resim
Johannes Hendrikus Olde Riekerink
Görev:Teknik Direktör
Takım:Dewa United
Yaş:63
Uyruk:Hollanda
  • 839
    kendisi takımımızın başındayken, altyapı tecrübesini en iyi şekilde değerlendirebilmemiz için, kenya'dan olur afrika'dan olur güney amerika'dan olur kuzey ülkelerinden bile olur kamyonla adam yığmamız lazım floryaya. 1 tane serdar aziz alacağına bu tarz genç 200 adam getir aralarından bırak serdar aziz kalitesini, keita bruma melo kalitesinde kaç adam çıkar kim bilir :)
  • 571
    gs.org'dan acip su adamin yaptirdigi idmanlari biraz incelemesini oneriyorum herkese. bugun de 3 idman yaptiracakmis takima. sabah ormanda cross calismasiyla baslatip, oglen dayaniklilik ile devam edip aksam da taktik calistiriyor genelde. bu yazdigimin cok daha detayli hali onceki gunlerde yapilan idman raporlarinda bulunabilir.

    en son kalli zamaninda boyle calisiyorduk ki o sene boyunca takim fizik ve tempo bakimindan cok iyiydi. riekerink hocam dogrularin pesinden kosmaya devam et.
  • 957
    kendisi rijkaard dahil uzun yıllardır takımın başına gelen en iyi kadro mühendisidir. dolayısıyla gün olur da hoca olarak başkası gelecekse dahi kadro mühendisliği açısından kendisinin kulüpte kalması gerekir.

    karabük maçında "çok daha iyi bir kadrosu olmasına rağmen..." denmiş ama %30 topla oynamasına rağmen 118 km koşan ve kapanan bir karabük'e karşı, ligin ilk maçında, evet şansa da olsa maçı kazanmıştır. karabük'ün "maçı kazanabilirdi" dediğimiz ataklarına baktığımızda, carole'ün bireysel hatsından doğan pozisyon dışında, bireysel olarak tel tel dökülen linnes-chedjou-selçuk-sinan dörtlüsünün olduğu sağ taraftan, çıkarken kaybedilen topların kalemizde pozisyon olduğunu görüyoruz ki kendisi 39. dakikada değiştirebileceği tek adamı değiştirdi. kendisini savunmak için savunmuyorum yanlış anlaşılmasın ama karabük eğer koşu mesafesi ve diriliğini sezon boyunca yaklaşık mesafelerde tutarsa lig sonunda göt zoru ile kazandığımız maça çok değerli bir üç puan olarak bakabiliriz.

    yine belirtmek isterim ki serdar dışındaki bütün transferler sahada olduğundan, yedekteki tek hamle adamı yasin olan bir hocayı gömmek çok doğru değildir.

    yukarıda saydıklarımı kendisini savunmak için söylemiyorum. eksiklerimiz var, ne var ki kendisi de gerek maç sonu, gerek hafta içinde yaptığı açıklamaları ile eksikler konusunda doğru tespitleri yaptığını kanıtladı.

    oynadığımız 4-2-3-1 sisteminin bel kemiği 2'linin defansif gücü olan adamıdır ve bizim takımda melo sonrasında böyle bir adam yok. diarra veya o ayarda bir topçu alınırsa, otomatik olarak hem defansif hem ofansif kurguda takım sınıf atlayacaktır. bunun en basit örneği kante'li leicester ve kante'siz leicester'dır.

    ben, josue, poldi ve cavanda üçlüsü kadroya katıldıktan, dos transferi tamamlandıktan sonrası için ümitliyim. şampiyon oluruz ya da olmayız bunu bilemem ama ofansif oynama çabası, hak edene forma verme, eksikleri doğru tespit edebilmek önemli bir hoca için en önemli 5 kriterin üçü. diğer ikisi şampiyonluk yarışında moral motivasyonu yüksek, oyuncu üzerindeki baskıyı düşük tutmak ve maç sırasında oyuna müdahale yeteneği. bunlar da 1 maçta görülebilecek şeyler değil. evet, ben takımla geçirdiği 2 ayı bu süreye dahil etmiyorum zira kendi kurmadığı, kendi sezona hazırlamadığı bir takım üzerinden hiçbir hocayı eleştirmek doğru değil.

    inşallah sene sonunda bizim dışımızdakilere de "riekerink bey" dedirtecektir.
  • 749
    adamın dibi aslan hocam ya, 10 yıllık sözleşme yapın şu adamla, teknik direktör olarak çalışmasak bile ileride, sportif direktörlük olur, altyapı sorumluluğu olur, ne bileyim idari koordinatörlük olur, bir şekilde görev almalı bu kulüpte her zaman. wes emekliye ayrılınca onu da yanına alır, kulübün futbol aklını oluştururlar beraber güzel güzel.
  • 1571
    benim için en büyük başarısı,

    - henüz takımda yeni transferleri oynatamayacak durumdayken (serdar aziz, sightorsson, nigel de jong, cavanda) ve bunlardan sadece eren ve tolga'yı kullanabiliyorken,

    - yeni transferlerden kullanabildiği iki kişi, eren ve tolga, ödenen paralar nedeniyle eleştirinin odağındayken

    - yine takımın en önemli kozlarından olan podolski'yi süper kupa maçında kaybetmişken ve eldeki malzemeye mahkum kalmışken

    - camianın en çok para ödediği genç yetenek olan bruma'dan ümit tamamen kesilmişken

    - daha da önemlisi kulübün yönetiminde basiretsizliğiyle mizah konusu olmuş dursun özbek yönetimi varken

    - geçen sene devraldığı takım önce hamza sonra mustafa denizli tarafından derbeder edilmişken, ligi ilk 6'nın dışında sürdürürken ve riekerink'in kendisine "altyapı hocası" gözüyle bakılırken

    bu faktörlerin hepsini 180 derece tersine çevirip şampiyonluğun en dominant adayı bir takım oluşturup sistem monte edebilmesidir.
    adamın sadece 6 ayda içinden çıktığı kaosa baktığınızda bir teknik direktörün tüm kariyeri boyunca başına gelebilecek tüm tersliklerin geldiğini görebiliyorsunuz.

    buna rağmen ayakta kalıp, direnip güreşebilmesi bile müthiş bir olay.
  • 1270
    (bkz: 24 eylül 2016 beşiktaş galatasaray maçı) öncesinde bilgi ve tecrübesine inandığım, inanmak istediğim canıımız hocamız...

    neden? çünkü ben işin içinden pek çıkamıyorum...
    ilk defa bir beşiktaş derbisini kafamda oynatırken "işimiz baya zor" diyorum açıkçası...

    hepimiz biliyoruz ki beşiktaş deplasmanları derbi niteliğindeki en kolay maçlarımız olmuştur bu zamana kadar. dileyen google'dan açıp wikipedia'daki derbi tarihine bakabilir, galatasaray'ın beşiktaş derbilerindeki ezici üstünlüğü sebebiyle tablonun sonuç kısmı çoğunlukla sarı-kırmızı'dır...

    ancak bu sefer derbi biraz farklı nitelikte maalesef:

    - beşiktaş tarihinin en kompakt ve özgüvenli kadrolarından biriyle sahaya çıkacak, geçtiğimiz sezonun şampiyon kadrosunu güçlendirerek ilerlediler ve "yeri dolmaz" denen oyuncularının yerini doldurmuş görünüyorlar,

    - en büyük tehdit kadro ve oyunculardan önce şenol güneş... beni tanıyanlar biliyor ki şenol güneş'e karşı büyük bir hayranlığım var geçmişten bu yana. çok iyi hoca. ligi hocamızdan iyi tanıdığı da kesin. bizim bu sene güçlenen noktalarımızı öngörmek konusunda çok işler başarabilir mi emin değilim ama misal eren derdiyok'u gayet iyi tanıyor olması dezavantaj

    - maç ilk defa vodafona arena'da... vodafone arena'nın ilk derbisi. beşiktaş bu motivasyonla sahaya çıkacak. coşkuları bir hayli üst düzey olacak yani. şenol güneş'in "saldırın ulan" modunda bir hoca olmasının etkisiyle çok yüklenebilirler, şükrü saraçoğlu benzeri bir baskı ve ambians oluşturabilirler, onlar için de bu ilk örnek olacak, beşiktaş taraftarının dengesiz ve rahatsız edici profili de canımızı sıkabilir,

    - talisca'nın formu rahatsız edici, evet aman aman bişey yapmadı diyebiliriz, ancak sıkıntılı nokta uzaktan yoklarken çok sert vurması, muslera müthiş bir refleks kalecisi ancak talisca'nın muslera'ya ne gibi zorluklar çıkaracağını kestiremiyorum,

    ha bunlar beşiktaş için "+" diyebileceğimiz noktalar, bunlar için düşünülebilecek, ya da ibreyi bize çevirebilecek şeyleri de yazmadan edemeyiz, hocama en güvendiğim noktalar bunlar:

    - jan olde riekerink'in hollanda stili futbol yapısı, maçın tamamında topa hükmetme, bol pas yapabilmek, topu olabildiğince rakibe göstermeme, çabuk geri dönme ve takım halinde topun gerisine çekilme üzerine kurulu, eğer bunu bu maçta da uygulayabilirsek beşiktaş'ın tehditleri önemli ölçüde indirgenecektir,

    - beşiktaş seri paslarla rakip kaleye geliyor, ancak son zamanlarda bu durum, özellikle bek bindirmeleri sebebiyle biraz da olsa azalmış görünüyor, pas trafiğini yöneten oyuncunun oğuzhan olması ve oğuzhan'ın sakat olması bir avantaj, bek bindirmeleri konusunu çözüme kavuşturursak elimizi rahatlatırız gibi geliyor,

    - beşiktaş'ın santrfor zafiyeti... cenk tosun iyi iş çıkarıyor bu ara, ancak galatasaray'a karşı cenk tosun ile anadolu takımlarına karşı cenk tosun aynı şey değil, bunu süper kupa finalinde gördük, aboubakar yeterince süre alamadı, tehlikeli bir adam olduğunu biliyoruz ancak maç formu eksikliği etkileyecektir,

    - beşiktaş'ın da tıpkı galatasaray gibi en yumuşak karnı stoper, tandem kısmı, bunu düzeltmiş değiller, galatasaray'da eren derdiyok bu tandemi yaracak ve yoracak kadar etkili bir isim, iki stoperi de kendi peşine takacaktır diye tahmin ediyorum,

    - bir önceki maddeye bağlı olarak, eren'in peşine stoperleri takması, beklerin ileri çıkmasına engel olacaktır, bu da bruma ve diğer kanat oyuncumuzun beşiktaş bekleriyle birebirlere girmesi için büyük fırsat,

    - uç kanat oyuncularımız çok belirleyici olacak bu derbide, şuana kadar oynadığımız 4 lig maçında da kapalı oynayan takımlara karşı hücum etmeye çalıştık, rakipler tabiri caizse 10 kişi defans yapmak durumunda kaldılar, haliyle süratli ve boşa kaçan, dribling özelliği olan bruma, yasin, sinan gibi isimler etkisiz gözüktü, ancak ilk defa beşiktaş gibi kazanmaya oynayacak bir rakiple oynamak, kanatlarda boşluklara yol açacaktır, ya beşiktaş bekleri hücuma destek verip bruma ve yasin'e alan açacaklar, ya da tehdit karşısında beklerden destek gelmeyecek ve oyun tıkanacak, her iki durum da bizim için avantaj olur,

    ön görebildiklerim bu kadar, eminim hocamız riekerink de bu durumun farkında...

    gazetelerde, doğruluğu ne düzeydedir bilinmez ancak bugün yazılan bir yazıda;

    -"riekerink oyuncularına kanattan yapılan orta sayısının yetersiz olduğunu, yasin, bruma, sabri ve carole'un içeri daha çok top kesmelerini istediğini belirtti, ayrıca açılan ortalarda dönen topları tamamlama hususunda sneijder ve selçuk'a uzaktan şut deneyin talimatı geldi" gibi bir içerik mevcut.

    bu eğer cidden hocamızın düşüncelerini içeren bir haberse umut verici. zira bunu söylerken hem eren'in hava topu üstünlüğü hususundaki hedeflerini dile getirmiş, hem de rakip kalecilerin şutlardaki zafiyetlerini değerlendirmeyi planlamış hissiyatı doğuyor...

    hadi hocam, al şu maçı da sevindir bizi...
  • 1046
    kendisi uzun vadeli bir proje adamıdır. mühendisliği olsun, oynattığı futbol olsun, yaptığı eylemler ve verdiği demeçler olsun bu dediklerimin doğruluğunu net şekilde ortaya koymaktadır.

    finans sektöründe her proje, avukatlıkta her bir dava, doktorluktan her bir vaka aslında bir projedir ve çok çok nadir hallerde pürüzsüz ilerleme imkanı vardır. bu ne demek? sıkıntılar yaşayacağız demek.

    bir önceki entry'imde (bkz: #2018643) fatih terim'in euro 2016 sonrası istifa edip başa gelmek istediğini söylemiştim ki son çıkan dedikodular ve haberler de niyetinin bu olduğu ancak izin konusunda sıkıntı yaşadığını kanıtlar nitelikte. bu bağlamda resmi riekerink dönemi serdar ve sabri transferlerinin de mesnedi ortaya çıkıyor. bu fatih hocanın niyeti ve lobisi olması; yani riekerink hocamın üzerinde bir balta sallanması anlamına geliyor.

    şu anda bu baltayı kimsenin göremiyor olamıyor veya hissetmiyor oluşunun yegane sebebi aklıselim taraftar profili. nitekim, bu işin, daha doğrusu bu projenin uzun vadede büyük işler yapabileceğine inanıyor taraftarın büyük bir kesimi. buna ft'nin gidişine kırgın kesimi de eklersek şu anda riekerink hocanın koltuğu sağlam.

    öte yandan sonuç odaklı, sabırsız taraftar profilinin de yüzdesel payının arttığını gözlemliyoruz. bu da, "yeter ki kısa vadede başarılı olalım, uzun vadeyi uzun vadede düşünürüz" diyen, futbol kültürünün yerleşmesi bakımından "zararlı" insan sayısının az olmadığını gösterir.

    burada önemli pay taraftarın. nitekim taraftar "gitsin" demedikten sonra hocanın kovulduğu futbolda pek görülen bir durum değildir. bu durumun yaşanması da esasen, çizilen projenin uzun vadede getireceği faydaları öngörebilen, yukarıda belirttiğim "aklıselim" taraftara bağlı. uzun vadeli düşünen bu taraftarın, sonuç odaklı yaklaşan heyecanlı taraftarlara karşı durması, onlara projeyi ve olası sonuçlarını anlatması, onları da kendi tarafına çekmesi önemli.

    isimlerden bağımsız olarak bir projeden bahsediyoruz. mevcut yabancı sınırı nedeniyle lucescu'nun elinde olmayan, ancak doğru hamleleri yaptığı taraflı tarafsız herkesin kabulünde olan riekerink hocamın elinde sonuçlarını uzun vadede göreceğimiz bir proje bu. bu nedenle, şampiyon oluruz olmayız, iyi futbol oynadıktan, galatasaray kültürüne ve ruhuna yakışır işler yapıldıktan sonrası boş işler. tersini gördük. 4. yıldız sonrası dönem kısa vadeli projelerin bizi mutlu etmediğini gösterdi. bir kere daha aynı kısır ve zararlı döngü içerisine girmemek için, elimizden gelen bütün çaba ile projeyi ve proje koordinatörü riekerink bey'i desteklemeli ve destekletmeliyiz.

    edit: yanlış entry refere etmişiz. düzeltildi.
  • 1436
    http://www.ligtv.com.tr/...kun-golunu-yorumladi

    ekteki vidyoyu izleyince eminim siz de maç esnasında heyecan ve golün sevincinden detayı fark etmediğinizi göreceksiniz.

    adeta bir basketbol koçu gibi hücum çizmiş, tam kafasındaki gibi uygulanamasa da sonuç istediği gibi olmuştur. her şeyden önemlisi takımın artık böyle şeylere de çalıştığını, bir şeyler için çabaladığını görmek bence. umarım sonuçlar da yolunda gider, birliktelik uzun ve başarılı bir dönem olarak tarihimizde yerini alır.

    kupalara layıksın sen, şanlı galatasaray.
  • 1802
    bu adama yapılan yapıcı eleştirileri okuyunca hak veriyorum, riekerink de kendisine yapılan yapıcı eleştirileri kabul edebilen bir adam zaten. ama sırf eleştiri yapmak için yapanlara da gülüyorum. bazı kişilerin kafalarında riekerink'in kredisi falan var. o kredi tükenince yüksek ihtimal "istifa" seslerini de duyacağız. bu sesleri olası bir kötü geçecek kadıköy deplasmanı sonrası duyacağımız da kuvvetle muhtemel. ama benim kafamda herhangi bir kredisi yok. tıpkı ergin ataman'da olduğu gibi. daha iyileriyle çalışamayacağımıza göre eldekilere bir ömür biçmenin de mantığı yok. sana göre kötü ama kötünün en iyisi de bu.

    ligi 6. bitirelim. devam etsin. kısa vadede göz boyayan 1-2 kıytırık şampiyonluk dışında ne kaybederiz? biz en iyilerle de bir sürü şampiyonluk kaybetmedik mi? bu zamana kadar hep yolladık, dönüp dolaşıp aynı yere gelmedik mi?

    uzun vadede sürekli kaybettik. biraz da böyle kaybedelim.
  • 3616
    bana göre 2,5 senelik dursun özbek dönemindeki tek güzel şey olan hollandalı spor insanı. kendisi gayet içten, güleryüzlü ve işine saygı duyarak kulübe hizmet etmeye çalışan birisiydi. igor tudor'dan çok daha iyi niyetli ve işini önemseyen bir çalışma anlayışına sahipti. nitekim bitik ve berbat bir sezon geçiren takımla hiç beklenilmedik şekilde iki kupa kazandı. giderken de liderin 5 puan gerisinde bir takım bıraktı. sonra tudor geldi takım yarıştan koptu. üstelik tudor fütursuzca başakşehir ve beşiktaş'ın galatasaray'dan daha iyi olduğunu belirten açıklamalar yapıp durdu. riekerink ise galatasaray'ın türkiye'nin en büyük takımı olduğunu her zaman vurguluyordu. ben mesela tudor'u zerre kadar sevmiyorum. ama riekerink'i çok seviyorum. çünkü tudor aklımda daima medya ile kavga eden, futbolcularıyla tartışan, östersunds'a elenilmesinden hemen sonra havuzda stres atacak kadar gamsız bir imajla yer etmiş. riekerink ise daima pozitif, sadece işini yapmaya çalışan, galatasaray'ı iş olarak gören değil de kültürünü ve tarihini benimsemeye çalışan bir imajla yer etmiş aklımda.

    kapanışı da takım seninle her maç kazandığında adını haykırdığım gibi haykırarak bitiriyim:

    mr. jan olde riekerink!
  • 1029
    yorumcu gecinen futbolcu eskilerini ciddiye almamasi gerektigini soylememe gerek olmayan adam. kendisi ne yaptigini biliyor, ve bundan taviz vermiyordur. bunu gerek kupada fener macinda, gerekte transfer sezonu icerisinde gonderdigi ve transfer ettigi oyuncularla goruyoruz. biri ilk defa bizi duydu.

    yerli sevici olup "aslolan galatasaray" diyemeyenleri de soyle alalim (bkz: bu sozluk gercek galatasaray taraftarini temsil etmiyor yeaa)
  • 2580
    gerçekten bazı şeyleri çabuk unutuyoruz.

    --- alıntı ---
    zamanının efsane ajax alt yapısının "efsane" olmasını sağlayanlardan biri olduğu, porto gibi yine alt yapı konusunda dünyada parmakla gösterilen takımlardan birinde görev aldığı için, galatasaray'ın alt yapısının başına gelmesi sneijder'in jor'a değil, galatasaray'a kıyağıdır.

    kendisinin a takımın başında olması ise, kimsenin bu galatasaray'ı, bu bütçe ve böyle bir sezon sonra yönetmek istememesi, herkesin (kıçı kırık denizli dahil) ardına bakmadan kaçmasından sonra olmuştur.

    unutanlar olmuş, abdullah avcı bile kendisinden çok kazanırken, şenol güneş ve dick advocaat bu adamın maaşının 3-4 katını almaktadır.

    sezon başında "bu sene geçiş senesi, bu seneden bir şey beklemiyorum" diyenler, devre arasına girmek üzere olduğumuz bu günlerde zirveden 3 puan uzakta olduğumuzda kendisine yemeden,içmeden, sistematik olarak, açıktan ya da alttan alttan hakaret etme derdindeler.

    işte bunlar, şerefsiz basının elinde top gibi oynadığı taraftar kitlesidir. basının her lafına, rakiplerin her gazlamasına koşarak giderler. bizim ahmak yönetim de bunları dinlediği sürece galatasaray iki adım ileri gidemez.

    her sene teknik direktör kovmaya devam ederseniz, yakında alt yapınızın başına geçecek adam bile bulamazsınız.

    --- alıntı ---

    https://eksisozluk.com/entry/64691387
  • 1768
    kısa vadeli bir proje ile en fazla bu günkü kadar başarılı olabilecek teknik direktör. bence kısa vadeli bir proje için bu günkü kadar başarı da yeterli. ancak unutmamak lazım 16/17 sezonunda bilic'ten beri yapılanan ve şenol güneş ile 2. sezonuna giren son şampiyon beşiktaş var. üstelik onlar hakem ve medya tarafından torpilliyken kendisi tam tersi bir muamele ile karşılaşıyor. kazanır mıyız, kazanamaz mıyız bilmiyorum ama eğer tek ölçütümüz şampiyonluksa gerçekten de hiç bir güzelliği haketmiyoruz. futbol sadece kaldırılan kupalardan ibaret değil. sempati duyduğunuz takımları bir düşünün. atletico madrid, dordmund... bir emeğin sonucu ortaya çıktı her biri. bana göre sabır jor hocam ile birlikte galatasaray'ı bu takımlara benzetecek.

    ben riekerink bey diyorum ve demeye devam edicem. size de tavsiye ederim.
App Store'dan indirin Google Play'den alın