• yazmayayım yazmayayım diyorum ama, insan dayanamıyor bu haysiyet ve onurdan uzak kalmış kitleyi görünce. nereden başlayayım bilemiyorum, size bağırmaya.
    wesley sneijder'i göndermek istiyorsunuz, maçanız yemiyor, bizans oyunları yapıyorsunuz? yolda görse kariyeri önünde eğilecek topçuları, wesley'den değerli ilan ediyorsunuz.
    yaklaşık 3 senedir, yapamadığınız transferleri ne hikmetse bu sene yapmaya çalışıyorsunuz. tam da riva peşkesinin üzeri kapansın, kasaya girecek, başka kasalara gidecek paralar konuşulmasın diye ahaliye bir parmak bal çalıyorsunuz.
    ilk yılınızda da görevli olan cenk ergün, gidip serdar gürler'i transferini beceremiyor, ne hikmetse bugün gomis'i alıp gelebiliyor. 2 sezon önce transfer ettiğin oyuncunun evraklarını yetiştiremeyenler, nasıl oluyorsa bu yıl hemen hemen her şeyi doğru yapıveriyorlar.

    sabri, donk, emrah başsan, de jong, serdar, cavanda'ya ödenen paralar görünmüyor, nasıl oluyorsa belhanda yıldız oluveriyor. wesley ibizada tatil nasıl yapar oluyor? bugün wesley sneijder kap bildirimi gelse, karşılamak için bu saatte evinden kaçacak adam, wesley sneijder gitsin diye aziz yıldırım'ın paralı köpeklerinin ağzıyla salyalar akıtıyor.

    size çok kızgınım ama size inanan, günübirlik transferlere tav olan taraftara daha çok kızgınım. siz yolunuzdasınız. nasılsa " ben bu adama kefilim" deseniz bile 20 milyon zararı kasadan çıkarsanız bile hesabını soran yok. size bu fırsatı veren galatasaray taraftarına yazıklar olsun.

    yok floryayı yıkarız, yok federasyon başlarına yıkılır. gördük, kimin üzerine ne yıkıldı, kim dik, kim yamuk gördük. adamlar bariz şike yaptıkları belli olmalarına rağmen taraftar gücüyle, lobiyle şikenin üzerini örttüler, sizinle 4. yıldız yarışına girdiler. buna sizi inandırdılar, meşru yaptılar yarışı. yediniz. galatasaray yönetimleri sizlere yedirdi dostlar. afiyet olsun.

    adamlar sizi değiştireceğiz dediler, 3 yönetim değişti ,gelen adam rivayı peşkeş çekti. avrupanın bu ülke çapında kurulu en iyi kadrosunu bir anda yıktılar. yabancı kontejanını getirdiler, tarık çamdal'ı sana aldırdılar. sen diyorsun ki belhanda, gomis.

    sarayın onayı olmadan bu ligde kıl kıpırdamaz, sen geçen sene çalınan 20 puanını konuşma,galatlarasaray formasına ihanet edenlerin aldığı milyonları konuşma, 3 transferi konuş. yazıklar olsun sana galatasaray taraftarı.

    şu var; sizi taktir ediyorum, yönetimdeki ve arkasındaki ağalar. kandırıyorsunuz bu taraftarı. elbet bitecek işiniz galatasaray'ın parasıyla. yiyin efendiler yiyin, aksırıncaya tıksırıncaya kadar yiyin.

    ben fikri hür, vicdani hür bir galatasaraylıyım. bu yönetim gitse de, belhanda gelmese de, sneijder kalsa da galatasaraylıyım. ben sadece gerizekalı değilim. afiyet olsun.
  • --- alıntı ---
    türk ve japon şirketleri arasında bir kürek yarışı düzenlenmesine karar verildi. her iki takımda performanslarının en üst düzeyine varabilmek için uzun ve zorlu bir hazırlık döneminden geçti.büyük gün geldi ve iki takımda kendini hazır hissediyordu..
    japonlar yarışı bir kilometre farkla kazandılar....
    yarış sonrası türk takımı çok sarsılmıştı.türk şirket yönetimi yarışın açık farkla kaybedilmesinin nedeninin bulunmasına karar verdi.yapılan araştırmalar,analizler ve uzun çalışmalar sonucu hata bulundu ve çözüm önerisi getirildi. japonların takımında 8 kişi kürek çekiyor,1 kişi dümencilik yapıyordu. türk takımında ise 1 kişi kürek çekiyor,8 kişi dümeni kullanıyordu. 9 kişilik türk takımı japonlarla bir yarış yapmak üzere yeniden yapılandı. yeni yapılanma şekli şöyleydi; 4 dümen müdürü, 3 bölgesel dümen müdürü, kürek çekmekle görevli kişinin performansından sorumlu bir dümen yöneticisi, ve kürek çekme elemanı.
    ikinci yarışı japonlar iki kilometre arayla kazandılar.tepesi atan türk şirketi yönetim kurulu hemen harekete geçti;yarışın kaybedilmesinden sorumlu tutulan kürekçi kovuldu ve müdürlere sorunun çözümüne olan katkılarından dolayı ikramiye verildi.
    --- alıntı ---

    tanim: hem dümencide iş yok, hem kayıkta, yinede kürekçinin işine son vererek çözüm arayan müdürler topluluğu.
  • sezon boyunca en önemli maçlara biz gittik, yagmur demedik camur demedik,metro yok dediler sikerim metrosunu takım şampiyon olsun biz çile cekeriz dedik, takım yenildi moral vermek için yanımıza çagırdık,stadyumdan cıkmadık, eskisehirde okuyan birisi olarak bıraktım derslerimi cimbom ne zaman cagırsa atladım geldim. galatasaray üzüldügünde en cok biz üzüldük , biz agladık. okula giderken , kafede otururken , sevdigimiz kızla bulusurken onları hiç düşünmedik, aksam mac nolur aceba diye düşündük. hayatımızı verdik ulan, olmadı.

    şimdi çıkmıs bize biletleri ev fiyatına veriyorlar, tamam dedik ulan ona da tamam. ben yemek yemem 1 hafta dedim galatasaray'a feda olsun, hele dedim 4. yıldızı takarsak sormayın keyfimize.

    o da yetmedi ucuz biletleri sadece göstermelik cıkarttınız , sadece 1 kategoriden cıkarttınız ona da tamam dedik, o da yetmedi simdi o kategoriden bilet de alamıyoruz hata veriyor. simdi söyleyin bana başkanım, abrürrahim abim,

    bu maçı tribünde izlemeyi en cok biz mi hak ediyoruz , yoksa biletileri dagıttıgınız o sponsorlar mı , yoksa karaborsacılar mı , tek amacı instagrama fotograf atmak olanlar mı ? yoksa siz mi ?
  • 19/20 sezonunda kendilerine büyük nankörlük ediliyor.
    adamların bütçesi sıfır.

    sana nzonzi, seri, babel, emre mor ve jimmy durmaz gibi türkiye'de müthiş etkili olacak isimler almışlar.

    forvet hattında 30 gol atmış diagne var. adam satılmadı. olabilir. real madrid bale'e, psg neymar'a, juve dybala'ya, barcelona coutinho'ya alıcı bulamadı şu güne kadar. futbol bu evdeki hesap çarşıya uymayabilir.

    ancak galatasaray'ın kadrosu hazır. tek sorun geç biraraya geldi takım afrika kupası nedeniyle. bir kaç haftaya kalite farkı kendini gösterecektir.

    bir falcao transferi yüzünden denmedik laf kalmadı bu kadar başarılı bir yönetime. ben dua ediyorum falcao gelmesin diye. çünkü mubasebeci taraftarım. 33 yaşındaki bir oyuncuya 17-18 milyon eu bağlamak bence saçmalık. elimizde taş gibi forvet var.

    camia olarak mevcut kadro ile nasıl başarılı olacağımıza, diagne ile nasıl bir oyun yapısını sahaya yansıtacağımıza ve ffp'deki 1,5 milyon eu açığı nasıl kapayacağımıza konsantre olalım. falcao diye diye arsızlaşmanın anlamı yok. olmuyorsa olmuyor. yok o fotoğraf paylaşmış, yok bu bilmemne demiş. hazımsızlığın yarattığı enerjiyi dışa vurmanın bahanesi bu. bu taraftar her halükarda söylenecekti. nitekim geçmişte hep söylendi. ben yürütülen başarılı transfer politikası yüzünden yönetimi alkışlıyorum. umarım en kısa zamanda ufak bir satış yapıp ffp'deki açığı kapar sonra da transferi bitirdik sezona hazırız açıklamasını yetkililerin ağzından duyarız.
  • fatih terim'i haklı olarak kovmalarından sonra çoğu galatasaray taraftarının bok atmak için yarıştığı yönetim. takımı bu hale getirdikleri için istifa etmeliymişler.
    entryi hiç uzatmayacağım:

    bu sene 13. haftada ligdeki puanımız 23, geçen yıl 25. bu yıl gaziantep bşb'ye elenmek üzereydik yedeklerimizin başarısızlığıyla, geçen yıl 1461 trabzona aynı şekilde elendik.
    bu yıl böyle hissetmenizin sebebini ben size söyleyeyim ya medyanın gazına geliyorsunuz ya da iki yüzlüsünüz arkadaşlar hiç kusura bakmayın. bu takım geçen yıl da yarrak gibi oynuyordu çoğu maçta bu yıl bu kadar geride olmamızın sebebi fenerbahçe'nin geçen yıla göre çok daha iyi olması.
  • hemen hemen hepsinin kaseti, ailesi, çoluğu çocuğu türk futbolcular tarafından ele geçirilmiş galiba diye düşünmeme sebep olan yönetim. belki de galatasaray'daki hiyerarşide türk futbolcular yönetimin üzerinde bir konumda bulunuyor.

    disiplinsiz lincoln gönderilir. disiplinsiz servet kalır.
    sakat linderoth gönderilir. sakat gökhan kalır.
    gölge oyuncu elano gönderilir. gölge oyuncu mustafa kalır.
    yardıran keita gönderilir. yardıramayan barış kalır.*
    yaşlı neill gönderilir. yaşlı ayhan kalır.
    kötü zapata, de santis, leo franco gönderilir. kötü aykut kalır.
    bal yapmayan dos santos gönderilir. yapılan balı çöpe atan aydın kalır.

    ya faşizimle yönetiliyor bu takım ya da türklerin elinde kasetler falan var. ya da ersoy'un adamları derin devletçi, gücü her şeye yeten ıvır zıvır bu adamlar... hiçbir yönetimin gücü yetmez mi bu adamlara? kimse mi gönderemez işe yaramaz çapulcu tayfasını aklım almıyor. ne yıldızları ne galatasaray efsanelerini harcadı bu takım. elin kazmasına acıyor.

    edit: aklıma gelmişken;
    dirsek atan ilic gönderilir. yumruk atan arda kaptan yapılır.**
  • galatasaray traftarlarina ozur borcu olan yonetimdir. bizim 2014-2015 sezonu bitmeden gorup soylediklerimizin bire bir aynisini 2016-2017 sezonu baskarken yapmistir. aradaki sure hem prestij kaybina sebep olmustur hem de bu sure icinde taraftara "transfer delileri, fm bagimlilari" gibi hakaretlerde bulunmuslardir.

    2014-2015 sezonu bittiginde biz ne dedik;

    1- sag bek alin, sabri ile olmaz dedik. almadilar. sonra ne oldu. sabri'nin yetersizligi kabak gibi cikti ortaya ve farkli donemlerde olmak uzere 2 adet sag bek almak zorunda kaldilar.

    2- stoper almamiz lazim dedik. semih uzulmesin diye sadece kiralik olmak uzere denayer alindi ki adam stoperden ziyade sag bek oynatildi. semih'in defolari bitmek bilmeyince hakan'la idare ettik. bu sene basinda da serdar alindi. hatta mumkun olsa denayer yeniden kiralanacakti. velhasil biz ne dediysek o cikti.

    3- kanat lazim bruma alternatifsiz, yasin buranin adami degil dedik. bunlar bruma'yi da yollayip, kanadi yasin-podolski ikilisine birakti. podolski yokluktan forvete gectiginde yasin'den baska kanat oyuncumuz kalmadi. o da sicti sivadi zaten.
    bu sene basinda ne oldu peki. bruma takima katildi, gecen sezon sinekten yag cikaran sinan da katildi kanat rotasyonuna. 2 tane santrafor alininca podolski de burada kullanilacak. sonuc; yasin kanatta 4. secenek konumuna dustu.

    4- orta saha icin melo'nun yanina adam alin, selcuk'un miadi doldu dedik. bunlar ne yapti. melo l'yu da yollayip o bolgeye selcuk'un 2-3 gomlek altinda transferler yaptilar. bunkarla olmaz dedigimiz jpk, donk, bilal, hamit, rodriguez gibi oyuncularin yetersizligi ayan beyan ortaya cikinca bir kismini zararina elden cikardilar. alman liginin vasat oyuncukarindan tolga alindu. adam daha 3 mac oynadi ve selcuk'un tum foyasi cikti ortaya. 2 yildir bekledigimiz on libero transferi got zoruyla da olsa yapildi ve de jong geldi. simdi yerli sevici turk basini bile selcuk kulubeye diyor. sonuc; bizim dedigimize geldi is. selcuksuz modern orta saha.

    5- ve tabi ki forvet meselesi. biz ne dedik. arkadas bu umutla burak'i toplasan yarim adam etmez, buraya esasli birini almak lazim. onlar ne yapti. hayir bu 2 evlat bize yeter dedi. sonucu hep beraber gorduk. eren sadece 2 macta gosterdi gercek bir forvetin ne demek oldugunu.

    vel hasil biz ne dediysek cikti. kime yetersiz dediysek ya elde kaldi ya da bizim seviyemizin cok altinda takimlara gitti. biz neresi icin "sikinti var, takviye lazim" dediysek elinde sonunda o bolgelere adam alindi.

    sonucun sonucu; #yönetimistifa
  • 2019-20 transfer döneminde eleştirenleri ofsaytta bırakan yönetim. seri ismi çıktığında "yedirmezler, bu yönetim alamaz" denildi. birkaç gün sonra seri transferi geldi. "forvetle uğraşırken 6 numara bakmıyorlar" diye çemkirilirken çat diye nzonzi alındı, hala herkes şokunda alınma şartlarıyla birlikte. falcao meselesi var son olarak. bu adamı aldılar görünen o. ancak ufak detaylarda parayı savurmak istemiyorlar belli ki. falcao işi yatsa bile yerine tatmin edebilecek birini alırlarsa kızmam şahsen. biraz daha sabırlı olmak lazım. gereksiz baskı yapmaya gerek yok.
  • mart 2012 divan kurulu raporunu okudum az önce resmi siteden. önemli ve dikkatimi çeken bazı noktalar var.

    1) toplam borcumuz 315 milyon $ dan 250 milyon $ seviyesine çekilmiş. sevindirici bir haber bu. 3-4 yıllık olası bir sportif başarıyla (süper lig+şampiyonlar ligi) bu borcu 100 bandına hatta 2 basamaklı rakamlara çekmek mümkün. ek olarak krediler karşılığında verilen toplam teminatın 850 milyon $ dan 530 milyon $ civarına çekilmesi operasyonu da son derece başarılı..

    2) tesisleşme yolunda tam gaz devam ediyoruz. yönetim mecidiyeköy çadırı yerine basında yıllık 10-15 milyon $ getireceği söylenen bir mixed-use (avm+residence+otel vb) proje planlıyor. tt arena yanına dev bir store yapıldı buna bonus olarak yönetim oraya 1500 kişilik bir kongre salonu ve 10000 kişilik bir kapalı salon yapmak istiyor. fb'nin yeni salonu 12000-13000 iken bize euroleague standartlarında 15000 kişilik bir salon yakışır diyorum,bu konuda yönetim tekrar değerlendirme yapmalı. söylenene göre yeni salon chicago bulls'un evi united center gibi olacakmış, bana versinler ben çizerim bedava, öhömm :d

    3) bu sene içinde arena'nın kesin kabulu yapılacak ve yönetim stad içinde avrupa'da bile eşi benzeri olmayan dev bir gs müzesi yapmak için avan proje çalışmasını tamamlamış. artı, stadın iç ve dış her türlü eksiğiyle ilgili tespit çalışmaları devam ediyor. 29 ek loca yapılması planlanıyor. medikal park sponsorluğunda galatasaray hastanesi ve performans merkezi çalışmaları da yine devam eden projeler içinde. florya metin oktay tesisleri yenilenerek son derece modern ve fifa-uefa standartlarını yakalamış durumda. mevcut tesislerle ilgili yenilemeler devam ediyor,örneğin kalamış. riva'da hemen hemen herşey hazır ve buna ilaveten yine türkiye'de bir ilk olan ali sami yen spor lisesi kuruluyor buradaki 110 dönüm üzerine. her branş için bir fabrika olacak bu lise bizim için. gs adası için mevcut işletmeci tahliye olacak yakında, ünal aysal'ın çılgın bir projesi var burası için. gemi şeklinde restore edileceği haberini izlemiştim geçen yaz. mimar hakan kıran imzalı proje için link http://www.nethaber.com/...-cilgin-projesi.html

    4) twitter'da 1 milyon'u, facebook'ta 6 milyon'u geçtik. bu alanda türkiye'de rakipsiz, avrupa'da da üst sıralardayız..

    5) basketbolda sportif olarak artık avrupa devleriyle boy ölçüşecek düzeye geldik. kadın ve erkek basketbolda lig şampiyonluğuna adım adım gidiyoruz. kadınlarda ; fener'in elinden yine bir türkiye kupası kaptık ve daha önemlisi euroleague şampiyonluğu bekliyoruz. bu branşların bütçesi medikal park sponsorluğuyla arttı ve artmaya devam ediyor. seneye daha kaliteli kadrolar olacak elimizde kısacası. tekerlekli sandalye basketbolunu, engelsiz aslanlarımızı anlatmıyım ayıp olur yani, gururumuz :)

    6) voleybol'da yavaş yavaş toparlanıyoruz. bu konuda mümkünse türkiye'de önemli markaları yöneten galatasaraylı işadamlarından birini sponsor yapmamız lazım bu yaz. örnek olarak ali sabancı'nın pegasus'u.. mehmet ali aydınlar'ın sponsorluğuyla fenerbahçe voleybol takımlarının ve arkas'ın sponsorluğuyla izmir voleybol takımlarının geldiği noktaya dikkat çekiyorum. voleybol için yurtiçi falan değil, ciddi bir sponsor şart. böylece bu branşımız da 1-2 seneye avrupa'da kupa peşinde koşacak duruma gelir.

    7) ana branşlardaki iyileşmeler,sportif başarılar ve gelir artışları muhakkak ki amatör branşların da gelirini ve sportif başarısını etkileyecektir.

    bitirirken, maksadımız ; ingilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve isme malik olmak ve türk olmayan takımları yenmektir. | ali sami yen

    sevgi & saygı & şampiyonluk :)
  • medyanın da gazıyla yine yeniden temelsiz eleştirilerin hedefi olan yönetim. her yaptıkları doğru demiyorum ama yöneltilen eleştirinin içi boş olunca insan yazmadan duramıyor.

    1- hala "fatih terim olmasa..." diye başlayarak sallanıyor kendilerine. be adam fatih terim'i ikna edip göreve getiren kim? sahip olduğu yetkileri veren, istediği oyuncular için başarılı bir transfer komitesi oluşturan ve gerekli transferleri yapan kim? adnan polat yapabildi mi bunu? tabii senin mantığına göre polat yönetimi anlaşabilseydi terimle geçen sene gelecekti şampiyonluk değil mi? o halde şunu oku ve mantıklı bir cevap ver bana: (bkz: #967087)

    2- oktay mahmuti konusunu bilmiyorum, bilmiyoruz. kulüpten resmi açıklama yapıldı sözleşmesi uzatıldı diye. belki araya başka bir şey girdi, belki bir konuda son anda bir anlaşmazlık oldu hala imzalar atılmadı. iyi de ortada bitmiş bir şey yok ki. iki tane haberle -üstelik tarafsızlığını her gün sorguladığın kaynakların haberleri- yönetime giydirmenin mantığı var mı? bence de ne olursa olsun mahmuti ile devam edilmeli. edilecektir de. neden macera arasın yönetim durduk yere?

    3- hala anlamayan var bülent tulun bu yönetimin bir üyesi değil. idrak edin arkadaşım artık şunu. ünal aysal'ın danışmanlığını yapan bir adam kendisi, başkan da defalarca söyledi bunu. günahım kadar sevmiyorum o adamı ama yönetimle bir bağı yok ki. insanlar kendi çalışacakları kişileri seçmekte özgürdür. bireysel anlamda fikir de danışabilir belki iş ortağı olur vs. mesela fatih terim'in teknik heyet dışında takımla ilgili fikir alışverişinde bulunduğu hiç kimse yok mudur? adam futbolla ilgili binlerce insan tanıyor yahu. hiç mi olmaz?

    4- ve şike mevzusu. yeterince seslerini çıkaramadılar evet. twit atar gibi her allahın günü demeç verseler, seslerini çıkarsalar bunlar başımıza gelmezdi. mesela bir nihat özdemir değil hiçbiri. dimi?

    bir hastalık var bizde. takımı yok bunun belki milletle ilgili bilemiyorum. adam neyi görmek istiyorsa onu görüyor. mesela bir başarı elde edildi, şampiyonluk geldi. istiyor ki onun gördüğü bölüm doğru olsun. ona paye biçmek istiyor adam. mesela selçuk inan diyor, ne bileyim fatih terim diyor, felipe melo diyor bazen. sonra hemen atlıyor "nasıl almazlar melo'nun bonservisini!!!1" demiyor ki "ne iyi yapmış da transfer etmiş yönetim bak şampiyonluğu getirdi". kabullenmek istemiyor başarının tüm paydaşlarını. kimi gördüyse, kimi gözüne kestirdiyse onu yüceltecek gerisi önemli değil. mesela galatasaray'ı 8. likten alıp şampiyonluğa ulaştıran sadece fatih terim'dir ama barcelona'nın affedersin futbolun amına koymasında pep guardiola'nın katkısı sıfırdır.

    mantık bu: ___
    gözlük de bu: / \
  • yönetim kurulunda alınan kararlar ile yaptıkları tamamen farklıdır. teknik kadro ile eren dışında tamamen farklı işler yaptılar. (teknik heyet forvete 1. sırada bony 2. sırada ereni istedi.) aslında çok kişiye teklifte bulundular ama içlerinde adam gibi ingilizce bile konuşabilen, şöyle gidip futbolcuyu ikna edebilecek kimse yoktur. menajer bazında çalıştılar. her menajer de tabiki de önce kendi cebini düşündü. bizim türklerle anlaşmalarının sebebi de türk oyuncuların aldığı ücretlerden menajerlerine pay vermeleri. bu yüzden bu yüksek rakamlar var. madem beceremiyorsun; çağır haldun üstüneli kardeşim 15 gün bize yardımcı ol de. bu kadar mı zor. ama gerçekten bu kadar çapsız bir yönetim.... çok ağır konuşacağım ama kendimi zor tutuyorum. bildiklerimin çoğu bende kalsın

    edit: gelen istekler üzerine bir açıklama:

    şimdi bu transfer yapacak yöneticiler avrupada 1 aydır dolaşıyorlar, içlerinde bir tanesi ki, soyadı özbek olur gününü gün ediyor sefa ediyor hoş geliyor.
    diğer zavallı bazı yöneticiler ise ellerinden gelen görüşmeleri yapıyor kaç tane sözleşme hazırlandı biliyor musunuz şu ana kadar?
    bony,max kruse,bastian schweinsteiger,leiva, lassana diarra, saido berahino, pablo zabeleta,cheik tiote sadece benim bildiklerim. he bunların hepsi alınabilecek oyuncular mıydı? içlerinde ütopya var mıydı orası ayrı konu? bakın o oldu bu oldu demiyorum bu adamların hepsi için sözleşme hazırlattırıldı. peki asıl sorun ne bu güne kadar tolga ile ilgili en ufak bir yazı yazılmamıştı teklif bile resmi değil ağızdandı. peki neden resmi yazılı olan futbolcular alınamıyorda sadece ağızdan konuşulanlar beceriliyor. herkesin aklında yönetim para mı yiyiyor var açıkçası dimi? hayır gezip dolaştıklarını saymazsak ki bu arada neredeyse tuvalet paralarını bile kulübe fatura ediyorlar. eee o zaman 1-2 menajer var onlar ne dese o oluyor. tolga için arada 2 menajer var. yani arada 2 kişi daha para alıyor. yönetim de ne yapsın son günler teknik heyet takviye istiyor zorunlu kalıyor çünkü hırsız değil beceriksizler....
  • tff'nin verilerine göre 2018-2019 sezonunda menajerlere en az ödeme yapmış olan yönetim.
    fenerbahçe 2.6 milyon euro, beşiktaş 375 bin euro ödeme yapmışken galatasaray'ın menajerlere ödediği toplam ücret: 10 bin euro.

    galatasaray tarihinin en rezil yönetimlerinden birini (bence en rezilini) sergilemiş olan dursun özbek yönetimi 3.5 milyon euro ile bu listenin tepesinde yer almıştı.

    bu listenin tepesinde yer alan özbek yönetimini ibra edip bu listenin son sırasında yer alan cengiz yönetimini ibra etmeyenleri ne tarih affedecek ne de gerçek galatasaray taraftarları.
  • sezon başında* derhal gönderenlere, düşmanına söylenmeyecek hakaretlerle eleştirenlere, fatih hocayla anlaşamadıklarını iddia edenlere gerekli cevabı yine vermiş yönetimdir. görmek isteyenler için çok iyi icraatler yapmışlardı oysa, beceriksizlikleri de olsa bir umut vaad ediyorlardı. ama transfer delileri tarafından düşman statüsüne alındılar.

    sonra noldu bir kaç transfer geldi, ona da o para verilir mi gibisinden eleştiriler başta devam etti. bu sırada yönetim bu boş konuşmalara kulağını tıkayıp her hafta üzerine koyarak devam etti. her hafta daha çok alıştılar, daha iyi yönettiler. karşılığı da ibra edilmemek oldu. zaten liseci zihniyet birini istemezse, bilin ki o istemedikleri insanlar gerçekten galatasarayı düşünüyorlardır. bu arada bu yangıncı, transfer delisi tayfa da yavaş yavaş ortalıktan kaybolmaya başlamıştı. bazısı da zamanında eleştirdim ama şimdi hakkını verelim kafasında devam ettiler. bunlar da yavaştan yavaştan yaptıkları u dönüşlerine kılıf hazırlamaktaydılar. ama biz bunları yemeyiz tabi ki. sizin gibi taraftar olmaz olsun.

    şimdi transfer sezonu yine açılacak, bu tüketim canavarları yine yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlayacaklardır. umarım bu sefer her şey çok iyi planlanmıştır da, gerçek taraftarların, bu kendini bilmezler tarafından canının sıkılmasına izin vermez yönetim.
  • "hiç bir galatasaraylının fatih terim'e hayır deme lüksü yok" lafının sahibi yönetim.

    neden diyemez? ben derim. sözlüğün çoğu der. milyonlarca galatasaray taraftarı diyor.

    merak ediyorum bu çapsızlar ne zamandan beri galatasaray taraftarının kula kulluk etmesine karar veriyolar.

    böyle böyle şımartıyoruz insanları. galatasaray'ın başına geçecek misiniz? sorusuna verilen cevaba bak. bakarız, görücez, bazı bazı... çünkü koskoca galatasaray çantada keklik. kapısında yatıyor terim'in.

    baştaki denklemde bir hata var. ben size doğrusunu söyliyim. "hiç bir galatasaraylının galatasaray'a hayır deme lüksü yok."

    terim bu lüksü kendinde gördü... başkan gibi başkan da terim'i hakettiği gibi kapının önüne koydu. yönetim yönetim olsa net bir açıklama ile tüm bu galatasaray'a zarar veren polemiği bitirir.

    bu saatten sonra galatasaray'ın elemanı olacak kadar küçülmeyi bilmeyen insan uzak dursun camiadan. ben görevini yaparken büyümeyi tercih eden elemanlarla başarılı olmayı yakıştırıyorum galatasaray'ıma.