• 9577
    eskiden sözlükte muslera'yı eleştiren ofsayt manyağı oluyordu. çünkü kimse muslera'nın hatalarını kabullenemiyordu.

    şimdi de şöyle bir şey var; muslera hata yaptığında acımasızca gömenler ve muslera 2 kurtarış yaptığında deli gibi övenler. muslera hata yaptığı için gömenlerin sayısı şimdilik daha fazla. muslera 1 maçta güzel oynarsa eğer onu sevip sayanlar sonra ortaya çıkacak.

    benim futbol görüşüme göre muslera kotu kaleci. hem mental problemleri var hem de ayakları günümüz futbolunun çok gerisinde. muslera ile geriden oyun kuramıyorsun. degajları ya rakibe ya taça atıyor ona alıştık artık da yerden oyun kurmaya calışınca eli ayağı birbirine dolanıyor genellikle yerden atılan topları da rakibe gönderiyor. en yakın örneği benfica ve kasımpaşa maçları. benfica'nın presini yerden oyunla açamamıştık. refleksleri hariç tüm kaleci özellikleri çok geri planda kalıyor. biraz futbol izleyen zaten muslera'dan katbekat iyi kaleciler olduğunu görür. fransa da italya da b.liga da epl de çok iyi kaleciler var. muslera bu liglerde yedek kaleci bile zor olur. bir gol yeyince hem kendi dağılıyor hem takımı oyundan düşünüyor. ayrıca bu adama her sene bonservis parası verir gibi yıllık ücret veriyoruz.

    yıl olmuş 2020 takımın başında fatih hoca var scout ekibi var. gelen oyuncuları goruyoruz luyindama ve marcao vs. insanlar hala muslera gidince zapata, leo franco filan gelecek zannediyor. muslera'yı bunla savunanların futbolla yakından uzaktan alakası yok. çünkü bunlar hala muslera'nın 2014 yılında kurtardığı topla yaşıyor.

    alanya maçında aşırtma gol yiyen muslera'yı orada muslera napsın diyenler var. ben söyleyeyim ne yapacağını doğru pozisyon alsın. kaleyi ortalayıp ileride beklemeseydi o golü yemezdi. futbolcu da o vuruşu denemezdi zaten.

    fatih terim'in has adamı olduğu için gideceğini düşünmüyorum. sözleşmesi de uzatılmaz zaten.
  • 9578
    kendisi hakkında, artık kabullenilmeyen durum diyorum, bir durum var. bu durum, muslera'ya yapılan bazı eleştirilerin yanlış anlaşılması, yorumlanması ve kendisine toz konduramama sendromudur. şimdi bunları tekrar izah etmek gerekirse; muslera hata yapamaz diye bir durum yok, her topu çıkarması ya da her maç harika oynaması da gerekmiyor. yıldız oyuncuların bile formsuz dönemleri oluyor. örnek vermek gerekirse şu an aklıma gelen cristiano ronaldo‘nun juventus‘a gittiği ilk zamanlarda da skora katkı açısından sıkıntı çekmesi verilebilir. yani demem o ki ronaldo da olsan zaman zaman kötü, verimsiz zamanların olur, eyvallah; ama muslera’da iş çığrından çıkmaya başladı. rutin haline gelmeye başladı bu hatalar. bakın tekrar diyorum hata yapabilir, insanın mayasında; hatalar, yanlışlar var ama muslera da durum rutin hale geldi.

    bu sezon bazında ele alalım. hadi ilk dönem* savunma zayıftı, eksiktik, sakatlıklar, cezalılar vardı. takviye de yaptık ama bireysel hatalar ile hala gol yemeye devam ediyor. hadi yeni oyuncular, yeni takım arkadaşları zaman lazım diyelim ama dediğim gibi bireysel hatalardan goller yemeye devam ediyor. eh, hal böyle olunca ve kulübün durumuna rağmen aldığı maaşla performansına bakınca homurdanmaların çıkması gayet doğal.

    artık toparlamak gerekirse, aşağı doğru giden performansına rağmen takımın mevcut şartlarına bakınca, kendisine yine güveniyorum, güvenmek de zorundayım. özellikle geçmişteki katkısını, kalitesini, tecrübesini, başarıların altındaki imzalarını da hesaba katınca kendisinin yüksek performansına ihtiyacımız var. ama artık kendisinin bir silkinmesi, kendine gelmesi şart. kendine gelmesi için gerekirse ligde de birkaç maçta ismail çipe'ye şans da verilebileceğini düşünüyorum. şampiyonluk yolunda tabi ki kaleyi ismail'e vermek büyük bir kumar ve böyle bir kumar oynamak pek akıl işi değil. demem o ki şampiyonluk yolunda yüksek performansına fazlasıyla ihtiyacımız var; çünkü işin şakası yok, sezon kritik ve kendisi böyle kritik hatalara devam ederse işimiz iş. kendisine ihtiyacımız var ve umarım en kısa sürede toparlar artık.

    son olarak da şunu eklemek istiyorum, bunu da önceden belirtmiştim ama tekrar hatırlatmak istiyorum. muslera futbol dünyasında kalemizi koruyacak tek kaleci değil, son kaleci de olmayacak. gerekirse yerine kendisinin standartlarında, kendisinden daha iyi ya da yerine potansiyelli yeni bir isim gelebilir. muslera'nın galatasaray'dan ayrılması galatasaray'ın sonu değildir. kendisine de körü körüne bağlanmak pek sağlıklı bir yaklaşım değildir. muslera'yı eleştirince, eleştirenlere x bir futbolcunun müstehak gösterilmesi de komiktir. muslera değerimizdir, önemli bir ismimizdir ama eğer vakti gelmişse doğru bir şekilde yolların ayrılmasında bir sıkıntı da yoktur. isimler gelip geçici, kalıcı olansa galatasaray'dır.
  • 9579
    belhanda'nın durumuna düşmek üzere savunucuları yüzünden.

    her şeye ulaşmanın bu kadar kolay olduğu, her ligin izlenebildiği günümüzde bir oyuncu gerçekten iyi oynarsa onu herkes över. belhanda kötü oynarken onu savunmak uğruna garip garip argümanların üretilmesi belhanda'ya yönelik eleştirilerin dozajını nasıl arttırdıysa şimdi de muslera'yı savunacağız diye yazılanlar muslera'ya yöneltilen eleştirilerin sertleşmesine neden olacaktır. 17 şubat 2019 kasımpaşa galatasaray maçında selçuk inan övüldü burada. çünkü geçmiş maçlarına göre iyi oynadı. selçuk gibi son yıllarda antipatik hale gelmiş bir adam bile övüldüyse muslera gibi sevilen bir figür de zaten hak ettiği anda övülecektir merak etmeyin. aama üzerine gelen bir topa karşı gösterdiği refleksi 3 gün övmek bana doğru gelmiyor, hele hele bariz kötü oynadığı bir maçın ardından yediği hatalı golü başka başka şeyler bağlamak bir dönem kötü oynayan selçuk'u savunmaya çalışanları hatırlatıyor fena halde;

    ''zemin kötü''
    ''yanındaki kötü''
    ''önündeki kötü''
    ''rakip önde bastı'' vs. vs.

    şimdi muslera için yazılanlara bakıyorum;

    muslera'nın 17 şubat 2019 kasımpaşa galatasaray maçında yediği golde faulü yapan hatalı, veren hakem hatalı, baraj hatalı... oldu olacak golü atan oyuncuya da hatalı diyelim, muslera'nın beklemediği yere vurdu diye...
  • 9582
    (bkz: #2355113)

    yukarıdaki entryde görüldüğü üzere muslera bir önceki yıl da bu dönemlerde kötü performansı nedeniyle çok ağır eleştiriliyordu. ligin geri kalan kısmında toparladı ve şampiyonluk yolunda büyük katkı sağladı. bu yıl da benzer bir sürecin yaşanacağını düşünüyorum ya da en azından umuyorum.

    sezonun genelinde muslera, feghouli, fernando gibi yıllık ücreti 3 milyon avronun üzerinde olan oyuncuların performansı maliyetlerine oranla çok düşük kaldı. çok yüksek katkı sağlamış olsalardı dahi kulübün ekonomik durumu, uefa ile yapılan anlaşma ve takımdaşlık olgusu bu oyuncuları sorgulanır kılacaktır. yıl sonunda üç futbolcuyla da yollarımızı ayırmamız gerekiyor. kabul etmesi halinde ki hiç sanmıyorum, muslera ile süre uzatılarak daha makul ücretli bir sözleşme yapılabilir. drogba gibi gerek ulusal gerekse uluslararası platformda kulübe değer katabilecek fırsat transferleri hariç yüksek yıllık ücreti olan futbolcular artık transfer edilmemeli.
  • 9583
    galatasaraya çok şeyler kazandırmış, bayrak oyuncumuz olmuştur.
    evet sadece bu sezon değil, geçen sezonda performansında geçmiş yıllara oranla daha sert iniş çıkışlar yaşanmaktadır.

    hızla artan formsuz dönemlerine rağmen kendisinden vazgeçmek bence delilik olur, ama birşeyler yapmakta artık şart.

    bence muslera’nın performansının artması için sadece futbol değil her sağlıklı işleyen meslek grubunda olduğu gibi forma rekabetini arttırmamız gerekiyor.

    kendisini gerekirse arkamıza bakmadan 2 ay yedek kulubesine oturtacak kadar güven veren bir kaleciyle anlaşmamız lazım.

    hatta muslera gitsede bunu yapmak lazım!
    as kaleci almakla bitmiyor iş, arkasıda güven vermeli (çipe’yi unutmadım ama onun devamlı oynayacağı bir süperlig takımında 1 sezon geçirmesi ve sonra tekrar değerlendirilmesi daha doğru olur)
  • 9585
    muhafazakar olmayı göze alarak birkaç satır karalamak istiyorum. evet, yeni nesil bir sosyal medya taraftarı türedi, tıpkı ülkenin her alanında olduğu gibi mutlak surette bir şeytan bulup onu taşlamadan duramayan. bakın eleştiriden falan bahsetmiyorum burada, linçten bahsediyorum. şu an ne yapalım biz taraftarlar? yuhalayalım mı kalecimizi? yönetim ne yapsın? mukavelesi fesh edilsin mi? sezonun son 12 maçı kalmış ve belki de düğüm birkaç hafta içinde çözülecek. simoviç'ten bu yana tüm galatasaray kalecilerini izlemiş biri olarak, evet çok formsuz maçları oldu, hatalı goller yedi vs. hiçbir itirazım yok. ancak bir-iki sezon kendi standartlarının altında oynuyor diye bu denli üstüne gidilmesini anlamıyorum. adam sekiz yıllık galatasaray kariyerinde belki de ilk kez üst düzey bir savunmayla oynuyor son maçlarda. haziran ayına kadar bir sakin olamaz mıyız? sonra yine linç etmeye devam edebilirsiniz...
    not: bu sözlükte sabri'yi, aydın yılmaz'ı bile yıllarca ölümüne savunan onlarca yazar vardı, sanıyorum muslera evlat olmadığı için şu anki tablo var.
  • 9586
    kendisini severim ancak son maçlardaki konsantre eksikliği artık ayyuka çıktı. attığı lakayt paslar rakibe gidip kalemizde tehlike yaratıyor. yediği serbest vurus golü de onun yeteneğindeki bir kaleciden beklenmezdi. ancak sunuda söylemek gerekirse, yan toplara daha fazla çıkmaya başladı. bir yerden toparlarken, başka yerden dağıtıyor maalesef.
  • 9588
    şaka maka galatasaray ile 4 şampiyonluk gördü (2012-2013-2015-2018). 2019'da da şampiyon olursak göğsümüzdeki yıldızların birine muslera yazmak gerekecek.

    bütün bu sezonlarda belli dönemlerde tartışılmış ama sezon sonuna doğru şampiyonluk modunu aktifleştirmiştir. nedenini niçinini tahmin edecek değilim ama temennim 2019 yılında da aynı şeyin yaşanması.
  • 9589
    hem maaş bütçesini düşürmek hemde düşen performansından dolayı yazın takımdan gönderileceğini düşünüyorum. zaten fatih terim değişimin ilk ayağını ara transfer döneminde yaptı şimdi de yazın operasyonu tamamlayacak. marcao ve luindama transferlerinden sonra çok rahatım musleradan 10 gömlek üstün bir kaleciyi şimdiden izletiyordur. hemde 4te 1 fiyatına getirecektir.
  • 9590
    (bkz: 17 şubat 2019 kasımpaşa galatasaray maçı)

    17.02.2019 tarihinde 1-4 kazandığımız maçta takımımızın (evet kaleci değil takım gol yer) yediği şık bir gol sonrası usturuplu bir şekilde eleştirilmeyen, aksine günah keçisi ilan edilen kaptanımız.

    kimse de demiyor rakip oyuncu topu yan ağlara ne güzel yasladı... harika vurdu vs. diye...hemen hemen aynı noktadan sneijder arsenal'a gol attığında keramet sneijder'deydi halbuki!!! rakip kalecinin hiç hatası yoktu...(ilginç kuşlar...çiçekler... bulutlar... pambık gibi bulutlar)

    https://www.youtube.com/watch?v=xaOveHJKW74
  • 9591
    biz neden böyleyiz? musleraya illa tapmak ya da nefret etmek zorunda mıyız? ya da belhandaya? bir futbolcuya iyi olduğu zaman iyi, kötü olduğu zaman kötü diyemiyor muyuz? toplumun her kesimindeki ayrışma burada dahi kendini keskin bir şekilde gösteriyor. tamamen objektif olmak neredeyse imkansız, kabul. ama olmak için çaba göstermek o kadar zor mu?