• 9251
    işler harika giderken önce yönetim değişikliğine giderek fatih hocanın arkasında duran abdürrahim albayrak ve ali dürüst'ü durduk yere yönetimden çıkartmış arkasından da fatih hoca antremandayken kendisini kovmuş olan eski başkan.

    fatih terim olmadan bir hiç olduğunu hocayı kovmasından sonraki döneminde cümle alemin gördüğü, sahip olduğu ve galatasaray'ın üstünde tuttuğu iğrenç egosu yüzünden, terim'li geçen 2 sezon boyunca takımın elde ettiği başarılarda hep hocanın ön planda olmasından kıskançlık duyan ve sırf bu yüzden çeşitli katakullilerle hocayı göndertip, sahip olduğu medya gücüyle taraftarın bilinç altına hocanın suçlu olduğu imajını yerleştirten, fatih hoca ile yaptığı özel mesajlaşmaları rasim ozan kütahyalı denen bir medya soytarısına servis edecek kadar karakterli(!) bir insandır.

    bu sene tudor'dan sonra fatih terim'in göreve gelişinin ilk haftası, 2 senedir kaybolduğu türk medyasının bir kanalında canlı yayına katılıp fatih hoca aleyhinde konuşarak galatasaray'a bilerek zarar vermeye çalışmış olan şahsiyet.

    gözümde dursun özbek adlı galatasaray'ı bitirmeye gelmiş olan bir projeden tek farkı özbek'in hoca ile sorununun olmamasıdır.
  • 9252
    terim'in ayrılış sürecinde yaptığı akıl almaz manipülasyonları yazmaya kalksak roman olur. tabi hoca da o süreç sonucunda tüpçü ile anlaşarak büyük bir hata yaptı sırf ona inat ama bu aysal'ın ali cengiz oyunlarını aklamaz kesinlikle.

    taraftara dönük 'terim'e 2 senelik sözleşme sunduk bekliyoruz' diye açıklama yapıp hiçbir şekilde önüne 'al imzala hocam' diye resmi bir sözleşme koymamalar ve üstüne o hayali sözleşmeye imza atmadı diye görevine son vermeler falan daha neler neler.

    galatasaray lisesinin mi bilmiyorum genlerinde var herhalde bu abi. en avrupai adam bile geldi 2 sene sonunda ne tür bir insana dönüştü işte.
  • 9253
    kendisini efsane görenlere endoğan adili, lucas ontivero, nicolas burdisso, tarık çamdal, umut gündoğan, oğuzhan kayar, salih dursun, izet hajrovic, koray günter, goran pandev, umut bulut ve tüm bunlarla beraber uefa'dan men yiyip ezeli rakiplere taşak konusu olmak müstehaktır. kaçıp sağlıksız bir seçimle bizi dursun özbek gibi aşağılık bir tipe teslim etmiştir.

    bir kere demiştim bir daha diyeyim, galatasaray'a uzak kendisinden 150 yaş küçük eşine yakın olsun.
  • 9254
    yaşattığı başarılar için minnettar olmakla birlikte, men cezası almamızın bir numaralı sebebinin de ünal aysal olduğunu unutmayalım. eğer bunları söyleyemezek; vasat, iki transfer ya da iki kupayla kandırılabilecek taraftardan farkımız kalmaz.

    belgesi de şurada; ünal başkan 2014 yılında kendisi imzaladı bu anlaşmayı: http://gss.gs/ivV

    uymamıza imkan olmadığı çok açıkken de ayrıldı ve gitti. cezayı da başkası döneminde yemiş olduk.

    ünal aysal olsaydı iyi savunma yapardı, ceza yemezdik falan demesin lütfen kimse. yapamazdı. yapılabilecek bir savunma yoktu çünkü. şu anki durumlardan çok farklıydı o zaman. şu an protokolümüz yok. onu yapacağız. ünal aysal zaten ffp'ye uymaktan uzak olduğumuz için son bir şans diye protokol yapıp ona da uyamayacak noktaya getirdi sağolsun.
  • 9255
    hakkında yapılan tüm olumsuz yorumlar zamanında nasıl ihanete uğradığını bir kez daha hatırlatıyor bizlere.
    ve en korkuncu ise bunların çoğu bizim galatasaray taraftarları.

    yok hajroviçmiş, yok terimsiz bir hiçmiş, yok uefa cezasıymış, yok liseymiş, şuymuş buymuş.
    yaşattığı onca güzel şeylere rağmen kendisini eleştirenleri gereksiz buluyorum ve yorumlarına saygı da duymuyorum. gereksizsiniz.

    size yağlı surat bile müstehak değil. gerisini siz düşünün.
  • 9257
    haziran 2013, yabancı sınırı gündemde. demirören aysal görüşmesi sonrası aysal'ın açıklaması "ya bu karar değişir ya da bu kararı alanlar."
    kararı alanlar değişmedi. karar değişti. ocak 2015, kuralı değiştiren fatih terim, galatasaray teknik direktörü. ve böylece galatasaray'ın önündeki engeller kalkmış oldu. bu bize 5 seneye mal oldu.
  • 9258
    yaptığı 5 yıllık sözleşmelerle futbol takımının köküne adeta dinamit koymuş olan ex başkanımız. yıllar geçti hala çöplerle olan sözleşmeler bitmek bilmedi. ben bu takımı fatih terim olmadan da şampiyon hırsıyla transfere döktüğü paralar hala kulübümüzü yakıyor. 2013 yılında fatih terim ayrıldıktan sonra düşünmeden yapılan transferler yüzünden inanılmaz zarar gördük.

    şu yönetimlerin yapılan transferlerden sorumlu olmaması çok can sıkıcı. tarık çamdal'a selçuk inan'a veya ne bileyim endoğan adilli'ye o bitmek bilmez kontratları verdiysen maaşlarını da sen öde diyesi geliyor insanın.
  • 9259
    bazı gerçeklerin gözardı edilmesi ve adaletsizlik beni rahatsız ediyor.

    burak, selçuk, tarık vb. oyuncuların ederlerinin üzerinde paralar kazanmasını sağlayan o kontratlar sürecini bir hatırlamak lazım.

    yabancı sınırı vardı ve galatasaray yönetimiyle teknik heyetiyle bu sınırın kaldırılması taraftarıydı. terim her seferinde bunun gerekliliğinden dem vuruyordu. aysal her defasında bu sınırın anlamsız olduğunu söylüyordu. peki federasyon? onlar o sıra hem aysal'a hem terim'e karşı oldukları için bu öneriye karşılardı. binbir bahaneyle bu yasakları savunuyorlardı. iş öyle bir hal aldı ki artık federasyonun bu kuralı değiştirmeyeceği ayan beyan belli oldu.

    bu durumda yapılması gereken şey ancak ve ancak kaliteli yerlileri takıma toplamaktı. eh o dönemde selçuk ve burak türkiye'nin en değerli iki oyuncusuydu. bu adamları takımda tutmak için de yüksek paralarla kontrat yapmakta bu kadar abartılacak bir şey yok. tarık çamdal'ın alınma sürecinde 5 + 0 + 3 gibi ucube bir kural vardı ve yerli bek almak zorunda kaldık. o sıra tarık'tan başka denemeye değer oyuncu yoktu. haliyle o da ederinin üzerine geldi.

    kaldı ki herkes adaletli olsun lütfen, yabancı sınırının fiilen kaldırılması tam da aysal'ın gidişi dönemine rastlıyor. terim de karşı tarafa geçince aysal'ın önünü tıkayacak fırsatı bulmuş oldu. aysal gidince artık o sınırın da bir anlamı kalmadığı için kaldırıldı.
  • 9260
    2014 yazı itibariyle selçuk'un henüz 2, burak'ın da 3 yıllık sözleşmesi kalmıştı. yangından mal kaçırır gibi sözleşme uzatmaya bir gerek var mıydı, bilemiyorum. uzatılmadan önceki sözleşmelerine bakıldığında selçuk'un 2 milyon, burak'ın da 2.3 milyon net yıllık maaşı gözüküyor. uzatılan sözleşmelerde seneler geçtikçe artan maaşa da değinmek gerek var. 29 yaşındaki her iki oyuncu da 33-34 yaşlarına geldiklerinde her geçen sene daha fazla para alıp, daha az performans göstereceklerdi. burak'tan 2016'da bir şekilde kurtulduk ve para kazandık, selçuk hala devam ediyor.

    tarık konusuna hiç girmemek lazım. zira tarık'tan daha iyi durumda ve daha ucuza alınabilecek bir şener özbayraklı duruyordu bursaspor'da. hatta 3 milyon lira gibi bir serbest kalma maddesi de bulunuyordu.

    he illa tarık alınacaksa sözleşmesi bitecek adama devre arası 1 milyon euro teklif eder, hemen devre arası takıma dahil ederdin. sözleşme uzamasını bekleyip 4.5 milyon euro verilmesinin bir gerekliliği de kalmazdı.

    burak, tarık, selçuk hadi neyse de, ontivero, salih, endoğan, burdisso, umut gündoğan, veysel, hajrovic transferlerini kime yazacağız, işte onu bilmiyorum. burak ve selçuk hadi sahada kaldılar, yine az çok bir şey yaptılar. ama diğerleri hiçbir şey yapmadan bu kulüpten senelerce ekmek yediler. karşılığında ne aldık, koca bir sıfır.

    ünal aysal'ı severim, galatasaray'ın son 15-20 senedeki bir duruşu olan ve ağırlığı hissedilen tek başkanıydı. 17 haziran tarihinde aldığı kararı kolay kolay kimse veremezdi, büyük kişilerin alacağı kararlardan birisiydi. ancak hataları söylememek de oldukça saçma.
  • 9261
    ''keyfinize bakın. biz buradan kupamızı alıp öyle gideriz.''

    büyük başkanın bu sözlerinden sonra kadıköy'ün karanlık ve ıslak çimlerinde kayarak kupamızı kaldırmıştık. hala bunu hazmedemeyen, kuduran fenerbahçe başkan adayları birbirine ''hayır galatasaray'a kupayı sen kaldırttın.'', ''hayır sen kaldırttın.'' diyerek suç atıyorlar. ikiniz bir de olsaydınız, kralınız da gelseydi o kupayı imparator ve büyük başkan ünal aysal orada kaldırtacaktı.

    büyük adamsın ünal aysal, büyük başkansın.

    (bkz: seni saygıyla selamlıyorum)
    (bkz: 12 mayıs 2012 fenerbahçe galatasaray maçı)
  • 9262
    fatih terim den sonra roberto mancini gibi bir ismi takımın başına getiren, şampiyonlar liginde real-juventus grubundan çıkarttıran, sermaye arttırımı engellenen ama buna rağmen borçları tl'ye çeviren, 2014 yılını 2.bitirilmesine rağmen cl'ye direkt katılan takımın şampiyon olmamasını başarısızlık olarak görüp, herkesin %100 destek verdiği italya milli takımı teknik direktörü prandelli'yi getiren, telles'i bulup getiren, 2015 yılında 4.yıldızı takan takım eseri olan eski başkanımız.

    tamam fatih terim'e tam destek veriyoruz ama tek taraflı suçlayıp, eski konuları deşmeyelim artık.
  • 9264
    döneminde amatör branşların ayağa kalkması bile efsane başkan olarak adlandırılması için yeten başkan. tamam doğru, futbol branşı fatih terim'le şahlanmıştır ama fatih hocadan sonra sıçtı batırdı minvalinde cümleler kurmak da en hafif tabirle cehalettir beyler. bu kulüp tarihinde ilk defa 2013-14 sezonunda 5 ana branşta kupa 1'e katılma başarısı göstermiştir ve bunu da ünal aysal'a borçluydu o dönem. yaptığı yanlış 2013'te şampiyon olduktan sonra yönetim kadrosunu önemli ölçüde ve riskli hamlelerle değiştirmiş olmasıdır. zaten sonrası da çorap söküğü gibi gelmiştir maalesef. yani kısaca kendisi değil, çevresi kötü diyebileceğimiz insanlardandır.
  • 9265
    borçları tl'ye çevirmiş, o zamanlar 2,20 civarı olan dolar'ın ve aşağı yukarı 3 olan euro'nun yükseleceğini öngörmüş, bu ülkenin ekonomisinden bi bok olmayacağını ima ederek hükumeti açık açık karşısına almış, müthiş bir vizyon örneği göstermiştir.

    2018 yılında dövizleri satın, yerli ve milli paramızı kullanın diyen cb "adayı" ile aynı noktaya gelmiştir.

    fatih terim'le dağ fare hesabı kişisel dertlerim var ama çok başarılı olduğunu elbette kabul ediyorum. yalnız eğer ünal aysal kalsaydı, dursun'a verilen şanslar ve haklar ona tanınsaydı şu an uçuyorduk benim hesaplarıma göre. mancini- prandelli olmadı belki ama deneye deneye en iyiyi bulacak olmasından kuşkum yoktu. sanırım hiç birimizin de yoktu
  • 9266
    fatih terim'i antrenmanda kovan eski başkanımız. kendisi göreve geldiğinde eric gerets ile çalışmak istemiştir. abdürrahim albayrak ve ali dürüst'ün kendisini ikna etmesi sonucu fatih terim isminde anlaşılmıştır. mükemmel geçen 2 sezonun ardından yönetimde yenilemeye gidilmiş, albayrak ve dürüst yönetim listesinde yer almamıştır. fatih terim ile yönetim arasında köprü görevi kuran bu ikili listede yer almayınca nitekim aradaki köprüler atılmıştır. 3. sezonda ise fatih terim'e milli takımdan 4 maçlık bir teklif gelmiş ve hoca da eğer başkan olur derse çalışırım demiştir. başkan bu durumu olumlu karşılamış ve hoca hem takımımızı hem de ülkemizin milli takımını çalıştırmaya başlamıştır. real madrid yenilgisi, ligde iyi olmayan performans sebebiyle gazetelerde fatih terim galatasaray'a zaman ayırmıyor tarzı haberler çıkmaya başlamıştır. sonucunda da fatih terim bir beşiktaş deplasmanında alınan galibiyet sonrası antrenmanda kovulmuştur.
    ünal aysal'ın geniş vizyonlu bir başkan olduğunu, galatasaray'ı avrupa'nın büyük kulüplerinin seviyesine çıkarmak istediğini düşünüyorum. sanırım bu yüzden fatih terim'i gönderip bir avrupalı hoca getirmek istedi. kazanılan başarıların sebebini kadro kalitesine bağlamıştır belki de. fakat bu vizyon atılımının sonuçlarını da 1,5 sene içinde hem mancini hem prandelli ile gördük. gerçi salih dursun, veysel sarı, tarık ç falan nasıl bir vizyon transferi tartışılabilir ama ünal aysal'ın bana yansıttıkları bu şekilde. bu sebeple kendisini başarılı bir başkan olarak görmüyorum. başarılı olduğu dönem fatih terim ile birlikte çalıştığı dönemdir. o dönemden sonra da takımımızın hali içler acısıdır.
  • 9267
    sen ne güzel adamsın be.

    --- alıntı ---

    ünal aysal: "aziz yıldırım da olsa biz o kupayı orada kaldırırdık. aziz yıldırım'dan izin alacak halimiz yok. yasal hakkımızı kullanmamızı kimse engelleyemezdi. sabaha kadar bekler yine de gitmez, o kupayı kadıköy'de kaldırırdık." (amk spor)

    --- alıntı ---

    https://twitter.com/...538084934373376?s=21

    bu arada, ünal aysal ve fatih terim'i aynı anda babası gibi sevebilen tek insan benim sanırım. çok acayip bir psikoloji, deneyin derim.
  • 9272
    sadece banka borçlarında kurları sabitleyerek sanırım ortalama bir taraftarın 300 ömürde falan vereceği finansal katkıyı tek kalemde sağlamıştır.
    sponsor olur mu bilemem tabii keşke olsa orası ayrı mesele ama taraftarlık finansal katkıyla ölçülüyorsa iyi bir taraftardır demek matematiksel bir gerçekliktir.
  • 9274
    daha önce de söyledim, kendisi galatasaraylı'dan çok galatasaray liselidir. 2000 yılında kulübe üye olmuş bir iş adamıdır. hizmetleri olmuştur elbette, ama senin benim gibi kendini de, servetini de camia için paralamaz. 2 yıl gelen başarının ardından, ben merkeziyetçi bir politika izledi. futbolu tek başına yöneteceğini düşünüp, önce güçlü yönetimi göndererek yanına kukla bir yönetim listesi aldı. arkasından kendisini gölgeleyenleri temizledi.

    maddi olarak yaptığı hamleler kulübün elini ne kadar rahatlatsa da(borçlanmaları tl'ye çevirmesi), çevresindeki çıkarcıların oyununa gelerek yapılan komisyon transferleri ile elimizi, kolumuzu bağlamış ve baş edemeyeceğini anladığı an bırakıp gitmiştir. kendisine hizmetlerinden dolayı teşekkürü borç bilir, en azından söz verdiği basketbol takımına sponsorluğunu iple çekmekteyiz.

    edit: komisyon transferi kendisine ait değil, çevresindeki çıkarcı guruba ait. aynı çıkarcı gurubu terim ile arasını bozdurdu. ne yazık ki, tek adam olma uğruna bu dalkavukların kendisini yönlendirmesine izin verdi.
  • 9275
    serveti milyar dolar olan, yurtdışında bir çok ülkede elektrik santralleri bulunan adamdır. hiç ne iş yaptığı araştırıldı mı bilmiyorum ama günlük kazancını şu sözlükteki insanlar olarak toplansak ömrü hayatımızda kazanamayız. öyle bir holdinge sahip kendisi. gittiği her ülkede başbakanlarla, cumhurbaşkanlarıyla muhattap olması da bu yüzdendir. şimdi bu adama komisyoncu demek cidden aşırı komiktir. yanlış transfer yaptı diyebilirsiniz. yanlış sözleşmeler imzaladı diyebilirsiniz ama komisyon transferi yaptı demek kahkaha sebebidir.

    ayrıca tabi ki servetini galatasaray için harcamayacaktı. kimsenin de harcamasına gerek yok. adam gibi kulübü yönetsinler yeter.