• en nefret ettiğim mevki.

    3-5-2'nin ilk çıkışında hücum ağırlıklı bir oyun oynanıyordu.
    rahmetli cruyff "3-5-2'den hoşlanmadığını" söyledi. bunu söylerken mantıklı bir açıklaması vardı. "şimdi güzel güzel hücum ediliyor filan ama daha sonra biri gelecek o kanat beklerini savunma ağırlıklı seçecek ve işte tüm büyü orada bitecek" demişti.

    ön libero olayını da ben ona benzetmekteyim.

    ilk çıktığında regista gibi kullanılıyordu.
    10 numaranın defans yapabilen cinsi olarak tanımlanmıştı önce. dunga'nın 1994'deki hali top noktaydı. ama sonra oraya afrika kökenli (çift ciğerli) oyuncular istila edince daha doğrusu teknik direktörler oraya böyle oyuncular tercih edince cruyff'un 3-5-2 için söylediği sözler ön libero içinde geçerli oldu.

    3. bir stoper gibi düşünüp beklerin hücuma katılmasını sağlamaya çalışanları bu işin dışında tutuyorum. misal bizim ülkemizde ön libero dediğinizde "savunma yapan, stoperden topu alıp 8 numaraya vermekten başka bir iş yapmayan, ön sweeper" gibi düşünülür. avrupa'daki bazı takımlarında buna böyle baktığı bir gerçek. özelikle 4-3-3 oynayan takımlar bu tip oyuncuları yani ön sweeper tarzındaki oyuncular kadrosunda mutlaka bulundurur.

    tabi ön sweeper olunca oradaki oyuncu önlerindeki 8 numaraların da geriye yaslanmasına neden olur hale geldi. böylece daha savunmacı takımlar oluştu.

    oysa ilk çıkış noktası defansif bir merkez orta saha oyuncusuydu. tugay gibi, dunga gibi... zamanla evrimleşti ve adı ön libero oldu.. komik buluyorum ben bu tanımı.

    libero kelimesi liberty kelimesinden türemiştir.
    özgürlük anlamındadır. çünkü iki stoperin hemen arkasında ayağı düzgün bir oyuncudur. onlardan kalanları süpürmez. iki stoperin arasındaki 10 numara gibidir. iki tür libero vardır. biri liberty'ler diğeri sweeper'lar.

    sweeper'lar daha çok markaj yapan stoperin kademesindeki oyunculardır. stoperlerin kaçırdıkları her şeyi toparlar, süpürür ve savuşturur. ancak liberty'ler deep lying defender'lardır. yani regista'nın stoper versiyonudur. bu nedenle, ön libero terimi günümüzde sweeper'a doğru evrimleşmiştir ne yazık ki..

    yani o mevkiye kimi koyarsanız oyununuz farklılaşır.
    melo koyarsanız uçarsanız. cuellar koyarsanız daha savunmacı bir takım olursunuz. o zaman beklerinize daha fazla yük biner...

    neyse konudan sapıyorum.
    ön libero günümüz dünyasında sweeper gibi işleyen bir düzene döndü. ben ise orta sahaların her koşulda orta saha gibi olmasından yanayım. oyunu değiştirmenin yolunun bu olduğu görüşündeyim. 4-2-3-1 oynuyorsanız ve iki ön sweeper'ınız varsa oyunu ikiye bölüm savunma ve hücum takımları oluşturursunuz (bkz: abdullah avcı)..

    ön sweeper kullanmadan orta saha oyuncularını burada kullanırsanız ve tugay gibi dunga gibi oyuncuları tercih ederseniz burada o zaman bambaşka bir oyun oynarsınız (bkz: 2018 2019 ajax ve klopp'un liverpool'u) ..

    o yüzden ne kullanacağınızı dikkat etmelisiniz.
    3. bir stoper mi arıyorsunuz? yoksa defans yapmasını bilen bir merkez orta saha oyuncusu mu?

    edit : 6 numara gibi düşünülen oyuncuların tamamı günümüz futbolunda (bkz: holding midfielder) olarak tanımlanır. bunlar defansif orta saha değildir. çapa hiç değildir.
  • luyindama - marcao tandeminin önüne bunun iyisini ve pas trafiğine katkı sağlayanını bulirsak beklerimiz defansif anlamda çok rahatlar. sakatlıksız bir sezon geçirirsek 19/20 ligini 20 gol civarı kaparız.

    bence en kilit pozisyonlardan biri. buradaki lider oyuncu hem defansın çizgisini hem ofansın çizgisini belirleyip iki hattın kopmadan oynamasını sağlar.

    benim gördüğüm en iyisi barcelona zamanındaki yaya toure. zaten barcelona da en iyi yaya toure zamanı işliyordu. ne zaman guardiola busquest inadıyla yaya toure'yi dışladı, o mükemmel sistem bozulmaya başladı.
  • tarihe karışmayan mevki. 2019 şampiyonlar ligi şampiyonu liverpool, bekten ön liberoya evrilmiş fabinho ile aldı kupayı. sadece eskiye oranla bu mevkide oynayan adamlar savunma meziyetlerinin yanına başka özellikler de ekledi. çünkü günümüz futbolunda stoperi geç, kaleciden bile ayağının düzgün olması bekleniyor. haliyle orta sahanın merkezinde, bu denli kritik bir mevkinin sahibi de temiz bir ayağa sahip olmalı.

    bu mevki ortadan kalktıysa pep guardiola niye gidip rodri'ye 70 milyon € bayılıyor?
  • bir laf vardır ya hani "beni bir kişi anladı, o da yanlış anladı." diye, tam da o durumu yaşıyoruz bu mevkiyi tartışırken. fernando'yu gönderip banega'yı almanın sonra da seri'nin önüne belhanda ve banega'yı koymanın günümüzde hiç bir tutar yanı yok. böyle bir 3'lü orta sahayla avrupada nal toplar döneriz. bu 3'lünün -seviye olarak demiyorum, dikkat- tarz olarak selçuk-sneijder-bilal 3'lüsünden çok bir farkı yok. o 3'lünün varlığı temposuz bir oyuna zorlamıştı bizi.

    zaten baştan sakat bir durum var ki ön liberosuz çift 8'li orta sahalar için 3.bir oyuncudan söz etmemek gerek. zira çift 8'li yapılarda kanat oyuncularının da merkez orta saha özelliği olmaları gerektiği için esasında 3'lü değil 4'lü bir yapı esas alınarak yorum yapmak gerekir.

    evet hoca 1. ve 3. dönemlerinde bu profili kullanmamıştır ama her iki dönemde de çift forvet oynayıp, 1'er oyuncu hariç* kalan 5 oyuncudan pozisyon savunması istemiştir. ki bunun için de yüksek tempo lazım olduğundan bu oyunculardan yüksek efor beklemiştir. o 1 oyuncu kontenjanı bu sezon falcao'ya verilecektir, dolayısıyla geri kalan 5'liden mutlaka belli yönlerde savunma isteyecektir. yani belhanda'nın kalması, falcao'nun transferi söz konusuysa ve seri de varken, banega'yı getirmenin hiç bir mantığı yok. şu saatten sonra banega transferi hem seri hem de falcao transferlerini söndürür.
  • son 5 senedeki 15 kupanin 10 tanesini aldigimizdan, kupa almak artik siradan bir hale geldi. bu yuzden tamam hadi sevindik, simdi on libero transferine yogunlasmamiz lazim. para olmasa da, artik yoneticileri komisyon yiyeceklerine ikna ederek mi olur, nasil olur bilemem, orta sahanin ortasina bickin, topla arasi iyi ve muhakkak tempolu olan en az 2 adet kafasinin icinde beyin olan adam sart. ucunda kupa olmadikca maclarda, ozellikle derbilerde cok sıkıntı cekebiliriz.

    ekleme : levent nazifoglu'num aciklamalarini dinledim simdi. ada "on liberoda sorunumuz yok gordugunuz gibi" diyor allah'im kafayi yiyecegim. su sonuclara bakarak kivirmaya calismiyorlar mi uyuz iluyorum. bok gibi amk iste orasi, lagim gibi gelen gecen yardirip gidiyor. ama hakkini yemeyelim levent bey uzun maratonda sakatlik vs olabilir diye oraya adam alinabilecegini soyledi. bu da demek oluyor ki ne selcuk ne de tolga yedek. bunlara yedek olabilecek adam alinacak. ben soyleyeyim seneye avrupa'ya gidersek o orta sahaya yine dokunmayacak bu salaklar. icim sıkıldı sabah sabah.
  • malesef galatasaray'ın ihtiyaç duyduğu ön liberodan fazlası.
    yetenekli bir ön libero.
    yani ilk sezonundaki melo gibi. topu oyuna sokma konusunda çok ciddi sıkıntılarımız var. defans hattımızdan bu işi doğru dürüst becerebilen futbolcu yok. tamamen carole'ün yeteneğine bağlı her şey. bakıyosun chedjou'ya adam teknik ama malesef oyun kuramıyor. keza selçuk, beli dönmediği için hep pas kanallarına sırtı bakıyor. tolga için henüz yorum yapmıyorum, fakat şu görülüyor ki tek başına orta sahayı çekip çevirecek bir adam değil. belki yanında iyi bir oyuncu olursa faydalı olur. ben 13 ağustos 2016 süper kupa finalinde kendisini tam anlamadım. bazı anlarda evet işte bu dedim, bazı anlarda 2 milyon eu'luk adam bu değil dedim. neticede 2 milyon eu'luk katkı alamayız fakat katkı alırız gibi duruyor. o konuda sabretmemiz gerekiyor. bazı futbolcuları bir maçta anlamak mümkün değil. hatta çoğu futbolcuyu 1 maçta anlamak mümkün değil.

    sıkıntı sadece defansif melekelerimizde olsa keşke. defansif sıkıntılarımız bana göre oyunu organize edemememizle de bağlantılı. hücum hattımız baskı yaptığında top kaptık çünkü. ama ayağında top tutamazsan o baskıyı sürekli yapamazsın.

    ayrıca tüm bunlar nedeniyle beşiktaş karşısında belki taktik olarak biraz daha geride oynamayı gerekli görmüştür hoca. malesef savunma kurgumuz oldukça zayıf. beşiktaş gibi organizasyonu yüksek, kolay adam eksiltip baskı kırabilen bir takımın araya oyuncu kaçırmasından korkmuş olabiliriz.

    ama şu açık ki top ayağımızdayken ortalama baskı yapan her rakip bizi sindiriyor. çünkü kıramıyoruz o presi. kırsak hücuma yerleşip orda baskı yapmamız da kolaylaşıcak. selçuk oyunun merkezindeki adam. ama ona gelen her top malesef stoperlerimize dönüyor. o noktada da baskı yiyoruz. yahu sneijder'den, eren'den, bruma'dan top alıyosun, yine bunlardan birine ver. o mevkinin görevi budur. taraftarın çoğunun beğenmediği emre çolak bile beceriyordu.

    bana göre galatasaray'ın işini şu anda mesela bir mehmet topal görmez.
    bu mali tabloda emre'yi kaybetmemiz çok kötü oldu. yanına leiva gibi onu toparlayıp açıklarını kapayacak bir adamı koyup rahatça maç izleyebilirdik. şimdi almamız gereken adamı biraz daha komplike olması lazım ki bu oyuncular da futbol piyasasında çok para ediyorlar. belki scout ekibinin bize carole gibi bir süprizi vardır :(
  • 22 ağustos 2016 tarihi itibariyle hala takımımızda bulunmayan mevki. halbuki transfer sezonu öncesi herhangi bir taraftara sorsalar takımın en acil ihtiyacının ön libero olduğunu söylerdi. (forvetle birlikte) gel gör ki ligin başladığı ana kadar hala birini alamadık. bunun mantıklı hiçbir açıklaması olamaz.
  • bu mevki real madrid'in kroos ve modricli orta sahası ile tarihe karışmıştır. 2008 ispanya milli takımında senna ve barcelona'da busquets'ın olduğu zamanlar zirvesini yaşamıştır. ki isimleri geçen topçularda teknik topçulardır. ülkemizde ilk temsilcisi olan marco aurelio da aslında hücumcu topçuyken bu pozisyona evrilmiştir. mehmet topal gibi lorik cana gibi topçulara günümüz futbolunda artık yer yok. onun için 2019 yazında asla bu mevkinin oyuncusu olan bir topçuyu kadromuza katmamalıyız ki fatih terim asla böyle bir şey yapmaz.
  • nasıl ve neden uydurulduğunu anlamadığım türkçeye kimin kazandırdığını da bilmediğim manasız futbol terimi. libero sözcüğü italyancadan gelip (ingilizcede de sweeper'a karşılık geliyor), futbolda özellikle üçlü savunmalı sistemlerde (3-x-x gibi) iki stoperin arkasında sarkık olarak konumlanan futbolcudur. bunun önde olması halinde o oyuncu defans hattına değil orta sahaya dahil olur. bu sebeple önlibero kesinlikle komik ve yanlış yaratılmış bir terimdir. onun yerine defansif orta saha sözcüğü daha mantıklıdır. böylece orta saha oyuncusunun oyun karakteri de tanımlanmış olur.
  • mehmet topal'in valencia'ya transferi sonrasi, bu mevkii hakkinda futbol bilgimin olmadigini kabul etmis bulunuyorum. on liberoda daha once; lucescu'nun vazgecilmezi olan bulent akin, gerets'ininamoto israri,real madrid'den transferimiz flavio conceicao ve simdi valencia'ya transfer olan mehmet topal hic haz etmedigim futbol stilleri, pas hatalari ve oyun icinde ki silik goruntuleriyle, tarafimdan asla begenilmemis olan futbolcular oldu fakat teknik direktorler tarafindan hep tercih edildiler, en fazla ilk onbir istikrari olan futbolcular oldular. peki ben on libero'dan anlamiyorum diyim ve kabul ediyim ama bir donem albertini, emerson, rijkaard, dunga, viera, gatusso, pirlo, effenberg,edgar davids, redondo, roy keane, matthaus gibi bir cok on liberoyu hayranlikla izlemis ve takdir etmis bir bunyeyim. benim mi futbol anlayisim degisti yoksa bu adamlar hakkinda on yargilimiyim cozemedim. en iyisi on libero olayini bilmiyorum diyim ben.
  • aslında çok yanlış anlaşılan pozisyon. ki son dönemde bu yanlış anlaşılmadan dolayı çok topçu harcadık. mesela melo bi kamyon gol atınca eğer oldu da gitti diyelim yerine gelen isimden gol beklicez. 20 maçta 2 gol attı diye eleştiricez. ama aslında melo ön libero değil defansif yönü yüksek bir orta saha oyuncusudur. beğenin beğenmeyin hak verin ya da vermeyin ön libero sert olur*, rakibi rahatsız eder, alan daraltır, top kapar ve oyun kurması gereken oyuncuya topu verir. ön libero topaldır canadır mascheranodur. orta saha göbekte 3 adam kullanan her takımda 1 tane bulunur. barcelona 09'da toure 12'de busquets'i kullanıyor. chelsea'de 3lü orta sahanın gerisinde mikel var. madrid 2li oynar oyun kuran alonso, defansı kuvvetli olan khediradır. orta göbekte 2 adam kullanan hiç bir takımda ön libero bulunmaz. tıpkı şu anki galatasaray gibi. 2li orta saha kullanan takımlarda bir adam %60 defans %40 hücumdur diğeri ise %40 defans % 60 hücumdur. tabi yüzdeler genel olarak takımına göre değişebilir. o yüzden bir ön liberodan goller, asistler beklemek saçmadır. yapıyorsa ekstradır o ekstrada duran topta, dönen topta falan gelir. ön liberodan üstün top meziyeti beklemek çok yanlıştır. çünkü ayağına hakim, üstün top tekniği olan ön libero sayısı dünyada 3'ü bile geçmez.