• bir taraftar olarak eğitim kalitesizliği nedeni ile 24 mart 2019 tarihinden itibaren utanmaya başladığım mekteb-i sultanimiz.

    evet, bugün itibarı ile utanıyorum ve nedenlerim son derece açık.

    1905'te bu okulun bir öğrencisi öylesine bir vizyon almıştı ki bu okuldan bir türk futbol takımı kurdu.
    düşünün. sene 1905. ülkede futbol yok. baskı zamanı. futbol oynamak, antreman yapmak için bir araya gelmek yasak ülkede ama bir öğrenci çıktı, bu okuldan aldığı vizyonla hedefi "türk olmayan takımları yenmek" olan bir takım kurdu.

    2019'da ne oldu peki? göstereyim.
    https://pbs.twimg.com/media/D2X84T9WwAA8mEq.jpg

    bugün bir galatasaray spor kulübü yönetimi ibra edilmedi, evet.
    bugün bir başkan, zor dönemde elini taşın altına koymaktan çekinmemiş ve bu süreçte hataları da olmuş ama doğruyu yapmaya çalıştığından şüphe duymadığımız bir başkan görevinden genel kurul iradesi ile uzaklaştırılmaya çalışıldı. ve başarılı olundu.
    takdir genel kurulundur, olabilir.
    evet, genel kurul yanlış yapmıştır. bunu kabul ediyorum. çünkü dursun aydın özbek yönetimi gibi bir yapıyı (yeğeninin otel faturalarını bile göre göre) 3 dönem üst üste ibra etmiş bir genel kurulun mustafa cengiz yönetimini ibrasız bırakması yanlıştır. mustafa cengiz yönetimine hataları söylenir, gerekirse tenkitler yapılır ama görevinde devam etmesi sağlanırdı. bu genel kurulun elinde, dursun aydın özbek'e bile 3 dönem üst üste tahammül etmiş bir yapıdan bahsediyoruz arkadaşlar.
    dursun aydın özbek döneminde tepe noktasına ulaşan liseli - taraftar ayrımı mustafa cengiz döneminde en azından taraftar gözünde ortadan kalkmıştı, bu bile başlı başına bir idari başarıdır benim gözümde ki daha uefa ceza konularına falan girersek biz bu işin içinden de çıkamayız, entry de bitmez.

    bugün bir yönetim ibra edilmedi.
    bugün zor dönemde gelmiş bir başkan koltuğundan edildi.
    hepsini kabul edebilirim. dediğim gibi genel kurul bu şekilde irade göstermiştir. saygı duymamız gerekir.

    ama yukarıdaki o ekran görüntüsü benim için asla ama asla bir taraftar olarak kabul edilebilir bir şey değildir.

    tamam, mustafa cengiz yönetiminin ibra edilmemesine sevinmiş olabilirsin.
    tamam, bunu paylaşmak da isteyebilirsin.

    ama şu nedir ya birisi bana bunu açıklayabilir mi?
    https://pbs.twimg.com/media/D2YB0OVW0AAJO3F.jpg

    bu mu bizim övündüğümüz mekteb-i sultani'nin bugünlerde verdiği eğitimin karşılığı?
    bu mu bizim "başımızın tacı" diye herkeslere karşı sahiplendiğimiz kurumun verdiği tavır?
    bu mu 1915'te çanakkale'de marşlar söyleyerek gidip şehit olan gencecik öğrencileri bulunan, o sene mezun vermeyen o dağ gibi lisenin geldiği nokta?

    yazıklar olsun ya!
    yazıklar olsun!

    ben başka birisinin karaktersizliğinden, eğitim eksikliğinden, kendini bilmezliğinden bu kadar hiç utanmadım! asla ve asla bundan daha fazla da utanamam!

    ne diye savunacağım ben şimdi bu kurumu?
    ne diye başımızın tacı diyeceğim?
    ne diye gözbebeğimiz diyeceğim?
    ne diye "batıya açılan pencere" diyeceğim?
    ne diye "vizyonu veren yer" diyeceğim?
    ne diye ya ne diye diyebileceğim ben bunları?

    işin geldiği noktaya bak!
    kime peki bu hareket?

    genel kurulda mustafa cengiz'e ibra oyu verenlere mi "kazandık" diye?
    seçimde mustafa cengiz'i seçenlere mi "bakın sonunda yönettirmedik adamınıza" diye?
    mustafa cengiz'in ve yönetiminin kendisine mi?
    ona destek veren taraftara mı?
    kime ya kime?
    neden?
    hangi hakla?
    hangi keyif verici maddenin etkisi ile?

    napıyoruz biz ya birisi bana anlatacak mı bu nedir bu nasıl yapılır?!

    yerin dibine batsın liseciliği de lisesi de artık ya!
    utanıyorum!
    yazıklar olsun bu kadar yobazlaştıysa bu lisecilik!
    yazıklar olsun bu kadar kutuplaştıysa bu camia!
    yazıklar olsun bunda en ufak emeği geçen kim varsa!

    şu mutlu anımda, şu mutlu günümde beni herşeyden soğuttunuz be!
    içim acıyor arkadaş o fotoğrafları gördükçe içim!

    sizi yetiştiren o lisede "eğitimciyim" diye gezen kim varsa hepsine yazıklar olsun!
    böyle eğitimci de olmaz olsun!
    böyle eğitim düzeni de olmaz olsun!
    size karşınızdaki kişiye saygıyı veremeyen başta anneniz babanız kim varsa hepinize binlerce kez yazıklar olsun!

    o hocalarınızın, o ağabeylerinizin, o ailelerinizin yerine ben utandım genç arkadaşlar bu gece o fotoğrafınızı görünce ben!

    ha ben de o hareketi çektiğiniz taraftardan bir parçayım.

    galatasaray'lılığım da hepinize haram olsun!
  • sosyal çevrem itibariyle bu lise mezunu çok insan tanıdım, hem okudukları dönemde hem de okuduktan sonra.

    biz de başka dünyada yaşıyoruz ama bu arkadaşlar başka galakside yaşıyor o kesin.

    bırak galatasaray kulübü üzerinde söz sahibi olmayı, hiçbirine küçük bir bakkal bile emanet edilmez.

    arkadaşlık-devrecilik-akrabalık ilişkileri dışında oluşan herhangi bir sosyal çevrede veya profesyonel bir işte tutunabilmeleri imkansız.

    gel gelelim galatasaray kulübünün anahtarı ellerinde, umarım bu zihniyetten kurtuluruz.

    galatasaray devrimi zamanı gelmiştir.
  • futbol takimini kuran ogrencilerin emegine 100 sene sonra atanan lise mudurleri konamaz. sanki lise kurdu kulubu. lisenin ogrencileri kurdu. 100 sene sonra kpss ile ogretmen olduktan sonra es durumundan devlet tarafindan liseye atanip mudur olan memurlarin kulubun yonetim kurulunda ne isi var. 100 sene sonra o lgs ile bu liseye giren ogrencilerin kulupte nasil soz hakki olur. bastan asagi sacmalik.
  • sene 1992'de, anadolu lisesi sınavındaki birinci tercihim olan lise. asilden ikinci tercihimi kazanmış, ön kayıdımı yaptırmıştım, galatasaray lisesi'nde ise 278. yedek konumundaydım. yedek listelerin yerleştiği haftanın, son gününün son saatine kadar ailemin yarısı kaydımı aldırmak üzere asilden kazandığım okulda, yarısı da hemen kayıt yapabilmek için, belki sıra gelir ümidiyle galatasaray lisesi'nde bekledi. cuma akşam saat 5'e kadar bekledik, ama maalesef yedeklerde 200'üncüye gelmeden kayıtlar doldu. 11 yaşındaydım ve çok da iyi bir okul kazanmış olmama rağmen çok üzülmüştüm. okul gömleklerinde bile çok sevdiğim sarı-kırmızı renkler vardı çünkü.

    o yıldan sonra da liseli arkadaşlara hep gıptayla baktım, içten içe kıskandım hatta. sizin tanıdıklarınızı bilmiyorum, ama benimkiler hepsi pırlanta gibi çocuklardı, hem bilgili ve eğitimli, hem sosyal ve girişken insanlardı.

    güncel ne yaşanırsa yaşansın, ben bu büyük kulübün kurulduğu liseyi çok önemsiyorum. bu kulübü neden destekliyorsanız, hangi başarısı ile övünüyorsanız, direkt liseli olmaslar bile hangi sporcusuyla veya teknik adamıyla gurur duyuyorsunuz, altında lisenin gücü var, lisenin vizyonu var. bir sınıfından "bir renge ve isme sahip olmak, türk olmayan takımları yenmek" gibi bir vizyonun aşılandığı bir liseye saygı duymamak mümkün mü?

    her kurumda iyiler-kötüler, doğrular-yanlışlar olur bunda hemfikiriz. ve evet galatasaray spor kulübü, galatasaray lisesinden yönetilmek için fazla büyük, açılmalı, daha güncel bir şekilde yönetilmeli, bu konuda da hemfikiriz, ve bu konuda çalışmalıyız.

    ama lütfen artık liseyle ilgili kelimelerinizi seçerken biraz saygılı davranalım, lütfen.
  • galatasaray spor kulübünün kurucularının lisesidir. fakat galatasaray artık o kadar büyümüştür ki gerçek sahipleri galatasaray liseliler değildir artık. zira galatasaray spor kulübü bir anonim şirkettir ayrıca.
    ha illa ki lise kulübü olarak anılmasını istiyorlarsa bütün taraftarlar olarak bizler de kenara çekilebiliriz. o zaman liseler arası turnuvalara katılırlar artık.
  • türk tarihinin medar-ı iftiharlarından birisidir. kurulduğu dönemin idadi okulları(günümüzdeki karşılığı lise) göze alındığında gerçekten de bir opus magnumdur. galatasaray'ı da bu mekteb-i sultani'den bağımsız düşünmek büyük bir yanılgıdır kendi fikrimce. zaten bizi diğer kulüplerden ayıran en bariz şey de budur.

    osmanlı'da özellikle 19. yüzyıl sıralarında bu okul batılılaşmanın ve tanzimat'ın simgelerinden birisi haline gelmiştir. muhtemelen de bu sebeple gözümüzü bu kadar avrupaya dikmiş durumdayız. kendimizi avrupada kanıtlama ve başarılı olma isteğimiz bu lisenin özlerinden geliyor.

    galatasaray lisenindir ve lise de galatasaray'ındır. bütün bunlarla birlikte galatasaray liselilerin değildir. galatasaray artık bütün bir halka mal olmuş bir oluşumdur. bu ayrımın farkına varalım. evet galatasaray lisesi bizim özümüze döndüğümüz, ezelimizi barındıran kurumdur fakat bu lisede okuyan insanlar lisenin sahibi olmadığı gibi kulübün sahibi de değildir. liseliler dediğimiz kişilerin arka planda çok etkili olduğu doğru olsa da bir bütün olarak galatasaray taraftarı da bir çok zaman kulübün kararlarında doğrudan etkili olmuştur.

    liseden kopmanın bize yarardan çok zarar getireceğini düşünüyorum. batıya açılan bu lisenin genleri bizim doğru hedefe yönelmemizi sağlıyor. ali sami yen'in, tevfik fikret'in vizyonu bizi fenerden ve beşiktaştan ayıran yegane etkendir. bu kişiler de liseden bağımsız düşünülemez.
  • yıllardır savunulan, hak verdiğimiz bir husus vardı. dinazorlar böyle böyle; ama genç nesil aslan gibi geliyor. peki sonuç ne?

    bakın bir sınavda yüksek sayıda net yapan öğrenci olduğunuzu düşünün. kabataş, pertevniyal, galatasaray, cağaloğlu, istanbul erkek, beşiktaş veya bir başka anadolu lisesine kayıt yaptırırken kıstasınız nedir? saygın bir eğitim kurumu olması, yabancı dil eğitiminin kalitesi, üst düzey bir öğrenci grubuna dahil olmak vs.

    ya bir sınavda başarılı olup bu lisede okumaya hak kazanmış çocuğun galatasaraylı olma şartı mı var? yok.
    lisede okuduğu süreç sonunda kendilerinden olmayanı cahil, cühela olarak görecek şekilde beyinleri yıkanıyor mu? evet.
    fanatik beşiktaşlı, fenerbahçeli olsa dahi mezuniyetin ardından genel kurul üyeliği kazanıp ömür boyu galatasaray'ı dibe çekmek için çaba gösterecek mi? evet.
    geçmişte bu fırsatı yakalayıp bunu uygulayanlara şahit oluyor muyuz? evet.
    mektebi sultani döneminde ayrı bir yeri olmasını kabul ederim. ancak şu anda diğer üst düzey anadolu veya fen liselerinden bir farkı var mı? yok.
    30 milyonun üzerinde seveni olan bir kulübün taraftar profilini ve kültürünü, yalnızca lise mezunları şekillendirebilir mi? hayır.
    pilav yiyip üç kuruşluk menfaat kovalayan çoğunluğun haddine midir bizim fark yaratan faktörümüz olmaları? hayır.

    zeki dediğimiz bu insan evlatlarının dursun özbek'i ibra etmeleri, desteklemelerini nasıl açıklıyorsunuz? inan kıraç'ın eline iplerini teslim etmiş bir çoğunluğun bu ülkede hangi açıdan yüz akı olduklarını anlamakta zorlanıyorum.

    artık sınırları çizme zamanı. artık birleştirici, sevecen ifadelerin zamanı bitti. bu kulübü bugünlere getiren taraftarıdır. sana, bana böcek muamelesi yapan insanların yuvalandığı yerdir an itibariyle. hayatına sadece bir eğitim kurumu olarak devam edecekse sözüm yok; ama artık kulübün üzerinden ellerini çekme zamanı geldi de geçiyor.
  • taraftarın gözünde gereksiz yere romantizm yaptığı lise. kalitesiz bir lise olduğunu iddaa etmiyorum fakat en az bu lise kalitesinde onlarca lise var türkiye'de. sokaktaki hiç kimse diğer liselerin adını bilmez. galatasaray lisesinin bu kadar popüler olma sebebi yine galatasaray futbol takımıdır. türkiye'deki bütün futbol kulüplerini elitler kurmuştur. sebebi basit, futbolun ülkemize girdiği yıllarda okuma yazma bilen hemen hemen herkes belli bir eğitime sahip kişilerdi. bu bakımdan futbol kulüplerini kuran insanların elit olması, bir liseden mezun olması normaldi. çünkü fakir halkın çoğu okuma yazma bilmiyorken, bu tür işleri yapamayacakları aşikar. sorun şurada başlıyor. galatasaray, galatasaray lisesinde kurulmuş, ismini bu liseden almıştır. bu kadarı bize neden yetmiyor? neden galatasaray lisesini yük olarak üzerimizde taşımak zorundayız. bir de liseli olmayıp, liseci olan bu sayede elit olduğumuzu düşünenler var ki çok enteresan. doktor nazım bey fenerbahçe başkanı olduğunda memleketteki en güçlü 3-4 kişiden biriydi. sonraki dönemlerde başbakanlık yapmış kişiler bile fenerbahçe'ye başkan oldu. bu yönüyle bakarsanız fenerbahçe çok daha 'elit' yönetimlere sahip haldeyken neden her fenerbahçeli fenerbahçe kongre üyesi olabiliyorken, galatasaray kendi kendini kapatıyor?

    mesele elitlik filan değil. türkiye'de aziz yıldırımdan zengin 10.000 kişi vardır ama hiçbirine bir mekana girdiğinde ismiyle hitap edilip, buyrun edilmiyordur. galatasaray içinde söz konusu olan bu. kongreye gidip kendini önemli hissetmek. çoğu üye maça bile gelmez ama bir yere ait olmak farklı. milyonlarca kişiyi ilgilendiren bir meselede seçilmiş kişi olarak, kanı mavi akan biri olarak, bize yön verip, biz cahil insanlara yol göstermeleri gerekiyor. liseliler kendilerini aristokrat diye pazarlıyor, bazı kendine oryantalist tiplerde liseliler fransızca biliyor diye bunları hakikaten aristokrat sanıyor. aristokrat dediğiniz insanların dursun aydın özbek'i ibra edip, mustafa cengiz'i ibra etmemesini nasıl açıklıyorsunuz çok merak ediyorum. galatasaray başkanı ibra olmadı diye orta parmak göstermek mi lise kültürü ve terbiyesi? türkiye'de aristokrat diye bir sınıf yok. azıcık tarih okuyan herkes bunu bilir. dedesi şalvarla gezen adamdan aristokrat olmaz. fransızca bilmek bu gerçeği değiştirseydi, louvre önünde 1 euro'ya eyfel anahtarlığı satan senegalliler aristokrat olurdu.

    elitlik konusunu bir kenara bırakalım. liseliler zaten yaptıkları hareketlerle elit değil rantçı ve kafatasçı olduklarını her gün ortaya döküyor. benim bunu kanıtlamak için örnek vermeme bile gerek yok. bir diğer görüş liseyi kutsamak, lisenin şanlı tarihi, şerefli tarihi diye ahkam kesmek. bu memlekette kurulan en köklü eğitim kurumlarından birinden önemli insanların çıkması normaldir. fakat neden sanki bu liseden çıkan herkese evliya gözüyle bakılıyor? osmanlı'nın yıkılmasına sebep olan ayrılıkçı isyanları düzenleyen liderlerin çoğu galatasaray lisesi mezunudur. tarihte kutsiyet ve anakronizm çok tehlikelidir. galatasaray lisesi bir eğitim kurumudur fazlası değil. ne ifrata ne tefrite kaçalım. içinden iyi insanlar çıkabilir, kötü insanlar çıkabilir. zamanında ali sami bey bu okulda okudu diye, bu okuldan çıkan herkese seçilmiş insan gözüyle bakarsak kulüp bu hale gelir işte.

    sakin sakin yazdım ama yine de kendime hakim olamıyorum. dünden beri yazılanlara bakıyorum. liseci zihniyetini saklamak isteyen bazı korkaklar olayı siyasi hüviyete sokup, muhalif insanların desteğini almaya çalışıyorlar. neymiş galatasaray'ı iktidarın elinden lise koruyormuş! bunu diyen kulübün mali borçlarına baksa kulübü önce allah sonra galatasaray taraftarının koruduğunu bilir. liseci zihniyetini saklamak için, liseye karşı çıkanları atatürk düşmanı ilan edebilecek kadar gaflete düşenleri bile okudum. selanikli bir yetim 600 yıllık kan emici bir sülalenin fertlerini bir gemiye doldurup nasıl defetti ya, aynen öyle bu kulüpten defolup gideceksiniz.
  • türkiye'nin en köklü, en önemli lisesidir. galatasaray spor kulübü genel kurul üyelerinin bakış açıları, elitist yaklaşımları bu gerçeği değiştirmez.

    elitizmi eleştirmenin yolları galatasaray lisesi'ni eleştirmekten geçmez. üstelik galatasaray spor kulübünün kültürünü oluşturan, bu camiaya çok büyük anlamlar yükleyen bir kültür ve eğitim yuvasına teşekkür etmek gerekirken; sırf "galatasaray kongre üyeleri lise çıkışlıları tutuyor" diye bok atıyoruz.

    bu durum melih gökçek'in, akp hükümetinin ve güruhunun odtü'ye karşı başlattığı saçma sapan karalama kampanyasına benziyor.

    yüzyıllardır çok önemli bir değer yaratan, pek de aşina olmadığımız şekilde kaliteli insan üretimi yapan bir kurumu basitçe bir "lisecilik" kavramı ile değersizleştirmeye çalışmak komik durur. bize de yakışmaz. dursun aydın özbek'in galatasaray lisesi çıkışlı olması bile bu liseyi değersizleştiremez kaldı ki bu ithamlar hiç yapamaz bunu.
  • sosyal çevrem itibariyle bu lise mezunu çok insan tanıdım, hem okudukları dönemde hem de okuduktan sonra.

    amerika'da dunyanin en buyuk danismanlik sirketlerinden tut, ingiltere'de 30 yasinda direktor olanlari var. startup kurup paranin bi taraflarina koyanlari var. yurtdisinda otomobil sirketlerinde uzman muhendisleri var. ve bunlarin hepsi fen-matematik sinifindan cikanlar.

    fransiz liseliler normalde sosyal ve iktisadi bolumlere gore fen-matematik kismi basarisiz olan liselerdir, gerisini siz dusunun yani.

    demek istedigim, 3-5 kisiyle bir kurumu olcmeye kalkmayin, oyle adamlar var ki sizin hayalinizdeki kariyeri 30 yasinda yapmistir, 10 yillik kazancinizi 1 yilda yapiyordur.

    bu topa girmeyin cok uzulursunuz.
  • galatasaray'in her zaman kabusu olmustur. lise galatasaray'in degil; galatasaray lisenin gururu olmustur.

    sozlugun zarar gormemesi icin millet kendini tutmaktan helak oldu hala yazdiklariniza dikkat edein diyenler var.

    lise once icindeki fenerlileri besiktaslilari temizlesin ayiklasin, ondan sonra buraya gelip yazdiklariniza dikkat edin dersiniz.

    ha siz de liseli veya liseciyseniz orasi ayri....
  • galatasaray'ı farklı kılan değerlerden biri olduğunun farkındayım.

    ancak şu var; bu lisede her ne öğretiliyorsa artık mezunları camiayı kendilerine ayrıcalık görüyorlar. açıkcası imparatorlukları düşünün. onları farklı kılan, imparatorluk olmalarına sebep olan şey çoğu zaman yıkılmalarına da sebep olmuştur. çünkü bir noktada o farklılığın yarattığı fayda tükenir ve artık zarar verici bir özellik haline gelir.

    galatasaray lisesi yarattığı farklılığı tüketme noktasında. sınırlı sayıda ve kozmopolit bir taraftar çeşitliliğine sahip mezunları var. çoğunun iyi yerlere geldiği doğru ama görünen, bu çoğunluk galatasaray'ın çıkarlarına hizmet için çalışmıyor artık. galatasaray'ı kendi ortak mülkiyetlerindeki bir meyve ağacı olarak görmeye başlamışlar.

    galatasaray kimin, tapusu kimde, yetki tartışmalarını geçiyorum. bu camiada 30 milyon kişi hak iddia ediyorsa yapabileceğin hiç bir şey yok. o insanları ötekileştirirsen seni yok ederler. galatasaray şu anda bu süreci yaşıyor. bakın 30 milyon insanın böyle bir mevzudan rahatsızlığı ciddi sosyolojik vakıadır. galatasaray liseci üstün sosyologlardan sorup öğrensinler. bu tarz sosyolojik vakıalar da politika konusudur. 30 milyon insandan oy devşirmek isteyen bir siyasetçi galatasaray'ı ateşe atabilir. üstelik bunu liseyi düşman ilan edip galatasaray'ın tüm dinamiklerini bozacak şekilde yapabilir. halk desteğini kazandığı anda da yapar. oluşan tepki analiz edilsin. taaa dursun aydın özbek'ten beri çok ciddi bir nefret oluştu liseye karşı. bunun müsebbibi de liseliler değil, lisecilerdir. bir de tabi bu güruhun ipini elinde tutan yarı demans dedeler. şu unutulmasın. bu yarı demans dedelerin baktığı nokta da öyle 30 sene 40 sene sonrası değil. yaşam süreleri ile ilgili beklentileriyle sınırlı.

    işte o yüzden galatasaray'ın tüzük değişikliğine ihtiyacı var. camianın dinamiklerini koruması ama bir reform yapması gerektiğini düşünüyorum. içindeki asalaklardan, rakip taraftarlarından kurtulmalı. bu tarz çıkar odaklarının oluşmasına engel mekanizmalar yaratmalı.

    liseliler, lisesizler ayrımı yok. galatasaray'ı sevenler lisecilere karşı ortak çalışmalı. zira liseci dediğimiz aralarında bir küme oluşturabilecek ortak noktayı kullanan çıkarcılardır. bunlar lise vurgusuyla esasında biraraya gelip kendilerine rant sağlayan asalaklar olmaktan öte değiller. işte bunlardan kurtulduğu an galatasaray, lise ve üniversitesinin yaratttığı nitelikli insan gücünden de faydalanıp müthiş bir atılım yapacaktır. bu atılım hem galatasaray eğitim kurumlarını daha da yüceltecek, hem de lise önderliğinde galatasaray'ı sevenlerin el ele yürüdüğü bir camia yaratacaktır.

    ayrılığı çıkaran inan kıraç, faruk süren, dursun aydın özbek gibi bağlasan bir arada durmayacak tek ortak noktaları kendi çıkarları olan insanlardır. esasında ortak noktaları lise bile değildir. bunlar sadece lisecidir. lise lise diye gruplaşıp sonra da pastadan yiyecekleri payı konuşurlar.

    30 milyon bu sorunun çözümüne odaklandı. galatasaray'ı sevenler çıkarcılar kadar gruplaşırsa bu sorunu çözme şansları var. burada mustafa cengiz'in, taraftarı örgütleme araçlarına sahip ultraslan'ın ve camianın içinde durumdan rahatsız kanaat önderlerinin rolü çok büyük. ne olacağına onlar karar verecekler. onlar bu işi yönlendirecekler. ortada 30 milyon taraftarı biraraya getirmiş müthiş bir fırsat var. doğru yönetilip gereken yapılırsa hiç bir borç galatasaray'ı durduramaz. mustafa cengiz'in saat 14.30'da gerçekleştireceği 25 mart 2019 tarihli basın toplantısında fitili ateşlemesi dileğiyle.
  • türkiye'de lisansı okurken 3 tane sınıf arkadaşım vardı galatasaray lisesi çıkışlı. onlar sayesinde lisenin ortamını gelenekleri ciddi ciddi tanıma fırsatı tanımıştım. tanıdığım gs liselilerden sadece bir tanesi gerçekten galatasaray'lıydı. diğerleri ya ilgilenmeyen adamlardı ya da başka takımları destekliyorlardı.

    hah işte bu adamlar, seçim zamanı gidip oy falan verdiler defaatle lisedeki abilerinin işaret ettiği isimlere, kulüp falan düşünerek hareket ettiklerini bir kere bile görmedim.

    sene 2017, türkiye'nin en büyük kulübü 3-5 kişinin oyuncağı. lisenin yapısı, vizyonu galatasaray'ı bugünlere taşımış orası doğru, allah razı olsun kendilerinden de. ama artık bu işin değişmesi lazım.

    bu ülkenin yetişmiş evlatları sadece galatasaray lisesinden çıkmıyor, galatasaray bu insanları içine almadığı her gün asıl kaybı yaşıyor.
  • can topsakal ve erman kunter'in diploma aldığı güne lanet ettiğim lise.
    okul için iki kağıt parçası, fakat milyonlarca galatasaray taraftarı için azap gününün başlangıcı.

    bugün eserleriyle gurur duyabilirler, bu haftayı 11. veya 12. bitirecek koca galatasaray.
    sadece 16 takım, ikisi küme düşüyor, yanlış olmasın.

    yıllar sonra ilk defa türkiye kupası'na katılamayacak galatasaray,
    ligin ilk yarısının katıldığı bir organizasyonda yok.
    ama lisenin çocukları işsiz güçsüz değil, sonuçta mühim olan o.

    beyler, liseniz yansın..
  • 26 mayıs 2018 galatasaray seçimli olağan genel kurulunda mezunlarının dursun aydın özbek'in seçilmemesini sağlayarak taraftarlarla barışması ve kaybettiği saygınlığı tekrar kazanması gereken sarı kırmızı yuva.

    bu güzide yer galatasaray'dan üstün değildir, ancak galatasaray'ın var olmasında başrol sahibidir. bunu düşünerek ve galatasaray'ın geleceğini ateşa atmamak için dursun aydın özbek denen adamın bi kez daha sandığa gömülmesi gerekiyor.
  • güzelleme yapmaya gerek olmayan kafatasçı yuvasına dönmüş eğitim kurumu. galatasaray'ı kuran ekip, bu lisenin öğrencisidir eyvallah ama galatasaray'ı, galatasaray yapanların çoğu bu lise ile alakasız kişilerdir. bu yüzden duygusala bağlamaya gerek yok. kendileri galatasaray'ın ayağına bağlanmış bir prangadır.

    seçimlerde gidip dursun'u seçerlerse, kendileri için sonun başlangıcı olur bu. fitili ateşlerler ve kulüple olan bağlarını bu taraftar koparır.
  • hepinize kocaman bir sıfır. galatasaray’ın içerisindeki irlandalılardır. mustafa cengiz yönetimi büyük yanlışlar yapmıştır ancak doğruları bence yanlışlarından fazla. ama yine diyorum ki hani bilmediğimiz şeyler vardır falan, bir soru işareti koyma taraftarı olabilirdim. ancak bu arkadaşlar kulübe dip göstertmiş dursun özbek isimli haini idari ve mali açıdan ibra eden arkadaşlar. hal böyle olunca ben kendilerinin samimiyeti inanmıyorum, lise zihniyetine lanet okuyorum. bu kadar elit bir lise, gençlerin girmek için can attığı lise, canımızdan çok sevdiğimiz renkleri elinde maymun eden bir kurum. yazık size, yazıklar olsun size. arkadaşınızı korudunuz, içinizdekini korudunuz. samimi değilsiniz, çıkarcısınız, tutarsızsınız.