resim
Johannes Hendrikus Olde Riekerink
Görev:Teknik Direktör
Takım:Dewa United
Yaş:63
Uyruk:Hollanda
  • 954
    takımımızda kolay kolay yapılamayacak devrim niteliğinde kararlara imza atmıştır.

    hiçbir şey yapamayan, koskoca sezonda türkiye kupası dahil 4 gol atmış buna karşın galatasaray'dan hunharca para alan bir santraforun biletini kesmiştir. mazide "umut kadar koşan çalışan var mı bu takımda" diyen ve bizi böyle yetersizlere muhtaç eden hocalarımızı hatırlatırım.

    yine kulübede bol bol göbek yapmış bir kanat oyuncusunu kapı dışarı etmiş, sinan gümüş gibi genç potansiyelli bir futbolcunun önünü açmıştır.

    sinan gümüş, bruma gibi adamlara forma şansı vermiş; galatasaray formasını hak etmeyen adamları kulübeye demirletmiştir. yasin öztekin gibi bir yetersiz sayesinde hak ettiği rotasyon oyunculuğuna geri döndü.

    sabri yerine alternatif üretmek için elinden geleni yapmış ancak martin linnes altın tepsi ile sunulan fırsatı şu an elleri ile geri itmek üzeredir.

    galatasaray futbol takımını duran toplarda son derece tehlikeli bir takım haline getirmiştir. öyle ki o duran toplar sayesinde fenerbahçe ve beşiktaş'ı devirdik.

    bence bütün bunlar mazideki yerli hocalarımızın ve potansiyel hocaların alamayacağı çok önemli kararlardı. bu kararlar desteği sonuna kadar hak etmektedir. ayrıca futbolcular tarafından da kabullenilmiş ve son derece sevilen bir hoca olmuştur. şahsen ben kendisi hakkında karamsar bir tabloyu şu an için görememekteyim. adam bar bar ön libero istiyorum derken şu an el freni mukabili, eski temposunu kaybetmiş bir orta saha ile ligi götürmeye çalışıyor. şundan eminim ki istediği ön libero alınırsa buraya da neşteri vuracak..
  • 2232
    daha once de yazdim; kizmiyorum kendisine. dursun aydin ozbek kendisiyle calisacak bir teknik direktor bulamadigi icin riekerink'i kerhen teknik direktor yapti. o da allah var elinden geleni yapti, yapiyor. bu kadro, bu yonetim sampiyon olamaz. asla olamaz. jor gitse mourinho gelse de olamaz.

    ha, jor iyi mi yapiyor isini? hayir. yeterli degil. one gectigimiz maclarda olumune gomulen bir taktikle derbilerde oynadi. pozisyona giremeyen bir takimimiz var ve cozum bulamiyor vs ama dedigim gibi sorumlu benim gozumde o degil, yonetim makaminda oturan zatlardir.
  • 1282
    kendisini göklere çıkarma sebebimiz kadro mühendisliği açısından doğru işler yapmış olmasıdır. bu, geride bıraktığımız transfer dönemi itibariyle "öngörü" değil, sabit bir fikirdir.

    bakın arkadaşlar, futbol elbette bir sistem oyunudur; ancak bir sistemi oyunculardan bağımsız olarak doğru veya yanlış kabul etmek, oyunculardan bağımsız şekilde sistemin sizi başarıya götüreceğine inanmak doğru değildir. nitekim iyi futbol, ancak iyi futbolcular ile oynanır.

    misal veriyorum, rijkaard'ın sistemi önde 1996-2000 yılları arasında kurduğumuz baskıya yakın bir baskı kurmamıza olanak sağlamasına rağmen, yarı sahayı geçen her top, kötü kaleciler, bam üçlüsü ve servet çetin'in yer aldığı stoper hattı nedeniyle gol olarak rakibin hanesine yazılıyordu. yine, eğer sistem tek başına başarıya ulaşsa idi, fatih terim'in unutmak istediğimiz "2. dönemi" de yaşanmayacaktı. dolayısıyla sistem, ancak onu uygulamakla görevli oyuncular kadar iyi olabilir.

    "bugün messi olmasa barça aha sıçtık demez" veya "neuer olmasa bayern idare eder" demek de çok doğru değildir. messi'nin 2-3 maç olmaması, forvet hattında neymar ve suarez gibi şapkadan tavşan çıkarabilecek 2 adamı olan, arkadan rakitic ve iniesta gibi ne zaman ne yapacakları belli olmayan iki adam ihtiva eden, onların arkasında busquets gibi, sevmesem dahi kesici özellik konusunda dünyanın sayılı dmclerinden biri ve pique-alba-mascherano (umtiti) gibi hepsi a+ seviyedeki adamlara sahip barcelona için sorun olmaz. o sakatlık 10-12 maça çıksa ve o maçlar real, atleti, şampiyonlar ligindeki bayern vb. ile olsa emin olun barcelona taraftarı da çekinir. neuer özelinde de defans hattınız hummels,boateng, alba, lahm gibi bir hat ise, ve önlerinde vidal gibi dünyanın en komple orta sahası varsa ve yedek kaleciniz fevzi tuncay değil ise sorun teşkil etmeyebilir. nitekim, önde robben, ribery ve lewandowski varken zaten rakip en azından 4-5 adamını çıkartamamaktadır.

    jor hocam, sistem olarak 4-2-3-1 oynuyor. defans saatli bomba. sağ bekte yokluktan oynayan bir sabri, stoperde iyi olmasına rağmen yavaş ve sol bekten devşirme buz adam hakan balta, diğer stoperde bu sezon yerlerde sürünen şecu var. önlerinde, geçen sene kevgire dönen orta sahanın elemanı selçuk var. orta saha kırılgan yani. tolga olmasa, tıpkı geçen sene olduğu gibi topu alanın kalemize kadar gelmesini engelleyecek adam takımda yok. de jong bu kırgınlığı almak için takıma katıldı ama faydalanamıyoruz. işin bir negatif yanı da, playmaker görevi üstlenen selçuk sayesinde şecu-hakan-sabri üçlüsünden alınan top ileri o kadar yavaş taşınıyor ki, rakip zaten yerleşip pozisyon alıyor. bu da her golün ekstra gol olması gerektiği anlamına geliyor.

    "ben harry potter değilim" lafı mourinho'nun lafıdır. jor hocam, geçen sene 20 küsür puan fark yiyen takıma takviye yapmış olmasına rağmen bunlardan sadece bruma-eren ve tolga üçlüsünden faydalanabiliyor. bununla birlikte 90 dakika boyunca 30 metre civarından gol ve asist tehdidi olan, geçen sene takımın parlayan tek oyuncusu podolski'den faydalanamıyor. yasin yerine podolski oynarsa oyun kalitesi ve pozisyon sayımızdaki fark daha net ortaya çıkabilecektir. ben kayseri maçında sigthorsson ve podolski kulübede olsalar, o maçın seyrinin farklı olacağını düşünüyorum.

    jor hocam sistem kurmaya çalışıyor. oyuncuların sistem içerisindeki görev tanımlarını belirlemek vs. önemli ama şunu unutmayın; beğenmesek dahi serdar aziz, podolski, de jong, sigthorsson ve cavanda 5'lisini bugün hangi takıma koyarsanız koyun (bursaspor dışında, nitekim serdar dışındakiler türk olmadığından hamza oynatmayacaktır), sezon sonunda puan tablosunda en az +3 sıra ve +15 puan hanenize yazarsınız. biz bu adamlardan de jong dışında hiçbirinden dakika dahi faydalanamadık. bu adamların sakatlıkları da antrenmansızlıktan atan kaslardan kaynaklı değil. hepsi darbe sakatlığı. serdar ve cavanda sakat geldiler zaten.

    dolayısıyla +/- bazında bir jor değerlendirmesi yaparsak

    +alternatifli kadro oluşturdu
    +çöplerden kurtuldu
    +takım, takım hüviyetinde top oynuyor, başı kesik tavuk gibi dolaşmıyor.
    +kadro dağılımı adaletli. elindeki kadroyu kime versek bugüne kadar sahaya benzer bir diziliş ile çıkardı (misal ben sabri'yi yine de oynatmazdım, başkası selçuk yerine josue'yi oynatırdı ama bunlar 1-2 değişiklik ve benim sabri'ye, çoğu kişinin selçuk'a uyuz olması bu değişikliklerin temel sebebi olurdu
    +90 dakika boyunca ayakta kalabilen bir takım görüyoruz (selçuk dışında)
    +her hafta perşembe günü, tıpkı çoğu avrupa ülkesinde olduğu gibi takımdan haberleri bizzat hocanın ağzından öğrenme imkanımız oluyor.

    - orta saha kırılganlığını halen üstümüzden atabilmiş değiliz ancak de jong monte edilemediği için bu yarın öbür gün rahatlıkla + olabilecek bir -
    - oyuncu değişiklikleri konusunda biraz geç kalıyor gibi; hamle oyuncuları sakat olduğundan bu da sonrası değerlendirme için kalan bir -. çift forvete dönemiyoruz mesela maç sıkışınca, bunun sebebi kadroda forvet oynayabilecek 3 oyuncunun 2 tanesinin sakat olması olabilir. sneijder çıkıp sigthorsson oyuna alınarak hızlı ortalara dönmeyi planlasa bile bu adam olmadığından objektif değerlendirme yapamayız.
    - genel oyun tempomuzun 1 tık daha üstte olması lazım. bu konuda da net değerlendirme ancak eksikler kadroya katılınca yapılabilir.

    şu anda aklıma gelenler bunlar. artılar yıllardır görmek istediğimiz, aslında basit ama bir türlü gerçekleşmemiş artılar. eksiler ise ancak takımın kilit sayılabilecek 11 ve hamle adamları döndükten sonra değerlendirilebilecek eksiler.
  • 1805
    riekerink'in şimdiye dek yaptığı olumlu şeyleri yazayım buraya:

    -yeniçerilerin çoğunu veto etti,
    -altyapıdaki genç oyunculara yatırım yaptı,
    -takıma kısmen de olsa bir sistem kazandırdı,
    -potansiyelli transferler yaptırdı,
    -formayı adaletli dağıttı,
    -taraftarın takımla bütünleşmesini sağladı.

    bir sürü güzel iş yapmış, ligde sadece bir defa şanssız bir şekilde mağlubiyet almış, gelecek vaat eden, istekli ve temiz kalpli bir insan işte.

    riekerink'i beğenmeyenlere sesleniyorum, ne istiyorsunuz arkadaşım, yani gerçekten ne istediğinizi merak ediyorum, cidden yahu.

    isim yapmış hoca mı istiyorsunuz mesela?
    medyada riekerink'den daha iyi olduğu iddia edilen, daha önce başarılı olmuş adamları da getirdik zamanında. aha da listesi:

    (bkz: frank rijkaard)
    (bkz: roberto mancini)
    (bkz: cesare prandelli)
    (bkz: mustafa denizli)

    ne oldu peki sonuçta?
    mancini dönemindeki şampiyonlar ligi ikinci turu dışında somut bir başarı oldu mu?

    bu iş hocanın ismiyle yürümüyor abi, denedik, gördük.

    albert einstein söylemiş zamanında "aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek aptallıktır." diye.

    yeterince aptallık yaptık, bir de bunu deneyelim işte, en azından farklı bir şey denemiş oluyoruz.

    ne belli başarılı olmayacağı?
    sabretmeyi öğrenmeliyiz.
  • 588
    takıma toplu oyunda oyun içerisinde kalmanın yanı sıra gol atabilen, tercihen pivot bir forvet ile orta sahayı defansif olarak ayakta tutan, rakibin her atağında rakibi defans ile karşı karşıya bırakmayan dinamik bir orta saha alınmadığı sürece emrah başsan'dan değil engin baytar, lionel messi yaratsa da başarılı olması zor olan hoca.

    "defansif orta saha" kavramını spor basınında "basın mensubu" veya "spor yazarı" olarak addedilen adamlardan daha fazla bildiği için, geçen yaptığı toplantıda kendisine sorulan neustadter sorusuna özetle "ben anchor man değil ball winning midfielder istiyorum" diyerek top oynama isteğini göstermiştir. dolayısıyla oynatmak istediği oyunu donk ile oynatması fiilen mümkün değildir. forvet konusunda da forvet değil forvetler lazım demiştir. nitekim podolski de henüz kampa katılmadığından takımda forvet yoktur. umut zaten artık futbolcu değildir; berk ise galatasaray forveti olmak için gereğinden fazla gamsızdır. umarım beni göt eder de 2. bir aydın yılmaz vakası yaşamayız.

    neyse; kendisinden ümitliyim. her ne kadar takımı 7.30 da kaldırıp cross yaptırarak, yani fazladan çalıştırarak yeniçeriler tarafından altının kazılmasına yol yapıyor ise de forvet ve orta saha transferi yapılmadığı sürece çıkacağı hiçbir maç benim gözümde belirleyici olmayacaktır. çıkıp "içimizden hallederiz" "umut tipi forvet" gibi iq yoksunu açıklamalar yapmadığı ve transfer istediği için transferler yapılana kadar kendisi başarısız değildir.
  • 1604
    kendisi ile ilgili dusuncelerim net. sampiyon olmasa da kalmasi lazim. kesinlikle kalmali. en az 3 sezon sampiyon olmamayi goze alip bu adama sabredersek (ki ilk sezon olmasa bile seneye garanti sampiyon olur) muthis bir sistem oturtabilir. hatalarindan cabuk donuyor. gerekirse 30. dakikada oyuncu degisikligine gidebiliyor. egosundan cok takimi dusunuyor ki bu bir teknik direktorde nadir rastlanan bir meziyettir. birakalim bir seyler olustursun, sistemsizlikten biktim artik ben. takim her gecen gun belirli bir ivmeyle yukari tirmaniyor. besiktas macinda yaptirdigi korner organizasyonu ve gecen sezon sonundaki turkiye kupasi finali fener macinda yaptirdigi serbest vurus organizasyonu bile benim icin fazlasiyla yeterli bazi seyleri anlamak adina. ne yaptigini bilen bir takim var sahada. yuzde yuz ile oynamiyoruz elbette. bu kadar kisa surede oyle bir basari beklemiyorum. ancak bu adama firsat verirsek ligin dinamikleriyle oynayabilecekmis gibi geliyor. geldiginden bu yana bruma'nin performansi artti, yasin bile daha az savruk oynuyor, takim savunmamiz gecen seneye gore cag atladi, hucumlarimizda az da olsa calisilmis organizasyonlar goze carpiyor, sikinti yasadigimiz anlarda bazen gecikse de genelde basarili hamleler yapiyor hoca. sorunlari takim icinde halletmeye calisiyor. elbette yenilecek, beklemedigimiz maclarda berabere kalacak, belki bu sezon sampiyon olamayacak. ama her halukarda bizi ayaga kaldirmayi basardi. tribune taraftari cekmeyi basardi, taraftara kendisine ve takimina guvenmeyi ogretmeyi basardi. daha basaracak cok seyi var. biraz sabredersek bize cok sey katacak ben eminim.

    lutfen kayseri ve besiktas maclarindaki gibi, ya da antalya macinin devre arasindaki gibi puan kaybettigimiz ya da geriye dustugumuz her macta buraya kosup bu adami yermeyin. bruma icin de ayni seyi soyledik, kimsenin seyinde olmadi. ama simdi yerlere goklere sigdiramiyorsunuz. biraz sabir. sabir her seyin ilaci. uc buyukler arasindaki en genc kadroya sahibiz. eksiklerimiz olsa da her gecen gun iyiye gidiyoruz. unal aysal deyimiyle bu "muspet ivme"nin yaraticisi riekerink bey. su adama sadece galibiyette degil, beraberlikte de, maglubiyette de sahip cikmayi basardigimiz gun onumuz acik.

    (bkz: in riekerink we trust)

    (bkz: riekerink bey diyeceksiniz)
  • 1690
    performansıyla ilgili ense karartanlara hatırlatma;

    - 7 maç, 5 galibiyet 2 beraberlik

    - 2 beraberlikten biri öndeyken 1 puan alınan 2 puan verilen amatörce gol yenmiş kayseri deplasmanı

    - 2 beraberlikten diğeri 2-0 öne geçip puan verdiğimiz ligin en hazır takımı beşiktaş maçı

    - bu 7 maçtan 4'ü deplasman

    - evde oynanan 3 maçtan 1'i seyircisiz

    - deplasmanların beşiktaş hariç tamamı istanbul dışı

    - son kazandığımız deplasman 4 senedir kötü haline bile en iyi halimizle puan kaybettiğimiz ve geçen sezon ibrahim üzülmez'i getirdikten sonra harikalar yaratan, namağlup gençlerbirliği

    - 7 maçtır 3 gol 3 asistle oynayan bruma isimli vatandaş 2 senedir yine bizdeydi...

    yani belki bir kriter olur yardıran arkadaşlar için...
  • 2667
    kendisinin taraftari degilim, ancak galatasaray'in probleminin teknik direktor olmadiginin farkinda olmak lazim artik.

    gecen yil ligi altinci bitiren takimi dusunun. bugun o takimdan farkli olarak yalnizca bruma, de jong ve eren vardi sahada. sezon basi transferlere bakinca da biraz tolga, biraz de jong, az biraz eren. cavanda, josue, serdar aziz, sigthorsson sifira yakin katki. toplam 7 transferden alinan katki bir kaliteli oyuncu transferi seviyesinde bile degil.

    gecen sene 3 teknik direktor geldi, hicbir sey degismedi, takim geriye gitti. cunku problem teknik direktor degil kadroydu. bu sene ayni kadroya dogru duzgun takviye yapilamadi, aksine vakti dolmus iskelet bir sene daha yaslandi ve geriye gitti. chedjou, sneijder, selcuk, sabri, hepsi gecen seneden dahi daha kotu.

    bu sartlarda elestirilecek isim riekerink degil. aysal donemindeki o garip ocak transfer doneminden bugune gelin, 6 transfer sezonu var. bu 6 transfer sezonundan geriye kalan sag bek sabri, geriye kalan stoperler hala chedjou/hakan/semih, geriye kalan merkez ortasaha hala selcuk, kanatta yasin.

    2014 basindan bugune gecen tam 3 sene, 30'un uzerinde oyuncu transfer edilmis, sadece bonservislere 60 milyon euro harcanmis. sifirin uzerinde katki verebilen sayisi 10'u gecmez, (podolski, bilal, denayer, carole, yasin, telles aklima gelenler), onlardan bugun hala kadroda olanlar yarin gonderilse kimse neden gitti demez.

    bu sartlarda hala riekerink'i suclamak icin baya ilginc bir ruh hali gerekiyor, kusura bakmayin.

    suclu galatasaray'i yonetenler, ve bu yoneticileri secenler. once kafa degisecek, yoksa teknik direktoru istedigin kadar degis fayda etmez.
  • 1068
    kendisiyle ilgili yüzsüz yorumlar yapan ve sorular soranları iyi takip edin; işte düşmanın adamları onlar. hatta ilk toplantıda terim söylentisi minvalinde bir soru geleceğinden eminim; eğer kulüp net olarak yalanlamazsa. işte daha geçenlerde "yeterli olmadığınız düşünülüyor" diye soran kifayetsizle birlikte ilk toplantıda bu soruyu soracak olan kişiyi iyi belleyin.
    açık bir oyun oynanıyor bu adam üzerinden. çünkü başarılı olmasından korkuluyor. çünkü uzaktan kumanda edilecek bir adam değil. öyle çıkarları, geçmiş ezikliklerden kaynaklı bir ego şişkinliği yok. birilerinin adamı hiç değil.
    iyice izleyin velhasıl. don corleone'nin cenazesindeki gibi hani ilk görüşmeyi teklif eden haindir uyarısı gibi; o soruyu ilk soran haindir. karanlık güçlerin elemanıdır.
  • 3516
    kendisiyle dalga geçecek ne var anlamadım. antrenörlüğünü hiç beğenmedim göndermekte geç bile kaldık o ayrı mesele.

    ancak bu adam tarihin en rezil kadrolarından biriyle 2 kupa aldı mı ? aldı. hem de fenerbahçe ve beşiktaş'a karşı.

    elindeki kötü kadroyu kullanmaya çalıştı nispeten de başarılı oldu diyebiliriz.

    bu adamla dalga geçenler muhtemelen henüz bir başarısı olmayan igor tudor fanları.
  • 559
    --- alıntı ---

    teknik direktör jan olde riekerink, isviçre kampına hızlı başladı.

    senelerdir kamplarda güne saat 09:30’daki sabah kahvaltısı ile başlayan sarı-kırmızılı futbolcular, dün sabah 07.00’de uyandırılınca neye uğradıklarını şaşırdı.

    riekerink’in talimatıyla güne, 07:30’daki kros çalışmasıyla başlayan futbolcular, yarım saati geçen bu koşunun ardından kahvaltı yapıp, yine sabah 10:30’da da ikinci çalışmayı gerçekleştirdi.

    akşam yapılan antrenmanla birlikte günü 3 çalışmayla bitirdi.

    --- alıntı ---

    hollandalı hoca ağırlığını koymaya başladı. en son feldkamp döneminde böyle şeyler duyardık. jor hoca sazı eline aldı anlaşılan. doğru yolda, böyle devam.
App Store'dan indirin Google Play'den alın