• bildiğim kadarıyla aktarayım hadiseyi;

    - riva arazisi galatasaray'ın "güvencem" dediği yastık altı parası gibi bir değer, selahattin beyazıt tarafından "ilerde değerlenir" denilerek tapusu alınan ve şimdilerde 3'üncü köprünün de yapılmasıyla birlikte değeri "paha biçilemez" kategorisine yükselen bir arazidir,

    - istanbul'un anadolu yakasının yaklaşık 10'da 1'ine tekabül eden (işlek alanlar) bu arsa, aslında çok çok değerli olmakla birlikte orman niteliği taşıyan vasıfları sebebiyle büyük bir imar sıkıntısı yaşamaktadır,

    - rant olayının devreye girdiği bir anda arsanın %20'sinin imara açılabilmesine yönelik galatasaray yönetimi tarafından izin alınmıştır,

    - velhasıl, "buranın agası benim" yaklaşımındaki devlet büyükleri, söz konusu arazide yapılacak olan "gayrimenkul" projesi için sadece kendi akreditasyonuna tabi inşaat firmalarının bölgede proje yapması hususunda telkinde bulunmaktadır, (dolayısıyla - bizim adama yaptırmayacaksan yaptırmam baskısı mevcuttur)

    - galatasaray kulübü, riva arazisinin sadece üst kullanım hakkını vermeyi ve tapuda oynama yapmadan, yani arazi sahibi kısmının değişmesine izin vermeksizin bir gayrimenkul projesi yapılması ve hem galatasaray'ın arazideki hakkının saklı kalması, hem de kulübün para kazanması şartıyla imar iznine ve akredite firma ihalesine yeşil ışık yakmıştır,

    - işte bu durum sebebiyle, medyanın da etkisiyle, dursun özbek yönetimi devlete araziyi peşkeş çekmekle ve geliri daha yüksek olabilecekken düşüğe razı olmakla suçluyor, bunun haklılık payı ne kadardır bilmiyorum, ancak devlet baskısıyla iş yapmanın zorluklarını bilen arkadaşlar varsa bizi daha iyi aydınlatabilirler, mevcut devlet yapısının en büyük gelir kaynağını inşaat sektörü oluşturduğundan durumlar biraz aleyhimize ve karışık,

    - gel gelelim, galatasaray'ın riva projesinden %20 arazi imar ve kullanım hakkı karşılığında beklediği rakam 240-260 milyon euro civarı bir meblağ. bu rakam, yapılacak olan projenin galatasaray'a arsa arazi kullanım hakkı olarak ödenecek tutar olarak gözüküyor, galatasaray'ın bu payı artırmak adına son 2 senedir gmyo firmalarından göğüs reklamı alması bundan, önce dumankaya bu işe hallendi, şimdi nef... bakalım neler olacak,

    - yukarıdaki 240-260 milyon euro'luk rakamı duyan arkadaşlarımızın hayal kırıklığı yaşadığını hissediyorum, zira galatasaray'ın toplam borcunun 1,084 milyar tl, yani yaklaşık 300 milyon euro olduğu durumda riva bizi borçlarımızdan kurtaramadı diyor olabilirsiniz ki doğrudur, ancak galatasaray'ın belini büken borçların kendisinden çok faizi, an itibarıyla yıllık 100-110 milyon tl civarı, yani yaklaşık 30 milyon euro borç faizi ödüyoruz ki projeden gelen parayla galatasaray borcunun faizinden kurtulup kendi yaşam döngüsüne girebilir,

    - dahası, galatasaray'ın kurtuluş projesindeki tek parametre riva arazisi de değil, ki galatasaray zaten riva'yı nakde çevirirken araziyi kaybetmek istemiyor, bu sebeple bu tip bir gelire "okey" demek durumunda. asıl paranın geleceği proje ise beklenmedik biçimde ortaya atılan ve daha akılcı olan "florya metin oktay tesisleri"nin üzerinde bulunduğu florya arazisi. galatasaray, futbol şubesinin tesislerini buradan kaldırarak başka bir yerleşkeye taşımak ve bu araziyi (neredeyse tamamı imara açık olacak biçimde) üst kullanım hakkıyla tıpkı riva'daki gibi devretmek projesinden yaklaşık olarak 320-360 milyon euro gibi bir rakam bekliyor. bu rakam ne kadar gerçekçi bilemiyorum, ancak zaten böyle bir durum söz konusu olursa futbolda mali açıdan "+" ya geçen çok az avrupa kulübünden birisi oluyoruz.

    galatasaray, her ne kadar bilsek de bilmesek de avrupalılar'ın çokça söz ettiği üzere "avrupanın en zengin kulüplerinden birisi"...

    bu özellikle avrupa medyasında çok konuşulan bir durum. forbes'in en zenginler listesine girdiğimizde bile forbes alt notlarında "kulübün potansiyel gayrimenkul değerleri dahil değildir" diye ibare düşer.

    galatasaray bu zenginliği, eğer arazileri kaybetmeden nakide dönüştürüp borcunu kapatabiliyorsa, azına çoğuna bakmadan bu işin içine girmek en iyisi...

    not: florya ile ilgili rakamın euro olması beni biraz tedirgin ediyor - "euro değildir o liradır liradır" dedim, ancak ısrarla euro deniyor. hadi hayırlısı...
    not 2: inşaat piyasasında euro değil dolar konuşulur genelde, bu euro ibaresi beni hep rahatsız ediyor, bakalım ne olacak?
  • konu hakkında eksik bilgi sahibi olmamız sebebiyle tam olarak düzgün çıkarım yapamıyoruz. gözden kaçırdığımız detaylar var:

    - riva arazisi %10 imar %90 orman vasıflı arazi kapsamında emlak mülk işlemi görüyor. ricalarla, adam sokmalarla bu pay %20'ye çıkarıldı. yani galatasaray'ın riva üzerindeki tapu hakkının %20'lik kısmı şuan imara açık ve emlak konut ile görüşülen, değerlendirilen kısım bu %20'lik alan,

    - galatasaray'ın bu alanda şirket olarak doğrudan imar koyma yetkisi, bakın "şirket olarak" yok. böyle bir durum için galatasaray gmyo gibi bir şirket açıp inşaat alanında kimlikli, belgeli, ibrazlı, vergili şirket kurmanız gerekiyor ki hakı bokunu temizlemez, yani 1 arsa için gmyo kurarsanız batarsınız,

    - galatasaray'ın bu arazi üzerinde inşaat başlatması ve evleri bitirecek duruma gelmesi için yaklaşık olarak 300 milyon dolar gibi bir sıcak paraya ihtiyacı var. galatasaray'ın şu aşamada bu tip bir kredibilitesi yok. zira galatasaray'ın bu krediyi almak için gösterebileceği teminatların tamamı temlikli ve ipotekli. bu ipotek kapsamına riva da dahil. yani zaten kredi çekmek için ipotek ettirdiğimiz araziyi tekrar gmyo finansmanı için ipotek ettirme şansımız yok,

    - kaldı ki galatasaray bu parayı kredi ile temin etmiş olsun, 300 milyon dolar, faiziyle birlikte 370-400 milyon dolar bandına geliyor, elde edilebilecek gelir, üst kullanım hakkı geliri ortadan kalkdığı için 800 milyon 1 milyar dolar civarı olsun. kafadan 400'ü krediye gidince elinizde 400-600 milyon dolar kalıyor ki bu para henüz masraflardan arındırılmamış ve vergilendirilmemiş kısmı,

    - galatasaray'ın projeyi tek başına üstlenmesi demek, gelirin inşa sonrasına kalması, inşa edilen evlerin satışının beklenmesi gibi bir süreci de beraberinde getiriyor ki bu minimum 4-5 yıl demek, o da proje zamanında tamamlanabilirse, bu durumda galatasaray, mevcut borcunu 4-5 yıl finanse etmek durumunda ki yıllık 30-40 milyon faiz öderken bu rakam 40*5=200 milyon dolar faiz masrafı demek. o elde edeceğimiz 600 milyon dolardan bu 200 milyon doları da çıkaracağız - ederk 400 milyon dolar, kemikli para...

    yani neresinden bakarsak bakalım, galatasaray'ın projeyi ortaksız, kar paylaşımsız yapması imkansıza yakın ve daha zararlı, ki zaten artık inşaat ve konut sektörünün neredeyse tamamında arsa sahipleri kar payı ve ortaklık modeline gidiyorlar.

    arsanız ne kadar değerli olursa olsun, bu işin icra tarafına bulaşmaksızın alacağınız temiz paraya bakmak en hayırlısı.
    öyle olmasa, her arsa sahibi, sahibi olduğu arsanın üzerine 10 kat 40 daire bina dikip zengin olur, ancak görüyoruz ki arsaya karşılık 10 daire alıp elini ensesine atıyor.

    özetle durum, mikroda da makroda da aynı kapıya çıkıyor. galatasaray, arsasını kaybetmeden, imardan alacağı temiz parayı maksimize ederek günü kurtarmalı.
    zira gün, kurtarılmaktan çok uzak halde ve tek umudumuz bu projeler.
  • geri dönüşümü bize kocaman bir sıfır olacak bir arazi. neden mi? şuan herkes salyalarını akıtarak bu arazinin peşinde değil mi? peşinde.
    biz sanıyoruzki iyi bir fiyat karşılğında geleceğimizi kurtaracaz. afedersiniz ama n*h kurtarırız.
    kulüp bu borçlara nasıl girdiyse yine aynı şekilde girer rahat rahat. borca girerken "amaan boşver nasıl olsa florya ve rivamız var satar düzlüğe çıkarız" mı diyerek borca girdi.
    devlet bunlari bizden almak icin her türlu pisliği yapmadı mi arkadaş? ali sami yen'den kovulup otobana atılmadık mı?
    canı istedikleri zaman metroyu kapatmadılar mı? hemde koca bir sezon. aynı metro tinercilere acık değilmiydi maç günleri?
    rakibimiz yorgun diye derbi günü yalandan bomba ihbarı yapmadılar mı? ya bir gün önce yada bir gün sonra tinerciler vodafone arena'da sorunsuz oynadı.
    bu araziyi en çok kim istiyor? devlet dimi? evet devlet!
    ayni devlet, yani rte zamanında bize 15-20m euro civarında sponsor olacak olan socar'a ayni ücrete şikeci ve tinercilere de sponsor olacaksın yada kimseye olmayacaksın, yoksa haksız rekabet olur diyerek bizi sponsorsuz bırakmadımı? şimdi kaç sezondur haksızlığa uğruyoruz kimsenin dick'inde*değil.
    metro
    otoban
    playoff
    sahte bomba ihbarı
    sponsor.
    bunların hepsi bu riva denen arazi yüzünden oluyor. ya seve seve vereceksiniz yada şike şike diyorlar işte.

    hadi araziyi verdik sonra ne olacak?
    bunun cevabı sadece devlette. devlet canı ne isterse yaptırıyor işte. borcunuz bitti ama haksız rekabet deyip şikeci ve tinercilerin borcunu silerse şaşırmam. sonuçta süper ligde oynadıkları için rte'ye dua etsinler.
    sonra bizim lise zihniyeti var.
    üyelik sistemimiz var.
    var oğlu var işte.
    hani dick'im* kadar boyu, türlü türlü huyu olan totoş var ya "beyler bittik biz bittik" diye haykıran. onun gibi haykırıyorum. bittik biz beyler bittik.
  • değerlendirilmesi ile ilgili nihayi kararın verileceği kongre sonrası şampiyonlar ligi'ni kazanacak kadro kuracakmışız.
    yani para yine çar çur edilecek... benim aldığım mesaj budur.
    galatasaray'ın şampiyonlar ligi'ni kazanacak kadro kurma lüksü yok.
    galatasaray borçlarını kapadıktan sonra yatırım yapmalı. elinde kalan parayı gelir getirici projelere harcamalı.
    alt yapıyı geliştirmeli. alt yapı derken sadece bildiğin genç oyuncu yetiştiren tesislerden bahsetmiyorum. tüm kulübün alt yapısından bahsediyorum. scout ağından tut da, kalelerde asılı filelerin kalitesine kadar...

    gidip de o parayla futbolcu alan bu camiaya ihanet eder.
    borçları kapasınlar. futbol takımı kendi yağıyla kavrulsun. fiyat performans olarak yüksek oyuncuların peşine düşelim. ucuz alıp pahalı satalım...
    gidip de lassana diarra alınmasına sonuna kadar karşıyım.
  • değerlendirme yapmadan önce kulübün ve ülkenin beşeri koşullarının göz önünde bulundurulması ve özellikle taraftar olarak 22 ekim 2016 tarihli kongrenin iyi şekilde dinlenmesi lazım.

    "galatasaray spor kulübü üyelerinin senelerdir gelen bilançolarda gördüğü bir husus var. kimse çıkıp bunu anlatmıyor" diyecektim ki, faize ödediğimiz yıllık para açıklanmış sözlükte. iyi de olmuş, üzerinden konuşayım.

    her kulübün belli bir döner sermayesi, bir başka ifade ile gelir ve giderleri var; dünyanın en büyük kulübü olarak nitelendirebileceğimiz real madrid bile zamanında borçtan kurtulmak için borcunu sıfırlayacak bir miktara şehir içindeki antrenman tesisini belediyeye satmıştı. keza valencia uefa kupasını kazandığı zaman ispanyol hükümeti, valencia'nın borçlarını kapamıştı. bu konu uefaya taşındı elbette sonradan yanılmıyorsam.

    neyse; beşeri koşullara dönelim. bilenler bilir, türkiye'de galatasaray olarak da gitseniz, traktör alacak memed abi olarak da gitseniz krediniz 48 aydır. fm'de, özellikle yabancı kulüplerde gördüğümüz gibi (manchester united'ın 1milyar euro borcunu 30 yıla yayması) uzun vadeli krediler olmadığı gibi, anasının amı gibi faiz ve teminatlar ile kredi kullanılabilmektedir. hal böyle olunca, siz 48 ayın neredeyse 40 ayında faiz ödüyor oluyorsunuz. bu şartlar altında bir döner sermayenin kendini çevirmesi mümkün olmadığından, faiz ödedikten sonra ana para borcuna geçtiğiniz 8 ay sonrasında tekrar çeşitli temlik, teminat vb. ile kredi alıyorsunuz.

    ülkenin beşeri şartları nedeniyle galatasaray'ın borcu idare edilebilir bir borç değil. elbette her sene, geçen sene insanların dalga geçtiği bileklik gibi 2-3 adet, herkese hitap eden ve kimseyi yormayacak çeşitli kampanyalar yaparak 10-15 m euro kar elde edebilirsiniz. (bileklik satışından 10 m euro kazanıldı, 6 civarı kar olması lazım) ancak bu para da faize gider. yani para kazanıyorsunuz ama borcunuz o kadar fazla ki kazandığınız para ancak günü kurtarıyor. genel duruma baktığımızda ayda 5000 tl kazanıp, 4250 tl kredi ödüyor gibiyiz. 5000 tl, teoride yaşayabileceğimiz bir rakam gibi gözükse dahi, pratikte yaşayamıyor ve sürekli borca giriyoruz hayatımızı sürdürmek için.

    riva arazisi, %20'si imara açık bir proje. bir başka ifade ile evet, arazi büyük ama size para kazandırabilecek kısmı %20. ülkenin beşeri şartları değerlendirildiği zaman emlak konut, bu imar kapsamını %50'ye çıkartabilecek tek kuruluş. zira ülke tek bir insanın ağzına bakıyor ve o adam "bunlarla çalış, %50 olsun" demesine rağmen tatava yaparsanız o %20 imarı bile kullanamayabilirsiniz.

    benim bugüne kadar anladığım husus şu; arazi satılacak ama araziden elde edilecek gelire de ortak olacağız. bunu elbette 22 ekim tarihinde net şekilde duymak lazım. özetle, 300 m nakit alacak, sonrasında elde edilen gelirden de % üzerinden para alacağız. bu şartlar altında gelir rakamı (ki yönetim bu rakamları açıklayacaktır) kulübün borçlarının kapanmasına yetebilecek seviyede olacaktır. bir başka ifade ile kısa ve uzun vade geliri toplamda 700-800 m tl civarında olacak, kulübün borcu tl üzerinden 200, euro üzerinden ise 60 m euro civarına gerileyecek. kredilere uygulanan bileşik faizlere gidecek paraları da hesaba katarsak, erken ödeme ve faizden kurtulma koşulu ile borç neredeyse kafa kafaya kapanmış olacak.

    tüzük'e eklenecek "denk bilançoyu tutturamayan yönetimler şahsen borçtan sorumlu olacaktır" maddesi ile birlikte, borç makasının daha fazla açılmaması, kulübün gelir elde ederken kalan borcu eritebilmesinin önü açılacak.

    şunu da hatırlatmak istiyorum; net rakamlar konuşulduktan sonra farklı projelere yönlenilebilir. misal, 300 m tl alınacak ön paranın 100 m tl'si ile istanbul yakınlarından arazi alınacak şeklinde bir kabul olması halinde, bugün riva için ne konuşuyorsak, riva ile borcu azalttıktan sonra 20 yıl sonrası için de kendimizi garanti altına alabileceğimiz yeni yerler satın alınabilir. otelin tamamlanması sonrasında hali hazırda bir çok gayrimenkul dışında, florya arazisinin küçük de olsa bir kısmı, mecidiyeköyde bir otel binası, boğazdaki tek ada, kalamışın ucunda gayet geniş bir kısım gibi varlıklar zaten galatasarayın varlıklarıdır.

    riva, tahmin ettiğim (daha doğrusu anladığım) rakamlarda satılır ve gelirden pay sistemi ile 700-800 milyon tl gelir elde edilirse, bunun 100 m tl si ile borç kapamak yerine yeni yatırımlık araziler (ör. silivri, kartal vb.) alınır. nitekim mevcut şehir büyüme hızında 15 sene sonra oralar da benzer değerlere ulaşacaktır. bu sırada borç, 250-300 yerine 400 m tl olur. bu da yıllık 40 m euro faiz ödeyen (ve hali hazırda "ödeyen", ödeme gücü bulunan) bir kulübün borcunu 4 senede 0'laması anlamına gelir. çok basit bir anlatımla, hisse değerlemesi ile spk onayı alınırsa (idare ile aran iyi ise alınır) zaten 100-150 m tl havadan gelir getirerek 4 sene sonunda arsenal, real madrid gibi kendi kendini çeviren, büyüyen ve büyürken kar eden bir kulüp olunabilir.

    florya arazisi konusunda da net anlaşılması gereken bir husus var. şehrin göbeği, anormal değerli falan diyoruz ama 85 dönümün sadece 23 dönümünün tapusu bizde. devlet ile (ki emlak konut=devlet) anlaşılarak, dursun özbek'in dediği gibi stada yakın 250 dönümlük, üst kullanım hakkı değil tapusu galatasaray'a ait bir arazi üzerine, dünya standartlarında bir tesis, sıfır maliyet ile kurulursa ve florya projesindeki kara da ortak olunursa florya konusunda da bir sıkıntım yok.

    projeleri dinledikten sonra net değrlendirme yapmak lazım. o yüzden 22 ekimi beklemeliyiz.
  • https://youtu.be/_x5oZANTt1M

    gerçekten çok ilginç bir dönemde yaşıyoruz. fetö'nün kanalında kapanana kadar program yapan candaş tolga ışık, galatasaray'ın riva ve florya protokolleri ile ilgili utanmadan yalan yanlış açıklamalarda bulunabiliyor. sağolsun ali abi de bu şahsa çok net cevaplar vermiş. hem de riva ve florya protokollerini açıklamış*.

    nasıl bu tıynette olabiliyor şaşırıyorum doğrusu. bir insan, bile isteye, rakip camia üzerinden nasıl algı üretmeye çalışır aklım almıyor. kıskançlık, haset gözlerini bu denli kör etmiş demek ki. ha bir de bu karakterde(!) insanlara son 3-4 yıldır yaşadıklarımız ile alıştım ama insan her seferinde şaşırıyor işte. umarım meslek hayatım başlayınca bu adam ve türevleri ile muhatap olmak zorunda kalmam.
  • isminin bu haliyle ilk kez milattan sonra 2. yüzyılda yaşamış olan romalı tarihçi nikomedyalı flavius arrianus tarafından yaklaşık 130-131 yıllarında yazdığı periplus ponti euxini isimli eserinde "rhebas/rivas" olarak kayıtlara geçirildiği kabul görmektedir. bulabildiğim en eski görsel kaynak ise yaklaşık 1320 tarihli pietro vesconte haritası. "riua" olarak boğazın hemen üstünde seçilebiliyor...

    https://lh5.googleusercontent.com/.../vesconte-1320-1.jpg

    riva'nın kelime anlamı "kıyıdaki yerleşim" ya da "bataklık" gibi bir şey. modern yunancada ise "turp" demek. yerleşimin türkçe ismi de esasında çayağzı fakat kullanımı pek yaygın değil.
  • (bkz: #2042604)

    florya'ya asla dokunulmamalı, riva ise sürekli gelir getirici mahiyette değerlendirilmeli. gerekirse 500 villa yapılsın. (2.000 m2'ye bir villa) her bir villa'ya 2.5 m $ fiyat biçilse çok büyük gelir demektir. her bir villa'nın maliyeti çıktıktan sonra net 2 m $ kar demektir. 500x2 m $=1 milyar $ toplam gelir demektir.

    dursun başkan ve emlak konut ne diyor; riva'dan 300 bin $ gelir elde edilecekmiş. siz galatasaraylıları aptal mı zannediyorsunuz. 3. köprüye 7 km mesafede artık tam anlamıyla meskun mahal konumuna gelmiştir.

    benim yaptığım hesap çok açık ve net. istanbul'da 2000 m2 arsa içindeki tripleks bir villanın inşaat maliyeti 500 bin $, satış fiyatı asgari 2.5 m $'dır. aksini iddia eden bu işleri bilmiyor demektir. (1 m $'da arsa payı toplam 1,5 m $)

    hatta, siz hiç elinizi sürmeyin %50 kat karşılığı verin yüz tane firma talip olur, hatta %60 ile yapan bile olur. hadi %50 olsun, 250 villa demektir. 250x2.5=625 m $ eder.

    ey genel kurul üyeleri, riva için size 300 m $ taahhüt eden dursun başkan'ı uyarın. uyanmazsa ya ıq'su düşüktür ya da gizli planları vardır. istanbul'un göbeğinde sayılabilecek 1 milyon m2 arsanın tek başına fiyatı bile 500-600 m €'dan aşağı değildir.

    not: kulüplerin borçlarının yapılandırılacağını ve yakın zamanda devlet bankaları vasıtasıyla kredilendirilerek kulüplerin faiz yükünden kurtarılacağını düşünüyorum. ayrıca şu anda gayrimenkul satışlarının dip yapması nedeniyle, riva ve florya projeleri en az bir yıl ertelenmeli. ayrıca yeni yayın geliri 50-60 m $'a, cl'ye katılım payı 45 m €'ya (yaklaşık 50 m $) yükseliyor. iyi bir planlama ile büyük oranda borç ödenebilir. tabi yönetimin iyi niyetli ve akıllı olması koşuluyla.
  • zamaninda toki, emlak konut gibi kendine ve devletin basindakilere rant saglamadan tek adim atmayacak kurumlarla degil, kendi ozel tesebbusleriyle buradan milyar dolar kar etmeyi planlayan unal aysal, onca basarisina, onca guvene, onca vizyona ragmen dede kesiminden riva icin olur alamamis ve bu da kendisinin bir yerde sonunu hazirlamisti. simdi bakiyorum, tarihin en kotu, en vizyonsuz, en egreti duran baskanina bu araziyi kullanmasi icin izin verilmis birileri tarafindan. aklima kotu seyler geliyor. dursun kimlere ne rant sozleri verdi, kendisi ne yiyecek kim bilir. kulube uc bes kurus kalir mi bu arazi isinden o da muallakta.

    allah bizim belamizi verdi abiler. ulkenin basinda tayyip, kulubun basinda dursun, federasyonun basinda tupcu, allah bizim belamizi verdi.
  • devlete çekilen ikinci peşkeş vakası olma yolunda ilerleyen arazidir.
    ilki için (bkz: ali sami yen stadı arazisi)

    üstelik bu peşkeş çok çok daha vahim ve ölümcüldür. herkesin diline doladığı 500 milyon tl çok büyük bir para gibi görünebilir ama bu arazi için hiçbir şeydir. ayrıca düzgün bir mali yapı, doğru bir kar planı kurmadığın takdirde eline geçen para yine birkaç yıl içinde eksilere düşecektir. böyle bir durumda bu sefer neyi satacaksın? kulübün kasasına kilit vurup glasgow rangers gibi her şeye sıfırdan mı başlayacaksın? olmaz demeyin olur arkadaşlar.

    yapmamız gereken değil devlet, allah gelse bu araziyi peşkeş çektirmemek olmalı. bu arazi satılmamalı. kullanım hakkı gibi bir şey verirsin, üzerine yapılacaklardan pay alırsın, kiralama yoluna falan gidersin ne biliyim çok da anlamam bu işlerden ama altın yumurtlayabilecek tavuğu satmadan değerlendirebilmenin, kar edebilmenin bir yolu olmalı diye düşünüyorum.
  • dursun özbek yaptığı açıklamalarla kendiyle çelişiyor, bu durumda beni çok rahatsız ediyor, şöyle ki;

    2016 temmuz ayında yapılan divan kurulu toplantısında riva için;

    "330 bin m2 üzerinden hesap yaparsak eğer 2 bin 300 dolardan m2'si satılsa 2,5 milyar tl hasılat çıkıyor. inşaat maliyeti 357 milyon tl maliyet çıkıyor. hasılat payından düşülse eğer emlak konut ile aramızdaki paylaşım oranımız yüzde 80'e yüzde 20 olacak. burada bizim payımıza minimum 330 milyon dolar gelir kalacak." dedi.

    yine aynı gün florya arazisi için ise;

    "florya'da 3 parsel bölge var. bir tanesi bizim tapulu 22 bin 200 m2 bir arsa. 80 dönümlük florya'daki tesiste nizamı olarak kullanabildiğimiz 2 tane sahamız var. florya'nın şu andaki yapısı yeterli değil. illa ki galatasaray'ın tesisini başka bir yerde geliştirmek zorunluluğu var. şehrin merkezinde kalan bir arsanın bu şekilde kullanılması gereksiz bir lüks. bu arazinin de gayrimenkul satışı ve paylaşımı ile 530 milyonu galatasaray'a kalacak." dedi.

    şimdi ufak bir hesaplama yapalım;

    riva için beklenen hasılat 2,5 milyar tl ve 357 milyon tl'si maliyet.

    maliyeti düşünce kalan para 2,1 milyar tl. emlak konutla %80'e %20 ile paylaşılacak, bu paranın %80'i 1,7 milyar tl yapar. dolar kurunu düz hesap 3 tl'den alsak 560 milyon $ yapar. dursun özbek diyor minimum 330 milyon dolar kalacak diyor. bu arada ki 200 milyon dolar nereye gidiyor? aklıma gelen en sıradan cevabı paranın ödenmesini istediğimiz vade. örnek olarak 2 yılda bize bu para verilsin dersek 330 milyon $, 3 yılda verin dersek 400 milyon $, 4 yılda ödeyin dersek, 450 milyon dolar gibi vadeli bir durum aklıma geliyor ve bunu da yapmak çok mantıksız bir hareket. burda bir sıkıntı, saklanan bir durum var bana kalırsa.

    florya için dursun özbek'in galatasaray'a kalacak para 530 milyon tl diyor. dolar kurunu yine düz hesap 3 tl'den alalım. 175 milyon $ civarı bir para yapıyor bu durumda da.

    riva: 560 milyon $
    florya: 175 milyon $

    toplam:735 milyon $ yapar.

    dursun özbek bugün çıkıyor, bu iki proje için 500 milyon $ gelecek diyor. ve bu da beni çok rahatsız etti. bir şeyler döndüğünü düşünüyorum bu projeler için ve taraftarın sesinin çıkması lazım tepki olarak...

    dursun özbek'in bugünkü açıklaması; http://galatasaray.org/...en-aciklamalar/33536
  • öncelikle fikrime göre, bir spor kulübünün, üzerinde top teptiği, spor yaptığı alanlar haricinde yatırımları olması doğru değil. en fazla belki bir otel, o da konuyla biraz olsun alakalı olduğu için. şu anda riva arazisinin bizim kurtuluşumuz gibi görünmesi gözleri kör etmemeli, spor kulübünün taşa toprağa para bağlaması doğru değil. yönetilemiyor çünkü.

    sadece bahsedilen rakamlar üzerinden bir hesap yapayım. senede 40 milyon avro faiz ödüyoruz deniyor. bugün satmayalım, değerlensin, 10 sene sonra satalım dersek 10 senede, birleşik faizi hesaba katmasak dahi, basit hesapla 40x10=400 milyon avro faize ödeyeceğiz. peki bu arsa bu sürede 400 milyon avro değerlenecek mi? bence hayır, zannetmiyorum. bu hesapla bile bir an önce satılması gereken bir arsadır.

    bir diğer konu da, birçok arkadaş belirtmiş, çok belli ki sansarlar tilkiler arsaya göz dikmiş durumda. ülkenin hali de malum, sansarlar tilkiler ne derse o oluyor. bu durumda inat edip arsa verilmezse, yarın öbür gün arsanın kuşa dönmeyeceğini kimse söyleyemez. bu da hesaba katılmalı.
  • herkes riva arazisi'nden gelen paranın transfere akıtılarak bitirildiğini söylemiş. arkadaşlar hemen her fırsatta dursun'a saplama festivali yapılacaksa alkol sponsoru ben olurum ancak doğru gömelim. doğru bilgiler üzerinden algı yaratalım; zaten gömmek için her türlü mazeret ve sebebi dursun kendisi veriyor; biz hataya düşmeyelim.

    hepimizin temennisi, sezon başladığında iyi ve şampiyonluğa ulaşan bir takım görmek; eğer şampiyon olamıyorsak da, canınız sağolsun diyebileceğimiz, bizi cl potasına sokacak bir yerde ligi bitirmek. önümüzdeki 3 sezon bu durumun devam etmesi faraziyesinde konuşuyorum:

    ortalama bir kombine (localar hariç) 2.000 tl. 5000 var, 450 var ama biz bunu 2.000 olarak alalım. 25.000 x 2.000 = 50.000.000 tl eder.

    loca güncel fiyatlarını aradım bulamadım; ancak 200 loca içinde 1 m dolar üstü locamız da olduğunu düşünürsek aşağıdaki habere konu rakam doğru diyebiliriz. biz yine de 200 değil 150 diyelim.

    http://www.aksam.com.tr/...ekliyor/haber-620621

    özetle; 25.000 kombine ve 200 loca satışı ile senelik 200 milyon tl kazanıyoruz. dönelim başta değindiğimiz sportif başarıya.

    galatasaray başarılı ise stadı dolar. ortalama bilet fiyatına 50 tl diyelim; stadın doluluk payını da düşürüp 45.000 ortalama ile oynadığımızı farz edelim. bu maç başı ortalama 1 milyon tl bilet geliri demek. yine kırpalım ve 15 milyon diyelim.

    türkiye liginin enteresan yapısı nedeniyle galibiyet primi yaklaşık 1.3 m tl. 80 puan güzel bir puan 24 galibiyet 6 beraberlik 4 mağlubiyet ile sezonu kaparsak 31 milyon tl gibi bir parayı sadece galibiyet priminden elde etmek mümkün.

    sırf bu gelirleri alt alta toplarsak senelik 250 milyon tl gibi bir geliri cebe koymak işten değil. bunun dışında yayın hakkından aldığımız gelirleri var, iddia gelirleri var, şampiyon olamasak dahi puana göre aldığımız sezon sonu ilave prim, artı yine şampiyon olamasak da 3 büyükler primi gibi var oğlu var bir gelir var ki bunlar çok çok ciddi rakamlar. forma gelirleri, sponsorluklar, saha içi - dışı reklamlar vb saymadım.

    riva konusunda daha önce de söylediğim iki bilgiyi bir kere daha paylaşmak istiyorum:

    1) mevcut türkiye düzeninde başkan kim olursa olsun riva, florya gibi "göz konulan" yerler gidecekti. bunu kabul etmek lazım. yoksa size çivi çaktırmazlar oraya mesire yeri olur.

    2) daha önce de söyledim; (bkz: riva arazisi/#2042316) galatasaray'ın döner sermayesinde hiçbir sıkıntı yok. kredi borçları ve faizler olmadığı sürece, doğru bir politika ile yukarıdaki gelirler ve avrupa gelirleri (inşallah) ile kar da edersiniz, büyürsünüz de.

    galatasaray'ın sıkıntısı, 2000'li yılların başında sportif başarı ile finansal başarıszlık makasının yabancı kur üzerinden açılması ile başlamış, kurun tl karşısında amansız şekilde değer kazanması, türkiye'de spor finansmanı sistemi olmaması nedeniyle kredilerin 48 aydan uzun vadeli yapılandırılamaması ve bu noktada verilen anormal temliklerden doğan zararlar derken kredi üzerine kredi alarak, yıllık 40 m dolara yakın bir faiz ödemesi yapmak zorunda olmasından ileri geliyordu. döner sermayesinde bir sıkıntı olmaması yıllık 40 m dolar kar etmesi anlamına gelmediğinden, faizler nedeniyle makas açıldı da açıldı. 30 m dolar bir kar (100 mtl) etseniz dahi 35 m tl zarar açıkladığınız bok gibi bir sistemden bahsediyoruz yani. riva'dan gelen paralar bu oyunculara harcanmadı. riva'dan gelen paralar ile krediler kapatıldı. bir başka ifade ile, riva'dan gelen paralar ile yıllık 130 milyon tl gibi yola sokağa attığımız bir parayı artık atmayacağımız bir düzen oluştu. en azından bizlere söylenen bu idi.

    iyi bir galatasaray'ın 3 senede elde ettiği para 1 milyar türk lirasının üzerindedir. ünal aysal zamanında elde edilen gelir bu idi. zaten, genel kurul nezdinde yaşanan temel sorun, 1 milyar tl gibi çok ciddi bir gelir elde edilmesine rağmen, sadece kur farkı ile açıklanamayacak bir şekilde borçların kapatılamaması, zararın artması idi. özetle; galatasaray, doğru yönetilirse ve sportif başarı elde ederse, tüm şubeler nezdinde konuşuyorum senelik 100 m euro harcamasına rağmen kar açıklayabilecek bir yapıya sahip olabilecek kadar büyük bir camiadır; finansal tablolar bu dediğimin mümkün olduğunu ortaya koymaktadırlar.

    yine riva konusunda şunu da söyleyeyim; riva alındığı zaman da selahattin bayazıt hakkında bunak, kulübün parasını çarçur ediyor gibi ifadeler kullanılmış; o dönemi hatırlamıyorum elbette 85 doğumluyum; ancak babam hatırlıyor. bugün o "bunak" denen adamın vizyonu sayesinde götümüzü toparlama imkanımız doğdu. ha dursun bunu ne kadar yapabilir? gelir - gider dengesi içerisinde yapılan transferlerin mali külfetlerinin yangın edebiyatı yapılmasını gerektirecek seviyede olmadıkları rakamlar ile ortaya konmuş. elbette belhanda, ndiaye, tolga, eren gibi adamlara verilen paralarn fazla olduğunu ben de düşünüyorum ama ikisi farklı şeyler.

    dursun'u gömelim ancak riva galatasaray'ın tek geliri idi, gitti ve öldük demeyelim. şunu da söylemek istiyorum; açılan faiz makası nedeniyle "velev ki karşı duracak bir başkan olsa idi" dahi, yıllık binen faiz borcu > riva'nın olası yıllık değer kazancı. olacaktı. bana kalsa 10 sene önce satıp (ki o zaman borcumuzu tamamen kapıyor ve üstüne para kalıyordu) bu işlemi 10 sene önce yapmalıydık.

    edit: ilk gelirler yıllık rakamlar olacak; koymayı unutmuşum; düzeltildi.
  • deprem ile bağdaştırılmaması gereken arazi.beklenen istanbul depremi ile ilgili yapılan çalışmaların çoğunu içeriden takip eden bir jeofizik mühendisi olarak eğer depremi baz alıcaksan kesinlikle mevcut haliyle korunması gerek. riva ve çevresi (istanbulun kuzey tarafı) gelecek depremden hemen hemen hiç etkilenmeyeceği için deprem sonrası istanbulun en kıymetli yerlerinden biri olacak. kanal istanbul projesi ve 3. köprü bu planlamanın sonucu gerçekleştirilen projeler.

    peki bu arazinin maksimum değerini bulmasına ne kadar var dersek en az20-25 sene var diyebilirim rahatlıkla.

    kısaca bu araziyi elden çıkarmak bildiğin tavuğu altın yumurtlayacakken kesmek olur.
  • çiceğimiz, baharımız, sermayemiz idi.

    komisyon paraları içinde heba oldu gitti güzel arazimiz.

    yayında ve yapımda emeği geçenler; her kuruş boğazınızda tıkansın. çoluğunuz çocuğunuzun boğazından da geçecek o kirli paralar. yaptıklarınız yanınıza kar kalmayacak. emin olun!

    ve dursun'a tam yetki veren 80'lik fransız liseliler. senelerce aldığınız beddualar ile yattığınız yerde ters döneceksiniz.

    nefret söylemi diyip silme moderatör!

    (bkz: hırsız var)
  • sözde galatasaraylı dursun özbek denilen herif tarafından türlü dalaverelerle birilerine! peşkeş çekildi. bu satışın ülkenin çok yanlış bir döneminde, 70 yaşına gelmiş hayatımda gördüğüm en yalancı, içinin pisliği yüzüne vurmuş bir galatasaray başkanının dönemine denk gelmesi çok üzücü. buradan gelecek para galatasaray'ı çok ama çok rahatlatabilirdi.
  • ekim ayı içerisinde gayrımenkulün elden çıkarılması ile alakalı kongre var. fakat önerilen proje hakkında medyada tek bir bilgi yok. bunu anlayamıyorum. galatasaray'ın geleceği bu araziler. sadece yönetim kurulu değil taraftar da bilgilenmeli, tartışmalara katılmalı. her kafadan bir ses çıkmalı, kakafoni oluşmalı. bu şekilde girilen bir oylamadan çıkacak sonuç çok daha sağlıklı olacaktır.

    ne planlanıyor anlamıyorum. belki de kongre üyeleri bu konu gündem olmadan bazı hatırlı kişilerce kullanacakları oyla alakalı telefonlar alıyordur? benim kafamdaki bu şüpheler gitmeli arkadaş... diyelim ki projeden 600 milyon eu geldi. normalde ise piyasası 400 milyon eu... insanların kafasındaki soru işareti giderilmezse başarı bile tatmin edici olmayacaktır.

    ayrıca oylama kesinlikle ama kesinlikle gizli yapılmalı.
    anasını satayım galatasaray adasının gazoz fiyatları bile günlerce tartışılıyor önce divan kurulumuz, sonra yönetim kurulumuz en son da kongremiz tarafından. akabinde ancak oylanıp en bedava olacak şekilde karara bağlanıyor. 500 milyon dolar mı, 1 milyar dolar mı muhabbetleri dönüyorken ortada kimse kusura bakmasın an itibarıyla geçen süreç şüphe altındadır.
  • hala yok satmayalım, 50 sene daha bekleyelim değerlensin diyen görüyorum.

    arkadaş , insanda azıcık mantık biraz da matematik olsa şu riva olayını çoktan idrak ederdi.

    banka faizlerinden senede 40 milyon avro ekstra bedel ödüyoruz. yani kabaca 120 milyon tl. ee sen bu riva'yı atıyorum 20 sene sonra değerlendireceksin 20*120=2 milyar 400 milyon tl faiz ödemiş olacaksın en pozitif bakış açısıyla. kaldı ki yıllar geçtikçe borcun ve faizin arttığını da düşünürsek bence bu miktar 3 milyar tl'den aşağı olmaz. yani riva'yı 20 sene daha bekletmenin bize maliyeti tamı tamına 3 milyar tl...

    peki 20 sene sonra riva aynı değerde mi olacak? hayır, elbette gelişim gösterecek ve fiyatı artacak. ne kadar artacak? 30 senede gele gele 350 milyon dolara gelen arsanın bir anda 50 milyar dolara sıçramasını beklemiyoruz herhalde değil mi? olsa olsa 700 milyon dolar olsun. kar 350 milyon dolar yani kabaca 1 milyar 50 milyon tl.

    alın size 20 sene bekletelimciler... riva değerlendi değerlenmesine de yaklaşık 2 milyar tl zarar ettik o ne olacak.

    bakın daha bu hesaba riva satıldıktan sonra faizler olmadığı için elde edilecek senelik yaklaşık 30 milyon dolarlık karı katmadım bile. senelik 90 milyon tl'den 20 senede 1 milyar 800 milyon tl de buradan karımız var. oldu mu sana 20 sene ertelemenin zararı 3 milyar 800 milyon tl.

    riva'yı devletten başka kimse alamaz, ne buna gücü yeter ne parası yeter ne de öyle bir araziye yatırım yapar.

    devletin elinde aldığı bölgenin değerini imarlarla artırma olanağı var, bu yüzden yatırım yaparken korkmaz. ancak elin iş adamı orayı almaya yürek yetiremez çünkü orası şuan bomboş bir arazi, dağlık ormalık bölge. devletten başka kimse o paraları vermez. v e r m e z.

    ünal aysal dönemimde özel bir firma oraya 150 milyon dolar önermiş. düşünün yani, devlet daha avantajlı bizim için.

    ancak galatasaray'ın önünü kesmek isteyenler riva'nın değerlendirilmesine karşı çıkar. çünkü mantıklı adam bilir ki değerlendilmediği her sene galatasaray'ın aleyhine işliyor. dursun özbek yönetimi bu konuda iyi işler yapıyor zannedersem. özellikle belirtilen miktarlarda para girişi olursa kasamıza, herhalde galatasaray'ımız çağ atlar, avrupa'da zirveye oynar. borç psikolojisi ile yıllardır bizi dünya zirvesinden koparmaya çalıştılar. riva değerlendirilirse borç da kalmayacak. işte o zaman hali hazırda riekerink bey de başımızdayken ne güzel bir dönem olur değil mi bizler için?

    her şeyi geçtim kulübün borçlarının sıfırlanmasını, ekonomik olarak dünya zirvesi ile yarışacak konuma gelmesini, yeni bir sistem ve ekol ile avrupai modele geçme fırsatını yakalamasını hangi teknik direktör varken yaşamak isterdiniz?

    - fatih terim mi?
    - bülent korkmaz mı?
    - hasan şaş mı?
    - pereira gibi çapsızlar mı?
    - ne idüğü belirsiz hocalar mı?

    yoksa jan olde riekerink ile mi?

    hülasa, en doğru zamandayız. tam yeri tam zamanı...
  • değerlendirilmesi konusunda çok ince eleyip sık dokumalıyız. bu ve florya arazileri galatasaray'ın son şansları. maksimum karı elde etmek zorundayız, eğer ilerleyen senelerde büyük paraya gidecekse beklemekte fayda var. hepsi yerine bir kısmı değerlendirilip belki kulüp de biraz rahata erdirilebilir.

    ayrıca riva satıldıktan sonra yine 1 milyar tl borca erişirsek o zaman bu borcu kapamak için elde bir riva daha olmayacak. o yüzden ilerisinin yapılanması çok iyi yapılmalı. tüzüğe kulübü belli oranlarda zarara sokan başkanların görevlerinin düşmeleri gibi maddeler eklenebilir. görevi galatasaray'ın parasının yanlış ve boşa harcanmasını engellemek olan bir departman kurulabilir, şirketler ve üniversitelerdeki satın alma departmanları gibi. daha pek çok çözüm üretilebilir. ekonomik olarak düzlüğe çıkmış bir galatasaray türkiye'de tutulması en zor güç olacaktır.