• 2
    latince kökenli fizik kondisyon deyimi fransızca’dan alınarak dilimize yerleşmiş bir kullanımdır. anlam olarak; güçlülüğü, yorulmazlığı, yenilmezliği kapsar.
    1968 yılında dünya sağlık teşkilatının, cenevre’de organize ettiği bilimsel toplantıda bu hususta bir eksperler komitesi kurulmuş ve bu komite fizik kondisyonunu tanımlamak için şu ifadeye kullanmıştır:

    fiziksel güçlülük

    fizik kondisyon veya fiziksel güçlülük, kassal aktiviteleri yeterli bir seviyede yorgunluk duymadan sürdürebilme yeteneğidir.
    fizik kondisyon deyimini objektif olarak özetlersek; fizik kondisyon, gerek genel ve gerekse belirli bir anlam taşıyan bir kavram olarak önemlidir. fizik kondisyon veya optimal bir sağlık durumu, insanların günlük yaşantılarını mutlu bir şekilde sürdürme, hayatlarını kazanma, aile, toplum veya milletlerine pozitif bir katkıda bulunabilmeleri için, gerekli olan yeteneklerinin gelişimini dayadıkları temeldir.

    fizik kondisyonu oluşturan belli başli unsurlar

    fizik kondisyonu oluşturan belli başlı unsurlar şu şekilde özetlenebilir:
    1-yapısal vücut tipi fiziksel görünüş,
    2-kalp dolaşım ve solunum kondisyonu,
    3-motor kondisyon
    a)kassal kuvvet
    b)kas direnci
    c)güç
    d)fleksibilite ve ajilite
    e)denge
    f)beceri ve koordinasyon

    yapısal vücut tipi veya fiziksel görünüş.
    bir insanın vücut yapısında iki husus etkindir:
    a) kalıtsal yapı
    b) kişinin günlük fonksiyonun fiziksel vücut yapısına etkisi.

    kalitimin rolü

    vücudun yapısal dış görünüşünde kalıtımın rolü büyük olmakla beraber, günlük fonksiyonlarla bu doğuştan elde edilmiş görünüm değişikliğe uğrayabilir. örneğin zayıf dar omuzlu bir kişi ‘artan ağırlık’ çalışmalarıyla bu görünümünü ve organ fonksiyonunu geliştirebilir.
    vücut tipi bir ölçüde ‘fizik kondisyon’ durumunu da yansıtır. fizik kondisyon durumu iyi olan bir kişide bulunması gereken özellikler şunlardır:

    -vücuttaki yağ,kas ve kemik oluşumu arasında bir orantının olması,
    kas tonusunun sert ve sağlam olması,derinin altında ve yağ depolarında el verdiği oranda az yağ dokusunun bulunması.
    -yandan önden ve arkadan bakıldığında vücut çizgilerine canlı ve dengeli bir görünüş veren bir kemik yapısı,
    -normal bir hareketi yapabilmesi için vücut eklemlerinin yeterli fleksibiliteye sahip olması.
    kalp dolaşım ve solunum
    vücutta yer alan hücre ve kaslara ,enerji ve oksijen akımının yeterli bir şekilde ulaşabilmesi için ,kalp ve solunum sistemlerinin noksansız çalışmaları gerekir.
    vücudun ,belirli bir faaliyeti normalin üstünde bir hızla sürdürme ve faaliyetten hemen sonra toparlanabilme yeteneğine dolaşım-solunum mukavemeti(stamina) adı verilir.

    kalp, dolaşi ve solunum testleri

    kişinin fizik kondisyon veya fizik güç uygunluğunun düzeyini belirlemek için kalp-dolaşım-solunum sistemleri testlere tabi tutulur.
    kişinin fizik kondisyonunun yüksek veya düşük oluşu ;başta kalp- dolaşım- solunum sistemlerinin mükemmel çalışıp çalışmamalarına bağlıdır.
    motor ve kondisyon
    istemli organ hareketlerinde ,sinir sisteminin,işi yapacak olan doğru kas gruplarını anında harekete geçirmesi ve isteme ,çabuk ve doğru cevap verme yeteneğidir.
    motor kondisyon altı temel unsurdan oluşur:
    a) kassal kuvvet
    dirence ,karşı uygulanan tansiyon yeteneği olarak uygulanır.bu yetenek esas olarak kasların kasılma gücüne bağlıdır.kasın mutlak kuvveti çevresinin büyüklüğü ile orantılıdır.
    bir kas kasılmasının kuvveti yapılacak işin gerektirdiği güce uyar.ağır bir yükün kaldırılması hafif bir yükün kaldırılmasından daha kuvvetli bir kas kasılması gerektirir.
    vücut kaslarının etken gücü dinamometre denilen test aleti ile ölçülür.
    kasların kuvveti, yorgunluk,dinlenme, dengeli beslenme, arzu ve motivasyon gibi faktörlerin etkisi altındadır.
    b) kas direnci
    kas direnci;kasların aşırı bir yorgunluğun etkisinde kalmaksızın zor bir faaliyeti devam ettirme yeteneğidir.kas direnci ,kas gücü ve dolaşım –solunum sisteminin yeterliliğine bağlıdır.dolaşım-solunum sisteminin yeterliliği büyük önem taşır, çünkü kaslara yeterli oranda oksijen ve enerji gitmediği için ve metabolik artıklar dışarı atılmadığı için kaslar çalışamaz.bu;direnç açısından kan dolaşımının ne kadar önemli rol oynadığının bir kanıtıdır.insanların bacak ,sırt ,karın, kol ve omuz gibi organlarda önemli derecede kas gücüne gereksinimi vardır.
    c) güç
    güç , kasların düzenli bir kuvvet ile bütün vücut veya belirli vücut kısımlarını koordinasyonu ile harekete geçirme yeteneğidir.güç;kas kuvveti ve kasılma hızına bağlıdır.
    kas kasılmalarının hızı da ,nörömüsküler sistemle,kasın fizyolojik kondisyonunun uyumuna bağlıdır.

    kas kasilmasi ve kalitsallik

    kas kasılmalarının hızı, hiç değilse kısmen kalıtsallığa bağlıdır. kas kasılmalarının hızı,kaslara göre değişir.insanların fırlatma ve vurma gibi hareketlerde büyük bir kol gücüne ,atlama ve koşu gibi hareketlerde ise büyük bir bacak gücüne gereksinimi vardır.genellikle bütün spor dallarında ,fakat özellikle ağırlıkla çalışmalarda güç çok önemli bir rol oynar.
    d) fleksıbılıte ve ajılıte
    fleksıbılıte, vücudun çeşitli eklemlerinde, iş anında azami bir hareket derecesine elde etme yeteneğidir. ajilite ise, tüm vücut veya vücudun belirli kısımlarının hareketini hızlandırma yeteneğidir. her ikisi de sportif başarı için gerekli olan temel unsurlardır ve bir nöromüsküler kondisyona bağlıdırlar.
    e) denge
    denge, vücut pozisyonunu kontrol etme yeteneğidir. denge,öncelikle vücudun denge algı organlarının uyumuna bağlıdır. bu denge organları orta kulak,vücudun içinden gelen uyarmaları duyan algı ve tendonların içinde bulunan görme dokunma duyularıdır.denge kabiliyeti kişilere göre değişir.

    yorgunluk, uyku, dinlenme, oyun çalışma, egzersiz gibi bir çok faktör dengeyi etkiler.
    f) beceri ve koordinasyon

    beceri:başkasına oranla kassal bir hareketi, daha iyi bir şekilde ,daha az efor ve süre harcayarak yapabilme yeteneğidir.

    beceri hareketi yapan kaslara ,destek olan diğer kas gruplarının aksaksız koordinasyonuyla elde edilir.
    koordinasyon ise;vücudun belirli bir hareket veya bir hareket serisini oluşturabilmek için vücut kaslarının faaliyetlerini en yeterli bir şekilde düzenleme yeteneğidir.beceri ve koordinasyon unsurunda kalıtımın önemli bir rol oynadığı görülmektedir.çünkü yapılan antrenmanın hacmi ne olursa olsun ,bazı insanlarda kalıtımından ötürü koordinasyon yetersizlikleri görülür.

    koordinasyon ,yüksek derecede bir nöromüsküler uyumu ,kasların optimal fizyolojik kondisyon durumunu ve çeşitli motor faaliyetlerinin mükemmeliyetini gerektirir.

    yürüme, koşma, zıplama, sıçrama, fırlatma, vurma, yakalama, kaldırma, çekme, itme ve taşıma gibi temel hareketleri yaparken insanların beceri ve koordinasyon yeteneğine ihtiyacı vardır.
    fizik kondisyonunu etkileyen faktörler
    fizik kondisyon bir çok faktörün etkisi altındadır.bu faktörlerin en önemlileri
    aşağıda belirtilmiştir.
    1-kalıtım
    2-zihinsel ve ruhsal sağlık
    3-uyku ve dinlenme
    4-egzersiz ve rekreasyon aktiviteleri
    5-beslenme
    kalıtım
    fiziksel yapı bakımından bir çok kişisel farklılıklar daha doğuştan itibaren kolayca gözlenir.bazıları daha iri bazıları daha ağır , bazıları daha boyludur.bir insanın fizik kondisyonunu etkileyecek kalıtımsal özellikler aşağıdaki şekilde özetlenmiştir.
    -optimal boyut ve vücut tipi,
    -duyma,görme,hissetme gibi algılar
    -kas sisteminin gelişimi
    -damarların tipi ve zedelenmelere karşı dayanıklılık
    -hazım ve solunum borularındaki farklılıklar
    -sinir sisteminin tipi
    -reaksiyon süresi
    -kas kasılmalarının hızı

    zihinsel ve ruhsal sağlik

    ruhsal ve fiziksel faaliyetler arasında sıkı bir ilişki vardır.merkezi sinir sistemi kaslarının etkisi zihinsel ruh altında bulundurur.bu etki sadece kasların faaliyetlerinin uyumunu sağlamakla sınırlı olmayıp ,aynı zamanda kasların çalışma kapasitesini de düşürmektedir.ağır bir egzersiz esnasında yorgunluk durumunun baş göstermesi,sinir sistemi tarafından oluşturulan koruyucu bir mekanizmadır.faaliyeti önlemekle kasa aşırı yükleme yapılmasını önlemiş olur.

    herhangi bir hareket esnasında zihinsel efor yoluyla kas geriliminin arttırılacağı herkes tarafından bilinmekte olup,zihinsel efor yoluyla kasın kasılma gücünün ne dereceye kadar arttırılacağı kişilere ve kişinin kas kütlesine göre değişir.
    his enerji veren bir güçtür.yapılan çeşitli gözlemlerde elde edinilen bilgilere göre,pek çok kişi tehlike karşısında üstün bir güç gösterebilir.
    üstün bir sportif performans, yani bir şampiyon performansı ,genellikle gizli enerji kaynakları olan hisler yoluyla gerçekleşebilir.

    uyku ve dinlenme

    uyku ve dinlenme, bir insanın fizik kondisyonu bakımından en az beslenme kadar önemli bir faktördür. insan oğluna ait bütün fizyolojik olaylar, bu faktörün gerekliliğini ortaya koyar. insan vücudu hiç durmadan çalışan bir makine değildir. yeniden enerji almak, canlanmak ve toparlanmak için belirli sürelerde muntazam dinlenmeye ihtiyacı vardır.

    insanın uykusu geldiği zaman şuurunun kontrolü azalmaya ve algıları birer birer kaybolmaya başlar. sırasıyla önce görme, sonra tat, koku, duyma ve dokunma hisleri kaybolur. uyku esnasında, insanın enerji tüketimi en düşük seviyesine iner. uyku dinlenme anlamına gelmemelidir. önemli olan uykunun kaç saat olduğu değil uykunun kalitesidir. bir insanın uyumadığı halde dinlenmesi yada uyuduğu halde dinlenmemesi mümkündür. uyku ihtiyacı da insanlara göre değişir. genellikle normal bir toparlanma süresi olarak 8 saatlik bir uyku yeterlidir. fakat sabahtan akşama kadar kas gücüyle çalışan bir insanın, kafasıyla çalışan bir insana oranla daha az uykuya ihtiyacı olduğu bir gerçektir. enerjinin takviyesi için 4 saatlik bir uyku yetmesine karşılık zihinsel efor yoluyla çalışan bir insanın bunun iki misli süreye ihtiyacı vardır.

    insanların yaşlarına göre uyku saatleri de değişiklik gösterir. örneğin, 65 yaşını aşan insanlarda günde 4-5 saatlik bir uyku yeterli olurken olgun bir sporcuda bu süre 8-10 saattir.

    egzersiz ve rekreasyon

    günlük çalışmaların günlük ve tek düze atmosferlerinden sonra ortam değiştirerek eğlendirici ve dinlendirici konulara yönelmek vazgeçilmez bir gerçektir. hep aynı tempo ve aynı egzersizlerle spor yapmak sporcuyu monotonluğa taşır. bu monotonluğu yok etmek ve sporcunun olaya ilgisini kaybetmemek için sporcunun antrenmana ilgisine göre eğlendirici oyunları ve ufak yarışmaları bu antrenmanlara ilave etmek gerekir.

    bu şekilde sporcu fazla sıkılmadan aynı antrenman çizgisi üzerinde tutulabilir.

    beslenme

    vücudun ihtiyacı olan gerekli gıda miktarı, gıdadan alınan enerji miktarı ile vücudun sarfettiği enerji miktarı arasındaki dengeye bağlıdır.enerji gereksinimi kalori ile ifade edilir.

    aktif bir insanın günlük enerji ihtiyacı kişinin vücut tipine, yaşına, fizik kondisyonuna ve yaptığı işin ağırlığına bağlı olarak 1000-8000 kalori arasında değişir. aktiviteyi artırıp veya azaltıp besin miktarını aynı tutarsak vücut ağırlığında artma veya azalma olur.

    organizma sıhhatli durumunu koruyabilmek için doğru ve uygun ölçüler içinde protein yağ ve karbonhidratlardan oluşan bir karışımla gıda ihtiyacını karşılar. bunların yanında önemli yer alan vitaminler ve mineraller vardır.

    beslenmede esas maddeler olarak bilinen karbonhidratlar yağ ve proteinler birbirinden farklı özelliklere sahiptir.proteinler hücrenin yapı ve muhafazasını sağlarken ,yağ ve karbonhidratlar kuvvet ve ısı enerjisini yakıt maddeleri olarak kullanırlar.

    tek yönlü ve sadece etli gıdalarla (proteinle) beslenme ne kadar zararlıysa sadece yağlı besinler ve karbonhidratlarla beslenmekte o kadar zararlıdır. organizma lüzum halinde yağdan karbonhidratları, karbonhidratlardan da yağ sentezleyebilir. fakat yağ ve karbonhidratlardan protein elde edemez. bunun içindir ki proteinler mutlak suretle gıda maddelerinden alınmalıdır. yerine bir başkası konamaz.

    sindirimi güç olan besinler

    sindirim sisteminde uzun süre tutulurlar. sindirimi kolay besinler ise kısa süre içinde organizmaya yararlı hale gelirler. sportif aktivitelerden önce alınan besinler bu sebeple sindirimi kolay besinler olması gerekir. her sporcu kendi tecrübelerine dayanarak sindirimi zor bir yemekten sonra bir yorgunluk ve hafif bir uyku hissinin meydana geldiğini bilir. çünkü, ağır bir yemekten sonra organizma önemli miktarda kanı sindirim organlarına sevketmek zorunda kalır. sporculardan bir çoğu aktiviteden önce öğünü, mesela öğle yemeğini yemezler veya çok az olarak yerler. bu hususta en uygun olanı, en son yemeği aktiviteden 2-3 saat önce yenmesi uygundur.

    sindirimi güç olan gidalar

    örneğin yağlar, kurutulmuş gıdalar, salamurlar, katı pişmiş yumurtalar, kutu sardalyalar alınmaması gerekir. bunun yanında tavsiye edilebilecek gıdalar şunlardır; protein olarak; tavuk eti dana eti, sulu pişmiş sahanda yumurta, beyaz peynir veya sütlü besinler, karbonhidrat olarak; pilav patates püresi, elma kompostosu, yeşil salata, meyve, yulaf ve buğday ezmesi, bal ve olgun meyveler.

    fazla sıvı gıdanın alınması da organizmaya yeni bir iş yüklemektedir.antrenman sırasında veya antrenman sonrasında denenmiş bir yolda,kabuğuyla beraber kesilmiş bir dilim limonun ağızda çiğnenerek tutulmasıdır.

    özet olarak; iyi ve devamlı bir sportif yetenek için sporcuyu desteklemek için alınacak gıdanın mantıki besinler karışımından oluşması gerekir. bu karışım hususunda tavsiye edilebilecek çeşitleri şu şekilde sıralayabiliriz;

    proteinli gıdalar olarak, her tip peynir, süt balık, kanatlı hayvan etleri, sığır, koyun dana etleri her türlü sebze.

    yağlı gıda olarak; zeytinyağı, ayçiçek yağı, keten tohumu yağı, nebati yağlar ve tereyağı. yağ ve protein olarak en iyi gıdalar, ceviz, fındık ve badem, fıstık tavsiye edilebilir.

    karbonhidratlı gıdalar, bal kuru üzüm, buğday çiğ yulaf ve buğday ezmesi, haşlanmış pirinç, patates, olgun meyveler(muz, armut, portakal, taze üzüm, elma vs)tavsiye edilir.

    önemli vitamin olarak çiğ meyve, salata, çiğ hazırlanmış sebzeler mevsime uygun şekilde diğer yemeklerin yanında verilebilir. limon vitamin c bakımından oldukça zengindir. yemeklerde ve salatalarda ekşi tat vermek üzere sirke yerine koruk kullanılabilir.

    sıvı gıdalar olarak her çeşidiyle süt, kakaolu süt ve meyve suları ile süt karışımı portakal suyu havuç suyu, domates suyu, çay ve maden suyu.

    alınacak gıda maddelerinin yukarıda verilen esaslar üzerine seçimi ve karışımı sporcunun mücadele gücüne spor kabiliyetini arttıracak, sıhhatini koruyacak ve kendini daima iyi hissetmesini sağlayacaktır.

    sportif aktivite ve dengeli diyet

    dengeli bir diyetin hazırlanmasında şu faktörler dikkate alındığında;
    protein yağ karbonhidrat
    %15-20 %20-30 %50-60
    bu değerler total kalori ihtiyacının yüzdeleridir.

    http://www.bedenegitimi.s5.com/...izik%20kondisyon.htm
  • 3
    türk futbolunda, mentalite * dışında, yeterli olmayan tek şeydir. zamanında kondisyon yüklemesi yapılmazsa oyuncu sık sakatlanabilir, 90dk'yi çıkaramaz,ikili mücadelelerde kolay yıkılır vs.

    geçen sezondaki başarısızlığımız da bu şeyin * eksikliğidir. sözlük'ün prensi * bile açıklamıştır ki " geçen sezon çok hafif antrenmanlar yaptık, bu sene daha iyi çalışıyoruz"
  • 7
    bu olayın kralı, hakan şükür'dür zannımca. hiç bitmek bilmeyen bir enerjisi vardı, kendisinin hiç bir topa yorgunluğundan ötürü koşmadığını görmedim.

    9 aralik 1999 galatasaray bologna maci'nın 90. dakikasında, rakip bütün gücüyle beraberlik golü için yüklenmek isterken hakan şükür, geride inanılmaz bir pres yapmış ve topun oradan çıkmayacağını anlayan hakem, maçı bitirmiştir. ki o zamanlar; lig, kupa ve avrupa derken haftada 3 maç yaptığımız zamanlar.

    http://www.youtube.com/watch?v=IqBHB3251FY
  • 9
    2013-2014 sezonu öncesi yapılan kamp döneminde doğru düzgün yükleme yapmadığımız sezon içerisinde o kadar belliydi ki, tüm oyunumuz yavaş ve topa hakim olmaya çalışma üzerine kuruluydu. oysaki 2011-2012 * ve nispeten 2012-2013 * sezonlarında sahip olduğumuz fizik güç ile sezon içinde hep önde bastık ve rakiplerimizin hem maç içinde hem puan durumunda önümüze geçmesine engel olduk. 2013-2014'te ise mancini gelir gelmez takımın fizik durumundan şikayet etti ve carminati ile ilk iş olarak buna ağırlık verildi. tabii ki sezon öncesi kamp döneminin yerini hiçbir şey tutamadı. devre arasında yapılan kampta biraz iyileşme olsa da atı alan üsküdar'ı geçtiğinden ve fark 3,5 olduğunda devreye giren tff tarafından fenerbahçe'ye yetişme gibi bir şansımız kalmadı. ersun yanal'ın takımları 2.yarılarda düşüşe geçer durumu bir nebze olsun tutmuştu fakat arka arkaya deplasmanlarda kaybedilen puanlarla liderliği bir türlü alamadık.

    şimdi yeni bir sezona, yeni bir hocayla, yeni bir anlayışla yeni bir kondisyonerle giriyoruz. (bkz: giambattista venturati)

    ivan carminati de dünyanın sayılı kondisyonerlerinden birisi, venturati de öyle. carminati sezon öncesi çalışamadığından pek fazla istediklerini yapamadı ama şu anda takım venturati önderliğinde hayvan gibi yükleme yapıyormuş, tüm okuduğumuz, duyduğumuz haberler bu yönde. zaten prandelli de ileride basan, topu kaybedince en uçtan başlayan bir pres ile en kısa zamanda topu tekrar kazanma üzerine bir taktik üzerinde çalışıyor sanırım. zaten bu ligin anahtarı fizik güç. eğer şampiyonluğa oynayan takımsan ve fizik güzün yerindeyse maç içerisinde yenik duruma düşsen de maçı çevirebilirsin. son dakikalarda atılan gollerle gelen galibiyetler ve 1-0, 2-0 gibi skorlardan geri dönüşler hep bu sayede mümkün.

    2011-2012'de bizim ve 2013-2014'te fenerbahçe'nin bu kadar çok son dakika golü atması ve geri dönüşler yapması, rakibine 90.dakikada bile çok yoğun baskı yapması ancak iyi kondisyonla olacak bir şeydir.

    prandelli'nin çok sağlam bir ekiple çalıştığını hemen hemen tüm gazeteler, yorumcular yazıyor. eğer ki kamp dönemini iyi geçirir ve lige iyi bir başlangıç yapabilirsek, 20.şampiyonluğumuz bu kadro yapısıyla çok da uzakta değil.

    (bkz: şampiyonluk yakın yüklemeyi yapın)

    :(
  • 11
    (bkz: kondisyon zor kazanılır kolay kaybedilir)

    3 günde kondisyon depolanmaz ama hiçbir antreman yapmadan geçirilen 3 gün bile kondisyonda ciddi düşüşlere neden olabilir. kimse hamzaoğlu'na lige verilen arada full yükleme yapsın demiyor. aktif dinlenme şeklinde kısa idmanlar bile kondisyonun korunmasına yardımcı olacaktır. takımdaki kondisyon seviyesinin yerlerde olduğunu düşünürsek, bu aranın takıma daha da ciddi negatif etkileri olabileceğini ön görmek zor değil.
  • 12
    hamza hocanin uc gun tatil vermesi sampiyonluk yolundaki takima yapilmis bir kotuluktur. bunu elestiren arkadaslar takim kondisyonunun iyice dusecek olmasindan bahsetmis ki haklilar da. uc günde daha fazla antrenman yapmasi gereken takim hic istenmeyen sekilde gelisen olaylar sonucu rahatliga ve tatil moduna giriyor. uc gunde kondisyon mu depolanir diyen arkadasi da tebrik ederim. en azından bazi seyleri anlamasa fizikten biyolojiden biraz olsun anlıyor.
  • 13
    bir yakını,tanıdığı ya da arkadaşı profesyonel futbolculuk yapmış olanlar bilirler,
    kondisyon sadece takımla yapılan antrenman ile kazanılmaz ya da korunmaz.
    profesyonel futbolcular, lig aralarında tatillerde hatta sezon aralarında da kondisyonlarını korumak için en azından stabil durumda kalabilmek için bireysel antrenmanlar yaparlar.
    michel owen, büyük sakatlığından sonra çekilen bir belgeselinde günde bireysel olarak nerdeyse 4-6 saat antrenman yaptığını söylemişti.
    o yüzden (bkz: kondisyon verilmez alınır)*
  • 14
    kazanmak icin neler yapmam gerektigini merak ettigim hede. tahminlerinizin aksine kondisyonum düşük degil hic yok. mesela 200 metre koşsam 10 dakika nefes nefese kaliyorum. cok uzun suredir -belki 5yildir- futbol oynamadim. askerde denetleme olacagi hafta nasilsa bu mal gecemez diye baska birlige yolladilar beni. oyle yag tulumu falan da değilim 1.82 boy, kilo 90 ama koşamıyorum. hatta biraz zorlayinca agzima kan kokusu geliyor. acaba sorun sadece kondisyon eksikligi mi yoksa patolojik bir durum mu var? konu hakkında bilgili, tecrubeli arkadaşlara şimdiden teşekkürler.
  • 15
    sezon başında yeterli yükleme yapılmazsa oyuncularınız sık sık sakatlanıyor.
    15/16 sezonunda galatasaray'ın adalelerle yaşadığı sıkıntının temel kaynağı bu. hele yeteri kadar yükleme yapılmamış oyuncular canla başla koşup kendilerini zorlarlarsa eksikliği daha çok hissediliyor bu bokun.

    en son 06.02.2016 tarihli konyaspor maçı'nda sinan gümüş'ün sorunu da burdan kaynaklanıyor.
    formayla yeni tanışmış, heyecanlı, hırslı adam. durmadan depar atıyor. gençliğin verdiği enerjiyle her yere saldırıyor. haliyle adelesi de dayanmadı.
    umarım sakatlığı en hafifindendir...
  • 19
    sunucuların periyodik bakımını yapıyorum, gecenin bir yarısı telefonum çaldı arayan 1000 km ötede sıcak ve rakı çarpması yaşayan arkadaş, dur dur sana ne anlatacağım dedi, ulan gece gece kapat telefonu demeye kalmadan başladı;

    bundan 10-15 sene önce tarihi tam hatırlamıyorum, bir anadolu kulübü zorla birinci lige çıkmış (benim memleketim falan değil tabi bir arkadaşın) işte o zamana kadar, şehrin ileri gelenlerinden, esnaftan alınan paralarla iş idare ediliyordu ama birinci lig'e çıkınca iş daha külfetli bir hal aldı, o zamanlar iktidar partisine yakın ahalinin sevdiği bu işlerle uzaktan yakından alakası olmayan ama maddi durumu gayet iyi yaşlıca bir amcamızı dönemin milletvekillerini de araya sokup zorla kulüp başkanı yaptılar neyse sözü fazla uzatmayalım başkan baya bir para harcadı ama sonuçlar berbat, başkan kırk yılda bir stadda izlediği karşılaşmadan da yenik ayrılınca ve tribünlerden homurtular yükselince (en fazla homurdanma yükselebilirdi kendisine zaten öyle istifa falan diye birileri bağıracak ve o staddan ağzı burnu kırılmadan çıkacak.. yok öyle bi dünya) bu kulüp başkanı soyunma odasına iner ve kendi getirdiği teknik direktöre sorar,

    - yav hoca bu takımın hali ne niye maç kazanamıyoruz
    td - başkanım "kondüüüsyonmuz" yetersiz, 60. dakikadan sonra oyundan düşüyoruz, gibi bir şeyler diyor,
    başkan da durur mu yapıştırıyor cevabı...
    - yahu kardeşim oyuncu dediniz oyuncu aldım, otobüs dediniz otobüs verdim , eşorfman dediniz eşorfman aldım aha o kondüsyon dediğin nereden alınıyorsa söyleyin alayım daha da benden bir şey istemeyin...

    gece gece böyle komiklikler, şakalar... arkadaşlarınızı doğru seçin.
  • 21
    şu an için maalesef takımımızda neredeyse yoktur. 24 ekim 2018 galatasaray schalke 04 maçında önümüzde bir pozisyon oldu. linnes tam önümüzdeydi. sahipsiz bir top vardı ama o topa koşacak hali yoktu. resmen dili dışardaydı. hani başka bir futbolcu olsa anlarım ama linnes'in de kötü durumda olması açıkcası şaşırttı. hoca maçtan sonra yaptığı açıklamada "koşacağız basacağız ama zamanla olacak" demiş. eğer zamanla toparlayacaksak eyvallah ama toparlayamazsak büyük sıkıntı:( dün schalke'ye fizik olarak karşı koyabilseydik, maçın hikayesi böyle olmazdı. resmen ezdiler bizi!!!
  • 23
    2018-2019 sezonu hazırlık kampının nasıl geçtiğine dair soru işaretleri oluşmaya başladı. yakından takip eden olduysa, yazsa da bilsek. atletizmiyle öne çıkan badou ve garry gibi oyuncularda dahi bariz geriye gidiş var. dayanıklılığıyla öne çıkan linnes'in dili dışarıda geziyor. kasım ayını gördük, takım fizik gücünde ilerleme olmadığı gibi sürekli sakat veriyoruz.

    ekleme: teker teker, yok garry'nin formu düştü, yok badou pas atamıyor, yok belhanda top kaybediyor diye gömmeye gerek yok. takımda pres yapacak veya top çevirecek enerji yok. şu şartlarda taktik planın uygulanmaması da çok normal. çünkü takım halinde yürüyoruz.
  • 25
    kondisyon yüklemesi denen şeyi futbolcular kendi mi yapıyor artık arkadaşlar? yeni bir devre girdik de benim mi haberim yok? teknik ekibi kurma inisiyatifi kimdedir, takımın başına getirilen teknik direktörde. bak adı üstünde tekniğin direktörü. bizim teknik direktörümüz fatih terim değil mi? ekibini kendi kurmadı mı? antrenman çalışmalarını ekibi hazırlamıyor mu?

    yapıcı eleştiri yapabilmek lazım yeri geldiğinde, her eleştiri yerici olmak zorunda değil. teknik ekibi bir fanusa koyup, olaylar tamamen onlardan bağımsız gelişiyormuş gibi "eldeki malzeme bu" diyerek hocaları sıyırmak doğru değil. eldeki malzeme bu evet, ben de yetersiz olduğunu biliyorum ama teknik, taktik ve en çok da derinlik açısından yetersiz, fizikseli bundan ayrı tutmak lazım.

    takım şu anda gerçekten fizik olarak eksik ise bunun sebebi teknik ekiptir.