• 1
    futbolcu ya da daha geniş kapsamlı olarak sporcu dediğimizde aklımıza normal bir insana göre daha güçlü, çevik, dayanıklı vb özelliklere sahip insanlar geldiğinden, emre çolak gibi meslektaşlarına göre daha çelimsiz, ufak tefek kalan futbolcular * gördüğümüzde onlar için sık sık kullanılan söz öbeğinin bir süre sonra klişe halini alıp, geyiğe dönmesidir.

    not: ukdeyi deco misali gonlum kişisi 24.07.2010 16:23 tarihinde vermiş. ayrıca "akşam olsa da yatsak" gibisinden bir şeyler demiş.

    edit: (bkz: #366342)
  • 4
    şahsen ve de bizzat benim de sevdiğim geyiktir.

    bir hafta önceydi, ronaldo ile yapılan bir söyleşiyi izliyordum. manu'daki 3. yılına kadar kendisine hep şöyle dendiğini anlatıyordu. "çok iyi futbolcusun ama fiziğin çok zayıf. kendini fiziken geliştirmelisin"

    bu tavsiyeyi ciddiye alarak her antremandan sonra fitnesa giderek özel çalışmalar yaptım. şu anda dünyada fiziği en iyi olan futbolcuyum. başarımı da büyük ölçüde buna borçluyum.

    işte size bu geyiğin önemini anlatacak en canlı örnek.
  • 5
    emre çolak'ta çok dönen geyik. bu geyiği taraftarın tamamına yakını yapıyor ve taraftarın son 1-2 senede emre çolak'taki değişimi fark etmediğini düşünüyorum. maalesef adamdan schweinsteiger fiziği yapmasını isteyen acımasız taraftarlarımız var. halbuki bu adam mata, silva yapısında bir adam. böyle de üst düzey futbolcu olunabiliyor. emre çolak da son yıllarda fiziğini dengeli bir biçimde geliştirmiştir bana kalırsa.
  • 7
    bunu yapan değil de yaptıran utansın.

    misal emre çolak. yahut tarık çamdal. veya aydın yılmaz. daha da çoğaltırsın istersen. abiciğim en az züğürdünüz senelik minimum bir milyon lira kazanıyordur yahu. maddi boyutu bir kenara galatasaray'da oynama şerefine erişmişsin, azıcık baksana kendine emenike. normal bir vatandaş olarak ben bile az kilo aldım mı boğazdan kesiyorum, fırsat bulunca spor salonuna gidiyorum, maddi olarak hiçbir getirisi olmamasına rağmen hem de. sen bir de bundan para ve kariyer yapıyorsun. eboue'nin aydın'la ilgili anlattığı malum anekdot var misal. küfretmeyeyim de be güzel aydın kardeş, hiç mi amacın yok la senin? arsenal maçı izlerken filan alexis sanchez gol atıp formasını çıkardığında hiç utanmıyon mu? ya da real maçı izlerken ronaldo omuz koyup adam yıkıp geçtiğinde hiç feyzlenmiyon mu? aynı şeyler emre çolak için de geçerli. shaqiri vurduğunda topu kaleciyle beraber içeri soktuğunda bunu nasıl başardığını hiç düşünüyon mu?

    hayret bir şey hakikaten. adamlar hem eşek yüküyle para kazanıyorlar hem de galatasaray'da oynama şerefine nail oluyorlar ve fakat kendilerini geliştirmek için bir gıdım çabalamıyorlar.
  • 10
    her insan fiziğini üst seviyeye taşır. önemli olan bu çalışmanın kendisine yararlı olamasıdır.
    emre colak üzerinden örnek verecek olursam :
    emre çolak kalkıp naim süleymanoğlu gibi vücut yaparsa değil topun etrafında dönmek kendi etrafında dönemez. kimse emreden kas yığını olmasını istemiyor topu saklayabilecek yada omuz omuza mücadelede top kaybetmeyecek şekilde iyi bir vücuda sahip olsun yeter diyoruz. yetenek var bu belli ama iş sadece yetenekle kalmıyor bu da bi gerçek..
  • 13
    muhteşem bir geyik bu. doğal olarak en çok da altyapı oyuncuları ile ilişkilendirilen bir konu. fiziksel olarak avantajlı genlere sahip olmayan her bireyin profesyonel bir sporcu olabilmesi için amatör olarak sporla ilgilenen birinden çok daha fazla çalışması gerekir. bu genetik avantaja sahip olanlar daha az çalışmayla daha güçlü ve dirençli bir vücuda sahip olabilirler ya da luyindama ve drogba gibi aynı zamanda çok çalışarak insan azmanına dönüşebilirler.

    bu konuda önemli detaylardan biri de oyuncuları dış görünüşleri ile yargılamak. evet, fiziksel görünüm bir bireyin sahip olduğu kas kütlesi ve güç için önemli bir detay ama futbolda ihtiyaç duyulan asıl şey pazudan çok beden gücünü belirleyen temel kaslar. bu temel kaslar sayesinde modric gibi oyuncular yediği ilk omuz darbesinde yerde kalmıyor ve mücadele güçleri yüksek oluyor.

    dolayısıyla fiziğini geliştirirse geyiği yerindedir fakat yalnızca biceps, triceps üzerinden yürütülürse sahiden salt geyik olarak kalmaktadır.
  • 16
    (bkz: ciğer ye kardeşim)

    kafalar bundan fazlasına çalışmaz. ciğer yedigi zaman et baglayacagini zanneder. sanki kurbanda kesecegiz. yok kas, yok et. zannedersin yagli gures ya da amerikan guresi yaptiracagiz.

    adam genetik olarak ince yapilidir ama cok dayaniklidir. ulkede fizikten kasit kütledir. illa ki boyle kasli yapili kalin kalin adamlar bekleniyor. benim lafim buna.

    buna benzer bir durum eden hazard'da yasanmisti. bir donem taninmis teknik direktorlerden birisi -hatirlamiyorum- ligi kaldıracak fizigi yok diye veto etmisti. simdi hazard'i goruyorsunuz. ne adamlar var, ufacik tefecik, ulan peter crouch vardi be bi donem milleti donunda salladi. 2.01 boyuyla 67 kiloydu bir de o zamanlar. cok kasliydi kendisi. cigerci kedileri iyi bilir.

    ha dersen ki;
    -90 dakikaya gucunu yayamiyor, o zaman kondisyondan bahsedeceksin,
    -ikili mucadelelerde yerde kaliyor, o zaman dayanikliliktan bahsedeceksin.
    vs.
    vs. ornekler artirilabilir terimler anlaminda.

    futbol kütle anlaminda fizik gerektiren bir oyun degildir. degilse ciger yiyince şişiyormus. ciger yiyin kardeşlerim. cigerci kedileri de mutlu olsun.

    edit: ekleme.
  • 18
    geyik değil gerçektir. en belirgin örneği christiano ronaldo'dur, gareth bale'dir. inanmayan arkadaşlar bu futbolcuların ilk çıktığı yıllardaki çubuk kraker vücutlu hallerini göreceklerdir. bir de şimdiki terminatörvari hallerini göreceklerdir. sahada 90 dakika üst düzey mücadele edip, koşabilmen için fiziğinin yeterli kapasitede olması gerekiyor. galatasaray'da nice futbolcular sayarım ki ''antrenmanda ronaldinho bu adam ama sahada neden kayboluyor?'' denilen. işte temel nedeni bu. çünkü antrenmanda küçük bir alanda yapılan çalışmalarda fazla koşmadan, fiziksel gücünü ve kondisyonunu fazla yormadan oynandığı için, antrenmanda ronaldinho gibi gözüken nice yıldız adayı kaybolup gitmiştir futbol piyasasından. tamam tamam isim vereyim de ''böyle konuşuyorsun ama isim yok naabeer'' demeyin sonra. en belirgin isimler galatasaray altyapısından çıkan evlat denilen isimler. şimdi hepsini tek tek saydırmayın sizde biliyorsunuz da ben en bilineni söyleyeyim. evet aydın yılmaz. bu çocuk için geleceğin beckham'ı bile denmişliği var zamanında ama durum malum. yani siz fiziği geliştirin, sadece teknikle olmaz günümüz futbolunda.

    bir dip not: arda atletico'da oynadığı yıllarda ronaldo ile karşılıklı evlerde kalıyorlar. bir muhabir röportaj için geliyor ve arda ile röportaj'da bulunuyor ve diyor ki ''ronaldo ile muhabbetiniz nasıl, görüşebiliyor musunuz?'' arda ''ne bileyim kardeşim adamı göremiyorum ki sabahın 06.00'da çıkıp gidiyor antrenmana'' diyor. yani bazı şeyler çalışmadan sadece allah vergisi yetenekle de olmuyor. sen çalış kardeşim fiziğini geliştir, tekniğin, yeteneği varsa zaten her türlü yukarılara çıkarsın kariyerinde.
  • 19
    futbolla biraz ilgili hiç kimse fizik önemsizdir diye bir şey söylemez. elbette bir oyuncunun fizik gücü ona bazı avantajlar sağlar. lakin fizik gücünden bahsederken sadece oyuncunun ne kadar kaslı olduğunu baz alamazsınız. ben -yani muhtemelen- diğer arkadaşların da bu fiziğini geliştirse geyiği ile anlatmak istediğimiz şey sahada istenilen performansı veremeyen her -özellikle genç- oyuncu için sorununun kas kütlesi eksikliği olarak görülmesidir.
  • 20
    fizikten kasıt sadece kol kası algılanmasın.

    güç
    --------
    kol ve omuz kas grubu ; ikili mücadelelerde devamlı çimi yeme diye
    bacak kas grubu; topa istediğin şiddette vurabilmek için lazım. topu yetiştirememe korkusundan olanca gücünle abanıp sabri gibi dağa taşa vurmayasın diye. birde belki maçlarda sıçraman falan gerekir orada da lazım olur.
    karın kası; malum koşu esnasında bacağı çekmek gerekiyor ya orada işe yarıyor. sırtınıza rakip abandığında ondan kurtulmanıza da ciddi katkısı olur demedi demeyin.
    sırt, kanat ve omuz(trapez) kas grubu; kol çekme, itme, sıçrama, iteleme, kakalama vs. kol ile ilgili ne yapıyorsan buna ihtiyacın olacak.

    dayanıklılık
    -------------
    maçta enerjinin kullanma süresi. önünde boş alanı görürsün ama depara kalkacak yakıt yoktur depoda. topa yetişemezsin, sıçramaya bile üşenirsin.

    çeviklik
    ----------
    iyi değilsen sağından soluna dönerken mevsim değişir. ama iyiysen son sürat çizgiye giderken bir anda içeri dönersen defans da olduğu yerde kalır.

    hız ve hızlanabilme
    -----------------------
    avantajlarını söylemeye gerek yok zannedersem.

    fizikte daha benim burada yazamadığım, bilmediğim veya yazmayı unuttuğum bir sürü olay var tabi. kimi futbolcu genetik olarak şanslı doğmuştur az bir çalışmayla bile % 80' ne gelebilir. kimi ise şansızdır kıçını da yırtsa % 60'ı ancak görebilir.

    bu konuya geyik olarak bakanlar da futbolcu olsalarmış yetenekli ama yeterince çalışmadığı için atanamamış messi grubuna katılacaklardır.