• dile kolay tam 11 yıl...

    galatasaray sözlük'ün 11. yılına özel bilgisayarımı ve arşivimi tarayarak sözlükle ilgili görselleri ve videoları bir araya topladım. güzel bir nostalji yaşayacağınıza eminim.

    uzun ve keyifli bir yolculuk sizleri bekliyor! hazırsanız başlayalım:

    21 haziran 2008: https://gss.gs/DRI.jpg
    - galatasaray sözlük'ü hazırlamaya başladığımda ilk index olarak bunu yapmıştım. insanlar rerererarara.net'e girdiklerinde sadece bu sayfa ile karşılaşıyorlardı.

    26 temmuz 2008: https://gss.gs/3mO.jpg
    - galatasaray sözlük'ün yayın hayatına başladığı günün açılış sayfası.

    27 eylül 2008: https://gss.gs/OgG.jpg
    - büyük galatasaraylı alpaslan dikmen'i kaybettiğimiz gün sözlüğün açılış sayfası.

    22 ekim 2008: https://gss.gs/C5W.swf
    - sözlüğün ilk introsu. 23 ekim 2008 galatasaray olympiakos maçı için flash ile hazırlamıştım. arkada muse'den new born çalıyor. her ne kadar şimdi amatörce gelse de o zaman için gayet güzel bir introydu. şarkı seçimi ise anlamlı ve başarılı. bir tek senkronda sıkıntı var.

    6 kasım 2008: https://gss.gs/CHU.swf
    - sözlüğün ikinci introsu. 6 kasım 2008 benfica galatasaray maçı için yine flash ile hazırlandı. arakda control machete'den amores perros çalıyor. amores perros'un trailer'ından esinlenerek hazırlamıştım. https://www.youtube.com/watch?v=5qHOkEvrznM

    7 kasım 2008: https://gss.gs/Ete.swf
    - 6 kasım 2008 benfica galatasaray maçı sonrası sözlük girişinde yer almıştı. bir öndeki intro'nun devamı niteliğindedir.

    11 kasım 2008: https://gss.gs/Jt7.swf
    - 11 kasım 2009 tarihinde sözlüğün açılış videosu. gs tarafından hazırlanmıştır.

    19 kasım 2008: 1. https://gss.gs/oqk.swf 2. https://gss.gs/mcS.swf 3. https://gss.gs/twU.swf 4. https://gss.gs/Uiq.swf 5. https://gss.gs/S80.swf 6. https://gss.gs/EAI.swf 7. https://gss.gs/saI.swf 8. https://gss.gs/dFJ.swf
    - klasik sözlük tasarımda sağ tarafta, yukarıda hazırlanan animasyonlardan biri otomatik olarak çıkardı.

    24 kasım 2008: 1. https://gss.gs/YY1.swf 2. https://gss.gs/R9b.swf
    - yine sağ tarafta bu iki test çıkmaya başlamıştı.

    25 kasım 2008: https://gss.gs/0L3.swf
    - sözlüğün üçüncü maç introsu. 27 kasım 2008 galatasaray metalist kharkiv maçı için hazırlamıştım. çoğu kişi hatırlamaz ama galatasaray sözlük'ün efsane introsu konsantrasyon.mp3'ün ilk halidir. arkada ennio morricone'nin iyi kötü çirkin'in finali için hazırladı il triello'nun final kısmı çalar.

    6 aralık 2008: https://gss.gs/zBr.png
    - o gün sözlüğün girişini cassio lincoln süslüyormuş.

    31 aralık 2008: https://gss.gs/izs.jpg
    - 2008 yılını bitirip 2009 yılına girerken.

    14 ocak 2009: https://gss.gs/FG3.jpg
    - bu kez sözlüğün girişin çocuklarla beraber çektiği reklam filmiyle gündem olan milan baros süslüyor. https://www.youtube.com/watch?v=cgfWy1XhsEI

    5 şubat 2009: https://gss.gs/7SE.jpg
    - ayrıntılarını hatırlayamadığım bir yardım kampanyasından.

    15 şubat 2009: https://gss.gs/Mvz.png
    - futbol takımının kötü gidişi dolayısıyla desket amaçlı hazırlanan giriş resmi.

    22 şubat 2009: https://gss.gs/dkg.png
    - galatasaray tarihinin en ağır yenilgilerinden biri 22 şubat 2009 galatasaray kocaelispor maçı sonrası sözlük girişi.

    26 şubat 2009: https://gss.gs/KZ0.png
    - 26 şubat 2009 galatasaray girondins de bordeaux maçı öncesi sözlük girişi.

    27 şubat 2009: https://gss.gs/6R4.png
    - 26 şubat 2009 galatasaray girondins de bordeaux maçı sonrası sözlük girişi.

    20 mart 2009: https://gss.gs/zwS.jpg
    - galatasaray tarihinin en travmatik maçlarından biri 19 mart 2009 galatasaray hamburger sv maçı sonrası sözlük girişi.

    9 nisan 2009: https://gss.gs/6Qd.jpg
    - galatasaray kadın basketbol takımı'nın eurocup 2009'u kazandığı 9 nisan 2009 galatasaray cras basket kadın basketbol maçı sonrası.

    5 mayıs 2009: https://gss.gs/d9c.jpg
    - galatasaray tekerlekli sandalye basketbol takımı'nın şampiyonlar ligi şampiyonu olduğu 3 mayıs 2009 rollis zwickau galatasaray ts basketbol maçı sonrası.

    17 mayıs 2009: https://gss.gs/yIp.jpg
    - uefa kupası şampiyonluğumuzun 9. sene-i devriyesinde sözlük girişi.

    6 haziran 2009: https://gss.gs/65w.jpg
    - yeni sezonda kadroda düşünülmeyen ve bu sebeple futbolu bırakma kararı alan hasan şaş için hazırlanan görsel.

    24 haziran 2009: https://gss.gs/kSo.jpg
    - engelsiz aslanlar'ın lig şampiyonluğunu kazandığı 24 haziran 2009 galatasaray beşiktaş ts basketbol maçı sonrası.

    16 temmuz 2009: https://gss.gs/f5r.jpg
    - 16 temmuz 2009 tobol kustanai galatasaray maçı öncesi.

    27 ağustos 2009: https://gss.gs/e9s.png
    - ali sami yen'in ölüm yıl dönümü.

    27 eylül 2009: https://gss.gs/VuF.png
    - alpaslan dikmen'in ölüm yıl dönümü.

    2 kasım 2009: https://gss.gs/boB.swf
    - 25 ekim 2009 fenerbahçe galatasaray maçı'nda yaşanan hakem hatalarından sonra türkiye'dir galatasaray tezahüratının ilk kez söylendiği 1 kasım 2009 galatasaray sivasspor maçı sonrası.

    10 kasım 2009: https://gss.gs/BI9.jpg
    - ulu önder mustafa kemal atatürk'ün vefatının 71. yılı.

    23 kasım 2009: https://gss.gs/zjD.png
    - 22 kasım 2009 galatasaray manisaspor maçı sonrası.

    31 aralık 2009: https://gss.gs/RRf.jpg
    - 2009 yılını bitirip 2010 yılına girerken.

    18 ocak 2010: https://gss.gs/81X.jpg
    - galatasaray sözlük pankartı.

    22 şubat 2010: https://gss.gs/Die.jpg
    - 21 şubat 2010 beşiktaş galatasaray maçı sonrası.

    13 mart 2010: https://gss.gs/4J1.png
    - milan baros için hazırlanan return of the king ( https://gss.gs/0qv.jpg ) pankartının sabah gazetesinde haberi.

    22 mart 2010: https://gss.gs/9Rm.jpg
    - özhan canyadın'ın vefatı sonra sonrası.

    1 nisan 2010: https://gss.gs/Apo.swf
    - galatasaray tekni direktörü frank rijkaard için hazırladığım destek intro'su. arkada 500 days of summer'ın soundtrack'inden 17 isimli parça çalıyor.

    11 nisan 2010: https://gss.gs/Q0P.jpg
    - futbol takımı kötü gittiği için ultraslan 11 nisan 2010 galatasaray diyarbakırspor maçı'nda ali sami yen'deki tüm pankartları ters asmıştı. biz ise ilgili görselde tribünleri ters çevirip pankartları olması gerektiği hale getirip içerisine de takımın bütünleşmesini koyarak bu olaya tepki göstermiştik.

    12 eylül 2010: https://gss.gs/rC9.png
    - 2010 dünya basketbol şampiyonası'nda yarı finalde sırbistan*'ı 83-82'ı yenen 12 dev adam için hazırlanan görsel.

    13 eylül 2010: https://gss.gs/AzZ.jpg
    - metin oktay'ın ölüm yıl dönümü. her güzel şeye benzeyebilirken o; hiçbir şey benzemezken o'na. dizeler cahit zarifoğlu'na ait.

    13 eylül 2010: https://gss.gs/MCO.jpg
    - sırp bir oyuncunun transferi için adnan polat ve adnan sezgin tarafından istanbul'a davet edilen cevat prekazi muhattap olarak kimseye bulamayınca geri dönmek zorunda kalmıştı. adnan polat yönetimi ve cevat prekazi arasında yaşanan bu olayda prekazi'ye destek vermek için 13 eylül 2010 galatasaray gaziantepspor maçı'nda kapalı'da bu pankartı açmıştık. o sıralar yönetimle ultraslan'ın arası gayet iyiydi. ultraslan'dan izinsiz stadyuma pankart asılamadığı için maçtan bir gün önce hagi ile ilgili bir pankart asacağız diye izin alarak sami yen'e girip pankartı asmıştık. maçtan önce de pankart fark edilerek yönetimin talimatıyla apar topar kaldırıldı. maçtan sonra kapalı koridorlarında @haldunustunelinsactokasi ile birlikte bu pankatı aramıştık. sonra fark ettik ki stadyumu üzerimize kapayıp gitmişler. baya baya kapalıda mahsur kalmıştık. önce sahaya sonra da soyunma odası koridorlarına girdik. lig tv oyuncularla röportaj yapıyordu. önlerinden geçerek numaralıda oyuncuların çıktığı kapıdan dışarı çıktık.

    13 eylül 2010: https://gss.gs/qxp.jpg
    - galatasaray sözlük'ün ilk ölümsüz yazarı hako için 13 eylül 2010 galatasaray gaziantepspor maçı'nda kapalıda açılan sözlük pankartı.

    29 eylül 2010: https://gss.gs/wWN.jpg
    - 29 eylül 2010 galatasaray saint petersburg basketbol maçı öncesi gsbaket ile ortak girişimiz.

    19 ekim 2010: https://gss.gs/7ia.jpg
    - 24 ekim 2010 fenerbahçe galatasaray maçı öncesi baba gündüz'ün mesajı.

    29 kasım 2010: https://gss.gs/Mp8.jpg
    - engelsiz aslanların kıtalararası şampiyonluğu sonrası sözlük girişi.

    29 aralık 2010: https://gss.gs/ykM.jpg
    - 29 aralık 2010 galatasaray fenerbahçe basketbol maçı öncesi sözlük girişi.

    11 ocak 2011: https://gss.gs/0lr.png
    - ali sami yen stadyumu'na veda ettiğimiz günlerde sözlük girişi. dizeler cahit zarifoğlu'dan.

    24 ocak 2011: https://gss.gs/wos.jpg
    - pankart 23 ocak 2011 galatasaray sivasspor maçı'ndan. ali sami yen arena'nın açılışında* yaşanan rezaletten sonra tüm herkes galatasaray taraftarlarına yükleniyordu. o dönem mutlaka bir şey yapılması gerekiyordu. biz de galatasaray sözlük yazarları olarak bu pankartı hazırladık. pankart tarşabaşı'nda bir arkadaşın deposunda boyandı. iki parça olarak boyandı ve ortadan dikildi. yanılmıyorsam 5x10 mt. ebatlarındaydı. maçtan önceki gece stada sokmaya çalıştık ama başarılı olamadık. maç günü galatasaray lisesi önünde açıldı. iktidara tepki gösterilmesinden korkulduğu için maça pankart sokma yasağı vardı. ilk başta polisler pankartı arena önüne almadılar. hababam sınıfı gibi tevfik fikret'in ölüm yıldönümü yalanını kullandık. türk edebiyatının en önemli isimlerinden tevfik fikret'i anmak için böyle bir pankart hazırladığımızı ve sadece bir dörtlükten ibaret olduğunu söyledik. polisler pankartı okudular ama hiçbir şey anlamadılar. daha sonra başka polislere, müdürlerine vs. okuttular. hiçbiri bir şey anlamadı. binbir zorluk ve engele rağmen pankartı arena'ya soktuk ve maçtan 1 saat önce güney üst tribünde açtık. pankart maç boyunca tribünde kaldı. o gün tepki gösterilmesin diye -galatasaray, ultraslan pankartları dahil- tek bir tane bile pankartın bulunmadığı arena tribünleride sadece bu pankart vardı. mesaj ise kısa bir süre içerisinde ulaşması gereken yere ulaşmıştı. https://gss.gs/HXY.jpg

    2 şubat 2011: https://gss.gs/v8p.jpg
    - metin oktay'ın doğum günü.

    21 şubat 2011: https://gss.gs/vzu.jpg
    - 22 şubat 2011 galatasaray pepsi caserta basketbol maçı için hazırlanan görsel.

    28 mart 2011: https://gss.gs/xPq.jpg
    - futbol takımının tarihin en kötü sezonunu geçirdiği zamanlarda gelen içten bir haykırış. tekrardan küllerimizden doğmadan biraz önceydi.

    2 nisan 2011: https://gss.gs/mKF.jpg
    - 2 nisan 2011 galatasaray panküp kayseri kadın basketbol maçı için hazırlanan görsel.

    11 ninsan 2011: https://gss.gs/5Ug.jpg
    - yine kadın baskebol takımımız için hazırlanan görsel. 10 nisan 2011 galatasaray fenerbahçe kadın basketbol maçı öncesi.

    17 ninsan 2011: https://gss.gs/yZL.jpg
    - 17 nisan 2011 fenerbahçe galatasaray kadın basketbol maçı'nda hakem skandalıyla çalınan şampiyonluğumuzdan sonra sözlük girişi.

    19 ninsan 2011: https://gss.gs/QBu.swf
    - hazırladığım en özel videolardan. galatasaray kadın basketbol takımı için nevizade pera'da düzenlediğimiz teşekkür ve onur gecesi için yapılmıştır. o gece kızların gözleri dolarak bu videoyu izlediklerini hatırlıyorum. arkada reamonn'dan tonight çalışıyor. https://www.youtube.com/watch?v=Z25XSO2KYIU

    6 mayıs 2011: https://gss.gs/3k0.jpg https://gss.gs/wwf.jpg
    - engelsiz aslanlar'a destek için hazırlanan iki adet görsel.

    18 mayıs 2011: https://gss.gs/f4j.jpg
    - galatasaray'ın küllerinden doğması için göreve gelen ünal aysal yönetimi'ne mesaj ve destek vermek adına hazırlanan görsel.

    19 mayıs 2011: https://gss.gs/Uun.swf
    - 19 mayıs atatürk'ü anma gençlik ve spor bayramı için hazırlan görsel. gençliğe hitabeyi içermektedir.

    20 mayıs 2011: https://gss.gs/vyl.jpg
    - ölümsüz kurucumuz ali sami yen bey'in doğum günü için hazırlanan görsel.

    20 mayıs 2011: https://gss.gs/3L4.jpg
    - galatasaraylı fatih'in yuvasına döndüğü gün.

    22 haziran 2011: https://gss.gs/5Hh.jpg
    - büyük galatasaraylı çoşkun özarı'yı uğurladığımız gün.

    11 eylül 2011: https://gss.gs/GGK.swf
    - 2011-2012 sezonunun ilk maçı 11 eylül 2011 istanbul bb spor galatasaray maçı öncesi sözlük girişi.

    10 kasım 2011: https://gss.gs/GAg.png
    - ulu önder mustafa kemal atatürk!

    17 kasım 2011: https://www.youtube.com/watch?v=xmnQhddOMyQ
    - galatasaray'ın euroleague'e ilk kez katıldığı 2011-2012 sezounda oynayacağı 17 kasım 2011 galatasaray barcelona basketbol maçı için hazırladığım intro. arkada oldboy soundtrack'inden look who's talking çalıyor.

    7 aralık 2011: https://vk.com/video558829130_456239019
    - 7 aralık 2011 galatasaray fenerbahçe maçı için hazırladığım video. sanırım o zamana kadarki en uzun soluklu videoydu. arkada oldboy soundtrack'inden the old boy çalıyor. o gün bu videonun gazıyla sahaya çıkıp ben bile oynardım. oynadık da!

    8 ocak 2012: https://gss.gs/2ik.png
    - muhteşem bir geri dönüşe imza attığımız 7 ocak 2012 samsunspor galatasaray maçı sonrası sözlük girişinde yer alan görsel. o zaman her ne kadar bazı yazarların tepkisini çekse de ilk yarıdaki kötü oyun sonrası takımı gömen kişilere hitaben hazırlanmıştı. elbette takıma ve ilk yarıda kötü bir oyun çıkaran sabri sarıoğlu'na destek vermek için yapılmıştı.

    1 mart 2012: https://www.youtube.com/watch?v=hlK2KRkVxSs
    - tarafımdan hazırlanmayan nadir introlardan. 2011-12 sezonunda ilk kez katıldığımız euroleague macerasında son 8'e kalmak için çıkacağımız 1 mart 2012 olympiakos galatasaray basketbol maçı öncesi sözlük girişinde yer almıştı. arkada hans zimmer'dan time çalıyor. hazırlayan arkadaşımızı hatırlamıyorum ama muhteşem bir çalışmaydı. hatırlayanlar çıkarsa ya da arkadaş kendini hatırlatırsa hem buraya not düşmek hem de kendine tekrardan teşekkür etmek isterim.
    ekleme: söz konusu into @atomik super insan tarafından hazırlanmıştır. hatırlattığı için @sisli meydanlarinda dolasan'a ve intro'yu hazırlayan @atomik super insan'a teşekkürü borç bilirim.

    17 nisan 2012: https://gss.gs/v0N.png
    - 16 nisan 2012 beşiktaş galatasaray maçı'nda beşiktaş taraftarının ırkçı saldırılarına maruz kalan emmanuel eboue'e destek vermek için hazırlanmıştı.

    30 nisan 2012: https://gss.gs/Uh9.jpg
    - şike yapan fenerbahçe'nin küme düşmemesi için 58. maddenin değiştirildiği gün sözlük girişini süsleyen anlamlı görsel.

    12 mayıs 2012: https://vk.com/video558829130_456239018
    - sırada inanılmaz bir into var. şampiyonluk için çıktığımız 12 mayıs 2012 fenerbahçe galatasaray maçı öncesi hazırlamıştım. o sezon fernando muslera'dan başlayarak tüm oyuncularımızın attığı golleri içeriyordu. arkada ise yine arkada oldboy soundtrack'inden the last waltz dönüyordu.

    13 haziran 2012: https://gss.gs/Tf8.jpg
    - oktay mahmuti'nin galatasaray'dan gönderildiği gün.

    7 kasım 2012: https://gss.gs/XCT.png https://rerererarara.net/konsantrasyon.mp3
    - 7 kasım 2012 cfr cluj galatasaray maçı öncesi sözlük girişinde yer alan görsel. daha önce 27 kasım 2008 galatasaray metalist kharkiv maçı için hazırladığım kolajı revize etmiş ve adına da konsantrasyon.mp3 vermiştim. daha sonra efsane olan bu kolaj o kadar beğenildi ki; gstv'de ve 12 mart 2013 schalke 04 galatasaray maçı öncesi galatasaray resmi sitesi galatasaray.org girişinde yer aldı. hatta o dönem sosyal medya'da gündemin ilk sırasına oturdu. daha önce de belirttiğim üzere arkada arkada ennio morricone'nin iyi kötü çirkin'in finali için hazırladı il triello'nun final kısmı üzerine galatasaray'ın gol seslendirmeler dönüyor.

    12 mart 2013: https://vk.com/video558829130_456239022
    - 12 mart 2013 schalke 04 galatasaray maçı öncesi sözlük girişini süsleyen intro. normalde intro'ları yapmadan önce kafamda yazarım. bu intro da benim daha önce kafamda yazdığım intro'lardan biriydi. fakat o dönemde şırnak'ta bir sınır karakolunda görev yaptığım için teknik olarak bir intro hazırlama imkanım yoktu. ben de kafamdakileri kuzenime telefondan aktarmıştım. ortaya böyle bir şey çıkmıştı. arkada clint mansell'den dead reckoning çalıyor.

    13 mayıs 2013: https://gss.gs/BS2.jpg
    - 12 mayıs 2012 fenerbahçe galatasaray maçı sonrası sözlük girişinde yer alan görsel. futbol tarihinin en büyük oyuncularından biri didier drogba ve emmanuel eboue'ye şükrü saracoğlu stadyumu'nda yapılan ırkçı saldırlar sonrası...

    26 temmuz 2013 - 5 ağustos 2013: 1. https://gss.gs/eph.jpg 2. https://gss.gs/ovT.jpg 3. https://gss.gs/d4a.jpg 4. https://gss.gs/RUi.jpg 5. https://gss.gs/8R2.jpg
    - galatasaray sözlük'ün hem içinde bulunduğu durum hem de teknik meselelerden dolayı en uzun süre kapalı kaldığı 10 günlük süreçte girişinde yer alan resimler.

    11 ağustos 2013: https://gss.gs/0CL.jpg
    - 11 ağustos 2013 galatasaray fenerbahçe maçı sonrası sözlük girişini afrika tarihinin en büyük oyuncusu didier drogba süslüyordu.

    17 eylül 2013: https://vk.com/video558829130_456239017
    - geriye dönüp baktığımda sözlük için hazırladığım en iyi videolardan biri olduğunu düşünüyorum. 17 eylül 2013 galatasaray real madrid maçı için hazırlanmıştı. ne yazık ki mağlubiyetten dolayı hak ettiği değeri göremedi fakat maç öncesi sosyal medyayı sallamıştı. gol görüntüleriyle beraber tribün çekimlerini ilk kez bu videoda harmanlamıştım. arkada bir ennio morricone şaheseri the ecstasy of gold çalışıyor.

    24 eylül 2013: https://gss.gs/C68.jpg
    - sözlük tarihinin en hüzünlü intro'larından. fatih terim'in idmandayken yönetim kurulu kararıyla görevine son verildiği gün sözlük girişinde yer almıştır. arkada ise ağır roman'ın en vurucu parçası ağla sevdam çalmaktaydı. https://www.youtube.com/watch?v=2PK9UxqQ1zs

    23 ekim 2013: https://gss.gs/zPq.jpg
    - 23 ekim 2013 galatasaray fc kopenhag maçı öncesi sözlük girişi.

    10 aralık 2013: https://gss.gs/Kyo.jpg
    - 10 aralık 2013 galatasaray juventus maçı öncesi sözlük girişi.

    11 aralık 2013: https://gss.gs/I1F.jpg
    - 11 aralık 2013 galatasaray juventus maçı sonrası sözlük girişi.

    26 şubat 2014: https://vk.com/video558829130_456239027
    - 26 şubat 2014 galatasaray chelsea maçı için hazırladığım intro. sanırım sözlük tarihinin en sanatsal videosudur. arkada ilk kısımda los coronas'dan adiós sancho; ikinci kısımda ise c'era una volta il west soundtrack'inden as a judgement çalıyor.

    18 mart 2014: https://vk.com/video558829130_456239025
    - 18 mart 2014 chelsea galatasaray maçı için hazırladığım intro. sözlük tarihinin en uzun, en gaz videolarından.
    ilk kısımda audiomachine'den new beginning; ikinci kısımda ise two steps from hell'den love & loss çalıyor.

    28 nisan 2014: https://www.youtube.com/watch?v=FI6bqVea5xc
    - fenerbahçe taraftarının bağdat caddesindeki galatasaray store mağazasını yağmalaması ve kundaklaması sonrası galatasaray sözlük girişi. hırsızlara, şikecilere, irkçılara, yağmacılara ve kundakçılara karşı galatasaray arması asla yerde kalmaz! arkada kadebostany'den walking with a ghost çalıyor. https://www.youtube.com/watch?v=uHnf2hmSycw

    6 mayıs 2014: https://gss.gs/k3R.jpg
    - sarayın sultanları'nın sezonu biri eurolegue şampiyonluğu olmak üzere 3 kupayla tamamladıktan sonra sözlük girişi.

    13 mayıs 2014: https://gss.gs/wfE.jpg
    - 13 mayıs 2014'te soma'daki kömür madeninde çıkan yangın nedeniyle 301 madencinin hayatını kaybettiği soma faciası sonrası sözlük girişi.

    19 ekim 2014: https://vk.com/video558829130_456239024
    - wesley sneijder'in efsaneleştiği 18 ekim 2014 galatasaray fenerbahçe maçı sonrası sözlük girişi için hazırladığım intro. arka planda yine yaşayan en büyük müzisyen ennio morricone'nin la resa dei conti (the big gundown) -bizdeki bilinen adıyla kolorado- filmi yaptığı la caccia çalıyor. müziğin yükseldiği anlarla gollerin senkronu muhteşem olmuş cidden.

    25 şubat 2015: https://vimeo.com/120583345
    - sırada 27 şubat 2015 galatasaray kayseri erciyesspor maçı öncesi 4. yıldız için hazırladığım video var. video o sezon bu maça kadar attığımız tüm goller yer alıyor ve final muhteşem bir şekilde tamamlanıyor. arkada aotp'nin seven parçasının enstrümantal versiyonu dönüyor.

    15 nisan 2015: https://vk.com/video558829130_456239028
    - 4. yıldız için serisinin ikinci veriyonu var sırada. 19 nisan 2015 trabzonspor galatasaray maçı öncesi hazırlamıştım. yine o sezon attığımız gollerin devamını içieriyor ve finali yine muhteşem bir biçimde sonlanıyor. arkada block mccloud ve underground rap tarihinin en büyük efsanelerinden biri vinnie paz'in true lies parçasının enstrümantal versiyonu dönüyor.

    25 mayıs 2015: https://gss.gs/Eg8.jpg
    - isteyerek ve inanarak çağırdığımız 4. yıldız sonrası -24 mayıs 2015 galatasaray beşiktaş maçı- sonrası sözlük girişi.

    7 temmuz 2016: https://youtu.be/Hp3tblTZWWU
    - bir galatasaray efsanesi turgay şeren'i kaybetmemiz üzere hazırladığım sözlük girişi. görüntüler galatasaray tv'de yayınlanan gerçekleri tarih yazar ve cengiz özkarabekir'in hazırladığı 'tek başına' turgay şeren belgeselinden. arkada serkan çağrı'dan concierto de aranjuez ve yeni türkü'den açelya üzerine bir çeşitleme çalıyor.

    16 eylül 2018: https://vimeo.com/290162678
    - 18 eylül 2018 galatasaray lokomotiv moskova maçı öncesi sözlük girişi için hazırladığım video. esasında yeni bir video değildir, 18 mart 2014 chelsea galatasaray maçı için hazırlanın videonun ikinici kısmını içerir.

    ***

    esasında bu çalışmayı sözlüğün 11. yılı için hazırlamıştım fakat ne yazık ki yetiştiremedim. bu listeyi hazırlamam 1 haftamı aldı. bugüne kısmetmiş. ekleyemediğim ve arşivimde bulamadığım intro'lar da var hatırladığım fakat şimdilik liste bu şekilde. hatırladıklarınız ve bulduklarım oldukça listeye ekleyeceğim. bununla beraber atladıklarımı hatırlatırsanız sevinirim.

    galatasaray sözlük'ün 11. yaşı kutlu olsun!

    not: çalışma çalakalem hazırlandığı için bir takım yazım yanlışları ve link yönlendirmeleri içerebilir. tespit edildikçe düzeltmeler yapılacaktır.
  • aslında dün gece yazacaktım ama akıllı telefondan zor olduğu için ofise geçince yazarım dedim ve ancak fırsat bulabildim.
    2014 yılında buraya üye oldum ve yazarlığımın onaylanması 2016 sonunu buldu:) yani anlayacağınız çok kolay bir süreç değildi:))
    açıkcası sözlüğe gireyim, haber vereyim gibi bir düşüncem hiç olmadı. burayı okurken keyif alıyordum ve ben de yazmayalıyım diye düşündüm.
    tabii bazı şeyleri yazdıkça ve o yazılan şeyler doğru çıktıkça "duyumcu" sıfatı üstüme yapıştı.
    birincisi hiç birinizden taraftar olarak zerre farkım yok. 38 yaşımdayım ve 15 yaşımdan beri tribün kovalıyorum.
    çok deplasman, derbi gördüm geçirdim. kadıköy'e gittiğim için abimden sağlam dayak yemişliğim de vardır:) sorun değil galatasaray'a feda olsun.
    bunları niye anlatıyorsun diye soracak olursanız, üstüme yapıştırılan "kulüp içinden bilgi alıyor o yüzden entrylerini sildi" gibi ifadelere cevap vermek içindir.
    yahu ben kulüp içinden bilgi alıyor olsam insanlarla oturup sohbet eder miyim? telefonumu veya twitter adresimi verir miyim?
    böyle bir çekincesi olan insan kendini gizler ama çok şükür yapmadığım bir şey için korkmama sebep yok.
    neden entrylerimi sildiğime gelince; twitter'dan takip eden insanlar yazışmalarımı okursa herhangi bir şeyi silme takıntımın olduğunu görür.
    tweet, mail, mesaj, fotoğraf vs vs...
    geçen yıl iş yerinde kullandığım mail adresinden bir maili sildiğimi müdüre söyleyince epey fırça yemiştim.
    mesela fotoğrafları sürekli pc'ye kopyalarım çünkü bana bazen geliyorlar ve siliyorum.
    insanlar instagram'da hikaye paylaşınca o profil fotoğraflarının üstünde dönen pembe ışığı görünce bakma zorunluluğu hissediyorum.
    orda pembe ışık olmayacak çünkü:(
    bu yüzden instagramı telefondan sildim ve tablete yükledim. ayrıca herkesin hikayesini sessize aldım, eşim hariç:)
    whatsapp güncellemelerini de aynı şekilde sessize aldım.
    telefondaki uygularımın üzerinde bildirim sayısı kesinlikle olmaz, illa tertemiz olacak:(
    yani anlayacağınız takıntılı bir insanım ve o yüzden entrylerimi silme gereği hissetim ama ne yazık ki çok oldukları için uğraşamadım.
    he bide twitter hesabım açıktır ama asla yabancı takip tutmam. engellerim, takipten düşürür sonra engeli kaldırırım.
    çok şükür kimseden bir korkum yok ve yerim yurdum belli.
    bunu açıklığa kavuşturduysak gelelim neden burdan gitmek istediğime,
    ben galatasaraylı olan insanlarla sohbet etmek isterim ve onları rakip veya linç edilecek insanlar olarak görmem.
    bak pivot santrfor beni ilk davet ettiğinde hemen gittim. ve erman41 ile beraber üçümüz muhabbet ettik.
    sonra zirve, sonra yine buluştuk.
    yani galatasaraylı bir insan benim doğal arkadaşımdır. hiç bir zaman önyargı ile yaklaşmam.
    burda herkes yapmasa bile bir linç kültürü var ve bu gün geçtikçe artıyor, ne yazık ki bir zaman sonra düşmanlığa varacak noktaya geliyor.
    konu galatasaray ama onun gibi düşünmediği için hoooop başlık altında ifşa ediliyor.
    adam hakaret eder veya ahlaksızlık yapar, bunu yaparsın ama normal bir konuda o insanı nickaltı yaparak linç ettiremezsin.
    kusura bakmayın ama bu benim gözümde korkaklıktır.
    bu ve benzeri şeyler bu ortamda çok olmaya başladığı için açıkcası uzaklaşmak istedim çünkü ben haksızlığa dayanamayan bir insanım ve bunu görünce muhtemelen insanlara yazacağım.
    sonrasında mevzu büyüyüp gider diye açıkcası uzaklaşmak istedim.
    hala aynı şekilde düşünüyorum ama dün gece herkes o kadar çok mesaj attı ki...
    bu kadar sevildiğimi bilmiyordum:) hepinize çok çok tşk ederim.
    ben giderim kalırım mühim değil ama galatasaraylı galatasaraylının dostudur.
    bu ortamın kalitesini aşşağı çekmek yerine daha da yukarı çıkarmak lazım. bu ancak karşılıklı diyalog ve anlayışla olur.
    galiba yazdığım en uzun entry oldu:) herkes kendisine iyi baksın.
    19 ocak 2020 galatasaray denizlispor maçı zirvesinde görüşmek üzere...
  • son sampiyonlugumuzu kutlamak icin yasadigim yerdeki kutlama alanina gittim, istisnasiz üclü cekilmenin haricinde fenerbahce'ye ve besiktas'a küfür etmekten baska hicbirsey yapmadi bizim gencler, kiz erkek hepbiragizdan abartisiz 2 saat küfür ettiler, arabalarin üstüne kücük cocuklari koymuslar cocuklar da saf saf etrafa bakiyor, küfürü duymamaya calisan aileler hicbirsey yokmus gibi selfie cekiyorlar, 2 saat boyunca hayretle etrafi seyrettim, ya bu kadar bos olamaz bizim taraftarlarimiz, seni sevmeyen ölsün'ü söylerler, herzaman heryerde en büyük cimbom derler, sampiyon galatasaray derler filan diye bekledim hicbirsey olmadi.

    fenerbahce ananin a.i ve o sen olsan bariyi filan söylediler ve bunu yaparken de gayet keyifleri yerindeydi yani bu ikisini yapinca taraftar olduklarini zannettiler.
    carsiya tecavüz etmeye geldik diye yetisen bir taraftar kitlemiz var artik, istisnasiz her macta merdivenlerden inerken sakso, tecavüz, anani... gibi ifadeleri andimizi okur gibi okuyarak evlerine gidiyorlar.

    bu nefret söylemleri taraftarligi sekillendirirken sabir, baglilik, vefa gibi duygulari da yok ediyor, öfke baldan tatlidir demisler, bir oyuncu 1 mac hatta 1 devre kötü oynadiginda bile siktirsin gitsin diyen bir taraftar nesli olustu, simdi bu kafada bir taraftar ile 1 sene gecer mi?

    bir galatasaray taraftarinin sampiyonlar liginden beklentisi nedir?
    yari finale kadar gördügümüz sevincin bir tik üstünü yakalamak ve insallah sampiyonlugu da görmek. peki bu kadar nefret dolu, sabirsiz, her konuda sabirsiz takim, transfer, oyuncu, form hatta birbirleriyle ilgili konularda bile nefret üzerine insa edilmis bir yapi ile bir kulüp bir camia basarili olabilir mi?

    son 20 yildir 10 defa sampiyonluk yasadik, 1000'lerce fotografimiz var ama en cok sevilen, en cok bizi anlatan fotograf hangisiydi hic düsündünüz mü?
    juventus macinda karda kista omuz omuza olan fotograf, o fotografta nefret yok o fotografta birlik var, ayri gayri yok, sneijder gitsin, drogba kalsin filan yok, biz takimimiza sahip cikiyoruz destekliyoruz, tribunde rakibe ne yapilmasi gerekiyorsa nasil baski gerekiyorsa onu yapiyoruz duygusu var.

    bu duyguyu kaybetmeye baslarsak biteriz, hic lami cimi yok biteriz, hangi platform olursa olsun, sözlük, grup, kulüp, camia.
    o yüzden bu duyguyu galatasaraylilarin oldugu her yerde öncelik olarak tutmaliyiz, yillardir eksisözlükte ayar vermedigim bir rakip kalmadi, bizimkilere de birlik olun deyip deyip durdum, ne zaman birlik olduysak kazandik, ne zaman birbirimize düstüysek kaybettik.

    yukarida yazdigim herseyi sözlügümüz icin de düsünebilirsiniz, eski nesil yeni nesil muhabbeti yapmayacagim cünkü dogru degil, yeni arkadaslarin da iyisi kötüsü vardir eskilerin de iyisi kötüsü vardir.

    sözlügümüzde bircok arkadasimiz vefat etti, hasta oldu, kayiplari oldu, dügünleri oldu, cocuklarinin sevinclerini burada paylastilar, simdi sezonun rahatligiyla birbirinize salliyorsunuz ama yarin öbürgün yüzyüze bakacaksiniz, biraz daha seviyeli olalim, buraya deger verenler icin bunu söylüyorum gerisi cok da beni ilgilendirmez.

    galatasaray paydasi hepimizi kardes yapiyor, kardesiniz hakkinda icinizi nefretle doldurmayin, denizde ne varsa kiyiya o vurur derler, icinizde sadece galatasaraylilik olsun, karsinizdakinin de galatasarayli oldugunu unutmayin, bunu bildikten sonra zaten kimse kimseyi istese de kiramaz.
  • bir el klasiko günlüğü;

    1. maçtan önce kralcı-katalan geyikleri, koyucaz muhabbetleri.

    2. maç sırasında ertem şener geyikleri, pozisyon değerlendirmeleri, benzema ve dimaria'nın futbolculuğu hakkında yorumlar, başta busquets ve pepe'ye olmak üzere çeşitli küfürler, mourinho'ya küfürlerin yavaş yavaş başlaması, messi insan değil'lerin dile getirilmeye başlanması.

    3. maçtan sonra real madridlilerin barcelona'yı sahtekarlık, barcelonalıların da real madridlileri çirkeflikle suçlamaları, her futbolcu hakkında rakip takım taraftarlarınca yorum yapılması, mourinho'ya olan küfürlerin dozajının artması ve destekçilerinin savunmaya geçmesi.

    4. beyler siz galatasaraylısınız unutmayıncıların ortaya çıkması.

    5. yabancı bir takım tutma muhabbeti.

    6. istiklal marşı ve kapanış.
  • notgivingup, ceo91, what can i doo nickli kullanıcılar tarafından siyasi propaganda aleti olarak kullanılmakta olan sözlüktür.

    kusura bakmasın kimse, ben bu yazarları tek başıma savundum yeri geldiğinde ama böyle saçma iş görmedim. vatandaşlar yaralanıyor, ölüyor, polis şehit düşüyor falan ama islamın yılmaz bekçileri olarak onlar sadece rte de rte diyorlar. bana ne ya rte'den? benim canım yanıyor kardeşim. darbe başarılı mı olur, olmaz mı ya da tiyatro mu değil mi beni ilgilendirmiyor. nitekim birilerini ilgilendirdiği kadar...

    ben kaç defa söyledim sözlükte siyasi tartışmalara girilmesin diye ancak bugün görüyorum ki bazı yazarlarımız siyasi meselelere girmeye pek hevesli. girelim öyleyse!

    ankara patlamasında, sultanahmet patlamasında sokağa çıktın mı çıkmadın mı? yoksa klavye başında oturup ''aman beyler gözünüzü seveyim dışarı çıkmayın bu aralar'' mı dedin?

    ülkeye 3 milyon 5 milyon suriyeli sokulurken ses ettin mi? balyoz adı altında 10 yıla yakın yok yere hapis yatan askerimiz için iki kelam ettin mi? bunlara sebep olan mevcut iktidardan hesap sordun mu? sivil darbe yapıldı, sivil darbe... sahi ona ne oldu?

    sizin demokrasiniz batsın. demokrasiyi alaşağı eden bu hükümet değil mi? adamcılığı, yandaşcılığı devlet raconu edinen bu kişiler değil mi? her türlü yargı kademesine türlü şaklabanlıklarla adam sokmaya çalışan benim babam mıydı?

    haa şike vardı şike... hani tüm deliller ortada iken, aziz'den siyasi destek karşılığı hiç edilen şike. siz fenerin şike yaptığına inanıyor musunuz, inanmıyor musunuz? inanıyorsanız neden bu hükümetin adaletine güvenirsiniz? inanmıyorsanız burada işiniz ne?

    tüm gece boyunca insanlar sizin siyasi egonuzu tatmin etmek zorunda değil. kimse de sizinle uğraşmak zorunda değil. çok konuşmak istiyorsan siyaseti, yarın erkenden kalk da kahvehaneye git. ayıptır be kardeşim.

    cumhuriyetmiş, demokrasiymiş. başkanlık sistemini çok seviyordunuz siz, noldu beyler?

    son olarak söyleyeceğim şudur: şu siyasi konuları sözlüğe yansıtmayın, lütfen.
  • maalesef liverpool sözlük'e dönmüş güzelim site. bunlar veya futbolcuları aleyhinde yazılan her entry ışık hızında ofsaytlanıyor. maç başlıkları ve kendi başlığı "yendik, yenildik, öndeyiz..." tarzı saçma sapan birinci çoğul şahıs ekleriyle çekimlenmiş kelimelerle dolu. ben ali ece denen akıl tanesinin liverpool takıntısına gülerken galatasaray sözlükte böyle saçmalıklar görmek mide bulandırıyor. sanırım en kötüsü de şu ki galatasaray'la liverpool maç yapsa kafası karışacak tonla adam var burada.
  • başbakandan korkan onun gibi olsun. yok galatasaray'ın burnundan fitil fitil getirirmiş , yok çok mutsuz olucakmışız. yok artık mimlenmişmişiz. siz bu takımın ruhunu, kimlikler üstü olan galatasaray'lılığı anlamamışsınız dostum.

    stadı kasımpaşaspor a devretsinler bize de kasımpaşa stadını versinler hiç olmazsa galatasaray semtine yakın olur, ruhumuz korunur.

    recep tayyip erdoğan azılı bir fenerbahçelidir. hatta fenerbahçeliliğiyle nam salmış bir galatasaray düşmanıdır. bu taa 2000 lerden beri böyledir. hamburg maçını hatırlayın, bu adam orda da ıslıklandı.

    bu ülkede seçim atmosferine girince herkes kafayı yer, başbakan en ufak toplantıyı mitinge çevirir, rant, duygu sömürüsü,siyasi partizanlık herşey üstüste gelir.

    seçim yatırımı olarak galatasaray'a stad vermiş başbakan. herkes böyle söylüyor. ali sami yen den zorla çıkartılmamız nedir peki. bırakın onu, taksim stadından çıkartılıp şehir dışına mecidiyeköye yollanmamız nedir peki?

    aynı bok değil mi?

    türkiye cumhuriyeti devleti galatasaray'ı asla sevmemiştir sevmeyecektir. bu onun aristokrat, mekteb-i sultani köklerinden gelen bir nefrettir.

    biz, galatasaraylılar bu ülkenin üvey evlatlarıyız.ordan oraya sürülen, sesi dinlenmeyen,vicdanı sökülmüş, köreltilmiş, sakat bırakılmış çocuklarıyız.

    herşeye rağmen çalışıp, bu ülkenin adını en yukarılara çıkartabilmiş tek kulübüz.

    padişahımız bize stad yapmışmış, yolları artık yapılmıcakmışmış. yapılmasın kardeşim.

    kanat abi nin söylediği çok güzel birşey var, galatasaray gitsin grand cours da tekrar top oynasın ben oraya da gider izlerim.

    toki lavuğunun da padişahına kasideler yazacağı yer burası değil , başbakanlık konutunun yatak odasıdır.

    sen badem bıyığınla galatasaray'a aciz de, yalvardılar burayı almak için de. tabir-i caizse ortalığı miting yerine çevir, sonra da tepki görme.

    afedersiniz ama benim haysiyetim var. galatasaraylılığıma dokunuyor bu laflar.

    bu başlık altında yazan bazı arkadaşlara dokunmuyor anladığım kadarıyla.

    dün gece, hayatımın en onurlu günlerinden biriydi.

    hayır, beton yığını ve muhteşem mimariden dolayı değil.

    ordaki toki lavuğuna gereken tepki verildiği için.

    yalakalığınız, omurgasızlığınız , beni alıyor götürüyor.

    öptüm kib bye!
  • ön edit: bu entry'i notgivingup olarak yazıyorum. ödünç aldığım bu hesap ise öz kardeşim the wazza'ya aittir. bu hesabı, kendisini galatasaraylı yapan, yetmeyip buraya da getiren abisine emaneten verdiği için de teşekkür ediyorum. lütfen kendimi savunma hakkıma saygı gösterin. ve beni, belki de son kez okuyun.

    tanıma geçelim; fatih terim, 2014-2015 yıllarında burada kendisi için neler dendiğine dair kısa bir derleme yaptığım teknik direktördür.

    moderasyondan başlayalım;

    hagi pek o toplara girmemiş, zaten genel olarak hocayı seviyor.

    salyangoz mesela, neler yazmış, (bkz: #1977743) dikkat edin, bay ego dendi diye kıyamet kopmuştu ya hani. e buyrun.
    (bkz: #1929789) burada hain demiş mesela. hatta ersun'un teşvikinden daha ağır görmüş yaptıklarını. bak ersun yanal'ın teşvik primi olayını yeğlemiş.
    hele şu entry; (bkz: #1958985) bak hala duruyor. silmeye tenezzül dahi edilmemiş.
    bak mesela burada da düpedüz hakaret var, şeksiz şüphesiz; (bkz: #1577390) efsaneye şarlatan demiş. ve duruyor bu entry de hala.

    hktwoo'ya geçelim; (bkz: #1385951) o da bu entrysinde egosundan dem vurmuş. ego konusunda mutabık mıyız neyiz? neyse, bir de şunlara bakalım;
    (bkz: #1555570) biz bu ifadeyi aziz yıldırım için kullanmaz mıydık? ağır olmuş bence.
    (bkz: #1578515) entry çok uzun, son cümleye dikkat edin yeter. bu cümleyi bugün kullansanız ne olur? sadece soruyorum.
    (bkz: #1597578) "ulan" kelimesi hakaret midir, hukukçu arkadaşlar cevaplasın. hakaretse sıkıntılı bir entry çünkü.
    (bkz: #1598408) koskoca imparatora yalancı denmiş burada da.
    (bkz: #1641827) burada da hocayı direkt hırsızlık yapmakla itham etmiş mesela.

    bak bugün bunların 10'da birini yazan birisinin tüm entryleri didik didik edilir, o kişi fezaya yollanır. bu arkadaşlar sadece yazar değil, moderasyon. yani sen ben böyle bir şey yazarsak "hooop ne yapıyorsun sen" demesi gereken insanlar. kurallar herkes için uygulanacaksa ki hocamız da hep der ya, adaletin olduğu yer diye, buyurun, bu arkadaşlarımızı uçuracak mıyız şimdi? kurallar ali'ye başka veli'ye başka olur mu? vicdanınızla cevaplayın. şahsım adına bu yazılanlar, yazarlığın sonlanması için yeterli değil. ben olsam "biraz daha dikkat hocam" der geçerim. bak ceza bile vermem. ama bunların, dedim ya 10'da birini yazmadım ben.

    sevgi pıtırcığı mocuishle abmizi de yoklayalım mı biraz. hadi bakalım, neler hazırlamış bize. hani bugün diyordu ya, "imparator efsane, eleştiren ya troll'dür, ya fenerli'dir tiz kellesi vurulaaaaa!" diye. bakalım kendi kellesini de koyacak mı ortaya?
    (bkz: #2020372) hocaya bey demeyecekmişiz. kürşat abi öyle diyor. e abi hani efsaneydi bu adam?
    (bkz: #2022415) ha ultraslan ha terim demiş burada da. laf sokmuş kendine göre. yakıştı mı güzel abim?
    (bkz: #1628551) kibirli demiş burada da. kibir = ego olduğuna göre, kürşat abiye göre de terim egolu biri. aman abi ne yaptın?
    (bkz: #1569259) 4. kez geldiği gün diyor, tarihimizin diyor, en karanlık günü olacak diyor, gelmesin diyor. abi adam 1.5 yılda 4 kupa kaldırdı yav.

    bunlar ne abi?şimdi ne oluyorsun sen? troll mü yoksa fenerli mi? moderasyon en ağır cezayı versin mi peki. yazmışsın ya. imparatora laf edenin kanı helaldir diye. bunlara göre katlin vacip. ama biz sana nasıl kıyacağız güzel abim? #ben23rsiz hastag'i öksüz kalır sen olmazsan. konsantrasyon bakınızını sen olmazsan kim verecek. illa biri verir de senle bir başka oluyordu? sana kıyılır mı?

    diğer bir çok yazarın da neler neleri var da çok uzatmayayım etryi.

    ama ortakafagol kardeşim burada uyarmış sizi; (bkz: #1601423) niye dikkate almadınız adamı? niye, çünkü o günün şartları yazdırdı size bunları. o gün öyleydi çünkü. kimse de üstünüze gelmedi. ne diyorsunuz ulan!!! demedi. moda oydu. e bugün de ben böyle düşünüyorum kardeşim. ne var? üstelik sizin gibi, adamı itin bir tarafına sokmadan yapıyorum bunu. yazılarımda hocaya şarlatan, hain, hırsız, bu adama bey falan demeyin vs bir şey var mıydı? öyle bir linçle geldiniz ki, moderasyonu da aldınız o mahalle baskısına. uyduruk kıytırık nedenlerle, yok bu entryde tanım yok, yok şu entry niteliksiz yok bilmem ne. silinen entrylerim gibi onbinlerce çıkarırım şurada. ama amaç belli. çıkarsam da işe yaramaz. benim kellem gidecek. kaçarım yok. neden? hocaya kendine gel dedim çünkü? yanlış yapıyorsun dedim çünkü. durup duruken "gaassaray'dan ayrılırsam floransa'ya dönmek isterim" diyen adama "seni bu halinle almazlar hoca" dedim diye çünkü.

    10 kere ceza almışım. 4.5 yıldır yazıyorum yahu. 5 ayda bir şartelim atsın, ceza alayım ne olacak? terim geçen senenin yarısını cezalı geçirdi de ihraç mı ettiler adamı? bu sene bile cezalı başladı. insandır sinirin tepene çıkar, yazarsın bir şeyler. burası da galatasaraylı'lara ait bir yer. siz ömrünüzde kendiniz için sinirlenme kotası mı koyuyorsunuz? kota dolunca kafanıza sıkıp hayata veda mı edeceksiniz? ne demek yahu 10 kere ceza aldın, öldün çık demek?

    terim eleştirilerine milat mı koyacağız yoksa? birilerinin fetö konusunda koyduğu gibi. teşbihte hata olmasın da öyle mi yapacağız? aynı şeyi yazan iki kişiden 23 aralık 2017'den önce yazan kahraman, sonra yazan hain mi olacak? bu mu yani?

    ben buraya emek verdim kardeşim. hata yaptım mı? bir dünya yaptım. ama troll değilim hele hele fenerli hiç değilim. en has galatasaraylı'yım. mocuishle gibi hikayelerim, salynagoz gibi dil bilgim olmayabilir. hagi gibi sakin yapıda biri de olmayabilirim, hktwoo gibi sempatik geçirme taktiğini bilmeye de bilirim. ama galatasaraylı'yım. buralıyım.

    geri istiyorum kardeşim. yazarlığımı geri istiyorum. haksız bir şekilde benden alınanı geri istiyorum. terim, allah korusun, başarısız olursa, 130 milyon €'luk kadroyu şampiyon yapamaz avrupa'da da yürütemezse yine burada herkes sallayacak. o zaman da moda bu olacak ve kimse kimsenin üstüne gitmeyecek. dedim ya allah korusun, bunu ummuyorum tabi ki.
    ama o gün geldiğinde ortalık yine "egoist", "zaten ihanet etmişti", "hoca falan değildi"den geçilmeyecek. ben yazarlığımdan olmakla mı kalacağım? tekrar söylüyorum ben galatasaraylı'yım, buralıyım. başarısızlığı asla umamam. hain değilim troll değilim. ama verin kardeşim yazarlığımı. 2 satır eleştiri yazdık diye, biraz da ayarı kaçırdık diye "siktir git buradan" denecek adam değilim ben. burada da hocadan, hem de 2 kez özür diledim zaten;(bkz: #2736145)

    işte hepinizin huzurunda bir kez daha özür diliyorum hocadan;
    "hocam eleştirilerim sabit ama ayarı kaçırdım kusura bakma. ellerinden öper özür dilerim."

    hadi verin kalemimi.
  • ilk entry'sinin (#1) 2008 yılında girildiğini göz önüne aldığımızda 2018 yılında girilen entry'lerle beraber bünyesinde artık 11 farklı yılda yazılmış entry'leri barındıyor. daha önce de söylemiştim* galatasaray sözlük benim için şarap gibi; yıllandıkça daha da değerli oluyor.

    galatasaray sözlük; 10 yıldır iyisiyle-kötüsüyle galatasaray'ın güncesini tutuyor. sosyal mecrada galatasaray'la ilgili bundan daha kıymetli bir kaynak yok.

    sözlüğünüzü sevin ve koruyun.
  • dünyanın en güvenilir istatistik sitesi alexa verilerine göre 1 ağustos 2019 tarihi itibarıyla türkiye'nin en çok ziyaret edilen 590. sitesi.

    sıralamanın önemini şöyle açıklayabiliriz; galatasaray resmi sitesi galatasaray.org'un türkiye'deki sırası: 1,406.

    sözlükler olarak ise;

    - ekşi sözlük 13. sırada,
    - uludağ sözlük 244. sırada,
    - galatasaray sözlük 590. sırada,
    - itü sözlük yani instela 1,062. sırada,
    - inci sözlük ise 749. sırada.

    kısacası galatasaray sözlük sadece galatasaray ve spor temalı bir sözlük olarak türkiye'nin en çok ziyaret edilen 3. sözlüğü konumdaki yerini koruyor.
  • nedense milli güvenlik meselesi haline gelen bir dalga içinde olan sözlüğümüz.

    bu sözlüğün içinde envaiçeşit insan var.
    bu adamların/kadınların hiç birine ket vuramazsınız.

    yıllardır sözlüklerin içindeyim. onlarla büyüdüm diyebilirim. ekşi, itü, uludağ... bir ara kız arkadaşım tarafından süslü sözlüğe bile üye yapılmış birisi olarak söylüyorum bunu. uludağ sözlüğün sözlük olduğu zaman yazmış, ekşi'nin en büyük rakibi olarak akarken orada bulunmuş biri olarak moderasyonun bir sözlüğü vezir/rezil edebildiğine birebir şahit oldum.

    sözlükler böyledir.
    kontrol edemezsiniz. büyür... bir bakmışsınız olaylar olaylar. en azından çıplak resimlerini yazarlara atan kızlar yok burada. konu belhanda, fatih terim, ali koş arasına indirgenebiliyor.

    günümüz dünyasında sosyal medyanın acayip bir yere gelmesinin ardından eleştiri dozu saçma sapan bir yere geldi. bir şeyi beğenmiyorsan o zaman sen şunlardansın yakıştırması. böl-parçala-yönet taktiğinin bir eseri bu ne yazık ki. ötekileştirme dediğimiz bu ülkede olmaktan zaman zaman utandıran yeni türkiye'nin olmazsa olmazı..

    belhanda'yı mı savundun?
    sen fetöcüsün... hönk??

    insanlara hakaret etmeden eleştirmek en tabi hakkınız.
    bunun adı fatih terim olsa bile.. bu sözlükte, diğer sosyal medya mecralarında hocanın seveni olduğu kadar nefret edeni de boldur. milyar euroluk endüstride insanın tavırları ile yargılanmasına tavım.. adanalı, urfalı, çemişgezekli.. eee yani? nereli olduğu bir önem arz ediyor mu?

    iki sezondur hocayı zaman zaman eleştirmiş biri olarak bende mi fatih terim düşmanıyım?
    böyle bir şey olabilir mi?

    başlığına gidip "zamanı geçti artık" demenin neresi hakaret?..
    bunu savunun insanlar var. hocanın verdiği kararların yüzde yüzünün doğru olduğunu kim iddia edebilir. kendisi bile "hiç ayrılmasaydım ne olurdu diye düşünüyorum. bizimde hatalarımız oldu pek tabi" demiş bir insan. bugün eksik olan kupa orada olabilirdi... özellikle 2000 yılından sonra, 2001 ocak ayında o takımın şampiyonlar ligini kazanabilecek 4 takımdan biri olduğunu ben değil tüm dünya söylüyordu. hemde başında fatih terim olmadan.

    türk futbolunun gelişimi hakkında yazdığım kitabın ilk bölümünde sürekli ondan bahsetmemek için çırpınsam da sanki kitap ona yazılmış gibi olmasına engel olamadığım 1990-2000 arasındaki 10 yıl.. araştırmalar, konuştuğum insanlar, milliyet'in gazete arşivinde harcadığım günler sonrasında türk futboluna etki etmeye 1989 da başlamış biri fatih terim. bunu görüyorsun ve hayranlık duymaktan kendini alamıyorsun.

    türk değilde italyan olsaydı, bugün gegenpressing'in mucidi ilan edilecek, muhtemelen iki-üç tane şampiyonlar ligi şampiyonluğu olacak ve yine muhtemelen araya bir tane de dünya kupası sıkıştıracak ve sacchi'den sonra italyan futbolunda devrim yapan ikinci adam olarak anılacak bir adamın sadece adanalı olduğu için eleştirildiği bir ülkeye evrilmiştik bir ara. bir insana hakaret olarak "adanalı" yakıştırması yapan insanlar var ülkede gerisini siz düşünün..

    öyle ki günümüz modern futbolun gerekliliğini 2000 yılında yerine getiren bir takımın yaratıcısı. ama o futbola en yakın halini 2011-12 de gördükten sonra bir daha görememek beni şaşırtıyor. dünya değişiyor evet, kimileri ayak uyduruyor kimileri yok olup gidiyor. bu yüzden hocayı ben hep ralf rangnick ile bağdaştırmışımdır. ikisi de ülkelerindeki futbolu değiştiren isimler ama dünyada, hatta ülkelerinde bile underrated insanlar.

    ancak sorunun çıktığı yer kendi hatalarını hoca bile kabul etmişken, kabul etmeyen bir güruhun varlığı.
    işte o güruh ile kral çıplak diyen insanlar arasında bir çatışmanın yaşanması kadar doğal bir şey yok. ama hangimiz daha çok galatasaray'lıyız tartışması büyük salaklık..

    sosyal medyada boot hesaplar ile sırf adamı gömmek için pusuda bekleyen insanlar var.
    amaç bir kaç saniyeliğine ünlü olmak, daha fazla like almak, daha fazla takipçi kasmak.. bu sözlüğe geldiğimde amacım ekşi sözlükteki mallardan uzaklaşmaktı. çünkü galatasaray ile ilgili bir entry girdiğinde "tabi lan öyledir himmetçi" mesajları almaktan bir tık uzaktaydınız. buraya gelincede bir şey değişmedi aslında. himmetçi yerini "sen kimsin? biradere" bıraktı. bir konuda fikir beyan ediyorsunuz ya o fikir beğenilmemişse mesajlar alıp başını gidiyor.

    bir yazı sonrası 100 mesajın 15 hiç sekmez bu tema ile atılır bana.
    çünkü ötekileştirme var. bir adamın yazdığı şey sana ters gelmişse oturur anti-tez'ini yazarsın. "boş boş" konuşuyorsun demezsin mesela. marcao'yu şans eseri izlediğim bir maçtan sonra aldığım notu paylaştığım https://gss.gs/qBj.jpeg entrynin ardından "yazınla hava atma!" mesajı aldım. blog açma girişimim sonrası "övgü almak için blog açanlar var" şeklinde eleştirildi. bu ülke böyle maalesef... ben tam tersi bir durumda kalsam mesela 15 iyi 85 kötü mesaj alsam yazmaya devam ederim. çünkü umurumda değil !!!

    yani en nihayetinde anlatmak istediğim şey sözlüklerin kozmopolit bir yapıya sahip olması, gri bölgelerin çok az olması renklerin ya siyah ya beyaz kadar net ve keskin olması bir sözlük geleneğidir.

    sen 4-3-3 dersin, ben 4-4-2 derim bir başkası yok abi 3-4-1-2 der... herkesin sevdiği şeyler, futbol sahası içinde görmek istediği şeyler farklı. kimseyi kendi sevdiğin şeyle sınırlayamazsın.

    fatih terim kimilerine göre pirlo'nun kitabındaki kadardır.
    kimilerine göre efsanedir. kimilerine göre sadece başarılıdır... ancak jose mourinho'nun çöp ilan edildiği yerde fatih terim eleştirilerini görüp bir cadı avı başlatmak çok başka bir şey.

    25 ağustos 2019 galatasaray konyaspor maçı sonrası 60-75 arasını eleştirebilir kimileri. kimileri çıkar mehmet demirkol gibi "net bir golcüsü yok olsa başka türlü olurdu" diyebilir. ona göre baskılı bir oyun oynamak yeterlidir... kimin yazdığını hatırlamıyorum ama bir arkadaşımız tottenham vs. newcastle united maçını örnek vererek harika bir iş yapmış. 1-0 tottenham kaybetmişti. ama sanırım 70 dakika tek kale oynandı.. bazen açamıyorsun o defansı..

    koskoca barcelona, inter'i 10 kişi kalmış inter'i hemde nou camp'da istediği skorla yenemedi. maçı neredeyse 10 kişi oynamasına rağmen...

    neyse anlatmak istediğim şey eleştiri olur olmalı da.. ancak bunu yapanlara "kripto fenerli" yakıştırması hoş değil. moderasyonun fatih terim'i koruma içgüdüsü ne kadar doğru ise doğru eleştiri yapanları koruması da o kadar önemli. bu ayrımın gitgide büyüdüğünü görmekten üzüntü duymaktayım.
  • yazarları boşu boşuna birbirini kırmaktadır.

    yok bu futbolcu galatasaray'ın evladıymış, yok şu hoca büyük galatasaraylıymış. geçiniz arkadaşlar, bunların hepsi sözleşmeli, profesyonel, paralarını tıkır tıkır hesabında görmek isteyen, görmeyince götü başı ayrı oynayan insanlar. yani her koşulda senden, benden az galatasaraylılar, çünkü senin benim galatasaray'la maddi bir beklentimiz, çıkar ilişkimiz yok, tersine biz para veriyoruz.

    şu anda real madrid, barcelona, bayern münih, chelsea, manchester united istese galatasaray'da bir dakika bile fazladan duracak tek bir adam yok! hamza hamzaoğlu dahil, teklif gelsin, şener şen misali topuklarını kıçına vura vura depar atarlar havalimanına doğru. gitmedi mi birader, hakan şükürler, fatih terimler, ilk buldukları fırsatta nama, şana, şöhrete.

    insanoğlu bencildir, kendisini ve nefsini düşünür önce. geri kalan her şeyi kendi menfaati ve arzuları için araç olarak kullanır.

    hakan şükür galatasaray efsanesidir sözde, sözleşmeli futbolcuyken, paralarını takır takır alırken ondan büyük galatasaraylı yoktur. para ilişkisi bitince, makam mevki sahibi olmak için milletvekili olur da galatasaray'ın hayrına ağzını bir kere bile açmaz, galatasaraylılığını askıya alır.

    fatih terim, yıldızı sönmek üzereyken, galatasaray tekrar kendisine kapıları açtığında, en büyük galatasaraylı olur, aslolan galatasaray'dır diye efsane sözler söyleyip, taraftarı avucunun içine alır, sonra kendi nefsi ve menfaatleri olunca galatasaray'dayken savaş açtığı kişilerle kader ortağı olur, para ve mevkiyi görünce galatasaray'ı unutur.

    sen ve ben hep buradayız. onlar gidip geliyor, ver para, al para, para, para, para... sen ve ben öyle değiliz. sen ve ben birbirimizi çok iyi anlarız, kötü zamanlarda, onlar çeker giderler üzülmezler bile. sen ve ben, karşılıksız severiz, menfaat beklemeyiz, onlar paraları yatmazsa oynamazlar, para kazanıyorlar bu işten çünkü. sen ve ben... düşündüm de sen ve ben iyi bir çift olabiliriz, değerlendirelim bunu.

    yani kardeşlerim, sözleşme ile galatasaraylı gözüken kimseyi namusunuz gibi görüp, onu eleştirenlere amansızca saldırılarda bulunmayın. namusunuz belleyip kan döktüğünüz kişi, ilk fırsatta yabanın kucağına kendisini atmayı çok iyi bilecektir.

    başkanlarından tut, yöneticilerine, futbolcularına, hocalarına varana kadar, hiçbiri galatasaray'ın menfaatini kendi menfaatinden önce görmez, önce kendi çıkarlarını düşünür, görmüş olsa maddi manevi böyle bir pozisyonda olmazdık. ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz sözünü unutmayıp, fantezilerle, iyi niyetlerle, beklentilerle filan insanları değerlendirmeyin, gözünüzün gördüğüyle, olan bitenle yargılayın. cehennem yolları iyi niyet taşlarıyla döşelidir.
  • şimdi bu sözlük mesela 1995'de açılsa ve internet o zaman yaygın olsa...

    (bkz: 8 eylül 1996 galatasaray vs fenerbahçe maçı)

    * terim istifa etsin. zaten ne diye takımın başındaki? ne başarısı var?
    * hagi iki maç oynadı tamam. tatile geldi adam.
    * hagi çok yaşlı dedik size
    * hayrettin nedir yahu? galatasaray seviyesinde değil
    * brad friedel neden gitti?
    * yönetim istifa!!

    hıncal uluç : terim bu iş bilmiyor. geçen gece saat 12'de aradım. fatih dedim, yapma böyle dedim.
    ali ece : ya bırakın bu işleri. hasta etmeyin beni. m.ö. 3213 yılında eski mısır da firavunun sağ kolu vardı. bir top oynardı aklın şaşar. fatih terim o günlere geri dönsün.
    mehmet demirkol : yanlış anlaşılıyor, yanlış. bak guardiola'ya futbolcu hala. terim'de oynamalı teknik direktörlük yapmamalı.
    uğur meleke : fatih terim çok şanslı

    bir sonraki sezon 1997-98

    * gheorghe popescu ne ya? iyice huzur evi yaptılar.
    * mehmet bölükbaşı kimdir?
    * ionut lutu gelmiş.. kulübü kapatıp romanya'ya taşıyın oldu olacak..
    * bakırköyspor'dan fatih akyel'i almış takımım. kesinlikle galatasaray seviyesinde değil.

    97-98 sezonun ilk yarısı 9 puan geride iken

    * yönetim istifa etmeli
    * fatih terim kim ya?
    * hagi iyi ama yaşlı bu kadar oluyor işte
    * hayrettin galatasaray seviyesinde bir kaleci değil

    hıncal uluç : terim bu iş bilmiyor. geçen gece saat 12'de aradım. fatih dedim, yapma böyle dedim. geçen senede aramıştım söyledim buradan. futbolu unutmuş terim.
    ali ece : ya bırakın bu işleri. hasta etmeyin beni. kuzey ingiltere'nin o meşhur takımında bir adam vardı. he işte o adamla bir gün hava alanında karşılaştık. terim iyi hocaydı ama olmadı dedi. fatih terim o günlere geri dönsün.
    mehmet demirkol : geçen sene yönetim ile arası iyiydi. bu sene kötü sanırım? öyle görünüyor. öyle anlaşılıyor
    uğur meleke : terim çok şanslıydı geçen sezon bu sezon gördük ki o şansı yok.

    bir sonraki sezon 1998-99

    * hasan şaş'ı aldık. hoca adanalı kontenjanı açmış.
    * tamam yetenekli ama o paraya öküz alırız.
    * taffarel ne ya? yaşlı...
    * 32 yaşında kaleci almış valla bravo.. yönetim istifa

    hıncal uluç : terim bu iş bilmiyor. geçen gece saat 12'de aradım. fatih dedim, yapma böyle dedim. geçen senede aramıştım söyledim buradan. futbolu unutmuş terim demiştim görüyorum ki tekrar unutmuş. bu ligde 20 puan fark yapmalı.
    ali ece : ya bırakın bu işleri. hasta etmeyin beni. kuzey ingiltere'nin o meşhur takımında bir adam vardı. he işte o adamla bir gün hava alanında karşılaştık. terim iyi hocaydı hala iyi hoca dedi.
    mehmet demirkol : terim'den iyi teknik direktör olur mu? diye düşündük hepimiz oldu mu? biraz daha beklemek lazım.
    uğur meleke : terim çok şanslı.

    bir sonraki sezon 99-2000

    20 ekim 1999 galatasaray vs chelsea maçı

    * rezillik. fatih terim istifa etmeli.
    * bu kadar yaşlı takım kurarsan bu olur.
    * hagi artık misyonunun tamamladı. güzel ayrılalım.
    * hakan şükür nerede? ne iş yapar?
    * flo yok etti bizi. bizimkiler anca baksın. terim ve yönetim istifa etmeli taze kan lazım.
    * çift forvet mi kaldı allah aşkına. 4-3-3 neden oynamıyor bu takım? terim istifa etsin.

    hıncal uluç : terim bu iş bilmiyor. hala çift forvet. ya kardeşim çift forvet mi kaldı? arkadaşlar geldi maçı bizde izledik. onlara da dedim... gazeteye de yazdım. bir sezen aksu iki fatih terim...
    ali ece : chelsea takımına iki sezon sonra beşiktaş iki atar. sergen atar hatta. o kadar kötü takımdan 5 yedi..
    mehmet demirkol : terim'den iyi teknik direktör olur mu? diye düşündük hepimiz oldu mu? biraz daha beklemek lazım demiştim gördük ki olmuyormuş.
    uğur meleke : terim çok şanslıydı dedik.

    ...

    muhabir 4 senenin sonunda : hocam başarının sırrı nedir?
    fatih terim : terim rererrerörörö because i am a winner

    bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak...
    ülkenin ve sözlüğün en büyük sorunu.
  • en güzel dostluklarımın mimarı.
    biraz kafam güzel. bir süredir işsizim. sıkıntım yok ama her şey yolunda.
    2 yıl geçmiş son entryimi gireli. geri dönüp baktığımda, ünal aysal, emre mor ve bruma'yı övüp ultraslanı yeren entrylerimin çok beğenildiğini gördüm. benim için bir önemi de yok.

    bu arada yazmıyorum ama okuyorum. kıyas yapıyorum. çünkü bolca fbtv izlerim ve antu okurum. onların da nabzını tutmak için. bu anlarda fark ederim ki onlar seviyesizler. saygısızlar. dile hakim değiller ve hakaret etmeyi severler. çünkü onlar yalanlara tutulmuş mutsuz güruhlar.

    onlardan olmayın.

    fatih terim'i sevenler, sevmeyenler, başkancılar, liseciler, yangıncılar, sözlükte prim peşinde koşanlar, koşmayanlar sadece yazanlar, benim gibi yazmayıp sadece okuyanlar; pek çok kategori var.

    arkadaşlarım, canlarım, kardeşlerim bu kadar kasmayın. burada fikirlerinizi beyan ediyorsunuz. küfür etmeyin. yormayın ve daha da önemlisi yorulmayın. yazık size. burayı hayatınızın merkezine koymayın.

    "ben onu yazdım ceza aldım ama bu ceza almadı."
    "bana nick altı yazmış hemen cevap vereyim."
    "kesin bana of veren budur."
    "önceki entryde bana laf sokmuş hemen kontra yapayım."

    hasta olursunuz. mutsuz olursunuz. ya bırakın. zaten yine şampiyon olacağız. siz istediğinizi eleştirin veya istediğinizi övün. burayı güvenilir bir kaynak olarak görüp, içerik üreten şanslı insanlardan olduğunuzu düşünün.

    keyfini sürün.

    galatasaray'ın keyfini sürün.

    onun sizi mutlu etmesine izin verin. bize de huzurla okuyabileceğimiz satırlar bırakın.
  • yazarlarının şirazesinin iyice kaydığı platform.

    artık sık yazmıyorum, yazdığımda da derin bişiler olmuyor ama okuyorum buraları.

    sevmem bu tabiri kullanmayı ama nefret ettim ulan,

    nefret ettim, ayda yılda bir oynayan futbolcuya "çöp" diyen yazarlarından
    nefret ettim, fener'in forveti gol attı diye kendi sakat yıldızına "çakan" yazarlarından
    nefret ettim, aldığı yıldızı sakatlandı diye etmedik laf bırakmayan yazarlarından
    nefret ettim, kelle de kelle diye susmak bilmeyen yazarlarından
    nefret ettim, çözüm sunmayan sadece hayıflanan/eleştireneden yazarlarından
    nefret ettim, iki dakika sakin kalamayıp anlık duygu patlamasıylaa hakaret eden azarlarından
    nefret ettim, negatiflik saçmaktan başka bir şey yapmayan yazarlarından

    nefret ettim ulan!

    üstte yazdıklarımın hiçbirini açıklama gereği duymuyorum. geçti o günler. biliyorum ki şu dediğim adamlardan oturup hayatlarını dinlesem eleştirdikleri noktaların kat kat fazlasını bulurum.

    her şeye rağmen biliyorum ki hayatta kibirliler, dengesizler, kompleksliler, özgüvensizler, özsaygısızlar daha çok ses çıkarır. ve yine biliyorum ki fırtınada sakinliğini, itidalini koruyan, sessizce bekleyip görmesini bilenlerin sayısı da az değildir.

    her zaman dedim yine diyorum, galatasaray taraftarı sarı-kırmızı renkleri temsil edenlere, en çok da birbirine saygı ve sevgi göstermelidir. demiyorum ki, sussun konuşmasın. ama ölçüsüne, seçtiği kelimelere dikkat etsin.

    not: fatih terim'in durumunu, futbolcuların durumunu, futbol sisteminin durumunun gayet farkındayım. yazdıklarım bunların çok çok daha üstünde, galatasaraylılığın temeliyle ilgili. kaybettiğinizde ne futbolcunun, ne kupanın, ne maçın, ne tribünün zerre öneminin kalmayacağı bir temelle ilgili.

    imza: 38 yaşında, zamaınnda mapeza'lı takımı barselona'ya karşı umutla,heyecanla destekleyen ve hayatında ilk kez bu sene bir avrupa maçı * öncesi heyecanlanmayan hatta maçın başlama düdüğünü tv'den gelen sesle son anda fark eden bir taraftar.
  • en çok hafta içi sevdiğim yer.

    çünkü hafta içi genelde müdavimler burada olur. çoğu da takımdan umudunu kesmeyen, tribüncü, sıcak kanlı, hoş sohbet pozitif insanlar.

    bu durum entrylere de yansır pek tabii.

    entry sayısı da azaldığından okumakta zorlanmazsınız. gözden kaçan bir şey olmaz. hafta sonunun kaosu ve maçların skoruna, oyununa göre abartılı yorumları, can sıkan ruh halleri pek olmaz.

    o yüzden hafta içi sözlük'te yazmak da, okumak da bana daha keyifli geliyor.
  • büyümek için adım attığı dönemlerde kalitesi düşen sözlük. zira internetteki insan kalitesi gerçekten rezalet. yani "sözlük çok bozdu yea" derken sözlüğün kendisini değil interneti baz almak lazım. biz alımları internetteki sosyal mecradan yapıyoruz neticede.

    geçenlerde 28 temmuz 2018 tarihli club africain galatasaray maçı sonrası yaşanan gerginlik akabinde; sözlük, kendini pilot edenlerle birlikte 14-15 yazarından oldu. yanılmıyorsam 2 kişi kendini pilot etti, diğerlerinin yazarlığını biz sonlandırdık.

    işin ilginci bu sildiğimiz yazarların bir tanesi haricinde hepsi uzun zamandır takibimizde olan isimlerdi. yani sözlüğü benimsemiş yazarların neredeyse hiçbiri belirli ölçüleri aşmadı o gün. silinenleri de tek entrye dayanarak değil de uzun bir takip neticesinde oluşturduğumuz kanaate göre sildik, bunca zaman sözlükte kaldılar, çünkü sadece uyum sağlamaları için şans veriyorduk. zira sözlük dendi mi akla artık format olarak hiç alakamız olmayan ekşi sözlük geliyor. oradaki üslubu buraya taşımaya çalışıyor birçok yeni yazar. öğrenene kadar da belli bir sürenin ve entry sayısının geçmesi gerekiyor. bir de twitter'daki bol sinkaflı sosyal medya var. totalde bu anlayışı göstermezsek sözlük kazandığından daha hızlı yazar kaybeder hale gelir ki, bu da fikri sermayemizden yememiz ve kendimizi tüketmemiz demektir.

    ayrıca şunu belirtmek lazım yapılan son toplu alımda oldukça titiz davrandık. açıkcası gerçekten en kusursuz çaylak entrylerini giren yazarları sözlüğe dahil ettik. en ufak soru işareti olanları onaylamadık... buna rağmen yeniler hakikaten çok zorlandı. bunda sosyal medyanın ve türk insanın içler acısı durumu da var. ama şunu söylemeden geçemicem, yeni neslin içinde hakikaten çok önemli ve kaliteli yazarlar var. isim vermeme gerek yok. zaten sözlükçe seviliyorlar. bir de bir şekilde sözlüğe uyum sağlamayamayacağı kesin olanlar ve kendini iyi gizleyen, ortam bozuculuk yapan troller var. onları da uzun bir takip neticesinde vicdanen yeterince kanaat getirdiğimizde siliyoruz.

    bu döngü böyle devam etmeye mecbur. onay bekleyen çok sayıda yazar var. gönül ister ki hepsini hiç bekletmeden alalım. ama öyle olamıyor. sözlük ne zaman kuralların daha az ihlal edildiği bir hal alıyor, biz yeni alımlar yaparak bunu bozuyoruz. alım yapmadığımız dönemlerde ise sorunlu yazarlar elendikçe kalitemiz artıyor. ama başka çaremiz de yok. sosyal medyanın kuralı bu. kusursuz platform yok. kusurları göze almalıyız. aksi taktirde içine kapalı ve kendinden başka hiç bir şeye hizmet etmeyen ufacık bir topluluk haline geliriz.

    yine de daha kaliteli bir sözlük arzu ediyorsak dikkat etmek gereken çok önemli iki husus var. alım yapıldıkça oluşan dejenere ortama uyum sağlamamak ve sözlük denetimine aktif şekilde katkı sağlamak. bu katkıyı da ihbar özelliğini kullanarak sağlamak mümkün. bunu becerirsek hem çok daha hızlı büyürüz hem de alım dönemlerindeki iniş çıkışlarımız bu kadar keskin olmaz.
  • takıma her gün yeni teknik direktör atayan, teknik direktör değiştiğinde her şeyin düzeleceğini sanan yazarlarından artık iğrendiğim sözlük. "kim gelsin?" diye sorsan, verecekleri yanıtı çok merak ediyorum. ya hayal alemleri ya da lucescu, terim... ufuk darlığının göstergesi isimler. papağanlara birkaç kelime öğretebiliyorsun, bunlar da birkaç isim öğrenmişler. tekrarlıyorlar.

    biraz zekâ patıltısı olsa yazdıklarında, tamam, ama papağan gibiler. her teknik direktör için aynı terane, her teknik direktör için aynı terane... hiç kimse hiçbir şey bilmiyor, bir tek bunlar biliyor. eğitim sistemini bu kadar ezbere dayalı yaparsan sonunda elde edeceğin şey insan olmaz, papağan olur zaten. sabit fikirli, ezberden konuşan, maçı neresiyle izlediği belli olmayan insan sürüsü. maçları izleyip izlemedikleri bile belli değil. yeter ki takım üç maç kötü oynasın. bunlar hayattaki başarı hikâyelerinin zirveden başladığını sanan tipler. eminim kendileri de hayatlarında çok başarılı olacaklardır. çünkü kendileri zirvedeler. o yüzden kendi düşüncelerinden başka düşüncelere kapalılar. ezberletilmiş bir defa, ya da bir defa yargıya varmışlar "prandelli yetersiz" sahadaki oyuna bakan yok. teknik direktörün ne yapmaya çalıştığını anlama çabası zaten sıfır, çünkü yok öyle bir algı yeteneği.

    bunların savaş baltalarını çıkarmaları için üç maç kötü oynamak yeterli. hem de bütün rakipler kötüyken. hem de teknik direktör zamanından geç takıma katılmışken. hem de her şey yeniyken. daha ilk maçlarını oynuyorken... gerçekten ben en ufak bir akıl kırıntısı bulamıyorum bu tavırda. müthiş mantıksız, akılsız geliyor. bunları işe alacaksın, üç gün sonra yaptıkları hatalar yüzünden işten atacaksın. o zaman akıllanırlar belki. o zaman empati yetenekleri bir nebze olsun gelişir. gerçekten de üç maçta mucize bekleyenleri böyle yapmak gerek.

    ben bu tiplerin bir kere bile herhangi bir teknik direktörü anlamaya çalıştıklarını görmedim. "x'i şöyle oynatarak şunu yapmış olabilir, çünkü rakip takımda şöyle bir eksiklik var, bundan yararlanmak istemiş olabilir" dediklerini görmedim. sadece "takım ruhsuz, hocanın sistem takıntısı var, burak niye oynuyor, selçuk niye oynuyor, o niye sağ bek?" sadece bunlar. hepsi ezbere ve önyargıya dayalı bir sürü dayanaksız kanı... ben gerçekten de bu sakillikten artık iğreniyorum. insanları eleştirmelerindeki amaç düzeltmek değil, linç etmek. çünkü yapmaya değil, yıkmaya oynuyorlar. gerçi hayatlarında sıfırdan ne inşa etmişler ki yapmanın değerini bilsinler? bilgisayar, fm ve bu zevat. gerisi uzayın derin boşluğu...
  • 13 nisan 2017 olimpik lyon beşiktaş maçında ve devamında gerçekten ciddi bir beşiktaş sempatisi varlığı sezdim ben de.

    her avrupa maçımızda rakip takım bayrağı açanlar,

    http://fotocdncube.gazetevatan.com/...31840390189630_3.jpg

    http://i.eurosport.com/...-2560-1440.jpg?w=700

    oyuncumuza ırkçılık yapanlar,

    http://spor.internethaber.com/...648806-besiktas1.jpg

    sahaya girip takımımıza saldırmaya kalkanlar,

    http://img1.aksam.com.tr/...0132230429875126.jpg

    ve ali sami yen e küfür edenler bunlar değil mi!

    kusura bakmasınlar da skimde olmaz onların getireceği başarı, sevinmem de. en fazla ligde takılabilirler diye buraya kadar desteklemiştim. lig de bitti...

    daha 3 hafta önce konya'da konya-beşiktaş erkek hentbol maçında bile beşiktaş taraftarları(konya çarşı, bjk üni) gene ali sami yen'e küfürler etti.

    ben bunları sindiremiyorum ve kulüp olarak doğru yolda gittiklerini görsem de başarılı olmalarını istemiyorum çünkü ülkede öyle bir kültür kalmadı. bakmayın bunların şimdi bize vatan haini muamelesi çektiğine. yukarıda linkler var işte gördük daha 3-4 sene önceki hallerini.

    35 yaşında adamım ben tarihte beşiktaş'ın ve taraftarının bu kadar itici olduğu başka zaman dilimi görmedim.

    burada sadece galatasaray taraftarları var. sempatiniz varsa gidin başka platformlarda yapın güzellemelerinizi. burası galatasaray sözlük!
  • galatasaray sözlükte yazarım demenin keyfini, gururunu yaşamak varmış. emrihak vaki olmadan söyledim ya gün yüzüyle.
    bazıları "sanırsın oxford'da mikrobiyoloji bölüm başkanı" desin, ne gam! galatasaray'ımın adının geçtiği yerde mübaşirim ben.
    fikirler başka da olabilir hatta firarda da olabilir ama sarı-kırmızı sözlük satırları yüce olmalı, gururlu olmalı. bu sayfaların önemsiz ve dahi işlevsiz olduğunu zannetmeyin, zannettirmeyin. genç ve asil ruhların diyarı burası. fırsatım, vaktim olunca uğrar, selam çakarım ustalara. ne yalan söyleyeyim bazen kızarım da ama asla laf ettirmem. günlerimizi, gecelerimizi alan sanat maratonu'nda gözlerim ve sözlerim çok aradı sözlük erbabını ya neyse! belki de ben yanlış yerden orta yapıyorum. yine de ağabey tavsiyesi; ilgilenin derim olan bitenle. satırlar tematik olabilir ama araya sıkışan küçük bir cümle farklı kılar hepimizi. sözün özü dostlar; galatasaray sözlük asaletini adından alır ve o asalet elele sonsuzluğa uçurur sarıyla kırmızıyı...