs. diyerek bu adamlı eleştirin.

    edit: imla
  • 9 ocak 2018 tarihinde trt'de katıldığı programda çok önemli şeyler söylemiştir.

    fakat söylediği onca önemli şeyden taraftarın takıldığı tek konunun terim ile alakalı mesele olması beni bu ülkenin geleceği hakkında umutsuzluğa düşürüyor.

    kimsenin umru olmadı. galatasaray'ın elinden riva ve florya alındı. borçlarımızı 4-5 defa kapatabilecek araziler bunlar. üstelik bir defa bile kapatamayacak şekilde alındı. işin içinde hükümet de olduğundan yeterli bir üslupla bundan bahsetti. o arazileri neden gayrımenkul yatırım ortaklığı ile değerlendirmediğimizi sordu ki ben de bunu hep ama hep merak etmişimdir. zira mevcut formülden çok daha fazla kazandıracak bir formüldür. nedenini anlatmıyorum, çünkü gördüğüm kadarıyla bunun için kendimi yormama gerek yok. zaten kimsenin umrunda değil.

    bakın bu gün ünal aysal'ın dursun aydın özbek'in galatasaray bilançosuna nasıl ek 50-60 milyon eu zarar yazıldığını anlattı. medya bundan nedense hiç bahsetmiyor. (bkz: #2324060) programı izleyen kaç kişinin umrunda onu da çok merak ediyorum. varsa yoksa terim.

    peşinde olduğu projelerden bahsetti. bu projeler ayrıca neler kaybettiğimizin de resmidir.

    galatasaray taraftarı varsa yoksa 2 golün, 3 galibiyetin peşinde. o yüzden de takımı, aynı üretemeyen türkiye gibi mali açıdan batmaya mahkum. türk halkının bir kopyasıyız. neyden mahrum kaldığımız umrumuzda değil. nitekim bu taraftar gelen 2-3 galibiyet sonrası dursun aydın özbek'çi de olmuştu. kimse kimseyi kandırmasın. #yönetimistifa başlığının sabitlenmesi meselesinde yaşananlar da ortada. hatta açıp başlığın içerisinden bile okuyabilirsiniz. bu gün yapılan da aynı şey...

    bırakın amk terim yönetecek zaten takımı. kongreye odaklanın.

    ünal aysal elbette terim ile ilgili sorulara cevap verecekti. kötü ne dedi ki terim hakkında? hepimizin bildiği şeyleri söyledi. amacı terim'i rencide mi etmek. elinde o kadar malzeme vardı ki... bana göre hep uzlaştırıcı mesajlar verdi. ama şunu da diyebilirdi. fatih terim daha 4 ay önce ateş püskürüp sezon sonunda konuşacam dediği federasyonla bizden habersiz pazarlıklar yapmış. milli takımı kullanarak, hassas duygularımızdan faydalanarak aldığı izni galatasaray düşmanlarıyla ve galatasaray'a karşı kullanmış, camiayı zor durumda bırakmıştır. bunu yaparken de sözleşme uzatma teklifimizi reddetmiştir. biz terim'i kovduk. ilkelerini yitirmiş bir insandı. nitekim milli takımda silahlı magandaları koruyacak, bodrumdan kalkıp çeşme'de mekan basacak bir insan haline gelmiştir. zaten federasyon da sözleşmesini topluma örnek olamaması ve milli takımın imajını zedelemesi nedeniyle feshetmiş ve tazminatını vermemiştir. bunlar bir galatasaray efsanesine yakışan hareketler değildir.... diyebilirdi. daha da sert konuşabilirdi. fakat galatasaray söz konusu olunca kırgınlık, küslük yoktur dedi.

    bu gün neden dursun aydın özbek'in yanında 300, 500, 1000 rakamı yok biliyor musunuz? riva ihalesinde devlet karımızın yarısı, ihale yapıldıktan sonra arazinin imara açık alanını düşürüp, en iyi teklifi veren firma kaçırıldıktan, ihaleye fesat karıştırıldıktan sonra neden bu mesele kimsenin sikinde olmadıysa işte ondan yok.

    aklınız gidiyor racon kesen adam görünce. he evet amk başka galatasaray yok. başka galatasaray yoku demirören ile vals yaparken de düşünecekti terim...

    amacım bunları gündem yapmak değil. benim amacım 3 gün sonra yapılacak seçim ve dursun aydın özbek'in hatalarıdır. 3-5 yanlış transferden bahsetmiyorum ben. onları doğru dürüst eleştirmedim bile... 2 milyar dolarlık arazileri 400-500 milyon dolar kazanamayacak şekilde elden çıkaran bir rant kuklasından bahsetmek, geleceğin galatasaray'ından bahsetmek istiyorum ben. ünal aysal'ın basket takımı ile ipleri can topsakal'ın eline bırakılmış basket takımından bahsetmek istiyorum. basket takımının şirketleşmesinden, salondan, otelden falan bahsetmek lazım. gün bunun günü. ama kendilerini terimci diye ayırmış kitle fırsat buldu saldırıyor. evet fatih terim'in hastag'ini hatırlayın. çünkü başka galatasaray yok. ünal aysal önemli bilgiler verdi. düşman gördüğünüz için umursamıyorsanız da hata yapıyorsunuz. bu gün onları konuşalım azıcık. bunlar şampiyon olmaktan daha önemli...

    siz yine ünal aysal'ı sevmeyin. başkan olmasını istemeyin. ben de istiyor muyum emin değilim. ama söyledikleri önemli. bunları konuşmak, gündemi bunlarla belirlemek lazım. kongre en geç 20 ocak'ta bitecek. ondan sonra terim'i bol bol konuşuruz. hatta konuşmayız. bırakırız adam işini yapar. çünkü konuşmak galatasaray'a zarar veriyor.

    kısa vadede başarı o kadar da önemli değil. ama madem öyle umarım 2-3 sene şampiyon oluruz da çok mutlu olursunuz... çünkü tek umursadığınız bu. galatasaray'ın geleceği kimsenin umrunda değil malesef.
  • eski efsane başkanımız. kendisinin fatih terim ile arası planlı şekilde açtırılmıştır. çünkü onu sadece bu şekilde harcayabileceklerdi. siyasete dahi boyun eğmiyordu.

    --- alıntı ---
    ünal aysal:
    " cüneyt çakır şaibeli bir hakemdir"
    " ali koç daha çocuk muhatabımız değil"
    " şikecilerle dost olmam"
    " abdurrahim albayrak ve ali dürüst ile çalışamayız"
    --- alıntı ---
  • ne kadar cevval, isabetli, gözüpek, akıllı ve mübarek bir insan evladı olduğu şu günlerde bir kez daha ortaya çıkan, hiç kimsenin galatasaray'ı babasının çiftliği gibi kullanamayacağını herkesin kafasına sokmuş, kullanmaya çalışana da etiketine bakmadan tekmeyi basmış efsane başkan.. hala kurduğu takımın ve ortaya koyduğu vizyonun ekmeğini yiyoruz..
  • kendisini ne kadar eleştirirseniz eleştirin,

    gerek terim,
    gerek farklı nedenlerden dolayı ne kadar kızarsanız kızın,
    kendisi tanrı'nın bu kulübe ders vermek için az da olsa tadına baktırdığı bir başkandır.

    kendisinden önceki başkan;
    (bkz: adnan polat)

    hani şu, taraftarları hükümete ispiyonlamak niyetinde olan;
    sonra ibra edilmeyerek tarihe geçen...

    kendisinden sonra gelen iki isim mi?

    (bkz: duygun yarsuvat)
    (bkz: dursun aydın özbek)

    kimse kusura bakmasın,
    bugün ibrahimoviç, balotelli hayalleri kuruyorsak,
    kendisi sayesindedir.
    bu tip transferlerin mümkün olabileceğini göstermiştir.

    "taraftar ne isterse o!" demiştir.

    hani her yerde taşak geçildi ya,
    "galatasaray herkesin arzulayacağı, seksi bir kulüp" açıklaması var ya,

    aha, işte o vizyondur.
    burada sayfalarca tartışılan vizyon odur.

    "avrupa devleri futbolcular bizi isteyecek" demiştir.
    bugün seni tarık çamdal, sabri sarıoğlu falan arzuluyor.

    gelsin,
    yönetime darbe yapsın.

    bizi biraz geriye götürsün,
    ben razıyım.
  • adamin hicbir konusmasini takip etme, galatasaray tv'yi acip yarim saat izleme, al eline ne kadar fener medyasi varsa onlarin agzina bakan yazarlari, spor yorumcularini oku, basbakanin bizzat emriyle atanmis tff baskaninin fatih terim'i zor durumda birakisini yoksay, fatih terim'in baskanina karsi atar yapislarina ses cikarma, sonra gel burada unal aysal bik bik diye konus.

    ya arkadas bana bir tane baskan gösterin ki, baskanligini yaptigi takim her sene sampiyon olsun? hatalari olacaktir. kimse hatasiz degil. fatih terim de 2nci döneminde fener'den 6 yedi. sacma sapan transferlerle camianin borcunu 2'ye katladi. ama fatih terim fatih terim'dir. efsanemizdir. yeri degismez.

    zira unal aysal da geldi takim cag atladi. maddi olarak dunyanin en guclu 16nci takimiyiz. 4 buyukler icinde kat'i ödemesi en az olan takimiz. futbolcularin giderleri gelirlerimizin %60'ina denk geliyor ki, bu bayern munih ile ayni. sponsorlarimizin sayisi 21'e cikmis. gazprom ve emirates gibi iki buyuk dev, sponsorumuz olmak icin yarisiyor forma reklaminda. buyukcekmece'ye alt yapi tesisleri kurulmus, almanya, fransa ve belcika'da okullarimiz acilmis, baslarina dunyanin en iyi egitmenleri getirilmis, arena'nin catisi gunes gecirecek sekilde yeniden yapilip kapaniyor, kombinede turkiye rekoru kirmisiz, localarimiz kapis kapis, galatasaray 2 sene ust uste sampiyon olmus, sampiyonlar liginde gruplardan cikmis, super kupada iki sene ust uste fenere koymusuz, besiktas'a derbi vermemisiz, ezeli rakibimizin sahasinda sampiyonlugu ilan etmisiz, reklam gelirlerimiz %300 artmis, borclarimiz yeniden yapilandirilip acil ödemeler 5 sene zarfinda taksitlendirilmis, drogba ve sneijder gibi sampiyonlar ligi kaldirmis iki dunya yildizini parcali ile seyretmissin, edirne'den öteye gittiginde taninan tek takim olan galatasaray'in taraftarisin, piril piril sikeye bulasmamis bir camianin destekcisisin, adam gitmis dunya capinda kredisi son derece yuksek ve galatasaray'in marka degerini yukselten mancini'yi getirmis;

    daha ne yapacak bu adam? bunlari 2.5 yilda yapti lan bu ekonomi dehasi...

    ha gelen hoca takima uyum saglayamamis, futbolcularin yenicerilige, yabanci-yerli ayrimina baslamis, cikip adam gibi oynasalar 34 macin 34'unu de alacak kapasitedeler ama islerine gelmiyor beyefendilerin. taraftar "ooooo" desin basliyolar kari gibi trip yapmaya duygusal, romantik kamiller...

    koskoca galatasaray baskani daha ne yapacak?

    bunlarin farkinda olan ve 3 buyukler arasindaki farkin acilmamasini isteyen bazi orospu cocugu televizyon kuruluslari tff ile el birligi yapip galatasaray'i catir catir dogramislar. sikimsonik play-off cikmis, elinden imparatorunu calmislar, araya basbakani sokup sikeden yirtmislar, butun ulke seferber olmus fenerbahce ve besiktas'a calisiyor.

    bu adam daha ne yapsin. gucu bu kadar iste. herkese tek basina kafa tutacak hali yok. sonucta kendisi de bir isadami...

    4 sene ust uste sampiyon oldugumuzda fatih terim'in aklini karistirmak icin ne paralar sacildi. ulan bu ulkede hangi isini yapan adam istikrar saglamis ki bir baskan cikip takimini her sene sampiyon yapsin?

    yedirirler mi bize her yil sampiyon olmayi bu ahlaksiz orospu cocuklari? birakirlar mi bize?

    ezberlemissiniz bi "unal aysal da unal aysal. fotoh toromo kovdordooo. yönötöcölörö kovdordooo"

    ya arkadas ne doyumsuz, simarik adamlarmissiniz siz yaa.

    allah gözunuzu doyursun arkadas..

    lan bizim abilerimiz 14 sene bekledi sampiyonlugu. citlari cikmadi.

    iki dakka sabirli olun baydiniz artik yaa...
  • kendi döneminde 3 teknik adamla çalıştı.
    1. fatih terim; türk futbolunun gelmiş geçmiş en başarılı teknik direktörü.
    2. roberto mancini; kariyerinde seri a ve premier lig şampiyonlukları bulunan karizmatik teknik direktör.
    3. cesare prandelli; italya tarihinin en zayıf milli takımlarından birini avrupa şampiyonası finalisti yapmış teknik direktör. o sıralar dünyanın en iyilerinden biri olarak görülüyordu.

    adam vasat nedir bilmezdi hoca konusunda. dursun denen adam blanc'la randevu bile koparamaz anasını satayım.
  • serveti milyar dolar olan, yurtdışında bir çok ülkede elektrik santralleri bulunan adamdır. hiç ne iş yaptığı araştırıldı mı bilmiyorum ama günlük kazancını şu sözlükteki insanlar olarak toplansak ömrü hayatımızda kazanamayız. öyle bir holdinge sahip kendisi. gittiği her ülkede başbakanlarla, cumhurbaşkanlarıyla muhattap olması da bu yüzdendir. şimdi bu adama komisyoncu demek cidden aşırı komiktir. yanlış transfer yaptı diyebilirsiniz. yanlış sözleşmeler imzaladı diyebilirsiniz ama komisyon transferi yaptı demek kahkaha sebebidir.

    ayrıca tabi ki servetini galatasaray için harcamayacaktı. kimsenin de harcamasına gerek yok. adam gibi kulübü yönetsinler yeter.
  • 2014 yılında kulübün döviz borçlarını tl'ye çevirmeyi başararak uzun vadede çok büyük hamle yapmış olan başkan.

    bazı hamleler vardır, değeri uzun süre sonra anlaşılır. eğer rakiplerimizin borcu kur farkından dolayı her geçen gün çığ gibi büyürken, bizim o dönem tl'ye çevrilen borçlarımız kur farkından etkilenmiyorsa kendisine çok şey borçluyuz. düşünün şampiyonlar ligi'nden 2018-19 sezonu için gelir beklentimiz 40-50 milyon euro bandında. kendisinin 4 sene önce kazandırdığı ise çok daha fazla. ileri görüşlü liderler ve mantıklı yatırımcılara hep saygı duydum.

    teşekkürler aysal.

    (kulübü batırdı diyen satılık medyaya selam olsun. adam şu meşhur skandal transferleri yaptıysa, en azından diyetini ödedi. kaldı ki paraların büyük kısmı yabancı sınırı saçmalığı yüzünden saçma sapan yerli yiyicilere gitti. dursun ne yaptı?)
  • kendisi görevdeyken bir tane bile "oyuncuların parası ödenmiyor" şeklinde kriz haberi hatırlamıyorum. niye şu anki kriz haberlerinde sürekli kendisinin ismi, duygun yarsuvat ile yan yana geçiyor? bu nasıl aciz bir karalama kampanyasıdır? evet sıçmıştı ama şikecilerin, onların yardakçılarının ağzına s.çmıştı. kendisi şu an görevde olsaydı bence bu kriz süreci bu kadar uzun sürmezdi.

    fatih terim, başbakanla milli takım pazarlığı yapar. aysal sözleşme uzatmayı teklif eder, terim kabul etmez. aysal-terim ikisi de suçlu olur.
    aysal gider, yarsuvat gelir. oyunculara paraları ödenmez. yarsuvat ve aysal suçlu olur. bu nasıl bir saçmalıktır?
    yakında elektrikler kesilir tedaş ile birlikte aysal da suçlu olur. laf olsun diye mutlaka asıl suçlunun yanına ismi iliştiriliyor. ben bu kafayı hükümeti eleştirirken alakasızca muhalefete veya geçmiş hükümetlere de bok atan tiplerin kafasına benzetiyorum. böyleleri ne diyor? "eskiden karneyle yağ alırdık, şimdi istediğimiz marketten alışveriş yapabiliyoruz, hükümet yiyor ama çalışıyor, eskiler ne yaptı?" diyor. ulan sapla samanı niye karıştıyorsun? o zamanki şartlarla bu zamanki şartlar aynı mı keko? bir sürü faktör var. işte bu aslında kimin ne bok olduğunu ayırt edemeyecek kadar sığ insanlar kafası. olayları iyi analiz edemeyenlerin kafası. bahçe fıskıyesi gibi herkese bok atmayı marifet sayıyor böyleleri.

    bir olayda 10 tane asıl suçlu olmaz. 1 tane asıl suçlu ve sorumlu vardır. suçluyu ve sorumluları, sebep ve sonuçları iyi analiz etmeden genellemeye çalışmak gizliden gizliye art niyetliliktir. ünal aysal'a karşı da böyle bir art niyetlilik mevcut. adamın duruşu bazılarına fazla batılı, fazla eğitimli geliyor. bu toplum avam sever. kurumsallaşma lafıyla dalga geçilmesinin sebebi de bu. kulağının arkasındaki kalemle hesap yapan esnaf taraftarın gözüne battı bu adamın kurumsallık anlayışı. "içimizden biri bu ünal aysal" diyemediler. çünkü bu insanlar yıllardır küfür eden, racon kesen, "ders almam,ders veririm" diyen fatih terim gibi bir insanı liderleri olarak benimsediler. o yüzden masumane "eleman" lafına bu kadar taktılar. o yüzden terim'in kovulmasını hazmedemediler. şimdi de her borç, mali kriz haberlerinde aysal ismini ağızlarına, yazılarına sakız ediyorlar.

    ünal aysal bu kulübe geldiğinde futbol takımın adı kümede kal galatasaray'dı. kulüp öyle kötü haldeydi ki aysal gelmeden önce fatih terim "aslolan" galatasaray'ı reddetmişti. herkes "şu deliğe önce bir aysal girsin, sonrasına bakarız" modundaydı. kimse sorumluluk alma cesaretini gösteremedi. destanlar yazan fatih terim bile yan çizdi. ne zaman aysal göreve başladı, o zaman camiaya özgüven ve cesaret geldi. çöp haldeki futbol takımı baştan aşağı yenilendi. takımın en büyük yıldızı arda turan'ın gitmesine rağmen, futbol takımı üst üste 2 sene şampiyon oldu. basketbolda 23 sene sonra şampiyonluk geldi. avrupa'da ş.liginde çeyrek final oynadık. şimdilerde ise insanlar ünal aysal'ın bu yaptıklarını nankörce görmezden gelip, bütün bu başarıları fatih terim'e mal ediyorlar. "sıçtı şimdi de sıvamaya geliyor" diyorlar. insan bunları söylerken azcık utanır. sevapları olduğu kadar bülent tulun ısrarı, ederinden yüksek ücretlerle yapılan transferler, yanlış hoca seçimleri gibi günahları da olan bir başkandı ama hiçbir saniye a.polat gibi, d.yarsuvat gibi kulübü sahipsiz hissettirmedi bana.
  • istanbul'dan çok uzak bir kentte yaşamama rağmen 2 sene kombine, yıllardır da forma, atkı, bilet vb. alırım.
    başkasını bilmem ama,
    benim paramı babasının malı gibi kullanabilir ve kulağımın arkasına da istediği gibi hallenebilir.

    bu adam, benim gibi senede 6-7 maça anca gelebilecek kişileri bile yerinden kaldırıp kombine aldırtmayı başarmış bir adamdır.
    stadın dibinde oturup tek maça gitmeyen ama kendisine hakaret eden tipleri de biliyoruz, geçelim onları...

    ben bu adamın duruşunu istiyorum,
    şikecilere karşı sahadan takım çekme iradesini gösterebilecek tek başkanı bana gösterin, aynı övgüyü ona da yapayım...
    azizler'e, demirörenler'e çatır çutur konuşan tek bir adam gösterin, ben onu da överim...

    yoksa size dursunlar'la falan mutluluklar...
  • bir hatırlatma yapmakta fayda var:

    1 senede 220 milyondan 318 milyon dolara yükselen borcun sebebi şirketler birleşmesidir, ünal aysal'ın harcamaları değil.
    geldiğinde loca gelirleri adnan polat'tan kalma denizbank anlaşması nedeniyle temlikliydi.
    sermaye artırımından gelen parayla da 8'inci olunan senenin sonrasında fenerbahçe'nin sahasında kupa kaldırdığımızı hatırlatmakta fayda var.

    paranın nereye gittiği anlaşılmıştır sanıyorum.