• 44
    sevgili frank,

    sen bilmezsin...

    bizim memlekette terbiyeyi zayıflık; nezaketi eziklik zannederler.

    naiflik basiretsizliktir; saygı korkudandır.

    güvenmek enayiliktir; beğenmemek yüksek (!) kültür seviyesidir.

    sesin ne kadar yüksek çıkıyorsa o kadar haklı, o kadar güçlüsündür.

    çoğu zaman ne dediğinin hiç önemi yoktur, sesin çok çıksın yeter.

    sesin yüksek çıkmadığı sürece senden çok bilenler türer etrafında.

    bugüne kadarki başardıklarını sanki o aklı evvellerden öğrenmişsin ya da bugünden sonra dinleyecekmişsin ve hatta onlara fikrini soran
    olmuş gibi boş boş konuşurlar.

    bizim memlekette herkes çok bilir, herkes çok haklıdır.

    kazanan yalnızdır, kaybeden zayıf; düşenin dostu yoktur, en tepedekinin de seveni.

    bizim memlekette hep "yapamadıkların" kadarsındır.

    şimdi herkes yapamadıklarını konuşuyor.

    gün gelecek yaptıklarını ballandıra ballandıra anlatacaklar, evet, sanki kendileri yapmış gibi.

    başarından pay isteyecekler, hak iddia edecekler, inan bana tesadüf diyenler de çıkacak.

    o güne kadar, sen yine bildiğini yap nasılsa bir şey değişmeyecek.

    dedim ya bazıları hep yapamadıklarınla ilgilenecek.

    biz de bu sürede en iyi bildiğimiz şeyi yapalım; inanalım.

    gerçi bizim memlekette inanmak saflıktır.

    ve fakat bilmezler ki en büyük yetenek bazen sadece inanmaktır.