• 1
    arkadaşlar öncelikle şunu belirteyim, siyasi görüş hassastır. türk toplumunun zaafıdır, zayıf karnıdır. en mülayim insana bile zıt ideolojide laf attın mı, olay çıkar. bu böyledir.

    siyasi entryleri pek sevmediğimden birkaç entry dışında okuyamadım konuya ait tüm entryleri. ancak vardığım bir düşünce var: '' haklı görüşteki de haksız.''

    neden? bu platformda aşırı sağcı insanlar olabilir, ki var da. özellikle siyasi bir hassaslık yapıp şu gezi olaylarını dillendirmemek daha doğru olabilirmiş. sonuç olarak ipin ucu düşünülmemiş ilk yazan arkadaş tarafından. dediğim gibi böylesine hassas bir konuda beyaz diyene elbet siyah diyen çıkacaktır. dolayısıyla ''sosyal bir kavga'' oluşumu da rahatlıkla gözlenebilir.

    her zaman söylüyorum: ''bir insanın dini görüşü, siyasi görüşü, cinsel tercihi, fikirleri vb. şeyler kendine aittir.'' burada dillendirmekle de vatanı kurtaramayız. keşke daha hassas olunsaydı bu konuda.

    dikkatimi çeken bir başka husus şudur: bir görüş belirtiliyor. sivri ve belki de doğru. * eee buna bazı yazarlarımız karşılık verince de baya bir hakarete uğramışlar. halbuki gezi'yi destekleyen arkadaşlarımızın zıt tarafın fikirlerine hoşgörü ile yaklaşması için yapması gereken tek şey ''neden?'' diye sormaktı. neden bu insanlar böyle düşünüyor ola ki? doğup büyüdüğü yer, ailesi, çevresi, okuduğu kitaplar, okuduğu gazeteler, duydukları... olabilir abi, her insan bağımsızdır, farklı düşünebilir.

    kendi siyasi görüşümü belirtecek olursam, ki bunu yanlış anlaşılmaların önüne geçmek adına yapıyorum. benim mevcut iktidara olan nefret seviyem herhalde dün tartışma içine giren yazarlardan kat kat fazladır. izmirliyim daha ne olsun? izmirli insanın zaten belli bir ideolojisi vardır.

    hah bir de şu var: her sağ görüşlü insana ''cahil, bilgisiz, yobaz'' yakıştırmalarını yapmak bana kalırsa ''olgunlaşamama'' nın sonucudur. çünkü kişilik olarak belli bir olgunluğa gelmiş insan bilir ki siyasi görüş, bilgi konusunda kıstas değildir. size bir örnek vereyim:

    necip fazıl kısakürek...

    gençlik yıllarını sol görüşe yakınlıkla geçiren ve de hayatının ikinci yarısında katı bir sağcıya dönüşen dehadır kendileri. şimdi bu adama cahil diyebilir miyiz? kendisinin zekasını görmek adına birkaç şiirini okumak bile yeterlidir. ama ne yapalım abi? sağ görüşlüyse ne yapalım yani? herkes benim gibi düşünmek zorunda değil ki.

    siyasi görüş, karakter tasviri açısından epey yardımcı bir husustur ancak sadece buna bakılarak bir kişinin karakteri hakkında ''net'' bir şey söylemek çok yanlıştır.

    insan benim kadar özgürlüğüne düşkün olmasın, ciddi söylüyorum. ultra deliyim bu konuda. ''uçurumdan atlamak yasaktır'' diye bir tabele görsem sanırım kendime engel olamayıp atlarım. o derece yani, düşünün. ama ne yapalım? ben siyaseti, iktidarı, muhalefeti bırakalı çok oldu. çünkü gördüm ki bizim ülkeden bir halt olmaz.

    hep söylüyorum, önce ''kişisel devrim'' yapmalıyız. önce kendi içimizdeki dikatatörü yenmeliyiz. okumalı, öğrenmeli, ufkumuzu genişletmeliyiz. bilgi sahibi olmalıyız. daha sonra zaten hangi görüş daha doğru ise o iktidara gelir.

    halk tv'de çalışan falan bazı manyak tipler de var. ağzından küfür, hakaret eksik olmuyor. gidiyor türbanlılara ana-bacı küfür savuruyor. sigara- alkol komalarından çıkamıyor. işte en kötü olan da bu. iki kere atatürk adını kullandı mı kendini aydın ilan ediyorlar. aydın insan dili, dini, siyasi kimliği aşmış kişidir. aydın insan ulusal değil, uluslararasıdır. atatürk'ü anlamamız gerekiyor. atatürkçülük salt isyan değil. yapıcı olmak durumundayız. atatürkçü olmakla gurur duyan biri olarak fikirlerim budur.

    oy, sandıkta verilir. sözlükte spor konuşulur. konuşulmalıdır.

    atam'ın dediği söze bakalım: ''eğer ülkeni kurtaracak bir lider beklemekteysen, ben size hiçbir şey öğretememişim demektir.''

    mesele bundan ibarettir.
  • 4
    --- alıntı ---

    "gezi parkı olayları türk vatandaşı olarak hepimizi etkiledi. türk vatandaşı olarak gönülden destek veriyoruz"

    --- alıntı ---

    ünal aysal

    veya

    --- alıntı ---

    galatasaray yurt dışında, türkiye'nin atatürk'ten sonra en büyük, en tanınan ikinci markasıdır.

    --- alıntı ---

    ünal aysal

    şeklinde siyasi içerikli açıklamalar yapan koca galatasaray başkanı, şu, bu görüşten taraftarı var mı diye bakmıyor; çünkü galatasaray laik cumhuriyet'in kurucu kadrosunu lisesinden çıkarmıştır. dinci yobazlar alınsa ne yazar.
  • 5
    belki olmaması gereken ama siyasiler spora o kadar siyaset karıştırıyor ki burda da bir nebze yansımaları görülüyor. adamlar cenk akyol'u gezi parkı destekçisi diye milli takıma almıyor, tt arena açılışında malum zatı övüp merhum başkana giydiren eşekçi müteahhit yuhalanınca seçim meydanlarında bize kin kusmalar...

    her şeyi geçtim osmanlıspor, başakşehir, kasımpaşaspor gibi seyircisi olmayan hükümetin ideoloji kasan proje takımları akıl almaz harcamalarla en üst düzey takımların içinde yer alıyor. sonra stat açılışlarını siyasi miting alanı gibi kullanmalar. bizde de ister istemez kutuplaşmalar oluyor, olacak da.
  • 6
    o çok sevdiğini söylediğin takımın stadının yolları neden tamamlanmıyor, metrosu niye kapalı kaldı aylar-yıllarca, 2. sermaye artırımı artırımı nasıl komik gerekçelerle engellenmiş, en büyük rakibin şike yaptığı için küme düşmesin diye 58. maddeler nasıl değiştirilmiş, nasıl hükümete yakın isimler federasyonun başına geçirilmiş, nasıl imparatorunun gözü güçle büyülenip ihanet ettirilmiş, şampiyonluk primin kulübüne sorulmadan elinden alınıp diğer kulüplere dağıtılmış...
    daha saymamı ister misiniz?
    yoksa "spora söyosöt sokmoyolum lötfön" şeklinde koyunluğa devam mı etmek istersiniz?
    elbette koyunluğa ve hatta bunların konuşulmaması için lobicilik yapan hainliğe dahi saygım var ama insanları aptal yerine koymanın da lüzumu yok.
    bunları göremeyen ya uzayda yaşıyordur ya da haindir.
    hatta bu renklere gönül vermiş oldukları dahi şüphelidir keza gönül verdiğini söylediğin renklere zarar veren şeylerin üzerine gitmeyen ve hatta zarar veren şeylerin aslında güzel şeyler olduğunu iddia eden bir zihniyetle karşı karşıyayız.
    bunun spora siyaset katmakla hiçbir ilgisi yok sevgili troll. hiç kasma boşuna çünkü bunlar yediyüzellibin defa konuşuldu ve çoktan sonuca bağlandı. yeni olup da bunları bilmiyor olabilirsiniz; araştırın okuyun derdim ama araştırmak eylemine de alerjiniz vardır o yüzden tekrar yazdım.
    spordan siyaset ayrılsın diye aslında bu mücadele ama herkes tarafından anlaşılmaması da normal. çok büyük beklentilere girmemekte fayda var bazılarına karşı. kapasite ve malzeme malum keza.
  • 7
    başlığın sahibi olan yazar, anladığım kadarıyla sözlüğe siyaset bulaşmasından değil, bunun yanlış biçimde yapılmasından rahatsız. ki son derece haklı. zaten devam eden entrylerde de bunu kanıtlayan yazarlar mevcut.

    yani destekledikleri görüşlerin liderleri ekranlarda, meydanlarda birbirilerine ne kadar ağır şeyler söylüyorlarsa, burada onların on kat daha ağırı hakaretler var. yani beceremiyoruz. en sade vatandaştan tutun da, en tepedeki yöneticiye kadar. kimsenin kimseye saygısı, hoşgörüsü yok.

    neden? çünkü onlar "dinci".

    neden? çünkü onlar "sağcı".

    neden? çünkü onlar "solcu".

    "hain" demek bu kadar mı kolay?
  • 9
    spora siyaset bulasiyorsa spor sozlugu ne yapsin? kafasini kuma mi gomsun? mesela terim'in milli takima gidisinde, demiroren'in tff baskani olusundaki siyaseti, avarelin rolunu gormezden mi gelecegiz?

    tum bu yaygara taraflilarin argumanlarinin zayif kalmasindan kaynaklaniyor. sozluk ulkenin geneli olmadigi icin fikrî azinlik icerisindeler tum mesele bu. cogunluk olunca her turlu azinligi ezmeyi marifet sayanlar, cogunluk fikir ve gorus bildirmesin diyerek yaygara kopariyorlar.

    moderasyon goreve :(
  • 10
    daha önce de belirttim galatasaray sözlükte insanlar siyasi görüşleriyle ön plana çıkmamalı. kimin neci olduğunu kimse bilmemeli. herkes birbirinin gözünde galatasaray'lı olmalı.

    moderasyonun bu siyaset konusunda daha ayık olması gerekiyor. sizi dinden imandan çıkartan 1 kişiye pm yolundan s ile git derseniz 1 hafta ceza alıyorsunuz. sizi hunharca kışkırtan birinin nick altına ana bacı karıştırmadan küfürlü şeyler yazarsanız aylarca ceza alıyorsunuz. ama %48'e %52 ye her neyse çok da önemli değil. milyonlarca insana terörist, terörist sevici*, paralelci, hain, vatan haini, satılmış, koyun, ahlaksız, dinsiz vs gibi ithamlar kullanmanın hiç bir yaptırımı yok.

    yani birinize pmde s ile git dersem 1 hafta ceza alırım. ama bir başlıkta alayınıza satılmış, terörist, öcalancı, hain vs gibi şeyler yazarsam ceza meza almam. burada biraz oturup düşünmek lazım.
  • 11
    bireysel olan siyasal olandır. okulunuzdaki hocalarla ilişkinizden arkadaşlarınızla ilişkinize kadar siyaset her ilişkidedir. buzdolabında sebzeleri koyacağın yer bile işin iktidarınca belirlenmiştir. siyaset her yerdedir.
    siyasi içerikli yazı yazanlar sözlükten atılmadıkça bu olay çözülmez. bu "çözüm" de bana gore çok saçmadır. tutmaz. siyasetin bulaştığı yok. zaten her yerde. hakan şüķüründen spor bakanına, her yerde.
  • 12
    1) siyaset spora bulaşıyor, doğru, biz de buradan siyasetin spora bulaşan yönünü eleştirmek ve tartışmak için buradayız.

    2) burada sağcı arkadaşlar da var, atesit arkadaşlar da. galatasaray ve taraftarlık kültürümüz açısından bu konularda (siyasetin spora bulaşan kısmı haricinde) tartışmayı yersiz ve gereksiz buluyorum. elimize ne geçecek? kimin fikrini değiştireceğiz? masturbasyon yapıp kamplara bölünmekten başka ne işimize yarayacak?

    3) ha adamın biri kendi görüşünü spor ile alakasız bir şekilde ortaya koyup hatta diğer görüşlere laf sokuyorsa, diğer görüşlere de laf hakkı doğuyor. burada moderasyona ciddi takip görevi düşüyor.

    4) bunun dışında sözlüğün de bir duruşu olabilir. eğer biz atatürkcü, laik düşünceye inanan bir platformuz diyorlar ise, bu yönde de bir filtre kullanmaları anlaşılır olmalı. ama gördüğüm kadarı ile böyle bir duruşları yok, bu yüzden iki taraf da birbirlerine saygı göstermeli ve fikirlerini kendilerine saklamalı.
  • 13
    yanlış yapılıyor. sağduyuyla bir gerekçe okumak isteyenler için yazıyorum. dileyen şovunu yapmaya devam etsin.

    - siyasetle sporun kesiştiği alanlar var. dolayısıyla sözlükte bunlara yer verildi, veriliyor. mesela stadımızın açılışına gelen eski bir bakanın hadsiz sözleri. ya da siyasiler tarafından başta stad olmak üzere galatasaray'a verilen bazı sözler tutulmazken fener'e iltimas geçilmesi.

    - ülkede kamplaşmaya yol açmış toplumsal olaylar üzerinden siyaset tartışmak ise sakıncalı. çünkü ünal aysal'ın dediği gibi "20 milyon galatasaraylı akp'ye oy verdi". tamam rakam bir dil sürçmesi ama 20 milyon taraftarımızın %50'si akp'ye oy verdi.

    - gezi parkı protestolarını herkes aynı şekilde okumuyor. beğenin ya da beğenmeyin bu ülkenin %50'si gündemi a haber'den takip ediyor. o kanalda da bildiğiniz gibi gezi'nin ortaya çıkış sebebi olmayan fakat bundan nemalanmak isteyen iç ve dış mihraklar (pkk'sından otpor'una) olayın mimarı gibi gösteriliyor. yine bu havuz medyasından yayılan bildiğimiz camiye ayakla girdiler, içki içtiler iddiaları var. bakın, bu taciz iddiasını geçiyorum, her iki ihtimal de çok çirkin. yani yalan olma ihtimali de gerçek olma ihtimali de inanılmaz çirkin. neyse iktidarın yapmak istediği çok basit. eski toplumsal reflekslerle konuyu laikçi-islamcı tartışması olarak gösterip %50'yi tekrar avucuna almak. bunu da kısmen kemalistlerin olayı laiklik eksenine taşıması sayesinde başardılar. şimdi soruyorum sözlük olarak biz bu kamplaşmaya neden meze oluyoruz?

    - son bir şey. eğer gerçekten toplumsal olaylar gündemleştirmenin bir fayda getireceğine inanıyorsanız soma örneğine bakın. gezi parkı protestoları gibi burjuva* eylemleri değildi. eylem falan da değildi ya neyse. bu ülkede gerçek anlamda sesi duyulmayanlar, kendini ifade edecek enstrümana* sahip olmayan onlarca madenciyi kaybettik. devamında ne oldu? iktidar sorumluluğu üstlenip mahcubiyetini dile getirmedi. zeytinyağı gibi üste çıktı. muhaliflere "suistimal ediyorsunuz" ithamını yaptı. konu kapandı gitti. bakın, bu ahlaki rezalettir. iktidarım sarsılmasın diye bu ülkenin en zavallı insanlarını umursamamaktır. hem de bu insanlar herhangi bir politik görüşten dolayı marjinalleştirilip mitingde ıslıklatılacak profilde de değil. çünkü farkı olsalar bile, gezi'deki gibi kendini ifade edebilen insanlar değillerdi. her anlamda toplumun en yoksul kesimlerinde yer alıyolarlardı. malum, ekmeğinin derdinde olan garibanlar kampüs solcuları gibi o miting bu miting koşamıyor her yere. şimdi, bu konu bile kamplaşmaya yol açıyorsa sözlükte "genel siyaset" konuşmanın ne anlamı var söyleyin. allah ıslah etsin, ne diyeyim.
  • 14
    konuyla ilgili düşüncelerimizi sanırım defalarca ilettik. bir kere daha göz atmakta fayda var.

    (bkz: #486009), (bkz: #1257536), (bkz: #1263377), (bkz: #1282392), (bkz: #1282399), (bkz: #1441790), (bkz: #1444656)

    siyasetin bu denli sporun içinde olduğu bir ortamda elbette yorumların siyasetten izole bir şekilde olması mümkün değil. siyasetin spora bulaştığı her noktada zaten konunun sözlüğe taşınmasında herhangi bir engel yok. fakat salt siyasi entry'ler sözlük ilgi alanı dışında. bu sadece siyasete özgü bir kural değil. salt dini, sanatla ilgili, magazinsel, vb. diğer konular da sözlük ilgli alanı dışında. bunla beraber toplumun genelini ilgilendiren büyük toplumsal olaylarda da bir takım istisnalar uygulayabiliyoruz. ama her seferinde ne yazık ki olayın ikili tartışmalara ve daha sonra da nick altı savaşlarına döndüğüne şahit oluyoruz. bir anda spor sözlüğünün sol tarafında nicklerden ve onların altına yazılan hayat ve dünya görüşlerine yönelik yazılardan geçilmiyor. peşinen belirteyim; sözlük yöneticisi olmama rağmen şikayet olmadığı sürece hiçbirini merak etmiyor ve okumuyorum. zira ben galatasaray sözlük'ü bu amaçla kullanmıyorum.

    peki sözlük kuralları bu kadar açık olmasına rağmen moderasyon neden müdahalede etmiyor ya da müdahalede geç kalıyor?
    özellikle istisna uyguladığımız toplumsal olaylarda olayın önemine binaen sözlüğün en önemli kurallarından biri olan ilgi alanımız dışında kuralını yıkıyoruz. buradaki en önemli amaç tamamen kolektif bir şuur oluşturmaya yardımcı olmak. fakat bu ne yazık ki bir süre sonra tamamen amacının tersine hizmet etmeye başlıyor. insanların bütünleşmesi en azından kendi fikirlerini hür bir şekilde dile getirmeleri ve bir etkileşim sağlanması için istisna uyguladığımız konuda bir anda ikili tartışmalar, hakaretler ve nick altı atışmaları başlıyor. bu insanları bütünleşmiyor aksine çok kolay bir şekilde ayrıştırıyor. ne yazık ki amacına hizmet etmeyen bu tarz entry'lere müdahale etmek de sanıldığı kadar kolay olmuyor. zira insanlar birbirlerini çok kolay bir şekilde yaftalayıp aynı kolaylıkla da ötekileştirebiliyor. bu tartışmanın arasında hele hele sözlükte yazılı kuralları olmayan bir konuya yönetici olarak müdahil olmak oldukça zor. zira başkaları tarafından aynı kolaylıkta yaftalanabiliyorsunuz. bu da yöneticinin direncini kolaylıkla kırabiliyor. zira x sizi y olmak ile suçlarken y de sizi kolaylıkla x olmak ile suçlayabiliyor. olaya müdahil olmak isterken bir süre sonra ikili tartışmaların tam ortasındaki tek hedef olarak kalıyorsunuz. bir anda faşist ve sansürcü moderasyon olarak suçlanmanız da cabası. daha sonra yönetici, "spor sözlüğünde bu konulara müdahil olmak benim vazifem değil" diyerek devre dışı kalıyor ve sözlüğü kendi kaderiyle başbaşa bırakıyor. bu sözlükte defalarca tecrübe ettiğimiz bir durum.

    tüm bunlara rağmen; herhangi bir ticari özelliği olmayan, herhangi bir ideolojiye hizmet etmeyen, laik cumhuriyetin değerlerini benimsemiş, atatürk ilke ve inkılaplarını bağlı ve tamamen galatasaray odaklı olarak kurulmuş bu sözlükte galatasaray'ı ve dolayısla galatasaray'ın ilintili olduğu konuları konuşmaya devam edeceğiz. aynı zamanda moderasyon olarak da ilgi alanımız ile ilgili kuralları da uygulamaya devam edeceğiz. geç kaldığımız noktalarda da gereken adımları atacağız. fakat tüm bu konularda yazarların da moderasyona yardımcı olması gerekiyor. sözüğün daha okunabilir daha yazınabilir bir yer olması için herkese büyük görevler düşüyor.
  • 17
    spora siyaset karıştı mevzusu değil ki bu. benim de kendi görüşüm ve bir ideolojim var ama neden insanların kafasını şişireyim burada? ülkede tonlarca sözlük,forum var bütün siyasi görüşünüzü, bakış açınızı buraya saçmak zorunda mısınız? ben rahatlamak için, sevdiğim renklerin birleştirdiği insanları tanıyabilmek için, galatasaray ve spor adına okumak, yazmak için bu mecraya geliyorum. barış mitingi mi mhp kurultayı mı muhtarlık seçimi mi anlayamıyorum neler oluyor. gidip bir dizi bölümünün altına "fenerbahçe ananın amı" yazmak, atıyorum teknoloji hakkında yazılan çizilen bir foruma "dursun özbek idam edilsin ryan donk hadım edilsin" yazmak ne kadar mantıksızsa burada bu kadar hararetli ideolojik çatışmalar da o kadar mantıksız.
  • 18
    esasen futbolu da doğrudan etkileyen siyasetin sözlükte konuşulmaması baskısı sansürcü siyasetin ta kendisidir.

    kardeşim bu siyaset aklamadı mı şikeyi? bu siyaset atamadı mı harun erdenay'ı demirören'i, fatih terim'i bu siyaset koparmadı mı, sermaye arttırımını bu siyaset engellemedi mi, ünal aysal'ı bu siyaset kaçırmadı mı? enes kanter gibi bir oyuncu siyaset nedeniyle uzak degil mi milli formadan? stad yolunda cektigin eziyet, pasolig siyaset degil mi?

    siyaset spora bulaşmasın akp siyasetidir. çünkü hukuksuzluklarının konuşularak savunulacak bir yanı yok.

    gezi olayları esnasında sözlük kapanacak noktaya geldi. cunku siyaset konuşulmasın dusuncesinin o donemki temsilcileri onerileri kabul gormeyince sozlugu sabote ettiler.

    goruyorum ki benzer yaklasimda olan arkadaslar var. hepsi degil ama bazisi. allahtan moderasyon bu defa deneyimli. pabuc bırakmayacaktır.
  • 19
    siyaseti oraya buraya karıştırmadığımız için bu hallere düştük ya zaten. ülkede insan kalmadı. gerçek anlamda insandan bahsediyorum, sağlıklı bir bireyden. aileler çocuklarına yok ''siyasetten uzak dur'' dedi, birisi kalktı ''ben eski solcuyum'' , diğeri ''ben eski sağcıyım'' dedi; 1960 sonrası türkiyesinden itibaren yetişen nesilleri görüyoruz. buna ben de dahilim. ben bile belli bir yere kadar karışabiliyorum siyasetin içine. çok fazla bilgi eksikliğim var. ama özellikle 1980'li yılların ortasından sonra yetişen nesiller olarak hayata boş bir beyinle geldik ve boş bir beyinle öleceğiz. ailemiz, çevremiz, okul, çalıştığımız yer, medya hep bizi uzak tutmaya çalıştı ve algılarımızla oynadı. kimileri bu algı yönlendirmelerine yenildi ve yenilmeye devam ediyor, kimileri ise hala bişeyler için çalışıyor, okuyor, araştırıyor. maalesef biz bunları 2016 yılında hala konuşurken, insanlar bu işleri 20. yüzyılın başında çözmüş ve şuanda gayet kültürlü, ahlaklı, eğitimli, sağlık ve düşünen bireyler olarak yaşamaktalar.
  • 20
    "siyaset spora bulaşmasın" derseniz size hak verilebilmek için ancak ve ancak siyaset kavramının ne olduğuyla ilgili anlaşmaya varmamız gerekir öncelikle. birileri çıkıp parti sempatizanlığı yapar ise, şu parti şöyle iyi böyle iyi vaatleri şunlar bu parti böyle kötü derse evet ben de katılırım siyaset yapmayın burada derim.

    fakat; hükümette hangi parti olduğu önemli değil, halkın, insanların haklarının yenmesi, düşüncelerini seviyeli bir şekilde ifade etmeleri, yalan yanlış olarak insanların yaşadaığı olaylar, ölümler vs. anlatılmışsa doğrusunu anlatmaya çalışması siyaset bulaştırmak değildir.

    mesela şöyle bir örneklendirme yapayım kendimce ve basitçe, "şu futbolcu şu kadar alıyor haketmiyor çünkü şöyle şöyle" "şu futbolcu bu kadar almalı çünkü ..." tarzı düşünceler herkesçe ifade edilebiliyor ve bugüne kadar "spora ekonomi karıştırmayın" demedi kimse. çünkü bu iş sporun kendinde var.

    galatasaray kulüp olarak, ekonomisiyle, siyasetiyle, saha içi ve saha dışı olaylarıyla, hatta ve hatta oyuncuların aşk ilişkilerine kadar her şeyiyle bir bütün olarak konuşulup tartışılan bir camiadır.

    yeri gelir kuruluş dönemlerinden bahsedilirken milli mücadeleye katılan oyuncular bile anlatılır, bakış açınıza bağlı olarak kulübümüzün mottosu bile "türk olmayan takımları yenmek" siyasi bir düşüncedir bile diyebilirsiniz.

    dolayısıla anlatmak istediğim asıl nokta, bir insan, bir sözlük yazarı, her ne görüşe sahip olursa olun seviyeli bir şekilde kendisini ifade etmesi en doğal hakkıdır. halkın bir çok kesiminin destek verdiği 3. yılını doldurduğumuz bir eylem, bir direniş bahis konusu ve bu hareket içinde yer alanlar arasında kulübümüzün o zamanki başkanı da dahil olmak üzere, fenerlisinden, beşiktaşlısına bir çok taraftarı da içinde barındırıyor. ve bu olayların başladığı gün olan 28 mayıs tarihinde de "tarihte bugün" şeklinde bazı görüşler ifade edildi. laf atmalar, olayı başka yerlere taşımalar olmasa ertesi gün geçip gidecekken olay buralara kadar geldi.

    "ben de şucuyum ama.. bende bucuyum ama.. bu yaptığınız yanlış, saygılı olun, sözlük bunun yeri değil" diye düşünmek "aman tadımız kaçmasın da ne olursa olsun" kabullenişinden başka bir şey değil. bırak isteyen istediğiyle seviyesini koruduğu sürece tartışsın, fikirlerini paylaşsın. hepimiz aynı maçları izlememize rağmen kimin iyi kimin kötü oynadığı konusunda bile anlaşamıyorken bu tip başka konularda ortak düşüncelere sahip olunması beklenemez zaten.

    burası, aynı renklere gönül vermiş farklı farklı şehirlerden, ülkelerden farklı hayatlar yaşayan insanların bir araya geldiği galatasaray ortak paydası altında buluştuğu bir platform. bunu unutmayın ve sakin olun lütfen.
  • 21
    başkasına da oluyor mu bilmiyorum ama ben her hafta bu sözlüğün siyasi meselelere karışmasına anlam veremiyorum. işin kötüsü, can sıkıcı bir noktaya geldi durum. tuhaftır bu siyasi entrylerin çoğu da cumartesiyi pazara bağlayan gecede giriliyor.

    moderasyonun bu durum özelindeki tutumunu çok iyi biliyorum ve anlıyorum ancak şu da bir gerçek ki bir şeylerin değişmesi gerektiği gözüküyor. benim kişisel fikrim şudur: en ufak şekilde ( ucundan da kıyısından da olsa) siyasete giren entryler silinmeli diye düşünüyorum. veyahut silinmesin ancak yaptırım uygulansın. özür dileyerek söylüyorum ama ben her allah'ın günü burada tayyip falan okumak istemiyorum. hayır zaten siyaset konuşmak isteyen gider çeşitli platformlarda yapar tartışmasını, söyler fikrini. buradaki çoğu yazarımız ki ben de dahil olmak üzere ülkenin mevcut siyasi konumundan sıkıldığımız ve bunaldığımız için gs sözlüğe yöneliyoruz.

    dünyada bir anayasa yoktur ki sınırlayıcı olmasın. en özgür anayasalar ingiltere ve kanada'da ( birkaç orta avrupa devletinde de var.) bulunuyor. ama yine de onlarda da yasaklar mevcut. ve şu da unutulmasın: bazen özgürlüğü yasak koyarak elde edersin. örnek vereyim: bisiklet yollarına başka motorlu araç sokulamaz mesela. yasaktır. ancak bu yasak koyulmasa o yola bin bir çeşit araç sokulup bisikletlilerin hakkı gasp edilecekti. yasak ile bisiklet sürme özgürlüğü gelmiş oldu.

    ben de diyorum ki siyasi anlamda bir düşük çaplı yasak koyalım. koyalım ki insanlar tartışmasın, insanlar hakaret işitmesin.

    bazı yazarlarımız ne yazık ki olay çıksa da siyasete girsem diye an kolluyorlar. ardından da yazdıklarıyla ateşi körüklüyorlar. yapmayalım arkadaşlar. bırakın rte midir nedir, her ne halt yapıyorsa yapsın. onların saygısı yok mu? olmasın... ama biz saygı gösterelim ki büyüklüğümüz olsun. yoksa hep aynı terane. hep mağdur edebiyatı. geçenlerde de dedim, kaç tane dava var bu konuda. halk tv çalışanlarının türbanlılara ettiği küfürler dolayısıyla. haklıyken haksız konumuna düşülüyor. inşallah anlatabiliyorumdur demek istediklerimi. azıcık saygı gösterelim. bu ülkede dindarı da vardır ateisti de hristiyanı da müslümanı da.

    mesele saygı değil mi? yoksa hangi muhafazakara laf söylenir saygı olsa? ya da hangi muhalife hakaret edilir saygı olsa? tüm olay şunu diyebilmektedir: ''ben siyahım ama beyaza da saygım var.''

    saygılarla.
  • 22
    gittiği her şehirde, miting sırasında o şehrin takımının atkısıyla halka seslenen siyasi liderler yüzündendir. bir takım şike yapınca koruyan siyasi oluşumlar yüzündendir. herhangi bir stadyum açılışını kişisel şovlarına, mitinglerine döndüren siyasetçiler yüzündendir. milli takım hocasını dahi seçen siyasetçiler yüzündendir.

    o yüzden gayet doğaldır.
  • 23
    gayet doğal değil can sıkıcıdır. gündem karışıktır her yerde benzer şeyleri okumaya başlarsın. sende yazarsın benzeyen şeyler tepki koyarsın. ilerleyen saatlerde bir sıkıntı gelir, biraz kafam dağılsın diye sporun, futbolun konuşulduğu bir sözlüğe girersin. hop aynı şeyler farklı bir tarzla burada da konuşuluyor. kendini burasıyla alakası olmayan tartışmaların içinde buluyorsun. boktan bir durum.
  • 25
    bulaşacaktır. sözlüğe siyasetin bulaşmaması kararı da, bu sözlüğe yazma kararı da, kısacası her şey siyasidir. meraklısı varsa daha önce de anlattım açıp okur yazdıklarımı. şöyle üniversitelerde siyaset ile ilgili ders veren hocalara da bir sorun da 3-5 bilgi alın. arkadaşım, bireysel olan siyasal olandır. abi ne korkak adamlarsınız ya. ürkmeyin. "aman tadımız kaçmasın ali rıza bey" kafasından da bir çıkın. ülkenin siyasal yapısı bozuksa, burası izole bir ortam değil, burada da o bozukluk gözükür. hayır sanki burada orta afrika cumhuriyeti yazarları yazıyor anasını satayım.

    çok basit. yasakmış, hadi bir yasaklayın bakalım ya. yalnız yavaş yasaklayın da saçınız başınız dağılmasın ama.

    sıygılırlı.

    sene 2016 hala yapılmayacak, edilmeyecek, çıt çıkmayacak tarzı laflar edenleri görüyoruz. ilginçtir, bu tipler yazabiliyor yahu. ben hayret ediyorum.

    spor sözlüğüne stadyumların bulaşması kadar doğal bir olaydır.
    çok rahatsızsanız oturun moderasyonla tartışın.
    ama durun yahu, moderasyonla ilişkiniz bile siyaset.

    of of of. :(