• 18551
    büyük maçları kazanamıyor oluşu tarihine ve büyüklüğüne yakışmamaktadır. bu durum direkt başarısızlığa delalet etmez belki ama psikolojik olarak takımı ve taraftarı yıpratır. asıl misyonumuz olan avrupa kupaları için de bize iyi şeyler vaat etmez.

    eskiden en azından fener ikili istatistiklerde üstündü. şimdi trabzon bile bize üstünlük kuruyor. kaldı ki bu takım aysal döneminde fenerbahçe'ye bile ezici üstünlük kurmuştu.

    hayır yani kadro çok kalitesiz desek o da değil. maicon, fernando, mariano, gomis gibi oyunculara en son ne zaman sahip olduk?
    o zaman sorun başka yerde. en başta teknik direktör meselesi. tudor şu ana kadar büyük maçlarda bizi eleğe çevirdi. en azından riekerink denen adamın bizdeki kariyerinde beşiktaş ve fener galibiyetleri vardı. tudor'la inanın başarısızlık olarak kimseyi kıyaslıyamıyorum.

    ayrıca sneijder, podolski, bruma gibi şapkadan tavşan çıkaran oyuncularımız da yok. takım dediğim gibi çok kaliteli ama çok özel oyuncusu yok. büyük maçlar ise özel oyuncularla kazanılır. bir de çirkef oyuncu eksikliğimiz de bunda etken. şu takımda bir melo olsaydı inanın çok şey değişirdi. böyleleri rakibi sinirlendirir, hakemi baskı altına alır ve taraftara da güven verir. tamam iyi kadro kurduk ama şöyle teferruatları hiç düşünmedik.
  • 18552
    önceki senelerde büyük maç kazanamamamız tamamen kalite eksikliğinden kaynaklanıyordu. selçuk inan, sabri sarıoğlu, yasin öztekin gibi şu anki oyuncularımızın onda biri kalitede olmayan oyuncularla bile eski halleri daha formda olan beşiktaş ve fenerbahçe'yi zorlayabiliyorduk. çünkü takımda iyi kötü bir derbi kültürü ve sabri sarıoğlu gibi deli fişek isimler vardı. şimdi bu söylediklerimden sabri dönsün falanca kişi dönsün anlamı da çıkmasın lütfen bahsettiğim şey baskın karakterli oyuncular.

    bu kadar hakem katliamına kurban gidip yine bu denli sessiz ve pısırık kalabilen bir galatasaray kadrosu daha izlememiştim. tamam hepsi çok güzel insanlar hepsi on numara insanlar ama böylesi silik karakterli olmak da takıma zarar verir. tabi mevcut siliklikle de derbi kazanamamak çok anormal değil. derbi olayını teknik direktöre de fatura edebiliriz elbette ama bu konunun etkisini de küçük görmemek lazım. sonuçta kadro çok kaliteli, ee takım diğer maçlarda kötü oynasa teknik direktörde iş yok diyelim. o da yok.

    devre arasında asamoah- gaitan falan alalım diyen taraftarlarımızı sonuna kadar anlıyorum ancak bize artık yetenekli oyuncu değil derbi oyuncusu- lider oyuncu lazım. ujfa gibi, drogba gibi ilk geldiği günden sonuna kadar takımına sahip çıkan karakterler lazım. aksi taktirde bu yumuşak oyuncularla, 10 sene daha derbi kazanamayız. isterseniz guardiola'yı getirin yine sonuç değişmez.
  • 18553
    sene başından beridir yere göğe sığdıramadığımız takımımız her zamanki alışkanlıklarını devam ettiriyor: her maç rakip ceza sahası önünden nasıl en kısa sürede kendi kalecine dönersinin dersini görüyoruz. kabul ediyorum, çok kaliteli izlettiriyorlar bize. haklarını yiyemem. nasıl dikine oynanmazın dersini görüyoruz. aynı zamanda bu ders top bir oyuncunun ayağındayken nasıl geri kalan 10 oyuncu boşa kaçmaz, rakibin arkasına saklanır dersi ile de ilişkili. yani birinden kalırsak diğerini alamıyoruz. zincir gibi düşünün. durum böyle olduğundan biz her maç ikisini de layıkıyla yapıyoruz :) topu ayağına alan her oyuncu top benden gitti gerisini onlar düşünsün kafasını çok iyi yansıtıyor, bazı oyuncuları en azından maçın belli anlarında dışarıda tutuyorum ancak hemen hemen tüm oyuncular bu konuda özel ders verebilir. saati 200 dolar fena olmaz, ha? aaaa, en önemlisini unutmuşum: nasıl gol yenir. hiç açıklamıyorum, bir güzel yeriz, muhteşem yeriz. gol yemeden maç bitiremeyiz. peki ya taçlar? of be ağzımın suları aktı. gerçi bu türkiye'nin genel bir krizi. yani ülkecek taç atmayı bilmiyoruz. bu konuyu daha fazla 'taç'landırmıyorum ve herkesi bu yazımı okumaya davet ediyorum: http://abcspor.com/tac-atamayan-ulke/ bu linki ararken yazarkenki heyecanım kaçtı. neyse artık 96-00 arasına dönemeyeceğimizden bu ve buna benzer yazıları zaten yıllar boyunca yazıcam, kimse dertlenmesin. rahat olun ya muhteşem oynuyoruz.
  • 18555
    bu sezon üçüncü bölge özelinde takımda ne eksik buldum sanırım. takımda sezon başından beri iyi bir takım oyunu var, herkes birbirine yardım ediyor, üçüncü bölgede güzel boş koşular yapıp, güzel pas yapıyorlar. fakat bu bölgeye biraz da bencil bir futbolcu lazım bana sorarsanız. maç içerisinde bazen "fink, al topu biraz çıldır" diye pas atacak biri olmalı sanki. assist isteğinden şut çekmez oldu millet.
  • 18557
    takım olarak bitirme sorunu olan takım. belhanda, n'diaye, garry, hatta gomis. fakat takım olarak da gayet iyi oynayan takım, özellikle evinde.

    bir diğer tanımım da şu olacak: formayı hakeden oyuncuların bas bas bağırdığı takım. taraftar görüyor, umarım tudor da isimden bağımsız adaletli davranır forma konusunda.
  • 18558
    ligin %40'ı bitmişken 2017 yazında yapılan transferleri iyiden kötüye doğru sıralarsak:

    gomis/31 yaşında/2.500.000 euro - tek kelimeyle muhteşem bir transfer. hem iyi bitiriciliği olan hem de genel futbolculuk özellikleri iyi olan (hareketli ve duvar olmayı bilen) bir forveti bu paraya almak büyük başarı. bu paraya gomis'ten daha iyi bir forvet almak neredeyse imkansız.

    fernando/30 yaşında/5.250.000 euro - bu seneki ikinci muhteşem transfer. oyun zekası yüksek, dinamizmi iyi, defansif müdahaleleri başarılı, ayağı düzgün bir önlibero. hücum katkısı vermemesi sebebinin stoperlerin arasına girerek oynaması olduğunu düşünüyorum, fernando'yu forvet arkasına koysan en az belhanda kadar oynar.

    maicon/28 yaşında/8.000.000 euro - muhteşem olmasa da gayet iyi bir transfer. ilk müdahale sertliği gayet iyi, konsantrasyonu yüksek, hava toplarında çok iyi, bu sayede skor katkısı da çok iyi bir stoper. tek kusuru yerden hızlı gelişen pozisyonlara geç tepki vermesi. fakat süper lig'te beklentileri fazlasıyla karşıladı.

    mariano/31 yaşında/4.000.000 euro - iyi bir transfer olduğu tartışılmaz ama 4 milyon euro veriyorsak parlatıp daha yüksek paralara satacağımız bir isim de alabilirdik. mariano tekniği ve oyun zekasıyla gayet iyi bir bek ama yaşı itibariyle kariyeri düşüşe geçmiş bir futbolcu. eğer 2-3 yaş genç olsaydı muhteşem bir transfer olurdu.

    belhanda/27 yaşında/8.000.000 euro - lafı uzatmaya gerek yok, forvet arkası mevkisinde 8 milyon euro etmeyecek bir oyuncu. 8 milyon euro'yu verdikten sonra belhanda'dan çok daha iyi oyuncular alınırdı. ama merkez ortasahaya kayar oğuzhan gibi 8 numara oynamaya başlarsa işler değişebilir. duran topları çok iyi kullanmasaydı taraftardan ciddi manada tepki çekerdi.

    ndiaye/26 yaşında/9.000.000 euro - kesin yorum yapmak için erken ama henüz beklentileri karşıladığını söylemek mümkün değil. 9 milyon euro verilen adamın hızlıca rakibe yetişip top çalmaktan başka bir numarası yoksa ortada bir sorun var demektir. ndiaye'nin top ayağındayken soğukkanlı oynamayı öğrenip hücum katkısını artırması şart, bunu da başarabilir ve çok iyi transferler arasına girebilir diye umuyorum.

    latovlevici/31 yaşında/550.000 euro - 6 ay idare etsin diye alınan düşük maliyetli bir oyuncu ama beklentileri karşılayamadı. yine de kötü bir transfer değil çünkü sadece bir sezonluk kontratı ve düşük bir maaşı var. latovlevici'ye kötü transfer dersek de jong transferine rezalet transfer dememiz, ryan donk transferinin türkçe sözlükte tanımı olmadığı için yeni bir kelime icat etmemiz gerekir.

    feghouli ve carrasso transferlerini şimdi yorumlamak doğru olmaz, en az 9-10 maçta izledikten sonra konuşmak lazım. ama cenk ergün ve tudor'un 2017 yazında gayet iyi bir iş çıkardığı su götürmez bir gerçek.
  • 18560
    25 kasım 2017 galatasaray alanyaspor maçı yine yanıltmasın bizi lütfen.

    abi bu takım çok kontrolsüz oynuyor. deli dana gibi koşan oyuncular, son dakikalarda bir farkla önde olmamıza rağmen yapılan fütursuzca hücumlar... taraftardan puan toplamak adına kendini boşa yoran arkalarında boşluk bırakan oyuncular var. niyetlerinden şüphem yok da çok amatör görünüyoruz. ve önde olmamıza rağmen yaptığımız fütursuzca ve aceleci hücumlar eksik yakalanmamıza neden oluyor. bir gol yesek 2 puana mal olacak.

    coşku ile amatörlüğü karıştırıyoruz. gerektiğinde sakin ve mantıklı kalmalıyız. takım o yüzden büyük maçlarda güven vermiyor.
  • 18561
    deplasmanlarda olmaz belki ama kendi sahasında mutlaka feghouli, belhanda, rodrigues ve gomis hücum hattı ile oynamalıdır. gomis’in arkasındaki 3’lü saha içinde sürekli yer değiştirmelidir. evet belki tolga’nın olmaması pres gücümüzü azaltacaktır ama yasin oynayınca hücum gücümüzün nasıl arttığını 25 kasım 2017 galatasaray alanyaspor maçında gördük.
  • 18562
    takımda birkaç majör birkaç tane de minör hata var.*

    majör hatalar
    1) en büyük hata belhanda'nın oynaması, hala 10 numara giymesi. içimden geçenleri yazsam pilot olurum. bu adam 10 numara pozisyonunda oynuyor, ölümcül paslar atmasını, goller atmasını bekliyoruz. kısa mesafeye arada rakip oyuncu bile yokken pas atamıyor. arkadaşının arkasına, önüne, sağına, soluna atıyor. sonra top kaybedince bir çabası da yok. planlayıp adam geçmiyor, çoğu zaman top çarpıp kendisinde kalıyor ve ceza sahasında tehlike yaratıyor. daha doğrusu yaratamıyor. galatasaray forması altında izlediğim en kötü 10 numara. top, belhanda'nın ayağına her geldiğinde sinirleniyorum, tahammül edemiyorum. öyle laubali, öyle rezil bir topçu. maç boyunca tek olumlu hareketi var; son dakikalarda rodriguez'e attığı pas. onu da açık oynayan rakibe karşı maçın son anlarında her oyuncu atabilir. bu akşam belhanda yerine başka bir 10 numara olsa maç en az 5-6 olmuştu. bu takımda kesinlikle yeri yok. yetenekli olduğu konusuna da katılmıyorum. bence aynı zamanda yeteneksiz. defansa katkı yapıyor deniyor, onun yapacağı defansı sikeyim. eğer defans istiyorsak çıkarırız onu, koyarız yerine tolga'yı. en azından sinir hastası olmayız. inşallah bir an önce defolup gider.

    2) ikinci majör hata, lato'nun ısrarla oynamaya devam etmesi. belli ki adam ısınamadı, heyecanlanıyor. kaldıramadı baskıyı. aldığı her topta oynu yavaşlatıyor, açtığı toplar ya rakibe çarpıyor ya bizimkilerin arkasında kalıyor. bir süre yedek kalmalı. ıslıklanması içimi burktu ama tepki belki kendine getirir.

    3) üçüncü majör hata oyuncu hatasından ziyade yönetim ve teknik ekip hatası. gerçi belhanda da net bir şekilde yönetim hatası, neyse.
    bu takımda en az 4 kanat oyuncusu olmalı. feghouli, rodriguez, yasin. yasin'i sayma, çünkü son ana kadar göndermeye çalıştık. sakatlık var, ceza var. yasin'i de göndermiş olsak tek kanat rodriguez olacaktı bugünkü maçta. nasıl iş? yasin'in performansı yanıltmasın, hakeza rodriguez'inki de. rakip zayıftı ve açık oynadılar. alan buldular ve oynadılar. ikisi de kilit açacak oyuncu değiller. tek galatasaray seviyesindeki kanat oyuncusu feghouli. devre arası en az 1 çok iyi kanat oyuncusu lazım.

    4) igor tudor. bugün ne kadar baskılı oynadıysak haftaya beşiktaş derbisinde yine 3-5-2 vs. bilimum gereksiz diziliş ve taktik deneyecek, bir büyük maçta daha galatasaray'ı inhibe edecek. ısrarla bekliyorum büyük maçlarda da galatasaray'ı galatasaray gibi oynatır mı diye ama beşiktaş maçı'nda inşallah yanıltır bizi. tüm büyük maçlarda aynı boku yedi çünkü.

    minör hatalar:
    1) gomis çok ofsayta düşüyor. sezon başından beri defansın arkasına koşu yapacağında ağır kalıyor. çoğu zaman önden hareketleniyor. çoğu zaman da iyi yer tutamıyor bu tip pozisyonlarda. ve bazı pozisyonları çok cömert harcıyor. çok seviyorum, tüm iyi niyetiyle oynuyor ve çok iyi işler de yapıyor. ama pas aldığı adamlarla mı anlaşamıyor yoksa gerçekten kendisi mi ağır kalıyor bilmiyorum ama şu defans arkasına yapılan koşularda artık ofsayta düşmemeli.

    2) rodriguez. tüm iyi niyetiyle oynuyor ancak yaptığı tercihler saç baş yolduruyor. buna rağmen çok yararlı. ve sistemin temel dişlilerinden. bir kere mariano'nun verimini %100 artırıyor, gomis'i daha etkili bir forvet de yapıyor. ama ah bir de bazı tercihleri doğru yapsa gol ve assist sayıları 2-3 katına çıkacak. hataları olsa da yeri ilk 11.

    3) muslera, hala yan toplara çıkmıyor. bugün yine 2-3 tehlike yaşadık, allahtan yemedik. bu kolay maçlarda telafisi olur, büyük maçlarda bu tip hatalar zor telafi edilir.

    4) n'diaye. yine iyi niyetli. elinden geleni de yapıyor. ama bu adam dany mentalitesinde. dany'nin kayıp çift yumurta ikizi falan olabilir. öyle benziyor oyun tarzı. drippling yapması ne kadar güzel de olsa, ayağından açıp kaybediyor. ya da hızlı atakta hızımızı azaltabiliyor. yaptığı pres, pas oynuna yatkınlığı, öyle ya da böyle hücuma yaptığı katkı göz ardı edilemez. ama kendisine oyun setleri çizilmeli. çok daha etkili bir oyuncu, %25 verimle oynuyor. tudor'un bu işi çözmesi lazım.

    selçuk'u bu akşam beğendim. gerektiği kadar geriye gerektiği kadar ileriye oynadı. üzerindeki sorumluluk azdı ve fazlasıyla yaptı işini. defansta da iyiydi.
    mariano zaten takımın en iyisiydi.
    maicon-serdar ikilisi güven veriyor. maicon'un topu oyna sokması, serdar'ın da bazen ilerde pres yapması güzel detaylar.
    yasin bu akşam öyle ya da böyle işini yaptı. 1 gol 1 assist. ama yukarıda da dediğim gibi kapalı takımlara karşı kilit açamaz. yine de belhanda'nın 10 katı daha faydalı oynuyor. belhanda yerine ilk 11'e girmeli.

    muslera-linnes-serdar-maicon-mariano-fernando-n'diaye-yasin-feghouli-rodriguez-gomis.
    şu 11, 4-2-3-1 dizilimiyle devre arasına kadar oynamalı. feghouli 10 numara. devre arasında da belhanda'ya bye bye, 4 tane de transfer. 3'ü ilk 11, 1 tanesi yedek. kulübeye 1 tane forvet alınmalı. ilk 11'e 10 numara, kanat ve sol bek.

    akşamki maç kimseyi yanıltmasın. tek kale oynamış olabiliriz ama rakip eksik ve zayıftı. ek olarak açık oynayan bir ekipti. sezon başında oynadığımız futboldan çok uzağız. kadronun potansiyeli çok büyük. ama %25 potansiyelle oynuyoruz.
    tudor'a büyük iş düşüyor. ama pek güvenmiyorum. beşiktaş maçı büyük gösterge olacak. saçma şeyler denemeden hücum oynatırsa beşiktaş'ı sirkülase ederiz. skor belli olmaz, atarız yeriz. ancak dominant taraf biz oluruz. bizim de istediğimiz bu zaten. yok, yine bizi inhibe ederse beşiktaş da bize en az 3 atar. şampiyon falan da olamayız. tamam derbi kazanmadan şampiyon olunur ama büyük maçların hiçbiri kazanılmadan da şampiyon olunmaz. bakalım ne yapacak, inşallah sıçmaz yine.

    ama devre arasına kadar tek şey yapılacaksa bile belhanda kulübeye. elimde olsa tribüne gönderirim ama kadro dar.
  • 18566
    bir türlü homojen olamayan takım. ya şu oyunu sürekli soldan yada sürekli sağdan oynuyoruz. çok zor bir şey olmamalı buna engel olmak. ilk işimiz bu olmalı ve ilerisi içinde buna dikkat etmeliyiz. rakipler kaç senedir bize tek taraftan önlem alıyor, topal gibiyiz. bir başka sorun malum yaratılıştan beri var: duran toplar. gözlerim acıyor artık. başka takımlar bu sorunu yaşamazken biz her sezon can çekişiyoruz. son olarak mevcut takımın yaratıcı oyuncusu yok. acilen ihtiyaç bu. takımdaki tempolu oyuncuları düşündürmeden oynamalıyız.
  • 18567
    2017-2018 sezonu ilk yarısında 2 aralik 2017 besiktas galatasaray macindan sonraki 3 maçta rakiplerine kıyasla en kolay fikstüre sahip takımımız. o mactan sonra:

    kalan 3 maçımız:
    akhisar
    malatyaspor (d)
    göztepe

    beşiktaş'ın kalan 3 maçı:
    kayserispor (d)
    osmanlıspor
    sivasspor (d)

    fenerbahce'nin kalan 3 maçı:
    bursaspor (d)
    karabükspor
    konyaspor (d)

    başakşehir'in kalan 3 maçı:
    sivasspor (d)
    antalyaspor
    kasımpasa (d)

    burda bizim akhisar ve göztepe macları da tabi cok kolay degil de icerde oynamamızın avantajı var. diger rakipler ise bursa, kayseri, sivas gibi zor deplasmanlara gidecekler. bizim tek deplasmanımız malatyaspor.
  • 18568
    17/18 sezonunda ligde oynadığı 13 maçta 2 mağlubiyet, 2 beraberlik ve 9 galibiyet ile 29 puanda bulunan takım.

    başakşehir'l muhtemelen aynı puandayız. fener ve bjk ile de 6 puan fark var. büyük ihtimalle haftaya liderliği de bırakacağız. en iyi ihtimalle bjk ile puan farkını korurken fenerle aramızdaki puan farkı 4'e düşecek. o da en iyimser ihtimal.

    bjk ligi şimdilik bırakmış durumda. fener rezil bir halde. buna rağmen sezon başında açtığımız farkın kapanmasına izin verdik. devre arasına lider gireceğimizi zannetmiyorum. olsak bile muhtemelen arkadakilerle 1-2 puanlık bir fark olacaktır.

    bu kritik dönemeçte fener'i içerde yenemememiz ve trabzon'dan deplasmanda 1 puan alamamamız ne yazık ki bizi bu duruma düşürdü. ondan sonra gelen 5-1'lik başakşehir mağlubiyeti de sosu oldu. 4 haftada 8 puan bırakınca ve bunlar da rakiplere karşı olunca sezon başına döndük. işin kötüsü bizim aşağıya doğru giden bir formumuz varken fener ve başakşehir'in en azından puan anlamında yükselişe geçmeye başlaması. bjk ise bir yerde şampiyonlar ligi'nden kopacak. o zaman da lige asılacaklar. zira bu sene bu kadar hay huy yapıp da seneye uefa'ya kalırlarsa kendileri için hüsran olur.

    bakalım zaman neler getirecek? bjk maçından sonra yine bi 6-7 maçlık seri yapabilirsek yine moralleniriz. ama bjk maçını kaybeder bir de üstüne 1-2 deplasmandan 1 puanla dönersek işler karışır.
  • 18569
    2017-2018 sezonunda deplasmanda başakşehir ve ts'a 6 puan kaybettiği için eleştirilen takım... bakın oyun değil puan kaybettiği için diyorum. ya ben bişeyi merak ediyorum. 17 haftalık ligin ilk yarısında kime puan kaybederiz diye sorsalar, taraftarın %90'ı ts ve başakşehir diye cevap verirdi. e şimdi bunlara puan kaybettik diye ortalık yıkılıyor. bakın tekrar ediyorum, kötü oyunu eleştirmek farklı bir olay ama bu takım 17'de 17 yapamazdı. vay efendim 2 aralık 2017 beşiktaş galatasaray maçını kaybedersek fb bize yaklaşacakmış. ya güzel kardeşim ligin daha 13. haftası oynandı. azıcık sakin olun ya, herşey bitmiş gibi davranmayın. ben bu felaket tellallığını anlamıyorum. biraz takıma ve kendinize güvenin ya... bu kadar pesimistlik biraz fazla oluyor.
  • 18570
    2017-2018 sezonu 13. hafta sonunda 29 puanı bulunan takım. geri kalan 4 maçta sırayla beşiktaş(d),akhisar,malatya (d) ve göztepe ile oynayacak. beşiktaş maçından 1 puan alırsa tahminimce 10 puan daha alarak kapatacak ilk yarıyı. ancak beşiktaş maçına beraberlik için çıkarsa maksimum alacağı puan 9. daha önce de dediğim gibi bu sene beraberlik için oynayacağı her maçı kaybetmeye devam edecek takım. eğer galatasaray gibi oynarsak da sayın cumhurbaşkanım diye ağlatırız.
  • 18572
    2017-2018 sahaya diziliş formatı kesinikle 4-1-4-1 olmalıdır. sol bek denayer olmadı linnes. dörtlü savunmanın önünde fernando, yoksa selçuk. kanatlarda rodriguez, feghouli..yoksa yasin ve tolga. ortada sol belhanda sağ badou. forvet gomis.

    bu diziliş bu formasyon her daim oynayabilse idi, epey fark atmıştı puan olarak..umarım teknik direktörümüz az akıllı olmaya karar vermiştir. hayırlısı.
  • 18573
    2016-2017 sezonuna göre kıyasta 2017-2018 sezonu 13 hafta sonunda "+7" puanı var. rakiplerimiz beşiktaş'ın "-4", başakşehir'in ise "-1" puanı bulunuyor.

    galatasaray (+7)
    - geçtiğimiz sene kayseri'ye içeride yenilmişken bu sene galip geldik. (+3)
    - geçtiğimiz sene osmanlı deplasmanında berabere kalmışken bu sene galip geldik. (+2)
    - rize/sivas içeride yine galibiyet. (0)
    - geçtiğimiz sene antalya deplasmanında galip gelmişken bu sene berabere kaldık. (-2)
    - geçtiğimiz sene kasımpaşa'ya içeride kaybetmişken bu sene galip geldik. (+3)
    - bursa deplasmanı yine galibiyet. (0)
    - içeride karabük yine galibiyet. (0)
    - konya deplasmanı yine galibiyet. (0)
    - geçtiğimiz sene fenerbahçe'ye içeride yenilmişken bu sene berabere kaldık. (+1)
    - trabzon deplasmanı yine mağlubiyet. (0)
    - içeride gençler yine galibiyet. (0)
    - başakşehir deplasmanı yine mağlubiyet. (0)
    - içeride alanya yine galibiyet. (0)

    beşiktaş (-4)
    - içeride antalya yine galibiyet. (0)
    - geçtiğimiz sene kasımpaşa deplasmanında kaybetmişken bu sene berabere kaldılar. (+1)
    - içeride bursa yine galibiyet. (0)
    - geçtiğimiz sene karabük deplasmanında kaybetmişken bu sene galip geldiler. (+3)
    - içeride konya yine galibiyet. (0)
    - geçtiğimiz sene kadıköy deplasmanında berabere kalmışken bu sene mağlup oldular. (-1)
    - geçtiğimiz sene içeride trabzon'u yenmişken bu sene berabere kaldılar. (-2)
    - geçtiğimiz sene gençler deplasmanında berabere kalmışken bu sene mağlup oldular. (-1)
    - içeride başakşehir yine beraberlik. (0)
    - alanya deplasmanı yine galibiyet. (0)
    - adana/göztepe deplasmanı yine galibiyet. (0)
    - geçtiğimiz sene içeride akhisar'ı yenmişken bu sene berabere kaldılar. (-2)
    - geçtiğimiz sene deplasmanda antep/malatya'yı yenmişken bu sene berabere kaldılar. (-2)

    başakşehir (-1)
    - içeride bursa yine galibiyet. (0)
    - geçtiğimiz sene kasımpaşa deplasmanında galip gelmişken bu sene mağlup oldular. (-3)
    - geçtiğimiz sene içeride konya'yla berabere kalmışken bu sene galip geldiler. (+2)
    - geçtiğimiz sene fenerbahçe deplasmanında kaybetmişken bu sene galip geldiler. (+3)
    - geçtiğimiz sene içeride trabzon'u yenmişken bu sene berabere kaldılar. (-2)
    - geçtiğimiz sene gençler deplasmanında berabere kalmışken bu sene mağlup oldular. (-1)
    - geçtiğimiz sene adana/göztepe deplasmanında berabere kalmışken bu sene galip geldiler. (+2)
    - içeride alanya yine galibiyet. (0)
    - beşiktaş deplasmanı yine beraberlik. (0)
    - içeride akhisar yine galibiyet. (0)
    - deplasmanda antep/malatya yine galibiyet. (0)
    - içeride galatasaray yine galibiyet. (0)
    - geçtiğimiz sene kayseri deplasmanında galip gelmişken bu sene berabere kaldılar. (-2)

    kıyas:
    beşiktaş 77 (-4) = 73
    başakşehir 73 (-1) = 72
    galatasaray 64 (+7) = 71
  • 18574
    şu an kadrosunda ilk 11 başlatabileceği gerçek bir sol beki bulunmuyor. lato sakat ve formsuz, linnes ise abartıldığı kadar iyi bir oyuncu değil. bu nedenle 3-4-3 oynayarak orta dörtlünün solunda rodrigues kullanılmalı. denayer'i sol bek kullanarak burası kapatılabilir belki ama madem sahada 3 stoper olacak 3-4-3 oynar, sol stopere denayer'i koyar rodrigues'in ileri çıkışlardaki boşluğunu onun hızıyla kapatabiliriz.