resim
Gheorghe Hagi
Görev:Hissedar
Takım:FCV Farul
Yaş:61
Uyruk:Romanya
  • 2531
    aşağıda hagi'nin teknik direktörlük kariyerini bulacaksınız. bu bilgileri sözlüğün en çok bilgi girişi yapan yazarlarından, sevgili kardeşim harry kewell the wizard of oz derledi. çok teşekkür ediyorum kendisine.

    eylül 2001'de romanya milli futbol takımı'nın başına çok kritik bir dönemde geçti. laszlo bölöni'den koltuğu devraldı. toplam 4 maça çıktı. bu maçlar;

    5 eylül 2001 macaristan romanya maçı: 2002 dünya kupası eleme maçı, 2-0 romanya kazanıyor, ayrıca romanya'nın macaristan'a karşı tarihindeki ilk galibiyeti.

    6 ekim 2001 romanya gürcistan maçı: 2002 dünya kupası eleme maçı, 1-1 bitiyor ve bu sonuçla romanya gruplarda ikinci olarak dünya kupasına katılmak için slovenya ile play-off oynamaya hak kazanıyor.

    10 kasım 2001 slovenya romanya maçı: 2002 dünya kupası play-off ilk maçı, 2-1 slovenya kazanıyor.

    14 kasım 2001 romanya slovenya maçı: 2002 dünya kupası play-off ikinci maçı, 1-1 bitiyor ve bu sonuçlar ile romanya dünya kupasına katılamıyor, hagi'nin görevine son veriliyor.

    milli takımdaki hocalık kariyeri iki aydan biraz fazla sürüyor...

    sonra 2003-2004 sezonu öncesinde bursaspor'un başına geçiyor. 2-0 kaybedilen 7 kasım 2003 trabzonspor bursaspor maçı son maçı oluyor. bursa ile ligde 12 maça çıkıp 2 galibiyet, 4 beraberlik, 6 da mağlubiyet alıyor. sonra kısa bir süre boşta kalıyor, 2004 martına kadar.

    2-1 kaybedilen 20 mart 2004 galatasaray çaykur rize maçı 2. fatih terim döneminin son maçı, yerine birkaç ay önce bursa'dan gönderilen hagi getiriliyor ve sezonun kalan kısmında 8 maçta 4 galibiyet, 1 beraberlik ve 3 mağlubiyet alıyor.

    2004-2005 sezonu boyunca teknik direktörümüz. öncesinde yaz hazırlık kampında 6 maçta 4 galibiyet 2 de beraberlik alıyoruz. ligde 34 maçta 24 galibiyet, 4 beraberlik ve 6 mağlubiyet alıyor. sonuçları biliyorsundur. kupada ise 5 maçta 4 galibiyet ve 1 beraberlik ile şampiyon oluyoruz.

    sonra bizden de gönderiliyor, yerine gerets geliyor.

    2005 yazında politehnica timişoara ile anlaşıyor. burada da alınan başarısız sonuçlardan dolayı görevi yalnızca iki ay sürüyor.

    2007 yazında steaua bükreş ile anlaşıyor, haziran ile eylül ayları arasında da burada görev yapıyor. yaz kampındaki hazırlık maçlarında 6 maçta 1 galibiyet, 3 beraberlik ve 2 mağlubiyet alıyor. ligde 6 maçta 3 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyet alıyor, şampiyonlar ligi ön elemelerinde 4 maçta 3 galibiyet ve 1 beraberlik, grup maçlarında ise 1 mağlubiyet alıyor. 2-1 kaybedilen 19 eylül 2007 slavia prag steaua bükreş maçından hemen sonra istifa ediyor. istifa sebebi ise hem sakatlıklar yüzünden takımın kötü gidişatı, hem de kulüp sahibi gigi becali'nin takımın iç işlerine fazla müdahale etmesi...
    --------

    şimdi, hagi için teknik direktörlük kariyeri yok diyenler, gittiğine sevinenler var ya, bunları biliyorlar mı acaba? sadece ansiklopedik bilgi yetmez, bu bilgilerin detaylarını sorgulamak ve yorumlamak da gerekir. mesela romen milli takımının başına hangi koşullarda geldiğini. mesela bursaspor'un başına geçtiğinde kulübün en kaotik zamanlarından birinde orada çalıştığını. mesela timişoara diye bir takımı hagi ismi geçmeden herhangi bir yerde duymuşlar mı? galatasaray'ın başında bundan önce sadece 1,5 sezon geçirdiğini hatırlıyorlar mı? ve bu sezon takımı devraldığında takım kaçıncıydı, kaç maçta kaç galibiyeti, kaç yenilgisi vardı hatırlıyorlar mı? ve hagi'nin takımı devraldığı adamın kim olduğunu hatırlıyorlar mı? ben hatırlatayım. rijkaard ile 2010-2011 sezonu ilk 8 hafta 4 gelibiyet, 4 yenilgi ile 9.sıradaydı takım ve fenerbahçe deplasmanına gidecekti. rijkaard'ı tanıyor musunuz? dünyanın en çok tanınan teknik direktörlerinden, şampiyonlar ligi şampiyonu, ağzımızdan sular akarak izlediğimizi barcelona'nın bu hale gelmesini sağlayan adam*. e, ne oldu şimdi hocam. takımı önceki sezon başında alan, bu sezon da takımın başında giren, toplam 2 sezon başı, 1 devre arası transfer dönemi gören rijkaard teknik direktör ama hagi değil ha. iyiymiş.

    galatasaray efsanesi olmasını, en zor zamanlarda görev kabul etmesini, vefayı, karagümrüğü geçtim bari bunları bilin de konuşun yahu. sen 1,5 sene görev yapmış ama takımda hiç bir başarısı olmayan adamın arkasından ağlayacaksın, sonra da topu topu 18 lig maçına çıkmış adamın kıçına teneke bağlayacaksın, gidişine sevineceksin. yarın mehmet demirkol da aynı sizin gibi konuşacak, sizin sesiniz olacak #nontvspor'da. "ben zaten demiştim, hagi'nin teknik direktör olarak hiç bir kariyeri yok" diyecek. hatta eğer utanmazsa "fener yine koydu bir galatasaray efsanesini daha yedi" diyecek, o kına yakacak da, size ne oluyor anlamadım.
  • 2218
    birisi "gün gelecek, galatasaray taraftarları onun hakkında fikir ayrılığına düşecek, ikiye bölünecek" dese inanmazdım hatta kıçımla gülerdim. hâlâ da inanamıyorum ve hatta gülüyorum... fakat içimi acıtan bir konu var: ben "hagi efsanesi"ne tanık olan şanslı nesildenim, zamanında ve yerinde "i love you hagi" diyen nesil... ve bu nesilin bir ferdi olarak, "hagi kafama taş atsa, kafamdaki şişliği anı fotoğrafı olarak albümüme koyarım" diyecek kadar da karşılıksızdır sevgim. ama ne yazık ki, hagi'yi ancak teknik direktör olarak tanıma şerefine erişebilen nesillerin "hagi istifa" diyebilmesi, kafama yiyebileceğim taştan daha çok acı vermektedir. ama bundan daha da acı olanı var ki o da, "hagi efsanesi"ne yetişen nesilin bile hagi'yi istifaya çağıracak kadar "rahat" olmasıdır. mesele hagi'nin istifa etmesinin gerektiği veya gerekmediği değil, bunu tartışmıyorum. ama mesele, "i love hagi" tribününün "hagi istifa" noktasına gelmesidir. işte bunu kabul edemiyorum... hagi, gitmesi gerekirse gider zaten ama kimsenin ağzına sakız olamaz, çünkü hagi herhangi biri değildir.

    diğer taraftan ben, "metin oktay efsanesi"ne yetişemeyen nesildenim. ama hakkında bildiklerim, ona saygı duymam ve onu "efsane" olarak kabullenmem için yeterlidir. onun efsanesine yetişen nesillerin söyledikleri/yazdıkları, benim için kayıtsız şartsız belgedir. ben de, benim nesilimin efsanesi için aynı duyarlılığı, benden önceki/sonraki nesillerden bekliyorum. ve bunun da "futbolcu hagi vs teknik direktör hagi" gibi saçma bir karşılaştırmayla ilgisi yoktur. hagi, sadece hagi'dir... sadece hagi olması da, adını anarken bile 2 kere düşünmek için yeterlidir.

    daha önce de söylenmiştir ama hagi, iyi niyetinin kurbanı olmuştur. galatasaray'ın mevcut yönetimi, hagi'nin "tartışılan" bir isim haline gelmesinin tek sorumlusudur. bu bile, bu yönetimin istifasını istemek için yeterli bir sebeptir. galatasaray efsanelerine bok atmak için yarışan "tarafsız spor basını", ileriki yıllarda, hagi'yi "başarısız teknik direktör" olarak anmaya ve hatırlatmaya devam edecektir ama hagi, bu taraftarın efsanesi olarak kalacak ve buna hiç kimse leke süremeyecek...
  • 5227
    hagi nasıl anlatılabilir? ben küçükken maradona' nın tek başına herkesi geçip her maç gol attığını falan düşünürdüm, keza pele' nin de öyle. şimdi messi sayesinde az çok maradona' nın pele' nin ne olup olmadığı konusunda fikir sahibiyim.

    hagi' yi de böyle sananlar vardır belki. tek başına herkesi yeniyordu falan gibi keza ileride alex' in istatistiklerine bakanlar alex için de bunu düşünecekler belki de. gerçi şimdi çok fazla video var, bu oyuncuları yıllar sonra bile açıp izleyebilecekler ve bana kıyasla daha fazla fikirleri olacak kendilerinden önceki dönemin yıldızları hakkında.

    hagi öyle messi gibi 5 6 oyuncuyu ipe dizmezdi. dizdiği olmuştur o ayrı, ama bunu messi ya da maradona kadar sık yapmazdı. hagi' nin uzaktan, çok uzaktan bir sürü golü vardır yine de bir sezonda böyle uzaktan attığı gol sayısı 10' u geçmezdi sanıyorum ki. yani kariyerinde öyle uzaktan attığı spektaküler gol sayısı 40 50 falandır diye düşünüyorum. ama inanın o dönemleri izlememe rağmen sanki her maç atıyormuş gibi geliyor. işte hagi buydu aslında, bu histi. onu alex' ten, sneijder' den ayıran buydu. alex her maç her takıma her dakikada gol atabilecek bir oyuncu. şu maçta şu dakikada alex attı dendiğinde kimse şaşırmaz mesela ama alex' in golü atması için o topun bir gol pozisyonu sırasında alex ile buluşturulması gerekirdi. ya da alex enfes bir ara pası atar ve asist yapabilirdi. bunun için de doğru koşuyu atan bir forvet falan gerekirdi. peki hagi? işte fark orada ortaya çıkıyor aslında. hagi' nin bir maçı değiştirebilmesi için kendinden başka kimseye ihtiyacı yoktu. hagi bunu her maç mı yapıyordu? elbette hayır ama yemine derim her maç yapacakmış hissi uyandırabiliyordu. 10 maç yapmasa 11. maçta yine tüm herkes hagi tek başına alabilir diyordu. bazen çok uzaktan atılan bir golle, bazen milan maçındaki gibi 70 metrelik bir nokta pasla, bazen bir çalımla...ortada hiçbir şey yokken hagi yapacağı tek bir hareketle gol pozisyonu yaratabilirdi. bazı maçlar vardır özet görüntülerini izlerken bile pozisyon yoktur. uzaktan atılan cılız bir şut ya da kimsenin dokunamadığı tehlikeli bir orta pozisyon olarak falan gösterilir. hagi tek başına, kimseye ihtiyaç duymadan sadece kendi başına, minimum 2 net gol pozisyonuydu. işte hagi buydu.

    işin manevi yönünü başka sözlük yazarları burada ya da spor yazarları kitaplada yazabilir. hagi kendi türünün futbol sahalarındaki son temsilcilerindendi. takımın bir parçası olan değil, takımı kendisinin bir parçası yapan yeşil sahalardaki son oyunculardan biriydi. hagi' nin olduğu bir takımın elbette hücum setleri vardı ama o setlerden birinin adı da mutlaka ki hagi' nin insiyatifi falandır. hagi istediği noktada topu alır, sahada oyuncuların dizilişine göre, o anki duruma göre topla bir şeyler yapar ve sonunda takım bi gol pozisyonu yaratırdı. bu tam olarak nasıl yaptığını hala kendime bile açıklayamam ama yapıyordu.

    şutları, pasları, muazzam saha görüşü, top sürme becerisi, zekası... hepsi tamam ama benim için onu asıl ayıran bir tek zidane de gördüğüm algılarıydı. suat kaya zidane için şöyle der; ''onun ayağından hiç top alamadım. çok istedim, uğraştım ama olmadı. adamın kafada 6 tane anten var tehlike nereden gelirse gelsin fark ediyor ve hemen kendini toptan uzaklaştırıyor'' hagi' de de çok fazla anten vardı işte. g best için de şöyle denmiştir; ''insanlar pele o kadar yetenekliydi ki topa hiç girmezdi derler. best ondan daha yetenekliydi ama o, topa girerdi. ona yenmek imkansızdı'' hagi de topa girerdi.

    şöyle bitireyim; hagi 1965 şubat doğumluydu. yani galatasaray uefa kupası' nı kazandığında hagi 34.5 yaşındaydı. hagi o maçta 30 yaşında olsaydı, galatasaray kupası 90 dakikanın sonunda alırdı.
  • 5452
    hakkında yazılmış bir kitap bulamadığım efsane futbolcu.

    yaz tatili yaklaşıyor ve deniz kenarında okumak için kitap lazım. geçen sene ben zlatan ibrahmoviç ve futbol taktikleri tarihi kitapları ile futbol anlamında güzel kitaplar okuma şansım olmuştu. bu sene alex ferguson'un kitabının yanına bir tane daha kitap arıyorum. aklıma tabi comandante geldi. internette araştırdım bulamadım. sadece aşağıdaki linkte yer alan kitabı buldum, o da doyurucu durmuyor. zaten tükenmiş de.

    http://www.idefix.com/...urunno=0000000415638

    yahu bu adam türkiye futbol tarihinin en önemli yabancı oyuncusularından biri, belki de ilki. romanya futbol tarihinin en önemli figürlerinden. dünya futbolunda adı olan bir adam. hala romanya liginde kurduğu takım vitolo ile güzel işler yapıyor. bu adamın hayatını anlatan bir kitap nasıl olmaz? bu adama klişe söylemle, bir saygı duruşu niteliğinde bir biyografi nasıl yapılmaz? hagi ile kıyaslanan ve aslınd boş bir kıyaslama içine sokulan alex'in bile kitabı var, bu adamın yok. çok ağrıma gitti bu durum. yok mu bir tane futbol romantiği, galatasaray aşığı bu adamın hayatını yazacak?!*
  • 5703
    kendisi tanrıdır benim gözümde, o başka.

    ama kendisi üzerinden iki galatasaray efsanesini kıyaslamaya, biri var diye diğerine tu kaka yapmaya çalışanlara itibar etmeyiniz.

    kendisi efsanedir, teknik direktörlüğü başarısızken de çıkıp savunmuşumdur, hatta sanırım destan yazdığım entryler listesinde ilk üçte falan bununla ilgili bir entry var.

    fakat kendisinin efsaneliği başka efsanelerimizin değerini azaltmıyor, azaltmayacak.
  • 1978
    galatasaray'in zor gununde teklifi geri cevirmemis. nereye nasil bir ortama gelecegini bile bile gelmis galatasarayimiza. bunu bir sanssizlik olarak degil de sans olarak gormus.

    savasan, kaybetmeyi kabullenemeyen, basariya ac bir takim olusturmak istiyor.

    takimin eksikleri:

    1. kondisyon
    frank rijkaard oyuncularin topu kosturmasini istiyordu ve buna gore kondisyon yukluyordu. hagi ise oyuncularindan daha yuksek bir kondisyon istiyor. bunu devre arasinda duzeltmeye calisti ama ha diye olmuyor bunlar. fazla yuklemelerde sakatliklar oluyor. her oyuncu da culio gibi olmaz.* bu kondisyon zamanla daha iyi olacak. yani ne lazim: zaman

    2. sakatliklar
    bir kac senedir cok sik sakatliklar yasiyoruz. sanirim uc sezondur 10 kez tam kadro olamamisizdir. baros'un sakatligi bizi cok etkiledi. sonra arda'nin sakatligi. bu oyuncular takimin bel kemigi. baros yeni dondu. mac eksikligi, kilo fazlasi var. arda topla calismalara devam ediyor. kewell ise tekrar sakatlandi. pino'nun mac eksikligi var. bu oyuncular hucum gucumuzun 100 de kaci siz dusunun. baros, pino dondu ama tam hazir degiller. kewell ve arda yakinda donerler. yani ne lazim: zaman.

    3. taktik, sistem konusu
    hagi takima bir sistem bir kimlik vermek istiyor. bunu daha tam olarak basarmis degil. melih sabanoglu da yazilarinda demisti. galatasaray bir ileri, bir geri gidiyor. eskisehirspor karsisindaki futbol herkesin aklinda. boyle bir futbol oynatmak istedigini dusunuyorum hagi'nin. ozellikle icerideki maclarda rakibe baski yapilmasini istiyor. bu bir mac iyi oluyor ama durum yenilen bir golden sonra degisiyor. oyuncu secenekleri de onemli rol aliyor urada. ayhan akman'in donusu ve arda gelirse bu durum daha iyi olur. yani tekrar ne lazim: zaman

    4. mevki sorunsali
    aslinda bana gore sorunsal degil. hagi butun hafta takimla calisiyor. kim berede neler yapabilir goruyor. elbette deneyecektir. cana stoperde iyi isler yapiyor. gun gectikce alisiyor ve daha iyi olacaktir. sabri bana gore bekte daha iyi ama belki de hagi baris veya ayhan akmanin donusunu bekliyor. hatta yekta sag ic olarak yekta'yi dusunebilir. bunun icin yekta'nin kondisyonu iyi olmali ve defansif ozelliklerini gelistirmeli. hagi arda'yi bile sag icte dusunebilir. arda'nin defansif ozellikleri kalli'nin katkilariyla iyi. bunun icin yine beklemek gerek. lazim olan sey: zaman

    ben o kadar teknik/taktik yorumlari yapabildigime inanmiyorum. anlayabildigim kadariyla yaziyorum. tipki yukarida yazdiklarim gibi. hagi her basin toplantisinda zamana ihiyaci oldugunu dile getiriyor. ben de bunu dile getirmeye calistim.

    lazim olan sey zaman ve biraz istikrar. bu senemiz zaten kayip. neden hagi'ye* istedigi zamani vermiyoruz? o bizlere neler yasatti ve en azindan istedigi zamani hak ediyor.

    bu takima frank rijkaard geldi gitti. turkiye de schuster, low, del bosque gibi adamlar geldi gitti basarisiz diye. ama biraz sabir olsaydi bu ulkede belki de neler yasatacaklardi takimlarina.

    hem hagi giderse kim gelsin ki? kim artik bu takimi adam eder ki? terim mi? gelecegini hic sanmiyorum ki zaten bana gore galatasaray'da misyonu bitmistir. kalli deseniz tamam derim ama o da gelmez tipki lucescu gibi. ha magath gelsin olur derim ama hagi basarisiz olana kadar hepsine hayir!

    zor gunumuzde dusunmeden yanimizda olan hagi'nin sonuna kadar arkasindayim!

    [ birak konussunlar yorulsunlar, biz askimiza bakalim ]
    http://www.youtube.com/watch?v=pEuJPhcuvPU
  • 3877
    hayatım boyunca tanıdığım futbolcular arasında en kariyerli oyuncuların başında gelmesine rağmen inanılmaz derecede müvetazi bir insandır.

    mesleğine saygılı, disiplinli, hırslı, tecrübelerini kendine saklamayıp arkadaşlarını geliştirmek için çabalayan bir yapıda olarak kısaca tanımlayabilirim.

    antreman bitiminde o zamanlar bizde oynayan emre b.'nu çalıştırmak için sahada kalan, ekstra antremanlar yapan, kimi zaman bu antremanları keyifli hale getirmek için ilginç vuruşlar, iddalar ortaya koyan kişidir giga.

    hiç unutmuyorum florya'da a takım antremanı sağanak yağmur altında bitmiş, hagi duşunu alıp şemsiyesi ile paf takımın maçını izlemeye gelmişti.o çocuklara hırs, özveri aşılayabilmek için mümkün mertebe hepsi ile ilgileniyordu.

    paf takım potansiyelinin altında oyun ortaya koyunca devre arası hagi kızmış, bu şekilde kendilerine yakışmayacak oyun oynamaları halinde bir daha izlemeye gelmeyeceğini söyleyerek onları hırslandırmıştı.ben bu gözlerle şahidim, saha dışında asla müvetazilik dışında adlandırmak mümkün değildir hagi'yi.

    kendisine verilen üst sınıf arabayı kullanmayıp müvetazi bir araç ile gidip gelen insandan başka türlüsü de beklenemez zaten değil mi sözlük ?
  • 2904
    hagi (10) yazıyor sol frame'de. bunu bozmak istemezdim ama,

    hagi var ya hagi, sizin herhangi bir haftaiçinde, kadıköy'ün en tenha sokağında, (bırak kadıköy'ü hiçbir yerde) bile yapamayacağınız ( el ile ) 5 hareketini, 50 bin kişinin içerisinde, şükrü saracoğlunda yapan adamdır !

    senden benden daha çok galatasaraylıdır. merak uyandırmasın ağalar.
  • 2906
    6-7 ay sonra bir çocuğum olacak. oğlum olursa adını metin oktay koyacağım fakat gheorghe hagi ismi türkçe bir isim olsa hiç düşünmem metin oktay yerine gheorghe hagi koyardım çocuğumun ismini; o derece seviyorum kendisini. her ne hata yaptıysa yapsın laf söylenmeyecek kişiler vardır. onların yaptıkları yapamadıklarını unutturur lenin, fidel castro, che guevara gibi...
    bir chp'linin "kahveden random bir cumhuriyet gazetesi okurunu al oturt meclis'e, türkiye'yi atatürk'ün yönettiğinden daha iyi yönetir" demesi ne kadar abes ise, bir galatasaraylının hatası ne olursa olsun hagi'ye çemkirmesi o kadar abestir. süleyman demirel pragmatizmini bir yana bırakıp, yaptıklarının hatırına kıralım kazığımızı, oturalım yerimize. hagi demir bir leblebidir, dikkat edin dişinizi kırar.
  • 6056
    57 yaşındaki hâliyle beş dakika oyuna girip bir-iki ara pas ve şut denesin, mevcut çoğu orta sahadan daha fazla skora katkı yapar. hani bazıları diyor ya futbol değişti, hızlandı, eski topçular iş yapamaz falan; prime hagi şimdi olsa real madrid, barselona yine kapısında yatar.

    galatasaray, gelmiş geçmiş en büyük futbolculardan birini beş sene oynattı, bu gurur galatasaraylılara yeter.
App Store'dan indirin Google Play'den alın