resim
Johannes Hendrikus Olde Riekerink
Görev:Teknik Direktör
Takım:Dewa United
Yaş:63
Uyruk:Hollanda
  • 1115
    öncelikle belirteyim ki oturmuş futbol mantalitesine sahip beşiktaş ile mücadele edecek. 16/17 sezonu süper kupa karşılaşmasında kazanan taraf olmamıza rağmen oyun anlayışı olarak beşiktaş'ın bizden üstün olduğunu gördük. üstelik o maçtan sonra takımlarına caner, aboubakar, talisca, gökhan inler gibi isimler katıldı. maçta oynamayan adriano ve gökhan gönül'ü de unutmamak lazım. ama oğuzhan ve atiba ile o kadar iyi ve oturmuş bir orta saha organizasyonuna sahipler ki ligimiz sınırları içerisinde baya baya iyi top oynuyor beşiktaş.

    hatırlarsanız maç içerisinde tosic denen kazma bile bindirmeleriyle bizi epey zorlamıştı. çünkü bekleri müthiş etkin kullanıyor şenol güneş. şimdi yerine adriano ve caner gibi ofansif yetenekleri çok yüksek iki adamdan bir tanesi oynayacak. benim tahminim ekseriyetle yüksek asist özelliği nedeniyle caner forma bulur. yani geçen sezonun çok daha ötesinde bir takım izleriz bence sezon içerisinde.

    neyse varmak istediğim nokta isim isim olmasa bile futbol kalitesi olarak beşiktaş bilic'ten beri süregelen bir sistemin devamı olmaları ve artık iyice olgunlaşmaları nedeniyle bizden epey önde. üstelik şampiyonlar ligi'nin etkisiyle olsa gerek defans ikilisi ve kale dışında kadro kaliteleri de bu sezon tavan yaptı.

    hal böyleyken bana göre lig yarışının favorisi onlar.
    ikincilik halinde de jor bey'in arkasında durmak gerekiyor. çünkü belli ki sistem adamı ve doğru adımlarla sistemini kuruyor. beklentiyi aşırı yükseltip uzun vadede büyük başarı sağlayabileceğimiz bir ismi kaybetmemek lazım. çünkü üzerine sezon içerisinde çok oyunlar oynanacak.

    evet galatasaray winner bir camia. girdiği yarışlardan genellikle galip çıkıyor.
    ancak gizli ama büyük bir dezavantajımız daha var. üzerimizdeki fatih terim gölgesi.
    galatasaray'dan ayrılıp milli takıma gelirken dahi hocaya geri dönüşü ile alakalı bir takım sözler verilmiş olabilir. bu geri dönüşü sağlamak için hakem camiasının yapacaklarından çekinmiyor değilim açıkcası. hele bir de döndükten sonra en azından ilk sezon başarılı olacağı taahhüdü varsa en büyük rakibi görülen şenol güneş'e karşı efsanesini yenileme hırsı ile bol bol sabote edilmemizi sağlamasını olası görüyorum. tabi bunlar paranoya. ama muz cumhuriyeti'nden halliceyiz anasını satayım. olimpiyatlarda başarısız olan sporcularımızın tutuklanmasına bir adım var. dolayısıyla olmayacak işler değil. yani winner karakterimize karşı böyle bir dez avantaja sahibiz.

    iş taraftarda bitiyor.
    sezon başlarında ölümüne desteklenen ne hocaların arkasında durulmadığına bizzat şahit oldum.
    evet şampiyon olacak kadar iyi bir kadromuz ve ümidimiz var. ama aynı şeylere üstelik biraz daha fazlasına beşiktaş da sahip.
    o nedenle galatasaray için bu sezon da her zaman olduğu gibi sadece şampiyonluk başarıyken, 2.lik başarısızlık sayılmamalı.
    çünkü iyi bir iskelet kurduk. bundan sonra yapacağımız genç oyuncu takviyeleriyle jor gibi bir eğitimcinin elinde ivme olarak sürekli artan bir kadro kalitesine karşılık sürekli düşen bir maliyete sahip olabiliriz. başarı için birilerinin arkasında durmamız şart. her sezon şampiyon olamayacağımızı öğrenmemiz lazım.

    bu gün; beklenti olmamasına rağmen geldiğinden beri kazanılacak her şeyi kazanmış bir hocanın arkasında durmayı marifet saymıyorum. daimi başarı için emek ve fedakarlık lazım. ülke olarak sporda müthiş bir insan potansiyelimiz var ve futbol takımımızı as kadrodan en alt klasman alt yapı kadrolarına kadar samimi şekilde organize etmeye çalışan bir teknik adama sahibiz. sabredersek kazanırız. sabretmezsek bu düzenin devam etmesini hak ediyoruz demektir.
  • 1865
    bu galatasaray taraftarına yaranilmaz ne yaparsa yapsın yaranilmaz.

    geçen sene savunma dörtlüsu: sabri-chedjou-balta(semih) carole
    orta saha : podolski-selcuk- bilal - yasin
    hücum hattı sneijder önünde burak ya da umut

    bu seneki kadro savunma dörtlüsü: sabri - chedjou-balta(semih)-carole
    orta saha: podolski-selcuk-tolga-bruma
    hücum : sneijder önünde eren

    bilmiyorum farkında mısınız ama geçen sene deplasman kabızi bir takıma sadece iki takviye ile neler yaptığı ortada. bu kadro ile nasıl bir futbol evrimi geçirmeyi dusunuyordunuz da oynanan oyun açısından hayal kırıklığına ugradiniz?
  • 1666
    yerli hocaların sakat sakat oynatma, sakatlıktan yeni çıkmış, henüz tempo tutamamış oyuncuları oynatma hastalığına alışmış taraftar yüzünden tercileri hiç bir zaman anlaşılamayacak olan hoca.

    bir futbolcumuz 1.5 aylık sakatlıktan dönüyor. 18 e alınmıyor. doktor iyileşti diyro 18 e nasıl alınmaz diye entryler görüyorum. adam hazır değil diyorum sen doktordan iyi mi biliyorsun diyorlar.

    yerli hocaların bu kondisyon durumuna bakmaksızın oyuncuları oynatma hastalığı bazı oyuncuları müzmin sakat yapmakla kalmamış taraftarın da bu konuda yanlış bilgiler edinmesine sebep olmuş.

    riekerink hoca doğru olanı yapıyor. cavanda hala tam hazır değil 1-2 haftaya daha ihtiyacı var. podolski'nin geçen hafta 45 dk oynaması bile büyük riskti.

    uzun süredir oynmayan oyuncuda vites birden 5 e takılmaz abi yavaş yavaş yükselir. öğrenin bunu. ilk defa futbolcuların sağlığını düşünerek kararlar alan bir antrenörümüz var. o da sporcularının sağlığını düşünerek verdiği kararlar yüzünden eleştiriliyor.
  • 3660
    maçkolikte gezinirken denk geldim, endonezya ligi takımlarından dewa united'ın başına geçmiş. o maçta son dakika golüyle beraberliği kurtarmışlardı. şimdi baktım, sonraki maçı da deplasmanda 0-2 kazanmışlar ve zaten takımın başındaki 2. maçı. dewa united bu arada düşme potasında. 4 puan ilaç gibi gelmiştir. bakalım riekerink dewa'ya deva olabilecek mi.
  • 562
    hamza hamzaoğlu'ndan farklı olarak takımdaki eksikleri net olarak belirtmiş, transfer istemiştir. hh gibi saçma sapan bir şekilde orta sahaya transfer olmasa da olur, hakan balta'yı melo yerine kullanırım, hamit, bilal, selçuk rotasyonu bizi götürür diye ampır ampır konuşmamıştır.

    keza hamza hoca inatla sinan gümüş'ü kadroya almayıp her maç umut bulut'u oyuna sokarken bu adam podolski'yi ileri uca çekip sinan gümüş'e yer açmıştır. son olarak kanat transfer yapılamayacağını bildiğinden bruma'yı elde tutmak istemesi de kanadı tüm sezon yasin'e emanet eden hh'den daha ileri görüşlü olduğunu ispatlayan bir diğer ayrıntıdır.
  • 1100
    kaliteli, iyi bir insan olduğu her halinden belli olan teknik direktörümüz; ancak en önemli sınavını bu sezon verecektir. kafasındakileri takım üzerinde somutlaştırabilirse kulüp tarihinde çok farklı bir hikayesi olacağı kesin. ayrıca kendisine yazılan slogan & sözleri görüyor ve arttırıyorum: jan jan riekerink, jan olde riekerink yerlere göklere sığamıyorum :(
  • 2086
    - kardeş, iyi hoş diyorsun da, geçen sene iki kupayı aldı ezeli rakiplerin elinden hem de bitik kadroyla bu adam.
    + ya sabri'yi oynatıyor.
    - yani hani hollanda ekolü? sistem oturtma filan, cruyff da ilk senelerinde bocaladıydı biraz.
    + cruyff sabri'yi oynatmamıştı.
    - yani cavanda da linnes de oynadı onun yerine, kayıpları o maçlarda yaşadık, çok da iyi oynamadılar.
    + işte onların yerine sabri'yi oynatıyor
    - daha sakatlıktan filan gelecek olanlar var, kadro biraz daha güçlenecek
    + sabri var ya sabri, onu oynatıyor işte
    - belki devre arası transferde...
    + sabri'yi oynatıyor
    - ya belki de sabri'nin sahada çırpınışını, mücadelesini seviyodur, hani melo kadar olmasa da sahada öyle bir oyuncu lazımdır diye
    + olmaz, sabri oynamasın, sabri'yi oynatıyor
    - ya bence şu sistemi oturtursa zamanı gelince, şampiyon da oluruz, avrupadan bi kupa daha getiririz.
    + bana ne, olmasın kupa şampiyonluk filan, sabri'yi sevmiyorum ben.

    ne anlatırsan anlat adama.
  • 2088
    kader maçı neden 20 kasım fenerbahçe galatasaray maçı oluyormuş onu anlayamadım ben ya. sanki her sene kazandığımız bir deplasman anasını satayım. 17 senedir kazanamıyorsun, sonra böyle bir sorumluluğu bu adamın omzuna yıkıyorsun. ligde 30lu haftalara girdik de benim mi haberim yok?

    varsın beşiktaş'la puan farkı 7 olsun. fener önümüze geçsin. nedir yani? yeniden 30 puan geride kalacağımızdan mı endişeleniliyor? merak etmeyin bu adamın oynattığı topla biz yeniden zirveye ortak oluruz. büyük takım gibi oynuyoruz çünkü. topa hükmediyoruz. bir şekilde kazandığımız ama çaykur rizespor'dan bile baskı yediğimiz, oyun olarak ezildiğimiz günler geride kaldı.

    buradaki akl-ı selim yazarlardan ricam, lütfen medyanın gazına gelmeyin.
  • 1280
    şimdiye kadar hakkinda hic büyük taktisyen, süper deha gibi şeyler okumadım. daha kendisini ispat edebilmesi için önünde baya bir yol var.

    neden bu kadar sevildigiyle ilgili olarak;
    takimdaki dokunulmazlara dokundu
    çöpleri gonderdi
    tekrar takım olduk
    adam gibi adam
    işini çok seviyor ve çok çalışıyor
    beşiktaş ve fenere koyup iki tane kupa çıkarttı

    zamanla, takım maç yaptikca o da daha cok tecrübe kazanacak ve daha da doğru mudahaleler yapacak daha dogru taktikler hazirlayacak. kendisinde o ışık var. bu kadar destekle de yapmamasi icin hicbir sebep görmuyorum.

    adam bizi umuttan kurtardi daha ne olsun. dualarim seninle hocam.
  • 3452
    eldeki kadroyu olabilecek en verimli şekilde oynattığını söylemiştim. yerine gelen tudor haklı olduğumu üzücü şekilde göstermiş oldu.

    kendisiyle ilgili en büyük üzüntüm gitmeden önce mehmet özbek'in kadrosunu sahaya sürmek zorunda kalmasıdır. buna da adamın kızlarının mesleğinden sneijder ile ilişkisine kadar her konuda saldırı için açık kollayan yerli basın ve terimist, hamza fanı taraftarı ve zaten cv'si malum hocanın bundan kurtulmak için tek şansının yönetimle iyi geçinmek olduğunu düşündüğümde kızamıyorum, sadece üzülüyorum. yapmasaydı iyiydi tabii.

    mesela tudors hırrr kondisyon 3'lü defans koşmayana forma yok bruma kadro dışı conte bey ile ilgili böyle bir saldırı hâli yok medyada. acaba neden?

    riekerink bey'i güzel hatırlayacağım. asla "beden hocası", "sneijder'in kuklası" vs. sözüm ona eleştirileri hak etmiyordu. tudor'dan, advocaat'tan, birçok süper lig teknik direktöründen daha iyi bir teknik direktör olmasının yanı sıra mancini sonrası galatasaray'a gelen tüm teknik direktörler içinde total olarak en faydalısı da kendisi olmuştur.
  • 730
    türk düşmanı :(

    adam sanki aramızdan birini danışman seçmiş gibi, ne kadar yerli çöp futbolcu varsa teker teker yollama gayretinde. belki de sneijder ile oturup konuştular, hani sneijder yönetiyor ya takımı :(

    sabri ile sözleşme uzatıldığından ve yine olcan, umut gibi oyuncularda olduğu gibi maliyetini diğer takımlar karşılayamayacağından sabri'nin gönderilmesini pek olası görmüyorum, en fazla daha önce olduğu gibi a2'ye gider.

    ama yine de takımın aurasını düşüren oyuncuların takımdan uzaklaştırılması çok güzel.

    sonuçta şöyle bir algı oluyordu diğer oyuncularda şimdi kendini carole, bruma, sinan yerine koy. tarık'ın 1.4, olcan'ın 1.8 milyon eurolar aldığı yerde kendilerinden çok daha iyi oynarken daha az maaş almak motivasyonunu düşürmez mi?

    ama hoca n'aptı?

    bu adamları takımdan uzaklaştırdı ve en azından bu takıma ait değiller ve sözleşmeleri bizi ilgilendirmez mesajı verdi. takım sporu yapanlar ya da iş yerinde benzer ücret politikası ile çalışanlar dediğimi anlayacaktır.

    bu sebeple takımda o kolej havası oluşuyor işte.

    dilerim 1-2 kilit transfer daha yapar, kondisyoner işini de hallederiz ve takım sakatlık yaşamadan fit bir şekilde lige girer. o havayla da 21.şampiyonluk yürüyüşümüz başlar...

    yalnız kendisinin daha önce bu seviyelerde teknik direktörlük tecrübesi olmadığından, taktik hatalar yaptığı, oyuna müdahelede geç kaldığı maçlar olacaktır. biraz sabretmemiz lazım. en azından getirdiği vizyon ve yapmak istedikleriyle bence saygıyı ve desteği hak ediyor...

    ayrıca spor medyasına sesleniyorum; riekerink bey diyeceksiniz... *
  • 1024
    futbolun basit bir oyun olduğunu bizlere tekrar gösteren adam gibi adamdır kendileri. geldiğinden beri neler yaptı bu adam bir sayalım:

    1) takıma daha geçen seneden kazandırdığı bir husus var, duran top etkinliği. gerek varyasyonlar olsun gerek pozisyon alma olsun güzel bir gelişim gösterdik. kaldı ki savunmadaki duran toplarda hala eksiğimiz olsa da hücumda sıkıntı yaşamıyoruz. sıkıntı yaşamayı bırakalım avrupai bir varyasyon envanterimiz mevcut şuanda.

    2) top rakipteyken çoğu zaman 11 kişi topun arkasına geçip takım halinde savunma yapıyoruz ve bu da orta alandaki eksiklerimizi önemli ölçüde kapatıyor. hatırlarsanız hamza hoca ve denizli dönemlerinde top rakibe geçtiğinde sneijder bir uçta, forvet bir uçta, yasin bir uçta kalıyor orta alan pişmaniyeye dönüyordu. jor hocamın en büyük taktiksel artılarından birisi bu özellik oldu. top rakibe geçtiğinde takım olarak topun arkasına geçiyoruz ve işin tuhafı bu taktik hollanda ekolünde çok da iyi uygulanamamış bir taktiktir. daha çok italyanlar sever bunu.

    3) tarık, umut, olcan, jpk, dzemaili, jose gibi yetersizlerin kesilmesi ve kadroda vasıfsız oyuncu sayısının neredeyse sıfıra indirilmesi de takımdaki havayı çok olumlu etkiledi. bu kesik operasyonunun iki getirisi var. birincisi, takım içindeki konsantrasyon ve hırsı üst noktalara çeker. ikincisi de hocaya olan saygıyı artırır.

    4) gönderilen oyuncuların ortak noktası dinamizm eksiklikleri, aynı şekilde alınan oyuncuların da hemen hemen hepsinin en büyük özellikleri dinamik olmaları. bu noktada gözlemlediğimiz husus şu olur, demek ki jor hocam çok iyi bir analiz yapmış geçen senenin son 7 haftasında. neredeyse 3 yıldır söylediğimiz şey olan dinamizm sorununu ilk defa bir teknik adam böylesine hızlı teşhis etmiş ve neşteri en doğru şekilde vurmuştur. günümüzün yanında geleceği de kurtarmak istiyorsak dinamizm sorununu çözmek lazımdı ve çözüldü. kısmet olursa seneye avrupa'da bahsettiğim dinamizm artısını göreceğiz. kevgire dönmekten kurtulacağız bana kalırsa ve başa baş, dişe dişe mücadele eden bir takım göreceğiz.

    5) koşu mesafeleri: geçen sene bazı maçlarda 100 km'nin bile altında kalıyorduk. ortalamamız ise 102-103 falandı. bu sezon daha ilk maçta 109,5 km koştuk. son 5 senenin en iyi istatistiklerinden biri muhtemelen. akhisar maçında ise koşu mesafesi azaldı ancak bunda rakibin etkili olduğunu da söylemek lazım. akhisar çok dağınık ve takım boyunu uzun tutarak oynadığı için koşmaya gerek kalmadı. 7 ila 9. haftalar arası kondisyon konusunda zirve noktayı görebiliriz. benim bu sezon beklentim bazı maçlarda 115'i görebileceğimiz yönünde. özellikle rakip sağlamsa bu mesafeler artacaktır. diri bir takım görüyoruz. dinamizm üstüne bir de dirilik eklendiğinde coşkulu bir takım seyredebiliyoruz doğal olarak.

    6) jor hocamın galatasaray'ın arzuladığı futbolu iliklerine kadar öğrenmiş olması da çok hoş bir özellik. bizden daha iyi biliyor neredeyse esas galattasaray'ın nasıl oynaması gerektiğini. karabük maçında çok eleştirdim takımı. gerçekten çok kötü bir futbol oynamıştık ancak gördük ki karabük inanılmaz bir takım. ilk 5'i zorlayabilecek potansiyelde bir takım kaldı ki 118 km koşmaları dahi çok büyük bir dezavantajdı bizim için. maçtan sonra hocanın açıklamalarını merakla bekledim. acaba önceki teknik direktörler gibi ırın kırın edip zamanla çözeceğiz mi diyecekti yoksa kötü oyunu yerden yere mi vuracaktı çok önemliydi bu. ve çıktı aslanlar gibi kükredi resmen. tüm takımı ateşin işine atıp sopayı gösterdi. galatasaray böyle oynamamalı, rakibi boğmalıyız dedi. o zaman ikna oldum zaten jor hocam hakkında. akhisar maçında da resital izledik.

    7) alt yapının tesisi: bu aşamadaki çalışmaları önümüzdeki yıllarda daha sağlıklı değerlendiririz ama her oyuncunun ismini teker teker ezberlemiş olması bile ne kadar önem verdiğin gösterir hocanın. alt yapıda da sağlıklı bir yapı kurabilirsek ileriki 10 yıla damga vurabiliriz.

    8) oyuncu tercihlerinde tarafsız ve doğru tercihler yapması, yeri geldiğinde kesik atıp yeri geldiğinde onurlandırması büyük niceliklerdir. takımdaşlığı artıran unsurlardır.

    yolun açık olsun riekerink bey!!!
  • 3648
    zamanında fenerden kupa alıp, avrupa men cezamızı hafifletmiş eski hocamız. beden öğretmeni diyenlerden kızının yaptığı işe kadar dalga geçen medya mensupları vardı. bu maçta hem fenere hem de medyaya sağlam saplamıştır.

    (bkz: 26 mayıs 2016 galatasaray fenerbahçe maçı)

    çalıştırdığı iskenderunspor'da işlerin iyi gitmesi sevindirdi. bir gün umarım tekrar sağlam bir özgüvenle süper lig yapar.
  • 1603
    jupp derwall yalnızca galatasaray için değil, türk futbolu için de bir efsanedir. o, türk futbolundaki devrimlerin yaratıcısıdır.

    mesela hakkında bir şey okumuştum, derwall türkiye'ye geldiği zaman sahalar topraktı. ve derwall işe ilk olarak sahaları çim yapmakla başlamış.

    bu bile bir devrimdir.

    şimdi jor. hollanda ekolü her ne kadar son yıllarda bocalasa da, geçmişinin ağırlığı çok büyüktür. dünya futboluna pek çok yıldız sunmuştur.

    ve jor da bu yıldızları dünya futboluna hazırlamıştır. alt yapı konusunda gerçek bir uzman.

    inanıyorum ki, derwall nasıl türk futbolunda devrimler yaptıysa, jor da yapacaktır.

    tanrının ışığı yolunu aydınlatsın hocam. en büyük umudumuz sensin! işin çok zor, ama sana inanıyoruz!
  • 1363
    şampiyonluk yolunda bu seneki en büyük rakibimizin sahasında 1 puan aldık ama basın yine kendisine yükleniyor. 75 dakika çok iyi bir derbi maçı oynayan takım chedjou adlı stoperden başka her şeye benzeyen, derbilere başlı başına heyecan katan saatli bomba yüzünden 2 gol yedi ama hoca suçlu. allahtan suçu kendisine atan taraftar sayısı çok az da kovmaktan falan bahsedemiyorlar.

    hocanın bu maçta hatası yok diyemeyiz tabiki. değişiklik yapmakta önceki maçlarda olduğu gibi geç kaldı. ancak bunu söylerken unuttuğumuz bir şey var. baskı yediğimizde yapılması gereken hamle orta sahaya takviye yapmaktı ama elimizde o bölgeye alabileceğimiz tek oyuncu hamit ki kendisi fizik olarak selçuk'tan bile daha kötü durumda. de jong sakat olmasa muhtemelen hamle olarak selçuk'u oyuna alacaktı ama şanssızlık işte, tam selçuk'u kesip adamı monte edecekken sakatlık çıktı.

    sinan ve josue geç girdi diye eleştirildi ama bruma-yasin'i çıkarıp sinan-josue 'yi oyuna almak o baskıyı kırabilecek değişiklikler değildi. burda eleştirebileceğim tek nokta; sneijder'i çıkarıp, josue'yi ortaya çekmemesi olabilir. bu biraz daha direnç katabilirdi orta sahaya.

    diğer bir şanssızlığımız da sikdursun'un sakatlığı. sağlam olsa muhtemelen 60'dan sonra eren'in yerine oyuna girip, yapacağı presle beşiktaş'ın rahat top yapmasını engelleyebilirdi.

    her şeye rağmen deplasmanda oynadığımız derbide, galibiyeti kaçırıp berabere kaldık. geçen sezon 10 pas üst üste yapamayan, temmuz ayında şampiyonluk lafının çok nadir telaffuz edildiği bir takım için bu olay başlı başına bir başarıdır. üstelik oynadığımız pas oyunu, takım savunması, oyuncuların uyumu her geçen gün daha iyiye gidiyor. şu güzel ortamı bozmak yerine şampiyonluk yolunda kendisini türk spor camiasına karşı korumamız lazım. bu hocayı eleştirmeyeceğimiz anlamına gelmiyor. hata yapmayan teknik direktör yok sonuçta. burada mevzu kendisinin haksız yere yerli sevici zihniyetin kurbanı olması.
  • 744
    bu yönetime rağmen başarılı olursa kapısında 40 gün çile doldurup müridi olurum. malımı mülkümü yoluna adarım. her söylediği lafın arkasından "inşallah hocam, maşallah hocam" çekerim, her sabah yanına gider "canımızın içi hocamız bugün çok yakışıklı, inanılmaz karizmatik kem gözleri kör ediyor maşallah" derim. bütün arkadaşlarımı arayıp "riekerink hocamızın sohbeti var, çok feyizli bir abi" diyerek florya'ya bir kamyon adam toplarım.

    tek umudumuz sensin be hocam, yüzümüzü eğdirme ne olursun...
  • 1566
    "rakipler sistemimizi ezberledi ve önlem alıyorlar, 4-4-2 ye dönüp podolski'yke eren'i beraber oynatınca rakip afalladı, hem eren, hem podolski hem de sneijder'in bir arada oynadığı bir 4-4-2 ye geçebiliriz"

    adam bunu diyor. ordan da "yasin'i çıkarıp sinan'ı alsaydı, aynı yerden zıpçık gibi doksana çakardı o topu" diyenler tarafından teknik-taktik-oyun okuma bilgisi sorgulanıyor. haftalardır beşiktaşlılarla uğraşa uğraşa tiner kokusu burayı da mı etkiledi, anlamadım ki....
  • 2108
    aynısını dün de yazacaktım ama sabrettim. bugün ise dayanamıyorum.

    bir insan bu kadar saçma eleştirilmemeli. adam stoper ikilisini seçtiyse sizce gidip de aspor'a "benim stoper ikilim hakan'la serdar. ona göre yani..." diye haber mi gönderecek? elbette bunu yapmayacak. takımdan haber sızmıyorsa maçtan bir saat önceye kadar basın herhangi bir şekilde stoper ikilisinin kim olduğunu öğrenemez. ha, gidip bunu "riekerink daha stoper ikilisinde kimlerin oynayacağına karar vermemiş" diye satar mı, hollandalı stajyer hoca yerine fatoçalarını görmek isteyen dünden razı alıcılar varken neden satmasın?

    bu kadar saçma olmayın ya. vallahi üzülüyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın