• 35405
    top kaybı ve rakibin geçiş hücumuyla karşı karşıya kalıp golü atması şeklinde devam eden bir süreç var 1.5 senede ve 30 maç civarı bu yaşandı, rakip attı, atamadı işlerine girmeden. seviye fark etmeden oluyor bu bir de bandırmaspor da bunu yapıyor bayern de ama bizim istikrarlı şekilde basit top kaybı yapmamız ve devamında rakibin kaleciyle karşı karşıya kalması değişmiyor.

    galatasaray futbol takımı çok basit top kaybeden bir takım, takımda topun değerini bilen 2-3 adam var biri icardi, diğer torreira, 3. de işte ara ara bazı kişiler oluyor diğer oyuncular asla topun kıymetini bilmiyor, yaldır yaldır hücuma çıkmak ve basit top kaybı sonucu aynı şekil geri dönmeye çalışıp yorulup bunu maç içinde sürekli yaşamaktan bıktım, yoruldum.

    zalgiris maçını aklımıza getirelim, karşı karşıya çok başarısız bir takım olmasa bizi elemişlerdir 4-5 kere karşı karşıya kaldılar bu basit top kayıplarımız ve geçiş oyununa karşılık veremememiz yüzünden, molde maçına bakıyoruz yine aynı şey oluyor ama ekstra gollerle galip gelip çıkıyoruz, ilk kopenhag maçı yine araya atılan top 3e2 gidilen atak, ilk manu maçına bakıyoruz yediğimiz 2 gol de ve yemediğimiz boey'i çıkarttığı top da benzer ataklar, bayern maçına bakıyoruz hatayla yediğimiz gol ve yine araya kaçan adam ve geçişte yenen gol, bayern 2. maçı 2. gol yine aynı, kopenhag deplasmanı aynı, manu iç saha maçı yine aynı, sparta prag maçları nefretlik şekilde 7-8 kere karşı karşıya kalan takım.

    galatasaray futbol takımını iyi çalışan teknik direktörler bizim ekstra duran top gollerimiz olmazsa puan alabilir, geride beklemek, topu bize bırakıp belli oyuncuların ayağına gelince ani pres yapıp öne fırlamak galatasaray futbol takımının en zayıf noktası ve çözüm üretemiyoruz. bu sene örnek verdim avrupa maçlarından ama ligde de geçen sene de bu sene de aynı şey oldu aslında. ümraniye maçı mesela geçen sene ilk yarı 5 yiyebilirdik, karagümrük yine iyi çalışmıştı bizi, ankaragücü şampiyonluk maçı kazım'ın basit kayıplarıyla 3 olabilirdi birden maç. çok basite indirgiyoruz, takımımızın kalitesi yüzünden maçları kazanıyoruz ama çözüm üretemiyoruz. inat edilen 4-2-3-1 sistemi, birbirinden alakasız oyuncularla aynı oyunun oynanmaya çalışılması, oyuncuların mevkileri dışında kullanılması ile çok geri gidiyoruz bazı maçlarda, önlem alması gereken de almıyor ve maç sonu eleştirilmemesini dinlemek zorunda kalıyoruz, teknik direktör eleştirilemez diye bir şey yok. açık açık taraftarın gördüğü şeylere teknik direktör çare bulamıyorsa eleştirilir ki eleştirilmesi de ona değer katar. 1 haftada 3 maç oynayıp 3 maçı da neredeyse organize hiç atak olmadan bitiren, 7 gol yiyen bir teknik direktör eleştirilir, takım eleştirilir, oyuncular eleştirilir.
  • 35407
    enseyi karartabilirsiniz isterseniz, sizin bileceğiniz iş. ancak çözüm üretip takımı yönlendirmek daha doğru olacaktır.

    bizim düşüşümüzün sebebi ne? aslında sparta prag çözdü bizi, blueprintini bıraktı bizi nasıl rezil edebileceklerinin. okan hocanın buna önlem alması gerekirdi. önlem de basit aslında. bize erken baskı ve 3 lu sıkıştırma yapmaları gerekiyordu ama bunu merkezde oyuncuya değil kanata açılana yapıyorlar. kalitesiz paşa kadar sabrediyorlar gerekirse, sonra çizgiye sıkıştırma geliyor. galatasaray'ın hatalı pasının artmasının sebebi de bu. bu sıkıştırma sonrası mutlaka hole'e düşen topu rakip alıyor. atletik oyuncularını da halften stoperlerin üstüne saldırtıyorlar. boey varken açığı kapatıyor ancak kaan yavaş ve atletik olmadığı için onun tarafı aksıyor. yeni gelen sol bekimiz ise fazla önde yakalanıyor.

    çözüm basit demiştim. oyun merkezini merkez ağırlık yapıp merkez-merkez-kanat oyununa geçmek birincil çözüm. ama bundan daha önemlisi bekleri atletik oyuncularından kurmak. kısacası beşiktaş maçını vermek istemiyorsak merkeze thor ve kaan başlamalı, sağ beke ise barış'ı koymalıyız. yoksa bu defomuz bizim çok fena başımızı yakar.

    ileri uçlude ise sağda zaha veya tete'nin takımın ritminin içine etmemesi için dua etmeliyiz. ziyech sağlıklı olsa derdimiz olmazdı, ya da auier. ancak okan'ın artık görünen şeyleri kabullenelim doğru hareketi yapması lazım.
  • 35409
    türkiye kupasında karagümrüğe elenmesi ile
    2024 profesyonel futbol sezonunu
    önce türkiye’de 2 kupa,avrupa’da yarı final-final.
    sonra türkiye’de 2 kupa, avrupa’da 1 kupa.
    daha sonra türkiye’de 2 kupa.
    en sonunda türkiye’de 1 kupa hedefiyle devam ettiren, yine rakip bazlı değil bireysel ve yönetimsel sorunlar sebebiyle çok sevdiğim “teker teker geçiyoruz turları tezahüratını “teker teker düşüyoruz turları” şeklinde söyletip hayal kırıklılarına sebep olmuştur.

    teselli olsun diye lig şampiyonluğu mu kovalanır a…
  • 35410
    mart ayı gelmiş hala geçen seneki kadar korunsaydı deniyor. birader sezon bitti sezon. sezon başı yönetim, sezon ortası taraftar şimdi de hoca ile oyuncular formsuz. bu takım bir şekilde kendine eksi yazıyor rakibe ihtiyacı yok. fener elenmiş kupadan bi tekme de biz vuracaktık turu geçip ama kendi kendimize çelme taktık. tebrik ediyorum emeği geçenler.
  • 35412
    aynı şeyleri temcit pilavı gibi tekrar yazmak istedim ama bülent timurlenk sağolsun benim yerime özetlemiş.

    --- alıntı ---
    zorlu bir şampiyonluk yarışındasın hafta sonunda derbiye çıkacaksın, bir hafta önce avrupa’ya veda etmişsin, önünde iki hedef (+süper kupa) var, rakip kupada çeyrek finalde karşına çıktığında gözüne kestirebileceğin kıvamda bir takım. ligdeki ideal 11’e girmek için bir çaban, hayalin varsa kendini göstereceğin maç, bu maç. “formayı ben hak diyorum” diye bağırabilirsin son düdükten sonra…

    okan buruk bu fırsatları verdi ama olağan şüphelilerin hepsinin tutuk kaldığı 90 dakika sonrasında galatasaray, türkiye kupası’na veda etti. bu maç okan buruk yönetiminde en kötü ve unutulması gereken 90 dakikadır galatasaray’da…

    bırakın ligde 11’e aday olmayı dünkü oyun sezon sonunda galatasaray’dan kimlerin valizini toplayacağını gösterdi. zaha kariyeri, yeteneği ve kazandığı ile bu karagümrük’ü tek başına nakavt edebilecek adamken, “burada olmadı, olacağı da yok” damgasını yedi dün akşam.. aynı cümlede özneyi tete olarak da değiştirelim… kapının önüne konacaklara sergio da ekleyelim…

    erken geriye düştüğünüz telafisi olmayan bir maçta florya’nın kapısından girmiş ve kontrat almışsanız bu kadar kontrolsüz ve kötü oynama krediniz yok. galatasaray, ikinci yarıda maça mahalle kahvesinde okeye oturmuş mertens, demirbay, torreira gibi ağabeylerini de masadan kaldırıp getirdi ama yine olmadı…

    bayern münih’e 45 dakikada rekor hücum yapan bir takımın dip yaptığı bir çeyrek final maçı izledik. çıkarılacak çok ders, kesilecek çok bilet var. akhisar ile bile kupa kazanmış hocalarına iki sezondur kupa finali göstermeyen ve 3 maçtır orta sahayı veren bu takımın pazar akşamı derbide söyleyecek şeyleri olmalı…

    --- alıntı ---
  • 35413
    kaybından çok kazancı olan takımdır. evet ben de prag ve karagümrük maçlarından sonra kızgınım ama bu takım şampiyonluğu alıp geleceği daha iyi kuracak, kurmalı. bunu bu sene kazanılan avrupa kupası gelirleri ve transfer gelirleri yüzünden söylüyorum. (ayrıca yunus ve zaniolo gelse de gitse de yararımıza)

    geçen sene yönetim ve erden timur risk alıp böyle bir transfer dönemi geçirdi ve gerçekten fiyasko oldu. herşeye rağmen kaybımız yok. şampiyon olup “performans” transferleri yaparsak bu takım hocasıyla ve yönetimiyle gidemeyeceği yer yok. umarım yine kaos ve kargaşa ortamına girmeyiz. son maçlar kala bu takımın tam destekten başka birşeye ihtiyacı yok.
  • 35414
    futbolun f sinden anlamayan eşim dün bana çok güzel bir şey dedi.
    "bu kadar çok maç oynarlarsa normal yenilmesi" aslında sakin bir kafa ile düşününce haklı bulduğum bir tez. 15 oyuncu ile bu sezon 46. maça çıktık yanılmıyorsam. daha oynayacağımız 10 lig maçı var. bizim ligimizde herhangi bir takımın premier lig temposunu kaldırabilecek bir kadrosuda yok, kültürüde yok, antreman sistemide yok. o yüzden evet. şubat ayı itibari ile herkesin artık gözünün feri gitmiş gibi. bu takım yinede şampiyon olacaktır ama bu sezon kesinlikle örnek olmalı artık önümüzdeki seneler için.
  • 35415
    1 hafta içinde avrupa'dan ve kupadan elenmesine rağmen doğru düzgün tepki almayacak kadar hatırı olan takım. belirli birkaç isim hariç takımın genelini bağrına basmış durumda taraftar. bu ülkede her zaman böyle soğukkanlı, sağduyulu reaksiyonlar göremezsiniz.

    şimdi sıra onlarda. hem inancımızı sonuna kadar harlamak hem de taraftara kendini affettirmek için beşiktaş deplasmanını çözmelerini bekliyoruz. bu takıma artık şu saçma seriyi bitirmek yakışır.
App Store'dan indirin Google Play'den alın