• 26226
    bilmiyorum bana katılan olur mu ama söyleyeceğim bişey var...

    bu takımda net şekilde zeka eksikliği var. ama bu futbol zekası değil ya da iq tarzı bir zeka. doğru kelime belki kıvrak zeka olur... oyuncularımıza geri zekalı demiyorum ama bi gözü açıklık, cin gibilik, adamı suya götürüp susuz getirme eksik...

    edit: donk, muslera ve arda hariç tabii ki.
  • 26227
    irfancan kahveci için sistemde yeri yok, gerekli değil, yerine oynayacak oyuncularımız mevcut gibi entryler gördüm bu sözlükte.
    younes belhanda ve emre akbaba‘nın 24 ocak 2021 yeni malatyaspor galatasaray maçı performanslarını göz önüne alınca bu entryleri mantığıma sığdıramıyorum.
    emre kafasında futbolu bitirmiş kendisine dair pek umudum kalmadı artık. belhanda asla taşın altına elini koyup yaratıcılık sergilememekte, beklenileni ortaya koyamamakta...
    bu yüzden takımın irfancan’a kesinlikle ihtiyacı var diye düşünüyorum. kendisinin transferi umarım en yakın zamanda gerçekleşir. bu ayaksızları izlemek istemiyorum artık.
  • 26228
    2020-21 sezonunun ikinci yarısında arda ve emre kılınç içte oynamalı bence. emre akbaba anca yedek olur bu formuyla. belhanda ve feghouli de içerde oynaması gereken isimler, feg kanat oluyor belhanda ile ver-kaç için ama her maç sökmüyor. bu dörtlü + yedekten emre akbaba arasında form durumuna göre ikili kombinasyonlar oluşabilir ancak ben hiçbirinin kenarda faydalı olabileceğini düşünmüyorum. hızlıdan ziyade teknik hepsi, bazılarında pres gücü var ama kanat olmak için bu yeterli değil. hiçbirisi patlayıcı da değil. onyekuru, oğulcan, kerem, sekidika rotasyonu kanatlara kalır böylece.

    irfan gelecekse de emre akbaba ve belhanda ile sözleşme yenilenmemesi, olası takasta bu isimlerin düşünülmesi gerekir. emre kılınç'ın formundan pek memnun değilim ama en azından daha genç ve bence 4-1-4-1 için içerde yeterince kullanamadık kendisini.
  • 26229
    kalite eksiği olan takım. defanstan top çıkarma ve topu üçüncü bölgeye taşıma konusunda ligin en iyi takımıyız ancak üçüncü bölgede pozisyon üretme konusunda çok beceriksiziz.
    bir diğer sorunda topu geri kazanma konusu. marcao donk ve taylan'ın bireysel yetenekleri sayesinde rakibin ataklarını kesebilsek de ortasahamız yetersiz kalıyor bu konuda. feghouli, arda, babel ve belhanda ile fiziksel yetersizlik ya da devamlılığı olmayan oyuncularla baskıyı maçın geneline yayamıyoruz. o yüzden erken gol gelmeyen her maç bizim için zorlaşıyor.
    hocanın ndayishimiye isteği de oldukça anlaşılır. pas oyunu oynamak istiyorsak aynı zamanda topu da çabuk geri kazanmalıyız ve rakibin oyununu bozabilmeliyiz. oyuncunun topla driplingi ve tekniği de sanıldığı gibi kötü değil tam tersi bizim gibi bir takımda çok daha ön plana çıkabilir.

    onyekuru mohamed kılınç(oğulcan/kerem/halil)
    ndayishimiye taylan irfan

    hocanın kurmak istediği ön alan gerçekten heyecan verici, aralarındaki en zor transfer irfan gibi gözüküyor ama irfan da en kilit oyuncu olacak eğer başarabilirsek.
  • 26232
    16; antalyaspor
    17; konyaspor (d)
    18; gençlerbirliği
    19; beşiktaş (d)
    20; denizlispor

    21; malatya (d)
    22; gaziantep (d)
    23; başakşehir
    24; fenerbahçe (d)
    25; kasımpaşa
    26; alanyaspor (d)

    ilk bölümde en az 11 puan çıkarması gereken takımdı. maalesef 7 aldık ve kredimiz olmadan ikinci, fazlasıyla kritik döneme girdik. ilk maçı zor da olsa aldık. ancak hala önümüzde zor bir fikstür var.

    işin daha boktan tarafı üst tarafta bir türlü puan kaybetmeyen, daha doğrusu ettirilmeyen bir beşiktaş, başakşehir maçı ile belki de kopacakken lige tutundurulan bir fenerbahçe var.

    işi kolay değil ancak bu yolun sonu şampiyonluk olacak, tek temenni o. daha onyekuru gelecek.
  • 26233
    eğer hamle hatası yapmaz isek son yılların en geç , en dinamik ve en potansiyelli takımı olma yolunda ilerleriz.

    takımın ormugası : muslera, marcao, luyindama( hala silmeyenlerdenim), taylan, onyekuru(kerem).

    yapmayı düşündüğümüz hamleler : mohammedve irfancan kahveci.

    sezon sonu eksik bölgeler : solbek, sağbek, sağ açık ve sağ iç kalmakta.

    bu bölgeler için de net bursaspor sağ tarafını alabiliriz sezon sonu, ismail çokçalışveburak kapacak ile enfes olur.

    sağ iç için hem emre kılınç, hem de soso var eğer gitmez ise ya da x transfer olabilir.

    şimdi böyle baktığımız zaman seneye kadromuz
    muslera; sarachi (x transfer )marcao , luyindama, ismail çokçalış,taylan, onyekuru(kerem), irfancan, x transfer, burak kapacak, mohammed( ya da genç hırslı forvet )
    hem deneyimli hem de genç dinamik ve potansiyeli yüksek ilk 11 elde ederiz.
    aynı zamanda yedekler: okan kocuk, emin bayram, bartuğ elmaz, arda, ali yavuz kol, emre kılınç, salih uçan, aytaç kara vs.. gibi yine genç ve deneylim oyuncularla bürünür.
  • 26234
    20/21 sezonunun ilk yarısını orta şeker bitiren takımımız. avrupa kupalarından erken elendik, kupada teker gollerle devam ediyoruz ve ligde 39 puanla 3. konumda bitirdik ilk yarıyı. çok zor değil, karagümrük'te tek puana razı gelsek, alanya'dan son dakika yemesek, içerideki kayseri ve antalya maçlarında gol atabilsek şu an liderdik. dileriz ikinci yarıda malatya'daki olduğu gibi şampiyonluk alametleri çoğalır ve ipi biz göğüsleriz.

    tüm kulvarlara bakacak olursak galatasaray sezonun birinci yarısında 49 gol atıp kalesinde 21 gol gördü.
    galatasaray'ın birinci devre golcüleri şunlar:
    11 - mbaye diagne
    8 - younes belhanda
    5 - radamel falcao
    4 - ryan babel
    3 - oğulcan çağlayan, emre kılınç, arda turan
    2 - christian luyindama, sofiane feghouli, rakip kendi kalesine
    1 - taylan antalyalı, ryan donk, kerem aktürkoğlu, emre akbaba, marcao teixeira, jesse sekidika,

    henüz gol atamayan oyuncularımız: şener özbayraklı, omar elabdellaoui, oghenekaro etebo, martin linnes, ömer bayram, emre taşdemir, marcelo saracchi, emin bayram, ali yavuz kol

    ilgiçtir, bir tane bile bek oyuncumuzun golü bulunmuyor.

    yediğimiz gollerin dağılımı ise şöyle:
    11 - okan kocuk (11 maç - 5 clean sheet)
    9 - fatih öztürk (12 maç - 5 clean sheet)
    1 - fernando muslera (2 maç - 1 clean sheet)

    süper ligde ise takımımız attığı 41 gole karşılık olarak kalesinde 17 gol gördü.
    süper lig golcülerimiz:
    9 - mbaye diagne
    6 - younes belhanda
    5 - radamel falcao
    3 - ryan babel, oğulcan çağlayan, emre kılınç, arda turan
    2 - sofiane feghouli, rakip kendi kalesine
    1 - taylan antalyalı, ryan donk, kerem aktürkoğlu, emre akbaba, jesse sekidika

    bunlardan ali sami yen'de:
    4 - younes belhanda
    3 - radamel falcao, mbaye diagne
    2 - ryan babel, emre kılınç, sofiane feghouli, rakip kendi kalesine
    1 - ryan donk, oğulcan çağlayan, kerem aktürkoğlu, emre akbaba, arda turan, jesse sekidika

    deplasmanda:
    6 - mbaye diagne
    2 - radamel falcao, younes belhanda, oğulcan çağlayan, arda turan
    1 - taylan antalyalı, ryan babel, emre kılınç

    ligde yediğimiz gollerin dağılımı ise şöyle:
    11 - okan kocuk (10 maç - 4 clean sheet)
    5 - fatih öztürk (8 maç - 4 clean sheet)
    1 - fernando muslera (2 maç - 1 clean sheet)

    ali sami yen:
    4 - fatih öztürk (5 maç - 2 clean sheet)
    1 - okan kocuk (4 maç - 3 clean sheet), fernando muslera (1 maç - 0 clean sheet)

    deplasman:
    10 - okan kocuk (6 maç - 1 clean sheet)
    1 - fatih öztürk (3 maç - 2 clean sheet)
    0 - fernando muslera (1 maç - 1 clean sheet)

    takımımız ligde öne geçmediği maçlarda maalesef reaksiyon gösteremiyor. bunu gollerin türlerinden de fark edebiliyoruz.
    20 maçın 14'ünde takımımız maçın açılış golünü atmış. 4 açılış golü ile mbaye diagne bu konuda başı çekmiş. onu 3 golle radamel falcao takip etmiş. ryan babel ve emre kılınç ikişer golle 3. sırada. belhanda, arda ve emre akbaba teker golle listeyi tamamlıyor.

    takımımız gollü beraberlik durumunda sadece bir defa öne geçmiş. o golü de radamel falcao erzurum deplasmanında atmıştı.

    yenik durumdayken 20 maçta 4 tane gol atmışız. oğulcan çağlayan konya deplasmanında farkı düşüren golü atmış.
    mbaye diagne ise 3 defa maçta beraberliği getiren golleri atmış. maalesef bu goller işimize yaramamış. iki tanesi yine konya deplasmanında 1-1 ve 2-2'yi getiren goller. diğeri ise karagümrük deplasmanında attığı penaltı golü. maalesef orada da puanı kurtaramadık işin nihayetinde.

    galatasaray ligin ilk 20 maçında 6 kez içeride ve 6 kez dışarıda açılış golünü attığı maçları kazanmayı başarmış. iç sahada 2 defa 0-0 berabere kalmış (fb & antalya) ve 1 kez ilk golü atmasına rağmen tek puanla yetinmiş (kayseri).
    galatasaray 1 kez iç sahada ilk golü atmasına rağmen sahadan mağlup ayrılmış (alanya). 2 kez deplasmanda geri düşüp gol atmasına rağmen puan kurtaramamış (karagümrük & konya) ve 2 deplasmandan gol atamadan mağlup ayrılmış (kasımpaşa & bjk).

    edit: istekler üzeri kalecilerin oynadığı maç sayısı eklendi.
  • 26237
    başına acilen ali kıran baş kesen tipinde bir yönetici gelmesi gerekmektedir.

    mevcut yönetim misyonunu tamamladı, bizi dursun özbek'ten kurtardı, eyvallah. karşı taraftaki çömez zengin bebesine haddini bildiremeyen, kulübü ezdirdikçe ezdiren bir yönetim var. istersen karun kadar zengin ol gibi açıklamalarla baştan ezilmişliği kabul eden bir başkan var. bu iş böyle gitmez. tff limitlerinden falan bahseden arkadaşları görünce cinnet geçirecek gibi oluyorum. şu ortamda galatasaray başkanın çıkıp "alayınızın ....." tandansında açıklamalar yapması, bu tıfıllara kiminle uğraştıklarını gösteriyor olması gerekiyor.
  • 26238
    bu takımın ilk önceliği oyuncu kalitesi ve transfer değil. gayri resmi ekonomik olarak iflas edilmiş dönemde hiç değil. üstelik oyuncu kalitesi fena değil. oyuncular yanlış mevkilerde oynatılıyor ve takım fizik olarak rezalet durumda.

    bu takımın ilk sorunu fizik kalitesi. yani güçsüz, hantal ve çıtkırıldım sakatlanan takım. takım fizik olarak berbat durumda. tekmeye kafa sokan, top kazanmak için yamyamlaşan diri bir fatih terim takımı değil bu.

    adam faydalıysa 40 yaşında da oynatılır ama transfer edilirken yaşlı oyuncu transfer etmeyin artık. biraz eskidi mi atsan atılmıyor, satsan satılmıyor ve elinde patlıyor. yaşlı oyuncu alma demiyorum al yine al, ama sözleşmesi en fazla bir yıl olsun ve eskilerde olduğu gibi maç başı ve başarılı endeksli bir ödeme planı ile yapılsın.

    yeri gelmişken türk futbolunun kurtuluşu yabancısı sınırı değil, burslu ve yatılı spor okulları. bu memleket adam olmaz.
  • 26240
    aslında en büyük sıkıntısı beklentisi yüksek oyunculardan alamadığı verim olan takımdır.

    sağ bekin linnes son dönemde çok fazla maç oynamaya başladı zaten standart bir oyunu varken yorgunlukla standart altına inmeye de başladı.
    sol bekin saracchi ilk geldiği günlerdeki hücum performansını, orta opsiyonlarını inanılmaz derecede aratmaktadır.
    sağ iç oynayan belhanda çoğu maçta kaçak oynuyor. tamamen o an kafasıyla alakalı bir durum var. kendisini sahaya verebildiği an çok güzel şeyler izletirken ne yazık ki çoğu zaman kafası sahada değil.
    sol iç oynayan emre kılınç, emre akbaba gibi oyuncuların orijinal mevkilerinde oynamıyorlar ilk olarak, ikinci olarak da bu iki oyuncu da maç içinde çok fazla kayboluyor. herhangi bir sorumluluk aldıklarını görmüyoruz.
    sağ kanat feghouli çok fazla adale sakatlığı yaşamaya başladı.
    sol kanat arda 60 dakikayı kaldırabiliyor.

    diğer oyunculara girmiyorum çünkü bu oyuncularla ilgili acil çözüm üretip, performanslarını yukarıya çekmemiz lazım. tabii ki transfer çok ama çok lazım. ama eldeki oyuncuların da bireysel performanslarını üst seviyeye çekmesi şart. yoksa şampiyonluk hayal olur.
  • 26242
    tıpkı benim gibi, galatasaray sözlük yazarlarının da dikine, tempolu futbol oynamasını istediği takımdır.
    ilgili anket sonuçları: https://anketinho.com/2395/s

    öncelikle dikine, tempolu ve eforlu futbolun neden daha avantajlı olduğuyla bir girizgah yapmak istiyorum.
    1- ortalama üstü bir sistemle dahi türkiye'de çok ucuza, çok başarılı bir takım kurabilirsiniz çünkü rakiplerinizden biri sakat aboubakar'a kör kurşun atıyor, diğeri rogon menajerlik şirketi ile garip bir ilişki içerisinde, diğeri elindeki değeri zamanında göndermiyor, anadolu'da zaten tam bir kaos hakim. siz en azından vasat üzeri bir scouting-yetiştiricilik yapsanız bile bu sizi rakiplerinizden birkaç adım öne atıyor.

    2- bu futbol inanın çok ucuza oynanabilir.
    fede san emeterio ismini hiç duydunuz mu bilmiyorum. ispanya ligi'nde top oynayan, topla ilişkisi kısıtlı, inanılmaz tempolu bir oyuncu. pandeminin vurmadığı ekonomide bile bu adam 500.000 euro'ya transfer yaptı. aldığı maaşın da milyon euro dahi olduğunu sanmıyorum. avrupa'dan böyle çok örnek verilebilir. komşu yunanistan'da mady camara inanılmaz bir futbol oynuyor. olympiakos'un üç kuruşa bitirdiği bir transfer. ligimize dönelim, alassane ndao fatih karagümrük'e birkaç yüz bin euro'ya transfer oldu. 2020-2021 sezonu devre arası transfer döneminde ilgilendiğimiz youssouf ndayishimiye yeni malatyaspor'a 50 bin euro'ya transfer oldu. 50 bine aldığın adam her zaman böyle tutmaz ama emin olun 500 bine aldığın üç adamdan birini, ikisini tam on ikiden vurursun.

    3- avrupa'da ve yerel ligde aynı anda başarılı olmamızı sağlayabilir.
    bizim çok büyük bir problemimiz var. ligde oynadığımız on maçın sekizinde rakipler bize karşı kapanıyor. üstelik 2020 yılından itibaren ligimizde de altılı savunma hatlarını sık sık görmeye başladık. aşamıyoruz. biz ileri kamp kurdukça rakip de geriye kamp kuruyor. kayserispor 2020-2021 sezonunda bizden tek şutla puan aldı. tek şutla. rakip yarı sahaya yerleşiyoruz, haksızlık etmeyelim arda, feghouli, belhanda günündeyse o savunmayı kör topal açıyoruz. peki ya bu oyuncularla avrupa maçlarında ne yapabiliyoruz? 2020-2021 sezonunda rangers'a elendik işte.

    amrabat güzel bir örnek bu konuda. amrabat'ı hatırlayın, manchester united'ı tekme tokat sağdan soldan sürükleyen adam ligde vasatı aşamıyordu. problem amrabat'ta değildi. şunu göremiyoruz: atlet oyuncular kapalı savunmayı aşmakta problem yaşıyor, bu savunmaları aşabilenler de bize önde baskı kuran takımlara karşı yeterince çabuk olamıyor. lig ve avrupa'da aynı anda başarılı olmak işte bu nedenle "zor".

    bir de şöyle bir problemimiz var, biz atlet futbolcuları ligde kullanamıyor değiliz. şu hatayı yapıyoruz: atlet futbolculara da zorla topa sahip olma oyunu oynatıyoruz. bu takımda badou ndiaye ile rakibe sabahlara kadar pres yapmak, rakibin birinci ve ikinci bölgesinde kapılan topları bir, iki pas veya driblingle rakip kaleye gitmek yerine pas oyunu oynamaya kalktık.

    hocanın oynatmayı arzuladığı pas oyunu biraz tempo katıldığında futbolun doğrularından biri ama ligimizin ve ekonomik durumumuzun doğrusu değil.

    şimdi gelelim bu futbolun neden kolay olduğuna ve aslında kadromuzun bir-iki eklemeyle buna nasıl da güzel müsait olduğuna...

    ben bu tempolu oyunun 4-3-3 dizilişiyle oynanması gerektiğini düşünüyorum. burada kilit nokta, büyük yatırımın yapılacağı oyun kurucu sol/sağ iç oyuncusunu çok iyi seçmek. neyse, kadromuza dönelim. sadece bonservisi elimizde olan oyuncuları yazacağım. omar'ın geleceğini bilmiyoruz, konu dışı tutuyorum.

    muslera, okan kocuk, emre taşdemir, marcao, luyindama, taylan, ömer bayram, emre kılınç, oğulcan çağlayan, kerem aktürkoğlu, sekidika.

    aslında ana rotasyona ve ilk on bire on bir tane bu oyuna uygun futbolcu koyabiliyoruz. bize ilk on biri ve kulübeyi tamamlayacak on bir oyuncu lazım sadece. burada risk alıp bartuğ'a güvenmek, ali yavuz kol'dan vazgeçmemek gerekiyor. biri tuttuğu anda lazım olan oyuncu sayısı azalıyor çünkü.

    şuna karar vermeliyiz: dört, beş senede bir gelirleri temlikleyerek bir transfer sezonunda para gömmeyi, sonra borca borç eklemeyi mi istiyoruz yoksa sistemli bir şekilde borçları eriterek, iki senede bir değil de üç senede bir şampiyon olmayı, avrupa'da söz sahibi olmayı mı istiyoruz? yani ben bu sene falcao ve diagne ile, sonraki sezon eren derdiyok ile oynamak istemiyorum artık. biraz tahmin edilebilirlik istiyorum. bu sene luyindama var, seneye kaan ayhan olur diyebilmek istiyorum mesela. kaan ayhan'ı fırsat geldiği anda ucuza alacak ekonomik rahatlık olsun istiyorum. marcao giderse ne yaparız diye düşünmek istemiyorum.

    şöyle bir sıkıntı görüyorum bir de, tempolu oyun istesek de tempolu oyuna uygun olmayan futbolcular istiyoruz.
    artem dzyuba, jean michael seri, anastasios bakasetas ilk aklıma gelen, son zamanlarda istenen örnekler. dzyuba çok güçlüdür, gol becerisi yüksektir, ancak ben bu adamın son üç, dört yıldır pres yaptığını görmedim. bakın topu attınız, sizi ileride tutar. gol de atar. ama tempolu futbolda dzyuba'nın yeri biraz olsun dahi olamaz. mümkün değil. kör topal ilerleyen, parası olan ama futbol aklı olmayan bir takıma bugün alın gelsin derdim. çünkü ortalama bir takımı olduğundan iyi gösterir. gelene vurur, gelmeyeni getirmeye yardım eder. ama tempo yapması istenen bir takımda olmaz. seri'ye dönüyorum, tempolu bir takımda oynayacak ne sürati var, ne dribling becerisi var, ne de bunlardan tamamen feragat edilecek kadar net bir ayak kalitesi var. üstelik duran toplarda doğrudan eksi bir demek kendisi. savunma zaafiyeti de yaratacak. bakasetas'a çok kısa değineceğim, kendisinin olduğu takımla %60 topla oynar malatya deplasmanından 18 şut 6 kaleyi bulan şut 1 puanla evimize döneriz.

    yine de son zamanlarda çok güzel isimler görüyorum. örneğin deandre yedlin ismi beni çok heyecanlandırıyor. hele hele sağ kanat oyuncusunu biraz içeri sokup, sağda geniş bir koridor açabilirse oynayacağı takım, türkiye'de durdurulamaz bir kenar oyuncusu olur deandre yedlin.

    çok kısaca nasıl bir 4-3-3 oynanmasını arzuladığımdan bahsedeyim.
    https://i.galatasaray11.com/6y26lgev.jpg
    dikkatinizi çekti mi bilmem, sekidika sağda, sağ ayaklı bir futbolcu olmasına rağmen içeri girebiliyor. onyekuru zaten içeri giriyor. sağda sağ ayaklı oyuncunun içeri kat etmesini ben çok önemli buluyorum. oyuncu kullandığı asıl ayağıyla içeriye top da kesebilme imkanına sahip oluyor. bu size fazladan bir kaliteli yaratıcı getirmiş oluyor. içeri giren ön kenar oyuncuları atlet beklere bindirme imkanı sunuyor ki adı bizimle anılan deandre yedlin ve emre taşdemir bu oyuna uygun isimler. saracchi yazmıyorum çünkü bonservisi bizde değil ve alabileceğimizi düşünmüyorum. emre oynasın, sakatlanırsa zaten bu sezon elimiz mahkum saracchi'ye.

    sizleri bilemem ama ben bu entry'yi, bu oyuncuları, yapılabilecek transferleri yazarken heyecanlanıyorum. futbol adına, galatasaray'ın geleceği adına heyecanlanıyorum. falcao'nun şu ana kadar bize olan maliyetine hangi oyuncuları alabilirdik, kimler kimler gelirdi...

    sistemin oyuncuları parlatacağı, oyuncuların da sistemi çalışır tutacağı bir oyun kurmak cidden zor değil. plansızlığın hüküm sürdüğü ligimizde ortalama bir plan dahi bizi gerçekten öne atar. hocanın arzuladığı oyun belki dünya futbolunun ve iyi ekonomilerin gerçeğidir ama bizim takımımızın gerçeği bu değil. yüzlerce milyon euro borçtan bahsediyoruz. ben artık bağış kampanyaları, vergi afları, ffp konuşulsun istemiyorum.

    kadro kalitesi birçok yazarımıza yetersiz gelebilir ancak bu takımın oynayacağı tempolu futbol gerçekten izlemesi çok keyifli olur. üstelik kulübeden oyuna ilk katılacak isim kerem aktürkoğlu olacak, kendisi bu oyuna yatkın bir isim.

    yussuf poulsen'in almanya'ya gidişi bir milyon euro idi arkadaşlar. bir bakmışsınız bir milyon euro'ya değil de iki milyon euro'ya bir sezon sonra oğulcan kadar koşan, daha iyi bitirici bir forvet gelmiş. bir bakmışsınız taylan on beş milyon euro'ya transfer yapınca oraya bartuğ yerleşmiş, on beş milyon euro'ya da sağ içe daha kaliteli ve tempolu bir isim alınmış.
  • 26246
    senelerdir hep bir tarafı eksik bırakılan takımdır, kimse kusura bakmasın.

    anlamadığımız bir konu var, ısrarla anlamıyoruz. oyuncu satmamız gerek, oyuncu satmamız gerek, oyuncu satmamız gerek.

    kaç kere yazalım? hocanın eline vasat bir kadro verdik. adam 3 sezonun 2'sinde şampiyon oldu o vasat kadroyla. pandemi olmasa geçen yıl da olurdu hatta. şampiyon bir takımdan bahsediyoruz.

    hocanın yapması gereken nedir? şampiyon yapmak zaten o oyuncu grubu için en efektif pazarlama yöntemi, ama 3 yıldan fazladır uyuyor yönetimimiz. satması gereken, satabileceği yığınla oyuncu var. sadece menajerleri efektif kullanman gerek.

    diğer bir konu da gizlilik. dünya üzerinde transferleri, gerçek haberlerle bu kadar ayyuka çıkan bir takım var mıdır bilemiyorum. bu dönemde fatih terim söyledi zaten dönen isimleri ama, hocayı suçlamak abesle iştigal. nedir bu medyaya servis ısrarı? her transferimiz bir yılan hikayesi. ailesini istanbul'a gönderen onyekuru için bile 20 gün bekliyoruz. bu kadar zor mu abicim ketum olmak, napıyosunuz her kararda birini arayıp "kanka biliyo musun şunları konuştuk" demeden duramıyo musunuz allah aşkına? gidin dedikodu yapabileceğiniz başka ortamlar bulun, bu kadar taraftarın sağlığıyla oynayacağınıza kendi sağlınızla oynayın sadece.

    yahu, bi ünal aysal dönemini düşünün. yatırım yapmadan başarılı olamazsın, başarılı olmadan para gelmez abicim bu kadar basit. sanki şımarıklıkla istiyor hoca irfan can'ı falan. kendisini ispatlamak zorunda olan bi hoca olsa anlayacağım da, bak senaryo çok net:

    -vasatın üstünde, iyi sayılabilecek bir kadro verirsen adam ligi domine edecek, şu haliyle bizi yarışta tutuyor zaten.
    -ligi domine ederse sen şampiyonlar ligi'nden gelir alabileceksin.
    -ffp bitiyor, şampiyonlar ligi geliriyle birlikte kadroyu daha da rekabetçi hale getirebileceksin.
    -adama iyi sayılabilecek bir kadro verirsen şampiyonlar ligi'nde çeyrek final görebilirsin, 1 tane oyuncuyu 5m euro'ya satıcaz diye göbeğimiz çatlarken, totalde minimumda 30 milyon euroluk bir gelir kapısı açma olasılığın var.

    hatırlayın ünal aysal'ın ilk dönemini. yapılan harcama 23.60m euro idi ilk yaz döneminde, üstelik 15 m euro'luk oyuncu satmıştık. yani sadece 7 milyon euro eksiye düşerek, bi önceki sezon 8. olan takım 2 sene içinde şampiyonlar ligi çeyrek finali oynadı ve real madrid'in sami yen'de bacaklarını titretti.

    istediğimiz şey yalnızca bunu yapabilmeniz.
  • 26247
    galatasaray futbol takımı açısından ilginç bir durumdan bahsedeceğim.

    öncelikle büyüye inanır mısınız inanmaz mısınız sizin taktirinize kalmış. inanmayanlara da saygı duyuyorum ama benim bu konudaki inancım şu. büyü vardır ama çok nadir insanların yapabileceği bir şeydir. büyücüyüm diye ortalıkta gezenlerin %99’u sahtekardır.

    büyülerin iki özelliği vardır: birincisi gerçekten de adeta zaman ve mekanı bükerek amaca kısa sireli de olsa ulaşılabilir. ikincisi ise evren’in kendini dizeltme ve yenileme gücü muhteşem olduğundan evren sonunda kendisini bükenleri perişan eder. yani her büyücünün ve büyü yaptıranın sonu hüsran olur.

    şimdi gelelim büyünün galatasaray ile ilgisine;

    2019/2020 sezonunun pandemi sonrası oynadığımız rize maçında;

    -muslera’nın ayağı kırıldı.
    -andone’nin çarpraz bağı koptu.
    -adem büyük kırmızı kart gördü.

    bununla da kalınmadı, daha öncesinde;

    -emre akbaba’nın iki kez ayağı kırıldı,
    -luyindama biri çarpraz bağ olmak üzere iki kez önemli sakatlık yaşadı.
    -falcao sakatlık üzerine sakatlık yaşadı
    -en sonunda da şeytanın bile aklına gelmeyecek şekilde omar yaralandı.

    saracci, feg ve diğerlerinin yaşadığı adale sakatlıklarını saymıyorum çünkü onları normal sayıyorum ki her takımda bu tür sakatlıklar oluyor. ancak şu yukarıda saydığım şekilde sakatlık yaşayan dünya’da başka bir takım var mıdır bilmiyorum.

    bunları düşününce aklıma şu geliyor; acaba bunlar normal mi yoksa bir takım hainler büyü mü yaptı/yapıyor. daha sonra da hadi be kardeşim geç bunları diye kendimi susturuyorum. yani anlayacağınız bir ikilem içindeyim.

    bu kadar talihsizlik, bu kadar sakatlık normal mi sorusuna cevabım kesinlikle hayır. e o zaman bu anormallik nereden kaynaklanıyor diye soruyorum cevap bulamıyorum.

    yani diyeceğim şu ki; bu ali koç geldikten sonra olmayacak şeyler oluyor.

    bilemiyorum altan.
  • 26248
    (bkz: 2020-2021 sezonu ara transfer dönemi) takımızla adı anılan oyuncuların eksiksiz olarak gelmesi durumunda garip bir kadro yapısına bölüneceğini ve hocanın hiç alışık olmadığı bir kadro derinliğine sahip olacağını düşünüyorum. bu aslında iyi bir şey gibi görünse de fatih hocamın takımın başına geldiği günden beri tüm rotasyon 11 ile 14 kişi arasında değişmekte olup hoca bu oyunculardan tam verimi alıp, oyunu ezberletip sonuca gitmeye çalışmıştı. bu kadar kalabalık bir kadroda herkesten nasıl yararlanılacak çok merak ediyorum. fatih hocama sonuna kadar güveniyorum ama onunda alışık olmadığı bir durumun içine giriyoruz. bu süreç 6 ay sürecek sonra takımımızdan ayrılacak oyuncular nedeniyle bu transferleri yapmak zorunlu oldu ama bu 6 ay sonunda şampiyon olmamızı çok zor görüyorum. açıklamak gerekirse:

    -orta sahada taylanı yedekleyecek bir oyuncuya ihtiyacımız vardı, ayrıca işin savunma kısmına gerçekten yardım edebilecek bir 6 numara da gerekiyordu. * bu tanıma uyuyor ve genç oyuncu, son 1 senede çok hızlı gelişmiş, gelişimine ket vurmamak adına oynatmamız gerekiyor, ki gelse oynatacağımızı düşünüyorum. bu isim kafamda ve hocanın kafasında tamam, ama gelelim 8 numara mevkisine.

    -şu anki takımızda taylanın önünde 2 tane 8 numara ile oynuyoruz. bunlar: feghouili, belhanda, emre akbaba, emre kılınç, ömer bayram, etobo. ömer bayram, etobo ve emre akbaba burada dışarıda kalabilir. feghouili, belhanda ve emre kılınç savunma anlamında hiç olmasa da gayet güzel 2 li oynuyorlardı, ikili oynadıklarında hücümda iyi, savunmada kötü bir takım oluyor, üzerimize gelmek isteyen tüm takımlara direnç koyamıyor ve her maç gol yiyebilecek durumlara geliyoruz. 2-0 öne geçsek bile bu maç acaba döner mi diye düşünüyoruz. bunun önüne geçmek için ndayishimiye bu ikiliden birini oynayabilir mi? emin değilim. feghouili yada belhandayı kessek aynı hücüm katkısını alır mıyız? ondanda emin değiliz. bunun yanında birde irfancan istiyoruz, bu zaman belhanda, feguili ve emre kılınç komple kesip yeni bir orta saha düzeni kuracağız. irfancan belhanda kadar da defans katkısı vermeyecek dolayısı ile yanında bir ndayishimiye olmak zorunda. tüm hücum gücünü irfan üzerine yıkacağız. yedek bekleyen belhanda, emre , feghouili oynamadıkça form kaybedecek buda kesin.

    -sağ açık olarak ogulcan temposuyla fark yaratsa da oraya feghouili yazalım desek temposu yetersiz, ayrıca şu aralar sık sakatlanıyor, emre kılınç kesinlikle kanatta merkeze göre çok daha verimsiz, ogulcanın bekini kovalaması bile onu 1 adım öne atıyor. orada da bir kalabalık oluşmuş oluyor. sol açık tarafına arda-onyekuru ikilisi 2 farklı oyunu oynatabilecek, arkalarından gelen kerem vaadettikleri açısından o mevkiyi çok zengin kılıyor. babeli artık santrafor yazdığımıza göre gelelim santrafora.

    -santraforlarda ise 1 kişilik pozisyon için inanılmaz pahalı ve birbirleri ile hiç alakası olmayan birsürü oyuncumuz var, ***** bu rotasyona 3 kişi yeterli hem çok pahalı bir santrafor hattı var, bu isimlerle devam edeceksek belki 2 oyuncu ile götüreceğimiz mevki için anlamsız bir kalabalık görüyorum. bu kadar yıldız oyuncuyu idare etmesi zaten zor, ayrıca her biri birbirinden farklı oyuncular için bir oyun planı kurmakta zor. babel daha farklı oynar, halil daha farklı bir oyunun parçası, diagne poacher, falcao fox in the box, mısırlı çocuguda dominant santrafor diye alıyoruz ama oynayınca göreceğiz. burada bir an önce satış yapmak gerekiyor çok acil, tıpkı 8 numaradaki bolluk için satış yapmamız gerektiği gibi.

    savunma hattına gelince bizimle ismi anılan amerikalı sağ bek * omarın beklenmedik ve çok üzücü sakatlığı sonrası zaten bir transferi zorunlu hale getirdi, ve bu transfere çok hazırlıksız yakalandık, fırsat transferleri arasında kim öne çıkıyorsa ben okeyım, kimseye de kızacak değilim. stoper rotasyonumuz gayet güzel, muslera döndü, zaten pozisyon versekte az gol yiyen bir takımız, doğru bir kurguyla bambaşka bir takım olabiliriz ancak fazla şişkin mevkiler var bu mevkiler takım olmamızın da önüne geçiyor, hem de bu ekonomik zorlukta bonservis gelirine ve maaş bütçesini düşürmeye ekmek gibi su gibi muhtacız, santrafor mevkisinde 2 isim, orta sahada 1 isim bonservis getirerek giderse bu isimlerin hepsi gelebilir, diğer türlü irfan ve mısırlı santraforu malesef fazlalık buluyorum.
  • 26249
    süper lig 2020-2021 sezonu'nun 2. yarısı için sağ kanatta oğulcan çağlayan, sağ içte de sofiane feghouli'nin olması gerektiğini düşündüğüm 11'dir. gelmesi beklenen transferlerle birlikte;

    ---------------muslera---------------
    yedlin-----luyi-----marcao------saracchi
    ----------------taylan-----------------
    oğulcan-----feg------irfan--------onyekuru
    ---------------mohamed----------------------

    şeklinde oluşturabiliriz.

    yedekler ise;

    kale: okan, fatih
    --------------------------
    sağ bek: linnes, şener
    stoper: donk, emin
    sol bek: taşdemir
    --------------------------
    6 numara: ndayishimiye, bartuğ
    --------------------------
    sağ iç: belhanda, etebo
    sol iç: ömer bayram, emre akbaba
    sağ kanat: emre kılınç
    sol kanat: arda, kerem
    --------------------------
    forvet: babel, halil, falcao

    şeklinde oluşabiliyor. tabii ndayishimiye, irfan, mohamed (sanırım aldık), yedlin 4'lüsünü alacağımızı; diagne ve jesse'yi yollayacağımızı varsayarsak (diagne gitti gibi). luyindama'yı satıp yerine stoper almamız da ihtimaller dahilinde ama şimdilik o konuda ses soluk çıkmadığı için luyindama'yı yazdım. toplam 15 yabancımız oluyor ve yabancı sınırına da uymuş oluyoruz.

    en büyük avantajlarımız kadromuzun yarısının birden çok mevkide oynayabilmesi. taylan, oğulcan, feghouli, linnes, donk, ömer, ndayishimiye (gelirse), belhanda, etebo, emre kılınç, emre akbaba, arda, babel ve halil birden çok mevkide az ya da çok verimle oynayabilen 14 oyuncumuz.

    hem yaş ortalamamızın nispeten düşük oluşu, hem kiralık oyuncu sayımızın azlığı (kullanacağımızı düşündüğümüz opsiyonlar hariç saracchi, etebo ve halil olmak üzere 3 kiralık), hem de oyuncularımızın oyun tipleri ve kaliteleri beni çok heyecanlandırıyor.

    fatih terim'in varlığını da düşünecek olursak bu kadro kurulabilirse süper lig 2020-2021 sezonu'nun 1 numaralı şampiyonluk favorisi olur. mohamed'i aldığımızı varsayarsak bu kadrodan 3 takviye uzaktayız. 6 numara, sol iç ve sağ bek mevkilerine gereken takviyeler de gelirse bizi güzel bir geleceğin beklediğini düşünüyorum. her şey 2020 - 2021 sezonu ara transfer dönemi'nin son 5.5 gününde belli olacak.

    mustafa cengiz yönetimi'ne diyeceğim tek şey; (bkz: konsantrasyon). ha bir de (bkz: allah yardımcınız olsun).

    edit: yazar yazmaz süleyman rodop'un mohamed transferi hakkındaki menfi yöndeki yorumlarını gördüm ve keyfim kaçtı. (bkz: #2973764) gerçi rodop'un sicili ortada ama şimdiye kadar hep oldu dedikleri olmadı, olmadı dediğinin olduğunu pek hatırlamıyorum. umarım haberi yine yanlış çıkar.
  • 26250
    2020-2021 sezonu yaz transfer dönemindeki hedefleri, adı geçen isimleri düşününce iyice genç ve dinamik bir ekip vaadetmekte. halihazırda yeni gelen halil ibrahim dervişoğlu 21, henry onyekuru 23 yaşında.
    olur olmaz ayrı ama adı geçenlerden gedson fernandes ve youssouf ndayishimiye 22, mostafa mohamed ahmed 23, irfan can kahveci 26 ve fırsat transferi olarak düşünülebilecek deandre yedlin 28 yaşında.
    2021-2022 sezonu yaz transfer döneminde ffp prangasından da az biraz sıyrılınca hoca çok daha istediği gibi genç, istekli ve dinamik bir takım kuracak umarım.
App Store'dan indirin Google Play'den alın