• 2
    bu da egzersiz bisikleti gibi beygir'i bunaltan dolabın başka bir modelidir. genellikle rakı-kebap ikilisi ile sıkı fıkı abilerin yaş kemale erince gözüne can simdi gibi görünse de, üç gün üzerinde koştuktan sonra her gün üç buçuk paket sigara'nın yanı sıra bir yetmişlik rakı eşliğinde gövdeye indirilen kebabın verdiği ağırlık ve bünyeyi kaplayan dolap beygirliği psikolojisi nedeni ile out olup bulunduğu mekandan sonsuza kadar uzak durulur. bu abi'ler daha sonra yüzme filan yapmaya çalışsalar da :

    (bkz: dolap beygiri hep başladığı yere geri döner)
  • 6
    eve alındığında ilk 1 hafta korkunç bir heves ile kullanılır. ikinci hafta aynı heves devam eder. üçüncü hafta seyrekleşir. dördüncü hafta durma noktasına gelir. beşinci hafta durur. altıncı hafta sadece koşmakla kilo verilemeyeceği anlaşılır. yedinci hafta balkona kaldırılır. sekizinci hafta balkonda yer kaplıyor diye depoya konulur. dokuzuncu hafta çürümeye başlar. onuncu hafta çürür. onbirinci hafta en yakın spor salonuna kayıt yapılır.

    not: kapalı alanda koşup üstüne yıkanıp kanepeye uzanıyorsanız ne yazıkki bunun hiçbir faydasını göremezsiniz. spor salonlarında koşu bandı üzerinde koştuktan sonra diğer cihazları da kullandığınız için işe yarayabilir. bu yüzden koşarak ya da yürüyerek kilo vermek istiyorsanız bunu oksijenin bol olduğu bir ortamda yapmalısınız mesela ;

    (bkz: sahil )
    (bkz: orman)
    (bkz: dağ bayır çimen)
  • 7
    geçen sene son defa koşturup bıraktım. tavsiyelerim:

    1-kesinlikle bunun üzerinde tepişirken yanınızda arkadas olmasın. ( sürekli hızı arttırıyor bu arkadas )
    2-kademe anlayışı ile hiç uğraşmayın. ( sonuçta ha tek tek hızlanmışım ha bir anda )
    3-tavsiyem yeni başlayanlar için 15'i geçmeyin. ( makine aklınızı alır avare olursunuz )
    4-madem 15 i geçtiniz 24' e kadar yolunuz var. ama sizi elektriklenme zorlayabilir. ( fazla sürtünmek )
    5-arada bir nabız ve kalori sekmesine göz atın fakat yüz vermeyin.
    6-olurda içinde bulunduğunuz ortama hediyem olsun diye 30 a yükseltirseniz o dakikanın keyfini yaşayın. ( renk değiştiriyorsunuz)
    7-sizi patates çuvalı gibi salladıktan sonra hemen aleti durdurup yere basmayın.
    8- önce yavaş yavaş seviyeyi düşürün. (lakin bir anda inerseniz kafa allak bullak oluyor)
    9-yukarıdaki sekiz madde benim adıma uygundur. ( bana uyar )
    10-diğer dokuz maddenin değiştirilmesi teklif bile edilemez.
  • 9
    geçen sene çok çılgın bir öğrenci evinde kalıyordum 2 arkadaşımla birlikte. çocukların evde yok yoktu, akvaryumda timsah mı dersiniz, maket uçak denemeleri mi dersiniz, sokaktan getirilmiş bank mı dersiniz... elemanlardan bir tanesi arada bir kafayı kırar, tozlanmış koşu bandının üstünde 10 dakika koşar, sonra da bir sigara yakardı. o sırada ben de "eye of the tiger"ı açıp herifi gaza getirmeye çalışırdım.

    gelgelelim sonra kirayı ödeyemez duruma gelince ilk satılan şey de, hiç binilmeyen koşu bandı oldu. dünyanın en gereksiz icadıdır bence, bir kere koşşuyorsun koşuyorsun hiç bir yere varamıyorsun.
  • 12
    ortalama bir türk evinde(aile-öğrenci-bekar hiç farketmez) yeri olmayan cihaz. vücut geliştirme-fitness salonlarının ayrı bir köşesinde dizi dizi inciyiz, güzellikte birinciyiz edasıyla yer alırlar. parçalama döneminde olan ya da ısınmak için birkaç dakika ter atan vücut geliştirmeciler haricinde salona yeni yeni başlamış şişmanuslar ve kadınların hakimiyet alanıdır. bu şekilde kullanıldığı zaman şişman bir erkeği zayıflatmak için maksimum verime ulaşır bu alet. zira toplu olarak salona gelen türk kadını bu koşu bantlarını grup halinde işgal edip altın günü tarzı bir muhabbet ortamı kurar hemen. bu curcunanın ortası düşen zavallı şişman türk erkeği en kısa zamanda salonun o taraflarından uzaklaşmak adına büyük bir hırs içinde antremanını tam performansla yapar.
  • 13
    evde kullanılmak üzere satın alındığında, bir iki hafta kullanıldıktan sonra çöp, hurda gözüyle bakılan aletlerdir. dün de bir kız öğrenci evinde gördüm ki, kollarına dizi dizi çantalar dizilmiş, bantın üzerine ayakkabılar çizmeler yerleştirilmiş, amacından sapmış. işte spora bakış açımız.

    edit: imla
  • 14
    haftanın 4 günü 25 dakikamı geçirdiğim alet. stres topu gözüyle bakıyorum ben koşu bandına. çıkıyorum ilk 10 dakika tempolu yürüyorum ve ondan sonra yavaş yavaş hızlanarak koşmaya başlıyorum. onun üzerindeyken geçirdiğim her dakika sanki dertten kederden bir nebze uzaklaşıyorum. uzun bir müddet kullanırsanız, kullanmadığınız her gün içinize dert olur. yakından tanısanız siz de seversiniz*
  • 18
    vücut yapmaya başlamadan önce vücuttaki yağı eritmeye en çok yardım eden aletlerden biridir. verdirdiği kilolar yağ olarak vücuttan atılmaktadır ve yanında diyette yapılırsa 3-4 ayda güzel sonuç alınır. 1 kg kasın hacmi tenis topu kadarken 1 kg yağın basket topu kadardır. yani vücudumuzdaki basket toplarını atmak için koşmak güzel bir egzersizdir.
  • 20
    siz siz olun herkesi dinlemeyin kosu bandı yararlı bir alettir, ancak 30 dakika boyunca sürekli aynı hızda kosarsanız hicbir ise yaramayacagı dogrudur.nabzınızı sürekli düşürüp yükseltmeniz gereken bir alettir. hızınızı arttırıp düşürmeniz gerekir iste bu sürede yag yakmaya baslarsınız. tabi ki sadece kosu bandını kullanıp kilo veremezsiniz bunuda unutmayın.
  • 21
    kendisi bok gibi bir alettir. bu aleti kullanarak millet koştuğunu falan zanneder hatta. aslında plastik bir bandın üzerinde zıplamaktan başka bir şey değildir. bir de bu aletlerin üzerinde yaktığın kalori falan yazıyor akjshdakjsdhkjasdha. yazık mk. ''10 km hızla işte 30 dakika koştum.'' diyor. yani 5 km koşmuş bu adam. çık bir dışarı da 5 km koş bakalım görelim nasıl oluyor.

    bide bunun türevleri var. bisiklet falan. millet şu aletleri kullanıp kilo verme adına spor salonlarına yazılıyor. he veriliyor tabi. ama 1982738127 günde.
  • 23
    nefis bir allettir. evimde reebok i run modeli var. müthi$ i$ler çikartiyor. 15 derecelik bir açi ile yoku$ ayarina getirebiliyorsunuz. çe$it çe$it programlari var. ben mütemadiyen manual ayarli 9km/h dan 12km/h ya ve oradan tekrar 9.5km/h dü$erek haftanin 4-5 günü öglenleri 40 dakika ko$uyorum.

    baba olana kadar ve olduktan sonra bir 7 kilo aldim. $imdilik 2 aylik bir egsersiz sonucu 5 e dü$ürdüm.

    türk insani genellikle kilo aldiktan sonra spora ba$ladigi için, tavsiye edebilecegim bir alettir.

    belki bir elliptical cross trainer in yerini tutmaz ama, bendeki model kapanip, katlandiktan sonra 1.59x72x24 boyutlarinda oluyor ve kolaylikla kapinin arkasina gizleyebiliyorsunuz.

    daha önceleri bir elliptical cross trainer im vardi. spor yapmadigim vakitlerde öyle evin ortasinda bir ton yer i$gal ediyordu, ko$u bandini aldiktan sonra bayagi bir rahat ettik.

    $u an itibari ile benim için mükemmel bir alet. öglen eve geliyorum, üstüme bir aklet altima da bir short geçirip, ba$liyorum ko$maya. tabii ki di$arida ko$mak daha etkili ve eglenceli ama gel gelelim vaktiniz kisitli ise, evde e$inize ve çocugunuza kar$i sorumluluklariniz var ise, böyle bir home trainer harika oluyor. bu alet bana nereden baksaniz her seferinde 20-25 dk. kazandiriyor.

    piyasa da bir çok model var. bir çogu da çin mali. bu aletlerden kaçinin. almak isteyenler varsa, reebok, kettler ve tunturi modellerini öneririm.

    ayriyeten gidip yenisini almayin. ebay de tonla 2. elleri mevcut.
  • 25
    düzenli kullanıldığında faydalı olan meret. ben 3 ayda 12 kilo verdim. bir nevi cardio aleti. nabız dengesizliği yaratırsanız daha faydalı olur. 5 dakika 6,5 km hızla, 5 dakika 9,5 km hızla toplam 40 - 45 dakika koşuyorum ve kondisyonumun geliştiğinin farkına vardım. daha önce dik yokuşlarda kesilirken şu an deli gibi çıkıyorum. artı olarak şöyle yapabilirsiniz; koşarken farklı şeylere odaklanın tv varsa onu seyredin, telefonla uğraşın, şarkı söyleyin. koşu yaptığınıza odaklanmayın, bu şekilde zaman sizin için daha çabuk akacak ve ne kadar süre koştuğunuzun farkında bile olmayacaksınız.