• 5926
    biraz daha zamana ihtiyacı olduğunu düşündüğüm takımım. daha sezonun başındayız ve takımımız şu an istenilen seviyede değil ama maç oynadıkça, haftalar ilerlediçe herşey yerli yerine oturacaktır. melo hazır değil geçen sene gördüğümüz çevikliğinden ve gücünden uzak. hamit 1 sene real madrid kulübesinde beklemesinin sorunlarını yaşamakta hala o da düzelicektir zamanla. amrabat ' ı henüz etkin kullanamadık emre çolak ' ın yerine birazda kendisi görmemiz lazım çok az süre alıyor maçlarda. onun kanattan yardırmasına ve adam eksıltmesıne ıhtıyacımız var. ulfa çok korkak oynuyor, dünkü maçta * neredeyse hiç görünmedi, dany formayı kapmak üzere big chef ona göre. hakan balta uzun bir aradan sonra yine istemediğimiz, ruhsuz oyunlarından birini sergiledi dün.defansif olarak iyi sinyaller vermiyoruz ama yakın zamanda toparlanırız diye ümit ediyorum çünkü geçen sezon sadece 20 gol yemiş olan bu takım bu sezon 3 resmı macta 6 gol yedı daha sımdıden. ofansıf açıdan bakıldığındaysa umut inanılmaz bir efor sarfediyor,çok gol kaçırdı dün ama şu ana kadar 5 gol attıgını da unutmamak gerek. burak yılmaz' dan ise kesinlikle faydalanmamız gerek çünkü müthiş koşular yapıyor defans arkasına ve rakip defansın dikkatini darmadağın ediyor,elmander her zamanki gibi elinden geldiğini yapıyor. hele bir şampiyonlar ligi başlasın daha net bir fikir oluşacak o zaman takımımız hakkında. burdan bütün sözlük yazarlarımıza sesleniyorum lütfen oyuncularımızı bu şikeci insanlara ortak olarak harcamayalım ve her zaman destek olalım çünkü bizim arkamızda ne para babaları ne de medya desteği var.
  • 5927
    son şampiyon city'nin berbat oynayıp anfield'da liverpool ile 2-2 berabere kaldığı, son şampiyon real madrid'in deplasmanda getafe'ye 2-1 yenildiği, kanuni dönemindeki osmanlı gibi oynayan barcelona'nın sidik zoruyla osasuna'yı deplasmanda 2-1 yendiği gün inönü deplasmanında bireysel hatalarla 3-3 berabere kalmış takımımız. takım oyununda sıkıntı yoksa bireysel hatalar halledilir. umut bir dahaki sefere göbeğiyle değil ayağıyla vurur, semih topa odaklanır, melo ve hamit 3 maç sonra 90 dakikayı kaldıracak duruma gelir.*

    bir de önümüzde 13 maçlık bir anadolu serisi var. bu bölümü iyi ve çok az kayıpla atlatırsak şampiyonluk yaklaşacak, kadıköy yanacak.
  • 5930
    26 ağustos 2012 beşiktaş galatasaray maçından önce , galatasarayın beşiktaşı kolaylıkla yenemeyeceğini öngörmüştüm. burada yazılan üç atarız, beş atarız laflarına gülümsemiştim. melo, amrabat ve hamit'in hazır olmadıkları belliydi. iyi bir takım her zaman iyi oynayacak diye bir şey de yok. galatasarayın abartılan takımı (iyi takımız ama hazır değiliz), beşiktaşın gidişatı, futbolcuların aşırı özgüvenleri bu durumun oluşmasına neden oldu. bir futbol oyununu etkileyen çok farklı dinamikler var. bana göre bu dinamiklerin en başında oyuncuların maça konsantre olmamaları gelmekte.. süper kupadaki engin baytar'ın kırmızı kartı ve sonraki olaylar. engin'in geçirdiği trafik kazası. alex- aykut gerilimi bile ,bizim futbol camiasının dikkatini dağıttı. o yüzden futbol camiası olarak yaratılan gerçek ve suni gündemden uzaklaşmalılar ve kendilerini işlerine odaklamalılar.(burak meselesini de kapatmalılar) böylece daha çabuk hazır bir takım haline gelirler.
  • 5933
    5-6 hafta sonra tutulamayacak düzeye geleceğine inanıyorum.

    hamit altıntop takıma uyum sağlayacak, kondisyonu artacak, maç eksiği yavaş yavaş kapanacak ve sağ kanadı eboue ile birlikte kapatacaktır.

    felipe melo da uzun ve sıkıntılı bir ayrılıktan sonra takıma katıldı. onun da kondisyon ve idman eksiği fazla.

    nordin amrabat'ın aslında en önemli eksiği galatasaray gibi büyük bir camiada daha önce bulunmamış olması bana göre. evet, bir psv geçmişi var ama camia, toplum ve baskı faktörleri göz önünde bulundurulursa arada bir fark olduğu çok açık. o da takıma uyum sağlayınca sol kanattan akacaktır rakip ceza sahasına doğru.

    umut bulut'a nazar değmesin. kendisinin gerek koşularını, gerek vücut yapısını ve bel hareketlerini, gerekse de forvet özelliklerini samuel eto'o'ya çok benzetiyorum. yüzümüzü kara çıkarmayacaktır.

    burak yılmaz da bir uyum süreci geçirecek muhakkak. ama arkasında selçuk inan, felipe melo, hamit altıntop, nordin amrabat, emre çolak, emmanuel eboue gibi yüksek kaliteli pasörler olduğu sürece pozisyon sıkıntısı yaşamayacaktır. gerisi ona kalacak artık.

    yani, geçen sezon lige iyi başlamadık ama sonu ortada. bu sezon iyi başladık. beşiktaş* maçı ölçü değil, erken bir derbiydi ve elde edilen sonuç kötü değil.

    ben takımın en az 5-6 haftaya ihtiyacı olduğunu düşünüuyorum. önemli olan, o haftalara kadar en az kayıpla zirvede tutunmaktır.
  • 5935
    hocanın geçen sezon* oynatmak istediği 4-3-3'ün mevcut kadroyla daha iyi olacağını düşünüyorum. sebebi ise; hamit'in tam olarak sağ açık olmadığı ve ambrabat'ın sol açık yerine 3'lü forvetin solunda daha iyi olduğu geçen maçlarda belli oldu.

    --------------muslera--------------
    eboue---semih----dani---hakan
    hamit---------melo---------selçuk
    umut-----elmander-----amrabat
  • 5937
    2011 - 2012 sezonuna gore fersah fersah yol almış takımdır. özellikle beşiktaş maçında sahaya çok daha iyi yayılmış, sahanın enini boyunu gayet iyi kullanmıştır. orta saha da yaptığı hazırlık paslarında birkaç hata yapmasa maç zaten çok rencide edici olacaktı beşiktaş için. 2011-2012 sezonunda takım 4-4-2 ile çıkış yakalamış ama, hücum varyasyonları kısıtlı, ancak özverili, istekli bir takım vardı. gectiğimiz sezon takımın eni dar, boyu ise uzundu. dar enli hücum edince, topu dolaştırırken rakibin kapatması gereken alan daha küçük olduğu için kapanması daha kolay oluyor, ve posizyon bulamıyorduk. zaten hatırlarsanız, rakipleri gobekten delemiyor ancak atağa katılan bekler sayesinde hücum genişlik kazanıyor ve etkili ataklar yapabiliyorduk. yada presle kaptığımız, hazırlıksız yakalanmış rakip defansın boşluklarından yararlanıyorduk. bu sene ise takım daha iyi yayılıyor, hücum ederken 11 oyuncusunu da kullanıyor, ve artık karşı karşıya daha fazla pozisyon buluyor. asistlik paslar su anda sadece selçuk'tan soruluyor, ancak form tuttukça melo ve hamit, tecrübelendikçe çilek-çolak, selçuk'a katılıp, nereden vuracağı belli olmayan bir takım olacağız.

    ancak beşiktaş maçındaki gibi; pres sonucu kaptırdığımız topların, tehlike yaratmaması için takımın boyunun oldukça kısa kalması, oyuncuların birbirine yakın olması ve kaptırılan topa hemen baskının başlaması gerekiyor. topu kapıp, atağa başlarken de, daha sakin olup mümkün oldugunca takımın eninin genişletilerek oyunun açılması ve rakibin kapanmasına müsaade etmemek gerekiyor.

    yaşı tutanlar bilir/hatırlar, 96-00 periyodunda, takım 98 senesi başında; amerika turundan döndüğünde efsane top oynuyor, maçlar çok rahat 5-6 oluyordu. lig başladığında ise takım fazla kendine güvenden puanlar kaybedip 9-10'uncu haftalarda terim istifa aşamasına geliyordu. bu bakımdan beşiktaş maçindan sonradan kurtarılan beraberlik iyi olacak bence. kamuoyunda oluşan rüya takım olmadığımızın, daha gidilecek yol olduğunun, bilincine varır oyuncular. emre çolak'ın kasımpaşa maçındaki efsane resitalinden sonra, beşiktaş maçındaki performansı; hemen şımarmaya musait olduğumuz kanıtlar niteliktedir. ancak 96-00 periyodun farklı ve avantajlı olarak, öncelikle teknik ekip daha tecrübeli ve takımda da tecrübeli oyuncu sayısı fazla.

    gidilecek yol var ama çok uzun bir yol değil galatasaraylı. bu arada genç arkadaşlara şunu söyleyebilirim ki;
    birkaç sene boyunca takımın evrilip geliştiğini seyrederken alınan haz > avrupa kupası alınınca duyulan haz.
  • 5938
    en büyük artısı olan oturmuş omurgası kırılmış takımımız.

    ujfa futbol hayatının sonuna gelmeden dany'yi de yerine ısıtır derken 4-5 ay sahalardan uzak kalacağı sakatlığı yaşadı. defans hattı bir takımın en önemli hattı. daha doğrusu en hassas hattı. nedeni de dünyanın en iyi defans futbolcularını bile yan yana koysanız birbirleriyle kusursuz uyum göstermeleri gerekir. çünkü pozisyonları en ufak hatayı bile affetmiyor. bu uyum süreci de ancak tecrübe ve zamanla aşılır. ne yazık ki buna vaktimiz yok. tam da yıllar sonra güzel bir kurayla şampiyonlar ligine * geri döndük derken hiç beklemediğimiz ve istemediğimiz bir olay. bu hiç iyi olmadı her işte bir hayır vardır diyen biri olarak bile hiç iyi olmadı demekten kendimi alamıyorum. allah yardımcımız olsun...
  • 5941
    eboue'yi sağa çekmek gibi fantaziler uğruna heba edilecek bir takım değildir. süremiz var, derhal bir stoper transferi yapmamız gerekiyor. tercihim türk bir stoper olmasındandır. bir yabancıyı daha kaldıramaz bu takım ileriyi düşünmek gerekiyor, gelecek sezon çok başımız ağrır.

    serdar aziz
    serdar taşçı
    ömer toprak

    zannımca bursa serdar aziz'i vermez verse bile kayseri gibi uçuk rakamlar ister. serdar taşçı ve ömer toprak üzerine yoğunlaşılırsa bunların gelebilitesi var.

    her şeyden önce ama mutlaka bir transfer şart bu bölgeye. semih'in de sakatlığı olduğu söyleniyor bu durumda dany-gökhan zan ikilisi var bu ikili yedeksiz! sos vermekte an itibariyle defansımız.
  • 5942
    ujfa nin sakatlanmasiyla ortaya cikan defans sorunu sonucu mumkunse serdar tasci ve omer toprak isimli arkadaslarin ikisini de almali diye dusunuyorum. bunun cesitli sebepleri var.

    1. ikisi de yerli statusunde.
    2. ikisi de sakatlik problemi yasayabilen isimler, bilhassa serdar tasci.
    3. defans kadromuz cok derin degil, su anda ilk yedek stoperimiz gokhan zan, ikinci yedek stoperimiz ise yok.
    4. serdar tasci sag bek de oynayabiliyor, eboue afrika kupasina giderse serdar beke, omer de stopere kayar.
    5. sezon uzun, sakatlik illa ki olacak, semih, serdar ve omer den olusan uclu rahatlikla adam basi sezonda 25 mac ortalamasiyla goturur.
    6. hepsi genc, onumuzdeki alti, yedi sene defansin gobegini cok dert etmeden yabanci kontenjanini daha zor bulunan sol bek, forvet gibi mevkilere kullaniriz.

    bu yuzden kaka icin yirmi milyon euro masraf yapacaksak, onun yerine bu iki arkadasi alsak bize cok daha fazla getirisi olabilir.
  • 5944
    2012-2013 sezonunda ligdeki ilk 2 maç itibarı ile hazır olmadığını gösteren takım.

    defansif ve bireysel hatalar göze batıyor. özellikle bireysel hataların sebebini takımın üstünde oluşan baskıdan kaynaklandığını düşünüyorum. takımdan beklenti çok üst düzeye çıktı. bunun sebebi 2011-2012 sezonunda oynadığımız futbol, yeni transferler ve takımın başındaki fatih terim. eğer bu baskıyı atlatırsak ligde rahat şampiyon oluruz ve şampiyonlar liginde güzel sonuçlar alırız.

    takıma psikolojik destek lazım. bunu teknik ekip ve taraftar sağlayacaktır. eğer sezon sonuna kadar ciddi sakatlık yaşayan oyuncumuz olmasa hedeflerimize ulaşırız.
  • 5946
    2012-2013 sezonunda şampiyonlar ligi'ndeki rakiplerini ele alırsak işi göründüğü kadar da kolay olmayan takımdır. sporting braga ve cfr cluj çıkınca sevindik, manchester united'e de geçmişteki* güzel anılardan ötürü ılımlı yaklaştık ama bana göre oldukça zorlu maçlar bizi bekliyor.

    şahsi değerlendirmem şu şekilde;

    manchester united: tam dişimize göre rakip, gaza gelip de babalar gibi oynamamız için ideal bir ekip. bize böyle takımlar lazım havaya girmemiz, en iyi performansımızı göstermemiz ve devler ligi havasını solumamız için. elbette çok güçlü takım ama barcelona, real madrid veya chelsea kadar da korkutucu ve dominant değil bana göre. bu açıdan çok sevindim çünkü ne inanılmaz derecede güçlü bir takım, ne de galibiyeti aman aman tat vermeyecek kadar zayıf bir 1. torba takımı. elbette biraz güç farkı olacak ki biz de motive olup o mentaliteye ulaşalım ve yüzde yüzümüzü ortaya koyarak, taraftarı da arkaya alarak muhteşem bir performans sergileyelim. manchester ile çok güzel maç yapılır, iki inatçı keçi alabildiğine tokuşur dururuz birimiz köprüden düşünceye dek, resmen tam bir futbol ziyafeti...

    sporting braga: aslında "portekiz takımı" klişesine aldanırsak kolay rakip ama kazın ayağı hiç de öyle değil. adamlar resmen kabuk değiştirmiş, kendi içlerinde başkalaşmışlar. metalist kharkiv'in portekiz şubesi; hepimiz hatırlıyoruz yakın zamanda beşiktaş ve sivasspor'a nasıl kök söktürdüklerini... şu an için bu takımı hem ismimizle, hem de kadromuz itibariyle öyle eze eze yenecek bir seviyede olduğumuzu düşünmüyorum. çok iyi savunma yapıyorlar ve güçlü oyunculardan oluşan bir kadroları var. ilk maç hele pek zor olacak, lakin ilerleyen haftalarda iyice havaya girersek o zaman "kolay rakip" statüsüne geçebilir. şu an için "dişimize göre" denebilir.

    cfr cluj: sporting braga kadar olmasa da pis takım, çok pis takım hem de... orta avrupa takımı olmak otomatikman "pis takım" olmaya yeterli zaten ama artık cluj ayarındaki takımlara takılacak kadar da kötü bir durumda değiliz. muhakkak elimizi kolumuzu sallaya sallaya yeneceğimiz garanti bir ekip değil lakin iyi sonuçlar alacağımızdan şüphem yok. yine de bana göre siz siz olun vasat üstü bir orta avrupa takımı için asla "kolay rakip" klişesini kullanmayın, ben bu adamlardan her daim çekiniyorum istemsizce. braga ile birlikte cluj'u da küçümseme gafletine düşersek kötü sürprizler kaçınılmaz olur.
  • 5947
    2 gün sonra transfer dönemi bitiyor ancak fatih terim ve ekibinin elinde şampiyonlar ligi kupasına göz diken bir ekip oluşması için en az 2 sene gereklidir. hatta bu senelerin ilkinde, yani bu sezon, şampiyonlar ligi'nde en az ikinci tur yapmalıyız. bana kalırsa çeyrek finali zorlamalıyız.

    muslera, semih, selçuk, emre, amrabat, burak gibi oyuncularımız henüz genç oyuncular. bir oyuncunun 35, bir kalecinin ise 38-39 yaşlarını görebileceğini düşündüğümüzde bu iskelet bizi en az 5 sene idare edebilir.

    bunun yanında hakan, eboue, melo gibi oyuncularımız da bizi 2-3 sene çok rahat götürebilecek oyuncular.

    dany, umut, performansı artan bir hamit de arka planda da olsa bize katkı verebilir.

    buraya kadar 12 oyuncu saydım. belki bu oyuncuların arasına elmander *, engin, hafif dozda sabri ve ufuk ceylan da eklenebilir.

    hemen hemen 15 kişilik bir takım kalıyor elimizde. biz bu takıma "oh be, işte bu. şimdi rakip hücumcular düşünsün" diyebileceğimiz bir savunma, falcao tarzında "şu top şu adama bir gelse de golü yapıştırsa" diyebileceğimiz bir golcü, melo'nun performansına bağlı olarak "orta sahada o varsa sorun yok" diyebileceğimiz bir orta saha eklemeliyiz seneye. bu sene allahın izniyle ligde ve avrupada hedeflere ulaşırsak, en az 60 milyon € bütçe ayırmalıyız bu üç oyuncu için.

    tüm bu hamlelerin yanında, elimizdeki "fazlalık" oyuncuları da kullanarak yurt içi transferinde işimize yarıyacak hamleleri ve yine kadro derinliğini yaratabilecek gurbetçileri toplayarak nirvanaya ulaşmalıyız.

    http://www.footballuser.com/...2_Galatasaray_SK.jpg

    bu kadroya bakarak ekleme yaptığım isimleri gördüğünüzde "oha hayal bunlar amk !!!1" demeyin. ordaki isimleri tamamen hedefimize uygun olan isimlerden seçtim ve sadece belirttiğim hamlelere örnek olsunlar diye oraya koydum.

    "bu kadroda emre ile amrabat" mı oynar ? dediğinizi de duyar gibiyim. o kaliteye gelirlerse oynarlar, gelmezlerse oraya da gereken transferler yapılır.

    kısacası, galatasaray takımı bundan sonra büyük oynamalıdır ve büyük oynayacaktır ! müzemizdeki tek eksik kupa galatasaray müzesindeki yerini almalıdır. podyum misali, en yüksekte o kupa, solunda biraz alçak bir şekilde süper kupa, en alçakta da sağ tarafında uefa kupası.

    o kupa bu müzeye gelecek !
  • 5949
    özellikle defans hattının akıbeti konusunda kafamı karıştıran takımdır. normal olarak pek fazla pozisyon vermiyoruz ancak duran toplarda top, hep bizim ağlarımızdan çıkıyor. buda defansın iyi mi kötü mü olduğu konusunda kafamı karıştırıyor.

    tabi birde semih'in yaptığı pas hatası ve atak olarak dönmesi var. bireysel hatalardan kurtulup koordine bir şekilde defans yaparlarsa hata riskini minimuma indireceklerdir.
  • 5950
    her sene başlangıcı sıkıntı yaşamış takımdır, efsane oynadığı dönemler dahil, bu süreyi en az kayıpla atlatıp, ekimden itibaren cayır cayır oynayacaktır. felipe melo'nun form tutmaya başlaması ile defans inanılmaz rahatlayacaktır, az sabır diliyor, geçen sezonun başlangıcını hatırlatıyoruz. yapıcı eleştiri amenna, ama takımı gömen yazarlar niyetlerini gözden geçirmeliler.
App Store'dan indirin Google Play'den alın