• 7351
    oturup paralardan, gerçeklerden, ülkelerin durumlarından ve o durumların organizasyon kurmaya müsaitliğinden bahsetmeyeceğim. çünkü belli ki bazı yazarlar bunları anlayamıyor, anlayamayacak.

    senin ülkende yarın bir, bir kişi ister, senin kulübün fetö ilişkisinden kapanır. bana 25 milyon galatasaraylı falan diye de gelmeyin. opet'te galatasaray formalı tipler görüyoruz.

    1 ekim 2019 galatasaray psg maçında insanlar mücadeleye sevindi. ben de sevindim. sen sevinmiyor musun? sen futbola uzak, piyasaya uzaksın. bitti. tartışmaya açmak bile manasız bunu.

    galatasaray büyükmüş de. çok büyüksen yapsana bir teklif sane'ye. bayern, tottenham, manchester seviyesindeyiz ya. yap bakayım. ama sakın haland'a yaptığın gibi taksit işine girme, olmuyor o iş.

    anca laf.
  • 7352
    içerisinde "yenildik ama ezilmedik" diyenleri boklayan grup ya kendilerini dev aynasında gören kişilerdir ya da farklı ve ezik bir oyunla yenilmemizi bekleyip yönetimi istifaya davet etmeyi umanlardır. arası yok bunun.

    galatasaray büyük, evet. fakat transfer harcaması, oyuncu kalitesi falan kıyaslandığında görüyoruz ki psg'ye karşı umut veren oyunu apaçık ortada. arkadaşlar biz buyuz, çapımız bu. yok o öyle büyük takım masalları.
  • 7353
    takımını bazen dev aynasında gören taraftarlar. galatasaray’ın uefa kupasını aldığını canlı izledim. dolayısıyla yaşım o kadar da küçük değil. ancak futbolda da bazı gerçekler var. psg takımı bizim 10 katı piyasa değerimize sahip bir takım. bizim piyasa değeri en yüksek oyuncularımız sırasıyla seri, nzonzi ve lemina. 3 oyuncu da kiralık. bu üç futbolcunun piyasa değerinin toplamı psg’de veratti’ye eşit. neymar ve mbappe’nin piyasa değeri toplamı türkiye ligindeki tüm takımların toplamından daha fazla. 1 ekim 2019 galatasaray psg maçını kazanamamış olabiliriz ancak sezon başından beri oynamadığımız kadar iyi mücadele ettik. bırakın da böyle bir takıma karşı futbol ve skor olarak ezilmedik diye de sevinelim. artık makas çok açık arkadaşlar 90 lar sonu 2000 ler başı gibi değil futbol. bizim ülke ekonomimiz kötü gittiği sürece avrupa takımları hep bizden önde gidecek. premier ligin son sıradaki takımı türkiye şampiyonundan daha fazla reklam gelirine sahip.
  • 7354
    1 ekim 2019 galatasaray paris saint germain maçından sonra ezilmedik diye gururlanması normal olan taraftar. kendi takımının en iyi oyuncuları emeklilik çağına gelmiş veya kiralık oyuncular iken, rakibinin 200 milyon kusura transfer yapabildiğini gören taraftar. aynı zamanda club brugge'e karşı kendi sahasında böyle oynarsa sevinmeyecek taraftar. ne zaman en azından 10, 20 milyon euroluk transferler yapmaya başlarsa galatasaray, o zaman psg'ye karşı bu oyunu kabullenmeyecek taraftar.
  • 7355
    insanlar ne kafalarda yaşıyor. %50'si değişmiş takımın bir anda kaç yıldır bir arada oynayan ve kalitesi bizim fersah fersah üstümüzde olan takımı ezmesini istiyor. bi de diğerlerini gerçekçi olmamakla itham ediyorlar.

    türkiye'den bi karma takım yap en iyi oyuncularla o takım da 3. torba takımı olur. en fazla.

    zaten hep böyleydi. fatih terim diye bir adam çıktı sadece 2 seneliğine ve sonradan 1 seneliğine biraz daha yüksekten bakabildik 114 sene içinde. türkiye ligi için durum farklı tabi ama avrupa artık böyle.

    şimdi de tek umut yine fatih terim. o yüzden şu durumda hocaya destek olmaktan başka çare yok.
  • 7357
    ne kadar büyük olduğu ve iki sezondur takımı net şekilde kendisinin şampiyon yaptığına 5 ekim 2019 gençlerbirliği galatasaray maçı ile birlikte inancım dahada artmıştır.

    1 ekim 2019 galatasaray psg maçında takımın gösterdiği performans için herkes fatih terim yorumu yapıp durdu, ama sizce de saçma değilmiydi. haftalardır, ayladır hiç bir şey olmayan takım bir anda mücadele olarak patlama yapacak ve varını yoğunu sahaya koyacak psg ye savunma yaptıracak.

    içerideki baskı o kadar muazzam o kadar yüksekti ki nasıl bizim oyunumuzu o kadar olumlu etkiledi ise psg tarafınıda bir o kadar olumsuz etkiledi.

    bunu neremden mi uyduruyorum ?

    tabi ki 5 ekim 2019 gençlerbirliği galatasaray maçının ilk yarısından.

    bir dönün hafta içi oynanan şampiyonlar ilgi maçındaki mücadeleye, isteğe, hırsa bakın. birde dönün gençlerbirliği maçına bakın. 1 milyar euroluk psg ye sahayı dar eden takım, ligin en çok şut yiyen takımından kalesinde dünya kadar tehlike görüyor ve şans eseri beraberlikle bitiriyor ilk yarıyı.

    artık birilerini yüceltirken galatasaray taraftarının büyüklüğünü hiçe saymayın. son iki sezonun şampiyonu net galatasaray taraftarıdır.

    takımın aldığı her mağlubiyet sonrası havalimanına akın eden, alkışlayan, destekleyen ayakta tutan taraftardır.
  • 7359
    hafta içi oynanan maçta fark yemeden yenildiği için takımı ile gurur duyan taraftar. gurur duyulan maçta rakip takımın çoğu tehlikeli 6 isabetli şutu ve ceza sahası içerisinde sayısız organizasyonu varken rakip kale ceza sahasına sadece bir kez gidebilmişsin en net pozisyonunda da babel opsiyonunu pas yerine şut olarak kullandı yoksa belhanda bomboş iken o pozisyonugol yapardı olasılığından oluşan pozisyon ve oynanan oyundan gururlanıyorsun. 138 milyon eu vs 1 milyar eu karşılaştırması ile 10 katı büyük rakibe karşı oynadık el insaf diyenler gençlerbirliğinin takım değeri sadece 13 m eu. üstelik durumun vahametine eleştiri getirenleri de düşman ilan ediyorlar. en ufak eleştiride amiyane tabirle iş "kes lan fetöcü!!!111!!" ye doğru gidiyor.

    zamanında beşiktaş'a sonrasında feda dedirtmiş "2 kupayı unutma vefasızlık yapma" pankartı herkesin hafızasındadır. şu takıma yapılan yatırım yanlış yönetim yüzünden heba edilirse bunun vebali de hepimizin üzerine olur.
  • 7360
    sabırlı olması gereken topluluk.

    oynanan oyun çok kötü, keyif vermiyor. can sıkıyor. ama keyif almasını da bilmeli.

    çok mu optimistik? bilmiyorum. bildiğim şey ise bu fatih terim'in son gelişi. bırakalım fatih terim ile galatasaray yanyana gidebildiği yere kadar gitsin. bu hikayenin yazılmasına izin verilmeli. zira bu taraftar fatih terim'e dahi kötü giden bir dönemde sabredemeyecekse, yerine kim gelirse gelsin sabredilmeyecek. kimsenin terim kadar kredisi olmayacak. biz birilerine sabretmeyi öğrenmeden de başarıda istikrar olmayacak. yeni tudor'lar, mancini'ler, prandelli'ler, riekerink'ler, hamza'lar gelecek, geçecek. on yıllar sonra bir bakmışız takımda yeni mariano'lar, fernando'lar, pandev'ler, stancu'lar var. ve bir ton borç...

    renktaşlar, lütfen sabırlı olun. sonu iyi de olsa, kötü de olsa bırakın yazılsın bu hikaye. elimizde kalan en azından öğrenebildiğimiz "sabır" olur.

    edit: (bkz: 5 ekim 2019 gençlerbirliği galatasaray maçı) bugün bizzat takımı ve hocayı eleştiren biri olarak, "istifa" çağrısı yapanlara genel bir perspektiften bakmalıyız mesajıdır.
    eleştiri ile sabırsızlık bir değildir.
  • 7361
    sanırım birilerinin tapulu malı olan profil. adamların öyle bir "galatasaray taraftarı" tanımı var ki eğer siz o profile giremiyorsanız değilsiniz, olamazsınız.
    menfaat uğruna taraftarlık yapanlar hariç bu takımı çıkarsız seven herkes taraftardır. siz bu adamlardan destek isterken herkes taraftar ama iş adamın protesto hakkını kullanmasına gelince "yok, olmaz, bunu yaparsan taraftar olamazsın" vs diye düşünmek saçma geliyor. adamların nasıl ve ne zaman protesto edeceğine karışmak da mantıklı gelmiyor. zira şiddet içermeyen, küfür, hakaret vs yoksa protestoda da sıkıntı yoktur.
    hele de bazi entrylere göre hiç taraftar değiliz. zira hiç sabır göstermiyor muşuz, sezon ortasında teknik direktörün gitmesini istiyormuşuz, sahada bazi oyunculari istemiyormusuz bla bla bla. tmm amk bir tek siz gerçek taraftarsınız diğerleri tu kaka.
    son olarak her b.ku da taraftarın üstüne atmayın amk. b.k gibi oyunculari taraftar mı oynatiyor? bu çapsızların formunun kotu olmasi da taraftara mi ait ? sahada eli belinde yuruyen, surekli pas hatalari yapan, kafasi baska yerde olan,ruhsuz oyuncularin oynamasina itiraz da mi edilmesin ? neyse daha cok sey yazilir da gerek yok.
  • 7362
    haftaiçi oynanan şampiyonlar ligindeki psg maçında* takımı çok beğenen, 1 sonraki maç olan, hafta sonundaki ligin 7. haftasında oynanan gençlerbirliği maçında* çok kötü oynadığımıza kanaat getiren bir taraftar topluluğudur. çünkü psg'nin kadro değeri 1 milyar €'ya yakın, onlar bize fark atarlardı, 1-0'lık yenilgi bizim için olumlu, efendim takımımızın bir oyun planı vardı, farklı bir şeyler denedik ve çok gol pozisyonu vermedik, zaten psg'ye karşı daha fazla ne yapabilirsin?

    ama bunun aynısını, birebir aynısını ligin sonuncusu gençlerbirliği karşısında oynayınca takımda çok sorunlar vara dönüyoruz. takım gol pozisyonuna giremiyor, gol atamıyoruz, mücadele edemiyoruz, yaşlıyız, feghouli trip atmış, babel koşmuyor, penaltımız verilmedi, selçuk hala neden oynatılıyor diyen bir taraftar grubudur.

    baktığınızda, iki takıma da çok gol pozisyonu vermedik aslında, o zaman bizim bu maçta da iyi oynamış olmamız gerekmiyor mu? mesela psg'ye karşı kendi sahamızda pozisyon üretemedik, aynı şekilde gençlerbirliği deplasmanında da pozisyonumuz yok. yani bu mantığa bakınca bu maçta da baya baya iyi oynamış olmamız gerekiyor.

    hiç düşündünüz mü, psg maçında son dakikalarında neden rakip futbolcular zaman geçirmeye çalıştılar ve topu bize vermediler, hızlı başlamamızı engellediler? biz baya iyi oynuyoruz da onlar bizden gol yememek için mi? bizim formamızın bir ağırlığı var. geçmişte rakiplerimize yaşattıklarımız var. avrupa'da bir rakip, bizimle oynadığında gerçekten tedirgin oluyor. çünkü yapabileceklerimizin, kapasitemizin sınırı yok. işte bunlar galatasaray formasının ağırlığından kaynaklanıyor, şu anda ilk 11'de çıkan futbolcularımızdan değil.

    bu taraftar grubu, ne zamanki galatasaray'ın formasının neler yapabileceğini tekrar hatırlar, ne zamanki takımdan tatmin olma duygusunun, psg'den fark yememek değil de, psg'yi avlukaya alıp son anda galibiyeti kaçırmak olduğunu anlar, biz o zaman ayağa kalkarız. rakiplerimiz kim olursa olsun, biz kendi oyunumuzu kabul ettiremiyorsak ve bu taraftar grubu da bunun sebebini rakip ayırt etmekte görüyorsa, daha çok böyle kanser maçları izlemeye devam ederiz.
  • 7363
    galatasarayın mazisindeki başarılardan ve zaferlerden dolayı başarısızlık ya da formsuzluk anında takım hangi konumda olursa olsun isyan refleksine sahip taraftar topluluğu.

    buradaki tek ironi ise o mazideki başarıların büyük bir kısmını kendisine yaşatan adamı 3 günde sorumlu tutup tefe koyma gafletine düşmeleridir.
  • 7365
    fatih terim’e karşı büyük ayıp eden taraftadır. hoca deli gibi formsuz, sezonu da çok kötü götürüyor ki buna rağmen rakipler dahil kimse başında fatih terim olan galatasaray şampiyon olamaz diyemeyecek durumda.

    hocanın kredisi öyle 3 maçla 5 maçla bitmez. zamanı geldiğinde zarar verdiğini hissederse zaten kendi de bırakır gider. o zaman yine 6 ayda bir hoca değiştirme şenliklerine başlarız. 5. fatih terim dönemini beklerken.
  • 7366
    galatasaray' ın başarısızlığını fatih terim' in herhangi bir başarısından daha çok isteyen taraftarlarında bulunduğu topluluktur. türkiye' ye 10 senede bir gelecek yıldızların tamamını tek sezonda kadrosunda gören galatasaray' ı gram top oynatamadan taktik veremeden bize dibi gösteren teknik direktörümüzün, maç sonunda yönetimi hedef gösterip yönetiminde buna cevap vermesi güçlerine gitmiş sanırım. tabi ya, adam hesap kitap yapıp ülkelerinin milli takımlarında oynayan oyuncuları getirsin, sonra da evet hocam taktiği biz veriyoruz, tamamen bizim hatamız diye mi açıklama yapacaktı anlamadım ?
  • 7372
    takıma yarardan çok zararı olmaya başlayan kitle.

    30 seneyi aşkın süredir maçlarımızı izlerim. ben şu ana kadar yuhlanıp da akabinde takkeyi önüne koyup düşünen; sonrasında yanlışlarını görüp çok daha verimli hale gelen topçu görmedim.

    yuhlayınca, ıslıklayınca ne kazandın ? yine 3 gün sonra bu adamlar oynamayacak mı ? hadi teknik heyet seni dinledi, beğenmediğin oyuncuyu kadro dışı bıraktı diyelim. bu sefer üç kuruş paraya satmak zorunda kalmayacak mısın ? bir çoğuyla garanti ücretten anlaşma yapmışken, yattıkları yerden milyonları cukkalıyorken satacak adam bile bulamazsın. o halde kimin faydasına ?

    kendi topçunuzu yuhlamayın, yuhlatmayın.