• 303
    harry kewell ve giovani dos santos konusunda kendilerine fazla acımasız davranıldığını düşünüyorum.

    öncelikle, kewell'ın sözleşmesini uzatmayı denediklerine şüphem yok. daha önce yazdığım bazı entry'lerde, kewell'ın artık futbol hayatını bitirmek istediğinden kısaca bahsetmiştim; ama farz edin ki ben haksızım(ki öyle olmak istiyorum). farz edelim ki kewell önümüzdeki sezon, iki sezon önceki fizik gücünde futbol oynayabilir durumda olacak; o zaman talibi çıkmaz mı bu adamın? gitmek isterse kızabilir misin? ben kewell geldiğinden beri galatasaray'da sadece 2 sezon kalmayı planladığını düşünmüşümdür; bence bunda yanlış bir şey yok, kızmıyorum yani kewell'a bunun için.

    sezon ortasında kewell için sevilla, roma dedikoduları havalarda uçuşmuyor muydu? hepsi doğru değilse bile takibe alındığına eminim; sakatlığının beklenenden uzun sürmesiyle vazgeçmiş olabilirler. ama farz et ki kewell dünya kupası'nda çatır çatır oynayarak "ben daha ölmedim!" diye cümle aleme mesajın allahını verdi; tekrar sıraya girmez mi sevilla'lar, roma'lar? ya da onlar değilse bile başka üst düzey kulüpler...

    11 aralık 2010 antalyaspor galatasaray maçı'ndan sonra kewell'ın "ben kalmak istiyorum, ama yönetimden bir hareket yok..." demesini de hep abuk buldum. kewell'ın "ben iki seneliğine geldim, sezon sonunda bana eyvallah." demesi, yani başka bir deyişle gerçeği söylemesi, taraftarla arasını açardı. yönetim bu konuda suçu üstüne alarak(nasıl olsa folloş oldular anasını satayım, taraftar her konuda onlara sallıyor) kewell'ın hedef tahtasına konmasını engellemek istemiş olabilir. ulan yoksa, aklınız mantığınız alıyor mu bunu; adam yanacak kavrulacak kalmak için, performansı olabilecek en üst düzeyde, kulübü de bir yabancı oyuncunun benimseyebileceği maksimum düzeyde benimsiyor ama yönetim adamla sözleşme imzalamak istemiyor...

    tabi bütün bunları da kewell'ın futbol oynayabilecek durumda olduğunu varsayarak söylüyoruz; dünya kupası'ndan sonra "karımı, çocuklarımı özledim ulan!" diye isyan edip jübileyi yapacğını tahmin ediyorum ben. evet; avusturalya'daki doktoru 5 yıl daha futbol oynayabilecek durumda olduğunu söylemiş, ama bunu kewell galatasaray sağlık ekibi'nin elinden geçmeden önce söylemiş.

    giovani'ye gelince...

    tottenham hotspurs ligi 4. olarak bitirdi; şampiyonlar ligi'ndeler. gio'ya "kal" demeye yüzümüz var mı? galatasaray'a gelirken "oha, ne güzel lan?! ligi 2. olarak bitiriyorsun, şampiyonlar ligi'ne gidiyorsun. türkiye ligi'ni ikinci bitirmekte ne var ki?" diye düşünüyordu. takım fenerbahçe'nin ardından ikinci sırada devam ederken, galatasaray taraftarı(!!!) onun için "poker face, ruhsuz*, aydın yılmaz!" diyordu; 2.'lik zora girince gio'nun oynamaya başladığı futbol karşısında mest oldular, ama yetmedi. şimdi tottenham gio'ya "lazımsın, toplan gel!" dese, hangimiz kızabiliriz; daha da önemlisi, buna şaşırır mıyız? niye şaşırayım...

    galatasaray'ın çok şahane yönetildiğini falan düşünmüyorum, fakat giovani ve kewell'ın takımda tutulması için gereken her şeyin fazlasıyla yapıldığına eminim; ama işte yetmiyor... onu da geçtim; gio ve kewell için "kesin rijkaard istemiyor diye yolluyorlardır, ben zaten hiç sevmiyom onu, sktrsin gitsin kıvırcık; böhüüü..." yazanlar var.

    vay benim sözlüğüme vay...
  • 6287
    ağustos ayı itibarıyla lig maçlarını beklediğini düşündüğüm yönetim. özellikle kaleci transferinde günay lige iyi başlarsa kaleci transferini askıya alacaklardır. eğer günay hata yaparsa 8 10 milyon euro maaş ile bir panik transferi yapmaları muhtemeldir. diğer mevkiler için de eylül sonuna kadar transfer beklemiyorum açıkçası. osimhen'i açıklasalar. o da şimdi gelirse ancak eylül'e kadar hazır olur.
  • 1387
    22 nisan 2012 galatasaray fenerbahçe maçı sonrası taraftarına sahip çıkması gereken yönetimdir. senin stadın ful dolmuş. tek bir ceza gerektirecek harekette bulunulmuyor ama üstüne fenerbahçe topçuları orta sahada sevinç gösterilerinde bulunuyor, lig tv muhabiri onlarla beraber seviniyor. fener topçusu işeyen köpek hareketleri yapıyor. başka fenerli topçunun kıçında galatasaray forması objektiflere takılıyor. üzerine bir de polisin fb forması giyerek taraftarı kışkırttığı dedikoduları var.

    bu maçlarda ortamların nasıl olduğunu hepimiz biliyoruz. bir grup taraftarımız yine kendi taraftarımızı pasiflikle suçlamaya başladı bile. yönetimin çıkıp dengeyi bulması gerekiyor. fatih terim maç sonrası çıkıp sadece kendi taraftarımıza teşekkür ediyoruz diyerek birkaç cümle sarf etti. yetmez. siteden melo riera kavgasının soyunma odasının detaylarını anında vereceğine önümüzdeki maçların ve taraftar profilinin selameti için açıklama yapılmalı. taraftara tahriklere kapılmayın, bunlar olacaktır, sukuneti koruyalım ve galatasaraylılığınızı gösterin denmeli. üstüne bu başarıldığı için fenerbahçe maçı için teşekkür edilmeli. böyle birkaç maç daha ve ters sonuçlar ikinci sulu derbiyi getirir. bu taraftarın durup durup, tepkiyi koyduğunda ortalığı ne hale getirdiğini daha önce gördük.
  • 527
    prekazi'yi istanbul'a çağırıp çağırmadıkları hakkında acil açıklama beklediğim sorumlu büyüklerimizdir. yapılan transferlerin benim için çok fazla bir önemi yok, emeği geçenlere teşekkürler. ancak her kim prekazi gibi camiamızın sembollerinden birini ayağına kadar çağırıp sonra geri göndermiştir, yaptığı transferlerin nazarımda katre değeri yoktur.vefa borcumuzu ödeyemesek bile böyle değerlerimize en azından saygıda kusur etmeyelim.
  • 4084
    (bkz: #1877243)

    elindeki kullanmadığı adamları takas etme yoluna gitmeyen, paramız yok denilen bir dönemde 6 ay sonra boşa çıkacak oyuncuya 2.5 milyon vermek gibi fantastik olaylara imza atan bir yönetimdir.

    yarın donk mükemmel oynarsa, bakın ne kadar güzel iş yaptık derler bunlar. ama akıl edemezler ki büyük takım olma kozu kullanılabilirdi, takasta oyuncu vererek hem maaş bütçesi rahatlatılırdı hem de bonsvervis düşerdi.

    ulan, çok beceriksizsiniz be. bence yok. beceriksizsiniz.
  • 2421
    yerli oyuncu transferinden ya da daha doğru söylemiyle yerli oyuncu transfersizliğinden memnun olmayan biri olarak çok da kızmadığım yönetim. çünkü bana göre yönetimsel bir olay değil. tamamen fatih hocada bitiyor iş. fatih hoca ısrarla istiyor diye amrabat kazması için kanlı bıçaklı olduğumuz kayseri'ye 8.5m€ ödeme yapan bir yönetim var ortada. yine fatih hoca istiyor diye yiğit gökoğlan'a verilen 3 küsur milyon var, var oğlu var yani.

    ayrıca bugün taraftarın en kızdığı iki olay;

    aydın yılmaz ve aykut erçetin ile sözleşme yenileme. bu da teknik ekibin işi. kulübün başında bu işler için biçilmiş kaftan olan, pragmatist, duygusuz ünal başkan niye imzalasın aydın'la aykut'la sözleşme?

    kısacası bu olaylarda kendilerinin suçu olmadığını düşünüyorum.
  • 4283
    fanatik gazetesinde bir haber okudum. puzzle'daki eksik parça yemin ediyorum.

    http://www.fanatik.com.tr/...mali-skandal-1237391

    --- alıntı ---

    galatasaray yönetimi’nde bir skandal daha patlak verdi... sarı-kırmızılı kulübün patronu dursun özbek, daha önceki gün yapılan divan kurulu’nda, geçmişe dönük mali incelemenin gizlilik içinde yürütüldüğünü söylemişti. ancak gerçeklerin çok daha farklı olduğu ortaya çıktı. fatih işbecer döneminde anlaşılan ingiliz firmaya ısrarla ödeme yapılmadığı, bu nedenle mutabakatın bozulduğu öğrenildi. hâl böyle olunca da geçmişe dönük herhangi bir araştırma söz konusu olamıyor. bu süreçte başka bir firmayla da anlaşma yapılmadığı belirlendi.

    --- alıntı ---

    resmen bu anlaşma yapılır yapılmaz birileri devreye girmiş ve hırsızlıkların ortaya çıkması engellenmiş.
    fatih işbecer şu galatasaray fakirleşirken zenginleşenlerin olduğu iddiasında bulunan yöneticimiz.
    yönetim kurulundaki tüm işbilmezler dururken sevmesem de sadece onun ayrılması, alp yalman'ın eşbaşkan gibi olaya dahil olması...

    mevzu çok açık. heriflerin parasını yokluktan değil, bişeylerin üzerini örtmek için ödememişler.
    anlaşma da haliyle istendiği gibi fesholmuş.
    belki de galatasaray yönetimi değil de divan kurulu başlığına yazmak lazım bu entryi.
    hani adadaki beleş sefaya dokunmayan hiç bir yönetime ağızlarını açmayan yaşlı topluluğu.

    haber doğruysa ki içerik olarak bakınca doğru olduğuna inanıyorum, durum çok vahim.
  • 3041
    - emmanuel eboue, dany nounkeu, lucas ontivero, engin baytar, yiğit gökoğlan, furkan özçal gibi oyuncuları elden çıkarması,
    - forvet ve stoper mevkiilerine takviye yapması,
    - sponsor konusuna çözüm bulması gereken yönetimdir.

    ilk resmi maçımıza 10(on) gün, ligin başlamasına 15(on beş) gün var. ancak bu 3 maddedeki konulardan herhangi biri ile ilgili yaprak dahi kımıldamıyor.

    gitgide sinir bozucu olmaya başlamadı mı ?
  • 1432
    bu şekilde kasıtlı olarak şartları tamamen fenerbahçe lehine çevirilmiş bir ortamda üstelik normal sezonda şampiyon olmuşken tekrar maç yapmaya zorlanmış galatasaray kesinlikle ligden çekilmelidir.

    biz çekilirsek arkamızdan trabzonspor ve bursa da gelicektir.

    bırakalım lig demirörenin elinde patlasın.

    ben takımım için ligde oynamasa da gerekli herşeyi yapmaya hazırım.kombine de alırım para da veririm.ne gerekirse!
  • 3873
    ulan sinirden kafayı yiyecem ya!

    bu nasıl bir rezalettir, iş bilmezliktir. koskoca çınar kulübü sirke çevirdiniz!

    ihtiyaç olduğu 3 aydır bağırır şekilde belli olan bir mevkiye niye son güne bırakırsın transferi sen ya! hadi bir halt yedin son güne bıraktın, 23.55 nedir oğlum? dönem ödevini son geceye bırakan ilkokullu musunuz siz? koskoca galatasaray kulübü'nü yönetiyorsunuz. ancak bu kadar rezil kepaze edilebilir bir kulüp yazıklar olsun hepinize be!

    zerre kadar haysiyetiniz varsa;

    istifa edin!!
  • 5175
    sadece bu senenin değil. şampiyonlar liginde çekilebilecek en kolay kurayı çekip guruptan çıkamadığımız 2018-2019 sezonundaki rezilliğinde sebebi kendileriydi.

    1 değil 2 forvet alacağız naraları atarken sinan gümüş-eren derdiyok ikilisinin kollarına bizi bırakıp olası bir şampiyonlar ligi 2. tur , çeyrek finalin önüne geçmişlerdi.

    devamında da gomis'in gitmesinin üstünden yaklaşık 10 ay geçmişken mükemmel bir scout başarısıyla yönetime geldikleri beyoğlu'ndan 10 km ötede kasımpaşa'dan diagne'ye 13 milyon euro verdiler ocak ayında.
  • 47
    1996-1997 sezonu,
    fatih terim'in galatasarayin basindaki ilk sezonu,
    8 eylul 1996 fenerbahce galatasaray maci; 4. hafta mucadelesi,
    galatasaray ilk 3 haftada 7 puan toplamis,
    sonuc;galatasaray: 0 - 4 :fenerbahce,
    ertesi gun yonetimden cikan karar: yola devam...

    siz bana bu kadar akli basinda, attigi adimlardan emin, ne yaptigini bilen, tatmini skor tabelasinda aramayan bir yonetim verin, ben butun mal varligimi bu takima bagislayim.
  • 5288
    taraftarın etkisi sıfırlanmalıdır. daha içe kapalı bir yapı oluşturmalı ve alınacak üyelerin kabul kriterleri daha sivri hale getirilmeli. galatasaray lisesi bile kimi zaman yeterli olamıyorken taraftarı yönetimde söz sahibi yapmak büyük bir yanlış oldu galatasaray adına. ayrıca taraftar grubuyla yönetimler arasındaki ilişkiler de birbirinden ayrılmalıdır. tıpkı din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması gibi bu konuda da benzer bir düşünceyle hareket edilmeli. galatasaray'ın demokrasi kültürünün dursun özbek ve mustafa cengiz ile birlikte büyük bir yara aldığı kanaatindeyim. bu dönemlerde ultraslan'ın gücünün artmasına ve iki yönetimde de söz sahibi olmasına dikkat çekmek istiyorum. fatih terim olmasa 2 yönetimde de sıfır çekerdik ve yolumuza fenerbahçe gibi şampiyon olamadan devam ederdik. 4. yıldızı dursun özbek'e yazmıyorum çünkü sonradan geldi, o şampiyonluğun onunla bir alakası yok.

    galatasaray'ın genel yapısında bozulmalara neden olunması uzun vadede daha çok canımızı yakacak. umarım gelecek seçimle birlikte yönetim hususunda da değişikliklere gidilir. taraftarın yönetimde hak sahibi olma isteğini anlıyorum ama bu konu taraftarı aşar. taraftar sporuna ve işin eğlence kısmına bakmalıdır. işin yöneticilik kısmı taraftara uygun bir mevki değil. beğenmeyen de desteklemez olur biter. bana kalırsa bu konu fazla popülist bir yaklaşım içerisinde değerlendiriliyor.
  • 1735
    gerçekleri söylemek gerekirse yaptıklarıyla son 10 yılda bize karşı üstün durumu gelen fenerbahçe'yi 1 senede yakalayıp geçmemizi sağlamışlardır. şimdi ise oktay mahmuti olayı yüzünden bazı kesimler tarafından acımasızca eleştirilmektedir. bu yönetimdeki insanlar iş hayatlarındaki başarılarını düşünmeden alınan kararlarla değilde ince eleyip sık dokudukları kararlarla almışlardır. demek ki oktay mahmuti ile arada düzelmeyecek bir problem oluşmuş ki iki tarafta yollarını ayırmıştır. kimisi adnan polat yönetiminden kalanlarla çalışmak istemiyorlar demiş insaf allah aşkına adnan polat yönetiminden kalan hakan üstünberk'e görevde kalması için o kadar baskı yapan bu yönetim değilmiydi. oktay mahmuti ile yollar ayrılmıştır iki tarafta zarar görmemiştir. bizim asıl kızmamız gereken yönetimler bülent korkmaz'ı,fatih terim'i,hagi'yi adını sayamadığım bir çok efsaneyi işler kötüye gitti zaman taraftarın önüne atan havaalanında hasan şaş'a yumruk attıran yönetimlerdir.
  • 2225
    galatasaray yönetiminin amatör branşlardaki tutumu için uzun uzun yazılabilir aslında.

    ben sadece birkaç kelam etmek isterim.

    birincisi amatör branşlar dediğiniz şey adı üstünde "amatör". yani yapılacak yatırımında adına, sıfatına uygun olması gerekir aslında. geçen senelerde özellikle bayan voleybolda mehmet ali aydınlar'ın maddi gücünü arkasına alan fenerbahçe'nin önemli başarılar elde etmesiyle galatasaray'da birşeyler yapma çabası içine girdi.

    aslında yaptığımız bir noktada sidik yarışıydı. neden? amatör olarak kabul ettiğin bir spor dalında küba'dan, italya'dan vs. önemli yıldızları, önemli tutarlarla ülkeye getiriyorsun. halbuki sponsorluk geliri (onu da isminin arkasına her sene farklı bir markayı alarak yapıyorsun) dışında bir gelirin yok. salonun dolmuyor. (ben bayan voleybolda 20 kişiyle maç izlediğimi biliyorum). forma satışı vs. zaten yok. hatta satışa çıkarılan forman bile yok :(. ama buna rağmen önemli bir yatırım yapıp gürül gürül paralar akıtıyorsun. çünkü fenerbahçe'ye yetişmek gibi bir derdin var. yeter ki ondan geride kalmayayım psikolojisi. doğru değil.

    yukarıda bahsettiğim şartlar altında bütçenin açık vermemesi mümkün değil. amatör branşlar için gelir/gider dengeni sağlaman kolay gözükmüyor. uzun vadeli bu şekilde bir organizasyonu devam ettirmen imkansız hatta. peki neden bu sidik yarışı? hiç gerek yok bence. sadece getirdiğin yabancıların cebini para ile dolduruyorsun hepsi bu.

    galatasaray önemli bir spor kulübüdür bu ülkede. ve belirli bir misyonu vardır. bu spor dallarını mümkün olduğunca bünyesinde yaşatmalıdır, destek olmalıdır. bu noktada sabit fikirliyim. kapatalım, gidelim demem. ancak madem amatör bir branştan bahsediyoruz, o zaman alt yapıya yatırım yapılarak sadece kendi yetiştirdiğin voleybolcularla başarı güdülmeden bir sosyal sorumluluk algısıyla bu branşlara destek vermek daha doğru olacaktır.

    senelik 1 milyon eur para verdiğin yıldızları 30-40 taraftara oynatmaktansa bütçenin onda biri ile alt yapıya destek olursun. bir model yaratırsın. gerekirse ikinci ligde oynarsın. ama yetişrdiğin sporcular gün gelir ülke milli takımını bir yerlere getirir. sende yüklendiğin misyonu başarıyla yerine getirmiş olmanın gururunu yaşarsın.

    bu bayan voleybol örneği için verilmiş ola bile, erkek voleybol, bayan basketbol içinde geçerli.

    burada erkek basketbolu biraz daha farklı bir yere koymak lazım. biraz daha endüstriyelleştiğinden ve taraftar ilgisi bir nebze daha yoğun olduğundan.

    birde belki tekerlekli sandalye basketbol takımımız. onlarında engelli insanların neler başarabileceğini göstermeleri açısından yüklendikleri bir misyon söz konusu.

    ama bahsettiğim diğer branşlar için "amatör" kelimesine uygun hareket etmek daha mantıklı gözüküyor.

    tabi burda yönetimin gidebileceği ikinci bir yol daha var. ayrılan kaynakları arttırarak daha başarılı olacak bir takım kurmak ve bunun sürekliliğini sağlamak. bu da şu aşamada arkas vb. önemli şirket takımlarıyla birleşmeyi gerektiriyor. başka türlü bu denli bir maddi kaynak yaratmak mümkün değil ne yazık ki.

    ancak mevcut durumda olduğu gibi hem önemli bir bütçe açığına neden olan hem de başarılardan geride kalan bir takım yapısı açık ve net bir şekilde galatasaray'a zarar veriyor. şuan ki yapının sürdürülemeyeceği gerçeğiyle hareket edersek bence yukarıdaki iki yoldan biri tercih edilmeli.

    ben ikisine de sıcak bakarım. yeterki düzgün bir organizasyonla yola cıkılsın.
  • 2853
    2 mayıs 2014 fenerbahçe galatasaray kadın basketbol maçına eksiksiz bir şekilde gitmeleri ve rakip takım taraftarının oyuncularımızla veya sahayla uğraşmaya fırsat bulamamalarını sağlamaları gerekiyor tıpkı 2 sene önce ali koç'un kadınlar final serisinde abdi ipekçi'ye gelerek yaptığı ve bu sezon kadınlar voleybol ligi karşılaşmasında abdullah kiğılı'nın burhan felek'te maçı 1 sayı kala hükmen kaybetmemizi sağladığı ve puan silme cezasına çarptırılmamıza vesile olması gibi taraftarın tepkisini kendi üzerlerine çekip takımı rahatlatmaları lazım.
  • 6379
    (bkz: 17 ocak 2026 galatasaray gaziantep fk maçı)

    bütün taraftarlar toplandık bunlara laf anlatmaya çalıştık. takımın gücü zayıfladı. kadro zafiyeti var.

    transferler için şampiyonlar ligi maçlarını beklemenin anlamı yoktu. al şimdi bombayı kucağına. süper kupa gittiği gibi ligde kendi evinde zayıf takımı yenemedin. biraz daha bekleyin. sakın panik transfer yapmayın. beklemeye devam edin.
App Store'dan indirin Google Play'den alın