• 551
    --- alıntı ---

    fenerbahçe'ye derbi maçta 1-0 mağlup olan galatasaray'da, bir grup taraftar, florya metin oktay tesisleri'nde sarı-kırmızılı oyuncuları protesto etti.

    maç bittikten sonra florya metin oktay tesisleri'ne gelen 40 kadar öfkeli taraftar, sarı-kırmızılı futbolcular aleyhine tezahüratlar yaptı. özellikle maçta hatalı gol yiyen kaleci franco'yu hedef alan taraftarlar, arjantinli file bekçisine küfürlü bir şekilde ''defol'' dediler. taraftarlar, ''renklere aşığız sizlere değil'', ''en büyük taraftar futbolcular sahtekar'' diye bağırdı. bazı taraftarların, ''arda, sinem kobal'a sinema kapattır'' diye bağırması dikkati çekerken, arabalarıyla geçen bazı taraftarlar da futbolculara hakaret içerikli tepki gösterdi. taraftarlar, tesislerin tam karşısında bulunan reklam panolarında yer alan lugano ve jo'nun resimlerini de yırttılar. sarı-kırmızılı taraftarlar, sadece futbolculardan lucas neill'in lehine tezahürat yaptı.

    galatasaray'ı taşıyan otobüs, taraftarların tepkilerinden korunmak için arka kapıdan tesislere girdi. bu arada, bazı taraftarların otobüse atmak için yanlarında yumurta getirdikleri, ancak otobüsün arka kapıdan tesise girmesiyle bu amaçlarına ulaşamadıkları görüldü. futbolcular da tesislerden ayrılırken, taraftarların bulunmadığı kapıları tercih ettiler.

    öte yandan, aşırı tepki gösteren 2 taraftar da tesislerin önünde bulunan güvenlik görevlileri tarafından gözaltına alındı. diğer yandan, fenerbahçeli bazı taraftarlar galibiyetin sevincini araçlarıyla florya'da tur atarak yaşarken, protesto amacıyla tesislerin önünde bulunan öfkeli galatasaraylıların saldırısına uğradı. sarı-kırmızılı taraftarlar, fenerbahçelilerin arabalarına tekme ve yumruk attı.

    --- alıntı ---

    kaynak aa
    http://www101.mackolik.com/...ftari-Floryayi-Basti

    bunu da yaptılar ya...
  • 552
    gitgide karşı yakanın taraftar profiline yakınlaşan taraftarlardır. futbolcu ıslıklamalar ,tesislere gidip protesto etmeler,bir hatada birini asmalar,teknik direktöre giydirmeler.yakında futbolcumuzu da döveriz tam olur.galatasarayda övündüğüm taraftarlık olgusundan her yıl teker teker birşeyler gidiyor dur dememe rağmen.sizi bilmem sözlük ahalisi ama ben bu endüstileşen futbolda amatör bir taraftar olarak kalmak istiyorum.
  • 555
    28 mart 2010 galatasaray fenerbahçe maçında ali sami yen'de bulunanları performansıyla beni üzmüştür...

    taraftar denilen takımının ateşleyici gücüdür. maç boyunca takımı ayağa kaldıracak tek bir tezahurat yapmadık. şampiyonluk için savaşan bir takımın ihtiyaç duyduğu 12. adam görevini yerine getiremedik...

    umarım bu son olur ve bundan sonra 12.adam görevini tekrar yerine getirmeye başlarız...
  • 557
    ona buna laf atacağına kendine bakması gereken topluluk. maç sahada oynanılır; kazanılır veya kaybedilir. tribünleri savunmuyorum zira en çok eleştirenlerden biri de benim zaten. hiç kimse bana taraftar -genel anlamda; özelde değil- kulübüne sahip çıkıyor demesin. ama yok derbide yenildik, franco'ya sövelim, rijkaard'a sallayalım... floryayı basanların hakiki taraftar olmadığını, takımına sahip çıktığını ispatlama için elinde güzel fırsatlar var ama takıma saydırmak en güzeli değil mi?
    (bkz: 11 nisan 2010 galatasaray diyarbakırspor maçı)
    (bkz: gs mobile)
    (bkz: gs bonus)
    (bkz: gs dergisi)
    (bkz: gs store)

    nerdee? boktan golle yenilen boktan bir maç sonrası biter çoğunun taraftarlığı. yapıcı olmak lazım.
  • 559
    (bkz: #349497) gibi şeyler yazarlarsa afedersiniz itin götüne sokulurlar. mutlu olmaya hakları yokmuş gibi yıllardır sabır istenmektedir kendilerinden.

    buna karşılık şahsım adına konuşursam sabırlarının karşılığını son 2 yıldır 5. ve * 4. olarak almaktadırlar. bir hafta boyunca heyecanla bekledikleri maçlarda *** sabır gösterdikleri takımları, taraftardan biri olduğu söylenen büyük kaptan dahil alabildiğine ruhsuz, alabildiğine rehavet içinde oynamışlardır. geçen sezonki bordeaux maçı dışında zevkten dört köşe yapan bir maç izletmemişlerdir***. bunlar burayı okuyan hemen herkesin kabul edeceği şeylerdir. ama bunları söylediğinde "iyi gün taraftarı" ile "futboldan anlamayan adam" arasında bi yerde yorumlarla karşılanırlar. ofsayt yağmurundan söz etmiyorum bile.

    tabii bunlar olurken kendilerinden sabır istenmektedir hala. ben de sorarım kendilerine o zaman:

    işler kötü gittiğinde takımına kızan, tepki gösteren taraftar şampiyonluğa sevinirken "sus sen sevinme! sen zamanında 'bence böyle değil şöyle olmalı' demiştin, o yüzden bırak o bayrağı ve evine git!" mi diyeceksiniz? ya da bunları yazan kişi de florya'da franco'ya küfür edenlerle aynı mı gözünüzde?

    ikisinin cevabı da evetse biraz kendini sorgulaması gereken taraftardır galatasaray taraftarı.
  • 562
    her fenerbahçe maçında canı kadar sevdiği futbolcuları ve teknik heyeti tarafından rezil edilen, başı öne eğilen taraftardır. gs+bonus derler alır, gs+mobile derler alır, gstv ücretli derler abone olur. gs storeda dandik malzemelerden üretilmiş mallara 150-200 tl verir, maç bileti bulamaz 350 liraya derbi bileti alır, 75 dakika sesi kısılana kadar bağırır, çabalar, yırtınır, öncü olur, deplasmana gider, basket maçına gider, engelsiz aslanlardan voleybola lafta değil pratikte destek olur. karşılığında ne bekler? sabri gibi canını dişine takan, gio gibi özverili, neil gibi akıllı, jo gibi gayretli, baroş gibi hırslı bir takım bekler. geri kalan neyler? işte onlarda taraftarı rezil eyler.
  • 563
    eğer, 28 mart 2010 galatasaray fenerbahçe maçında, yediği hatalı golden sonra, eline her top gelişinde, leo franco'yu yuhlayanlar galatasaray taraftarı ise, ben değilim... eğer, 28 mart 2010 galatasaray fenerbahçe maçında alex'in ensesinde su şişesi patlatanlar galatasaray taraftarı ise, ben değilim... eğer, 28 mart 2010 galatasaray fenerbahçe maçında alınan yenilgiden sonra takımına, futbolcusuna, teknik adamına sallayanlar*galatasaray taraftarı ise, ben değilim...
  • 564
    profilinin değiştiği gözlenmektedir. hatalı gol yiyen kalecisini *sanki kasıtlı yemiş gibi yuhlayan, sanki sıradan bir maç mış gibi * ruhunu ve sesini kaybetmişcesine çekirdek çitleyen. rakibinin futbolcusuna * öldürürcesine saha kapatma geleceğini bile bile su bardağı atan, internet sitelerinde, forumlarda, yok yazıklar olsun yok florya yı basalım yok hoca gitsin söylemlerine girmeye başlamıştır. galatasaray bir kültür yuvasıdır. bir tarih akar içinden. taraf olmakla taraftar olmak, armanınpeşinde olmakla günlük başarıların peşinde koşmanın aynı şey olmayacağını bilmek gerekmektedir. evet kalbimiz kırılmadı değil hepimizin kırıldı. duygularına nasıl hakim olacağını tuttuğun takımın ruhunu benimseyerek anlıyabilirsin. geçmişte elde ettiğin başarıların nasıl geldinin tarihi araştırmasını yap mesala. ve bu cümleyi aklına kazı ; galatasaray adının olduğu her yer de umut vardır.
  • 566
    maç başladı. derbi havası yoktu zaten. taraftarda ne tezahürat ne bişey vardı. tamam üzerimize düşeni yaptık,alkışladık fenerbahçeyi fakat diğer görevlerimiz ?

    sadece "4 sene üst üste şampiyon olduk" diye başlayan tezahüratımızı söyleseniz yeterdi. fakat taraftar öyle bir durumdaydı ki,sanki maçtan başka ilgilenecekleri birşey varmış gibi sayıları 1500'ü geçmeyen fenerlileri dinlettiler bize.. birkaç dakikalık bağırışlardan başka birşey göremedim. tamam tezahüratı da geçtim,yapamadınız fakat hakemin yanlış kararlarına neden tepki göstermediniz. neden topluca yuhlamadınız,ıslıklamadınız ?

    peki ya leo franco.. tamam hata yaptı ama ıslıklamanız onu petr cech mi yapacak ? hayır. sadece maç içinde onun ve diğer arkadaşlarının moralinin içine etmenize sebep olacak. leo franco'ya daha çok hata yaptıracak,diğer maçlarda da özgüvenini 0'ın altına indireceksiniz.

    hergün diğer taraftarlarla karşılaştırdığımız,tezahüratlarıyla,takıma olan aşkıyla övdüğümüz galatasaray taraftarı bu mudur ? takım gol attıktan sonra mı söylenecek o şarkılar.. yoksa takımın gol atabilmesi,oyuncuların ateşlenmesi için mi ?

    galatasaray taraftarı,kendine gel.sen bu değilsin.
  • 567
    bazı yazarlarca fenerbahçe taraftarına benzetilen taraftardır.

    bu kesinlikle katılmadığım bir benzetmedir. kendimce nedenlerine gelince;

    1) galatasaray taraftarının dünkü tepkisi sadece düne ait değildir. haftalardır çok kötü oynayan takımına, bunu engelleyemeyen teknik ekibine, en iyi dönemlerimizde bile kaybettiğimiz derbilere, bir avuç fenerliye madara edilmesine, fenerbahçenin kulis yapmasına, haftaiçi hakemleri etkilemesine, mustafa sarp ve mehmet topal ikilisinin basiretsizliğine, leo franconun gerizekalı hatasınadır.

    2) leo franco için ayrı bir parantez açalım. bir maçla asmamıştır kimse bu adamı. geldiği günden beri asla güven vermemiştir tribünlere. atletico maçı hariç dört dörtlük maçı yoktur. dün yenilen golü süper ligde hemen hiçbir kaleci yemez. hata yapılır elbet, ancak iyi oyuncu hata yapar, kötü oyuncu hep aynı tehlikeyle vardır sahada. lucas neill de hata yaptı, ama alkışlandı. ama franconun kimsede böyle bir kredisi yok. çünkü iyi kaleci olduğuna kimse inanmıyor, sıradan kaleciyi ise istemiyor bu taraftar.

    3) orta sahanın bu kadar mahkum ve çaresiz oynamasına tepki gösteriyor taraftar. mustafa sarp çok koşuyor, çok mücadele ediyor olabilir, ama o galatasarayda orta sahada oynuyor, maraton koşmuyor. o yüzden 11 km. koşması önemli değil, topu ileri doğru koşturmasını bekliyor herkes. ama o insiyatiften öcü gibi korkuyor, hep geriye oynuyor, asla adam eksiltmiyor, kısacası katkı sağlamıyor. mehmet topal ise sanki iki sene önce bayıldığımız o adamın başarısız klonu gibi. hiç katkısı yok, risk almaması gereken yerde alıyor, alması gereken yerde kaçıyor.

    4) taraftar kızıyor çünkü fenerbahçe onun ezeli rakibi. ve aynı fenerbahçe her sene galatasarayı yeniyor. iyi oynasa da, kötü oynasa da yeniyor. teknikle taktikle yenmiyor, psikolojik olarak yeniyor. artık o kadar rahatlar ki, maça çıkmadan kazanıyorlar. işte buna kızıyor taraftar, sadece bu maça değil, her maça kızıyor. ''işte böyle, her sene böyle'' denilince kızıyor, deliriyor. bu kadar kaliteli bir kadro, bu kadar önemli bir teknik ekibe rağmen bu psikolojik savaşı her sene kaybetmeyi sindiremiyor. arkadaş ortamındaki fenerlilerin her sene 6 puan garanti demesini içine sindiremiyor. bunlar olurken neredeyse şut atmadan maçı bitirince daha da kızıyor. canerin, servetin saçma sapan şişirme toplarına kızıyor.

    bir maçta adam asmıyor, bir maçta takımına küsmüyor bu taraftar. tüm bunları yazarken benim tansiyonum çıktı, dün gece hayatımın (taraftarlık anlamında) en kötü gecelerinden biriydi. diğerleri ise daha önceki fenerbahçe maçlarıydı.

    hiçbirimiz galatasarayı bir maçta sevmedik, hiçbirimizin sevgisi bir maçla, bir golle bitmez. sadece karşılık bekliyor insan sevgisine. futbolcun sana sarılıp öpmeyeceğine göre onun sevgisi sahada olur. taraftar lucas neill'i çok seviyor, çünkü elinden gelenin fazlasını yapıyor. kimse ondan gol atmasını beklemiyor, sarp ile topalın görevini de beklemiyor. ama o bakıyor ki kimse oynamıyor, ben bir şeyler yapmaya çalışayım diyor. işte biz bu ruhu seviyoruz. biz bunu alkışlıyoruz.

    biz asla ama asla kendi taraftarını döven taraftar olmadık, olmayacağız. yine gidip destekleyeceğiz, yine gırtlağımızı yırtacağız. ama yeri gelince tepkimizi de göstereceğiz. ama karşı tarafın taraftarı gibi olmayacağız.
  • 570
    hem atletico madrid hem de fenerbahçe maçlarının son dakikalarında sus pus olmuşlardır. sebebi bağırmak istemediklerinden değil, sahada oynayan takımın galatasaray olmadığına inandıkları için. çünkü bizim bildiğimiz galatasaray 10 kişi kendi sahasında bekleyen, rakibe pres yapmayan bir takım değil, tam tersi maça hızlı başlayan gerekirse bir adama 2-3 kişi giren savaşçı bir takımdır, özellikle ali sami yen de. fakat ne dünkü maç * ne de atletico ile oynanan uefa maçında gördük biz bunları. rakibinden korkan, pres yapmaktansa sadece gözleriyle pozisyonu süzen ve kendisi yerine arkadaşlarının insiyatif almasını bekleyen pasif bir galatasaray var sahada. haliyle bu da taraftarın gözünde kabul gören bir takım değil. o nedenle kimse suçu taraftara atmasın.

    ayrıca maç 1-0 olmasına ramğen, sahaya girmeyen, küfürlü tezahüratta bulunmayan, alex e atılan sudan başka sahaya en ufak birşey atmayan sağduyulu taraftarımızı alkışlıyorum buradan.
  • 571
    karşı yakanın taraftarıyla kıyaslanması bir yana kafayı yeme konusunda biraz haklı olan taraftardır. sen git rakibinle oynadığın son 10 lig maçının sadece 1 tanesini kazan sonra bu taraftardan sakin olmasını bekle. daha ne kadar sabretsin kardeşim. dün aksam milletin içinden bağırmak bile gelmedi çünkü oynanan futbol insana "ulan nerden geldim maça evde izlesem daha iyi" izlenimi veriyordu.
  • 572
    takım coşacak da bizim taraftar da coşacak. takım istediği kadar geriye yaslansın eğer türkiye'deki diğer taraftarlardan farklı olduğuna inanıyorsan bağıracaksın itici güç olacaksın takımına. allah aşkına fener taraftarından bile kötü olma yönünde ilerliyoruz, maçtan sonra florya'ya protestoya gitmeler, golden sonra susmalar falan.

    allah aşkına bunlar bahane değil, eskişehir, göztepe, karşıyaka, bursa, ankaragücü taraftarları takımları çok iyi oynuyorlar diye mi coşuyorlar?
  • 575
    artık kendi futbolcuları ile açıkça dalga geçmeye başlamış oluşumdur. geçen hafta burada bir kaç arkadaş ile tartışmıştım. futbolcusuna beceriksiz, kazma diye yazan yazarların uçmasını isteyen arkadaşlarla. onların uçmasını isteyen arkadaşlar bu başlıklar altına entry yazanlar için ne düşünüyorlar acaba?

    (bkz: leo franco)
    (bkz: leo franco nun kurtardigi yuzde yuzluk gol pozisyonu )
    (bkz: mustafa sarp mehmet topal baris ozbek ayhan akman dortlusu )
    (bkz: mehmet topal mustafa sarp ikilisi )