• 2
    babam galatasaraylı benim. annem de öyle. baba tarafının tamamı galatasaraylı. gelenek gibi mi düşündünüz? hayır. babam benden takım tutmamı istedi, gerekirse feneri tut, ben seni maça da götürürüm, ama sakın boş boş gezme, bi takım tut dedi. şehr-i müdafaa zımbırtısının olmadığı zamanlar tabi. bursa'da yaşıyoruz, beşiktaş geliyor, tak maçtayız. bursa tarafından bağırıp duruyorum. fener geliyor, hemen maçtayız. ama ne hikmetse galatasaray geldiği zaman içim eziliyor, bursa'yı destekleyince hiç yapamıyorum. baliç bursadan fenere gittiği sene bursaspor'a küstüm, galatasaraylı oldum. zaten içimde varmış aslında.

    (bkz: bu da böyle bir anımdır)
  • 3
    hatırlamadığım hikayedir, galatasaraylılığımla ilgili hatırladığım en eski anı ilkokul bahçesinde üç arkadaş radyodan xamax maçını dinleyişimdir. küçük amcam fanatik galatasaraylıydı, çocukluğum onun gençliğine denk gelir, kuvvetle muhtemel onun etkisi ile galatasaraylı oldum, bir çok konuda ona özenirdim, ama detayları hatırlayamıyorum.
  • 9
    rahmetli dedemin 3 katlı bir dükkanı vardı. o dükkanın üst katlarında yardımcısı mehmet abi ile sandık çakarlardı. işte o üst katın duvarında asılı olan simovic'li,muhammet'li,prekazi'li posterimize bakarkenki ben kendimi galatasaraylı hissettiğim en eski andır.
    aynı mehmet abim'le bir dolmuş galataraylının arasında kula'dan izmir atatürk stadı'na karşıyaka-galatasaray maçına gidişimizi, yanımızda götürdüğümüz kula'dan galatasaray'ımıza sevgilerle pankartımızı, kosecki ve tanju'nun karşıyaka kalesini bombardımana tutuşunu da hatırlarım hayal meyal. yıllar sonra aynı mehmet abim'le altay-galatasaray maçına gidişimiz, 8-1'lik şanlı galibiyetimizi izlememiz ve hagi'yi bir kez de olsa canlı canlı izleyişim var tabi. nereden baksan 20-25 yıl geçmiş aradan. zaman ne de hızlı geçiyor.
  • 11
    galatasaray'li olmak icin en guzel zamanlarda dogdugumu dusunuyorum. 1989 senesi..jupp derwall ile gunumuzun modern galatasaray'inin tohumlari atilmis, altyapi ve tesislesme bazinda buyuk devrimler yapilmis. 14 yillik buhran bitmis ve sampiyonluklar gelmekte. yakin zamanda xamax zaferi, sampiyon klupler kupasinda yari final gelmis ve "avrupa fatihi galatasaray" mottosunun net ornekleri baslamis. super kupa henuz gelmemis ama o yolun tohumlari atilirken ben galatasarayli oldum. 2000 senesinden sonra dogan galatasarayli kardeslerim icin galatasaryli olmak 1980'lerin sonunda galatasaray'li olmaktan cok daha kolay gibime geliyor benim.

    cocukluktan kalma uzeri show tv reklamli 9 numarali formali resimlerim var ama galatasaray icin gozyasi doktugum ilk animi anlatmak istiyorum. bir kac aile bir galatasaray fenerbahce macini izlemek icin bir pub'a gitmistik ve fenerliler daha fazlaydi. ilkokul 1'e gidiyordum. maci 4-0 gibi bir skorla kaybettik ve fenerlilerin o eglenislerini ve makaralarini gorup hungur hungur aglamistim sirtimda formamla. o gunden sonra 1998 dunya kupasina kadar duzenli futbol izlemedim ama galatasarayli oldugum an denildiginde aklima ilk gelen anim budur.
  • 17
    babam, amcam, amcamın kızları, erkek kardeşim, dayım... ailemin %80'i fenerbahçeli. hal böyleyken böyle bir aileden galatasaraylı doğmak mümkün değildi. sadece teyzem, o galatasaraylıydı ama dümenden taraftar tabi. ne bir futbolcu bilir, ne maça gider, ne forma alır. "ben şu takımı tutuyorum" demek için takım tutuyor yani. ama amcam, babam, dayım öyle mi! şu çevrenizde gördüğünüz faşist fenerliler var ya hani, onlardan işte. neyse ben 6 yaşına kadar el mahkum fenerbahçeliymişim ta ki 14 aralık 1999 pendikspor fenerbahçe maçına kadar... pendik'de doğmuş, büyümüş bir çocuk (hatta bebek bile denebilir) için haliyle bu maç çok önemliyi. pendiksporun fenerbahçeyi yenmesine çok üzülmüştüm tabi, ama öfkem, üzüntümden daha fazlaydı, çok sinirliydim. tam bu noktada dümenden galatasaraylı teyzem devreye girdi, galatasaray forması alma bahanesi ile beni galatasaraylı olmaya ikna etti, "görmüyor musun? kıçı kırık pendik'e yeniliyorlar!" dedi. o günden beri evimde ki faşist düzene karşı, işgalcinin kafasına vura vura savaşıyorum. ondan sonra da uefalar, süper kupalar, üçüncü yıldızlar... bir ton başarı ve zafer işte. ve diyorum ki: iyi ki galatasaraylıyım ulan!
  • 19
    sene 1993 aylardan temmuzmuş.bizim evde bütün aile toplanmış halamlar,dayımlar,dedemler falan filan.halam ve eşi beşiktaşlı,dayım ve eşi fenerbahçeli,dedelerden biri trabzonlu biri beşiktaşlı,pederse malumunuz galatasaraylı.benim peder demişki gelin bu çocuğa seçimini kendine yaptıralım.bu arada bendeniz 2 yaşında bu tarihlerde.bütün aile masanın etrafına toplanmış ve herkes kendi takımının şapkasını koymuş masaya.çağırmışlar beni ve ben direk hiç bir saniye bile arada kalmadan pat diye almışım galatasaray şapkasını.tabi pederde hava 1500.herkese melonun emreye verdiği ayarı vermiş ve çıt çıkmayacak artık demiş.velhasıl kelam bu kardeşinin o gün bugündür resmi olarak galatasaraylıdır.bir de ufak bir not benim peder çakal tabi bu olayı yapmadan önce 1 2 ay falan beni sürekli sarı kırmızı şapkalarla,formalarla renklere aşık etmiş.adamsın peder...
  • 20
    keşke hatırlasam dediğim hikayedir. insanlar sorduğunda neden galatasaraylısın diye bir cevap veremiyorum. ama benim bağladığım neden, ben 5 yaşlarındayken gelen uefa zaferi olabilir çocuk aklımla bağlanmışım takıma işte ve buna ailenin galatasaylı olmasıda etken olmuştur. yani neticede diyorum ki neden cimbomlusun diye soranlara kendimi bildim bileli sevdalıyım ben.
  • 21
    seneyi hatırlamıyorum ama mevzuyu çok net hatırlıyorum. ben türk değilim. ana baba tamamen rus'uz. baya küçüktüm rusya'dan türkiye'ye gelmeye karar verdik ve göç ettik. her neyse öyle yaşantımıza devam ederken amcam türkiye'ye gelerek bir ziyarette bulundu. adama bizimkiler öyle şehri falan dolaştırmış gezdirmiş. eve gelirken de bizlere hediye almak için bir mağazaya uğramış bir kaç tane forma almış. her neyse hocam, adam geldiği gibi beni ve üç abimi sıraya soktu. poşetten çıkardığı formaları tek tek tamamen rastgele bizlere verdi ve bu takımları tutacağımızı söyledi. en büyük abime beşiktaş, ondan sonrakine fenerbahçe ve en küçük abimle bana galatasaray forması düştü.

    baya iyi anı. bu da böyle bir anıydı. ha gönlümüzün bir yerinde ufak cska moskova yatıyor mu? evet.
    galatasaray'lı böyle olduk. allah amcamdan razı olsun. arada bu olayı kendisine hatırlatırım.
  • 23
    her ne kadar yaşım küçük olsa da 4 yıl üst üste şampiyonluk sevinci yaşıyorum. uefa kupası, süper kupa, şampiyonlar ligi çeyrek finali. 7-8 yaşındaki bir çocuk için mükemmel bir durum. galatasaray da işin bokunu çıkarmış türkiye kupası'nı bile alıyor. okulda arkadaslara hava atmalar falan. iyiyiz yani.

    sonra 2000-2001 sezonu. nasıl oldu anlamadım. fener şampiyon oldu. milletin ağzına sıçtık o kadar zaman. sonra is tersine döndü taşak malzemesi olduk. ne bilseydim böyle olacağını millete çok yüklenmezdim. o zaman kural sanıyordum ben. galatasaray her zaman şampiyon fenerbahçe ikinci :)) meğer ki fener de şampiyon olabiliyormuş.

    dayım da o zamanlar 15-16 yaşında delikanlı zamanları. yazık ömrünü fener şampiyonluğu görmeden geçirecek derken piyangodan bir şampiyonluk. dayım coşuyor tabi. bana da yükleniyor inceden. zoruma gidiyor tabi ki. sokakta arkadaşlar dedemlerde dayım derken dayım bana müthiş bir teklif sundu gel fenerbahçeli ol dedi. bir iki yoktan sonra fenerbahçeli oldum. baskıyı kaldıramıyorum demek ki. :)) dışarıya çıkıyorum galatasaraylı arkadaşlarla taşak geçiyorum. nasıl koyduk falan diye. yine iyiyiz yani.

    ha bu arada dayım boş durmuyor. fener bayrağı almış bana. teyzeme söylemiş bir de forma aldırmış. hala iyiyiz yani :)

    sonra yaz bitti okula başladık. hafiften dönek lafları duyuyorum da kimin umrunda ki. fenerbahçe'm şampiyon olmuş benim. :)) ama hem o laflar hem de ben resmen galatasaray maçını izlerken deli gibi heyecanlanıyorum. derken tüm yaz bırak çocukcağız sevinsin modundaki babam çok zekice bir teklifte bulundu. o vakit galatasaray levski sofia'yı fener de rangers'ı eleyip gruplara kalmıştı. fener'in avrupa başarısızlığını bilen babam " fener daha başarılı olursa ben fenerli olacağım ama galatasaray daha başarılı olursa sen galatasaraylı olacaksın" dedi. ben de kabul ettim.

    sonra galatasaray gruptan çıktı. fenerbahçe sıfır çekti. :) sonra ben tekrar takımıma döndüm. galatasaray sene sonunda şampiyon oldu. o zaman da iyiydik, hala iyiyiz yani.
  • 24
    sene 1999 yer baku azerbaycan. 8 yasindayim. televizyondaki futbolla ilgili bildigim tek sey ronaldonun fifa98 finaline yuksek atesle cikmasi ve brezilyanin bu yuzden yenilmis olmasi. sovyetler dagildiktan sonra cokuste olan azerbaycanda 5 yildir issiz olan babam mobil operatorlerden birinde is bulur, yeni eve tasiniriz, televizyon alinir, turk kanallarini ceken bir uydu alicisi konur. tabi bunlar hepsi benim gozumde ucuk seyler ancak hepsini unutturacak bir uefa yuruyusu ve hatirladigim popescunun penaltisiyla babamin kucagina atlamam. ondan sonra geldik turkiyede okumaya, universite hayatimin en rahat doneminde kombine aldik o da sekersporu falan zor yendigimiz donemlere denk geldi. yine de guzeldi ali sami yeni gorduk, kapattik, arenayi actik. cocugum olursa anlatacagim guzel anilar birikti.
  • 25
    vallahi ilk galatasaraylı olma sebebimi falan bilmiyorum. kendimi bildim bileli galatasaraylıyım. hatta küçüklüğümle ilgili hatırladığım en eski anılar çoğunlukla radyodan dinlediğim galatasaray maçları. harbiden doğuştan galatasaraylıyım galiba. babam ve sülalemin büyük çoğu galatasaraylı diye de olabilir. daha yeni doğmuşken galatasaraylı kıyafetlerle falan donatmışlardır beni :d yani hiç şu sebepten dolayı ben galatasaraylı olayım arkadaş deyip galatasaraylı olmayı seçtiğimi hatırlamıyorum.