• bazıları duvarlara tırmanır ronaldoyu alkışlamak için,
    http://f1304.hizliresim.com/18/b/ly677.jpg

    bazıları için ise ronaldo saha ortasına gelir onları alkışlar,
    http://a1304.hizliresim.com/18/b/ly68j.jpg

    bazıları konuşmak ister gazeteci bulamaz,
    http://b1304.hizliresim.com/18/b/ly68v.jpg

    bazıları için gazeteci ordusu bir birini ezer,
    http://a1304.hizliresim.com/18/b/ly69b.jpg

    fatih terimin yaptıkları yakışmış, yakışmamış, yine olsa yapmazmış felan filan geçiniz efendim bunları, ezikliklerini fatih terim üzerinden göstermek isteyenlerin, orgazm olduktan sonra daldığı en tatlı uykuya kabus gibi çökecektir galatasaray...

    daha çok galatasaraylı rüyalar görecekler, henüz her şey bitmedi.
  • 2 sene önceydi sanırım. finallere çalıştığım dönemdi. o dönemin vermiş olduğu stresten ve çalışmaktan kaynaklanan durum sebebi ile 10 gün boyunca günde ortalama 4-5 saat uyuyabiliyordum. odamda yatağımın hizasında 2 metrelik galatasaray bayrağı, sağında felipe melo posteri, solunda selçuk inan posteri var. dolayısı ile uyumak için odaya girdiğim zaman posterlere ve bayrağa baka baka dalarım uykuya.

    velhasıl kelam rüyalar alemine dalmadan önce posterlerin ve bayrağın etkiden kaynaklı olsa gerek rüyamda kendimi florya metin oktay tesislerinde buldum. idmandaydım ve o dönem takımın başında fatih terim vardı. bir dönem sağ bek olarak futbol oynadım. bir dönem de stoper olarak oynadım. ama sağ bek oynarken kendimi daha iyi hissediyordum. idman başladı hoca beni stoperde denedi. bir iki derken sürekli rakibi kaçırıyordum. hoca yanına çağırdı beni. ama elim ayağım titriyor heyecandan. *
    hoca: oğlum bu halin ne? sen stopersin. rakibi kaçırmak da ne! bana bi' açıkla.
    bideburdanyak : ııııhhh hocam konsantrasyonum hebele hübele. sağ bek şeyy ıııı..
    h: bi' açıkla ben de anlayayım.
    b: hocam sağ tarafta kendimi daha iyi hissediyorum.
    h: tamam geç sağa. haydi haydi haydi!

    sağa geçtim ve idman çift kale maçla devam etti. nasıl yardırıyorum ama. sanırsın cafu. *
    neyse idman bitti. bir sonraki maç için soyunma odasına gidiyoruz. tahtada maç kadrosu yazıyor ve sağ bekte ben vardım. allah'ım unutulmaz bir an . formayı giymeye başlıyorum ama heyecandan kaskatı kesiliyorum. hoca maç konuşmasını yaparken stat hoparlöründen ilk 11 anons ediliyor ve benim adım da anons ediliyor. heyecandan ölecek gibi oluyorum. sonra yanıma selçuk inan geliyor. hazır mısın diye sorup gülmeye başlıyor. hazırım abi deyip arkasına geçiyorum ve tek sıra halinde çıkış tüneline yöneliyoruz. önümde kaptan selçuk inan ve arkasında parçalı formayla ben varım titriyorum resmen. o an birden kulaklarımda " haccii arif ortada, haccii " sesleri çınlanmaya başlıyor. arkamı bi' dönüyorum ve hagi arkamda. bana gülüyor dudak altından. sırtıma vuruyor hadi aslanım gibisinden.

    kulağımda çınlayan hacciii sesleri daha da yankılanmaya başlıyor ve " bir çalım nefis bir hareket, haccii haccii haccii haccii " diye devam ederken çalar saatimin öttüğünü farkediyorum. kan ter içindeyim ve uyandığımda ellerim titriyordu.

    bahsettiğim sesler şundan kaynaklıydı ve melodisi çalar saatimdir; hala.

    http://www.youtube.com/...amp;feature=youtu.be
  • (bkz: kıçı başı açık yatan yazarlar)

    ki dün gece belli oldu aralarında ben de varım.

    roma olimpiyat stadında, galatasaray olarak marvel karmasıyla maç yapıyoruz. ama ben gidemiyorum çünkü adana'daki kanalda beyaz kilotla yüzen bebeler gibi venedik'te kanalda yüzüyorum o sırada. maç 3-3 bitiyor. yalnız iki tane golü atanı hatırlıyorum gerisi çok bulanık. bizim golü kral hakan şükür, onların golünü de deadpool atıyor.

    not: bilmeyenler için marvel;

    http://marvel.com/characters

    bu da deadpool ki en geyik marvel karakteridir;

    http://marvel.com/characters/12/deadpool

    https://pbs.twimg.com/media/Bq5watCCIAAJ1-c.jpg
  • fikret orman, babam, fenerli ve beşiktaşlı bir arkadaş okey masasındayız. ben yancıyım. :(

    öhöm, neyse. içeri gittim iki dakika, evdeyiz bu arada. ev rüyamda bizimmiş ama gerçekte bizim olan evle pek alakası yok, buralar teferruat. baktım fiko* içeride şunu dinletiyor millete :

    http://www.youtube.com/watch?v=xQKQhsifWEg

    ama kendisi söylemiyor bu sefer, beşiktaşlı bir taraftarın söylediği bir versiyonuymuş. sonunda da 'ulan cimbom kötü de fenerin taa' diye bir küfür ediyor beşiktaş taraftarı. bizim fenerli arkadaş da gülüyor işte, ya boşver bunlar ne zaman dara düşse iktidara yanaşır diye.

    ben de bağırıyorum bunun üstüne, 'lan şerefsizler götünüze şikeden tekme vurdular, hala konuşuyorsunuz vırvır' diye. babam; 'oğlum sus' falan diyor, fikret orman, babama 'onaylamayan misafir bakışı' atıyor falan, nafile. neyse gittim içeri tartışma hararetlendi, 'ibrahım akın, atı kimden aldı lan yavşaklar' dedim, beşiktaşlı arkadaş 'kes lan' dedi, tam müthiş sağ yumruğumla yapıştırıcakken uyandım.

    uyandığımda yumruğum havadaydı anasını satayım. nasıl sinirlenmişsem kalbim güm güm atıyor. rüyanın öncesi de var da o kısmı galatasaray'la alakalı değil. başka bir komşuya dalıyordum bu sefer de afdafds.

    bunu yorumlayacak bir psikanaliz uzmanı veya rüya tabircisi arıyorum. o değil de akşam maçı kazanacağımıza yordum ben bu rüyayı.*

    edit : skor da 2-3 hatta. son gol sneijder.
  • daha şimdi uyandım rüyadan. ben, selçuk inan, bi kız arkadaşım ve burak yılmaz ile birlikte bi ressamın atölyesine gidiyoruz. daha doğrusu ben arkadaşımla gidiyorum, bizimkilerle orada karşılaşıyoruz ama bayağı samimi gibiyiz.

    http://img04.blogcu.com/...malar_1302997550.jpg

    şu tarzda portre resimler çiziyor atölyedeki abi. önce selçuk giriyor abi 10 dakikada onu çiziyor, ardından benim arkadaşım. burak girmeden önce ressama girip yalvarıyorum "abi bak o bizim herşeyimiz, böyle başının üstüne bi taç koy, altına kral yaz. bu sene çok maç kaçırıyor ona rağmen krallıkta adam haftasonu kadıköye moralli gitmesi lazım" felan diyorum. adam da tamam diyor. geçiyor bizim burak ve başlıyor çizmeye. o sırada fenerliler geliyorlar 3-4 araba ile ve bizim burak'ı alıp gidiyorlar ben birşey yapamıyorum. sadece arkalarından ağlıyorum hüngür hüngür durun yapmayın diye. ve orda bitiyor rüya :(

    rüya yorumlayan arkadaşlardan yorum bekliyorum :(
  • galatasaraylılar yemeği gibi bir şey var. genel kurul yemeğide olabilir yani oturmuşuz hepimiz yemek yiyiyoruz. o sırada mikrofonu drogbanın hırçını alıyor.* işte uzun uzun konuşuyor kendisi ama hafif hafif uğultular çıkıyor paşam aldırmadan devam ediyor. o sırada ben elimi masaya vuruyorum üç defa hani mecliste falan protesto için olur ya öyle. herkes bunu bekliyormuş gibi başlıyor masalara vurmaya ama nasıl bir ses nasıl bir gürültü. umut konuşamıyor tabi yüzü falan düşüyor sinirleniyor belli. o sırada kafamı sağa çeviriyorum ve dursun özbek ile göz göze geliyorum. onun masası yüksek biryerinde salonun parmağıyla beni gösterip yanındakilere birşeyler söylüyor.
    görüntü aynen şu : http://galeri8.uludagsozluk.com/...412/sikin_844766.jpg
    sonra tabi dursunun eline düşmeden uyanıyorum. *
  • hayırdır inşallah diyerek başlayım :

    rüyamda ergin hocam otobüs şöförü olmuş. bildiğin halk otobüsü kullanıyor. (kafada şöyle bir şapka var http://i.hurimg.com/...018fbb8f88c6dfa.jpg) basketbol takımı için yıl boyunca çok emek verdiğimiz için bizi maça kendisi götürecekmiş. neyse efendim otobüse doluşup gidiyoruz. yolda marşlar söyleyip tezahüratlar yapıyoruz. şehirden uzaklaşıp ormanlık bir alana girdiğimizde birden yolun ilerisinde yangın olduğunu görüyoruz. bildiğin orman yangını. herkeste panik başlıyor. yolumuz toprak, otobüs çamura saplanıyor.

    arkadan birileri buradan ileri gitmek mümkün değil herkes insin geri dönelim diyor. otobüsün kapıları açılıyor. inenler oluyor. o sırada yaşlı bir amca ile teyze kapının önünde bizi alın içeri diyor. ikisini de ayrı ayrı kucaklayıp içeri alıyorum. onlara yer verenler oluyor, oturup hayır duası ediyorlar. sonra birden yağmur başlıyor. ergin hocam bu yağmura ateş dayanmaz gidiyoruz diyor. yol üzerinde hakikaten de hiç sorun olmadığını görüyoruz.

    asfalt yola çıkıp şehire girdiğimizde teyze ve amca iniyor. inerken ergin hocama gidip teşekkür ediyorlar.

    maça diye başlayan yolculuk da evimin önünde sona eriyor. hava günlük güneşlik...
  • arkadaşım arıyor, halı saha maçı için. nazlanıyorum gitmek istemiyorum. hayatımızın maçı oğlum. hadi gel diyor. ayakkabım yok falan diyorum, naz etme hepsini hallederiz deyip kapatıyor. söylene söylene çantamı hazırlayıp evden çıkıyorum. otobüse atlayıp sahanın bulunduğu yere gidiyorum. saha ali sami yen. * oğlum diyorum, naptınız ya? yediye yedi maç için ali sami yen mi tutulur?! neyse söylene söylene soyunma odasına iniyorum. hatırlarsınız garanti'nin bir reklamı vardı milli takımlı.

    https://www.youtube.com/watch?v=HLATEl5lz10

    onun gibi koridorlar, allah allah diyorum sanki bilmediğimiz yer yahu. rakip kim diyorum giyindikten sonra. aria reklamlı kırmızı bantlı altın rengi umbro markalı formamızdan giymişim. rakip yok, sahada karılacağız diyorlar. * ona da tamam çekip sahaya gidiyorum. sırayla adam seçtikten sonra kadromuz şu hale geliyor. kalede aykut, savunmaya sabri ve servet, ortada linderoth, barış özbek ve ben, ileride de ali lukunku var. karşısı şampiyonlar ligi. sneijderler, ronaldolar*. santrayı yapıyoruz yarım dakika sonra linderoth'un kalçası çıkıyor. sağdan yardırayım diyorum servet sümkürmüş, mukozaya saplanıyorum, topu kaptırıyorum golü yiyoruz. mustafa sarp maç boyu aile bireylerime küfür ediyor, barış özbek bakmadan pas atayım derken gol yememize sebep oluyor. kabus bu diye düşünürken daha feci manzaralarla karşılaşıyorum. soldan* yüklenen sabri benden top istiyor. ben hala sümük içindeyim. sabri soldan ortalıyor, linderoth oyunda yok ama çıkan kalçası oynuyor, gol falan atıyor. aykut beni saplandığım yerden çıkarıp kaleye sokuyor, önde basıyoruz beyler, önde diyor. maç devam ediyor, top kaybediyoruz, ronaldo üstüme geliyor açılayım mı lan oluyorum, geri duruyorum. ronaldo sürüyor, ben terliyorum, ronaldo sürüyor, ben geriliyorum, ronaldo büyüyor. gözümü keli alıyor, ayağını kaldırıyor, şutunu çekecek, uyanıyorum. televizyon açık. a haber'de fenerbahçe'nin moussa sow'u kiraladığı yazıyor, hayırdır inşallah diyerek bilgisayarın başına geçiyorum. zira daha fazla uyunmaz, linderoth'un kalçası diyorum abi, gol atıyor...
  • bu gece rüyamda fatih terim, hasan şaş ve emre akbaba'yı gördüm. alanya'dayız, yanımda fatih terim ve hasan şaş var. amacımız emre'yi galatasaray'a getirmeye ikna etmek.

    emre'nin bulunduğu mekan* yakınlarında hoca ve hasan şaş bankta oturup ne yapacağımızı konuşurken, ben "hocam ben ikna ederim emre'yi " diyorum ve giriyorum içeriye, emre'nin yanına.

    selamlaşıp konuşmaya başlıyoruz ama sanki önceden tanışmışlığımız var gibi.

    şöyle bir diyalog;

    - emre galatasaray'a gelmeni istiyoruz, hoca da çok istiyor.

    + ben beşiktaş'la anlaştım ama, galatasaray'dan haber gelmeyince.

    - ne yaptın olum sen galatasaraylısın, nasıl beşiktaş'la anlaırsın.

    + abi işte uefa avrupa ligi, taraftar vs (burada rüyada bile iç sesim "amk biz şamp. ligindeyiz ne uefa'sı" diyor)

    - ya diyorum sen şimdi bırak beşiktaş'ı falan protokolü iptal et, galatasaray'a geliyorsun.

    + nasıl olacak abi? söz verdim vs. vs. ( o ara kız arakadaşı geliyor)

    - bak fatih hoca da burada, senin için geldi.

    + (aklı çelinmiş ve ikna olmuş şekilde) tamam ama nasıl diyor?

    - bekle, hoca gelecek şimdi, halleceğiz

    diyorum. dışarı çıkıp hocaya anlatıyorum. hoca ben konuşayım deyip yanına gidiyor. biz hasan şaş'la dışarıdayız.

    hoca emre'nin yanındayken biz bu iş bitti falan diyoruz hasan hocayla.

    tam o sırada fikret orman ve kalabalık bir beşiktaşlı grup mekana geliyor. emre'yle görüşmek için.

    "hay amk hoca da emre'nin yanında" diye telaş yapıyorum. böyle arkadan iş yapıyoruz ya, onun heyecanıyla.

    o ara uyandım.

    artık mevzu nasıl bitti bilmiyorum ama sonu stresliydi.

    hayır olsun bakalım...

    https://encrypted-tbn0.gstatic.com/...HbqnxAKMWj3s7QfP92qn

    tam olarak hissettiğim,

    http://www.dailymotion.com/video/x3qqbiz