• yangıncı taraftar lig maçına 5 gün kala nerede 6 numara? nerede 9 numara? diye soran değildir. yangıncı taraftar, twitter duyumcularının gazına gelip, daha ortada birşey yokken, falcao geliyor hüleeyy diye ortalığı ayağa kaldırandır, 2. başkan falcaoyla fotoğraf çektirip üzerinden 4 gün geçmesine rağmen kap açıklaması gelmediğinde, yine ortalığı yakıp yıkandır, sabretmez, beklemez, adı üstünde, yangın çıkarır. o fotoğrafa rağmen falcao alınamazsa o zaman yak yık ortalığı. bu yangıncıların entrylerinin altları "pardon" editleriyle dolu.

    6 numara, 9 numara bir an önce alınmalı diyen gerçek taraftardır, o da ortalığı yakacaktır transfer penceresi kapandığında bu transferler yapılmazsa ama bekler, sabırlıdır, adam gibi eleştirir, ergen gibi bağırmaz. yoksa biliyoruz ne cengiz, ne albayrak ne de terim eleştirilemez değildir.

    yangıncı dostum, belki sen sakin kalıp "aboo paragöz gomis" diye ayağa kalkmasaydın, gelen bütün yabancıların bu ülkeye para için geldiğini idrak edip sakin kalsaydın, transferin kapanmasına 1 hafta kala gomis kara propagandası yapmasaydın, belki forvetsiz kamazdık he? ne dersin?
  • galatasaray bugün kötü yöneticilerin altında ezilmediyse, bir tiranın elinde fenerbahçe gibi oyuncak olmadıysa yerden yere vurulan şu yangıncı taraftarı sayesindedir. bazen bu sürü psikolojisiyle çok aptalca tepkiler verilip anlamsız linçlere kalkışıldığı da oluyor ama yangıncılığın galatasaray'a faydası zararından çok çok fazla.

    hani nasreddin hoca "testiyi kırdıktan sonra çocuğu dövmenin ne anlamı var" demiş ya, çok çok doğru söylemiş. olan olduktan sonra yangıncılık yapmanın hiçbir manası yok. testi kırılmadan önce kıyameti koparacaksın ki o testi kırılmasın. varsın biraz baş ağrısı çekelim, "ne bağırınıp duruyor bunlar" diye söylenelim. testi kırılmadı ya, mühim olan o.

    mehmet özbek gittiyse, selçuk yedeğe çekildiyse, yerli oyuncu sultası kırıldıysa, sinan gümüş kuyruğunu kıstırıp haddini bildiyse, arda'lar volkan şen'ler gelmediyse, sabri göztepe'de oynuyorsa bunda yangıncı taraftarın payı yadsınamaz derecededir.
  • https://twitter.com/...939627637043201?s=19

    eğer bu olay yangıncılıksa bu kulüp yangıncı olmadığı için son yıllardaki hallere düştü. son şampiyonluklara bakalım:

    lucescu ile şampiyon olduk, tonla kiralık oyuncuyla toplama takımla şampiyon olduk doğru takviyeler yapılmazsa durum çok iyi değil dedik, "yangıncı" olduk. sonra 2006'ya kadar kendimize gelemedik. hatta ilk sezonda fatih terim'i getirmemize rağmen kendimize gelemedik.

    gerets ile şampiyon olduk, ya zaten orta saha merkezde berbat durumdaydık birçok maçı paldır küldür zorla çevirdik gerets ve takım resmen acı çekiyor acil doğru takviyeler lazım dedik. ya bi dur şampiyonluğun keyfini çıkaralım dendi, üstüne belki de tek orta sahamız saidou gönderildi ve transferin son gününe kadar mal mal duruldu sonra inamoto kakalandı yine hüsran.

    feldkamp ile beraber cevat güler ve futbolcular ile şampiyon olduk. biz yine bakın çok acil tonla takviye lazım bu takım iyi olmadığından feldkamp bırakmak zorunda kaldı, şampiyon olduk diye tüm negatiflikleri anında silmeyin; tablo bahsettiğiniz gibi olsa feldkamp hiç gitmezdi dedik dinletemedik. sonra 2011'de fatih terim gelene kadar süründük. hatta sürünmekten beter olduk.

    fatih terim geldi mucizevi işler başardı, 2011-2012'de eze eze 9 puan farkla şampiyon olduk(playoff rezaletini adamdan saymıyorum). burada kimse "yangıncılık" yapmadı çünkü elimizdeki imkanlar sonuna kadar kullanılmıştı. haliyle huzurlu bir yaz dönemi geçirdik. devre arasında da gereken yapıldı drogba sneijder getirildi, sonrasında da eze eze şampiyon olduk.

    hamza hamzaoğlu döneminde adeta ite kaka ve 2-3 oyuncunun neredeyse bireysel maç kazandırmalarıyla şampiyon olduk. kadro da yaşlıydı ve son nefesini verircesine oynuyordu maçları. bu kadronun ömrü doldu, acil doğru takviyeler lazım dedik. aksine melo falan gitti hamza çıktı melo yerine hakan balta'yı düşünüyorum dedi. aşırı doğru hamleleri veto etti. yönetim hamza el ele verdi o transfer dönemi bizi mahvetti. biz bunları dile getirdik; iç kıpılı hıcı iç kıpılı hıcı diye diye hamza'ya dokunulmazlık verdiniz. geleceğimizi mahvetti. sonrasında bu sezona kadar belimizi doğrultamadık ki bu sezon da riva'yı mivayı elimizde ne varsa sattık, uefa'dan men cezası yemesi pahasına ne var ne yok harcadık ki hamlelerin çoğu doğru değildi veya çok iyi sonuçlanmadı. oyunculara aylarca maaş ödeyemedik. fatih terim geldi yine mucizevi işler yaptı o sayede şampiyon olduk. (bkz: #2417823) burada anlattım, bunlar yaşanmadan önce bile biz çakılmaya başlamıştık ve bunlar yaşanmasa bile tudor ile şampiyon olamayacaktık. üstüne bunlar yaşandı. hem maddi hem manevi olarak dipteydik ve fatih terim bize sezon ortasında gelmeyi reddetse biz ortada kalacaktık. dursun özbek denen safi zarar şahsın fatih terim bizi reddetse getirebileceği en iyi hoca bile bizi anca 3. 4. yapardı muhtemelen.

    bunun adı yangıncılık değildir, bunun adı doğru konumlandırmadır. ister yangıncı deyin ister muhasebeci deyin; ben bu sezon fatih terim'in harikalar yaratmasıyla şampiyon olduğumuzun bilincindeyim. ve ligde bile zorla şampiyon olabildik. mevcut halimizde şampiyonlar liginde bizi yerler. ligde de seneye hem şampiyonlar ligi hem lig derken bu sezon beşiktaş'ın ligde düştüğü duruma düşebiliriz.

    fatih terim de mucizevi işler yapsa bile elindeki kadro onu da sınırlayabilir. bir ihtimal fatih terim de harikalar yaratamayabilir. bir takımın planı fatih terim mucizevi işler yapar halleder olmamalıdır. bunlar her zaman tutmaz, yönetimin suçu teknik direktör üstüne kalır sonra fatih terim harcanır, burası türkiye. sonra yine kısır döngüye gireriz ilk 2'ye giremediğimiz sezonlarda sürünmeye devam ederiz.

    tekrar tekrar söylüyorum bu sezon doğru hamleler şart. doğru oyuncuları doğru fiyatlara satıp doğru oyuncu takviyeleri şart. bizim şu an kadro derinliğimiz 0'ın altında. birçok mevkide düzgün as oyuncumuz bile yok. fatih terim halleder ya deyip bunları hasıraltı etmek hem hocamıza zarar hem kulübümüze zarar. bu işin sonunda yine hoca ve biz karşılıklı zararlı çıkarız.

    taraftar kulübü yönlendirmede önemli bir faktör. sene başı bu kadar tepki göstermeseydik şimdiki oyuncuların yarısı bile olmayacaktı ve çoktan şampiyonluk yarışından kopmuş olacaktık...
  • ister yangıncı taraftar ister eleştirel taraftar diyin, bu galatasaray'ın en büyük güvencesidir. oranı yüzde 10-20 kalsa iyi olur ama. fazla yangıncılık da iyi değil.

    galatasaray taraftarının en önemli özelliği çok çeşitli olması, tek tip olmamasıdır. beşiktaş taraftarı da fenerbahçe taraftarı da rahat kategorize edilebilecek taraftarlar. ama galatasaray taraftarına bakıyorsun her tipten adam eşit miktarda var. ve bu taraftarın sahip olduğu olumsuz gibi görünen özellikler bile yeri geliyor işe yarıyor. arda'ya yallah başka kapıya diyen, sabri'yi anadolu kulübüne gönderen, aydın'a sözleşme imzalattırmayan, östersunds faciasında passolig yakıp transferleri hızlı yaptırtan, tudor'a sabretmeyip terim'i takımın başına isteyen bu taraftardır. ama zamanı gelince en heves kırıcı yenilgi sonrası takımı karşılayıp moral veren taraftar da bu taraftar. kısaca 17'de 16 iç saha performansı yaptırtan da bu taraftar. passolig yakan adamla takımı havalimanında karşılayan taraftar aynı tip taraftar değil. ama ikisinin de işlevi var. ikisi de galatasaray'ın işine yarıyor. bunu görmek lazım. o halde yangıncı diye tabir edilen taraftara bile saygı göstermek gerekiyor.
  • bi boka yaramayan tayfadir.

    cünkü böyle bir taraftar yok, baskan olmak isteyen kisilerin trollerinin gazina gelen kitle var.

    sen adamlara 29 gün küfret, sonra cik 30 gün transfer yapilinca sayemde yapildi de.

    ne güzel dünya valla, bu kafayla hic magcup olmazsin, hep kazanirsin.

    adam en cok küfür edilen dönemde ben baskiyla is yapmam galatasaray parasini cöpe atmam dedi ve dedigini de yapti.

    özür dileyemeyenler de böyle kendilerini hakli cikaracak sacma seyler buluyorlar iste.
  • her taraftar yangına ortak olabilir. oldukça sakin kalan taraftarlar bile, aklı başında olanlar dahi, "ne oluyor, bir sorun mu var" diye içinden geçirebilir, panik olabilir.

    çok sakin kalan taraftarlar, yok ya halledilir diyenler, 31 ağustos günü sudan çıkmış balığa döndüler. onun için taraftarların paniğini, kızmasını anlayışla karşılamak lazım. fakat, işte burada kocaman bir fakat geliyor, kötü niyetli hareket eden, devamlı hakaret eden, saldırmaya yer arayan, doğru mu değil mi beklemeden her haberde en önde giden taraftarsa kasıt, kusura bakmayın ama anlayışla karşılanacak bir yanları yoktur.

    "eğer bu doğruysa skandalll" o kadar fazla offside verdim ki şu cümleye, anlatamam. ne hikmetse hiç birisi de doğru çıkmadı. bakın liseli elemanların, rakip taraftarların, medyanın ciddi şekilde manipülasyonu var, özellikle de sanal alemde. haberleri beklemeden, kulübü beklemeden her haberde ortaya atlayıp, mevcut yönetimi gelmiş geçmiş en kötü yönetim seçenler, istifa isteyenler falan oldu. gerçekten bu kadar gaza gelmeye gerek var mı?

    evet, traftar tepkilerini önemseyen bir yönetim var, evet yapılanlarda taraftarın da rolü var, ama o kadar. dahasını kendinize biçmeyin. yani dursun özbek'in seçime gitmesi ve mustafa cengiz'in seçilmesini profil resmini gri yapmasına bağlayan var, el insaf. dursun özbek taraftarı falan önemsemiyordu. amacı yeni sezondan önce seçime gidip, 3 yılı kapmaktı. avrupadan men geldiğini en iyi o biliyordu.

    öyle ya da böyle iyi niyetli, endişeli taraftarlar, aklı selim, mantıklı eleştiriler yapanlarsa kasıt, evet faydalı oldukları yerler olmakta. ama eğer ki sosyal medyada ana avrat sövenler, uçakları düşsün diyenler, sala'nın uçağından espiri kasanlar, abdurrahim albayrak'ı her resme montajlayıp espiri kasanlar, her haberin altına "#yönetimistifa" yazanlarsa, kusura bakmayın da hiç bir faydaları yoktur.
  • sözlük özelinde 19 mayıs 2018 göztepe galatasaray maçı başlığında bol bol görebileceğiniz taraftar türü. hepsi öyle değil tabii panik yapmadan analiz edenler de var. ama maçı izlemeyip sözlükten takip etsem ilk yarı sonunda göztepe a.k.a real madrid bizi hallaç pamuğu gibi atmış sanardım. adamların maç boyu en tehlikeli pozisyonu selçuk şahin'in 50 kere vursa yine atamayacağı yerden çektiği şut aq. zaten biraz sakin izleyen biri sabaha kadar da oynansa gol yemeyeceğimizi bilirdi.
    işte, transfer dönemi ortalığı karıştıran da bu kafa yapısı. transfer dönemi bile 9 haziranda açılıyor ama yangıncı taraftar, transfer politikasını 8 haziranda eleştirip ortalığı karıştırıyor. neyse, ortamlarda sabır dersiniz kim bilecek?
  • ben çok seviyorum bu taraftarlarımızı. herkes zaman zaman yangıncı taraftara dönüşür. matrix'deki gibi denklemin dengelenmesi için gerekliler. bir taraf ağır basarsa denklem bozulur. aşırıya kaçmadan dozunda bir şekilde yararlılardır. işin diğer boyutu** ise en kötü senaryoyu ortaya koyarlar ve o imkansız denilen oha denilen en kötü senaryo çoğu zaman gerçekleşir murphy kanunu devreye girer. neyse ki denklem yine şampiyonluğumuz ile sonuçlanarak mutlak doğruya ulaşır *
  • keşke bunun bi de yangıncı vatandaş versiyonu olsa da tıpkı galatasaray'daki yangıncı çokluğu sebebiyle kulüpte bazı şeylerin hızlıca değiştiği gibi ülkede de değişmesi gereken şeyler de bir an önce değişse, yenilense.

    olması gereken taraftardır. aksi halde şükürcü, kafasına vur ekmeğini al kafasındaki anadolu muhafazakarından farkımız kalmaz. * galatasaray'da ve insan olmanın genel kuralında eleştirmek, sorgulamak, hür düşünmek esastır.
  • açılın yangıncı taraftar geldi. eğer söz konusu başlık takımımızın 2018-2019 sezonu öncesi tek sağlam santrafor'unu* gönderip bizi maç içinde bile ortalama 3-5 kere sakatlanan, fiziğiyle zıt, bitiriciliği ve hava topları çöp, statik eren derdiyok'a mahkum edilmemizi eleştiren taraftara yakıştırılıyorsa, sonuna kadar yangıncıyım amk. bu işin ffp'si falan yok. evet emre akbaba çok iyi transfer ama bu takıma ondan önce bir forvet gerekliydi. ulan yemin ediyorum umut bulut'a falan bile razı hale geldim ki kendisinin bu sözlükte sevildiği dönemde yaptığım kötü eleştiri hala en ofsayt entry'lerimde yer alır. ergin keleş, mehmet batdal falan geldi aklıma, hani o kadar dibe düştüm. her ne olursa olsun gerekirse 2. ligden de olsa biri getirilmeliydi. galatasaray'da 4. forvet olamaz denilecek adam bile olsa getirilmeliydi. nasıl ki sol bek yedekleniyor, forvet de garantiye alınmalıydı. 3 gün önce 2 forvet alacağız diyip de bugün takımı forvetsiz bırakmak, hem de fatih terim gibi en büyük başarılarını çift forvetli sistemlerinde elde eden bir teknik direktörünüz varken, işbilmezliktir, rezalettir. ulan bu adam bırakın yaşlı necati'yi, umut bulut'tan, hatta sercan yıldırım'dan bile verim aldı. gidin gerekirse 2. ligden getirin, afrika'nın köyünden bulun getirin, ama bu kabul edilemez. resmen seçenekler arasında kararsızlık yaşayıp son güne bıraktılar, sonra çatır çatır ret cevapları alıp apışıp kaldılar. her şey bu kadar güzel gidiyorken bunu yapmayacaktınız, neredeyse yüzde yüz dediğim 2018-2019 sezonu şampiyonluğundan şüpheliyim artık, şampiyonlar ligine değinmiyorum bile.

    hepimiz oturacağız, her hafta fatih terim'in şapkadan çıkaracağı tavşanı bekleyeceğiz, sonuç budur.
  • yahu bir siz biliyorsunuz amk. tamam kardeşim sen cefakar taraftarsın. aynen kardo beraber yüdürük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. 20 yıl şampiyonluk göremedik falan. tamam kral sensin.

    ulan burada kimse neden firmino'yu alamadın, modeste'ye neden 7 milyon imza parası vermedin de getirmedin demiyor.

    elindeki "tek" forveti satıyorsun, yerine adam almıyorsun.
    elindeki "tek" sağlam stoperi (serdar'ın 10 maçta bir sakatlandığını düşünürsek) son dakikada 2 milyon eur için yollayacakken allah yüzümüze gülüyor da adam kalıyor takımda. zira eminim bu süre zarfında aynı kalitede bir tane adam bulamayacaklardı. nereden mi biliyorum? koca yaz sürecini sadece denayer peşinden koşarak geçiren adamların ikinci ya da üçüncü alternatifleri olduğunu sanmıyorum.

    ffp dediğiniz şey 2 haftadır yok. transfer sezonu başladığında da vardı, başlamadan önce de vardı. amerika'yı yeniden keşfetmiyoruz. herkes her şeyin farkındaydı. buna göre girdik transfer sezonuna ama arkadaş 80 günde 1 tane bile forvet bulamamak, 1 tane bile stoper bulamamak ki takımdakileri de yolluyorsun bu arada, beceriksizlik, amatörlüktür.

    ne yapalım istiyorsunuz amk, aaaa süper ya fatih hoca'nın kucağına eren'i bırakıp al bununla ligi kazan, cl'de üst tura çık falan dedikleri için tebrik mi edelim?

    emre, nagatomo ve ndiaye transferlerinin yarattığı bütün olumlu havayı bu amatörlük maalesef sıfırladı. beyler farkında mısınız eren sakatlanınca adamın yedeği bile yok. ne muğdat ne de onyekuru tam bir forvet değil.

    seviyorum sizi yangıncı taraftar. hamza'yı, umut'u, prandelli'yi, mustafa denizli'yi, dursun ve avarelerini bu yangıncı taraftar gönderdi.

    tekrar söylüyorum, burada kimse modeste'ye 7 milyon imza parası nasıl vermezsiniz de getirmezsiniz demiyor.
  • her mağlubiyet sonrası piyasaya çıkan taraftardır.

    18/19 sezonunda hakkımızı aramak yerine ısrarla takımı eleştiren taraftardır.

    verilen haksız cezalarda tff’yi değil de hocayı ve futbolcuları eleştiren taraftardır.

    yaşanılan talihsiz sakatlıklar ve cezalardan dolayı takımın kötü oynadığını düşünemeyen taraftardır.

    yapılan haksızlıklara iki kelam edemeyip sürekli “ben demiştim” kafasında olan taraftardır.

    her fırsatta kendi futbolcusunu eleştiren, sahip çıkılması gereken dönemde sırt çeviren taraftardır.

    takım iyi giderken sus pus oturup, en ufak bir pürüzde ortalığı alev alanına çeviren taraftardır.
  • yangıncı taraftar ile bilinçli taraftarı karıştırmamak lazım. galatasaray taraftarı çoğunlukla pragmatisttir. 3 kupa kazanan hocayla yürümeyeceğini daha kupalar kazanıldıktan birkaç hafta sonra şiddetli şekilde dile getirebilir. başka kulüpte o başarıya kulübün anahtarı teslim edilir.

    başarıya alışıktır, çıtası yüksektir. son 21 yılda 11 şampiyonluk, 2 avrupa kupası, sayısız tr kupası ve süper kupa kazandığı düşünülürse bugün 15-45 yaş arası interneti daha çok kullanan, ürün alan, maça giden kesimin içindeki galatasaraylıların vasata tahammül edemeyeceği aşikardır.

    bu da çoğunlukla bize fayda getirir. başkan getirir, başkan götürür, hoca getirir, hoca götürür. oyuncuların sözleşmelerine bile müdahil olur. kulübün 5 kuruşunun dahi düzgün harcanması için her şey yapar.

    sesi daha iyi duyulsun diye de bazen yangıncılık yapar, işler büyümeden önlem almak için. fakat bunun ayarını iyi yapmak lazım. başkanın, hocanın, oyuncunun üzerinde gereksiz yere baskı oluşturmanın manası yok.

    18-19 yaz dönemi için dünya kupası devam ederken ve uefa ile ffp anlaşması yapmışken özellikle transfer konularında yalnızca duyumlar üzerinden ortalığı yangın yerine çevirmek manasız. ibne basının gazına gelip 6-7 ay önceki buhranı ve bizi bu buhrandan çıkaranları unutmamak lazım.