• 2011 yılında, sırf havuzdan gelen gelirleri düşmesin diye fenerbahçe'nin şikeden küme düşmesini istemeyen zavallıların, şimdilerdeki küçük planı. neden? bu kez de ligimizde kaliteli yabancılar olduğunda ellerindeki göbeklileri büyük kulüplere iyi iteleyemedikleri için. bu kara propagandaya dahil olan kim varsa küme düşmesi dileğiyle. şark kurnazları.
  • frenkie de jong
    donny van de beek
    matthijs de ligt
    virgil van dijk

    var da türkiye topraklarında biz mi bilmiyoruz?

    her sene efsane örnekler verilir.
    porto bilmem kaç para kazandı transferden, benfica 10 yılda 700 milyon euroluk satış yapmış, ajax 200 milyon euroya üç adam okutmuş... bu örneklerin ardından "bizimde böyle olmamız lazım"...

    nasıl olacaksın?
    altyapılarda eğitmenin yok. çoğu aç kalmış eski futbolcu. eski futbolcu olmayanlar asgari ücretin az üzerinde maaş ile çalışmaya çalışıyor.. a'dan z'ye eğitim yok ülkede. çünkü eğitmene değer yok. bugün öğretmen olmak hayatını kurtarmak demek. türkiye şartlarında güzel maaş 3 aya yakın tatil demek. ben özel sektörde 15. yılı devirirken kredi başvurusu yaptığımda kıçı kırık bir araba için bin dereden su getiren banka bir devlet memuruna anından kredi açabiliyor. yani demem o ki (eğitimciliğe önem verenler dışında) öğretmen olayım yırtayım kafası ile hareket eden milyon tane insan var.

    eğitimci olmak kolay değildir.
    emek ister, sabah akşam kendini geliştirmelisin. biz ne yapıyoruz?

    bugün ozan kabak, atalay, emirhan gibi gençlere güveniyoruz. ozan daha 18'inde gitti.. neden??
    önce bunları araştırman, bunların önlemini alman lazım. 600 pro lisanslı teknik direktörümüz var diye övünen ali dürüst beyfendi lütfen çıksın anlatsın bu 600 tane pro lisanslı teknik direktörün kaçı görev yapıyor aktif olarak, kaçı pro lisanslarını kiralamış.. hiç süperlig de çalışmaları için teşvik ettiniz mi? yoksa şu anki gibi 20 adam arasında 18 takım dönsün diye gizli bir anlaşmanız mı var? lütfen sizi dinliyorum ali bey bu soruma cevap veriniz.

    ülkede pro lisansın bile rantı var amk. kime ne anlatıyoruz??

    sen temeli değiştirmezsen, üstüne istersen dünyanın mimari olarak en güzel yapısını dik yine yıkılır. temel yok lan temel... ülkede futbola dair hiç bir umut ışığı yok. basketbolda öyle... ama orada kulüp bazında başarılar var... yemin ediyorum basketbolda ki coaching futboldakinden çok daha iyi ülkede.

    hala 4-2-3-1'in arkasına saklanan, kendini gram değiştirmeyen insanların teknik direktörlük yaptığı bir ülkede gelse ne olur gelmese ne olur yabancı sınırı??

    türkiye'nin en iyi stoperi denen serdar'ın hali ortada. sadık'ı rezil eden 3. sınıf yabancı oyuncular var. merih demiral'ı keşfedebilmiş bir tane scout yok amk... alanya alıyor da adam uçuyor... düşünün halimizi.. hala hakan çalhanoğlu'ndan, yunus mallı'dan, emre mor'dan medet umuyoruz. sonra yabancı sınırı!!!

    ya bu ülkenin en büyük camiası abi-kardeş bakkalı gibi yönetildi.
    50 bin eurolara ne oyuncular elden kaçtı... çocuklarına soruldu "almayın" dediler alınmadı filan...

    şu ülkede sabah akşam küfür edilen belhanda, feghouli ikilisi kadar oynayabilecek türk oyuncu yok... seviyemiz, zagreb'in 180 dakika bir şekilde diş geçirebildiği benfica'ya elenmek.. çıkıp "bizden daha iyi takım" demek... adamlar o eşleşmeden iki ay önce krizlerden kriz beğeniyordu.. biz ise her şey doğru bir tek forvetimiz yokmuş gibi burada "adam asıyorduk" işte farkımız bu bakış açısında yatıyor... şampiyonlar ligi seviyesinde türk kaleci yok (muhammed şengezer'den umutluyum)amk memleketinde... iki tane stoper var bir italya'da diğeri almanya'da... bek yok bek.... caner ve gökhan'a kaldı millet. emre taşdemir ile olacak iş değil o..

    ülkede sağlam defansif orta saha bir tane o da ispanya'da...

    ülkenin içinde standart üstü adam durmuyor. durmamalı da... ajax örneği verip 70 milyon euro gelir beklersen, 18 yaşındaki stoperine verilecek en yüksek bedeli verip alırlar. hadi 11 değil 20 olsun.. 50 olmaz.. porto ise gider 50'ye satar. sen oyuncu ihraç eden bir ülke olmaya başlarsan bu fiyatlarda ona göre değişecek. ama senin tek tük iyi adam yetiştirdiğin bir ülkede bunun olması asırlar sürer.

    önce eğitimcilere insanüstü para vereceksin.
    bu işe gönül vermiş adamlara 10 yıllık bozulamaz sözleşme yapacaksın ki iki gün sonra u17'de şampiyon olan bir adamı galatasaray, fenerbahçe, beşikta kapmasın. bir ekol oluşturman gerek. belçika örneği verip "hadi bizde 4-3-3 oynayalım ehehe" dersen ağzının ortasına sümsüğü yapıştırırım. taktik, teknik bilen adamlar otursun bu ülkenin ihtiyacı olan sistemi bulsun herkes öyle oynasın... sadece yabancı sınırını kaldırmakla olmaz. madem öyle bir bok yenecek bir sistem belirleyelim ona göre herkes oynasın..

    yer mi??

    çok salak işler bunlar. çok aptal adamların uğraşacağı işler.
    yine yeniden burak, arda, caner üçlüsünün milli takıma dönüşünü izler, fatih terim'e demediğimizi bırakmayız. 30'lu yaşlarının ortalarındaki adamlardan medet umar, şenol hoca her şeyi düzeltti deriz. 3 yıl sonra bir bakarız letonya'ya yine elenmişiz.

    neden?
    çünkü ağır malız...

    edit :

    uefa avrupa liginden bahsetmeyi unutmuşum.
    valencia, napoli, chelsea, villereal, arsenal, s.prag, benfica, e. frankfurt... bu 8'liden slavia prag dahil yenebileceğimiz bir takım yok. hemde yabancı sınırı yokken. geçen sene şampiyonlar liginde gruptan çıkan takım bir sene sonra uefa avrupa liginden çıkamadı.. çünkü bireysel yetenek yoksa yokuz... bireysel yetenek a. madrid vs juventus eşleşmesindeki gibi güç dengeleri eşitse fark yaratır.

    şöyle düşünün aynı mühendisin elinden çıkan iki f1 aracı. teknik olarak hiç bir farkları yok. hızlanma, yavaşlama her şey aynı.. kim kazanır? michael schumacher mi? giancarlo fisichella mı?

    işte bireysel yetenek burada devreye girer.
    karşındaki takım golden state ise sen ucla olursan ancak bireysel yeteneklere güvenirsin. o da sana ancak bir maç kazandırır... şampiyonluk için daha fazlasına ihtiyacın var.
  • yukarıda kapitalizmden girilmiş. ben de aldığım eğitim nedeniyle kapitalizmden devam edeceğim. bu konuya farklı bir açıdan değineceğim.

    şimdi vahşi kapitalizmin en vahşisinin görüldüğü güzel ülkemizde futbolu da vahşileştirdiler. yahu tatlı kapitalizm var. mesela x ülkesinde alım gücü çok yüksek. insanlar günlük 6-8 saat çalışıyor. aldıkları asgari ücretle günlük harcamalarının (yeme, içme, yakıt, yol, kira) büyük bölümünü rahatça karşılıyorlar. 8-10 ay çalışarak orta segment bir araç alabiliyorlar. birikim yapabiliyorlar. kimi ülkeler de var ki günde 15 saat çalışıp ancak bir su bir ekmek alabiliyorsun. bu ikisi de kapitalist ülke. tıpkı türk'e de yabancıya da futbolcu dendiği gibi.

    http://im.businessht.com/...61bad25eaa1f_orj.jpg

    ee böyle vahşi kapitalist düzenlerde de güçlü olanlar zayıf olanları yer. valla kardeşim eşşek gibi çalışın. parayı da formayı da siz alın. bir çoğunuz işletme sahibi yada ortağı. sizden daha zenginler 500 liraya çalışıyor diye türkleri kovup suriyeli çalıştırıyor. işine geldiği zaman da serbest piyasa ekonomisi demeyi biliyor. ülkede yandaşın zengin, yandaş olmayanın açlıktan süründüğü bir düzen var ve bu düzeni sizler getirdiniz. ben 'evet diyorum sen ne diyorsun kaaarşiiim' diyip sırıtanlar sizlersiniz. gelir dağılımında adaletin içine sıçılmışken çok çalışın çok kazanın serbest piyasa ekonomisi :)) diyen de sizsiniz.

    uzun lafın kısası çalışın siz giyin formayı. eşşek gibi koşacaksınız. ağlaya ağlaya kas yapacaksınız. ülkedeki gençlerin %80'i gibi siz de gençken karın tokluğuna çalışacaksınız. öyle bedava ekmek yok. it gibi çalışıp alacaksınız formayı. 15 km koşacaksınız. ayağınıza gelen topu gol yapacaksınız. kalede defansta top yumurtlamayacaksınız. kendinize bakıp sakatlanmayacaksınız. takım oyununa uyacaksınız. menajerlerinize sahip çıkacaksınız. yoksa siktir olup gideceksiniz takımlardan. o yağlı götlerinizi göbeklerinizi alıp gideceksiniz. sizin yarı fiyatınıza oynayacak afrikalılar kapı önünde bekliyor. ulan turizimcisi bedava kazanmak için yurtdışına çıkış yasaklansın ister. beyaz eşyacısı rahat kazanmak için ekstra ekstra ithalat vergisi ister. futbolcusu daha çok kazanmak için yabancı futbolcu yasaklansın der. bıktık arkadaş sizin devlet eliyle rakipsiz olmak istemenizden. adam gibi çalışın, yabancılardan daha iyi olun siz tercih edilin. ben bir mal alırken yerlisinden yabancısından önce kalitesine bakarım. kusura bakmayın da amerikan telefonunun kalitesini hiçbir türk telefon markası vermiyor. japon ya da alman arabasının verdiği kaliteyi hiçbir türk otomobili (zaten yok aq) vermiyor. alman ya da uzak doğulu spor malzemesinin verdiği kaliteyi hiçbir türk spor markası vermiyor. bu milli goygoy yapanların kullandığı 100 malın en az 85'i yabancıdır. siz sahaya tepeden tırnağa alman markası giyinip çıkacaksınız. arabanız italyan, alman, ingiliz malı olacak. kullandığınız benzin amerikan, ingiliz, hollandalı olacak. kullandığınız telefon amerikan malı olacak. girdiğiniz internet siteleri amerikan malı olacak. kullandığınız traş bıçağı fransız olacak. dişinizi fırçaladığınız fırça isviçre malı olacak. allah bilir yediğiniz yiyecek de yabancı maldır. kalkıp yerli milli diye konuşacaksınız. sen neden amerikan malı telefonu türk malı telefona tercih ediyorsan biz de brezilya malı futbolcuyu sana tercih ediyoruz. dışa kapalı bir ekonomiye yani komünizme geçmediğimiz sürece hayatınızda yabancılar olacak. siz de onlarla mücadeleyi öğreneceksiniz. eşşek gibi çalışacaksınız. türkiye gibi vasat bir ligde tercih edilmeyen adam avrupa'da hiç tercih edilmez. burada krallar gibi yaşayıp orada sıradan insan olmaktan korkuyor hepsi. hiçbiri dil öğrenmek, alman disiplini görmek, yolda yürürken sıradan insan muamelesi görmek istemiyor. onların amacı üç büyük takıma kapak atıp buradan emekli olmak. ingiltere ligi, ispanya ligi, almanya ligi gibi idealist değil büyük çoğunluğu. zora gelemez, çalışamaz, dil öğrenemez, yurtdışına alışamaz, buradaki abi-ağa-paşa muamelesini orada göremez. ve bundan da çok korkar.

    ula şurada 150-200 başsız. priminizi biz veriyez. menejerinize parasını biz veriyez. vallah feshederem sözleşmeyi ha! bakalım yabancı sınırı olmayınca ne pok yiyeceksiniz?
  • yabancı sınırı gelsin ama basketbolda gelsin.

    bakın bakalım değil final four'a ilk 16'ya girebiliyor mu,

    geçtiğimiz yılın euroleague şampiyonu!

    çekin o pis ellerinizi galatasarayımın üzerinden namussuzlar.

    bakın size yakın geçmişte yaşanmış bir gerçek anlatayım;

    galatasaray iki sene üst üste şampiyon olur,

    üçüncü yıl oturmuş kadrosu,

    drogba ve sneijder'in üstüne bruma'nın da gelmesiyle,

    o yılda şampiyonluğun uzak ara favorisidir.

    hopp, bi operasyon yapılır ve terim milli takıma transfer olur.

    galatasaray büyük bir kaosa sürüklenirken,

    beşiktaş şampiyon olur.

    bu sene de şenol güneş'e şifahen bi teklifde bulundular,

    sadece galatasaray'ı karıştırmıyoruz imajını vermek için.

    ama anlaştıkları isim ne hikmetse yine galatasaray'ın gündemindeki lucescu oldu.

    yedik bizde!

    baktılar ki utanmadan hala iyi gidiyoruz.

    alın size yabancı kuralı!

    bu yabancı kuralı ne zaman konuşulsa, dikkat ediniz,

    galatasaray hep lider durumdadır.

    ne tasadüf!

    ey büyük galatasaray taraftarı,

    işte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; galatasaray'ı ve galatasaray değerşeribi, çıkarlarını savunmaktır! muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
  • ya bir yabancı sınırı vardı ne oldu ona?:=)
    yağmur gibi geliyor gençler arkadan. hey maşallah!!!
    hadi yiyorsa anlat bakalım rıdvan efendi. şenol, fiqo konuşun lan.
    türkiye'de futbol galatasaray'a karşı oynanan bir oyundur.
    hepinizi üst üste koyup bir kez daha itin götüne sokacağız.
    şer cephesi, şike cephesi, kokuşmuş medyası, basını kıskançlığınızdan çatlayın ulan!
    fatih hoca'yı içiniz kan ağlayarak övmek zorunda kaldığınız o anlar varya o anlar; en güzeli de o işte:)
  • şu olayı savunan herkesin cezai ehliyetinin elinden alınması gerekiyor artık. fikret orman daha 6 ay önce full yabancıyla bayern önüne çıkarken sorun yok, şampiyonluk gelirleri galatasaray'a gidince kural değişsin. sen misin bu memleketin akıllısı diye sorarlar adama. cidden bu pişkinlik ve rezil olamama hali mide falan bırakmadı bende.

    kardeşim bin kere dedik, silah zoruyla yabancı aldırmıyorlar size. almayın ya, git ikinci lig'den al kalecini, bal'dan al stoperini seni tutan mı var? altyapından çıkar 5 tane genci, sana kim ne diyecek? haa o zaman rakiplerin iyi yabancılarla sana nal toplatır, sen de taraftarına şirin gözüküp o koltukta oturamazsın dimi, onu unuttum.

    iki maç daha kazanırsak bunu daha gür şekilde sunacaklar piyasaya. kalitesizlik, pespayelik, vasatlık, kokuşmuşluk her yeri sarmışken futbolcu pasaportuna göre kısıtlama getirilmesi de bundan nasibini alacak. soran olursa yerli ve milliyiz dersiniz.
  • hic sesi cikmayan propagandacilara dönüşmüştür.

    sahiden noldu size? emre akbaba ve omer bayram transferi, serdar aziz in formu, ozan kabak in oynamaya baslamasi ile kesinlikle alakali degildir sizin bu suskunlugunuz di mi? sinan gümüş de vardi bak onu unutmusum. daha yunus ve atalay da gelecek siz hic merak etmeyin. sizi gidi siziler. bu bakiniz alayiniza gelsin (bkz: hadi gülüm yandan yandan)
  • her ne kadar dışarıda gözüktüğünden ziyade içinde sinsi bir adam olduğunu düşünsem de ali koç'un yabancı sınırlanmasına karşı olacağını düşünüyorum. sonuçta hayatı boyunca üst düzey kurumlarda eğitim görmüş bir adam. modern yollarla yetiştirildiğine eminim. iyi kötü tartışılır ama bir vizyona da sahip. çıkıp da hasan ali'yle, ozan tufan'la oynamak istemeyecektir. bu konuda galatasaray'ın da muhalif olduğunu biliyoruz. fiko da başkan kalırsa desteklemeyecektir bu sınırlamayı.her ne kadar uyuz olsak da, adam demirören belasından sonra cidden beşiktaş'ı düşünerek iş yapmaya çalışıyor. şimdi türkiye'nin bu üç büyük kulübü karşı çıkarsa, taraftar bazında ele alırsak futbol izleyicisinin %90'ı üç büyüklerden birini tutuyordur diyelim. halihazırda bein sports da yabancıların ve reytinglerin düşmesini istemezler. geriye tek engel kalıyor, o da ülkeyi ekonomik olarak çökerten güruh'un siyasi baskıyla sınırlamayı getirmesi. bunu engellenebilir mi ? bilmiyorum. ancak son açıklamalar ortada. suyu yavaştan ısıtıyorlar. aman içinde kaynamayalım.

    edit: hayattaki tek gerçek paradır. ülke ekonomik olarak çöksün, insanlar maaş alamamaya başlasın, aynı yunanistan'da olduğu gibi banka hesaplarına el koyulsun, işte o zaman ne din kalır ne ideoloji. geçim sıkıntısı yaşayan adam bunları ezer geçer. insani bir duygudur bu hayatta kalma duygusu. bakmayın herkesin ahkam kestiğine. paraları bitsin bunlar birbirini keser. bu nedenle para akışı biterse bein sports da gider. bunu kimsenin isteyeceğini sanmıyorum.
  • 5-10 milyona oyuncu kakalayamayan kulüplerin ağladığı mevzu. boktan yerlileri geçirmek için fırsat arıyorlar.

    kuralda max 14 yabancı oynatırsın diyor. zorunluluk yok istersen tüm kadroyu türklerden kur. ama o taraftan bakmıyorlar niyet başka açlar dolarlar eurolar uçuyor gözlerinde. aşağıdaki satışları şimdinin kuru ile yapsalar ne para kazanırdık be diyorlardır.

    sercan yıldırım 3 milyon euro
    tarık çamdal 4.75 milyon euro
    yiğit gökoğlan 2.5 milyon euro
    alper potuk 7.25 milyon euro
    mehmet topuz 9 milyon euro

    volkan şen trabzon’a 3.6 (1.25 e geri aldı) sonra fener’e 2.5 a sattı bu adamı 2 kere tokatladı bursa.
  • basın sözcüsü olarak zımbarator ve mircea lucescu olan propaganda. yabancı sınırının kaldırılmasının ne kadar basiretli bir karar olacağı buradan belli olacaktır zaten.

    işin gerçeği; benim geçen senenin başından beri öngörüm 2019/2020 sezonundan başlayarak yabancı sınırının giderek düşeceğiydi. önce 9+bi şeyler, 7+bi şeyler derken en son 5+0+3 gibi muhteşem bir yıldırım demirören projesinde buluşurlar gene. ülkenin az çok siyasi gündemini ve işlerin nasıl yürüdüğünü bilen birinin bunu öngörmesi çok da zor değil zaten.
    https://pbs.twimg.com/media/DI4WtL1XkAA6sVQ.jpg
    https://iasbh.tmgrup.com.tr/...si-1505506275687.jpg http://i.sabah.com.tr/...-1505506275687.jpg\" data-type="resim">
    http://icdn.ensonhaber.com/...diger/123_9599_1.jpg

    neyse ki bu sezon bitmeden emre akbaba'yı ve gayet ucuza ömer bayram'ı alarak bir nebze önlemimizi aldık. 2 sene şampiyon olup kendisini türkiye liginin ağası zanneden çakalların sesi çıksa da, bu sezon harun, berke, barış alıcı'yı alanlar sinsice sessiz sessiz kenarda olan biteni izlese de bu kurala karşı sesi çıkan yine galatasaray ve imparator fatih terim. bu takımla gurur duymayacağım da kimle duyacağım kaldı ki galatasaray kendi yararı için de sesini çıkarmıyor bu kurala, elinde emre, ömer, yunus, serdar, sinan gibi yerlileri de var, istedikleri kuralı getirsinler yine galatasaray şampiyonlukları izleyecekler. cimbom başı dik yürür, dün beşiktaş 2 sezon üst üste şampiyonluk yaşarken neyi savunduysak aynı noktadayız, kaypaklar düşünsün.
  • geçen sezon da yabancı sınırı 14'tü. o zaman da milli takım başarısızdı. kimse sözünü etmiyordu bunun ama ne zaman galatasaray 10 yabancıyla takım kurdu. yabancı sınırı tartışması ayyuka çıktı. benim anladığım şu; türkiye'de futbol kuralları galatasaray'a göre düzenleniyor. gidelim başka ülkede yarışalım arkadaş. bıktım bu çomarların havlamasından.
  • beınsport gibi bir arap sermayesinin olduğu bir ülkede oldukça zor bir yaptırımdır.

    adamlar psg denen kulubü dolar milyarderi yaptı. ronaldo'nun sözleşmesinde barcelona ve psg'ye gidemez maddesi olmasa onu da alacaklardı. adamlar hasan ali kaldırım türevi yerli futbolculara para bağlamaz. sözleşme sonunda alırlar ceketlerini çeker giderler. dövize bu kadar ihtiyacımız olduğu bir süreçte kimse bu şirketin aleyhine iş yapamaz.

    valla topuklarına sıkar reis.
  • mehmet zeki çelik-fransa
    çağlar söyüncü-ingiltere
    ozan kabak-almanya
    merih demiral-italya
    okay yokuşlu-ispanya
    cengiz ünder-italya
    cenk tosun-ingiltere *

    trabzonspor’da yusuf yazıcı, abdulkadir ömür
    beşiktaş’ta dorukhan toköz
    galatasaray’da az süre bulmasına rağmen teklifler gelen yunus akgün

    bunlar şuan aklıma gelen isimler ki bunlara eklenebilecek olanlar vardır belki benim aklıma hemen gelmeyen. bir 11 oluşturmak için yetecek neredeyse ama soran olursa türk oyuncuların gelişimine engel dersiniz.

    kale

    mehmet zeki- ozan/merih-çağlar-sol bek

    okay

    cengiz-dorukhan-yusuf-abdulkadir

    cenk

    edit : muspet ivme bursaspor’dan kaleci muhammed şengezer’in gelecek vadettiğini söyledi.
    her mevki için üretmeye başladık bunu saçma bir şekilde kesmek ahmaklık.

    edit 2 : merak edip şu yukarıda yazdığım 10 oyuncunun yaş ortalamasına baktım.
    sonuç : 21.6
    en yaşlı isim cenk(27)