*

resim
Johannes Hendrikus Olde Riekerink
Görev:Teknik Direktör
Takım:Dewa United
Yaş:62
Uyruk:Hollanda
  • 1751
    kendisini, 2011-2012 sezonunda ''feda'' mottosuyla beşiktaş'ın başına getirilen ve çapsızlığıyla nam salan ''carlos carvalhal''e benzetiyorum.

    riekerink'in oynattığı bu iğrenç futbol ve saçma oyuncu değişikliklerinin başka izahı yok çünkü.

    galatasaray gibi dünya çapında tanınan ve şanlı bir mazisi olan takımların başında alt yapı hocaları olmamalı.
  • 1752
    bu akşam* sneijder ve selçuk inan'a 70 dakika sabreden adam şanssız değildir, "hatalı" olabilir, "kafası dağınık" olabilir, "selçuk'tan beklediğini alamadı" olabilir ama "şanssız" olamaz.

    adam gibi koşan, basan ortasaha kuracak. hücum oyuncularının istisnasız tamamının alan değiştirerek dinamik oynamasını sağlayacak. bu gereklilikleri karşılamayan adamı doğrudan yedek kulübesine yollayacak. bunları yaptıktan sonra puan kaybediyorsa ancak o zaman "şanssız" diyebilirsiniz.

    ekleme: bu adam için "kovulsun" diyen futbolun f'sini bilmiyordur. her teknik direktör gibi o da hata yapıyor, biz de hatalarını söylüyoruz. fakat neticede başımızın tacıdır, jor hocamla maceramız daha yeni başlıyor
  • 1753
    10 eylül 2016 kayserispor galatasaray maçında kaybettiğimiz puanları 15 ekim 2016 gençlerbirliği galatasaray maçında telafi etmiştik. 22 ekim 2016 galatasaray trabzonspor maçında kaybettiğimiz puanları osmanlıspor, konyaspor, bursaspor, başakşehir, trabzonspor ve fenerbahçe deplasmanlarından en az ikisini kazanarak telafi edebilir ancak gün itibari ile bazı dersler çıkarması gerekiyor. welsey sneijder ve lukas podolski aynı anda bu takıma fazla. bu iki oyuncuyu dönüşümlü oynatmalı. gole ihtiyacımız olduğu maçın son 20 dakikalık bölümlerinde anca oynayabilir bu ikili. maçın içinde çok fazla diziliş ve oyuncuların yeriyle oynamamalı. armindo bruma'yı sol kanattan başka yerde oynatmamalı. wesley'e sahada sol kanattan başka yerlerde olduğunu hatırlatmalı. tek maçta jor hocamı asacak değilim. hatta üst üste ikinci maçı da kaybetse asmam. bende daha kredisi var.
  • 1755
    sezon içinde 34 maç var. illa arada yenileceksin. futbol bu arkadaşlar. direğe çarpıyor, rakibe çarpıyor, bir yere çarpmıyor ama hakem vermiyor, ofsayt olduğu halde hakem gol veriyor falan filan. bu adam bugün cesur bir kadro sahaya sürdü, elinden geleni yaptı. 3-5-2 oynattı daha ne yapsın. bazen olmadı mı olmuyor. yenileceksek de rakibin attığı tek şutun gol olduğu maçlarda yenilelim.
    yaratmaya çalıştığı zihniyetin ve mentalitenin sonuna kadar arkasındayım. ve eminim hatalarının o da farkındadır.
    arkandayız hocam.
  • 1757
    22 ekim 2016 galatasaray trabzonspor maçında bence simdiye kadar ki en iyi yonetimini yapti.

    her seyi denedi. olmadi. yasin ve sabri ile baslayinca salliyorsunuz, cavanda-poldi baslayinca da salliyorsunuz.

    tek pozisyonla mac verdik. masallah onur kivrak da ömer catkic'i aratmadi.

    cok ekstra 3 puan verdik.

    telafi icin adana, basaksehir, kadiköy maclarindan en az 7 puan almaliyiz.
  • 1759
    kendisi hakkında net konuşmak çok zor. eğer şampiyonluk yarışında sonuna kadar olursak maçlara daha çok müdahil olmalı ezber değişiklikler ile fark yaratması çok zor. yarıştan beklenildiğinden erken koparsak herkes zaten belliydi demeye başlayacak yani işi zor. beni kendisinden çok kadronun yetersizliği* karamsarlaştırıyor zor olan daha da zorlaşıyor.
  • 1761
    22 ekim trabzonspor maçı için kendi adıma getirebileceğim tek eleştiri futbolcuları iyi çalıştırmama ihtimalidir. çünkü takımın yarısı geberik, 60. dakikadan sonra taç atamıyor. açtıkları ortaların yüzde 90'ı ceza sahası yan çizgisinin 1. metresinde kalıyor. futboldan anladığım kadarıyla konuşuyorum, dizilişler doğru, oyuncular arasındaki mesafe, topun arkasına geçme, başka her türlü bok yerli yerinde. ama teknik direktörün de yapabileceği iş bir yere kadar. o amına koduğumun defansından top çıkarırken topu 5 metre ileri götürmek için 50 pas yapan, takım arkadaşları debelenirken götü açılmış gibi yerinde donakalan, 1-0 giden maçta 87. dakikada kazanılan taç atışını yarım dakikada kullanan, soğukkanlı kalacaz diye ruhsuzluğun amına koyan futbolcularındır asıl suç. bu maçta hayvan gibi kapanan takıma karşı bir sürü pozisyona girdik, fırsatlar teptik. sneijder, selçuk geberikse, herkesin oynasın diye yırtındığı cavanda kazmaysa, sonradan oyuna girenler neye geldik biz amk dercesine sağa sola bakarsa bu hoca ne yapsın arkadaş? her zaman söylüyorum bu adamdan ne bekliyorsunuz? şampiyonluk mu? o zaman jor kötü hoca. iyi futbol oynamaya doğru gitmeyi mi umuyorsun? o zaman jor bence doğru hoca. ama bu bekler ve sneijder-selçukla olmaz.
  • 1762
    kimse kendini ya da burdaki insanları kandırmasın. 2016-17 sezonunda ilk 8 haftada beşiktaş maçının ilk 45 dakikası dışında hiçbir katkısı olmamıştır. takım aynı takım. biz kahraman yaratmak istedik. bir kahramana ihtiyacımız vardı çünkü. maalesef oyunu okuma konusunda inanılmaz kötü. bu maçta kötü gidişimizin başlangıcı olacak. balonduk. patladık. hoca da aynı. bu kadar karamsar olma lan diyen vardır belki ama 8 haftadır ne oynuyor takım anlatın o zaman.
    (bkz: 22 ekim 2016 galatasaray trabzonspor maçı)
  • 1765
    iyi eğitici ama kötü teknik direktör. bugün net olarak buna karar verdim. 22 ekim 2016 galatasaray trabzonspor maçı'nda bence trabzon gol yememe konusunda çok da zorlanmadı. çünkü sene başından beri hiçbir hücum varyasyonumuz hücüm setimiz yok. tek numaramız topa sahip olmak, bruma'ya vermek ve o'nun bir şey yapmasını beklemek. kenarda sıfıra inip orta yapmak yok, göbekten verkaçlarla rakip defansı delmek yok, duran top organizsyonu yok (bugün 20 civarı korner ve duran top kullandı takım). hücumda çok iyi bir kafa vuran oyuncumuz var ama ikinci 45 dakikanın tamamını içeriye kat eden kanat oyucularıyla oynadık. yani 1 tane sıfıra inip orta yapamazdık. linnes denen adam önde de oynayabiliypr, seri ve çizgiye kadar iniyor ama yok arkadaş, adam kadroda yok. sezonun ilk 2 maçı önünde sinan'la oynayıp 15 saniye yardım almadı bu herif ama günah keçisi kendisi oldu. çünkü hep 2'ye tek kaldı ve mahvoldu. pedro cavanda'yı çok iyi adam olsa daha 23 yaşında lazio bırakır mıydı? hem de trabzonspor'a? ama biz adam gibi sağ bek almak ya da linnes'in gelişimi için sağlıklı bir ortam oluşturacağımıza gittik cavanda'yı aldık. bitik de jong'u aldık. orta sahamızda dikine kat eden oyuncumuz yok. sneijder torpilli, rezil gibi oynuyor ama kesilmiyor. podolski top varsa eh işte top yoksa hiç yok. takım 8'nci haftada ama gram gelişmedi. allah'tan bruma ve eren var da bireysel becerileriyle 17 puan toplayabildik. önümüzdeki sene için teknik direktör araştırması yapılmalı. bu sene bir şekilde kendisiyle geçilmeli, dere geçerken at değiştirilmeyeceğini geçtiğimiz yıl çok acı şekilde öğrenmiş olmalıyız. bir şekilde hatasıyla sevabıyla riekerink bu sezonu bitirmeli ama hiçbir gelecek vadetmiyor, bunu görmemiz lazım çünkü bir bok oynamıyoruz malesef.
  • 1766
    kendisi galatasaray'ımızın teknik direktörüdür. kendi adıma şahsına yönelik 22.10.16 galatasaray-trabzonspor maçı özelinde sormak istediğim soruları bu entry'de düzenledim. 1-) gol yedikten hemen sonra neden 4-4-2 yapıyorsun dakika daha kaç ?
    2-) hadi yaptın diyelim sakatlıktan yeni dönen, kaldı ki en fit haliyle bile 4-4-2 solu oynaması mantıksız, sneijder'i neden sol tarafa koyuyorsun?
    3-) podolski dışarıdan şut atarak veya içeri sızarak gol bulan bir oyuncu olduğu aşikârken neden içeri hapsediyorsun?
    4-) ligin en çok kafa topu alan forvetine neden sık sık orta göndermiyosun?
    son soru yönetimle birlikte ortak. 5-) bu takımın en büyük eksiği stoperken, transfer edilen serdar neden forma giymiyor?
    saygılar hocam.
    edit: kayıp zamanlı olduğu için silinmişti.
  • 1767
    bir şeyler oldu bitti, saçma sapan anlamsız bir şekilde yenildik. top bizi sevmedi bildiğin, birazda bizim topçuların üzerinde beceriksizlik vardı. neyse geçelim bunları medyanın dolduruşuna gelipte riekerink'e filan sallamamanızı rica edeceğim sizden, zaman kenetlenmek zamanı, birlik olma zamanı. bugün nasıl 43 bin seyirci geldiyse arenaya bir sonra içerde oynayacağımız maçta da stadı doldurmalıyız. 4. yıldızı taktığımız sezon gibi kenetlenmeliyiz. şimdi sakinleşiyoruz, rahatlıyoruz. riekerink'e de güvenmeyi unutmuyoruz.

    (bkz: 22 ekim 2016 galatasaray trabzonspor maçı)
  • 1768
    kısa vadeli bir proje ile en fazla bu günkü kadar başarılı olabilecek teknik direktör. bence kısa vadeli bir proje için bu günkü kadar başarı da yeterli. ancak unutmamak lazım 16/17 sezonunda bilic'ten beri yapılanan ve şenol güneş ile 2. sezonuna giren son şampiyon beşiktaş var. üstelik onlar hakem ve medya tarafından torpilliyken kendisi tam tersi bir muamele ile karşılaşıyor. kazanır mıyız, kazanamaz mıyız bilmiyorum ama eğer tek ölçütümüz şampiyonluksa gerçekten de hiç bir güzelliği haketmiyoruz. futbol sadece kaldırılan kupalardan ibaret değil. sempati duyduğunuz takımları bir düşünün. atletico madrid, dordmund... bir emeğin sonucu ortaya çıktı her biri. bana göre sabır jor hocam ile birlikte galatasaray'ı bu takımlara benzetecek.

    ben riekerink bey diyorum ve demeye devam edicem. size de tavsiye ederim.
  • 1769
    kapasitesiz. ağır oldu kusura bakmayın, kendisi hakkında tek olumsuz entry'im yoktur geçmişte, şans verdim, iyi olur dedim, iyi niyetli dedim ama olmayacağını da biliyordum. taraftar da gaza gelmeye alışkın, onlara da kızmıyorum, fatih terim sonrası pek yüzümüz gülmedi. hamza hoca ile şampiyon olduğumuz sezona bile çok kötü başladık, şampiyonlar liginde facia yaşadık. geçen sezonun sonlarına doğru görevi aldı, yaz kampını takımla birlikte geçirdi, transferlerde yönetim hamza hocaya davrandıklarından çok daha cömert davrandı, hem de avrupa'ya katılmayacak olmamıza rağmen. sonuç? ne geçen sezon nede bu sezon futbol oynamıyoruz. türkiye kupası ve süper kupada da adam akıllı top oynadığımızı iddia edemeyiz. rahat bir maç izlediğini hatırlayan var mı? futboldan gerçekten zevk alan var mı? hepsinin cevabı hayır. iyiye doğru bir ilerleme var mı? eh, yani, belki, bir umut.. o umut hocaya olan umut değil, galatasaray'a dair umuttur, başka bir şey değil.

    peki ne yapılmalı? hiçbir şey. evet, şu an yapacak hiçbir şey yoktur. hoca değiştirince de pek bir şey değişmeyecektir sezon ortası. bu konuda tek istisna hamza hocadır herhalde, onu da nankörce yolladık. aynı şey rikerink hocaya yapılmamalı. kendisi çok güzel adam, çok efendi adam, futbolcularla da arası iyi gibi. ancak konu teknik direktörlüğe gelince ne oyun anlayışı nede oyuna müdahalesinin savunulur tarafı yoktur. iyileşen bir şey de yoktur. 70. dakikaya kadar uyumalar, sadece iki oyuncu değiştirme alışkanlığı falan artık batmaya başladı. transferlere kendisinin etkisi ne kadar bilemem ama eren dışında başarılı bir transfer de yok. tolga orta seviyede başarılı. onun dışında hepsi çöp olarak görünüyor şu aşamada. de jong, sigdursun, serdar... sakatlıktan kurtulsalar görücez. hamit bunlardan daha formda.

    altın jenerasyonunu yakalayıp, onların yaşlanması ile çöken hollanda futbolunun biten yıldızlarını biz hala takıma alıyoruz, bir şeyler bekliyoruz. sneijder'in kredisi inanılmaz yüksek ama kusura bakmasın bitti o kredi. eksilerde. selçuk'tan bile eksilerde benim gözümde. de jong'un zaten takımda ne işi var? fener de van persie'den bir şey bekliyor hala. hollanda futbolu bitti yahu bitti. biz de onların artık futbolcularını ve teknik direktörlerini büyük takımların başına getiriyoruz. fener'in bizdeki durumu görmeyip dick'i takımın başına getirmesi aziz'in saçmalığından başka bir şey değil o yüzden. daha önce de hiddink'i milli takıma getirmiştik. ders alan bir millet değiliz maalesef. yöneticilerin hiç mi dikkatini çekmiyor bu durum?

    trabzonspor mağlubiyetinin bu entry'e etkisi yüzde 5'i geçmez. yani skor taraftarı değilim. yazma sebebim de bu maç değil. kaldı ki bugün kazanabilirdik de ancak oyun anlamında değişen bir şey yok ve sürekli son dakikalarda ya skoru korurken stresten bocalıyoruz ya da gol aramaktan. uzun süredir ses etmedim. olumlu düşündüm. kimse bir beklentiye girip kendini kandırmasın. kazanırsa galatasaray kazanır. iki sezon öncesine göre çok daha iyi bir kadroya sahip olmamıza rağmen oynadığımız futbol rezalet. leş gibi oynuyoruz. bunun bir altı prandelli'nin oynattığı futbol, onun da bir altı(ki bu en kötüsü olur) mustafa denizli'nin oynattığı futbol.

    kusura bakma hocam. sezon sonu sen yoluna biz yolumuza. inşallah en azından ikinci olup cl elemelerine kalırız, o da olmazsa üçüncülük de kendisi adına başarılı sayılır.
  • 1770
    kepazelikten kepazeliğe koştuğumuz bir sezonun ardından 2-3 oyuncuyla şampiyonluğa doğru yol alıyor. biz trabzon'a en iyi dönemimizde de puan kaybettik, enseyi karartmak neden? hani gören de ilk defa trabzon'a yeniliyoruz zannedecek. lig 34 hafta, 34'ünü de kazanabilen takım olmadı tarih boyunca, puan kaybının olması kadar doğal bir şey yok.

    acaba sizin derdiniz takımın başarılı olması değil de takımın fatih terim, hamza hamzaoğlu vb. bilumum yerli teknik direktörle başarılı olması mı?

    ayrıca * trabzon maçında hem doğru ilk 11 ile başlamış hem de doğru değişiklikler yapmıştır benim gözümde. eren hava toplarında düşündüğümüz kadar etkili değil. uğur demirok bile süpürdü her topu. sigthorsson artık bi' zahmet iyileşip gelebilirse açtığımız 25 ortayı kullandığımız 10 korneri daha iyi değerlendirebiliriz.

    geçen sezondan farklı 3 oyuncu var: eren,bruma,tolga. bu kadar. süper über yönetimimizin yaptığı diğer transferler ya katkısız ya sakat. rezil bir sezonun ardından 3 oyuncu ile böylesine ivme yakalamış hocanın böylesine asılıp kesilmesi zoruma gidiyor.

    önceki entry'lerimde de belirttiğim gibi, şampiyon olacaksak bu adamla olacağız beyler, bunu bilmemiz lazım.
  • 1771
    bu sözlükte çok kişiye karşı çıkıldı çok kişi harcanmaya çalışıldı. en ufak olumsuzlukta çok çabuk karalar bağlandı. artık buna son vermeliyiz ciddi anlamda. daha 3-4 ay öncesine kadar benzeri bruma için yapılıyordu.

    92 doğumluyum lucescu zamanını ezbere söyleyebilecek olanları tamamen anlatacak ya da şimdiki olgunlukta yorumlayacak seviyede değilim ama hatırlarım. çevremden, galatasaraylı büyüklerimden duyduğum kadarı ile söylüyorum. onların söyledikleri kendimce yorumluyorum.

    lucescu bizim için çok ama çok büyük bir şanstı, kalsaydı eğer yapabileceklerini tahmin edemiyorum, zaten bizden sonra yaptıkları ortada. biz bu adamı medyaya, rakiplere ve kendi içimizde bulunan kişilere yedirdik, resmen harcadık. arkasında durmadık gazına geldik. tekrardan diyorum bu adam kalsaydı şuan takımımız bruma gibi futbolcular ile dolu olur ve sene sonu kime satsak acaba diye düşürdük ve istediğimiz her fiyatı alırdık.

    yıllar sonra karşımıza bence tekrardan bir şans çıktı, eleştirenler hep oldu onlara hiç lafım yok ama kazanırken övüp övüp sonra kaybedince böyle harcamaya çalışmak, kötülemek benim bile ağrıma gitti. rıdvan - güntekin ikilisinden bir farkları yok gözümde. zaten medya ve rakip onlardan yüz buldukları için bu kadar çabuk harcamaya hazırlar.

    riekerink hocamız bizim için bir şans.

    gelecek için bugün için bir şans.

    süreklilik sağlamak için takım için mutluluğu sağlamak için şans.

    genç oyuncularımız için bir şans.

    acilen bunun farkına varmalıyız, destek olmalıyız, sahip çıkmalıyız. çok güzel günlerimizi olacak hocamızla, tek eksiğimiz beraberlik.

    mancini'den sonra prandelli'den sonra bu takıma iki tane hocayı çok istedim.

    lucien favre ve thomas tuchel ikisine de imkanlarımız ile projelerimiz çekici gelmedi. nasıl o zaman bu iki adamdan birisinin bize gelip takıma seviye atlatacağına inancım tam ise riekerink hocama inancım hepsinden daha fazla.

    mevcut yönetimi hiç sevmem ama şuana kadar yaptıkları en iyi iş riekerink'i takımın başına getirmeleridir.

    tekrar tekrar söylüyor ve rica ediyorum hatta yalvarıyorum bu adama sahip çıkalım.
  • 1772
    kendisi hakkındaki eleştirilerin çoğu kesinlikle yapıcı değil, bu şekilde yerimizde sayarız. bu platformda hakkında aynen şu şekilde bir yorum gördüm kendisi hakkında: "faydasız, ne yaptı ki takıma".

    altyapı, klüp birlikteliği, yeniden bir heyecan, soğumuş taraftarı 2 ayda takıma kazandırma, 3 arena maçında 35-40bin seyirci ortalaması falan hepsini geçtim.

    mayıs, haziran, temmuz, ağustos, eylül, ekim. maç yapılan 3-4 ay. aşırı önemli türkiye kupası ve 2 ay önce 26 puan fark yediğin rakipten süper kupa. dibe doğru gitmekte iken takımın çehresini değiştirdi.

    taktik olarak benim de eleştirilerim var. kendisini seviyordum, hala seviyorum, ama karabük maçından beri düşüncelerim şu şekildeydi; oyun kurma iyi, 3. bölgede hücum varyasyonlarını yetersiz, oynatmaya çalıştığı pas oyunu takıma, eğer hucüm varyasyonları getirmeyecekse, uygun değil. normalde bu kadar yüksek yüzdeyle oynayan takımlara baktığımızda hep çok pozisyona girdiklerini ortada. ama bu daha çok oyunculara da bağlı, sorumluluk alan bruma hariç yok, sneijder dan başka topu ayağına isteyen yok. özellikle beşiktaş maçında taktik hakkındaki düşüncelerim de olumluya dönüştü umarım ilerde daha da iyi oluruz. geçen seneki çöplükten ilk 2'ye girecek takım yapması, sonuçlara ulaşması bize yetmeli.

    zira bu takıma ve bu sisteme zaman lazım. zaman zaman zaman. seneye bu adamı şampiyonlar ligi'nde izleyeceğiz buna inancım tam.

    ingiliz takımları topluluklarında çok dolaşıyorum.bu sene fırtına gibi oynayan liverpool hocası klopp geçen sene kendi taraftarlarında eleştiriliyordu; tamam oyun olumlu ancak sonuç yok diye. hatta maç kazanma yüzdesi kovulan rodgers'la neredeyse eşitti. tıpkı bizim gibi geçen sene bir kupa finaline de çıktılar. manchester maçı'nda fena değillerdi ama ondan önce %80 topla oynamaya rağmen 2 atakla 2-0 yenildikleri bi burnley maçı hariç inanılmaz zevkli futbol oynuyorlar bu sene.kimi yendiklerine kaç gol attıklarına bakabilirsiniz. (wigan maçını da birazdan full izleyeceğim. spoiler almadım, skoru bilmiyorum.)

    neyse çok konu dışına çıkmadan, kısaca, kendisi tabii ki de eleştirilebilir ancak biraz mantıklı, yapıcı ve düşünerek eleştirelim. adamın cv'si ortadayken malzemeciyi teknik direktör yaptılar diyen sözde spor adamlarından farkımız yok diğer türlü.

    hatırla; lucescu'yu hatırla.. bruma'yı hatırla..
  • 1774
    pek sevgili dostlarima soyle bir kac soru sormama sebep olmakta olan, guzel hocamizdir.

    "bir hocayi desteklemek demek, hatasini elestirmemek demek mi?"
    "bir hocayi elestirmek ona gommek mi demek?"
    "ortada bir hata var ise bu hatanin dile getirilmesi ne zamandan beri hainlik, guvenmemek, kotu niyetli dusunmek?"

    ben mesela kadro secimlerinde riekerink'e cok guveniyorum. sabri'yi koydugunda vardir bir bildigi diyorum ve bunu icimden tamamen ikna olmus bir sekilde dile getiriyorum. "oha lan bu nasil kadro amk" moduna girmiyorum asla. ama yapilan hatalar var ve bunlar benim bu guvenimi yavas yavas sarsiyor. bu demek degildir ki desteklemem, sonuna kadar desteklerim.

    ama takimi izledigim zaman taktiksel bir ustunlugumuzu, varyasyonumuzu goremiyorum. sanki topu alip ileri kosan brumayi ariyor sadece. bruma 5 kisiyi calimlamazsa, eren rovasatayla gol atmazsa; yani birileri altin yumurtlamazsa maci kazanmamiz sansa kaliyor. bugun baskili oynadik. %78 oynadik arkadaslar, saka gibi bir oran. ama o baski taktiksel bir ustunlukle mi geldi? bunu cevaplamaliyiz.

    ha diyeceksiniz ki ulan bruma var elinde kullanmayacak misin. tabi ki kullanalim, ama ben sistem takimi gorecegimizi umuyordum hep. futbolcu uzerine oyun insa edilmesin. bizim bir taktigimiz olsun, o taktikle maclarimizi kazanabilecek kivamda oyunlar oynayalim, bireysel yeteneklerimiz de bize bonus olsun, taktik kalitemizle 2 gol attigimiz macta 1 gol de yeteneklerimzi sayesinde bulalim. gidip bi macta bruma sayesinde 4 gol atip diger macta bruma aynisini yapamayinca sahadan 1-0 yenik ayrilmayalim yani. benim riekerinkten beklentim budur. yoksa brumaya poldiye sinana yuru oglum sen aslansin diyerek oyun oynatabilecek baska adamlar da taniyoruz biliyorsunuz...

    tekrar ediyorum,

    "bir hocayi desteklemek demek, hatasini elestirmemek demek mi?"
    "bir hocayi elestirmek ona gommek mi demek?"
    "ortada bir hata var ise bu hatanin dile getirilmesi ne zamandan beri hainlik, guvenmemek, kotu niyetli dusunmek?"
  • 1775
    yeni jupp derwall'imiz olmaya aday teknik direktörümüz.

    olur mu bilmem ama aynı yollardan geçtiği ve aynı zihniyetteki taraftar yapısının eleştirilerine maruz kaldığı kesin.
    hem de büyük umutlarla gelen jupp derwall'in aksine, kendisinden beklentimiz olmamasına rağmen kısa sürede gayet başarılı işler yapmışken.

    konuyla ilişkilendirir misiniz bilemem ancak sevdiğim bir laftır;

    "kötüler kendilerine tahammül edildikçe daha çok azarlar"
    lev nikolayeviç tolstoy
App Store'dan indirin Google Play'den alın