• mondragon'un galatasaray'dan ayrıldığı günden sonra,

    orkun usak
    aykut erçetin
    morgan de sanctis
    leo franco
    ufuk ceylan
    robinson zapata

    gibi isimler kalemizi korumuş, yeri geldiğinde 40 metreden yenen golle fener'e kaybedilmiş, yeri geldiğinde italya milli takımının 2., 3. kalecisi olmuş isimlerin çare bulamadığı, vasat kalecilerin forma giydiği bir yer olmuştu galatasaray. kale düşmüştü.

    zaten 2007-2008 sezonu dışında da şampiyon olamadığımız bir dönemdi.

    tarihimizin en kötü sezonlarından birisi olan 2010-2011 sezonu bittikten ve adnan polat gidip de, ünal aysal başkan olduktan sonra biraz da taraftar baskısıyla fernando muslera, taraftarın sevgilisi olmuş lorik cana + 6,75 m euro ile lazio'dan takımımıza katılmıştı.

    http://1.bp.blogspot.com/...pmuslera30062011.jpg

    fatih terim'le sezona başladığımızda 2011-2012'nin ilk maçı olan 11 eylül 2011 istanbul bb spor galatasaray maçında muslera'nın hatalı yediği gollerden sonra, fener'in eski, manisaspor'un o zamanki kalecisi pembe panter volkan babacan şu tweeti atacaktı.

    https://mobile.donanimhaber.com/...9c99a7010539f4d7.png

    elleri küçük diye eleştirilecek, ödenen paralar sorgulanacaktı ama muslera gerekli cevabı sahada verirken galatasaray'ın en iyi oyuncularından birisi olacaktı.

    artık ilahi adalet mi dersiniz, yoksa karma mı dersiniz size kalmış ama aynı muslera normal sezonun son maçı olan 8 nisan 2012 manisaspor galatasaray maçında küme düşmüş olan manisapor kalecisi volkan'a penaltıdan golü atıp, sezon sonunda da şampiyonluk kupasını çok sevdiği fenerbahçe'sinin mabedinde kazanırken son gülen iyi gülecekti...

    http://s2.dmcdn.net/LU8TU/1280x720-Ib3.jpg

    https://kralspor.ensonhaber.com/...5/18/musler_1496.jpg

    http://www.objektifhaber.com/...er/52000/52622_3.jpg

    https://encrypted-tbn0.gstatic.com/...Mlwqsw5mBTK6NNX4u6M6

    -------------------

    2012-2013 sezonu'nda galatasaray futbol takımı özlediği şampiyonlar ligi'nde mücadele ederken ve ligde de yarışırken,

    galatasaray'ın yıllar sonra şampiyonlar ligi'nde çeyrek finale kalmasında çok önemli bir paya sahip oldu.

    12 mart 2013 schalke 04 galatasaray maçında 2 gol yemesine rağmen turu getiren performansını unutamayız.

    https://iaftm.tmgrup.com.tr/...rs/11.jpg&mw=573 http://i.fotomac.com.tr/...imiz-5-ders/11.jpg\" data-type="resim">

    zaten takımımızın ve muslera'nın zirve yaptığı dönem bu dönemdi.

    aynı sezon ligde de rahat bir şampiyonluk kazanılacaktı.

    2013-2014 sezonunda ise terim'le yollar ayrıldıktan sonra mancini ile deplasmanlarda gösterdiğimiz çok kötü performanslar sebebiyle şampiyonluğu kaybettik ama şampiyonlar ligi'nde tarihin en zor grubunda real madrid, juventus, kopenhag arasından son 16'ya kalacaktık. yine musleranın da yüksek katkısıyla.

    -----------

    2014-2015 ise sezon başında kek kalıbına girilip, 4. yıldız sözü verilecek, prandelli ile başlanan sezonda ligde ve avrupa'da her maç muslera'ya rağmen 4'er gollü yenilgilerden sonra g4l4t4s4r4y lakabı alınacaktı. sonrasında prandelli'nin saçma sapan taktiklerinden ve oyun anlayışından bir yere varılmayacağı görülünce takımın başına abilik yapması için hamza hamzaoğlu getirilecek, oyuncuların ve taraftarın yarattığı sinerji ile şampiyonluk yarışına ortak olunmaya çalışılacaktı.

    (bkz: 21 mart 2015 kasımpaşa galatasaray maçı/#1675893)

    bence bu işin dönüm noktası da bu maçtı. 25. hafta 21 mart 2015 kasımpaşa galatasaray maçında skor 2-0 aleyhimize iken fernando muslera'nın 2. yarının başında yaptığı kurtarışla maç 3-0 olmaktan dönmüş, sonrasında da maçı 2-3 kazanmıştık.

    bu maç galatasaray futbol takımının da geri döndüğü maçtı. kaybedilse her şey bitecekken kazanıp 4. yıldıza inanmaya başlamıştık. şüphesiz ki en büyük faktör de fernando muslera'ydı.

    - sonraki hafta, 5 nisan 2015 galatasaray karabükspor maçında 1-0 öndeyken inanılmaz bir frikik çıkardı maç 3-0 a sonra da 4-2 ye geldi kazandık.

    - 27. hafta 19 nisan 2015 trabzonspor galatasaray maçıydı bu maçı muslera'nın kritik kurtarışlarına rağmen kötü bir oyunla da 2-1 kaybettik. yalnız maça damga vuran ise her galatasaray maçında düşmanlık yapan trabzon takımının, maçta mulsera'ya cinnet geçirttiği andır. bu adamın bu kadar kin ve öfke dolu olduğu başka bir maç yoktur sanırım. adamı zıvanadan çıkarmıştı trabzon çocukları.

    https://img.haberler.com/...n-7213828_3433_m.jpg

    http://i.milliyet.com.tr/...ft226_mf5541865.Jpeg

    http://img-fanatik.mncdn.com/.../fft104mm3615192.jpg

    http://img-fanatik.mncdn.com/.../fft104mm3621312.jpg

    http://www.viratrabzon.com/...avga-cikti-16921.jpg

    sonrasında ise umutlar tamamen tükenmiş, muhtemel fenerbahçe veya beşiktaş şampiyonluğu konuşuluyordu sözlükte oysaki puanlar da çok yakınken... şöyle ki 27. hafta sonunda puan durumu,

    fb 59
    bjk 58
    gs 58 idi

    sonrasında 7'de 7 diye bir başlık açtık ve motto oluşturduk ama 7'de 7 bile yapsak yetmiyordu, fener'in en az bir maçta puan kaybetmesi gerekiyordu. bizim ise bir de beşiktaş ile maçımız vardı.

    derkeeeen...

    28. hafta da 25 nisan 2015 eskişehirspor fenerbahçe maçından gelen 1-1'lik skor herkeste bir inanç oluşturdu. * bu inanç da 26 nisan 2015 galatasaray gaziantepspor maçına yansıdı.

    normalde puan kaybı gelme seyrinde ilerleyen maç herkesin olacak olacak diye inanmasıyla 85. dakikada hakan balta'nın attığı golle 1-0 bitti ve ekranlarda derya balta'nın da görülmesiyle şampiyonluk totemi haline geldi. 1'de 1 oldu.

    29. haftada 4 mayıs 2015 akhisar belediyespor galatasaray maçında 0-0'ken muslera çok net pozisyonu engelledi peşinden maç 1-0 ve sonra 2-0 oldu ve maçı da bu şekilde kazandık. 2'de 2 oldu.

    30. haftada ise 8 mayıs 2015 galatasaray konyaspor maçında ölüp ölüp dirildik ve bizi dirilten de yine başkası değildi, muslera'nın muhteşem kurtarışlarıyla oyunda kalıp 83. dakikada selçuk inan'ın attığı golle 1-0 kazandık.

    31. haftada 12 mayıs 2015 mersin idmanyurdu galatasaray maçı sanırım muslera'nın kariyerinin en iyi olduğu maçlardan ve en inanılmaz kurtarışlarından birini yaptığı maçtı. bence muslera'yla alakalı kötü anlamda bir şey söyleyeceğinizde aklınıza ilk olarak bu maç gelsin, buyurun izleyin...

    http://tr.beinsports.com/...alatasaray-mac-ozeti

    maç 0-0'ken de maç 1-0 lehimizeyken de inanılmaz kurtarışlarıyla bu maçı ve fazlasını getirdi bize.

    http://media05.ligtv.com.tr/...48_416/muslera_1.jpg

    http://www.medyaradar.com/...5122157_29291331.jpg

    http://fotocdncube.gazetevatan.com/...aya-yok-1485407.Jpeg

    http://images.performgroup.com/...&w=800&h=600

    http://i.capsspot.com/s/35/7/1134011.png

    muslera'nın performansıyla biz 3 puanı alınca bir gün sonra gergin olan fenerbahçe evinde kayseri erciyes'le berabere kaldı ve fark 3 puana çıktı. ikili averaj fener'deydi.

    yalnız bu maçta sarı kart görüp cezalı duruma düşünce fazlasıyla tedirgin olduk.

    32. haftada ise kendisinin olmadığı 16 mayıs 2015 galatasaray gençlerbirliği maçında gölgesi sinan bolat'laydı ve yine 1-0 kazandık. gol de sneijder'den gelmişti, ona da selam olsun!

    32. hafta sonunda fener'le 3 puanlık fark devam edince kalan 2 haftada 4 puan bizi şampiyon yapacaktı. yalnız bu maçlar evimizde beşiktaş ve rize deplasmanıydı. bir son hafta stresi daha yaşamak istemiyorduk ama isterse son maçın 90+'sında gelsin o şampiyonluk gelecekti. bizi buna inandırmıştı muslera. bu kadar kurtarış, bu kadar konsatrasyon boşuna olmamalıydı. herkes bütünleşmiş, şampiyonluk havasına girilmişti ki 33 .hafta oldu,

    33. hafta 24 mayıs 2015 galatasaray beşiktaş maçı öncesinde mesaj verilmişti.

    https://i.ytimg.com/...Uw/maxresdefault.jpg

    bu maçta maçın başında 1-0 öne geçtikten sonra oyunun kontrolünü beşiktaş'a vermiş ve resmen gol yemeyi beklediğimiz anlarda muslera buna izin vermedi ve takımı ayakta tuttu. sonrasında skoru 2-0'a getirdik ve maçı kazazıp maç fazlası ve 6 puan farkla liderdik. muslera'nın büyük katkısıyla...

    tff'nin saçma fikstür tercihi nedeniyle fenerbahçe ertesi gün oynayacak ve bu maçta yaşadıkları hayal kırıklığıyla çıktığı 25 mayıs 2015 başakşehir fenerbahçe maçında 7 kişi kalıp bir de kazanamayacak, şampiyon olacaktık.

    ve tabii bunların hepsi olurken bay haksız rekabet lakabını alan muslera bir şampiyonluğu neredeyse tek başına kazandırmış olacaktı.

    özellikle 2014-2015 sezonunun sonunu maç maç yazdım ki bu adamın neler yaptığı daha da net görülsün, hatırlansın ve hatta bu entry ile de tarihe yazılsın.

    http://s2.dmcdn.net/K9bg0/1280x720-jtt.jpg

    https://encrypted-tbn0.gstatic.com/...wjsfMOQrhlHwChT20bYQ

    sonrasında dursun aydın özbek yönetiminin saçma sapan işleriyle şampiyonluklardan uzak kalınsa da, en ihtiyaç duyulan anlarda yine güven verip, türkiye kupası finallerinde, süper kupa finallerinde bize kupa kazandırmaya devam etti.

    https://i.ytimg.com/vi/UsiKSt-xzbk/hqdefault.jpg

    https://encrypted-tbn0.gstatic.com/...YsQAzUPDFdrnrsWhsvrE

    bekar bir genç olarak geldiği galatasaray'ımızda hayatının aşkı patricia callero'yu buldu.

    https://kralspor.ensonhaber.com/.../02/muslera_5582.jpg

    https://cdn1.ntv.com.tr/...;v=20151201142827385

    http://i.milliyet.com.tr/...fft16_mf6462790.Jpeg

    http://682350.static.karar.com/.../02/1-1483376350.jpg

    http://img7.mynet.com/...2/06/muslera-640.jpg

    yıllar sonra da, birkaç hafta önce istanbul'da baba oldu. kailash musleranın doğumuyla muslera ailesi ve galatasaray ailesi büyümeye devam ediyor...

    https://www.haber1905.net/...-kailash-muslera.jpg

    https://i.cnnturk.com/...61361f1298457905.jpg

    bir yeni aslanımız var...

    muslera bu süreçte yıllar içinde rakip takım taraftarlarının korkulu rüyası olurken, başarıları ve karakteriyle de tüm ülkenin sevgilisi oldu.

    volkan demirel gibi insanlığından şüphe duyulan isimler bile kendisine müthiş saygı duyuyor.

    kendisine ait olan yeşil kaleci kazağı gsstore'un en gözde ürünlerinden birisi halini geldi. sokaklarda çocuklar muslera diye bağırıp onun formasını giyiyor.

    şu ana kadar 3 lig, 3 kupa, 4 süper kupa şampiyonluğu var bizimle ama en büyük hayalim ellerinde bir avrupa kupası kalkması...

    en uzun süre formamızı giyen yabancı oyuncu olurken, kaleci olarak da rekorları kırmış ve artık bu kulübün yaşayan bir efsanesi haline gelmiştir.

    takımda ailemizden birisi olarak gördüğümüz ve belki de kendimize en yakın hissettiğimiz insan olması ve bu duyguyu verebilmesi ise bence modern hayattaki en büyük başarısıdır. özel hayatların bu kadar ön palanda olduğu, sosyal medyanın bu kadar hor kullanıldığı, sadece tüketen bir toplumun olduğu şu yapıda bu kadar sevilmek kolay iş değil...

    sahada ve dışarıda, mustafa kemal atatürk'ün dediği gibi zeki, çevik ve ahlaklı olması ile örnek bir sporcudur.

    yakışıklı, sempatik, efendi, çalışkan oluşuyla ve çizdiği profille bana göre, benim aklımdaki galatasaray figürünün vücut bulmuş halidir.

    http://www.spordefteri.com/...ay-kalecisi-3815.jpg

    http://www.gazetebilkent.com/...AA_UXh.jpg-large.jpg

    bu forma altında futbolu bırakman ve yaşam bizi ayırana kadar burada kalman dileğiyle... seni çok seviyorum aslan kardeşim!

    25.000. entryimi de sana adamak istedim, 25 numara ile bize geldiğin gibi...

    http://1.bp.blogspot.com/...dzuo/s1600/khz99.jpg

    http://www.futbolingo.com/...lera_galatasaray.jpg
  • 2019-2020 sezonu ilk devresinde; çıktığı 16 maçta 14 kez topu ağlarında gören, 7 maçta kalesini gole kapayan, kabus gibi geçen ilk yarıdan sonra belki de devre arasına büyük umutlarla girmemizi sağlayan değerli kaptanımız.

    her maçta sanki ilk kez izler gibi merakla izliyorum kendisini ancak sürekli gideceği günü düşünmeden de edemiyorum. kalecilerden çok anlamadığım için teknik bir analiz yapamayacağım ancak sarı kırmızı formayı giydiği 2011 yılından beri, ligde yaptığı unutulmaz bazı kurtarışları sizler için derlemek istedim.

    https://streamable.com/8663t (akılalmaz bir kurtarış) *
    https://streamable.com/o2qjl (kuyt'ın vuruşunu muazzam bir şekilde çıkartıyor.) *
    https://streamable.com/3fq2p (frikikte lastik gibi uzuyor.) *
    https://streamable.com/twbbg (muslera, skor 2-0 kasımpaşa lehineyken adem büyük'e geçit vermiyor.) *
    https://streamable.com/diqj4 (süper final'de çok kritik bir müdahale.) *
    https://streamable.com/7gcvs (ahmet ilhan vuruyor muslera yine uzuyor.) *
    https://gss.gs/AgZ.gif

    https://streamable.com/uota9 (muslera 3 kere kurtarıyor 4. vuruşta gole engel olamıyor.) *
    https://streamable.com/50vim (muslera'nın savunmaya tepkisi, temsili ve küfürlü) *
    https://gss.gs/ZLY.gif (galatasaray savunması temsili)

    https://streamable.com/9vhp1 *
    https://streamable.com/1ysak *
    https://streamable.com/fhbgz (muslera mükemmel uzanıyor.) *
    https://streamable.com/5ci8t (skor 1-2 ve muslera geçit vermiyor.) *
    https://streamable.com/i9na4 (talisca'nın kafa vuruşunu tek eliyle alıyor.) *
    https://streamable.com/zlb7j (rodallega'ya geçit yok.) *
    https://streamable.com/anc0k (muslera yine duvar örüyor.) *
    https://streamable.com/wum76 (muslera yine uzuyor, artık o kadar normal ki onun için...) *
    https://streamable.com/g9nwj (yine muslera yine muslera) *
    https://streamable.com/325cd (arka arkaya inanılmaz kurtarışlar) *
    https://streamable.com/91bka *
    https://streamable.com/fb5yi *
    https://streamable.com/u9dvo *
  • adam o kadar dominant ki, 25 ocak 2020 konyaspor galatasaray maçı akabinde aykut kocaman lafa "her zaman olduğu gibi fernando muslera" diye girdi. bıktırmış, yıldırmış rakipleri resmen. düşünsene beşiktaş karius'la oynuyor. fener yıllarca volkan'la oynadı, şimdiki kalecisi yedek kalecimiz ayarında.

    bana göre son 5 şampiyonluğumuzda aslan payı kendisinin. bizde değil de rakiplerde olsa bu 5 şampiyonluğu göremezdik.

    allah nazardan saklasın. bir daha boylesi gelmez. taffarel ve muslera. bu ikisi seviyeyi arşa çıkarmış oyuncular. simovic'i izledim, mondragon'u izledim ama taffarel ve muslera farklı amk.

    muslera gerçek bir örnek sporcu. zeki, çevik ve ahlakli. iyi ki var.
  • tam adıyla néstor fernando muslera micol, 16 haziran 1986'da arjantin'in başkenti buenos aires'te dünyaya geldi.

    http://media-1.web.britannica.com/...776-004-01572E3E.gif

    boyu 190 cm, kilosu ise 77'dir. sağ ayağını kullanmaktadır. lakabı "küçük kunduz"dur. kaleci olarak görev yapan muslera arjantin'de doğmuş olmasına rağmen aslen uruguaylıdır. ayrıca italya pasaportuna da sahiptir.

    http://unimaps.com/flags-america/uruguay-flag.gif

    http://www.state.gov/...ldfactbook_300_1.jpg

    futbola 2001'de ülkesinin başkent ekiplerinden montevideo wanderers'ta başlamıştır. 3 sene altyapıda kendisini geliştirdikten sonra ocak 2004'te a takıma alınmış ve 18 yaşındayken kulübüyle profesyonel sözleşme imzalamıştır.

    muslera'nın ocak ayında profesyonel olmasının sebebi uruguay'da liglerin 2005 yazına kadar güney yarımküre takvimine uygun olacak şekilde mart ile aralık arasında oynanmasıdır. yani "bizim" kısa ve ligin iki devresi arasındaki transfer sezonumuz(kuzey yarımkürenin kışı) "onların" uzun ve iki lig arasındaki transfer sezonuna(güney yarımkürenin yazı) denk gelmektedir. 2005'e kadar ligler bu şekilde oynanmıştır.

    uruguay futbol federasyonu 2005-2006 sezonundan itibaren geçerli olmak üzere liglerin avrupa takvimine göre düzenlenmesine karar vermiştir. oyunculara ve takımlara gerek dinlenme, gerek transfer süresi tanımak ve bu lig düzeni değişiminden mağdur olmamalarını sağlamak açısından da sadece 2005 sezonuna mahsus olmak üzere özel bir turnuva düzenlenmiştir. 2005 sezonu mart başı ile temmuz başı arasında ve kendi ligimiz üzerinden örnek verecek olursak "tek devre" oynanmıştır.

    2005-2006 sezonu ise avrupa'da ve ülkemizde olduğu gibi eylül-haziran arasında oynanmıştır. uruguay'da ligler halen bu şekilde düzenlenmektedir.

    fernando muslera'nın profesyonel futbol kariyerine gelecek olursak;

    2004 sezonunda montevideo wanderers ile uruguay'ın süper ligi olan liga profesional de primera división'da 2 maça çıkmış ve her iki maçta da 90 dakika görev almıştır. eski düzende oynanan bu son sezonda halen montevideo ekibinin kalesini korumakta olan mauricio nanni'nin arkasında yedek beklemiştir.

    o döneme kadar uruguay u-17 milli futbol takımı ile 9 maça çıkan muslera milli takımlar seviyesinde de yükselmeye devam eder ve 2005 güney amerika gençler şampiyonası'nın hemen öncesinde uruguay u-20 milli futbol takımına dahil olur.

    2005 sezonunun hemen öncesinde ocak ile şubat aylarında düzenlenen turnuvanın ilk grup aşamasında başarılı bir performans ortaya koyar ve 4 maçta da kalesini gole kapatır. bu maçların üçü 0-0, biri ise 6-0 uruguay lehine tamamlanmıştır.

    ilk etaptaki beşer takımlı iki grubun en başarılı üçer takımları ile oluşturulan altı takımlı final grubunda ise işler tersine döner. muslera 5 maçta kalesinde 10 gol görürken uruguay 1 galibiyet, 2 beraberlik ve 2 mağlubiyet ile grupta 5. olur. muslera final grubunda yalnızca 1 maçta kalesini gole kapatır.

    böylece uruguay u-20 milli futbol takımı ile tümü bu turnuvada olmak üzere sadece 9 maçta görev almış olur.

    2005 sezonunda montevideo wanderers ile ligde 9 maça çıkmış ve tümünde 90 dakika oynamıştır. marttan temmuza kadar süren ve tek devre oynanan bu geçiş sezonunda da nanni'nin arkasında takımının yedek kalecisi pozisyonunda bulunmuştur.

    2005-2006 sezonunda montevideo wanderers ile ligde 20 maçta görev almıştır. sezona yine yedek olarak başlamış fakat nanni'nin racing ferrol'a transferiyle görevi devralarak henüz 19 yaşındayken takımının kaledeki ilk tercihi haline gelmiştir. montevideo wanderers beklentilerin oldukça uzağında bir sezon geçirmesine rağmen genç muslera göstermiş olduğu performansla dikkat çekmiştir.

    2006-2007 sezonunun ilk devresinde montevideo wanderers ile ligde 13 maçta görev almıştır. ilk devrede oynamış ve tümünde 90 dakika sahada kalmış olduğu 13 maçta 16 gol yemiştir. bu 13 maçta genelde orta sıralarda yer alan takımı 8 galibiyet, 2 beraberlik ve 3 mağlubiyet almıştır.

    göstermiş olduğu başarılı performans ile ülkesinin başarılı takımlarından nacional montevideo'nun dikkatini çekmiş ve devre arasında kiralık olarak buraya transfer olmuştur. ligin ikinci devresinde 4 maçta kaleyi korumuş, bu maçların tümünde 90 dakika sahada kalmıştır. 4 maçta kalesinde 2 gol görmüş, nacional ise bu müsabakaların ikisini kazanırken ikisinde ise berabere kalmıştır.

    bu sezonda ise ligde montevideo wanderers üst sıralara oynayan bir tablo çizerken nacional beklenmeyen bir şekilde alt sıralardan kurtulamamıştır.

    nacional ligde kötü bir sezon geçirmesine rağmen her sezon bitiminde uruguay'da düzenlenen ve copa america'ya gönderilecek takımların belirlendiği pre-libertadores play-off ligi'ni 1. olarak tamamlamış ve beş maçın birinde görev alan muslera bu bağlamda küçük bir başarıda pay sahibi olmuştur.

    sezon bitimi ile montevideo wanderers'a geri dönen muslera ağustos 2007'de 3.000.000 euro karşılığında italyan ekibi lazio'ya transfer olmuştur. yapılan anlaşma gereği montevideo wanderers kulübü muslera'nın haklarının %50'sine sahip olmaya devam edecektir.

    muslera yeni takımı lazio'ya gelir gelmez birinci kaleci olarak kadroda kendisine yer bulur.

    2007-2008 sezonunda lazio ile serie a'da tümü 90 dakika olmak üzere 9 maçta görev alır. bu maçlarda toplam 15 gol yerken 1 kez de sarı kart ile cezalandırılır. sadece 1 maçta kalesinde gol görmez. lazio ise ligi 49 puanla 12. olarak tamamlar.

    birinci kaleci olup da ilk sezonunda lige bu kadar az maça çıkmasının başlıca sebebi talihsiz bir maçtır;

    (bkz: 7 ekim 2007 lazio milan maçı)

    http://www.youtube.com/watch?v=Enl1EB2jEB4

    bu maçta yediği beş golde de az çok hatalıdır. ilk golde kalesini gereksiz yere terkederek gole adeta davetiye çıkarır, sonra bir tane gereksiz penaltı, arka arkaya iki bacak arası ve belki de en masum olan son gol; çelebileceği sert bir şutu içeri alır.

    yeni takımına ağustosta geldiği için uyum süreci açısından ligin ilk iki maçında oynamaz fakat 3. haftadan 7. haftaya; yani yukarıdaki talihsiz maça kadar takımının bir numarası olarak sahadaki yerini alır. bu maçta göstermiş olduğu kötü performans yüzünden de sabırlar birden tükenir haklı olarak kesik yer. yerini 32. haftaya kadar sezon sonunda futbolu artık bırakacak olan 44 yaşındaki marco ballotta'ya devreder. ligin sonlarına doğru kaleyi tekrar devralarak 4 maçta daha görev alır ve kendisi için pek de hoş başlamayan sezonu moralli bitirir. oynamış olduğu maçlarda lazio toplam 2 galibiyet, 4 beraberlik ve 3 yenilgi alır. kupada ise oynamış olduğu 3 maçtan da galibiyetle ayrılır.

    ilk yurtdışı tecrübesinin hemen başında 21 yaşında genç bir kaleci olarak, hem de lazio gibi beklentilerin yüksek olduğu isimli bir takımda böyle bir durumla karşı karşıya kalması zaten normaldir ve böyle bir durum futboldan az çok anlayan kişiler tarafından beklenir de; fakat bu kötü gidişatı tersine çevirerek durumu toparlayacak ve ilerleyen zamanlarda basamakları bir bir çıkacak olan yine kendisidir...

    kupada ise 3 maçta 90'ar dakika oynar ve bu maçların tümünde birer adet olmak üzere kalesinde 3 gol görür.

    2008-2009 sezonunda lazio ile serie a'da 15 maça çıkar. 4 maçta kalesini gole kapatırken diğer maçlarda toplam 22 gol yer; 1 de sarı kart görür.

    bu sezonda ligde lazio'nun kaledeki birinci tercihi river plate'den takıma yeni dahil olan juan pablo carrizo'dur. muslera'nın bir önceki sezon başına gelen olayın bir benzerine kadar ilk 20 haftada kaleyi korur. 25 ocak 2009 lazio cagliari maçında kalesinde 4 gol görünce kesik yer ve ironik bir şekilde yerini muslera'ya bırakır. muslera üst üste 15 hafta kalede kaldıktan sonra son 3 haftada yerini tekrardan carrizo'ya devreder ve sezon böylece tamamlanmış olur.

    kupada ise 6 maçta 90'ar dakika görev yapar. 1 maçta kalesini gole kapatırken diğer maçlarda toplam 10 gol yer. final maçında da görev yaptığı turnuva sonucu lazio kupayı müzesine götürür. muslera da böylece kulüpler düzeyindeki ilk kupa sevincini yaşamış olur. normal süresi 1-1, penaltılar sonucu ise 7-6 biten finalde; 13 mayıs 2009 lazio sampdoria maçında iki penaltı atışında kalesinde gole geçit vermez ve başarıda büyük pay sahibi olur.

    http://www.youtube.com/watch?v=IWNpYP5YX-0

    böylece lazio ligi 50 puanla 10. bitirmesine rağmen kupa şampiyonu olarak uefa avrupa ligi play-off'larına kalır.

    daha önceden birçok defa urugay milli futbol takımı'na çağrılmasına rağmen bu sezonun ekim ayına kadar hiç maça çıkamamıştır. juan guillermo castillo'nun performansından memnun olmayan oscar tabarez formayı fernando muslera'ya verir. ilk maçı 2010 dünya kupası için çok kritik önem taşıyan 11 ekim 2009 ekvador uruguay maçıdır.

    10 takımdan oluşan conmebol grubunda ilk 4 dünya kupasına doğrudan katılırken 5. play-off oynamaya hak kazanır. bu maç öncesi de uruguay 6. iken 5. ekvador ile aralarında yalnızca 2 puan fark vardır.

    muslera başarılı bir maç çıkarıp 2-1'lik galibiyette pay sahibi olurken uruguay da güney afrika yolunda avantaj elde eder.

    son maçlarını her iki takım da 1-0 kaybeder ve uruguay ekvador'un 1 puan önünde play-off'lara kalır. muslera 1-0 kaybedilen 14 ekim 2009 uruguay arjantin maçında da görev yapar.

    italya süper kupası finali olan 8 ağustos 2009 inter lazio maçında da lazio kalesini korur ve 2-1'lik galibiyet sonrası kulüpler düzeyindeki ikinci kupa sevincini yaşar.

    2009-2010 sezonunda lazio ile serie a'da 36 maça çıkmıştır. 8 maçta kalesini gole kapamış, kalan maçlarda toplam 42 gol yerken 4 kez de sarı kart ile cezalandırılmıştır. lazio 46 puanla ligi 12. sırada tamamlamıştır.

    kupada 2 maçta görev yapmıştır. bu maçlarda kalesinde toplam 3 gol görmüştür. lazio ise 1 galibiyet, 1 de yenilgi ile sahadan ayrılırken çeyrek finalde turnuvaya veda etmiştir.

    uefa avrupa ligi play-off'larında her iki maçta da görev yapmış, 1 gol yerken 1 de sarı kart görmüştür. lazio ise elfsborg'u 3-0 ve 0-1'lik skorlar sonucu eleyerek gruplara kalmıştır.

    uefa avrupa liginde 2 maçta oynamıştır. bu maçlarda 3 gol yerken 1 kez sarı kart görmüştür. lazio gruplarda 3. olarak elenmiştir.

    2010 dünya kupası play-off'larında kosta rika milli futbol takımı ile karşı karşıya gelen uruguay rakibini 1-0 ve 1-1'lik skorlar sonucu eleyip afrika biletini kaparken muslera her iki maçta da ülkesinin kalesini korumuştur.

    bu sezonda muslera ülkesi ile dünya kupası öncesi ikisi de hazırlık maçı olmak üzere iki maça daha çıkmıştır. bu maçlarda da isviçre'yi 3-1, israil'i ise 4-1 yenmişlerdir.

    2010 dünya kupası'nda 1 sırt numarası ile ülkesini temsil etmiş ve uruguay milli futbol takımı'nın yapmış olduğu 7 maçta da kaleyi korumuştur.

    a grubu:

    11 haziran 2010 uruguay fransa maçı: 0-0

    16 haziran 2010 güney afrika uruguay maçı: 0-3

    22 haziran 2010 meksika uruguay maçı: 0-1

    2. tur:

    26 haziran 2010 uruguay güney kore maçı: 2-1

    çeyrek final:

    2 temmuz 2010 uruguay gana maçı: 1-1 (4-2)

    yarı final:

    6 temmuz 2010 uruguay hollanda maçı: 2-3

    üçüncülük:

    10 temmuz 2010 uruguay almanya maçı: 2-3

    böylece ülkesi ile 2010 dünya kupası'nda dördüncülük sevinci yaşamıştır. bu; dünya kupalarında uzun zamandır sessiz olan uruguay için büyük ve beklenmeyen bir başarı olmuştur. muslera ise iki penaltı kurtardığı çeyrek final maçı başta olmak üzere turnuva bütününde istikrarlı ve başarılı bir grafik ortaya koymuştur.

    http://www.youtube.com/watch?v=IxRz_jz-1wM

    2010-2011 sezonunda lazio ile serie a'da 36 maça çıkmıştır. 13 maçta kalesini gole kaparken diğer maçlarda toplam 38 gol yemiştir. yediği gollerden biri direkten dönen bir şut sonrası sırtına çarparak ağlarla buluştuğu için kendisine yazılmıştır.

    http://www.youtube.com/watch?v=8BOLzrMA5gk

    lazio 66 puanla 5. olarak yeniden üst sıralarda yer almış ve uefa avrupa ligi play-off'larına kalmıştır.

    bu sezonda ülkesi ile 5 hazırlık maçında görev yapmıştır. bu maçlarda uruguay milli futbol takımı angola ve şili'yi 2-0'la geçerken estonya'yı 3-0 mağlup etmiş, hollanda ile 1-1 berabere kalırken almanya'ya 2-1 mağlup olmuştur.

    fernando muslera ülkesini uluslararası turnuvalarda ikinci kez temsil etme başarısını copa america 2011 kadrosuna seçilerek elde etmiştir. turnuva boyunca takımının birinci kalecisi olarak 6 maçta görev almış ve şampiyon olan ekibin önemli bir parçası olmuştur.

    c grubu:

    4 temmuz 2011 uruguay peru maçı: 1-1

    8 temmuz 2011 uruguay şili maçı: 1-1

    12 temmuz 2011 uruguay meksika maçı: 1-0

    çeyrek final:

    16 temmuz 2011 arjantin uruguay maçı: 1-1 (4-5)

    yarı final:

    19 temmuz 2011 peru uruguay maçı: 0-2

    final:

    24 temmuz 2011 uruguay paraguay maçı: 3-0

    copa america'da tevez'in penaltısını kurtardığı çeyrek final maçı başta olmak üzere turnuva boyunca oldukça parlak bir görüntü çizen muslera ismini takımın yıldızları arasına yazdırmıştır. böylece milli takımlar düzeyindeki ilk ciddi başarısını elde etmiştir.

    http://www.youtube.com/watch?v=u3ixBlvBz6w

    2011 yaz transfer sezonunda lorik cana+6.750.000 euro karşılığında galatasaray'a transfer olmuştur. oyuncu haklarının %50'si lazio, %50'si montevideo wanderers kulübünde olduğu için muslera'nın toplam bedeli kağıt üzerinde 13.500.000 euroyu bulmuştur. fakat lorik cana'nın galatasaray'a 4.500.000 euroya transfer olduğu düşünülürse muslera için galatasaray 11.250.000 euroluk bir meblağ harcamıştır. galatasaray bu hamlesi ile dünya futbol tarihinin en pahalı 5. kaleci transferine imza atmıştır. ayrıca muslera yıllık 2.000.000 euro kazanacaktır.

    istatistiklerini son bir kez toparlayacak olursak; nacional: 4 maç-2 gol, uruguay milli futbol takımı: 26 maç-23 gol ve lazio: 113 maç-134 gol.

    yorum kısmına gelirsek;

    ne diyebilirim ki... transferi hala bana şaka gibi geliyor. uzun yıllar sonra, hatta belki de tarihinde ilk defa galatasaray genç, yabancı ve yetenekli bir kaleci transfer etti. hem de parasını çatır çatır ödeyerek...

    zira en isimli yabancı kalecileri ele alacak olursak taffarel ve leo franco 32, de sanctis 31, mondragon ve simovic ise 30 yaşında galatasaray'a transfer olmuşlardır. bir kalecinin 24-25 yaşındayken isim yapması ise zaten dünyada pek sık rastlanan bir olay değildir.

    muslera 2010'da, dünya kupasında göstermiş olduğu başarılı performanstan sonra iffhs tarafından dünyanın en iyi 7. kalecisi seçilmiştir. içinde bulunduğumuz 2011'deki copa america şampiyonluğunu da hesaba katarsak şu an dünyanın en iyi 5 kalecisinden biridir demek fazla abartı olmaz...

    hagi galatasaray'a geldiğinde belki de dünyanın en iyi birkaç oyun kurucusundan biriydi ama artık yaşlıydı ve dolu dolu bir futbol hayatı olmuştu. popescu da öyle, taffarel de... bu üç ismin de artıları kariyerleri ve yaşlarından beklenmeyecek derecede meslek aşkına ve iş ahlakına sahip olmalarıydı...

    muslera hem yıldız oyuncu olması, hem de hala gelecek vaadetmesi açısından ufak bir farkla çok daha özel bir isim haline geliyor.

    kaleci analizi yapma konusunda başarılı değilim bunu en baştan söylemeliyim. muslera hakkında diyebileceğim pek az şey var. çok yetenekli bir kaleci... çok... her kalecide olabileceği gibi arada sırada konsantrasyon kaybı yaşayacaktır fakat büyük maçlarda resmen ışıl ışıl parlayan bir isim.

    maliyeti fazladır azdır, ben ekonomist değilim, sonuçta dünyanın en iyi 5 kalecisinden birini alıyorsan bence yine fazla bir miktar sayılmaz ödenen para... ha şartlar dahilinde galatasaray için biraz büyük bir miktar ise buna kısmen katılırım ama en az 10 senedir takıma adam gibi kaleci almadığımız ve bu yüzden kaybetmiş olduğumuz olası gelirleri hesaba katarsak böyle makul bir harcamanın artık zamanı gelmişti.

    belki istanbul'u sevmez, evini özler, psikolojisi bozulur, takıma uyum sağlayamaz ve bunlara müteakip rezil bir performans gösterebilir, bilmem, bilemem... oyuncular sanal karakter veya robot falan değiller, hiçbir şeyden %100 emin olamayız ama tüm durumlar ele alınırsa muslera %100 doğru bir transferdir ve takıma kazandırılması gerçekten müthiş bir başarıdır. isterse çok kötü maçlar çıkarsın, sözüm olsun ben her daim bu çocuğun arkasındayım. çünkü bu genç adam süper bir kaleci olduğunu birden fazla sayıda kanıtladı, bundan milyonlarca sporsever ve belli başlı futbol otoriteleri emin. eğer biz bir boklar yiyip de kendisinden yararlanamaz isek hem bu süper fırsatı tepmiş, hem de dünya futboluna ihanet etmiş oluruz. muslera'nın bonservisi ile birlikte sorumluluğunu da beraberinde aldık unutmayalım...

    ayrıca kaleci antrenörü olarak başında taffarel gibi karakter olarak süper, güney amerikalı, tecrübeli ve yıldız bir ismin olması transferini çok daha anlamlı ve yerinde kılıyor... bunu da göz ardı etmemek lazım.

    ben elbette başarılı olacağını düşünüyorum. demin de dediğim gibi her zaman kendisini desteklerim, yalan olmasın bir figür olarak sempatik biri de. inşallah önümüzdeki 5 yıl boyunca çok daha iyi yerlere gelir, takımımızın da çok iyi yerlere gelmesine vesile olur.

    dünyanın en iyi 5 kalecisinden birini aldık... vallahi inanmam... muslera falan değil canım o gelen bank asya'da genç bir çocuk vardı odur o...

    takımımıza hoşgeldin aslan parçası...

    http://25.media.tumblr.com/...rLK1qcdkb4o1_400.jpg *

    http://www.larepublica.com.uy/.../images/240957_0.gif *

    http://24.media.tumblr.com/...WXR1qcdkb4o1_250.jpg *

    http://3.bp.blogspot.com/...g0/s1600/muslera.jpg *

    http://www.nationalturk.com/...lera_galatasaray.jpg *

    http://cdn.wn.com/...320d30e82-grande.jpg *

    http://totalfootballmadness.com/...rnando-Muslera-1.jpg *

    http://www.gshaberajansi.com/...-tikla-izle-303.html *

    http://www.ligtv.com.tr/...r/?r=1&hid=96401 *

    http://www.galatasaray.org/...d4e02034c9d01dbd.jpg *
  • iki maçtır hatalı goller yiyor. eğer adaletli olmak gerekiyorsa bir iki maçlığına kaleyi ismail çipetpetpetpet çipetpetpet cibili cibili şak şak şak cırnik cırnik aniyya aniyya cibili piçüviii şakşakşak vicooo

    galatasaray a.ş. içerisinde ilk 11 içindeki yerini tehdit edebilecek tek kişi taffarel olan futbolcu. bir iki maç daha iyi olma. iyi olma ki o 3 kupayı kim kazandırmış görsünler.
  • dün akşamdan beri açıp açıp penaltı attığı videoyu izliyorum, yüzümde tebessüm. http://www.youtube.com/...&feature=related ismini duyduğunda, fatih terim'den izin çıktığında yüzündeki ifade ne kadar samimi ne kadar mutlu olduğunu gösteriyor. yahu galatasaray için 2-0dan 3-0 yapan sıradan bir gol ama o adam için sıradan bir gol değil işte. golden sonraki sevinci, arkadaşlarına sarılışını o kocaman sırıtışını görünce etik diye zırlayan insanların duygusuz olduğuna inanıyorum. yahu, bir insan muslera'yı neden sevmez, neden ona antipatiyle bakar anlayamıyorum. tamam melo için çirkef desinler, ujfa için messi örneğini versinler ne bileyim necati için transfer meselesini ortaya sürüp onların yaptıkları için kulp taksınlar ama el insaf bahsettiğimiz adam muslera. dünyanın en sempatik futbolcularından biri, yahu git messi'den dahi nefret et ama muslera'dan neden nefret edilir. aklım mantığım almıyor. kendisi bizim takımda değil de fenerbahçe'de de oynasa dünkü gol sevincini görsem sesimi çıkarırsam ne olayım. alex'in oğlunun sahadaki hallerini izlerken gülümsedim muslera'ya ağız dolusu küfür edildiği gün. yıllar sonra hatırlamayacağımız bir maçı unutulmaz kılmıştır. volkan babacan adlı at hırsızı vol2 modundaki adamın kalesine golünü atması da adaletin nasıl bir şey olduğunu göz önüne serdi zaten. sen bütün sene hiçbir halt yapama takımın küme düşsün, ülkeye yeni gelmiş gencecik senden 12345678 kat daha yetenekli muhtemelen 5 mislin para kazanan, senin tanınırlılığının 45678906789 katı kadar tanınan bir adam için "ahahah nasıl gol yedi" minvalli tweetler at, bunu bir kez filan da değil defalarca yap. keser döner sap döner gün gelir hesap döner sözünü tamamen unut, sonra maçtan sonra etik diye ağlayıp hakeme salla, yok ya. o kadar basit değil volkan efendi.

    düşünsenize bu gol videosunu izleyen, taraftarın onu penaltıya istemesine şahit olan, gol sevincini gören ülkesindeki insanları, italya'da onu tanıyan napıyo nediyo diyen insanları. nasıl gurur duymuşlardır.

    benim için dünyanın en iyi kalecisidir, dünyanın gole en güzel sevinen kalecisidir yalnız olmadığımı da adım gibi biliyorum, iyi ki armamızın altında. kocaman gülüşü şampiyonluk kupasını kaldırırken daha da büyüsün. daha da fazlalaşsın.
  • çok değil geçen sene bu zamanlar penaltı kurtaramıyor, maaşı çok diye saçma sapan istatistikler paylaşıp göndereceğiz diye kendini yırtan insanlar vardı burada.

    muslera bu takımın en önemli oyuncusu. biz hatırlıyoruz de sanctis, leo, franco, zapata, orkun, aykut falan. yeni nesil hatırlamıyor herhalde. arkana yaslanıp kalede kaleci var diyorsun şimdi. top yarı sahayı geçince gol diye kederlendiğimiz maçlar oldu bizim zamanında. adamıb kıymetini zaten gidince anlayacak bizim teenager taraftarlar.
  • adam ağrılarına rağmen maç 1-1 iken sırf değişiklik hakkı kullanılmasın diye oynarım sıkıntı yok diyor ayakta kalmaya çalışıyor ve 3 4 pozisyonda da başarılı oluyor sakatlığından sonra. kendisinin oyunda kalması sayesinde gomis oyuna dahil oluyor, ataklarımiz sıklaşıyor ve golü de kornerden buluyoruz. bu fedakarlık maç kazandırmak değil de nedir?

    taraftara karşı benzer hisleri bülent kaptanın ve hagi'nin teknik direktörlük döneminde de yaşamıştım. ayıptır.

    (bkz: 27 şubat 2018 akhisarspor galatasaray maçı)
  • 8. sezonunda 5 lig şampiyonluğu, 4 türkiye kupası ve 4 türkiye süper kupası* olan efsane kalecimiz.

    kariyerini burada bitirmeden önce bir tane avrupa kupası kazanmamız ise tek dileğim.

    allah'ım şöyle bir iki sene içinde uefa avrupa ligi'ni kazansak ve muslera'nın ellerinde yükselse...

    yaşım gereği simoviç, stauche, hayrettin, taffarel, mondragon gibi iz bırakan birçok kaleciyi izledim. *

    benim gözümde hepsinin önünde.

    yani tafo'un uefa serüveni ve kopenhag'ı, mondragan'un şampiyonlar ligi'nde ve derbilerdeki performansları falan inanılmazdı ama muslera benim için bambaşka.

    2014-2015 sezonunu tek başına kendisine yazarım mesela, bir kaleci bir şampiyonluğa en fazla bu kadar etki edebilir.

    onun dışında ise şampiyon olduğumuz her sezon özellikle ligin son düzlüğünde superman modunu açmasıyla ibreyi lehimize çeviriyor.

    çok iyi forvetler bile muslera'ya gol atmak için en zor yere atmaya çalışıyor topu, aksi halde çıkaracağını biliyorlar.

    bu bile rakip hücumcuları bozuyor, defalarca gördük. karşı karşıya pozisyonlarda topu dışarı atanları.

    1986 doğumlu bir dahaki ay 33 oluyor. kendisine iyi bakarsa buffon gibi, kahn gibi, van der sar gibi 6-7 sene daha bizimle olabilir.

    mondragon sonrası muslera öncesi karanlık dönemden sonra allah'ın bir lütfu oldu resmen.

    bay haksız rekabet gerçekten de kendisi için kullanılan en güzel tanımlardan birisi.

    bir de ben kendisini galatasaray'ın bir insanda vücut bulmuş hali gibi görüyorum.

    yakışıklı, sempatik, başarılı, güçlü, hırslı, damarına basarsan hırçın ama son derece mütevazı, efendi, yardımsever, iyi bir eş, iyi bir baba, müthiş bir insan.

    kardeşim gibi yemin ederim.

    daha iyisi yok!

    iyi ki varsın aslanım...

    https://gss.gs/LCS.jpg
  • bu adam galatasaray hafızasının sahadaki son temsilcisi. bugün sakatlansa, sahaya çıkamazsa, takım sadece kalecisini değil, hafızasını da kaybeder.

    kadrolar yenilenirken bu hafıza hep iletilir. ben galatasarayı 1986'dan beri izliyorum. kadrolar yenilenirken bu hafıza asla kaybedilmemeye dikkat edilmiştir. galatasaray'ın kulüp kültürünü gelecek olan yeni futbolculara aktaracak 1-2 isim mutlaka kadroda bulunmalıdır. 2011-2012 sezonunda yepyeni kadro kurarken bile hakan balta, ayhan, sabri gibi isimler takımdaydı. bu isimlerin varlığı her zaman önemlidir.

    şu anki takımda bu hafızaya sahip iki futbolcumuz kaldı. biri selçuk biri muslera. bu iki futbolcu takımdan ayrıldığında bu takımda en az 5-6 sene oynamış oyunculara ihtiyacımız var. feghouli ve belhanda bu isimler olabilirdi ama onlarla da taraftarın bağı sadece performans odaklı. mesela bu isim taylan olabilir, ömer olabilir. üst düzey performans vermeleri gerekmiyor, muslera'da var olan galatasaray hafızasını alsalar yeter. kazanma kültürünü, büyük takım olgusunu sadece "galatasaray" ismiyle yaşatamazsın. başarılar da buna tek başına yetmez. devamlılık gerekir, aidiyet gerektirir. bütün bunları gelecek olan yerli yabancı tüm futbolculara hissettirmek, anlatmak gerekir.

    muslera bu açıdan çok değerlidir, takımın hafızasıdır, onu kaybetmek demek, bir çok şeyi de kaybetmek demek olacaktır.
  • penaltı kurtarılmaz, kaçırılır. penaltı gibi anlık moral ve motivasyon gerektiren işlerde kişinin modu önemlidir. var’a giden pozisyonda “bakacak iptal edecek” işareti yapan bir adamın morali sizce nasıldır? soruyorum size.

    bakın muslera 7 senedir bu takımın kalesinde; yedi sene. bu takımın son 10 senede yaşadığı istisnasız her başarıda adı yazılacak ilk üç adamdan bir tanesi muslera. hadi bunu da geçiyorum, an itibariyle dünyadaki aktif kaleciler arasında ilk 10’a net yazılacak bir kaleci. “olacak inşallah” kepa arrizabalaga için 70 küsür, muslera dengi allison, ederson gibi kaleciler için 70-80 m euroların konuşulduğu ortamda adama “penaltı kurtaramıyor” diye sitem edilir mi? yazıktır ya. satsak, satmasak gitse, 3 hafta sonra gözümüzde yaş, burnumuzda sümük balonu ile ararız kendisini. gerçekten kendisine yapılanın eleştiri sınırlarını aşarak mobbing’e girdiğini düşünüyorum.

    bu sene 7 mi 8 mi penaltı yedi? geçen sene neredeydiniz? çünkü sen maçı kazanınca yediğin penaltı golü umrunda olmaz hacı. al forveti, her maç üç tane at, bak bakalım umrunda oluyor mu yenen penaltı.

    hepimiz galatasaray başarısız olduğunda üzülüyoruz ancak desteklediğiniz yönetime şu an laf edememek için kendisinin yediği penaltılar üzerinden edebiyat yapacaksak işimiz iş.

    yediği uydurma penaltılarda kusuru, operasyon yapan tff, tetikçi hakem, penaltıyı kritik hale getirmeyecek kadroyu kurmaktan aciz yönetim, orta saha ve defans hatlarından daha azdır.
  • gece saat 03:33 aklımdaki soru bu adam futbolu bıraktığında biz ne yapacağız yerini nasıl dolduracağız? galatasaray’da bir yabancının 9 sezon oynadığına şahit olmadım, oynadığı 9 sezonda bu kadar verim veren bir oyuncuyada şahit olmadım. şampiyonluğa direkt etki eden kurtarışlar yaptı ve yapmaya devam ediyor, bu sene kalemizde karius olsa bu defans hattıyla neler olurdu bir düşünün, ilk 11 yazarken musleradan o kadar eminimiz ki zapata, aykut, orkun, leo franco dönemi aklıma geliyor. galatasaray’ın hagi’den sonraki en iyi transferi musleradır.