• 16204
    sistemi, taktigi, calismasi yoktur. sayet olsa;

    -12 tane yan toptan gol yenmez kafa ile,
    - her duran topa rakip oyuncu vurmaz,
    - bekleri hucuma biraz olsun yardim eder,
    -herkes pas verince yerinde durmaz,
    - ilerdeki oyuncular hareket yaratip bos alana kacar,
    - bu kadar yan pas yapilmaz,
    -bruma, rodriguez, yasin, podolski mutlaka bu 4'lu bir pozisyon yaratir.
    - bruma eli belinde topu ayagina beklemez,
    -yasin bu kadar civik oynamaz,

    ......

    gider de gider, ha mahalleden adam toplayip hali sahaya cikarmissin, ha da gs maci izlemissin.
  • 16207
    saygi duymadigim takimdir. her maçi yenecekler diye bir kaide yok ama giydikleri formanin hakkin vermek zorundalar. kimse ekstra bir i$ yapmiyor. belli bir sistemi, taktigi olan bir takim hüvviyetinden olmadigimizdan, sürekli birilerinin ekstralarini ihtiyacimiz var. o da olmayinca sonuç hüsran oluyor.

    ayriyeten takimin hocasi rikerink degil, sneijdermi$, bunu gördük. sneijder olmayinca olmuyor.

    kalite olarak ligi $ampiyon bitirecek bir kadroya sahip ama ruh yok, taktik yok, bir oyun $ablonu yok. ate$ sönmü$, kor halinde, gel git yapiyor, her an koru gidebilir biri gelip yellemezse.
  • 16209
    sezon sonuna veya yarıştan resmi olarak kopana kadar desteklememiz gereken takımdır. evet gerizekalıca bir yenilgi aldı ancak hala kaybedilen şey bir maç hem de rakiplerinin de fark açamadığı bir hafta... yönetimi istifa ettirsek, teknik direktörü kovdursak, 4-5 futbolcuyu kadro dışı bıraksak her şey şimdikinden iyi mi olacak? geçtiğimiz sezon sonu yapılması gereken yapılanma bu sezonunun sonuna kaldı. ligi kaçıncı olarak bitirdiğimize bakılmaksızın, olağanüstü genel kurul ve seçim şart. kadro revizyonu ise seçilecek yeni teknik kadroyu belirleyerek yapılmalı. "ucuza gitti, galatasaray'ı sattılar. gelecek yandı" vs gibi iddiaların ne kadarı doğru ne kadarı yanlış gözetmeksizin olan durum şu ki, yakın dönem ve futbolculara ait bütün borçlar ödendi. geri kalan borçlar yapılandırıldı, gelirlerin temlikleri kalktı ve doğru bir yönetimle 4-5 sene içinde bir daha kolay kolay finansal çöküntü yaşamayacak bir kulüp varlığından söz ediyoruz. bugün'e ait tartışmaları bırakıp, takımın geleceğine ait aksiyonlara kastırmamız lazım bu yönetimi
  • 16210
    sezona havlu atmış takımdır. keyifleri çöpe atmış takımdır. bu kadar yetersiz bir oyuncu grubu nasıl bir araya geldi, gerçekten açıklama bulamıyorum. maaşlar yatırılmış, rakipler 2016-17 sezonunun 20. haftasında puanları kaybetmiş, tek yapman gereken içeride kayserispor takımını yenmek. bu yani. 7 günde sadece 1 maç yapıyorsun. maçın bitiyor, tek düşüneceğin bir sonraki maçın. ipleri uzun süre sonra eline alma imkanı doğmuş. sen yeniliyorsun ve yenilmeyi geçtim sahada maçı kazanmak adına gram iş yapmıyorsun. hepsi yeteneksiz veya akılsız. topu sürebilenin aklı yok, tercihler rezalet. tercih yapabilenler ise güçsüz, risk alamıyorlar bu yüzden.

    şirket batırmışım gibi sözlük, budur ruh halim.
  • 16212
    çalıştığım yerde bir ağabeyimiz galatasaray'dan bir yöneticiyle yakın ilişkileri olduğunu ve hatta onun loca biletiyle maçlara gittiğini anlatmıştı, çok imrenmiştim. sonrasında:

    -"o kadar da imrenilecek bir durum yok bile bile lades maça gidiyoruz, bu sene bizden şampiyon olmaz" demişti.

    bunu söylediğinde kasım ayı sonu aralık ayı başlarıydı ve aslında gayet de iyi başlangıç yaparak ligde iddiamız olduğunu hissettirdiğimiz bir dönemin devamındaydık. neden böyle düşündüğünü sorunca baya uzun bir biçimde anlatmaya başladı:

    -"galatasaray'da şuan ortalık birbirine girmiş, disiplin diye bir kavram yok... topçuların kafası futbolda değil, florya'yı görsen ahır gibi, millet maaşını alacağı güne bakıyor, paralar zaten düzgün ödenmiyormuş, zaten riekerink'i kimsenin salladığı yok, adam kendi kendine kasıyor ama boşa kürek çekiyor, hele bazı adamlar var görsen ıslak odunla döversin, yasin masin gibi adamlar bir havalara girmiş sanırsın cristiano ronaldo adam, kadroya giremeyen hocaya dikleniyor, el kol sallıyor falan, o sadece maçlarda gördüğün gibi değil, antrenmanda da yapıyor adamlar bunu. o locasına gittiğimiz yönetici de diyor zaten "biz de çok itiraz ediyoruz dile getiriyoruz ama bu mehmet özbek'ten başkasının borusu ötmüyor adam sanki dingo'nun ahırı'nı yönetiyor sanırsın babasının çiftliği..."

    o ağabeyimize bu cümleleri kuran ve locasında oturtan yöneticinin de adını biliyorum, sonrasında doğrulamak için kulübün sitesine falan girdim, gerçekten de adam orada, adı sanı çok bilinen birisi olmadığı için tanımadım tabi, ama doğrulayabildim.

    tabi bu sözler bana hem ağır hem de mantıksız gelmişti o dönem. "adam ayak yapıyor, bir şeyler biliyormuş gibi yapmaya çalışıyor galiba" diyerek çok kaale almamıştım. zira galatasaray bir ruh takımıydı ve şartlar ne olursa olsun kazanmak için oynayacak bir camiaydı. şimdi geldiğimiz konuma bakıyorum, bir de quakerboy'un söylediklerine... sanıyorum ağabeyimizin günahını almışım:

    (bkz: #2118729)
  • 16216
    şampiyon olamayacağını en baştan beri ezbere biliyorum. fakat yine de bu duruma canlı olarak tanık olmak insanı küfürbaz ediyor. kadro kalitemiz süper değil fakat şampiyon olabilmek için yeterli. stat boş, işini bilen teknik direktör yok. bunların sebebi vasıfsız yönetim. bile bile başarısız olmak beni çıldırtıyor. beşiktaş'ın kadro kalitesi olarak bizden neyi fazla? defansı mı? hayır sinerjisi var.
  • 16218
    yeni gelen teknik direktörün "tam yetkiyle" camiaya dahil edilmesi ve gelir gelmez de 3s'i (selçuk, semih, sabri) göndermesi halinde takımın aklının başına geleceği ortada...

    bu 3 ismin gönderilmesi an itibarıyla galatasaray'a hiçbir şey kaybettirmeyecek.

    gerek selçuk'un, gerek semih'in, gerekse de sabri'nin mevkiini iyi ya da kötü bir şekilde doldurabilecek kapasitede oyuncularımız mevcut.

    bu 3 adamı gönderip "yeter ulan adam gibi oynuyorsanız oynayın" mesajı verilirse * işte o zaman "gecenin en karanlık noktası, aydınlığa en yakın olduğu andır" düsturunu yaşayabiliriz.

    benden söylemesi...
  • 16220
    şu an başına kim geçerse geçsin galatasaray'ın sorunları devam edecek, günü kurtarmak için yapılanlar anca birilerine zaman kazandıracak. ilk önce en tepeden başlayarak kulüp içinde köklü değişikliklere gidilmesi lazım zaman kaybetmeden ki kulübün geleceği kurtulsun. galatasaray'a faydalı olabilecek, yönetimleri yapıcı anlamda eleştirebilecek üyelerin kulübe kazandırılması ve kulüp bizim olsun, biz bize takılalımcı tayfadan kurtarılması atılacakilk adım olmalı.

    ikinci olarak sportif anlamda olayı ele alalım. son 2-3 yılda sık sık teknik direktör değişikliğine gidildi, oyuncular geldi, gitti ama değişen hiç bir şey olmadı. biz hep ya teknik direktörleri ya da oyuncuları bireysel eleştirdik. bana göre sürekli gözardı edilen nokta ise yıllardan beri galatasaray kadro yapısının genel olarak sıkıntılı olması. ilk başta aklıma gelenler;

    stoperler arasında liderlik yapabilecek, bire bir de üstünlük sağlayabilecek oyuncu eksikliği.
    beklerin savunma anlamında ciddi eksiklikleri olması, üzerine hücumda da katkılarının olmaması.
    ortasahaya gelince pozisyonun tanımından yola çıkıp galatasaray'ı düşünelim;

    orta saha pozisyonu: "futbolda oyuna yön veren ve defans ile forvet arasında köprü görevi gören oyunculara denir. temel amaçları rakip takımların topunu kapmak ve gerçekleştirdiği atakları kesmek, topa sahip olmak ve forvetleri beslemektir."

    temel amaçlarına baktığımızda top kapmak nadir o da de jongsayesinde, gerçekleştirilen atakları kesmek, galatasaray'da böyle bir şey göremiyorum rakip hücuma çıktığında alayı ceza sahamız çevresinde. topa sahip olmak konusunda selçuk inan ve yan pas-geri pas kardeşliğini tek geçiyorum, üzerine yoktur bu konuda. forvetleri beslemek olayına geldiğimizde yine kesinlikle galatasaray'da görmediğimizi söyleyebiliriz.

    kanatlara baktığımızda elimizde bulunan kanatların hepsi aynı tip kanat, bruma, yasin, garry, sinan. hepsi topla oyunu seven, içe katetmeyi seven oyuncular. orta açmayı düşünen, yapan, uygulayan bir oyuncumuz dahi yok. bu da cezasahası içine top taşıma da büyük eksiklik olduğu gibi savunmadan dönen toplarla da etkili olabilecek hücumları ortadan kaldırıyor.

    forvet bölgesinin ise kanatlarla uyumu alakasız. eren ve poldi fiziksel olarak güçlü, rakip defansı yorabilecek, defans oyuncularına cezasahası içinde üstünlük sağlayabilecek, kafa toplarında etkili oyuncular diyebiliriz. ama gel gelelim kanatlarımız orta açmayı düşünmediğinden forvetler direk oyun dışı ve katkı alamıyoruz. üzerine kanatlar ve forvet bölgesi çok haraketsiz ve ayağıma gelsini beklediği için uzun süreler pozisyona giremediğimiz bile oluyor.

    şimdi benim direk aklıma gelenler bunlarken, hangi antrenör gelirse gelsin, ne kadarını değiştirebilecek, düzeltebilecek. yeniden bir yapılanmaya gitmeden galatasaray'ın etkili oynaması pek mümkün görünmüyor benim için, yeniden yapılanmada pek olacak gibi değil bu borcun, harcın içinde. sonuç olarak biz ne söylesek boş, galatasaray kötü gidince td değişir, 6 ay sonra aynı sorunlar ortaya çıkar, bu döngü devam eder.
  • 16224
    bu seviyede olan her takım için benim gözümde teknik direktörün katkısı %0-10 aralığındadır. takımın sorunu bu %10ile çözülecek olsa eyvallah da kalan %90 ne olacak? oyuncu grubunun değeri 100m€,sırasıyla fenerbahce 142m € beşiktaş 125m€. bu değerin içinde yıldız statüsünde 3 oyuncun var ve üçü de yaş olarak 30+ hadi biri kaleci ve devam edecek bir müddet daha. diğer ikisi, devam etse de devamlılık sorunları çekecekler ve bu 3 lünün toplam değeri 30m€ yani geri kalan 26 kişilik kadronun değeri 70m€, başakşehir de 26 kişiyle 60m € yani neredeyse kalite olarak oralardayız. oyuncu grubu da bir takımın %50-80aralığını oluşturuyor ve mevcut durumda etkisi şu malum 3lünün hatırına %60, yönetim ve geri kalan etkenler tarihimizin en kötü katkısını yapıyorlar. riekerinkli durumda %65-70 oranında başarılı bir olayımız vardı, tudor ile birlikte yükseleceği maksimum nokta %75. çözüm olarak kadro ve yönetim revizyonu görüyorum başka da bir çıkışım yok.
  • 16225
    sorunumuz ne hucumda ne de defansta hıc bır organızasyonumuzun olmaması, takımda kımsenın bir rolu yok, bu yüzden sneijder olmadığı zamanlarda takım bası kesilmis tavuk gibi ne yaptıgını bılmeden suursuzca hucum ediyor. defans konusu ise gercekten allaha emanet kafa topuna cıkmayan defans oyuncularınla amator kumede oynasan yıne her mac gol yersın.

    askeri jargonla anlatırsak turk futbolcusu penis gibidir oksadıkca kalkar , bu adamları sureklı yoneteceksın, sıkı yonetım altında tutup ne yapmaları gerektıgını sen soyleyeceksınkı o bos akıllarına ibnelik gelmesin. gunumuzdeki ornekleri selcuk,sabri ve yasin gibi gosterebiliriz pohpohlarsan sonuclarının ne olduğu ortada.
App Store'dan indirin Google Play'den alın