• 27
    tesadüfen yenilediğim anasayfama düşmüştü daha atıldığı anda. koskoca adamım gördüğüm ve mavi tikli hesaptan atıldığını anladığım ilk anda gözlerim doldu mutluluktan, sevinçten ne yapacağımı şaşırdım. bir an bile hesabın hacklendiğini falan düşünmedim, çünkü tam da hocaya yakışacak bir hareketti. harika bir an olarak kalacak her zaman aklımda.
  • 29
    tweet'i gördüğümde için kıpır kıpır olmuştu. gece boyunca sırıtmıstım. sonra diğer takım taraftarı arkadaşların anlamsız* ve bir o kadar korku dolu mesajlarını görmüştüm. o gece hemen bir iddiaya girip gs sampiyonluguyla birlikte bir adana yemiştim.
    bu tweet'le bir daha hatırladım ki fatih terim benim için güven ve özgüven demek. onun kenarda olduğu her an takımıma inanç duyarım.
  • 30
    hocaya olan kırgınlığımı, hissettirdiği o acıyı anında silip atmış andır.
    iki fenerli ve bir beşiktaşlı arkadaşımla evde oturuyorduk. finaller yaklaştığı için ben bir yandan ders çalışıyordum ama aklım sürekli o ihtimaldeydi, 5-10 dakikada bir twitter'a girip ne var ne yok kontrol ediyordum.

    gördüğüm anda kayış koptu. sadece bende değil, fenerli ve beşiktaşlı arkadaşlarımda da... asılan yüzlerini, gözlerindeki 'başımıza ne geleceğini galiba biliyoruz' ifadesini unutamam.

    'galatasaraylı fatih'i ben böyle tanırım, tek cümlesiyle tarihte yeni bir sayfa açan adam. özüne dönmen umuduyla hocam.

    "bazen başarı para, kupa kazanmak değildir. insanların yüreğine dağlanmaktır. damarında, kanında yaşarcasına."
  • 31
    evimize uzun bir süre boyunca yatıya kalacak akrabalar vardı. ilk gününden anneme soruyordum işte ne zaman gidecekler, kesin bir şey var mı falan filan. misafir çocuklarından biri benim bilgisayara geçmişti ( bak bak paşaya bak hey allahım ya) annesi de yanında telefonla konuşuyor, babam ve diğerleri de salonda sohbet ediyorlardı. anneme mesaj attım ne zaman gidecekler diye, annemde demez mi "sanırım 2 ay kalacaklar" diye... uff yemin ederim beynimden vurulmuşa dönmüştüm. o süre nasıl geçer, ben ne yaparım bunlarla diye kara kara düşünüyordum. aradan böyle yarım saat falan geçti babam beni çağırıyor. içimden ulan diyorum, kaç kere demiştim size beni çağırmayın diye. kuzu kuzu gittim ve tüm gözler bendeydi. misafirler boş boş gözlerle bana bakıyor, babam ise kaş göz işaretleriyle televizyonu gösteriyordu. televizyona bir baktım, trtspor'da fatih terim'in "nerede kalmıştık" tweeti var. hemen aşağıda da yanılmıyorsam 4. fatih terim dönemi yazıyor... offf nasıl sevindim anlatamam. salondan çıktım ve hemen odama koştum. misafir kadın hala konuşuyor, çocuk ise afedersiniz ama bilgisayarın ırzına geçmişti. öyle bir sevinçliyim ki çocuğu hemen kaldırdım bilgisayardan, e sonuçta buranın ve ve diğer sözlüklerin yorumlarını okuyacaktım. annesi bana ters ters bakmasına rağmen hiç aldırmadım ve okumaya devam ettim. 1-2-3.... bütün yorumları okudum. ulan nasıl zevkli bir şeydi ya. galatasaraylılar çıldırıyor, diğer rakipler korkudan zırlıyor... okudukça okuyordum. yan sekmede ise birkaç kanal açıktı sessizde. arada bakardım yöneticiler bağlanıyor mu bağlanmıyor mu diye falan. o gece misafirleri takmadan o kadar güzel bir uyku çekmiştim ki...

    ama ertesi gün yine misafirlere küfrediyordum sözlük. ha bu arada misafirler yaklaşık 4 ay kalmıştı. aklıma getirdikçe sövesim geliyor. ulan misafirsin lan, 4 ay nedir?
  • 34
    bu tweet atılmadan bir kaç gün önce twitter’dan fatih terim’in bildirimlerini açmıştım. o akşam şans eseri bildirimden bir kaç saniye önce fatih terim’in profilinde geziyordum ve şoke oldum gördüğümde. lan daha bildirim gelmeden gördüm bu tweeti ben. :) ilk rt’leyenlerden biri bendim ve o an hissettiğim şeyi anlatamam burada. elim ayağın titremişti sevinçten.
  • 37
    güzel bir anım var bu konuyla ilgili.

    babadan oğula nesil, tinercilik boyutu korkunç seviyelerde seyreden ve futbol manyağı bir arkadaşımla ps oynuyorduk evde. tabii hâl böyle olunca tartışmalar ve futbol üstüne aforizmalar da kaçınılmaz oluyor. futboldan benden daha çok anlayan biriydi allah'ı var. beşiktaş harici bir takım hakkında özellikle teknik konuları hiç de bir tinerci edasıyla konuşmazdı. işte öyle durumlarda ciddiye alabiliyordum kendisini. her neyse, o sıra malatya'ya kaybetmişiz sanırım, adamın keyfi gıcır. beşiktaş yazın transfer bombalarını patlatmış bam bam bam diyerek. haliyle bütün müptezeller 5 sene şampiyonluk ve avrupa kupası moduna girmişti hatırlarsınız.

    neyse konuya dönelim, tudor'dan istediğimiz verimi alamayınca beşiktaş'lılara gün doğmuş; şenol hocayla maviliklere motor sürmeye henüz aralık ayının soğuk günlerinde başlamışlardı. soğuk olur dedik, ayaz vurur don yapar yollar dedik, mavilik değil, tek bulacağınız şey gri ve kasvetli bir gökyüzü olur dedik; dinletemedik.

    akşam vakti arkadaşın telefonuna maçkolikten bir bildirim geldi, elindeki oyun kolunu yavaşça masanın üstüne bıraktı. gözlerinde yuvasını kaybeden küçük bir kartalın hüznü vardı. o bakışları ve yüz ifadesini hiç unutamam: "fatih terim geri dönmüş" dedi dudakları titreyerek. bakın beyler abartmıyorum, eşek kadar adam o an korktu resmen karşımda. gözlerinde ve yüz ifadesinde korku, hayal kırıklığı ve yaşama hevesini kaybetmiş bir müptezelin sessiz çığlıkları vardı.

    sonra oyun oynamaya da hevesi kalmadı zaten.

    twitter'a girip twiti görünce şampiyonluk kutlamasına başlamıştım zaten.
  • 39
    evde yatmaktaydım. yazın hocanın başımıza geçeceği dedikodularıyla birlikte hocanın twitter hesabının bildirimlerini açmıştım. öyle de kalmış benim aklımdan da tamamen çıkmıştı.

    telefonda gezinirken yukarıdan “fatih terim tweetledi: nerede kalmıştık... @galatasaraysk” diye bir bildirim geldi. başta anlam veremedim. daha sonra bildirime tıklayıp tweeti açtığımda “allllaaaaağğahahhahaaekkkkbbbeeeğeğğrrrrrr” tarzında bir tepkim olmuştu. canım hocam. niye üzüyoruz birbirimizi böyle :(
  • 42
    ne geceydi be...

    üzerinden hangi ara 2 sene geçti hala inanamıyorum. dün gibi hala.
    annem ve kardeşim türkiye ye kesin dönüş yapmıştı ve ayrılık acısının üzerinden daha 1 ay bile geçmemişti henüz.
    evde boş boş pc karşısında otururken sözlükte hocanın başlığına 100'den fazla entry girildiğini görünce dedim "ulan acaba mı?" sonra tweeti görünce ilk başta hack olabilir diye düşündüm ama ilk gördüğüm an yaşadığım heyecan ve duyguyu anlatmam mümkün değil. çok geçmeden kulüpte resmi açıklamayı yaptı; "galatasaray'lı fatih terim yuvasına dönmüştür!" son hatırladığım çok net bir şekilde gözlerimin dolduğu ve babama sarılıp duygu patlaması yaşadığım. 2 sene mi geçmiş? hadi lan oradan, dündü olum işte banane...

    şaka bir yana, unutulmaz ve efsane bir geceydi.
  • 44
    ne zamandır yazmak istiyorum yazamadım utandım madem halen güncel konu yazıyorum.

    ben bu tweet i gördüğümde tuvaletteydim yahu. once inanmadım fake hesap mı dedim sonra hesabı mı hacklediler dedim bunları araştırırken çıkamadım içerden bir de üstüne farklı yerlerden teyit edilince laaaaaaaaaannnnnn diye bağırdım yani bağırmışım ev halkı toplandı kapının önünde olayı anlatınca salak muamelesi yaptılar.
  • 45
    geleceğini biliyordum lan diye bir tepkim olmuştu. herkes gelmez derken bu meydan okumaya çıkacağını biliyordum.

    "beni aranızda bir kez olsun yüz yüze gelmeden bile tanıyan insanlar var. bu benim için çok gurur verici bir şey" bunu söyleyen fatih terim doğru söylüyordu. bir kere olsun yan yana gelmesem de nerede ne yapacağını kestirebiliyorum.

    çünkü fatih terim galatasaray taraftarının büyük çoğunluğunun izdüşümüdür.
  • 47
    bir cafede arkadaşlarla king oynuyorduk. yancılardan biri ''oğluuuuum, oğluuuum şuna bakın laaaan'' şeklinde bir tepkiyle tweet'i gösterdi. elbette masadaki galatasaraylılar ''lan hocanın sayfası hack'lenmiştir heyecanlanmaya gerek yok'' diyip oyuna devam etmiştik.

    birkaç dakika sonra tüm yaşananların gerçek olduğu ortaya çıkınca abartısız iki kişi sandalyelerin üzerine çıkıp ''imparatoooorrr fatih teriiiimmm'' diye bağırmıştı.

    neyse ki çok gittiğimiz bir mekandı, bizi az çok tanıyorlardı da kovulmamıştık.