• kalabalık bir yerdeyim. ileride sağa çekmiş eski bir dolmuş var. lucescu 40 yıllık dolmuş şoförü gibi kolunu açık pencereye yaslamış etrafı izliyor. birkaç kişi tarzanca bir şeyler sormaya çalışıyor ama o kimseyi sallamıyor. ben ingilizce biliyorum edasıyla kasıla kasıla dolmuşun yanına gidip elementary seviyesinde konuşmaya başlıyorum. "galatasaray'a dönecek misin?" diye soruyorum, "bu yönetim varken siksen gelmem" gibisinden bir cevap veriyor. tam üzüntüyle arkamı dönüp gidecekken aklıma bir soru daha geliyor; "hagi'den haberin var mı? bizim yönetimle görüşüyor mu?" sorusuna evet cevabı veriyor. heyecanlanıp "peki o dönecek mi?" deyince gülümseyip tekrar evet cevabını veriyor. ağzım kulaklarımda oradan uzaklaşıp sonrasında uyanıyorum.

    rüyalar tersine çıkar derler. lucescu hayırlı olsun.*
  • bu geceki rüyamda wesley sneijder sezonun ilk macinda gol atiyordu. tribunlere dogru kosup cimde kayarak seviniyordu. herkes pesinde. gidip sariliyordu. sinan gümüs de arkadan sirtina atlayacagi esnada wesley kafayı egdi, sinan havada takla atti ve komik bir sekilde düstü, "n"apiyo la bu mal" gibi baktı herkes, sonra sevinmeye devam ettiler. cok komikti amk simdi boyle anlatinca pek komik olmadi ama bu gece ayni ruyayi gören olduysa anlayacaktir :(

    ayrica son derece formda giriyordu sezona, "sneijder böyle motiveyse sampiyon oluruz" dedim babama...

    uyanmisim...
  • bu sabaha karsı 05:00 gibi söylemesi ayiptir lavaboya kalkmistim:( tam da nigel de jong'un havaalanina indigi saatlere denk geldi, bir 15 dk falan oyalandim elimde telefon, sözlük, twitter bakiyorum fotolara falan.

    neyse sonra döndüm yattim biraz da zor uyudum. pesinden rüyamda de jong'un sagkik kontrol goruntuleri vardi :(

    hastane acıbadem'di. de jong'un vucuduna o aletlerden baglamislar basin da goruntu aliyor, o ara canki yayinda izliyorum, ne göreyim de jong bildigin bira göbegi yapmis, gögüsler sarkmis. hic sporcu fizigi yok.
    aha dedim son dakika ön libero aldik o da fos cikiyor, nasil telaslandim, bu ne zaman form tutacak da , gitti kulubun paralar da, taraftar bunu da, yonetimi de yer de, takimin havasi bozulacak da...

    ulan galatasaray rüyamda bile derdim sensin...
  • bugun garip bir ruya gordum. 1+1 bir evimiz vardi. sanirim 3 kisi kaliyorduk ama ev arkadaslarimdan birisi de youtuber'di. bi suru unluyu agirliyo falan. neyse kapi caldi, gittim actim necati var karsimda. bi kaldim neler oluyor falan diye neyse iceri aldim falan. camdan bir yazi tahtasi var. uzerine butun unluler mail adreslerini yazmis(?) once oraya goturuyoruz necati'yi falan, mail yazmak yerine imzasini atiyor. o sirada abdurrahim albayrak gelip yanlis yazdigi icin kiziyor necati'ye falan. neyse cocuk roportaja aliyo bunlari. arkadan konusuyoruz diger arkadasimla necati'yle ilgili duydum duydum diye bagiriyor ve ruya bitiyor. evet bu kadar, sonuna kadar okuduysaniz ozur dilerim *
  • 17 mart 2018 fenerbahçe galatasaray maçını bir kez daha rüyamda gördüm 43'.44" dk. da ceza sahasına sol taraftan giren fenerli oyuncuya temas olmamasına ragmen kendi ayagini oyuncumuzun* ayagina carptiriyordu, takamiyordu bile sadece temas ediyordu. kesin devam edecek diye beklerken bir anda bülent yıldırım kosarak penaltıyı gösteriyordu. itirazlar fala derken penaltidan golu buldular ve ilk yari da 1-0 bitti.
    2. yarida hayvan gibi baski kurup gol pozisyonlarina girsek de gol atamadık ve yata yata 1-0 kazandılar.

    bu macı 2. kez ruyamda gordum. digerinde de 10 kisi kalip (belhanda) sonrasinda duran toptan kafayla stoperden gol yiyerek 1-0 kaybetmistik.

    insallah ruyalarım tersine cikacak. ben umutluyum!
  • bu gece rüyamda fatih terim, hasan şaş ve emre akbaba'yı gördüm. alanya'dayız, yanımda fatih terim ve hasan şaş var. amacımız emre'yi galatasaray'a getirmeye ikna etmek.

    emre'nin bulunduğu mekan* yakınlarında hoca ve hasan şaş bankta oturup ne yapacağımızı konuşurken, ben "hocam ben ikna ederim emre'yi " diyorum ve giriyorum içeriye, emre'nin yanına.

    selamlaşıp konuşmaya başlıyoruz ama sanki önceden tanışmışlığımız var gibi.

    şöyle bir diyalog;

    - emre galatasaray'a gelmeni istiyoruz, hoca da çok istiyor.

    + ben beşiktaş'la anlaştım ama, galatasaray'dan haber gelmeyince.

    - ne yaptın olum sen galatasaraylısın, nasıl beşiktaş'la anlaırsın.

    + abi işte uefa avrupa ligi, taraftar vs (burada rüyada bile iç sesim "amk biz şamp. ligindeyiz ne uefa'sı" diyor)

    - ya diyorum sen şimdi bırak beşiktaş'ı falan protokolü iptal et, galatasaray'a geliyorsun.

    + nasıl olacak abi? söz verdim vs. vs. ( o ara kız arakadaşı geliyor)

    - bak fatih hoca da burada, senin için geldi.

    + (aklı çelinmiş ve ikna olmuş şekilde) tamam ama nasıl diyor?

    - bekle, hoca gelecek şimdi, halleceğiz

    diyorum. dışarı çıkıp hocaya anlatıyorum. hoca ben konuşayım deyip yanına gidiyor. biz hasan şaş'la dışarıdayız.

    hoca emre'nin yanındayken biz bu iş bitti falan diyoruz hasan hocayla.

    tam o sırada fikret orman ve kalabalık bir beşiktaşlı grup mekana geliyor. emre'yle görüşmek için.

    "hay amk hoca da emre'nin yanında" diye telaş yapıyorum. böyle arkadan iş yapıyoruz ya, onun heyecanıyla.

    o ara uyandım.

    artık mevzu nasıl bitti bilmiyorum ama sonu stresliydi.

    hayır olsun bakalım...

    https://encrypted-tbn0.gstatic.com/...HbqnxAKMWj3s7QfP92qn

    tam olarak hissettiğim,

    http://www.dailymotion.com/video/x3qqbiz
  • dün gece rüyamda boluspor'la deplasmanda maç yapıyoruz, gomis de kamera açısına göre karşı taç çizgisinin üstünde yatıyor. televizyonu yeni açmışım, bir pozisyonun tekrarını veriyorlar, meğer gomis soldan ceza sahasına girince fenalaşıp yere bırakıyor kendini, ondan taç çizgisinde yatarak dinleniyormuş.

    sonra bir gazete haberi gördüm, bizim muhtemel 11'de forvette sneijder var. haberde de "başkan, sneijder'in forvet oynayabileceğini söyledi." diyordu. acil tatile ihtiyacım var.
  • sözlük, inanılmaz değişik bir rüya gördüm. şimdi o rüya ile karşınızdayım.
    rüyamda, "quakerboy" fatih hocaymış. "hocam neden böyle bir şey yapma gereği duydunuz ki?" diye sordum kendisine. o da "muratçım, sen de bilirsin ki biz sürprizleri severiz." dedi. "biliyorum hocam." dedim. hocam da "bugün quakerboy oluruz yarın bir başkası, belli miolur?" dedi. "ben sözlüğe söylemem hocam merak etmeyin siz." dedim. "söyle artık bu saatten sonra bir şey olmaz." dedi. sonra da gülerek uyandım.
    sen çok büyüksün hocam, sayende mutlu mutlu uyanıyorum. hep bizimle kal!
  • bu gece gördüğümdür.

    lokomotif moskova maçını oynuyoruz. eren tek forvet sahada. kendisine atılan hiçbir pası kontrol edemiyor. kimini ayağının altından kaçırıyor, kimine de yükseliyor ama kafa vuramıyor. ilk 10 dk içinde bu olaylar 10 kere falan tekrar ediyor. her top kaybından sonra ağlamaklı bir suratla kenara (fatih terim’e) bakıyor. ben ise tv karşısında terliyorum “eyvah! şimdi hoca girip dövecek” diye. sonra rüya bitiyor, uyanıyorum. tahmin edeceğiniz üzere ter içinde.

    fatih terim effect uykuda bile onlayn :(
  • iki tane forvet almışız rüyamda. ikisinin de adı sanı duyulmamış. biri fransa liginden, diğeri ingiltere'nin alt liglerinde geliyor. ikisi de siyahi. birinin oyun tipi kanat forvetlere benziyor. diğeri tam pivot santrfor. benfica maçında canavar gibi oynuyorlardı. 5-2 kazandık maçı. gollerin dördünü bu yeni gelen gençler attı.

    psikolojimi nasıl etkiliyorsa rüyamda bile forvet görüyorum artık.
  • rüyamda burak ile birbirimize kanka diye hitap edecek kadar yakındık sonra burak'ın beren saat'le çıktığını öğreniyorum ama bana gelip beren'i burcu esmersoy ile aldattığını söylüyor. beren daha iyi lan diyorum, sonrada uyandım. böyle saçma bir rüya olamaz valla.

    not: adriana lima yakışır sana beren saat tostunu yesin burak.
  • okuldan gelince uyuyakalmışım. uyumuşum ama dinlenmek bi yana daha da yorgun uyandım.
    dk. 80 2-0 gerideyiz schalke karşısında. sonra bi anda şike yaptığımızı söyleyip yetkililer maçı durduruyor. bekliyoruz aklanıyoruz. (schalkenin drogba itirazına bilinçaltım selam çaktı sanırım) maç kaldığı yerden devam edecek ama schalkeliler vakit geçiriyolar yok su içmeler yok oyuncu değiştirmeler.. derken uzaktan 2 golle yıkıyoruz elemanları.
    yalnız maça ara verildiğinde de gelişmeleri eski evimizin banyosundan takip ediyorum. hamit'in golü var. ya da bilinçaltım kustu artık.
  • iki gündür kafayı yediğim rüyalar.
    dün gece, real madrid maçını gördüm 2-0 galip geldik. 2.golü atarken top böyle yuvarlana yuvarlana gitti kaleye top kaleye girene kadar canım cıktı gözlerimden yaşları aktı. böyle resmen yanımdakine sarıldım ''cıkıyoruz cıkıyoruz cıkıyoruz'' diye kafayı yiyordum.
    bugun gece, yine real madrid maçı 2-0 yeniliyoruz. acayip duruma geliyorum hamit geliyo yapma etme falan teselli ediyor. bakıyorum bakıyorum sarılıyıorum ağlıyoruz beraber bütün takım ama herkes o kadar cok inanmş o kadar cok üzgündüki anlatamam. gözlerim fatih terimi aradı hocam üzülüyor mu acaba diye baktım baktım bulamadım. ama hamit merak etme başarıcaz falan diyordu ama anlamadım.

    işin özü kafayı yemiş durumdayım. bu sabaha doğru da büyük ihtimalle de uzatmaları oynarım. inş. penaltılara gitmem de rahat rahat uyku uyurum.
  • rüyamda bu hafta ne hikmetse evimizde kayserispor'la oynuyorduk.

    kalabalık bir yerdeyim maçı izleyemiyorum, saat 22:00 olmuş. bulunduğum evde misafirlikteyiz galiba, ntvspor'u açıyorlar. alt yazıda skoru gs:2 kays:3 şeklinde görünce film kopuyor ben de. kayseri yazıyor ama aslında ts maçı olarak hissediyorum. zaten etrafımdakilerden sevinenler oluyor, artık en fazla 3-3 olur diye. aklıma whoscored.com tahmini geliyor, oha harbiden bir tane atıp 3-3 mü bitireceğiz diyorum

    biraz bekledikten sonra sözlüğe giriyorum ki 3-1 kazanmışız!

    ntvspor a.a.k. rüyamda bile dezanformasyon yapıyorsun :(
  • tt arena'da fenere 3-8 yenilmişiz. 56. dakikada öne geçmişiz. rüyada maçı izlemiyorum. gercekte bilgisayarcılık yapan bir abi rüyamda kuyumcu olmuş, onun dükkanında takılıyorum. mackoligi acıyorum. bakıyorum 3-7 yeniliyoruz. lan noluyor diyorum. bir daha bakıyorum belki yanlış görmüsümdür diye 3-8 oluyor bu sefer. üstelik de 1-0 dan sonraki gollerin hepsi 90 artılarda geliyor. dünyam yıkıldı aq rüyasında. ha bir de nasıl bir bilincaltım varsa, galatasaray'ın 2. golünü roket takımının pokemonu ekans atıyor.
  • evde otururken televizyonu açıyorum galatasaray'ın maçı varmış.* oynadığımız takım da tuzlaspor. top sağ kanatta sabri'ye geliyor, sabri önce rakibine fake atıp sonra ayağının dışıyla topu ağlara gönderiyor. şaşırıyorum... daha sonra tuzlaspor'dan gol yiyoruz. hem de kendi evimizde.. maçın sonlarına doğru semih gol pozisyonuna girerken yerde kalıyor ve penaltı olıyor. josue'nin golüyle maçı 2-1 alıyoruz ama sneijder, bruma, eren ve de jong oynamasına rağmen zorla kazanıyoruz. daha ilginç olan şey ise bir türlü uyanamıyorum.
  • bugün rüyamda başakşehirle maç yapıyorduk. normalde trabzonspor olması gerekiyordu ama hatlar karışmış olabilir rüyada.*
    neyse 1-0 geriye düşüp maçı 2-1 kazanıyorduk. başakşehir’in golünü adebayor, bizim golün birini feghouli atıyordu. diğer golü kimin attığını hatırlamıyorum. maçı izlerken bok gibi korku salmıştı hepimizi şampiyonluk gitti diye, ama bir şekilde kazanıyorduk işte.
    biliyorum tüm bunların hepsi milli maç arası yüzünden oluyor.
    (bkz: galatasaray yetmezliği)