• cinsiyetçilikle ya da orospulukla ne alakası olduğunu anlamayan yazarlara belirtmek isterim ki "her sene bir orospu rengi var demek sakıncalı bir cümledir. kalkıp mor forma yaptılar rakiplerin diline düşürdüler bizi dersen, onların aynasından kendini görürsen, hem gavat olursun hem fetöcü olursun hem de bu ülkeye şikeyi sen getirmiş olursun. yatıp kalkıp yanlışları savunacağınıza şu cümleyi söyleyeni bir daha florya'ya sokmasak her şey hallolacak aslında. bu kadar basit, saçma argümanlarla kalkıp burada artistlik yapmanın lüzumu yok.
  • pembenin orospu rengi olarak algılandığı ve bunun doğru kabul edildiği bir coğrafyada üstelik bu düşünceyi destekleyenlerin de azımsanmayacak kadar fazla olduğu bir toplumda yaşıyoruz maalesef. bu sözlerin sahibi de bu durumun en büyük temsilcilerindendir.

    bu ülkede her şey olursun ancak rezil olamazsın diye boşuna dememişler.
  • benim mis gibi de mor gömleklerim var ayrica mor formam da var. hayatimi estetik olarak ilkokul 1 cin ali kitabindan öteye geçmemiş bir kriminal suçlu, eski sporcu "adam" sözleri etkisiyle yasamiyorum tabi ki.
    bu lafin seksist ve kadini aşağılayan tarafini göremeyenlere ise galatasaray sözlük değil bir argo sözlük tavsiye ediyorum.
  • bizim her şeyi bilen türk medyasının off the record konuşmaları haber yapmayı birbirini atlatmak saymasından dolayı kamuya açılan cümle.

    futbolcuların üstünü başını değiştirdiği bir ortamda arkadan kamerayla yaklaşıp bu sözleri kaydetmek gerçekten büyük röntgencilik başarısı idi, habercilik değil...

    cinsiyetçi bir söylemdir ayrıca ama zaten futbol da gelişmemiş barbar yığınların afyonudur özünde. çok şaşırmamak gerek...
  • arda'dan hatta formadan armadan vs. bağımsız, pembe renge orospu rengi denmesinin cinsiyetçilik olduğunu anlamayanları anlamıyorum. renk cinsiyetçiliği çocukluktan başladığı için en tehlikeli şeylerden biri. biz çocuklarımızı böyle yetiştirmeye devam ettiğimiz süre ülkedeki cinsiyetçilik kültürü beslenmeye devam edecek.

    ama değinmek gerekir ki, bu sözlerin edildiği yer mahrem olması gereken bir yer. maalesef futbol hatta spor ortamında küfür bir gerçeklik. arda'nın kendini rahat hissederken biraz haddini aşarak da olsa fikrini beyan etmek istediğini unutmamak lazım.

    burada sorun arda'nın futbolcu olarak kalmaması. maalesef kendisi örnek kişiliğe soyunduğu ve işi dışında her şey ile gündeme geldiği için insanlar arda'nın nasıl bir insan olduğu ile diğer futbolcuların hayatlarından daha çok ilgileniyor. sonuç olarak arda böyle bir insan olduğu için çoğu taraftar gelmesini istemiyor. toplumdan itilmesi gereken tüm özelliklerin kombinasyonu olan bir kişi olarak görüyor insanlar arda'yı.
  • şimdilerde arma edebiyatı yapan , şımarık bir çocuğun hezeyan cümlesi.

    o dönem biz de o formayı ve rengi galatasaray'a yakıştıramamıştık. sonuçta galatasaray forması , her renk yakışır demem diyemem. galatasaray'a pembe ve mor formalar yakışmaz bunu bilirim. ama ortam içinde de galatasaray forması üzerinden orospu yakıştırması da yapmam, yapamam.

    bu arda dediğin adam zevzek bir adam. bunu hakaret olarak söylemiyorum, kendisi için aynı ortamı paylaşan futbolcular florya'nın maskotu , çok makara adam diyor. sen sempatik dersin ben zevzek derim. muhtemelen bu yakıştırmadan feyz alıp, böyle zevzek bir cümle kurmuş. sonuçta sempatik arda; her şey diyebilir, millet de kahkahalar ile güler. ama biz gülmedik arda turan!
  • arda'yı ilk ath. madrid'e gittiğinde gururla izlemiştim. orada kıçını yırtıp giydiği 10 numaranın, en azından mücadelesiyle ki o takım bu kendini adamışlığa tamamdı, hakkını veriyordu.

    barcelona'ya gitmesi, rüştü'nün yani spesifik bir mevkinin dışında, bir 'yıldız' olarak türk bir oyuncunun zirveye koşmasıydı ve onu da destekledim.

    bahsettiğim tüm bu şeyler, kalpten şeylerdir, tahmin edersiniz.

    yazıya bir yan yol açmak istiyorum: arda, benden bir yaş küçük bir insan. ve belki aynı yaşlarda, dönemlerde, futbol peşinde koştuk. ben de bayrampaşa stadı'nda bir sürü maça çıktım; "arabesk" algılanan (ki öyle olan) 'nostalgia' tribini bile anlamıştım.

    bunları neden bu başlığa yazdığıma gelince: ben onun bu cümleyi edişindeki mantığı da anlamıştım. ki yazının sonuna bağlayacağım bir tavır bu; arda bir taraftardı(r). hatırlayın o dönemki renkleri, pembe, turuncu... arda, gerçek bir galatasaraylı gibi, o renkleri sarı-kırmızı'ya yakıştıramayıp söylüyordu bu cümleyi. "her sene bi orospu rengi var amk" diye. ben hak vermiştim açıkçası, söylemi yanlış anlama kapılarını açsa da...

    içimde bir yan, arda'nın hala o galatasaraylı olduğunu düşünüyordu (seçeceği yolları, tozuna, toprağına, egosuna, mecburiyetlerine, profesyonelliğine kadar sikeyim); başakşehir'e imza atması, bir çocuğun intihar etmesiyle eşdeğer gözümde.

    bize efsane başarılar kazandırmadı arda, efsane ekiplerimizde değildi; ama kabul edelim, altyapımızdan gelip bize en çok heyecan veren tip'ti.

    ağır roman'daki replik geliyor aklıma tam bu anda: "güzel bitirim olacaktı, ama kevaşeye kaptırdı kendini."

    bu kevaşe sistemin profesyonel bir yıldızı oldun, güzel arda kardeşim. allah da inşallah belanı verir demeyeceğim. ama iyi günler amına koyiyim.

    (direkt mesaj: sıçtın moruk. dev sıçtın. allah belanı verdi de haberin yok. kabuslar gördüğüne, göreceğine, şu an vıkırdayan ve bunları yazan parmaklarım kadar eminim. bunları yazan da, taraftarlığın ölmeyeceğine inanan yanım. eğer o giydiğin (başaktan) formayla arena'ya çıkabilirsen, üzerinde galatasaray formasıyla beşiktaş maçında nasıl sevindiğine dair zihnimdeki seninle ilgili son iyi anıyı da çöpe atıp üzerine işeyip ruhunun nasıl huzur bulacağıyla ilgili düşünmeyi, dert edinmeyi sonsuza kadar bırakacağımı söylemek istiyorum.)
  • formaya hakaret yok, renge hakaret var. rengin de galatasaray ile ilgisi yok. yani ortada galatasaray’a hakaret yok.

    kayit izinsiz cekilmis ve galatasarayi karistirmak icin olaydan cok sonra sizdirilmis. bundan dolayi arkadas arasinda gecmis bir konusma bu. cikip basin toplantisinda bu renk de orospu rengi hee haberiniz olsun demiyor yani adam. kisisel gorusu.

    ben adil olmaya inanirim. sirf laf cakmak icin dogru yanlis her seyi firsata cevirmeye calisirsan samimiyetin ve inandiriciligin gidiyor. ikili iliskide bunu yaptiginizda iliskiniz boka sarar mesela. burada da durum bu.

    ardayi istemeyenler olarak cok hakli sebeplerimiz varken bu tarz sacmaliklati one surerek gundeme getirmek hakliliginizinzedeliyor ve odak noktamizi bulaniklastiriyor.
  • bir adet 'şımarık' çocuk beyanıdır.

    bazı arkadaşlar arda'nın o sırada kameralardan habersiz olduğundan vb. bahsetmiş, aksine gayet de kameralardan haberdar ve bilerek yapıyor. tipik bir şımarık çocuk hareketidir bu, misafirlikte vb. denk gelirsiniz şımarık çocuklar başkalarından da ailesi önünde azıcık ilgi gördü mü daha da şımarır ya bu da o şekil işte, kameraları gördü mü ne yapacağını şaşırıyordu ilgi çekmek için...

    he bir de neymiş rakiplere malzeme veriyormuşuz falan filan... allah aşkına o sezon orada kameraların çektiği adamlar*** top mu oynadı? adam gibi oynayıp beğenmediği renklerle rakipleri sahada süpürselerdi malzeme olmaz, rakipleri malzeme ederlerdi, tabii anlayana.
  • renk menk degil sorun asıl bunu anlamayan var. galatasaray formasini cinsiyetci küfür içinde kullanabilecek kadar bu takimi küçük ve kendini büyük görmek burada elestirilen. yoksa arda'nin nasil zevksiz, cahil ve estetikten uzak bir şahıs olduğu zaten malum. ayrica annesinin ve eşinin kiyafetlerinde pembe veya mor varsa o iş ne olacak?
  • formayi begenmek, begenmemek tamamen bir zevk isidir. cok begendigim formalarimiz oldugu gibi korkunc derecede estetik yoksunu buldugum formalarimiz da var. formanin kutsalliginda falan da degilim ustelik. fabrikada uretilen kumas kutsal falan degildir benim icin. kutsal olan galatasaray'in sembolize ettigi seydir, o da bir bayrakta, bir formada, bir t-shirtte falan olusmaz. cebinden 100 lira verip kutsalligi satin alamazsin zaten. dolayisiyla arda nasil olur da formaya boyle bir laf eder demedim, demeyecegim. fakat benim acimdan bu cumledeki esas rahatsiz edici ve yuz kizartici bolum baska: koskoca galatasaray kulubu, turkiye'nin bati'ya acilan penceresi, dev bir egitim geleneginden gelen galatasaray renk algisini dahi "orospu rengi", "delikanli rengi" gibi bir çarpiklik uzerine kurabilecek kadar cahil olan bir adami kaptan yapabiliyor ya, iste ben ona yaniyorum.
  • arda turan söylediği için haksızdır. böyle de pis bir huyum var. sevmediğim adam bugün çikolatalı dondurma yesin, yarın evimdeki çikolatalı dondurmaları iade eder, portakallı dondurma alırım.

    sevmediğim arda turan'ın tepkisidir. biz sen ve senin tembel arkadaşların için kadromuzda her sene bir dangalak var diyor muyuz? demiyoruz. gelirsen deriz ama. gelme.
  • adamlık meselesiyle kafayı bozmuş birisinin söylemi. "orospu" rengi ne oluyor? renklerin böyle sıfatları ne zamandan beri var? ister mor giyerim ister pembe, bu kimseyi orospu yapmaz. bu cümleyi savunmaya çalışanların kafasını yaşamak isterim. arda'yı savunacağız diye girilmeyen şekil kalmadı. dünyada bu renklerde forma giyen ilk takım olmadığımız gibi sonuncu da değiliz. kaldı ki o mor forma bana her zaman keita'yı hatırlatır, hala arasıra maçlarda giyerim.
  • kendisi adam olduğu için aslında formaların siyah ve gri olması lazımdı.çünkü adam siyah giyinir değil mi?
    mor formanın iyi ve kötü olduğu bir tartışma yapmak istemiyorum sonuçta kişisel beğenidir kaldı ki mor formayı real’de giymekte.
    ama forma kutsal ise kimse bizim formamıza böyle bir söylemde bulunamaz.
    arda’yı savunan kafalara da yazık demiyorum çünkü her şeyi normalleştiren bir kafa yapısı var bu memlekette.
  • çoğu taraftarın haklı tepkisini çekmiş olan söylem. eleştiri yapılan nokta ise çok net "şanlı formaya hakaret".

    evet, haklı eleştirenler bu konuda, böylesi bir söz utanmayı gerektirir.

    lakin olaya bir de şuradan bakmak lazım. daha çok yakın zamanda, takımımızın 2014-2015 formaları tanıtıldığında sözlükte "parçalı isteriz çubuklu iğrenç çubuklu kaka" diyenler vardı -ki ben de onlardan biriyim- ama buradan "adamlara bak yaa galatasaray formasını beğenmiyorlar! böyle taraftarlık mı olur? hakaret ediyorlar şanlı formaya renklere" mantığını çıkarmak en az ardanın söylemi kadar yanlıştır.

    unutmayalım! hepimiz bu takıma, bu renklere aşık olsak bile sinirlendiğimiz de ya da çocukluğumuz tuttuğunda etmeyeceğimiz laflar ediyoruz. **
    arda dediğimiz futbolcu gözlerini galatasaray'da açmış, bu taraftar onu yuhlayınca ağlamış, gittiği avrupa takımında bile kendisine galatasaray sorulduğunda "biz bu maçı alırız" demiştir.
    o yüzden bırakalım böyle şeylerin peşini de haklı gururunu yaşayalım galatasaraydan çıkan bir adamın avrupadan ses getirmesinin!