• süperlig'de doğru kullanıldığı taktirde adamı şampiyon yapacak futbolcu.

    çok hızlı, müthiş istasyonlar yapabilen bir adam değildir. zaten fizik yapısı buna müsade etmez. ancak topu kanatlara taşırsanız mutlaka rakip ceza sahasındadır ve müthiş etkilidir. çok iyi pozisyon alır, üstün fiziki özelliklerinin yanı sıra kafa toplarına müthiş çıkar ve iyi de bir bitiricidir. bol kanat ortası yapan bir takımda duran toplarla beraber eminim süperlig'de kariyer rekoru kıracak ve 10 golü geçecektir.

    orta sahada hep doğru yerdedir. serttir. rakibine mutlaka fiziki üstünlük sağlar. ayağı ve oyun görüşü oldukça iyidir. rakibe müdahale etmekten çekinmez. yani selçuk gibi hayalet savunma yapmaz. dripling ve xavi misali paslar beklemek hayal olur oyuncudan fakat dikine oynamayı gayet iyi becerir. kariyerine amc olarak başladığını unutmamak lazım. yani ofansif özellikleri asla küçümsenemez. sadece doğru kullanmak gerek.

    çok iyi ve akıllı bir takım oyuncusudur. gerçekten orta sahanın direncini ciddi ölçüde arttırır. aslında biraz tolga ciğerci'ye benzetebiliriz bu konuda. enerjisi yüksektir. devamlı top olan bölgededir ve sahipsiz topları kazanma oranı çok yüksektir. ama işte çabuk ve seri bir futbolcu değil.

    hep bir laf vardır, uzaklaştırdığımız toplar duvara çarpmış gibi kalemize geri dönüyor diye. bu konuda da çok verimli bir orta saha fellaini. baskıyı kurdunuz. atağınızı yaptınız. topu rakip kaleci aldı veya auta çıktı. hah, o degaj ya da aut atışı var ya, çoğu zaman fellaini sayesinde rakip ceza sahasına atak olarak dönecektir.

    duran top sıkıntımızı tek başına çözer. serdar ve maicon'lu bir savunmaya fellaini gibi hava toplarında expert bir adamı koyarsanız hem takımın yerleşimini saha içerisinde organize eder, hem de çoğu hava topunu toplar. evet sahada bize bir iniesta izletmeyecek, ancak hava toplarında o kadar büyük bir açığımızı kapayacak ki, dediğim gibi doğru kullanıldığı bir galatasaray'da en az +20 gol demektir. +20 gol de net şekilde şampiyonluk getirir.

    son olarak belirtmek isterim ki bu 20 golün tamamını skor üreterek yapmayacak tabi. ancak bu sene hemen her maç gol yediğimiz duran topları ele alırsak fellaini'li bir galatasaray rahatlıkla ligin duran toplardan en az gol yiyen takımı olacaktır. dolayısıyla 10 civarı gol katkısı sağlasa bi 10 civarı da golün yenmesini önleyecektir.

    tek dezavantajı fellaini hakikaten sert oyuncudur. bazen de topa değil rakibe çok sert girer. aslında bu özelliği çok ön plana çıkmadı nedense kariyeri boyunca. demek ki bu işleri akıllı yapıyor. fakat süperlig'de gözünün üzerinde kaşın var diye sarı ve kırmızı kart gösterilen galatasaray futbolcularını düşündüğümüzde ya hakemlerle ciddi sıkıntılar yaşayacaktır ya da kart görmemek için bunca sene geliştirdiği oyun karakteriyle çelişecek ve saha içerisinde bunun travmasının etkisinde hareket edecektir. performansına olumsuz anlamda yansıyabilecek bir durum malesef bu.

    fakat şunu da söylemek lazım ki fellaini manu'dan bile oldukça yüksek bir kontrat istedi bildiğim kadarıyla. galatasaray'ın bu oyuncunun maddi şartlarını nasıl karşılayacağı hakikaten merak konusu. bana göre mevcut mali koşullarda gerçekleştirmemiz imkansıza yakın bu transferi.
  • fernando ve melo transferi hakkında okuduklarımı bu başlıkta da görüyorum.

    melo gelmeden önce bir bidon efsanesi vardı, hikaye. bidon demek o yıl ki en kötü performans ya da en kötü transfer değil. bir sürü transferler oluyor, 1 maç oynamadan gidiyor. bu "altın bidon" olayı, tamamen beklenti-fiyat-performans üçlüsünün eseri. örnek yıllar önce mancini döneminde ki en kötü transferimiz olarak kimse umut gündoğan demez. tarık der, hajrovic der, ontivero der. çünkü umut'tan zaten bir beklenti yoktu, fiyatı düşüktü. beklenti olan, büyük performans beklenen oyuncular seçilir bu şekilde.

    gelelim "kazma" saçmalığına. melo da gelmeden önce, gelmesini isteyenler bile ayağı iyi değil, sert ve düz bir oyuncu diyordu. juventus tarzı bir takımda öyle görünmesi doğal. sen hele bir gel bakalım fiorentina günlerine. gör tekniğini. juventus'ta tekniğini göstermesine gerek kalmayacak yardımcıları vardı. pirlo, marchisio gibi. bu tür oyuncular varken, ne gerek var melo'nun ters pas denemelerine. verir 1 metre önündeki pirlo'ya salar araya.

    fernando da aynı şekilde. aynı yorumları okudum. iyi oyuncu, gelmesini isterim, çok iyi süpürür, çok iyi top çalar, "tekniği vasat" dendi. öyle olmadığını hep beraber gördük. orada da aynı şekilde, yaya mı dersin, de bruyne mu dersin, david silva mı dersin, yoksa ilkay mı?! bunlar varken zaten teknik olarak onların 1-2 tık altı fernando'nun fantaziye girmesine gerek yok. bu oyuncuların 1-2 tık teknik altı da bizim için haylı hayli yeterli.

    fellaini konusunda da aynı yorumları okuyunca aklıma geldi yazayım dedim. fellaini, everton'dayken fiziğinden sonraki en iyi özelliği topla yaptıklarıydı. manu'da ise, farklı özellikleriyle ön plana çıktı çünkü o ortasaha da oynamak istiyorsan, farklı özelliklerini gösterip, diğerlerinin açıklarını kapatmalısın. öyle bir hava var ki, fellaini sanki sadece hava topu alır, omuzu vurur top çalar, o kadar. inanın öyle değil. bizim lig için biçilmiş kaftan kendisi. çokta iyi olur çokta mükemmel transfer olur.

    edit: imla.
  • dünyanın en pahalı takımının banko 11 oyuncusu. dünyanın en iyi teknik drektörünün 1 numaralı adamı. yanında gelmiş geçmiş en pahalı transfer pogba var, karşılaşacağı rakipler chelsea-city-toth-arsenal gibi galatasaray'ın mevcut kadrosuyla 100 de 1'i etmeyeceği güçte kadrolar. ama gelmesin çünkü kalas ve yetersiz ve sorunumuzu çözmez ve iki yönlü değil ve çok kırmızı görüyor.

    galatasaray'ın asıl sorunu dursun özbek falan değil aga. şu taraftarındaki vizyonsuzluk herhangi bir takımda daha yok. bunların birini beğenmesi için fm de genç yetenek olarak gösterilip, profil resmindeki fotoğrafta da, alnına''iki yönlüdür'' diye yazmış olmaları falan lazım.
  • hayli ilginç bir transfer hikayesine konu olmuş.

    şöyle ki özkan doğan adındaki bir menajer fellaini'nin menajeri ile yakın ilişkiler içinde. buna güvenerek oyuncuyu türkiye'ye getirmek istiyor. önce trabzonspor'a gidiyor ve oyuncu türkiye'de oynamayı çok istiyor. sizin için de uygunsa yetki belgesi verin bu transferi halledeyim diyor. trabzonspor adına görüşmelerde bulunuyor fakat ne oyuncu ne de kulübü ikna olmuyor. o tarihlerde bu kez galatasaray'a geliyor. daha iyi teklif verebileceğimizi düşündüğünden oyuncuyu öneriyor. ancak kibar bir dil ile oyuncu ile ilgilenmeyeceğimiz iletiliyor. (bkz: #2205757)

    gel zaman git zaman menajer özkan doğan kankası olan bülent tulun ile görüşüyor. bülent tulun başkanı arıyor ve n'diaye'yi bırakın biz fellaini'yi getireceğiz diyor. tulun'un aracı olmasından dolayı galatasaray'dan onay alınıyor. oyuncuyla irtibata da geçiliyor ve yıllık 5 milyon euroluk teklif fellaini'yi cezbediyor. fakat sorun bu noktada başlıyor. çünkü fellaini'nin bonservis sorunu var. united ile kendisinin görüşüp sorunu çözmesi isteniyor. ancak united tarafı bu noktada haberdar olduğu transfere onay vermiyor.

    doğal olarak transfer gerçekleşmiyor.
  • sorun kalas olup olmaması değil. bu tarz futbolculara çöp muamelesi yapılması asıl anlaşılmayan. fellaini everton'dayken, ki o zaman everton'ın kadrosu bugünkünden kötüydü, takımı taşıyan oyuncuydu moyes zamanında. şimdi united sırf united iyi diye oynamıyor yani.

    ben de fellaini ne topçu be demiyorum ama böyle adamlar ne iş verseniz yapar, takıma katkı sağlamak için her şeyinin verir. hayvan gibi fiziği var, mourinho kendisini skoru korumak istediğinde oyuna alıyor genelde. everton'dayken de yarım forvet gibi oynuyordu öyle de katkı veriyordu. bizim bugünkü takıma gelmesini ben de istemezdim çünkü kurulan takım atletik bir takımken fellaini bize olmazdı. ama bu "kalas" olduğu için falan değil. oynamak istediğiniz futbola göre gayet de istenebilecek bir oyuncu. insanlar bu seviyelerde şansa oynanıldığını sanıyor galiba.

    fellaini, tolga ve benzeri oyunculara kalas, çöp muamelesi yapan insanları ciddiye dahi alamıyorum. sahadaki herkes top cambazı olsun istiyorsanız sokak ya da plaj futbolu falan takip edebilirsiniz. harleem tarzı takılanlar vardır belki.
  • hey gidi hey! donk, selçuk, de jong, tolga... fellaini? istemeyiz.
    modric? hah o olur bak.

    orta sahalarımızın en önemli dezavantajları şunlar: dinamizm, hız ve rakip ceza sahasına girmemek.
    geçenlerde de söylemiştim selçuk inan'ın son yıllarda duran top harici rakip ceza sahasına girdiği pozisyon sayılıdır. bakın normal bir 8 numara maç başı bile minimum 4-5 kez rakip ceza sahasına toplu veya topsuz bir şekilde, akan oyunda girerken selçuk inan yılı aşkın süredir belki ondan fazla yapmamıştır bu aksiyonu. aynı şeyleri tolga için de söyleyebiliriz ve işin kötüsü hani atağa çıkmaz ama öyle paslar verirsin ki ileri hattını pozisyona sokarsın, takımı hücuma kaldırırsın bizde o da yok maalesef. orta sahalarımızın tek yaptığı şey savunmadan topu alıp bir yanındakine dürtmek. tolga az biraz çaba gösteriyor takımı ileriye taşıma konusunda ama bu onun yapabileceği bir görev de değil. haliyle ya hücuma çıkmakta zorluk çekiyoruz ya da hücuma çıksak dahi sayısal olarak eksik kalıp pozisyonu olgunlaştıramıyoruz.

    şimdi fellanini'nin içinde yer aldığı bir pozisyona bakalım:
    https://i.hizliresim.com/9dlVLr.jpg
    https://i.hizliresim.com/3qJ9or.jpg
    https://i.hizliresim.com/nWoAER.jpg

    açık konuşayım son üç senede ben selçuk'un veya herhangi bir galatasaray orta sahasının (melo'nun fiziken kaliteli olduğu dönemleri çıkart) yukarıda olduğu gibi bir pozisyonun içine girdiklerini hatırlamıyorum. eh fellaini neden önemli? bu yüzden, şu yüzden, o yüzden önemli arkadaşım. burada sana sayfalarca dolusu ''fellaini neden önemli futbolcu'' yazısı da yazabilirim, gerek yok bak sadece bir örnek bile yeterli diye düşünüyorum. selçuk inan en son ne zaman bu şekilde rakip ceza sahasına girmiştir?

    ve fellaini bunu ender yapan değil sıkça yapan bir isimdir, forvet arkasında hatta forvette oynamış bir futbolcu olduğundan o bölgelere maç içinde gerek taktiksel olarak gerek refleks olarak kayar ve pozisyon üretir. fellaini gibi 1,94 adamın stoperlerin arasına girmesi dengeyi o kadar değiştirir ki rakip ne yapacağını şaşırır. rakip tarafından maç öncesi çalışılmış tüm markaj, parselizasyon gibi konuları çürütür ve dolayısıyla rakibi afallatırsın.

    kısa kısa fellaini neden önemli futbolcudur, onu sıralamak gerekirse:

    1) saçlar hariç boyu 1,94 cm. saçlar dahil edilince muhtemelen 2,15 cm gibi bir boyuta ulaşıyor. korkunç bir şey rakip oyuncu için, özellikle türkiye gibi boy ortalamasının düşük olduğu liglerde 2,15 cm boyutla tüm hava toplarını süpürürsün. hava toplarında elde edeceğin üstünlükle rakipleri kendi sahasına hapseder, hücum ederken de seken topları alarak topun sende kalmasını sağlarsın. bunun yanında duran toplarda kuracağın üstünlük de cabası. fellaini ile türkiye'de her duran top potansiyel gol pozisyonu olur ki özellikle kapanan anadolu takımlarına karşı duran topların bulunmaz nimet olduğunu söylemeye bile gerek yok. onun için bir defa hacimsel ve uzunluk açısından inanılmaz faydası olacaktır.

    2) dizilimsel olarak veya oyun içinde hücumda kullanılabilir bir oyuncu olduğundan rakibin analizlerini bozar ve rakip sahada hücumsal üstünlük kurmamızı sağlar. bu da daha fazla pozisyon daha fazla gol olarak bize geri dönecektir. resimlerde de görüldüğü gibi sıkça rakip ceza sahasına girmesi de takımımızın en büyük eksikliklerinden birini kapatacaktır.

    3) fiziki kapasitesi. hem koşu mesafesi olarak hem de ikili mücadelelerdeki üstünlüğüyle kesinlikle rakibi yoran bir oyuncu. atiba'nın kral olduğu bir ligte fellaini kalitesindeki bir futbolcu bir orta saha neler neler yapar bu fizik kapasitesiyle siz düşünün.

    4) teknik olarak da bana kalırsa bir orta sahaya göre üst düzey. sonuçta forvet arkası orijinli bir oyuncudan bahsediyoruz, tahta bacaklıymışçasına yapılan yorumları çok doğru bulmuyorum, neden bulmuyorum çünkü manchester united maçı izlerken mata, pogba, ibrahimovic gibi tekniği on numara oyuncular arasında sırıtabilir ki çok normaldir ancak bu durum demek değildir ki fellaini'nin tekniği kötü, hayır efendim xavi ilan edilen selçuk inan'dan daha iyi bir tekniği olduğunu daha doğrusu sahada tekniğini daha fazla yansıtacağını söyleyebiliriz.

    son olarak saha içinden bağımsız bir konu daha var ki bu konu oyuncuyu çok cazip kılıyor, fellaini inanılmaz pazarı olan, tüm dünyada hatırı sayılır şekilde bilinen, saçıyla fiziğiyle ikonlaşmış bir futbolcu. sahanın içindeki artılarını da geçin sırf bu konuda getireceği reyting bile galatasaray için çok olumlu olacaktır. artı fas kökenli oluşu belhanda ve feghouli ile bir iletişim sağlayacaktır ve saha içinde iyi organizasyonlar kuracaklardır.
  • orta sahasında bilmem kim olan takımın taraftarlarınca diye tanımlanan futbolcu. artık gerçekten gına geldi.

    anladık, orta sahamızda selçuk ile tolga var ve bu beğenmemek ne haddimizeymiş. sanırsın bedava yahut selçuk'la takas olarak gelecek de biz kabul etmiyoruz. yahu kardeşim bu adamın senden alacağı yıllık nerden baksan 3.5-4 milyon avro arasında olur. ben de bu maliyetler artı bonservis ile fellaini'nin alınmasına karşıyım. bu adam gerçekten futbol dünyasının en büyük overratedlarından biri. moyes denen şaklaban manu'ya aldı diye şunu başımıza mehdi ilan ettiler.
  • fernando ile gelirse çok entry sildirir. bu adam ilk çıktığında, everton'da hep hücuma dönük oynadı. bizde de epeydir boş olan 8 numaranın sahibi olur.

    gamsız falan değildir. sürekli orta sahadan ceza sahasına girer. öyle mıy mıy oynamaz. oyunu rahatlıkla ileri taşır. kısa mesafede çalımda atar. hava toplarında bariz üstünlük sağlar. fiziken avantajlıdır. sadece yavaş. ama selçuk inan'ın aksine koşabilir.

    net şekilde ligde kalibresinde adam yok. ndiaye'ye göre ciddi anlamda iyi futbolcu. sneijder'den sonra yok seviyesine inen oyun organizasyonumuzu yapar. pas akışını sağlar. belhanda'nın, gelirse feghouli'nin yeteneklerini sergileyebilmesini sağlar. burun kıvırılacak futbolcundeğildir. premier lig seviyesinde bile...
  • arkadaşlar bu adama kazma diyenler manu taraftarları. yani bu adam premier lig'de şampiyonluk isteyen bir takıma göre kazma. bu da türkiye'ye gelse peygamberliğini ilan eder anlamına geliyor.

    mesela demba ba da aynı şekilde chelsea için yetersiz bir forvetti, türkiye ligi'nin anasını belledi. ingiltere ligi'nin çer çöp adamları diyebileceğin rodallega, elmander gibi forvetlerin seviyesinde bile oyuncu yok buralarda. o yüzden premier lig'den bahsederken önce derin bir nefes alalım, sonra yorum yapalım. kıçıboklu crystal palace'nin bile bir transfer döneminde 50 milyon euro bonservis ödeyebildiği bir ligden bahsediyoruz.
  • fellaini nba'deki rol oyuncuları gibi, belli senaryolar dahilinde kullanıldığı takdirde çok faydalı olabilecek bir oyuncu. örneğin üç göbek oyuncusuyla oynanan modern bir 4-3-3'te defansif bir ön liberonun önündeki iki göbek oyuncusundan topla daha az haşır neşir olanı rolünde dünyanın her liginde gayet faydalı oynayabilir. savunmanın çıkarmak istediği topu, yanındaki tekniği yüksek partnerine, veya kısa mesafe içinde uygun arkadaşına yüksek yüzdeyle atar (yan pastan bahsetmiyorum, "al kur oyunu" diye vereceği adamın 5 metre gerisine veya 3 saniyede zor kontrol edeceği şiddette atmaz, doğru yere, doğru şekilde, tempoyu olumlu etklileyecek şekilde atar. bizim tempomuzu en çok öldüren şeylerden biri bu çünkü). pas trafiğine olumlu katkı yapar. daha güzel tabir ile, al-veri vardır. savunmada uzun bacakları sayesinde ilk hamlesi iyidir, partnerinin defansif yükünü tamamen sırtından almasa da ekstra yük çıkarmaz. başka bir senaryoda, yine aynı taktiğin daha defansif bir versiyonunda ön liberonun yanına gelmek suretiyle gömülerek, ceza sahasına şişirilen topları, tehlike yaratacak yere yaklaşmadan kesebilir. sıkışan maçlarda sürpriz bir hücum silahı olarak kullanılması zaten alameti farikası oldu artık, son bölümde hedef adam rolünde kullanılabilir, bu şekilde sadece gol değil asist de yapar. ceza sahasında çok iyi çünkü. bu ünü savunmaların dikkatini ana skor silahlarından uzaklaştırır, psikolojik bir üstünlük de yaratır.

    övüyor gibi yazdım ama bu bence fellaini'nin en büyük sorunu. fellaini'nin seviyesindeki orta sahaların rolü ve görevleri son derece belli, fakat fellaini'nin yetenek seti bu kalıpların hiçbirine tam olarak oturmuyor. bu yüzden de her maç değil, bazı maçların bazı anlarında "ulan şöyle bir adamımız olsa" diye aranan bir adamdan fazlası olamıyor. yoksa artıları eksilerine ağır basan, iyi bir oyuncu fellaini ve salt kalite olarak süper lig'in üstünde. sorun şu ki bizim ihtiyacımız olan şey bu değil tam olarak. hele ki topla arası çok iyi olan bir orta saha ararken. belli ki para da sorun değilken, daha uygun bir 30 yaşında adam bulunur diye düşünüyorum.

    sözlükteki manchester united sempatizanlarından biri olarak hakkında tarafsız yorum yapmak için çok büyük çaba sarf ettim son olarak. buraya kadar küfür etmeden gelmiş olmam büyük başarı. ona değil onu alana etmek lazım o küfürleri, orası başka.