• 8726
    icinde bulundurdugu yazarlarin bazilarinin bi standardının olmadigi sozluk.

    ozellikle bugunku macta * yaptığımız comebackten sonra cok ilginc goruntuler olustu sozlukte. bazi yazarlara gore bi oyuncu ya da teknik direktor hata yaptigi an dunyanin en kötüsü, guzel bir hareket yaptiginda ise dunyanin en iyilerindendir. eger bir oyuncu ya da teknik direktor iyiyse hatasiz olmalidir aksi halde leş ilan edilebilir, eski oyuncularla karsilastirilip yerin dibine sokulabilir. eger isler kötü gidiyorsa sırayla herkes gömülür nadiren birileri atlanir.

    futbolcu bazında konusursak; onceden iyi ya da kötü olmasinin bir onemi kalmayabilir, eger o an bir hata yaparsa her sey silinir. bunlari yazmak bir suredir aklimdaydi çünkü cok fazla abartili, artniyetli ve anlayissiz entry gördüğümü düşünüyorum. birini elestirirken illa yerin dibine sokmak zorunda degiliz arkadaslar. mac sirasinda da cok fazla ilginc yorumlar yapiliyor ama onlarda heyecanin ve stresin de payi yuksek oldugundan az da olsa disarida tutabiliriz. sampiyonluk yarisinin cok kritik olduğu bu zamanlarda destegimizi daha da arttirmak, abartili yorum ve eleştiri yapmaktan daha yararlı olacaktir bence.
  • 8727
    futbol romantikleri ile dolu sözlük.

    misal, 21 mart 2015 kasımpaşa galatasaray maçını ele alalım.

    burak yılmaz gol attı, bizim romantikler başladı sıvacılığa. ulan açın 4-5 ay önceki entryleri okuyun, hepiniz sövmüşsünüz adama.
    niye? zira bok gibi oynuyordu.
    hamza hocayla birlikte formu biraz yükseldi, güzel goller de attı ama hala aynı çalım atamayan, top süremeyen, sürekli faul yapan, yeteneksiz burak bu. yarın şampiyonlar liginde oynasak gene söversiniz. şimdi kral diyorsunuz.

    hamit altıntop
    evet, melo sakatlandı ve hamit birkaç maçtır iyi oynuyor.
    açın 4 ay önceki entrylere bakıp hafızanızı tazeleyin. avrupa maçlarındaki formunu hatırlayın. o sürekli çizgiye sıkışıp, sırtını rakibe dayayıp, kağnı gibi yavaş hamit'i aklınıza getirin. şimdi ülkedeki en iyi ön libero oyuncusu yaptınız.

    emre çolak, sabri sarıoğlu vs vs...
    lan yazarken içim kalktı valla.
    ben demiyorum ki bu adamları atın, yani umut bulut varken elbette burak'ı tercih ederim ama bunların hiçbiri galatasaray oyuncusu değil amk.

    bir maç iyi oynayan adamı görünce başlıyorsunuz sıvacılığa, sonraki hafta kötü oynuyor hemen itin götüne sokuyorsunuz.
    (bkz: olcan adın)

    o yüzden gereksiz romantizmden uzak durun. herkes neyse onu yazın, eleştirinin de övgünün de bokunu çıkarmayın.

    wesley sneijder, felipe melo, fernando muslera, aurelien chedjou ve belki selçuk inan
    diğer hepsi boş. bunlarla avrupada başarılı olmak imkansız.
  • 8729
    yazar olduktan sonra daha çok zaman geçirdiğim, yazmaktan ve okumaktan keyif aldığım, hiçbir sosyal medya platformunu kullanmayan benim için tek sosyal paylaşım platformu olan güzel bir yer. ne var ki çok sık olmasa da kendi düşüncesinde olmayan insanlara doğrudan veya dolaylı olarak aptal, küçücük beyinli, akıl yoksunu, vb. aşağılayıcı kelimeleri sarf eden yazarlar da var ve eminim bundan rahatsız olan sadece ben değilim. bir kişiye benden farklı düşünüyor diye (safi trollük yapmıyor ise) hemen hiç ofsayt basmamışken; benimle aynı düşünceleri savunan ama içerisinde az önce listelediklerime benzer aşağılayıcı sözler barındıran entrylere ofsayt basmayı görev edinmiş bulunmaktayım. bu tarz kelimeleri kullanan yazar arkadaşlar lütfen yazmadan önce tekrar düşünün; herkes sizinle aynı şekilde düşünmeyebilir, düşünemeyebilir ve bu tarz aşağılama sözcükleri sizin düşüncelerinizi daha değerli, daha vurucu hale getirmiyor. toplumun büyük kesimine göre daha saygılı, daha çok sesli bir paylaşım ortamımız olsa da daha iyisini yapabiliriz diye düşünüyorum.
  • 8730
    düşünmeden,anlamadan entry giren kahraman yazarlar yüzünden artık kabak tadı vermeye başlayan. aslında birazcık ya, çok değil, azıcık düşünse anlayacak. ama yok. sadece onun bildiği doğru. hayatını futbola adamış. başkası haklı olabilir mi? ne ala!
    beyin var ya beyin. onu kullanın. inanın çok farklı hissedeceksiniz.

    1- bir oyuncuyu eleştirmek için ondan nefret etmek gerekmez. misal, x yazarı burak yılmaz'ı eleştirir. fakat aynı zamanda onu çok sevebilir. x yazarına göre burak yılmaz'ın eksikleri vardır. ve bunu paylaşır. ama gol atınca ilk o ayağa kalkar. sonra buraya bir bakarsın entariler havada uçuyor "zaaaa bu gol burak'ı eleştirenlere girsin" "hobaaa burak reyiz ona sallayanlara salladı" "oleey demiştim size siz salaksınız burak'ı eleştirdiğiniz için"

    işte azıcık kullansa, bunları yazmayacak. ama yazıyor. neden? çünkü kullanmıyor. kullanmayınca ne oluyor? burak yılmaz'ı eleştirenler burak oynayınca topa vuramasın , galatasaray gol atamasın istiyor sanıyor.

    2- bir oyuncuyu eleştirmek için elinde ondan daha iyisi olmak zorunda değildir. misal, x yazarı sabri sarıoğlu'nu eleştirir. fakat sabri'yi eleştirmek için elinde dani alves olması gerekmez. x yazarı, sabri'yi galatasaray kalibresinde görmüyordur. bak sen görüyor olabilirsin. ama o görmüyordur. görmek zorunda mı? görmüyor işte. x yazarı bunun üstüne düşüncesini yazıp, sabri'yi beğenmediğini söylüyor. sonra bir bakıyorsun entariler akıyor "elimizde dani alves'mi var" "eboue oynarken hep yatıyordu" "tarık mı oynasın" "veysel'i de gördük"

    işte azıcık kullansa, bunları yazmayacak. ama yazıyor. neden? çünkü kullanmıyor. kullanmayınca ne oluyor? sanıyor ki sabri'yi eleştirmek için yasak çünkü elimizdeki en iyisi o. sanıyor ki, herkes kendisi gibi sabri'yi sevmek zorunda. sanıyor ki sabri'yi sevmeyen galatasarayı sevmiyor.

    3- bir teknik direktörü eleştirmek, onun başarısızlığını istemek demek değildir. misal, x yazarı hamza hamzaoğlu'nu eleştirir. fakat hamza'yı eleştirmek, onun başarızlığını istemek değildir. takımını seven her taraftar gibi takımının başarılı olması için ne gerektiğine inanıyorsa onu paylaşır. misal, "hamza hoca galatasaray kalibresinde değil" veya "hamza'nın yaptığı değişikliklerle 4. yıldız hayal" yazan bir x yazarı, eğer hamza hoca ile 4. yıldız alınırsa veya ne bileyim haftaya hamza hocanın değişiklikleri ile bir maç dönerse senin kadar sevinecektir. hatta onu haksız çıkardığı için bir de helal olsun çekecektir. ama ne oluyor, galatasaray maçı çevirince "bu gol hamza hocayı eleştirenlere girsin" "siz atıp tutmaya devam edin hamza hepinize sokacak o yıldızı" gibi salak salak entariler yağıyor.

    işte azıcık kullansa, bunları yazmayacak. ama yazıyor. neden? çünkü kullanmıyor. kullanmayınca ne oluyor? sanıyor ki hamza'yı eleştirenler onun kötülüğünü istiyor. sanıyor ki galatasaray yenilince hamza'yı eleştirenlere gün doğacak, onu eleştirenler bayram edecek.

    işin sonu hep o beyni kullanmaya gidiyor. azıcık kullanalım. birbirimizi kırmayalım. ne demiş ünlü bir abimiz;
    beyin bedava.
    eyyorlamam bu kadar.
  • 8732
    bu aralar dardayım sözlük. mutsuz gibi, huzursuz gibi böyle şerefsiz gibi birşey oldum bu aralar. yapmam gereken işler var, çevremi biraz budamam lazım o da fazla sıkıntı veriyor. galatasarayla üzülüp sevindiğimiz için sözlüğe girip ferahlayayım diyorum. ama 2 gündür sol tarafta gördüklerimle içim karardı. yok burası istanbul, yok emre belözoğlu ilker yağcı beşiktaş onu demiş fener köy takımı fiko azize girişmiş.
    hislerim aynen şu kıvama geldi.
    http://www.youtube.com/watch?v=BnexAvrISLY
    nereye gitti kardeşim güzellikler? :)
  • 8737
    iğrenç zihniyetli bazı yazarlara sahip sözlüktür. fatih terim'e sövmek istiyorsanız, ünal aysal'a sövmek istiyorsanız, hatta bu adamların üzerinden yaptığınız siyasi tartışmaların gerçek kimliklerine** sövmek istiyorsanız sövün. * zaten bu şekilde dönüyor yorumlar, rahatsız değilim zaten bu durumdan. fakat ''fatih'in piçleri'' nedir ? hadi oradaki galatasaraylı futbolcuları ayrı tutuyorsunuz* da diğerlerini hiç mi düşünmüyorsunuz ? bu nasıl bir nefret aq ? tamam siyaset anlayışınız bu kadar basit bir düzlemde olabilir de nefretinizi herkese, her şeye bulaştırmak nedir ?

    güya galatasaray'ı sevdiğinden semih'in gözünden olmasını isteyen zihniyetten, güya beşiktaş'ı sevdiğinden tolga'nın ölmüş annesine söven zihniyetten ne farkınız var ? hoş bunlar bile sevmeyi bilmemekten yapılan iğrençlikler, siz nefret etmeyi bilmemekten yapıyorsunuz. nefretinizi dahi bir temele dayandırın beyler. ayıp lan.

    eleştirinin de bir sınırı olur. bkz : https://www.youtube.com/watch?v=MkWi18n_gNI

    edit: söz konusu entry moderasyon tarafından silinmiştir, fakat içimizde 'barınma imkanı bulan' bu zihniyeti sadece moderasyon ile temizleyemeyiz. bu uyarı olarak burada dursun.
  • 8742
    https://www.youtube.com/watch?v=keWLkKdPkI8

    şu konuşmayı bir izleyin. ne diyor mehmet karlı?

    "biz fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür insanlarız... biz tevfik fikret'in yolundan gelen insanlarız. biz iktidarın karşısında eğilmeyiz! biz el pençe divan durmayız!"

    işte el-pençe divan durmadığımız için bugün şikecilerle, galatasaraya ihanet etmiş, satmış adamlarla kol kola gezen iktidar yalakalarına destek olacaklarına hollanda'yı tutarlar tabi... başlarım sizin kolpa milliyetçiliğinize lan! vakit adil olma vakti, vakit yanlışın, zalimin karşısında olma vakti...

    haram terleyecekse, ay-yıldızlı forma da batsın yerin dibine!
  • 8743
    son dakikalarda gelen ilahi adaletin o görkemli tokadı ile sevinenlerin olduğu, ne ülkeden, ne ülkenin insanlarından, ne de ülke futbolunun patronlarında umudu olmasa dahi, acaba böyle kötü sonuçlar çark ettirir mi? bazı kesimler istifa eder mi? acaba hatalarımızdan ders alabilir miyiz? diye içinden geçiren, birazcık kalsa dahi hala umudu olan insanların bulunduğu sözlük.

    keşke bu güzel adamlar, onlar gibi düşünmeyenler tarafından saçma sapan kelimelerle tahrik edilmeseler, herkesin özgür şekilde sevincini, üzüntüsünü paylaşabildiği güzel bir ortamda yazabilseler. ama olur mu? tabi olmaz, çünkü burası türkiye, senin gibi düşünmeyen adama lale de, vatan haini de, futbol cahili de, bul birşeyler, karala, aşşağıla, adamlık dersi ver, mağdur edebiyatı yap.

    hoş biz seviniyoruz, umut besliyoruz ama bu devranın dönmesine daha çok var bu hezimetlerden sonra da bir kesimin istifa edeceğini düşünmüyorum. olan yine bize olacak, milli takımımıza destek veremeyeceğiz, gol atınca futbolcularımız adına sevinemeyeceğiz, üst üste bilmem kaç tane turnuvadan mahrum olacağız.

    üzülüyorsam, hakan balta'nın, selçuk inan'ın, burak yılmaz'ın eforuna üzülüyorum. keşke oynamasalardı dao bir golü de bulamasaydık.
  • 8744
    buralara son 3-4 aydır ne oldu bilmiyorum ama artık açıp okumak bile gelmiyor içimden. saat 5 buçuk, bi bakayım dedim yine 5 dakika falan zor dayandım. aynı nickler sol framede her girdiğimde. ifade özgürlüğü diye diye sallamalar, aşagılamalar, hakaretler, fikir yazıyorum örtüsü altında elinde fikrini destekleyen hiçbir veri bulunmadan girilen bomboşş entryler. bir çoğu dikkat çekme amaçlı. kimileri belli ki aile terbiyesi almamış, kullanılan üslup tamamen provokatif vs vs. gidişat iyi değil yani. tavsiyem şu haldeyken burayı okuma veya yazmayla değerli vaktinizi harcamayın. hayırlı sabahlar.
  • 8745
    yaptığım tahminlere göre 8 mart 2015 fenerbahçe galatasaray maçı sonrası yazar olurum diye düşünürken 30.03.2015 günü henüz çaylak olabildiğim sözlüktür.

    ben burada okurken çok güzel günler geçti, çok yazmak istediklerim oldu, çok ofsaytlamak istediklerim de ancak nasip değilmiş.

    sadece okur olduğum halde dahi gayet keyif alarak takip ettiğim, içinde çok güçlü kalemler ve olaylara farklı açılardan bakabilen çok sayıda yazarın bulunduğu, kimi zaman fikirlerime yön veren platform.
  • 8747
    https://www.youtube.com/watch?v=j2Uu_vKwQM4

    bu golden sonraki gibi bizi birleştiren tek şey galatasaray ey sözlük. benimde görüşlerim benim de hassas noktalarım var ama buraya taşımamaya çalışıyorum. çünkü burası tüm dünyadan ayrı olarak galatasaraydan başka hiç bir şeyin olmadığı bir yer. hadi sarılın birbirinize tıpkı bu golden sonra milyonların birbirine sarıldığı gibi.

    iyi akşamlar.
  • 8749
    her gün başka bir konudan dolayı birbirine giren sözlük. hiçbir şey olmazsa kapanmış unutulmuş başlıklar hortlatılır, zevkle kavga edilir. hele hele bu son iki günkü gibi ciddi bir olay çıktığında olanları görüyoruz. lütfen daha sakin olalım. sokağa çıkıp insanlarla siyaset hakkında konuşurken, işe gittiğimzde, televizyondan, internetten gündemi takip ettiğimizde yeteri kadar sinirlenmiyor muyuz? stres yaşamıyor muyuz? çıldırmıyor muyuz zaten beyler? bari burası bizim arka bahçemiz olsun.

    edit: bazı başlıkların kaldırılarak (radikal de olsa) konseptimizi bozmamak için alınacak bir karara destekçiyim.
  • 8750
    (bkz: sözlük sinirlenme duvarı)
    (bkz: galatasaray sözlük ile ilgisiz istekler)
    (bkz: galatasaray sözlük'teki linç kültürü)
    (bkz: sözlük ağlama duvarı)

    gibi başlıkların kaldırılması gerektiğini düşündüğüm sözlüğümüz... madem konsept olayındayız, madem sözlükle, futbolla, sporla alakasız şeylerin sözlükte yeri yok, bu durumda sözlükte "hukuki boşluk" yaratan ve sözlük dışı olayların da entry haline gelebildiği başlıklar da kaldırılmalı...

    daha dün, 31 mart 2015 tarihinde meydana gelen ve tüm türkiye'yi etkileyen elektrik kesintisini, futbol ile ilişkilendirip sözlük jargonuna uydurarak yazmamıza rağmen başlık anında uçurulduysa;

    vahim bir günün ertesinde, özellikle siyasal hassasiyet içeren, toplulukları bölme potansiyeli olan ve kişisel çatışmalara müsait girilerin tamamen kaldırılması gerekir...

    şahsi kanaatimdir...
App Store'dan indirin Google Play'den alın