• 600
    ümit karan, engin verel, ahmet dursun, serhat ulueren in yanına hiç yakıştıramadığım için izleyemiyorum. çünkü ciddi bir adam. bildiğin acı çekiyorum onu ekranda telegol programında görünce.
    serhat ulueren "biraz fazla sulandırmış pereira maç sonu. yarın bir gün deplasmana gidersin, önce bir taş yersin...
    uğur meleke: "bu biraz yanlış oldu. söylenen hiç bir şey taş yemeyi mantıklı kılamaz, kılmamalı.."
  • 743
    (bkz: ne dediler/#2213553)

    bugüne kadar sozlukte birileri linc edilirken bir tek sana uzulurdum. ama coookk fena yanilmisim. loewenherz e katilmamak elde degil. bize gelince tu kaka, bjk ye gelince canim cicim. onlarinki can da bizimki ne abi? uefa da final gorebilirmismismis. biz sampiyonlar liginde reali inletirken uzulmussundur sen. o zaman niye ayni cumleleri duyamadik sizlerden. alayiniza kibtit suyu dokmek lazim.
  • 587
    (bkz: uğur meleke/#1677687) genel itibari ile dogru olsa da bu yazisinda bir kac onemli hata var.

    asimetrik hucumlarimizi dillendirmesi iyi olmus, ne zaman biri bunun hakkinda konusacak diye bekliyordum. fakat selcuk orta ikilinin saginda oynadigi halde solu yazmasi ve sola destek verdigini iddia etmesi sacmaligin daniskasi olmus. hamit solda selcuk sagda oynuyor. zaten bu asimetrinin dogmasinin sebebi de sneijder'in onde sola yardima giderek oynamasi, onun tersine ama daha gerisine selcuk gecip saga yardim ederek oynamasi. sneijder cogiye kadar gecerek yasini ceza sahasina sokarken selcuk da ortadan "late run" yaparak gol kovaliyor ki bu stratejiyle 2 kritik gol atti. hamit ise daha geride kalip alan kapatiyor.

    bir digeri olcan'a kilo fazlasi var hamit'e de agir demesi. olcan ve sneijder'in bu seneki sorunlari ayni, ikisi de esnekligini kaybetmis. ikisinde de kas fazlasi var yag fazlasi degil. kilo olarak 3-4 kilo fazlan olsa da esnekligini cok etkilemez spor yapiyorsan. kas fazlan varsa reflekslerin de azalir esnekligin de. ronaldo peki ne oluyor diyen olabilir. size tavsiyem ronaldo'nin 21 yasindaki esnekligiyle 30 yasindaki halini kiyaslamaniz. ronaldo bir oyun tercihi yapip daha esneklik ama daha guclu ve bitirici noktada is yapan biri oldu. fizigi de buna musait.
    olcan govdesini incetirse esnekligini kazanip daha seri isler yapabilir hucumda. sneijder'in de daha ince olmasini tercih ederim acikcasi.

    hamit ise bahsettigi pozisyonda agir falan kalmadi, sneijder berbat bir pas verdi. driven pas verdi yani top yavaslamak yerine ilerlemeye devam etti, hamit ise topa hamle yapsa da alamadi. sneijder'in attigi gereksiz riskli bir pasti. hadi hamit degil cok seri bir adam da olsa o topa yetisse bile kontrol edemeyip kaybedebilirdi. hamit agir lafina gelince de cok sacma buluyorum. rakibi kovaladigi uzun kosulara bakin, adam istinasiz her sefernde topu kapabiliyor. rakibi mutlaka cizgiye skstirabiliyor ki bunu yapan baska bir galatasaray furbolcusu yok. yaninda oynayan selcuk'un bir kez olsun uzun kosuda rakibin yetistigini gordunuz mu? hamit beli iyilestiginden beri her gecen gun esnekligini arttiriyor. biraz daha form tutarsa turkiye liginin en iyi orta sahasi olacak.

    burak umut ikilisini de dogru okuyamadigi belli. birbirlerini sevdikleri icin performanslari daha iyi demek bulutlar uzgunken yagmur yagar demeye benziyor, biraz bilimse veri kat ki kahvedeki dayidan farkin olsun.

    umut ceza sahasi ici forveti degil. tek oynatildiginda gole yakin kalayim telasindan iceride bitiriyor kendini. ayni burak da boyleydi sene basinda. burak'in avantaji hiziydi en azindan. umut'un yaninda burak girince ceza sahasinin disina cikip rakibe bakarak oynayabiliyor haliyle ve takima fayda sagliyor. burak da umut varken kendini cok yormadan enerjisini hucum setlerine saklyabiliyor. cunku umut her topa cikmaya calisiyor, burak istedigi gibi defans arasinda gezinebiliyor. bir de ustune ceza sahasi disina cikip oyunun parcasi olmayi da ogrenmeye basladi, umut varken bunu daha rahat yapiyor. hadi biz ona umut demeyelim de, solundaki yasin gibi saginda da bir sekilde isleyen biri oldugunda burak'in alternatifleri artiyor. umut yorulmamasi acisindan katki verirken eger bruma oynarsa bu sefer de hizini kullanip ceza sahasi kosularini daha etkili yapabiliyor.

    isiniz alti ustu futbol yorumu yazmak, bari onda tembellik yapmak yerine adam gibi yapin.
  • 785
    2018 türk basınının standart bir kalemidir. şahsına eleştiri yapmak anlamsız geliyor. sorun sistemde.

    bakın istisnasız kimin rantı kimdeyse kalemi de onun hizmetinde memlekette. basın etiği denilen şey çoktan tükendi.

    o yüzden sporu takip edecekseniz bizim gibi bağımsız platformlar çok daha tarafsız. sözlükler, forumlar, bloglar... üstelik atıyorum galatasaray sözlük'ün tarafsızlık gibi bir iddiası da yok.

    allahaşkına açın uğur meleke'nin terim eleştirisini okuyun. bir de sözlükteki terim eleştirilerini. hangisi daha gerçekçi?

    peki uğur meleke sözlükteki terim eleştirilerini getirebilir mi? getiremez. çunku o zaman demirören ve dahası hükümetle ters düser.

    peki basından tek bir insan evladı "en insaflı ihtimalle" işinden olmadan bu eleştirileri getirebilir mi? getiremedi. varsa örneği bekliyorum.

    sorun uğur meleke'de veya kendisinin bile inanmadığı zorlama eleştirisinde değil sistemde.
  • 1058
    geçen yıl bir ara sözlüğe zuhur edip, 'gençler yalan konuşmak size yakışıyor mu?' yazmıştı. hoş orada 50 mantıklı eleştiri yazıyordu, ama beyimiz aradan dereden cımbızla bir şey bulmuş gibi geldi, rezil oldu gitti.

    fred ingilizce bilmiyor, zorbay türkçe biliyor. onun da karesini 3'le çarparsan 40 yapar. sende gram haysiyet varsa, zorbay şike yapmıştır dersin. karnından konuşma olur mu isa efendi?
  • 1003
    en aklı başında görülen, en rasyonel fenerlinin bile mutlaka bir gün bir yerde saçmaladığının kanıtlarından biridir kendisi. jesus'a yaptığı isa vurgulu övgü düpedüz saçmalıktı. üstüne yapıştı, eminim kendisi de pişmandır ama yapmayacaktı işte.

    herkes hata yapar ama düşünüp taşınıp edit edip o yazıyı yayınlarsan dalga geçilir, yapacak bir şey yok, katlanacak.
  • 805
    https://twitter.com/...s/957322561305694209
    27 ocak 2018 galatasaray osmanlıspor maçındaki bu pozisyona nizami gol demesi çok şaşırtmayan eski iyi futbol yorumcusu. uğur meleke eskiden bilgi ve tarzıyla diğer hödük futbol yorumcularından farkını ortaya koyardı. bu aralar farklı olabilmek için extra garip fikirler öne sürmeye başladı ki bunların çoğu nedense galatasaray aleyhinde. dönemsel bir şey ama bu, bu aralar böyle. umarım düzelir.
  • 764
    zaten daha önceden terim'in 'istifa edebilirim' dediğini bildiği için o kısmı atlamıyor bu beyefendi. çok iyi biliyor bunu. fakat yapmaya çalıştığı şey çok basit. interneti senin benim gibi kullanmayan, bilgiye ulaşmayan insanlar olduğunu biliyor. sadece gazete okuyup, gazetede yazanları doğru kabul eden çok insan olduğu için onları böyle kandırıyor. bütün gazete ve köşe yazarları terim tazminatını almasın diye karalama kampanyası yapıyor. bu da onlardan biri insanları gazlamak için bilerek ve isteyerek hedef gösteriyor. kötü niyetli birisi.
  • 1095
    cuesta transferi ve okan buruk ile ilgili çok doğru bir tespitte bulunan spor yorumcusu.

    --- alıntı ---
    çok tuhaf transferler gördüm bu 20 sene içinde. ancak cuesta transferi, gerçekten de ender rastlanacak türden bir tuhaflık.

    mesele cuesta’nın iyi ya da kötü futbolcu olması değil. mesele şu: kendi kadronda zaten var olan, henüz 26 yaşında, uluslar a ligi seviyesindeki danimarka milli takımı’nda ispanya’ya karşı her iki maçta ilk 11’de çıkan nelsson’u roma’ya gönderiyorsun. evet nelsson çok iyi bir sezon geçirmiyor, birkaç bireysel hata da yaptı, ancak mesela berkan’a tanınan kredinin onda biri tanınmadı danimarkalı’ya. kazanmak için çaba gösterilmedi. rotasyonda genç metehan’ın da arkasına itildi.

    nelsson’u itibarsızlaştırıp göndermenin üç ayrı maliyeti oldu galatasaray’a: hem avrupa listesinde stoper boşluğu oluştu. genk’te üçüncü stoper konumuna düşmüş 1,79’luk cuesta’ya 8 milyon euro ödendi. hem de avrupa listesinin matematiği karıştı: nelsson kazanılabilseydi, (sezonu kapatan icardi liste dışı bırakılarak) lemina eklenebilirdi avrupa kadrosuna. yani bir tek cuesta’nın galatasaray’a maliyeti: 8 milyon euro + nelsson ve lemina’nın avrupa kadrosunda olamamaları… enteresan değil mi?

    --- alıntı ---

    gerçekten de enterasan değil mi? galatasaray bu kadar kötü yönetilmeyi gerçekten hak etmiyor.
  • 569
    --- alıntı ---

    kaç emre var?
    emre belözoğlu'nun hemen her vakasının ardından, onun aslında saha dışında ne kadar iyi bir insan olduğundan bahsediliyor. bu izlenimi yaratması kendisi adına güzel.

    ancak normal hayatta saha içinde olduğundan farklı bir insan olduğu söylenen emre, hiç bir zaman saha içi davranışlarıyla ilgili bir pişmanlık bildirmiyor. yani saha dışındaki emre sahadaki emre’yi hiç eleştirmiyor. aksine, sahadaki emre’ye sürekli bahaneler buluyor. yanlış anlaşıldığı, zokora, şota ya da hakemlerin onu duyamadığı, ya da yanlış duyduğu, tahrik edildiği vs... kendi doktorunu saha ortasında azarlarken, arkadaşının üzerine yürüyüp şişe atarken, teknik direktörünün üzerine yürürken hiç bir zaman sahadaki emre’yi tekzip etmiyor.

    ve böylece saha dışında ve içinde farklı iki emre olduğu iddiasını bizzat kendisi tekzip ediyor.

    gerçek olan şu: emre’nin futbolunu olgunlaştırma eğrisi ne kadar iyiye gidiyorsa, sahadaki tavırları da bir o kadar terse işliyor.

    emre belözoğlu 35 yaşında... 15 yıldır o ya da bu şekilde eleştiriliyor. ancak o istikrarlı bir şekilde vaka sıklığını artırarak devam ediyor.

    durum buyken artık benim söyleyecek bir şeyim yok. bundan sonra tavırları sadece kendisini ve kulübünü bağlar. eğer o ve fenerbahçe halihazırdaki durumdan memnunsa söylenecek bir şey yok. bundan sonra fenerbahçeliler emre’nin atılacak bir şey yapmaması için her maç dua edecek. hepsi bu...

    --- alıntı ---
  • 173
    çok yakında tüpçü gönderir bu adamı. şike olayları başladığından beri sözünü hiç esirgemeden olması gerekenleri yazıyor. gerçekten helal olsun sana uğur meleke.

    --- alıntı ---

    sayın kocaman... bence türk futbolunun içinde bulunduğu durum, hız sınırının aşılmasından biraz daha vahim analojilerle anlatılmalı... bence, türk futbol ailesinde ensest şüphesi yaşanıyor. baba, anne, hâlâ, dayı, çocuğun çok iğrenç ilişkiler içine girdiğinden kuşkulandıran ses kayıtları var. ve türk futbol ailesinin başındaki babalar, “ailemizin marka değerini koruyalım, dışarıya kötü bir görüntü aksettirmeyelim, (ve en utanç vericisi de) 1 milyar dolarlık ekonomimizi yitirmeyelim” diye ensesti sümen altı etmeye kalkmışlar. bu noktada radar (veya hakim) aileden birini yakalamış/diğerini bırakmış detayına mı takılmalıyız sizce? yoksa ailemizdeki acayipliklerden ölesiye utanıp, yerin dibine girip, kazanacağımız paraları filan düşünmeden doğru teşhis ve tedavi mi aramalıyız yana yakıla?

    --- alıntı ---

    --- alıntı ---

    son sözüm de (yine utanmadan yaptığımız) puan hesabıyla ilgili zaten! aydınlar, ısrarla puan cezalarının play-off öncesi uygulanacağının ve asgari indirimin 12 olacağının üstünde durdu.
    sayın aydınlar... matematiğinizin iyi olduğunu söylemiştiniz bana... benim de matematiğim fena değildir. bu 12 puan cezasının rastgele bir hesaplama olmadığını hissediyorum nedense...
    normal sezona 12 puan ceza uygulamak demek, play-offta (puanlar ikiye bölüneceği için) bu cezanın 6’ya düşmesi demek. play-off’a 6 puan geride girmek demek, şampiyonluğun yüzde 100 sizin elinizde olması demek! çünkü normal sezonu rakibinizle aynı puanda tamamlar (ceza nedeniyle play-offa 6 puan geride girerseniz), play-offta 6’da 6 yaptığınızda (diğer müsabakalar sizi hiç ilgilendirmeden) şampiyon olursunuz. çünkü iki kez yendiğiniz rakibiniz play-offta maksimum 12 puan toplayabilir, (12 toplasa bile) onu da çok büyük bir ihtimalle ikili averajda geçersiniz zaten...

    --- alıntı ---

    http://spor.milliyet.com.tr/.../1503803/default.htm
  • 598
    telegol'de yorum yapmasına gelen tepkiler üzerine;

    "evet, bu sezon telegol kadrosunda olacağım doğru. reaksiyonu anlıyorum, bekliyordum da... yalnız reaksiyoner okuyucu/izleyicilere iki detay vermek isterim:
    1) zaten 1 yıldır tv'den uzağım. bu yıl da çıkmazsam 2 yıl uzak kalacaktım. ben 20 yıl da çıkmasam dert etmiyorum ama sokakta insanların "hangi kanaldasın abi, neden yoksun" sorularına da yanıt veremiyordum artık.
    2) serhat ulueren'in bir değişim niyeti var. kadro yeni. ben de bu saatten sonra değişecek değilim, her yerde nasıl konuştuysam öyle konuşacağıma şüpheniz olmasın."

    demiştir.
  • 604
    dün akşam telegol'ü izledim de üzüldüm haline. içinden;'' benim burda ne işim var yaa'' diye sorguyordur diye düşünüyorum.

    ekip guroskroyt'u adını söyleyemiyorlar diye kötü oyuncu ettiler yerden yere vurdular, uğur meleke abartmayın ya bu adam dortmundun yükselmesinde önemli rol oynadı diye tek başına savundu. hele ki serhat ulueren sabri ali dürüst zamanında 900 bin euro ile sözleşme imzalayacaktı sonra milliyet gazetesine haber yaptırdı derken sözünü uğur kesti bi dakika milliyet gazetesi ısmarlama haber mi yapıyor diye girdi konuya. ben utandım yemin ediyorum.
  • 799
    tırt gazetecidir. zaten hep böyleydi de bizim taraftar temiz yüzlü, muğlak ifadeler kullanıp çok entellektüel gözüken tiplere bayıldığından yeni yeni ayıkıyor kendisine...

    adam demirören'in ekmeğini yedikten sonra türk futbolunda eleştirdiği ne varsa hepsini fazlasıyla yapmış yıldırım demirören'e ağzını açamadı siz kalkmış adamı tarafsız, örnek yorumcu yaptınız.

    ayrıca bilmeyenler için kendisi fenerlidir ve 2006 dünya kupası sırasında canlı yayında ağzından kaçırmıştır almanya-italya yarı finalinden önce...
App Store'dan indirin Google Play'den alın