• 2
    şimdi adını hatırlamadığım bir galatasaray forumunda, cassio lincoln'e methiyeler düzmem oradaki topluğun zoruna gitmişti, bir gün yine laf dalaşında sen git galatasaray sözlükte, dilen lincoln'e yazmışlardı. ilk o zaman haberim oldu. meğersem ekşi de falan başlığı varmış. hiç haberim yoktu.
  • 3
    transfer haberlerine bakarken tesadüfen bulmuştum sözlüğü. galiba 2008 yılıydı ve başka bir nickle üye olmuştum. kısa bir süre sonra çaylaklıktan kurtulup yazarlığa adım atmıştım.

    çok güzel zamanlar geçirmiştik ama rijkaard dönemi galatasaray'ın kötü gitmesi hasebiyle bir kaç eleştiri yapmıştım. sonra uyarı cezası bile almadan sözlükten uçurulmuştum. hey gidi günler hey.
  • 4
    yanlış hatırlamıyorsam ilk olarak inci sözlük'te derin galatasaray'ı yazan elemanın başlığında görmüştüm burayı.
    inci sözlük'te yazdıklarını galatasaray sözlük'te de yazdığını ancak silindiğini falan yazanlar olmuştu. oradan duyup gelmiştim işte.
    2011-2012 şampiyonluğuna ben bu sitede inanmıştım. çok iyi hatırlıyorum süper final'de içeride oynayıp yenildiğimiz fenerbahçe maçı sonrası "daha iyi oldu o kupa kadıköy'de kalkacak" diye bir yazı okumuştum burada. sonra kendimi gazlamak için ara ara girerdim.
    euro 2012'nin finaline doğru da üye olmuştum. sonrası malum :(

    ilk entry'imi felipe melo başlığına yazmam harika bir şey olmuş benim için.

    kayıt tarihi: 29.06.2012 23:49
    ilk entry: 29.06.2012 23:55 #985971

    6 dakikada kuralları okumuş entry'i çakmışım. :(
  • 9
    galatasaray sözlük 2012-2013 yahoo nba fantasy leagueini görmüştüm ilk başta sözlüğü. tabi o zamanlar düzgün bir okur bile değildim. sonra yavaş yavaş okumaya, okudukça daha da okumaya başladık 2013 ün yazına doğru.

    tam tarihi hatırlamıyorum ama karla karışık bir sonbahar sabahı başımda galatasaray beresi otobüsle derse gidiyorum. bir klasik olarak çıkardım telefonu girdim sözlüğe. bir bakmışım ki yazar alımları açılmış. apar topar okulun bilgisayarına kuruldum. o an heyecandan nick bile seçemedim. baktım yanımda berem var, o zamanlar mancini'nin ilk günleriydi, o günlerin anısına böyle bir nick seçip yazar olduk iyi de oldu.

    buda böyle ufak bir anı.
  • 10
    google reader'dan galatasaray'la ilgili birçok blog takip ediyordum, sonra sözlüğü de takip etmeye başladım. bir süre sonra okumak yetmiyor, benimde söyleyecek lafım var diyorsunuz.

    gerçi yazar olduktan sonra işlerim giderek yoğunlaşmaya başladı istediğim kadar vakit geçiremiyorum ama yine de galatasaray hakkında birkaç cümle bile yazmak yetiyor insanı rahatlatmaya.
  • 11
    bundan yıllar yıllar önceydi...

    aralık ayına kadar evde donla gezmeye alışmış biz akdenizliler için fazlasıyla serin, mevsim normallerine göre sıradan bir kasım günüydü.
    izmir'in şehre tepeden bakan bir lokasyonunda konumlanmış 2+1 dairemde laptopum, televizyonum, arada tuvalete falan giderken "hayırdır birader nereye" diye önümü kesecek kadar büyümüş toz yığınlarım ve pizza kutularımla sıradan bir gün geçiriyordum...

    derken monitörümde bu günün sıradanlığını bozan bir hareketlenme oldu. bunun sebebi mail kutuma düşen bir mesajdı. alo daniel ben hagi mealinden bir mesajdı. yeni kurdukları bir sözlükten, kurtlar sofrası haline gelmiş olan sözlük aleminde tutunma çabalarından falan bahsediyordu. senin gibi bir yazarın yardımı olmadan şimdiki durumundan ileriye taşıyamaz, diğer büyük sözlüklerin arasında gümbürtüye gideriz diyordu.

    hayatta el attığım her işin patladığını, benim ipimle kuyuya inmenin pek de akıl işi olmayacağını falan kibar bir dille kendisine izah etmeye çalıştım. gel gelelim sözlüğü için bir çıkış yolu aradığından fazlasıyla panik halinde olan hagi bunu sıradan bir yıldız kaprisi olarak algıladı ve bol sıfırlı bir mukavelenin cep telefonu ile çekilmiş fotoğrafını gönderdi. mukaveledeki sıfırları saymam sırasında geçen birkaç dakikanın ardından tereddüt etmeden kabul ettiğimi bildirip gönderin sözleşmeyi imzalayayım dedim. ertesi günün akşam saatlerinde kapım çalındı. gidip kapının deliğinden baktım. hagi; yanında gs, bahsi geçen bol sıfırlı mukavele ve o bol sıfırların aslı olan parayı içinde bulunduran bir adet siyah torba ile karşımdaydı. parolayı sordum, sersem şafak diye cevap verdiler. ben de kapıyı açtım...

    kısa bir tanışma faslının ardından hagi bodoslamadan konuya girdi. ben de sözleşmeyi incelemek için kısa bir süreliğine müsade isteyip 1+1 evin +1i olan bölüme geçtim. hagi ve gs ise kendilerine aperatif babında ikram ettiğim bir kavanoz nutella ve önceki siparişlerden arta kalan lavaşları hiç etmeye giriştiler. hukukçumla yaptığımız toplantıdan, yani hukuk öğrencisi olan can dostumla skype üzerinden yaptığımız görüşmeden, sonra odadan çıkıp kararımı kendilerine ilettim ve ve kendimi galatasaray sözlük renklerine ömür boyu bağlayan mukaveleyi oracıkta imzaladım....
  • 12
    kasım 2009'da o dönem almanya'da erasmus yaparken ekşi sözlükte galatasaray sözlüğün başlığını gördüm, sonra da üye olup çaylak entry'leri girdim. tam olarak 7 kasım 2009'un ilk saatlerinde* üye olduğuma göre 6 kasım akşamı yazılmış şu iki entry yüzünden olmalı;

    https://eksisozluk.com/entry/17196846

    https://eksisozluk.com/entry/17198247

    hoş, ikincisi pek de olumlu bir entry değilmiş ama bu vesileyle başlığı fark ettikten sonra daha önce yazılanları da okuyup ilham almış olmalıyım. o aralar yazar alımı da açıkmış sanırım, bu açıdan şanslı olduğum söylenebilir. kaç gün çaylak olarak beklediğimi ne siz sorun ne de ben söyleyeyim :(

    sözlük bünyesinde hatırladığım ilk hadise de ne yazık ki 10 kasım 2009'da robert enke'nin vefatı...
  • 13
    gscimbom forumlarında yazıyordum. fakat ortamın kalitesizliğine daha fazla tahammül edemeyip ayrıldım. internette galatasaray ile ilgili bir platform var mı diye bakarken galatasaray sözlük çıktı karşıma. kolayca üye oldum. yazarlığım da hemen onaylandı. sonra bir miktar entry de girdim hatta. herhalde 20-30 kadar... ardından neden hatırlamıyorum uzunca bir müddet uğramadım siteye. galiba iş yoğunluğu ve takımın kötü gitmesinin biraraya gelmesi sonucuydu. dahası entry girmediğim süreçte sözlüğe kaydolurken aldığım nicki ve verdiğim maili falan da unuttum. bir müddet tekrar yazmak istememe rağmen login olamadığım için yazamadım. belki 3-4 ay aklıma gelmedi. sonra bir gün, bir şekilde buldum. o zamandan beri de aktif olarak yazıyorum.
  • 16
    2010 yazının haziran ayında stoch transferi gündemimizdeydi , haldun üstünel de ingiltere-türkiye arasında mekik dokuyordu. daha sonra fener girdi araya fiyat yükseltti falan fistan. o yaz dünya kupasında oynayacak stoch'u kaptılar elimizden. 1-2 hafta sonra bir haber, çaaaat haldun üstünel istifa etmiş. allah allah dedim yok olamaz. tabi o zamanlar twitter da kullanmıyorum. istifa haberini google da arattım.

    öyle bir şey yazıp aratmışım ki sözlük tam da 'yamulmuyorsam' bu entry'i çıkarttı google reyiz karşıma (bkz: #419808)

    o yıllarda da ne kadar sözlük varsa kovalayıp yazar olma peşindeydim, bir tanesinde mod bile olmuştum ama sonra baktım ki bi galatasaraylı olarak nasıl olur da haberim olmaz gs sözlükten. rezillik.

    bu tanışma hikayemdi. 2 sene boyunca tüm yazar alımlarını kaçırdım. 2012 yazında ise sol frame'de gördüm yazar alımını . hemen bastım üyeliği. zaten 2 yıldır takip ettiğimden formatı da biliyordum 2-3 günde de çaylak entrylerimi girip yazar oldum.
  • 17
    private sözlük'ten beridir tanıdığım crucified mind sağolsun varlığından haberdar etti.
    2,5 - 3 yıl sadece okuyabildim. 2 defa eposta ile yazar olabilmek için başvurdum ama yazar alımlarını beklemem söylendi. bir yazar alımını annemin vefatı sebebiyle es geçtim. sonunda da 5. nesil olarak dahil oldum.
    sadece okuyarak 2,5 - 3 yıl geçirmenin kafası da değişik; yazar olmanın da.
  • 18
    yıl 2009 falan. uludağ sözlükte yazarım. tesadüfen önüme galatasaray sözlük başlığı geldi. nedir ne değildir girdim. çok beğendim. zaten uludağ sözlükte fenerli troller fink atıyordu. kendi kafamdan birilerini bulma amacım da vardı. ama uzun süre yazar alımı açılmadı. belki bir 4-5 ay en az beklemişimdir. sonra açılınca kaydoldum. rijkaardlı, keitalı, elanolu sezonun başında kaydoldum.
  • 22
    şike süreci öncesi aziz ve şukelası yüzünden futboldan soğumuş ve uzaklaşmıştım. 3 temmuz ile beraber nihayet diyerek tekrar bir dönüş yapmıştım. tabi insanların şike ilgili düşüncelerini öğrenmek için ekşi sözlüğü de takip ediyordum. oradaki bir entryde galatasaray sözlükte yazılan bir konuya atıfta bulunulmuş ve link verilmişti. o linke tıkladım. o gündür bugündür tıklıyorum. üye olmakta kolay olmamıştı. sözlüğe girip yazar alımının açılmasını bekledim. bir kaç kez yönetime mesaj çektim. yönetim de klasik cevapları yazıyordu. hatta twiter adresimi de üye açılımında haberim olsun diye almıştım. geziden sonra twiter hesabımı daha aktif hale getirdim. o günlerde hako ile ilgili bir entry okumuştum. daha sonra hako'un yazılarını okumuş baya duygulanmıştım. sözlükte böyle insanların olması beni mutlu etmişti. onunla tanışabilmeyi çok istemiştim. bir gün ekşisözlükte üye alımı olduğunu öğrendiğimde hemen girip yazar olmak için gerekli işlemleri yapmıştım. ekşisözlüğe üye olmak için yaptığım hatayı galatasaray sözlüğe üye olurken yapmadım. çünkü üye olmak için yazmanı istediği nitelikli entry , yazar olduktan sonra aramıyorlardı. elimden geldikçe nitelikli entry yazmayı çalıştım. ve buradayım. burayı ve buradakileri seviyorum. sevmediğim ise kısır tartışmalar, alt yapısız eleştiriler ve futbolcularımızın bazen kolay harcandığını düşünüyorum.
  • 25
    2008 yılında ultraslan forumda açılan galatasaray sözlük başlığı sayesinde sözlüğün ilk yazarlarından biri olma şansına sahip oldum. ilk başlarda zordu formata alışmak filan ama yılmadım. bu sözlükte tek başıma saatlerce takıldığımı hatırlarım, şimdi günün her anı binlerce insan var buralarda. bu iyi mi kötü mü bilemedim şimdi o günleri hatırlayınca.