• 128
    merhaba arkadaşlar.

    hepimizin bildiği gibi, kadına yönelik şiddet insanlığımızın en büyük problemlerinden birisidir ve sanıldığının aksine - doğu ya da batı ayırt etmeksizin - dünyamızın her bir noktasında kendini göstermektedir. bizler, bu soruna dikkat çekmek ve sesini duyuramayanların sesi olabilmek için, on iki arkadaş kafa kafaya verdik ve bir politika taslağı oluşturduk. umuyorum ki, azıcık da olsa, sorunun çözümüne yönelik katkımız olmuştur.

    keyifli okumalar.

    https://www.tesadernegi.org/...kileri-ve-sonuc.html
  • 129
    https://twitter.com/...094428034523136?s=19

    yalansavar ekibi 10. yılını doldurmuş. insanları bilgilendirmek için 10 yıl harcamışlar. bilimi yapana ve yayana saygım sonsuz. eleştirel düşüncenin eksikliğini bir nebze de olsa gideriyorlar. nice onlara diliyorum.

    https://yalansavar.org/...r-kategorilere-gore/
    https://yalansavar.org/podcast/
    https://open.spotify.com/...iR67XxTTOY78zbAHOdHA
    http://www.acikbilim.com/category/yayinlar
    https://open.spotify.com/...WEpJTFQMWc84K7OoyqcA

    şu linkleri de şuraya iliştireyim, bir sürü yazı ve podcast var, sömürün. özellikle ilk sitedeki eleştirel düşünce/ skeptisizm başlığına bakmanızı tavsiye ederim.
  • 130
    birkaç gündür yazmak istiyordum fakat fırsatım olmamıştı. yaptığım iş sebebiyle ileri seviye hastalıklar ve virüsler ile haşır neşirim. son 1 haftadır tüm odak 2019-ncov'a (bilinen ismiyle wuhan virüsü) kaymış durumda. haliyle sabahtan gece yarılarına kadar bu sevimsizi gözlemleyip türlü raporlar okuyorum, okuyoruz. buradan yola çıkıp bazı noktalarda bazı şeyleri netleştirme ihtiyacı hissettim kendimce.

    1. 2019-ncov öldürür mü?
    öldürmez. insanları öldüren şey virüsün kendisi değildir, sorunu yaratan kısım virüsün sebep olduğu enfeksiyonlardır (ağır üst solunum yolu enfeksiyonları başta olmak üzere).

    2. 2019-ncov sebep olduğu enfeksiyonlara bağlı olarak yüksek öldürme olasılığına ya da oranına sahip bir virüs müdür?
    değildir. cov yani coronavirus (taç organik yapılı virüsler) sınıfında yer alan mers-cov ve sars-cov ile mukayese edildiğinde etkisi düşük tipte bir virüstür. işbu entry itibarıyla kayda geçen 2019-ncov'lu vaka sayısı tüm dünyada yaklaşık 7000 olmakla birlikte ölüm sayısı sadece 170'tir. bu 170 kişinin tamamı çinli hastalardır ve büyük çoğunluğu 60 yaş üstü, vücut direnci görece düşük bireylerdir. çin dışında saptanan vakaların hiçbiri henüz ölümle sonuçlanmamıştır. ayrıca, şu ana kadar vücudunda 2019-ncov tespit edilen 150 küsürü geçik hasta iyileşmiş ve ilgili sağlık kuruluşlarından taburcu edilmiştir.

    3. çevrenizde yer alan radyasyon kaynakları ve kimyasal bombardımanına maruz kalmış besin maddeleri düşünüldüğünde hücresel dejenerasyon sürecine maruz kalmanız (kaba ismiyle kanser olmanız) çok daha olasıdır.

    4. 2019-ncov'a yakalanmamak için ne yapılmalı? 2019-ncov'a yakalanırsak ne yapmalı?
    yakalanmamak için; bağışıklık sistemini güçlü tutup kişisel hijyene (özellikle eller) olabildiğince dikkat etmek yeterli. ve tabii insanlarla çok fazla öpüşmemek, sarılmamak, tokalaşmamak vb. yakalanırsak; tedavi süreci temelde bağışıklık sistemini güçlendirmekle devam ettiriliyor şu an çin'de ve diğer ülkelerde. istirahat ve bol sıvı tüketimi da yardımcı faktörler. kısacası, bildiğimiz influenza'ya (grip) benzer bir tedavi.

    5. 2019-ncov'un kökten çözümü (aşı, ilaç) var mı?
    yok fakat şunu ekleyeyim; büyük ilaç şirketlerinin who (dünya sağlık örgütü) ile koordineli olarak çalıştığı, yakın zaman içerisinde söz konusu antivirüsün piyasaya sürüleceği bilinsin. çin ve rusya başta olmak üzere ilaç sektörü işin içinde.

    h5n1 (kuş gribi), h7n9 (kuş gribinin serotipi), h1n1 (domuz gribi ki o dönem grip olanların büyükçe bir çoğunluğu domuz gribiydi zaten, ben dahil) gibi virüslerdeki hype durumu şu anda da var. gidişat tabii ki önemsenmeli, mesela hindistan gibi hijyenin h'sinin olmadığı bir ülkede de virüsün saptanması bir sorun zira bu, mevcut olanın mutasyona uğraması anlamına gelebilir, bağlantılı olarak tedavi süreci uzar ve/veya zorlaşır; ancak an itibarıyla "bittik, öldük, dünyanın sonu geldi" bir durum kesinlikle yok.

    peki bu kadar önlem, çin'e uçuşların yasaklanması, büyük batı menşeili firmaların çin'deki mağazalarını kapatması, karantinalar neden?

    farmasötik ve tıbbi açıdan karantinanın ve ulaşım kısıtının öncül amacı, yayılma hızını en azda tutmak; lakin özellikle ticari hamlelerin altında yatan sebep başka bana kalırsa. çin'e bu konuda ilk yakınlaşan ülkenin rusya olması, amerika birleşik devletleri'nin ya da avrupa'nın konuya hiç dahil olmaması dikkatinizi çekmiştir muhtemelen. bu noktada bir ayrılma var.

    geçtiğimiz günlerde çin'de yaşayan (hatta wuhan kentine oldukça yakın bir yerde ikamet eden) türk bir twitter kullanıcısı çektiği video'da çin takvimi sebebiyle bu dönemlerde zaten sokakların genelde boşaldığını, walking dead terk edilmişliği gibi bir durumdan bahsedilemeyeceğini, ekranlarda yansıtılan her şeye inanılmaması gerektiği dillendirmişti.

    virüsler tehlikeli ama daha tehlike olan şey cehalet ve panik hali. virüsün kendisinden kat kat hızlı yayılan şeyler bunlar. mesela şu gibi tık tuzakları insanları ürkütüyor ister istemez:

    https://www.sozcu.com.tr/...-boyutlarda-5591961/

    dehşet! korkulan! ölü sayısı hızla artıyor!...

    "contagion" isimli bir film var, izleyen olmuştur belki. işim sebebiyle ekstra dikkat kesildiğim bir yapımdı ve hoşuma gitmişti, tavsiye de ederim. şu anda olup bitenin uçuk bir senaryosu. yalnız izleyip "eyvaaah" diyecekseniz boşverin, ortalık yatıştıktan sonra izlersiniz, gerilmeyin şimdi durduk yere. :)

    son olarak, çin o insanlık dışı hayvan pazarlarının kökünü kurutmadığı sürece, çin halkı beslenme alışkanlıklarını reset'lemediği sürece çin, dünya üzerindeki her türlü salgının göbeğinde olmaya devam edecektir.

    edit: veri düzeltmesi
  • 131
    10 gün kadar önce 2019-ncov ile ilgili bir şeyler çiziktirip durumun aktarılanın aksine çok da kaotik olmadığını ifade etmiştim, (bkz: #2854785). bugün çin halk cumhuriyeti istanbul başkonsolosu, "istanbullulara bir mektup" başlığı altında bir metin yayınladı. tamamına şuradan ulaşabilirsiniz: http://istanbul.chineseconsulate.org/...ur/xwdt/t1742497.htm

    --- alıntı ---

    bu virüsün özelliği, yüksek oranda bulaşıcı fakat öldürücü etkisi düşük olmasıdır. şu an bu virüsün öldürücü etkisi %2,1 oranındadır. hayatını kaybedenlerin çoğu yaşlı, alt hastalıkları bulunan, hassasiyeti yüksek ve bağışıklığı düşük kişilerdi. öldürücü etkilere baktığımızda, sars %10, h1n1 %17,4 ve mers %34,4 oranında idi.

    virüs o kadar korkunç değil, virüsü tespit ettik, hastaları da taburcu etmeye başladık. asıl dikkat etmemiz gereken, panik ve rivayetler virüsten daha korkunç. herkesin, bu salgına karşı soğukkanlı olmasını ve mantık çerçevesinde bakmasını ve davranmasını rica ediyorum.

    --- alıntı ---

    who (dünya sağlık örgütü), cdc (hastalık koruma ve korunma merkezleri) ve ecdc (avrupa hastalık önleme ve koruma merkezi)'nin johns hopkins üniversitesi aracılığıyla herkese açık bir biçimde sunduğu verilere şuradan ulaşabilirsiniz: http://gss.gs/9Hg son 2 günde virüse maruz kalan kişi sayısının artışında ciddi bir duraksama söz konusu. zıt olarak sağlık kuruluşlarından taburcu edilen kişi sayısında da sürekli bir artış mevcut.

    cdc verilerine göre abd'de 1 ekim 2019-25 ocak 2020 tarihleri arasında gripten ölen kişi sayısı 10 bin ila 25 bin aralığında (bana gelen dinamik farmasötik raporlarında sayı 17,357 olarak belirtilmişti).

    2019-ncov'la ilgili son olarak şunu ekleyeyim; yaşlılar ve alt hastalığı olanlar haricinde hayatını kaybeden kişilerin bir kısmı çin'deki sağlık çalışanları imiş. bu insanlar yoğunluk sebebiyle iyi beslenemiyor, iyi dinlenemiyor, iyi uyuyamıyor (hatta uyuyamıyor) ve sürekli stres altındalar. neydi bu virüsün olayı? bağışıklık sistemini kuvvetli tutmak. yani bu sağlık çalışanlarının güçlü bağışıklık sistemi ihtimali neredeyse yok gibi bir şey.

    ülkemizdeki 2019 model influenza (grip) asrın en kuvvetli ve genetik açıdan en kompleks grip salgınlarından birinin temelini oluşturuyor. genel olarak domuz gribi (h1n1) olarak ifade edilse de aslolan biraz daha farklı olduğudur, mutasyonla farklı bir forma büründüğüdür.