Türkiye Süper Lig 31. Hafta Karşılaşması
19:00 Şükrü Saracoğlu Stadyumu
2 - 1
  • 26
    fenerbahçe camiasi denen pislik yuvasinin her maçta nasil isine geldigi gibi davranabilecegini gosteren maç. gun gelir adam biçaklarlar, gun gelir muz sallarlar, gun gelir statlarini yakarlar, gun gelir "bankin bizim stadimizda centilmence mac izleniyor" derler. babadan ogula nesil bunlar. galatasaray sampiyon olmasin diye 7 saniye kala takimi mactan cekerek hukmen maglup olmayi kabullenen 50'li yillardan bu yana biriken bir miras bu maç da. senelerce galatasaray onunde ezilmelerinin ocunu vandallikla almaya calismalari anlasilir bir sey. vahsi hayvanlar boyledir genelde.
  • 29
    üst üste 5. şampiyonluk için 1 puanın kafi geldiği fekat 2-1 yenilerek bu avantajı kullanamadığımız maç. real'e kök söktüren avrupa'ya kafa tutan cimbom 2-0'dan sonra adeta saldı maçı. 75. dakikada suat durumu 2-1 yaptıktan sonra nerdeyse kimsenin sevinmemesi garibime gitmiştir hep. daha uzatmalar hariç 15 dakika vardı oysa.

    20 yıllık serinin 2. maçıdır bu maç.
  • 30
    mircea lucescu'nun verdiği sezon ve yine lucescu'nun verdiği maç. 2000-2001 sezonundaki kadromuz gelmiş geçmiş en kaliteli galatasaray kadrolarından biriydi. kazanma alışkanlığı olan bir camia olmuştuk. lakin okan buruk ve emre belözoğlu'nun sinsiliğine, yeniçerilerden etkilenen lucescu'nun mario jardel'e takması eklenince bu sezonu şampiyon olarak tamamlayamamıştık. yoksa aziz yıldırım'ın şaibeli hamlelerinin bile sonuç vermeyeceği bir sezon olacaktı.

    maça değinmeden önce birkaç hafta geriye gidelim. bu maçtan önceki birkaç maçta lucescu, en büyük gol umudumuz jardel'i yedek bırakmıştı. savunması da, "takım arkadaşları arif ve serkan'la daha rahat oynadıklarını söylüyor" olmuştu. fenerbahçe karşısına da jardel'i yedek bırakarak çıkmıştı. bir diğer hücumcu arif erdem de yedekti. rakip takımın hocası mustafa denizli ise tam tersine maça iyi hazırlanmıştı. 2-0 geriye düşmüştük ama arif ve jardel oyuna girmiş, rakibin kalecilesi rüştü reçber sakatlanıp yerini oğuz dağlaroğlu'na bırakmıştı. bir gol bulmuş, skoru 2-1'e getirmiş, gayet iyi de oynayarak baskı kurmuştuk. lucescu malesef yedekleri vedat inceefe, bülent akın, ahmet yıldırım, emre aşık gibi savunmacılarla doldurmuş; yine yeniçerilerin etkisiyle mandinga dos santos marcio'u kadroya almamıştı. çaresiz kalınca oyuna emre aşık'ı sokup, maçı izlediğim kahvehanede epey küfür yemişti. ve hem maçı hem de ligi kaybetmiştik.

    sorsanız lucescu 2001-2002 sezonunu güya güçsüz ama bence hiç de güçsüz olmayan kadroyla şampiyon tamamlamıştır. ama bu sezonu da elleriyle vermiştir.
  • 31
    fb maratonuna, deplasman kısmına son kez girdiğimiz, gs tribününce boklu maç, otlu maç, sulu maç vb gibi çeşitli tasvirlerce anlatılan maçtır. maç başı serkan aykut ve şuan belediye bünyesinde çalışan , türlü türlü huyu olan şahsın kaçırdığı gollerden sonra klasik ilk atak ve gol fb derbide öne geçiyor tümcesinin akıllara kazındığı maçtır. bu maça biz gs tribününün aksine m.köyden otobüslerle değil direk ziverbeyin ara sokaklarından inerek çok erken saatte girmiştik. girdiğimizde o saatlerde bile fulle yakın olan fb tribünü(maraton kısmı özellikle) tüm otobüslerin geldiğini sanıp tellere hücum etmiş, çevik kuvvetin müdahelesi ile indirilmişlerdi. eğer indirilmemiş olsalardı her ne kadar 7 kişi de olsak pek şansımız olmazdı diye düşünmekteyim o gün bugündür :)

    koltukların üzerine bırakılmış otlar, su satılmayan kantin, kapalı tuvaletler, bir de gelip tribünün önüne görevlilere "herşey tamam mı" diye sorup kulüp terörünü resmiyete döken dönemin fb yöneticisi olan, sonraki yıllarda gs kapalısının onu parasıyla birşeyler yapacağını beyan ettiği bestesiyle(parasıyla öper seni bu kapalı... ) hafızalara kazınan şahsa otları fırlatıp tribün önünden kaçırmamız, yeni açılan yanı başımızdaki kale arkasından içi idrar dolu su şişelerinin üzerimize atılması ve daha bir çok şey ile akıllardan çıkmayan müsabakadır. maç öncesi takım ısınmaya çıktığında fatih akyelin saha koridorundan eşofmanla çıkıp tribünün koşarak önüne gelmesi( o zaman bizde olduğunu ve bayrak adamlığımıza yürüdüğünü sandığımızı hatırlatayım) fb tribünlerini gösterip bunları öpeceğiz demesi( öpeceğiz demedi tabi başka şey dedi, hayal gücünüze bırakıyorum ne dediğini) jardelin neden ilk 11 de başlamadığına anlam veremememiz, fb de maçın son 20-25 dakikasında kaleye genç oğuz un geçmesi, hagi nin şutunu çıkarması, son dakika kornerde tafo nun gol aramaya gelmesi ve son anda kafayı vuramaması. mağlubiyet şampiyonluğu sadece ertelemişti. zira geri kalan 3 haftada maçlarımızı aldığımızda iş bitiyordu zaten ama ankaragücü maçını hiç hesaba katmamıştık. içeriden vurulacağımızı da tabi...
  • 34
    19 mayıs 2007 galatasaray fenerbahçe maçından daha rezil olaylar yaşanmasına rağmen, galatasaray taraftarına her türlü psikolojik ve hijyen dışı eziyet yaşaıtılmışken, galatasaray takımı adeta dövülmüşken, fenerbahçe'ye ve yaptıklarına göz yumulan türk futbolunda tam bir kara leke olan maç.

    dönemin galatasaray teknik direktörü mircea lucescu'nun maç sonu açıklamaları:

    http://arsiv.sabah.com.tr/2001/05/07/s05.html
  • 35
    aziz yıldırım’ın kadıköy’de pisliklere izin verdiği ilk maçtır.
    o gün orda yaşadıklarımı ömür boyu unutmam.
    rövanşında* çok daha fazlası yapılmış olsa da, mehmet cansun başkan izin vermemişti.
    sadece o meşhur pankartı açmıştık, ki o da aslında hepsini yetti:)
    bide beste yapılmış ve o gün stad inlemişti.
    bu maçın biletini rahmetli alpaslan abi ve suat ateşdağlı’dan orjin köftenin bir alt sokağında almıştım.