• 1
    " nerede kalmıştık " 21 aralık 2017 tarihinde fatih terim'in resmi twitter hesabından atılan, fatih terim'in galatasaray'a döndüğünü ilan eden rekor kıran tweet'tir.

    ben o ara televizyon izlerken tweet atılmadan 2-3 dakika önce ulan bir twitter'a bakayım diyerek cihazı elime aldım. tam timeline'ıma bomba gibi düştü. biri tweeti alıntılamış, gerçek mi bu yazmış. birisinin isim değiştirerek hoca'nın ismiyle trolledigini düşündüm ilk başta, bunu öğrenmek için hemen hoca'nın resmi hesabına girdim. evet tweet gerçekti, büyük bir şaşkınlık geçirdim. ama yine temkinliydim. bu sefer acaba hacklendi mi dedim. tam o sırada buse terim ile dm'den halil söyletmez konuşmuş, buse terim gerçek demiş. bunun capsi timeline'a düştü. ardından merve terim hesabından tweetin gerçek olduğunu yazdı. bu da timeline'a düştü. takip ettiğim galatasaray hesapları çalışıyordu. alayı timeline'a düştü yani. işte kızlarının da yazdıklarını gördükten sonra gerçek olduğunu anladım. sonrası büyük bir mutluluk...
  • 6
    öğrendiğim sırada tek başıma salonda oturuyordum ve biraz twitter'da takılıp yatmayı planlıyordum. bir anda twit düştü ve idrak etmekte oldukça zorlandım. önce sahte hesap mı diye tiwiti atan hesaba girdim baktım ve sahte değildi. uzun süre aptal aptal sırıttım. tabi uyuma planları rafa kalktı ve baya geç yattım. ama yastığa başımı koymadan önce de hala aptal aptal sırıtıyordum.
  • 7
    proje ile uğraşıyorduk benim haricim 1 kız 1 erkek arkadaşlarla. bildirim geldi telefona "galatasaray'a twitter sürprizi" diye. "ulan yine ne oldu aq." dedim. malum o zaman çalkantılı bir camia idik. girdim twitter'a baktım. arkadaşlar stok kontrolünü matlab yardımıyla yapay zekaya dökmeye çalışırken ben bağırdım "ulan ne oluyor." diye. şaşırdılar ben yuh felan diyorum. şoku tam atlattım kız arkadaş "yanlış bir kod mu yazdım." dedi. dedim kod yazan ellerin dert görmesin istersen hayat hikayeni yaz. böyle olmuştu o twit benim için.
  • 9
    ben ezel izliyordum, tam ramiz dayi biçaklanirken "dur yahu kalbim dayanmaz." diyip durdurup bir twitter'da kafa dagitayim dedim, anasayfayi yeniledigim anda hoca tweeti atmisti. gerçekten unutulmaz bir aksamdi, hepimiz "hacklenmis olabilir temkinli olalim." havasina girdik 10 dakika sonra, neyse ki kulup fazla bekletmeyip 1 saat sonra filan kap açiklamasini yapip yureklerimize su serpmisti.
  • 10
    söz konusu twiti babam gece 11:30 sularında gösterdi. olay şöyle gelişti. salonda dizi izliyordum. reklam oldu. "dur iki dakika haberlere bakalım." diyerek odama yöneldim. babam da seri adımlarla peşimden gelip, "hadi gözün aydın." dedi. ben, "ne oldu dursun özbek ocak'taki seçimde aday değilim falan mı dedi?" diye sordum. "fatih terim'le anlaşmışsınız." dedi. inanamadım, hemen haberlere bakıp olayı doğrulattım. sonrasında da konuya tamamen hakim olunca sabah 5'e kadar uyuyamadım. saat 8'de uyanınca 3 saat değil de 33 saat uyumuş gibi dingin ve rahattım. en önemlisi huzurluydum. zira imparator yuvasına dönmüş ve 21. şampiyonluğu gece attığı twit ile zaten almıştı. iyi kibizilmesin hocam ve hep bizimle kal.
  • 12
    sabah çok erken kalkmak zorunda kalmıştık. uyumak için yatağa yerleştim. tam yorganı üzerime çekerken telefon titredi. beraber maçlara gittiğim arkadaşlarımın olduğu whatsapp grubuna bir fotoğraf atıldı. açtığımda “nasıl lan” diye kısa çaplı bir şok geçirdim. twitter’a girdim. o kadar yorgun olmama rağmen yataktan kalkıp twitterda gezinmek üzere salona geçtim. 2 saat boyunca mutlu mutlu yazılanları okudum. spor kanallarını izledim. beni en çok rakip takım taraftarlarında oluşan tedirginlik mutlu etmişti. zaten bu pskolojik etken şampiyonluğumuzda önemli pay oynadı.
  • 14
    kız arkadaşımla evdeydik ve yine kötü geçen bir günün ardından moralim yerlerdeydi. hayatımın en kötü döneminin henüz başlarıydı. her anlamda sıkıntılı bir sürece girmiştim. her gün yeni bir kötü haber, her yeni güne bir iç sıkıntısıyla uyanan bir müzeci -tabii uyuyabilirse o da-.

    normalde tv izleyen biri değilimdir ancak evde kendi kendine bağdaş kurmuş oturur gibi duran televizyona ufak bir anten bağlamıştım ve evde internet bağlantımız yoktu o ara. kız arkadaşımın "uyumayacak mısın? hadi bırak şu telefonu" tarzında serzenişlerini duymazdan gelerek bir twitter'a bakayım dedim. aslında o an telefonla yapılabilecek her şeyi yapmıştım ve biraz daha geç yatağa girmenin yolunu yapıyordum. twitter'ı da o dönem çok aktif kullanan birisi olmadığım için öylesine bir bakmak geçmişti içimden.

    bir girdim ki twitter'a aman ne göreyim. hocamın adıyla bir hesap "nerede kalmıştık.. @galatasaraysk" tweeti atmış. ulan dedim bir an kendi kendime; "hocanın twitter hesabı yok ki!?"

    biraz şaşırdım tabii o an ama adamın hesabının yanında mavi kalıp içinde o minnacık beyaz tık var. neden sonra aklıma "timeline"ın akışına bakmak geldi. aşağı indikçe spor sayfaları, galatasaraylı arkadaşlarım ve bazı rakip takım taraftarlarının tweetlerini gördüm. o ana kadar sessizce telefonun ekranına bakan ben, "allaaaaaaaah" diye bir çığlık attım. bizim kız bana bağırıyor, ben onu duymazdan gelip coşuyorum. ister inanın ister inanmayın sevgili renktaşlar, tweet'in gerçekliğini anladığım an hemen tv'yi açtım ve oradan da teyitlememle birlikte "halay çekmeye" başladım.

    evet ciddi ciddi evde halay çekiyorum bağıra bağıra. telefondan galatasaraylı arkadaşlarımı arıyorum bir yandan. bölümün whatsapp grubundan, akrabalara, yakın arkadaşlara vs. tweet'in ekran görüntüsünü atıyorum. o gece en az 3 saat ekranın başından ayrılmayıp tv izledim.

    son olarak; nerede kalmıştık tweet'ini gördüğüm ilk an son 1 yılda yüzümün güldüğü, gerçekten içten bir sevinç yaşadığım nadir anlardan biriydi. gerçekten sevinçlerimizin kaynağı genelde galatasaray olmuş sevgili renktaşlar.
  • 16
    depresyon modunda olduğum dönemlerden biriydi; arkada selda bağcan, müslüm gürses, fikret kızılok sırayla çalıyor ben ise kafam dağılsın diye twitter'da dolanıyordum. sonra bir anda ne göreyim: manevi babam, imparatorum "nerede kalmıştık?" tweeti atarak galatasarayımızı etiketlemiş. suyun kaldırma kuvvetini keşfetmiş arşimet gibi koşturmaya başladım evde, sonra lavabodan çıkan babamı yakaladım ve müjdeli haberi verdim. bir yandan da korkuyorum, "allahım ne olur hacklenmiş olmasın, ne olur bu sefer gülen biz olalım." diye dualar ediyorum. neyse ki kısa süre içerisinde bilgi kesinleşti ve o gece huzurlu bir şekilde uyuyabildim. seni veren allah'a şükürler olsun hocam!
  • 17
    valla ben de wc'de büyük bir işle uğraşıyodum.* tweeti görür görmez şortu çektiğim gibi 'laaaan fatih hoca gelmiş olum şaka mı lan bu' diye bağırarak bir diğer gs sözlük suseri olan ev arkadaşımın kapısına vurmaya basladım. o da o ara lol oynuyodu sanırım pek inanmadı bir de o sıralar ahı vardı.* ardından fake olma ihtimaline karşı bilgisayarda biraz gezinip saatlerce televizyon izlemiştik, onun da ahı yavaş yavaş yumuşamaya başlamıştı hahahaha.
  • 18
    çok uzun bir seyahat sonrası eve gelir gelmez uyumuşum, sabah hala dinlenememiş olmanın ağırlığıyla yataktan zor kalkıp, daha uyanmadan tuvalete girmiştim afedersiniz. normalde çok twitter kullanan biri değilim, nedense ilk iş twitter’ı açtım ve nerede kalmıştık tweet’ini gördüm ve allaaahh diye bağırdım. fake hesap olduğunu düşünerek hemen sözlüğe girdim ve fatih terim başlığına hunharca entry girildiğini gösteren, şu an hatırlayamadığım üç basamaklı sayıyı görünce, suyun kaldırma kuvvetini bulup, evreka evreka diye bağırarak, daldaşak sokağa fırlayan arşimet gibi allaaaah diye tekrar bağırarak tuvaletten çıktım. o an hanımın yüzündeki şok ifadesiyle biraz kendime gelidim ve gelecek olduğunu anladığım şampiyonluğun heyecanıyla çok güzel ve keyifli bir gün geçirdim.
  • 20
    yanlış olmasın hatırladığım kadaryıla 21 aralık 2017 tarihinde işten çıkmış yorgun argın evime dönüyordum. 'yıllardır tt arenada maç izleme hayali kurup duruyorsun oğlum yeter başlarım işine gücüne bu hayali gerçeğe dönüştürme zamanı geldi artık lan' dedim yolda kendi kendime. eve gittim açtım bilgisayarı. ekranın bir yarısında bilet bakıyordum, diğer yarısı uçak bileti bakıyordum. 24 aralık 2017 galatasaray göztepe maçı için 5. kategoriden bilet buldum dedim ilk maç güzel bir yerden seyredeyim.

    maç için her şey hazırdı. maç bileti ve uçak biletleri alınmış sanki maç o günmüş gibi evde dolanıp maç saatini bekliyordum. biraz yorgunluktan biraz heyecandan dolayı 2-3 saat uyuyakalmıştım telefon çaldı. benden daha fanatik olduğunu düşündüm yakın arkadaşım. ulan sen ne ballı adamsın gittiğin maça bak falan diye hem söyleniyor hem de sesi sevinçi geliyordu. uykudan yeni uyanmış halde olayı tam anlamadım tabi 'oğlum noluyo lan acaba' diye içimden geçiriyorken, kalk twitter'a bak dedi kapattı telefonu. bir gözüm kapalı twitterı açtım o muhteşem tweeti okudum.*

    maç günü uçağa binmek için hava alanına gittim. uçağa bindim, hostesler ve elleri öpülesi minnoş teyzeler hariç herkes sarı kırmızı giyinmiş. yanımda 7-8 yaşlarında bir çocuk ve babası var atkılarını giymiş kendi aralarında konuşuyorlar. küçük çocuk 'baba fatih teyimmi gelcek baba' diyo, babası da 'evet oğlum biz de onu görmeye gidiyoruz' dedi. maç bitimine kadar yüzlerce olay oldu tabi onları daha geniş bir şekilde başka başlıkta anlatırım.

    lan dedim iyi ki galatasaraylıyım.
  • 21
    ben çocukluğumu babasız geçirdim, babamdan tek kalan şey galatasaray oldu. babam beni galatasarayla taniştırdığı dönem öyle şanlı ve şahşalı dönemimizki, terim, hagi, hakan şükür ve o dönemki jenerasyon adeta parlıyordu. tabi hem futbolu sevdirdiler bana hemde galatasarayı. fatih hocam ise geçen zamanla benim için baba gibi oldu. bize hep impoze edilen terimin galatasarayı hep yüzüstü bıraktığıydı, oysa zamanla kendiside açıklık getirdi buna ve fiorentinaya gittiğinde o dönem faruk süren yönetiminin nasıl imalarla gönderdiğini bu sene ancak öğrenebildik, çünki fatih hoca herzaman galatasarayı korumak istemiştir. hocanında dediği gibi, hiç ayrılmasaydı daha olağan başarılar elde edebilirdik. fatih hocanın milan sonrası tekrar çağrıldığında tereddüt etmeden kabul etmesi o dönem için muazzamdı, onunda söylediği gibi italya dönemi sonrası avrupanın kapıları açıktı. gerçi o dönem lucenin gönderilişi ve mehmet cansunun başkanlık makamından ayrılışı bize zarar verdi fakat geldiğinde beşiktaşa şaibeyle nasıl şampiyonluk hediye edildiğini hepbirlikte gördük, sırf o sezonun maç özetlerine bakın, adanaspor maçı ve gençlerbirliği maçında resmen katledildik. tabi o dönemki yanliş transfer politikası bizi başarısız kıldı. hocanın 3. gelişinde ise yaşadığımız o muazzam başarılı dönem bizi ele düşmana karşı şahlandırdı, bir önceki sezon 8. olup ezilen takımı ayağa kaldırdı, tabi o enkazı kaldırmakta ünal aysal başkanında emeği çok. keşke hoca milli duygularına yenik düşmeseydi ve ünal aysal birazda daha toleranslı olsaydı şuan ne fairplayle uğraşırdık, nede biz taraftar bukadar yıpranırdık. tabi son olarak o meşhur twit, anlatılmaz, yaşanır. hocam sen bizim başımızı dik tuttun, ve biliyorumki sen varken, hasan şaş varken, necati ateş varken, kimse bu klübe zarar veremez. nasıl 90larda yaptıysan şimdide 2000 jenerasyonunu topluyorsun. adeta geleceğimizide hazırlıyorsun. sana çok kırıldık zamanında ama olsun, insan babasına küsermi? allah senden razı olsun hocam!