• organize ama amatör kötülük‘ün okumuş versiyonu. icraatları arasında şunlar da vardır;

    rize’nin tek sol beki melnyak’ın rica minnet fenerbahçe’ye transfer olacağı iddia edilir,

    vedat muriqi galatasaray’a gelmek için tüm rize’ye rest çekmişken aynı paraya fenerbahçe’ye verilir,

    mevlüt erdinç için ibfk tarafından galatasaray’dan 500 bin euro istenip fenerbahçe’ye bedelsiz gönderilir,

    galatasaray hariç 17 kulüp birleşip galatasaray’a karşı bildiri imzalar,

    galatasaray hariç 17 kulüp birleşip beinsport’un ödemesi gereken parada indirime giderler,

    beşiktaş’ın eski başkanı, fenerbahçe’nin eski başkan yardımcısı sırasıyla tff başkanı “seçilir”,

    ali koç’un sahibi arçelik taşeronu alpplast’ın sahibi zekeriya alp mhk başkanı seçilir,

    bir hafta önce 20 dakika içinde üç penaltı kazanan takım konuşulmazken, iki golü ofsayt gerekçesiyle iptal edilen takımın kollandığı algısı yaratılır.
  • ''yanlış hayat, doğru yaşanmaz''

    türkiye'yi tek bir cümle ile özetlememi isteseler, theodor adorno'nun bu sözünü seçerdim. demokrasi, adalet, birlikte yaşama kültürü, ekonomi, spor, kadın cinayetleri vs. akla gelebilecek her konuda, hep burun üstü çakılıyoruz. öyle bir formülün içinde yaşıyoruz ki, ne yapsak, sonuç hiç değişmiyor. tek çıkar yolumuz, ilahi adalet kalıyor. kötülüklere tahammül edebilme gücünü bu sayede bulabiliyoruz ancak, her şeyi ilahi adalete erteliyoruz. çünkü umudumuzu korumamız gerek. halbuki, yığınların sandığının aksine, insanlık tarihi boyunca hiçbir kötülük ilahi adalet altında ezilmemiştir. kanı dökülen, hakkı yenen her mazlum ahının yerde kaldığı gibi.

    nihat özdemir, yıldırım demirören. bu isimleri bol sıfırlı ihalelerle hatırlıyorum hep. geçmişte de öyleydi, yarın da öyle olacak. köşe başlarında ise sayısız dalkavuklar, rıdvanı, acunu, televizyonları, gazeteleri... çoklar, çok olmak zorundalar. çünkü bir yalan, yeteri kadar kişi tarafından savunulursa, gerçeklik olarak önümüze servis edilir. çünkü güç sahibi olanlar, gerçekliği belirleyebildiği kadar güçlüdür. muhteşem bir örneği için: (bkz: 22 eylül 2019 yeni malatyaspor galatasaray maçı)

    bu maçtaki ofsayt çizgisi! yeteri kadar kişi umursamadığı ya da 'doğru olmalı' dediği için, çizilen o çizgi gerçek artık. sadece bu çizgi de değil, zerafet de gerekli çünkü. peki gerekli olan zarifliği nerede yaptılar: andone'nin düşmemesinde. helal olsun dediler, işte ahlaklı futbolcu dediler. düşse penaltıydı dediler vs.
    gerçekliğin girdiği formlara bakar mısınız?

    tarihin en fazla ceza alan galatasaray başkanı mustafa cengiz. daha sert söylemleri olan başkanlar, yöneticiler ceza almadılar. söylemek istediğim şey, sadece adaletsizlik değil. daha önemli olan bu durumu anlamlandırıyor oluşumuz. kanıksıyoruz, şaşırmıyoruz. nihat özdemir tff başkanlığına ilk atandığı (seçildiği değil) gün, biliyorduk. tıpkı önceli atandığında neler olacağını bildiğimiz gibi. yanlış hayat, o gün de doğru yaşanmadı, bugün de doğru yaşanmıyor, yarın da yaşanmayacak.

    ne yapmalı sorusunun cevabı vermek hem bu sözlüğün formatı, hem de benim bilgim dışında. bildiğim kendime yapılan birçok kötülüğü, yanlışı unutmama rağmen, galatasarayıma yapılanları asla unutmamam. şizofrenik bir durum, farkındayım. çok sevmekten.

    kötülük kaçınılmaz. hep oldu, hep de olacak. en azından bu organize ve profesyonel kötülüğü yapan taraf içinde değiliz. ve dilerim ki, tarafımız hep bu yönde olur.
  • maskesini çok erken düşüren oluşumdur. bu kadar göstere göstere yapılan hamleler ile belki de bu sezon fiyaskoya imza atacak bir kulübü yeniden birbirine kenetleyip, tek yumruk haline getirdiler.

    işin daha da güzeli, tarafsız ve objektif kalmayı başarabilen çoğu otorite ve futbol aklının da karşı tepkisine maruz kalacakları gün gibi ortada artık.

    organize ve profesyonel olacağım derken çok hayati bir hata yaptılar, uyumak üzere olan devi tekrardan ayılttılar.

    tekrar ve daha büyük sesle;

    hepinize tekrar geçmiş olsun !
  • 30 ağustos 2019 kayseri galatasaray maçını izlemiş tüm galatasaraylılara çağrımdır.
    lütfen erol bedir denen oluşumun maç sonu açıklamalarını dinleyiniz.
    daha sonra hikmet karaman'ın maç sonu açıklamalarını dinleyiniz.
    bu sezon yaşanan yurtiçi transfer süreçlerini hatırlayınız.
    daha sonra fatih terim'in basın toplantısını izleyiniz.
    bu organize ve pislik dolu organizasyon hakkında net fikirleriniz olacaktır.
    gün birlik olma günüdür, takım iyi takım kötü tartışmalarını bir yana bırakıyorum.
  • fenerbahçeli nihat özdemir tff başkanı yapıldı.
    koç holdingin taşeronu olan beşiktaşlı zekeriya alp mhk başkanı yapıldı.
    tff kurulları fenerbahçe ve beşiktaşlılardan oluşturuldu
    maç görüntülerinin açık kanallara verilmesi engellendi.(herkes fenerin 3 penaltı attığı maç normal dün akşam kayseriyi yendiğimiz maç sıkıntılı sanıyor bu sayede.)
    medyanın tamamına yakına fenerbahçe ve beşiktaşlı trollerden oluşturuldu.
    galatasaray lehine hata yaptı algısı yaratılan hakemler cezalandırılacak mesajı verildi., aleyhine hata yapanlar ödüllendirildi.
    anadolu kulüplerinin başkanları ffenerbahçe ve beşiktaş maçlarında aleyhlerine daha çok hata yapılmasına rağmen pişmiş kelle gibi sırıtırken galatasaray maçından sonra hakemin doğru yada yanlış karar verdiğine bakmaksızın hakem konuştu.
    galatasaray kulübesi her deplasmanda saldırıya uğramaya başladı.
    galatasaray'a ücretli olan oyuncular fenerbahçe'ye bedava verildi. dahası vedat vuriqi biz fenerbahçe'den daha çok para teklif etmemize rağmen bazı siyasi odakların da devreye girmesi sonucunda daha az paraya fenerbahçe'ye verildi.
    aynı şekilde saha içinde de oyuncularımızın nizami kaptıkları toplarda bile temas olmamasına rağmen rakip oyuncular yerlerde taklalar atmaya başladı. özellikle deplasmanlarda o taklalar ve uğultuların sonucunda faul olmayan pozisyonlarda bile hakemler faul vererek oyunumuzu baltalamaya başladı. bu arada dün* nzonzi kaleyi cepheden gören bir noktadan topla buluştu. kaleyi göremiyordu. çünkü önünde hakem vardı! buna benzer tabloyu kaç kere yaşadık.
  • galatasaray son 2 sezonun şampiyonu, maddi olarak en iyi durumdaki kulübü ve yeni transferlerle durdurulamayacak noktaya geldi.
    şampiyon olamazsa hepsi batacak, sahada bizi geçme ihtimalleri yok. geriye tek bir yol kalıyor, saha dışı işlerle yolumuza taş koymak ve bu konuda elinden gelenleri yapacaklarına eminim.

    sahada rakipleri yendiğimiz sürece bu sefer de falcao konusunda olduğu gibi başka konulardan vurmaya çalışacaklar.

    ancak dediğim gibi sahada kazandığımız sürece ancak algı oluştururlar, onların cevabını da yönetim gerekli hukuksal çerçevelerde verir.
  • birkaç koldan yürütülmekte olandır.

    - kapalı kapılar ardında devam eden ayağı. kulüp başkanları, federasyon vs.

    - basın ayağı. holigan gazeteciler vs.

    - sosyal medya ayağı. ekşisözkük'teki, twitter'daki troller vs.

    meyvelerini vermektedir. fatih terim bunun farkında olduğu için artık söylem değiştirdi ve birlik beraberlik çağrısı yaptı.

    - bize karşı maç kaybeden kulüp başkanları veya hocaları maçta hiçbir olay olmasa bile bitince ilk sözleri hakem oluyor.

    - bizimle karşılaşan takımlar hakemlerin bize karşı tavrını anladıkları an numaraya başlıyorlar.

    - bir de yurt içinden transfer yaparken bize çıkartılan zorluklar var.

    daha da ötesi adamlar sırf bizim teknik heyetimiz ceza alsın diye polis kamerası görüntüsü sızdırdılar.

    (bkz: 19 mayıs 2019 galatasaray istanbul başakşehir maçı/#2740382)
  • --- alıntı ---

    "geçen sene galatasaray yalnızlaştırılmaya çalışılıyor gibi bir ortam yaratıldı. 'örgütlü organize işler ama amatör' demiştim. bu sene profesyonelce işler var. sözlerime alınmışlar demek ki artık profesyoneller. bunu bu maç için söylemiyorum. dışarısı için söylüyorum.

    esasında bunun için geçen seneye bakmak lazım. bugün galatasaray ile ilgili lehine bir şey var ise lütfen çıkıp söylesinler. bülent yıldırım ve serkan çınar gibi iki hakem alındı. iş oradan başladı. insan emeğini, alın terini, çıkar ve kötülük ittifakına yem eden kim varsa elbette karşılığını birgün alacaktır. bu iki hakem de itibarlı hakemlerdir ama siz bunu böyle hazırlarsanız. geçen seneden itibaren düşmanlar bizim adımıza dost oldular. galatasaray'ın yalnızlaştırılmasına yönelik bir algı süratle yapılıyor. ancak geçen sene ben hatırlarsanız 'organize ama amatör bir kötülük var' demiştim. herhalde benim amatör lafıma alınmış olacaklar ki bu sene çok profesyonel hamleler görüyoruz.

    galatasaray camiasına sesleniyorum. bunun karşısında bütün olmak lazım. içeride sıkıntıya sebebiyet vermeden dışarıya bir bütün halinde karşı durmalıyız. bakın tüm maçlara. bugün mesela maçta galatasaray adına bir şey yok ama öyle bir şey var ki, emek boşa, bu kadar mesai, ömür tüketme, fedakarlık, mücadele boşa sayılıp başka algılar oluşturulmaya çalışılıyor."

    --- alıntı ---

    hocamızın ağzından çıkanları kelimesi kelimesine üzerlerine alınmışlar belli ki. başkaları söyledi mi fikir özgürlüğü olur fatih hocamız söyleyince 4 maç ceza veriyorlar. nerenize alınırsanız alının bundan sonra her sözünüze karşı söz işiteceksiniz.
  • galatasaray'ın başarısız olması ve yalnızlaşması için çalışan oluşum.

    https://gss.gs/Ob1.jpeg

    30 ağustos 2019 kayserispor galatasaray maçında aleyhimize ofsaytı verilen 2 gol de ofsayt değil. ilk golde top ayaktan çıktıktan sonra çizmişler, ikinci golde de çizgiyi eğik çiziyorlar. geçen seneki amatör kötülük, hocanın dediği gibi yerini profesyonellere bırakmış gerçekten. 2 golümüz yenmişken, olmayan faulden emre ilk sarısını görmüşken ki orada topu kapmış gole gidiyorduk ve şu golü atıp kırmızı gören 10 numaralı herif toplam 10 faul yapıp sadece 1 tane sarı kart görmüşken hala ve hala ağlamaya devam ediyorlar.

    algıya gelenlere yazık, allah beyin versin. bilerek bu kötülüğü yapan rıdvan ve şürekasının da türk futbolundan temizlendiği günleri allah tez zamanda göstersin. insanların emekleri ile kazandıklarına iftira atan, göz göre göre adaletsizlik için yırtınan herkesin de allah cezasını versin!

    emre'nin ofsaytında nasıl rezil bir şekilde çizgiler ile oynuyorlar izleyin:

    https://twitter.com/...536544493821954?s=21

    edit: link eklendi.
  • gerçekten ülkemizde “komedi” diye tanımlanacak şeyler oluyor. 30 ağustos kayserispor galatasaray maçından sonra basında öyle bir aldı yaratıldı ki. maçı hiç izlemeyen birisi “hakem maçı kayseri’den aldı galatasaray’a verdi” der. ancak maçı izleyen tarafsız bir kişinin galatasaray aleyhine söyleyebileceği en ağır şey “iki takıma da karşılıklı hatalar yapıldı” demek olur. ama bakıyorsunuz kayseri başkanı çıkıyor zehir zemberek şeyler söylüyor. basın yine kollandığımızı iddia ediyor.

    31 ağustos beşiktaş çaykur rizespor maçında ise rizespor’un bariz şekilde hakkı yenmiş. beşiktaş’ın iki oyuncusu kırmızı kart görmemiş. geçen sene ağzından köpükler saçarak, tehdit eden, bağıran rizespor başkanı hasan kartal sırıtarak, “aleyhimize hatalar yapıldı “ demekle yetiniyor. be hey yavşak hakem maçı senden almış öbür tarafa vermiş. senin iki puanını çalmış. ne oldu şimdi niye konuşmuyorsun.

    bu olup bitenleri sadece komedi diye tarif edebiliriz. fatih hocanın da dediği gibi organize ve profesyonel bir kötülük söz konusu. başkalarına sesi çıkmayan herkes söz konusu biz olunca aslan kesiliyor. demediğini bırakmıyor.

    and olsun hepinizi üst üste koyup, şampiyon olacağız.

    (bkz: hedef 23)
  • karşı hamle ve karşı duruş stratejisi aslında çok basit ve net:
    holding'i yıpratacak her türlü finansal aksiyon - finans kurumlarından uzaklaşmak - şehir hayatının çevreyi kirletici elemanlarından uzaklaşmak - bu işin başlangıcıdır.

    yürüyerek ulaşabildiğiniz heryerde kazanım elde ediyorsunuz, çevre için, kendiniz için ve galatasaray için. bisiklet ve elektrikli bisikletler/scooterlar da öyle.

    buradan başlayın.

    the joy of less, less is more, the more of less gibi sadeleştirilmiş hayat ile gelen mutlulukları anlatan kitapları okuyun renktaşlarım. (epub, pdf bulursunuz aratırsanız)

    tüketim kültürü yerine üretim ve sağlıklı çevre & dünya kültürünü benimsediğiniz an galatasaray kazanmaya başlıyor. galatasaray aşkı ile yola çıkarsanız kolay kolay ipin ucunu bırakmaz ve dünyamızı daha güzel hale getirmeye başlarsınız.

    bakın 2050 diye bir kitap var prof. david passig - onu ve günümüz ekonomistlerini okuduğumuzda görülen trend zaten bu şekilde - genç kuşak artık tüketim ve çevre katliamına isyan ediyor.
    2050'ye kadar dünya'nın durumu kritik çünkü nüfus artmaya devam edecek; fakat insanların artık daha bilinçli aile kurmaları sebebiyle nüfuslar 2050 den sonra net bir şekilde yaşlanmaya ve artmamaya tersine azalmaya başlayacak.

    ekonomiye de etkileri olacak tabi - yoktan kazanmaya alışmış wall streetçiler, fon yöneticileri ve fon kumarbazları patır patır zarar yazıp dökülecek. economies of scale diye doğayı sömüren ölçek ekonomileri yerine benim tabirim ile "economies of boutique" yani butik robotik üretim bazlı çevre dostu yerel ekonomiler yükselecek.

    2050'ye kadar korunan her bir dal bitki, her bir karış yeşillik ve doğa 2050'den sonra çevresini logaritmik olarak zamanla toparlayacak.

    konu dışı gibi gözükse de öncü bir kitle olan biz galatasaraylılar doğa sevgisi ve takım sevgimiz ile bu organize kötülüğü bir adımla başlayan uzun yolculuğumuz ile yeneceğiz. organize kötülüğün baş aktörü kulağı çekile çekile uzaklaştırılacak oradan göreceksiniz.

    çin atasözünün dediği gibi tüm büyük yolculuklar ufak bir adımla başlar - yürüyün galatasaraylılar - bisiklete binin ama bu adamların çarkına bir kaşık az su taşıyın. benden ne olur demeyin sizin gibi onbinlercesi olacak yüzbinlercesi olacak...

    bu sayede organize kötülüğün aktörlerinin çocukları ve torunları da güzel bir geleceğe sahip olacak, o da bizim büyüklüğümüzü gösterir.

    not: (böyle ofsayt çizgisi çeken oda hakemleri : yorumsuz) ufak tefek yazım.
  • 2 eylül 2019 tarihi itibariyle şenol güneş açıklamalarıyla iyice ayyuka çıkmış tespit. iş artık öyle bir hal aldı ki adamların derdi türk futbolu vs falan değil tamamiyle galatasaray'ı alaşağa etmek net olarak makası açmamızdan korkuluyor ve her türlü tezgah sahaya sürülüyor. yahu bu ne hırs durun bi fatih terim'in açıklamalarının tesiri geçsin !
  • (bkz: 17 aralık 2019 tuzlaspor galatasaray maçı)

    daha mactan bikac saat evvel twitterda fake muslera hesaplarindan "galatasaray'dan ayriliyorum hoscakalin" tweetleri atilarak başlanan eylemler dizisi.

    bakin abilerim , arkadaslarim okuyup gecmeyin bi 10 saniye dusunun mactan evvel fake muslera hesaplarindan tweet atiliyor mac bitince direk muslera'ya oynaniyor.

    https://www.instagram.com/...?igshid=7lujed84tldw

    https://gss.gs/JZc.png

    edit: link eklendi.
    edit2: gorsel eklendi mac saatini kistas alirsaniz telefon saati ve gonderideki 3 saat once ibaresi referedir.
  • detaylarıyla anlatmaya çalıştım.

    https://twitter.com/.../1167766393623842816

    teknik heyet ve taraftar üzerine düşeni yapacaktır. sezon boyu bu çeteye karşı verilecek mücadelenin başarısını galatasaray yönetimi'nin tutumu belirleyecek. öncelikle liyakatle bir basın sözcüsü atanmalı. en önemli mesele de çetenin galatasaray'a yönelik olası hak gasplarında ve saldırılarında söylemlerle ve açıklamalarla yetinmeyip hukuk çerçevesinde eyleme geçmek.

    aslında en doğru adım yönetimin seçim kararı alarak gerekli takviyelerle icra kabiliyetini artırması. bu zorlu mücadelede güçlü ve icra kabiliyeti yüksek bir yönetim profili şart. geçen sezon olduğu gibi eylemsiz kalınır üzerine bir de ibrasızlık gündemi camiada bir zafiyet yaratırsa bedelini sadece yönetim değil galatasaray öder.

    abdurrahim albayrak'ın basın sözcülüğü ve nihat abi söylemleriyle bu mücadele verilmez. tüm camia fatih terim'in bu söylemlerine ve çağrısına kulak vermeli.

    "bu kötülüğün mimarlarıyla mücadeleyi hiç bir zaman bırakmamak lazım, bu mücadeleyi mutlaka ortaya koymak lazım."

    https://twitter.com/.../1133095321758830594
  • profesyonel hali pek hoşa gitmeyen kötülük. fenerbahçe’nin her maç hakemlerce kollanması, alanya’ya alanya’nın 2 net penaltısı ve gustavo’nun kırmızı kartı verilmemesine rağmen yenildiği maçta kural hatası başvurusu ile maçı tekrarlatmak istemesi ve en son fatih hoca’ya sicili bozuk demesi bu şer ittifakını çatırdatmaya başladı. özellikle diğer takımlar bunların derdi galatasaray’ı durdurmak değil bizi federasyon yardımıyla doğrayıp kendileri haksız bir şampiyonluk elde etmek gerçeği ile yüzleşip uyanmaya başladılar. oysa adalet vs gibi yalanlarla kandırılmıştı bir çoğu. bu şekilde devam ederse bu blok 1-2 aya kalmaz tamamen dağılır gibi gözüküyor. mesela ankaragücü 21 eylül 2019 fenerbahçe ankaragücü maçını tekrarlatamayacağını biliyor. sırf fenerbahçe’nin alanya maçını tekrarlatmak istemesine tepki göstermek hem de hakemin iyi niyet sınırını aşan yönetimine dikkat çekmek için bu başvuruyu yapacak.
  • benim 2019-2020 sezonunda kötü gidişatın nedeni olarak görmediğim kötülük tipi.

    hayır sanarsın takım çok güzel gidiyor da belhanda'nın seks skandalı, hasan şaş'ın izlanda böreğini reddetme skandalı falan ortaya çıkıyor. takım bok gibi oynuyor, insanlar eleştiriyor. her kavramın içini boşalttığımız gibi bunun da içini boşaltmayalım.
  • evet var böyle bir şey ama her kötü oyun ya da puan kaybı sonrası gündeme getirilmesi kabak tadı vermeye başladı. şampiyonlar ligi'nde maç kaybediyoruz, maç sonu açıklaması "üzerimize oyunlar oynanıyor, galatasaray taraftarı bu tuzağa düşmesin" bilmem ne. ya hadi abicim ya. bir şeyleri gölgelemek için gereksiz gündeme getirilmesi gerçek anlamını ve ciddiyetini kaybetmesine sebep oluyor artık. iktidarın ülkede kötü giden her şeyi dış güçlere, fetöye, cehape zihniyetine bağlamasına benzemeye başladı bu iş. yapmayın etmeyin.