• bu yazki transfer hamleleri insana kıyısından köşesinden de olsa moratti dönemini anımsatıyor. estağfurullah, elbette moratti'yla sidik yarıştırmak kimsenin haddi değil, hele hele ffp sonrası... ama yine de uzun zamandır böyle yırtıcı bir transfer dönemi geçirmemişlerdi. tamam, üç sene önce mancini de epey para harcatmıştı ama o zaman dengeleme amacıyla bolca satış (kovacic, hernanes, shaqiri vs.) da yapmışlardı.

    geçelim transferlere. ilk anlaştıkları, ta sezon ortasında hem de, lautaro martinez oldu yanılmıyorsam. kendini izlemişliğim yok ama tribute videolardan ve seyredenlerden nakledildiğine göre kıvrak, teknik bir latino wonderkid imiş. henüz 20 yaşındaki bir oyuncu için istatistikleri fevkalade. lakin bu güney amerika pazarının imanı yoktur. yeni dybala diye alırsın içinden hıyar çıkar. bunun en taze örneklerinden birini gabigol denen sakallı sirk bebeğiyle yakın zamanda kendileri yaşadı zaten. yine de lautaro farklı gibi. icardi'nin de yedeğe ihtiyacı vardı malum. bu çocuk için 23 milyon avro harcadılar.

    şu saatten sonra messi'yi filan almazlarsa bence yaptıkları en büyük iş, bonservissiz de vrij'i kapmaları oldu. şu anki piyasada 35-40'dan aşağı alamazlardı böyle adamı ki pazarlık yaptığın kişi lazio başkanı lotito ise 50 de çekebilir. allah kaza bela vermezse skriniar ile birlikte taş gibi bir tandem oluşturacaklardır. spalletti'nin kafasına üçlü oynatmak eserse bunların yanına miranda'yı da ekleyebilir.

    asamoah'ı almaları benim için sürpriz oldu. hayır, bize gelmediği için değil, ben hiçbir zaman bize gelebileceğini düşünmemiş ve sözlükte de yazmıştım zaten. beni şaşırtan juventus'ta formunu bulup alex sandro'yu kesmeyi başardıktan sonra takımdan ayrılması oldu. tabii ki inter'de bulacağı süre juve'dekinden çok daha fazla olacaktır ki spalletti kendisini tatava yapmadan şak diye sol beke koyar. sakatlanmadan devam edebilirse mükemmel bir fırsat transferi daha.

    roma'nın nainggolan'ı satmasını bekliyordum. adam alenen sigara, alkol içip bunları sosyal medyadan paylaşacak kadar fütursuz bir herif. pallotta-monchi-di francesco üçlüsü bu arızayla uğraşmak istemedi büyük ihtimalle. fiziğiyle oynayan bir oyuncu olduğu düşünüldüğünde şu vakitten sonra (30 yaşında) daha iyiye gitme ihtimali de yok üstelik. bu olayın roma boyutu. inter'e gelince böyle bir box to box'a ihtiyaçları vardı. (spalletti'nin roma'dayken son derece verimli şekilde kullandığını da hatırlayalım.) geliş fiyatının da 24 olduğunu varsayarsak inter açısından da mantıklı hamle. bu arada geliş fiyatı aslında 38 ama inter bu transferi yaparken santon'u ve zaniolo'yu roma'ya verdi. santon'u 9,5'a saydırarak büyük iş başardılar. zaten iş yapmıyordu, dünya kadar para kazandılar heriften. fakat 19'luk zaniolo için 4,5 milyon avronun az olduğunu söyleyenler var. iki senedir primavera şampiyonu olan inter genç takımının yıldızıydı kendisi. giden sadece o da değil gerçi. daha rahat manevra yapabilmek için genç takımdan başka takımlara başka oyuncular da sattılar ve bunlardan iyi de para kaldırdılar. valietti, bettella, odgaard, carraro dörtlüsünden 25 milyon avroya yakın para girdi kasalarına. zaniolo'yu da eklersen 30 milyon avro yapar. adeta geleceklerini sattılar gibi gözüküyor ama zaniolo hariç hepsine geri satın alabilme maddesi koymayı ihmal etmediler.

    son olarak politano. sassuolo'da iki senedir iyiydi, hatta geçen sezon çok çok iyiydi, berardi'nin yokluğunu hissettirmedi ve inter'in sağ kanatta oynayabilecek böyle bir adama ihtiyacı vardı, candreva'yla olmuyordu o iş. solda perisic ve karamoh sıkıntısız zaten.

    şimdi kesinlikle bir sağ bek almaları lazım. bu büyük ihtimalle vrsaljko olacak gibi. belki chelsea'yle vecino-zappacosta takası da yapabilirler ama düşük ihtimal. aslında amaçları ocakta kiraladıkları cancelo'yu almaktı ama juve'yle aşık atamadılar. hatta ronaldo transferi de cancelo alınırken oluşan juventus-mendez sinerjisinin başının altından çıkmış ki inter'liler ne kadar çıldırsa yeridir. hem cancelo'yu kaybediyorsun hem de en nefret ettiğin rakibine ronaldo'nun gelmesine önayak oluyorsun. neyse, sağ bek dışında bordeaux'nun göz bebeği malcom'u almaları da muhtemel ki premier lig takımları şu ana kadar bu çocuğa nasıl salça olmadılar şaşkınım. gerçi tam inter'e gidip cortlayan genç yetenek potansiyeli var ama umarım yanılırım. ve son olarak rafinha. halen bu sevdadan vazgeçmiş değiller ama barça çok para istiyor. sportif direktör ausilio bu inadı kırabilirse inter'in harika bir orta saha rotasyonu olur yalnız.

    bunca transferin yapılmasında birkaç etmen var. birincisi son anda da olsa şampiyonlar ligine katılım hakkını kazanmaları. bunu açmaya gerek yok. ikincisi yukarıda anlattığım satışlarla ffp belasından kurtulmaları. evet, şampiyonlar ligine katılmalarına rağmen temmuz 1'e kadar 45 milyon avroluk satış yapmaları gerekiyordu. yukarıda saydığım gençler ve sürekli icara verdikleri birkaç çarık çürüğün yardımıyla 50 milyonu geçen satış yaptılar: http://gss.gs/7xN.jpg
    ki daha bunun üstüne bize nagatomo'yu sattılar (2,5'a çok iyi aldık bu arada), şimdi de eder'i çin'deki kardeş kulüplerine satmaya uğraşıyorlar. burada da ausilio'nun mahareti söz konusu. beraber çalıştıkları müddetçe sabatini reyiz'den bir şeyler kapmış demek ki. şaka bir yana ocak ayında takım transfer için bas bas bağırırken ffp'den dolayı cancelo, rafinha, lisandro lopez üçlüsünü zar zor kiralayabilmişlerdi. (sabatini'nin nokta atışları sağ olsun cancelo ve rafinha süper uyum sağladı, lisandro lopez'e de gerek kalmadı.) şimdi şampiyonlar ligi + stat ve forma gelirlerindeki muhtemel artış + suning'in çinden ayarladığı sponsorluklar derken çok daha rahat bir inter var. bunların üstüne bir de başarı gelirse ballı ekmek kadayıfı olur.

    ama insan yine de eski günleri özlemiyor değil. şimdi kulüp moratti reyizin olacak, ffp denen zıkkım da olmayacak seyreyle gümbürtüyü. cavani'yle benzema alınmış, lewandowski de yolda olurdu muhtemelen.

    http://gss.gs/pbN.jpg
  • massimo moratti 1995'te satın aldıktan sonra olukla para akıttı kulübe. kendisi italyan petrokimya devi saras group'un sahibi olduğu için pek dokunmamıştır belki ama başkanlığı sürecinde, transferler için cebinden tam 1,5 milyar avro harcadığı hesaplanıyor. kimleri getirmedi ki kulübe?

    aldıktan sonraki ilk birkaç sezonunda yaptığı transferler: paul ince, roberto carlos, javier zanetti, diego simeone, djorkaeff, kanu, zamorano, ronaldo, recoba, west, paulo sousa, ventola, frey, dario simic, silvestre, baggio, pirlo...

    transfer çılgınlığının zirve yaptı 1999 sezonunda gelenler: vieri, seedorf, peruzzi, ivan cordoba, panucci, adrian mutu, blanc... (o sezon 150 milyon avro harcamıştır ki günümüzde bir kulübün sadece bir transfer döneminde 300 milyon avro harcaması gibi bir şey bu.)

    2000 ve sonrası gelenler: robbie keane, farinos, hakan şükür, dalmat, cirillo, toldo, conceicao, kallon, cristiano zannetti, materazzi, adriano leite, emre b., okan, crespo, cannavaro, coco, almeyda, corradi, ümit davala, van der meyde, cruz, stankoviç, killy gonzales, karagounis, pinilla, burdisso, mihajloviç, cambiasso, veron (kiralık), batistuta (kiralık), davids, favalli, samuel, david pizarro, solari, figo, maxwell, julio cesar, ibrahimoviç, vieira, maicon, grosso, dacourt, chivu, david suazo, rivas, quaresma, mancini, muntari...

    şu yukarıda saydıklarımdan materazzi, stankoviç, cambiasso, maicon ve samuel dışındakilerden pek de bir hayır gördüklerini söyleyemeyiz. "adriano iyiydi ama kafa kırıktı, ibra iyiydi ama taraftarla papazdı, figo iyiydi ama çok yaşlıydı..." gibi iyiydi dedikten sonra şerh konulacak isimlerden bahsetmiyorum. şu da enteresandır ki david suazo'ya 15, almeyda'ya 22 milyon avro para ödeyecek kadar dengesiz işer yapan kulübün çükü kalka kalka bize kalkmış: emre b., okan. tabii bu ikilinin karaktersizliği de bunda büyük pay sahibi. ikinci ilginç bir husus daha var. inter'in alıp hakkını veremediği bir kısım oyuncu sonradan başka kulüplerde coşmuş: cannavaro, roberto carlos, seedorf, mutu, pirlo... ya da inter almadan evvel kendi kulüplerinde coşan yıldızlar inter'e geldikten sonra sönmüş: killy gonzales, van der meyde, davids, hakan şükür...

    moratti kulübü aldıktan sonra 98'deki uefa kupasını saymazsak 2000'lerin sonuna kadar yüzü hiç gülmedi. bana o zamanlarda da hep ilginç gelen bir durumdu bu. ilk 11'inden yedek kulübesine kadar muhteşem futbolcularla donalı takım, iş sahada futbol oynamaya gelince adeta ortadan kayboluyordu. ligdeki diğer takımlar güçlü desem inter'in kadrosuna bakınca ağzım yüzüm eğiliyordu. küçük bir örnek vermek gerekirse; inter'den kuyruğuna teneke bağlanarak gönderilen seedorf milan'da iki kez şl kazanmış ve takımın bel kemiği olmuştu. kötü hocalar geldi desem; roy hodgson, marcello lippi, hector cuper gibi adamlar yönetiyordu takımı ki lippi dediğin adam serie a'nın bug'ıdır.

    moratti cenabet cuper'i takımdan kovduktan sonra lazio'da iyi işler çıkaran mancini'yi takımın başına getirdi (2004). sinyor'un ayağı inter'e uğurlu geldi, 1998'ten sonra kulüp müzesi ilk kez bir kupa gördü: italya kupası. takım iyi top oynamıyordu ama kupalar gelmeye devam ediyordu: 2005-2006 sezonun açılışında italya süper kupasını ve sezon sonunda da italya kupasını üst üste ikinci kez kazandılar. lakin dediğim gibi takım iyi top oynamıyordu ve bunun zararını da şl'ye çeyrek finalde veda ederek gördüler. moratti artık kafayı sıyırmış, mancini'yi de takımdan göndermeyi düşünürken imdatlarına calciopoli yetişti. juventus'un şampiyonluğu inter'e verildi ama bu devede kulaktı zira gelecek sezon juventus serie b'ye gidecek, milan'da eksi puanla lige başlayacaktı. yetmedi moratti bir güzellik daha yaptı mancini'ye, batan geminin mallarından ibra ve vieira'yı kadroya kattı. inter artık serie a'da rakipsizdi. 2007 şampiyonluğunu rahat bir şekilde kazandılar ama şl'de sadece gruptan çıkabildiler. ertesi sezon inter gene şampiyondu ama şl'de değişen bir şey yoktu, son 16'da elendiler. moratti artık zıvanadan çıkmıştı ve gözüne kestirdiği biri vardı: special one. mancini'ye kapıyı gösterdikten sonra hemen mourinho'yu getirdi takımın başına. işte bu hamle belki de moratti'nin başkanlığı sürecindeki yegane doğru icraatidir. mou ilk sezonunda inter'e şampiyonluğu getirdi ki zaten o rakipsizlikte bu pek de önemli bir başarı sayılmadı. ikinci sezonunda ise moratti'nin başkanlığı sürecinde pek görmediği bir şey yaptırdı: akıllıca transferler. neydi onlar? genoa'dan diego milito ve motta'yı aldırdı. 30 küsur milyon da para verdirdi bu ikiliye ama diego milito, kariyerinde sadece zaragoza'da sivrilmiş bir santrfor; motta da barça'dayken etliye sütlüye dokunmamış ve artık gözden düşmüş bir orta saha oyuncusuydu. bu iki hamle çok eleştirildi özellikle ama henüz bitmedi mou'nun transferleri. ibra'yı çok isteyen barça, para + etoo teklifinde bulundu inter'e. inter'e yapılan bu teklifte, her ne kadar holosko muamelesi çekilmiş olsa da; ispanya'daki ırkçılıktan kafayı yemiş vaziyette bulunan etoo dünden razıydı bu işe. savunmaya da bayern'den lucio'yu getirildi. lakin son bir hamlesi daha vardı mourinho'nun. yapılanma sürecine giren real, elindeki hollandalıları çıkarmaya çalışıyordu ve wesley de bunlardan biriydi. tabii hemen havada kaptı inter. mou, bu futbolcuları öyle bir monte etti ki ilk 11'e, gerek yaptırdığı transferler gerekse de bunların takıma mükemmel uyum sağlamasıyla, mou'nun kariyerinin zirvesi bence 2009-2010 inter sezonudur. keşke hiç ayrılmasaydı. neyse, o takıma dönersek; kalede uçanı kaçanı tutan julio cesar, sağ bekte benim en beğendiğim futbolculardan maicon, tandemde biri sağ biri sol ayaklı olacak şekilde ayarlanmış lucio ve samuel ikilisi, sol bekte parasının hakkını nihayetinde o sezon verecek olan chivu, dmc rolünde ciğersiz cambiasso -bazen thiago motta- ve yanında büyük kaptan javier zannetti -bazen de stankoviç-, önlerinde bizim portakal, sağ açıkta etoo, sol açıkta bizde sıçan ama o sezon döktürmüş olan pandev, en ileride o sezon terminatöre bağlayan diego milito. o sezon geleni geçeni tokatladı inter: chelsea, barcelona, bayern münih... özellikle san siro'da barça'yı üçledikleri maçta oynadıkları futbol muhteşemdir. "savunma nasıl yapılır, kontraya nasıl kalkılır 101" dersidir. aynı sezon serie a ve italya kupasını da almasıyla üçte üç yapmayı başarmıştı kulüp. moratti en sonunda hayallerine kavuşmuştu ama neşesi de kursağında kaldı. çünkü henüz takım şl'yi kucakladığı gece mou'nun real'e gidişi kesinleşmişti.

    işte bu muhteşem sezondan sonra bir daha dikişi tutturamadı kulüp. adeta mou öncesindeki o kaotik döneme tekrar döndüler ama durum artık farklıydı. iş hayatı iyi gitmeyen moratti kulübe gereken yatırımı yapamıyordu ve yıldız transferi işi kesilmişti. sadece bu da değil; juve calciopoli sonrası yaşadığı dibe vuruşu tamamlamış, doludizgin geliyordu. takımın özellikle savunma hattı çok yaşlıydı ve transfere ihtiyaç vardı ama işler eski haline dönmüş, yapılan transferler genellikle mantara bağlamıştı. bu esnada etoo, sneijder, motta, pandev, julio cesar, maicon, milito, cambiasso gibi demirbaşlar takımdan birer ikişer ayrıldı; zanetti, materazzi, chivu, cordoba, stankoviç emekli oldu.

    moratti işte bu noktada akıllılık yaptı ve berlusconi gibi ayak diretmedi, 2013'te hisselerinin yüzde yetmişini sattı. kulübün çoğunluk hissesi artık eric thohir adındaki bir endonez girişimcideydi ve bunun için 300 milyon paund ödemişti. inter taraftarı bu noktada thohir'in kulübe para akıtacağını düşündü ama nedendir bilinmez gidişat hiç de öyle olmadı. gerçi kulübün büyük ffp sıkıntısı vardı ve bir bakıma yeni patronun elini kolunu bağlıyordu bu.

    hoca konusuna gelince mou sonrası getirilen bir ton antin kuntin adamın ardından 14-15 sezonu ortasında mancini'yi geri getirdiler. o sezon öyle geçti gitti. geçen sezon başı ise allah var transfer için iyi kaynak yarattı yönetim. ellerindeki çöpleri satarak ve kovacic'ten fedakarlık ederek geçmişe nazaran büyükçe bir bütçe sundular mancini'ye. yalnız planlama açısından zayıf bir kadro oluşturuldu. geçen sene ağustosta, ben yazdıktan sonra her ne kadar gelen (perisic, melo, telles) ve gidenler (kovacic, hernanes) olsa da, şu entry'yi girmişim bu durumla alakalı: (bkz: fc internazionale/#1779161)
    sezonun ilk yarısında savunmacıların üstün performansıyla hiç de fena gitmedi inter ama sonradan mancini rotasyonun bokunu çıkardı: (bkz: roberto mancini/#1904338)
    nihayetinde de 4. olarak bitirdiler ligi.

    sezonun bitmesine yakın, çin'de enerji sektöründe boy gösteren* suning grup talip oldu bu kez kulübe. moratti kendisine ait hisselerin tamamını, yani kulübün yüzde 30'unu; thohir ise kulübün yüzde 40'ını sattı. şu an çinliler kulübün yüzde 70'ine, thohir ise yüzde 30'una sahip. moratti'nin hiçbir hükmü kalmadı ama onursal başkan payesine verdiler gene de. ha, bu arada büyük kaptan javier zanetti kulübün ikinci başkanı ki çok doğru bir seçim.

    çinliler de thohir de mancini'yi takımın başında istemiyorlar. bilhassa çinliler'in büyük planları olduğu konuşuluyor. kulüpte son bir haftadır tansiyonlar yüksek. mancini sözleşme uzatma teklifinin gelmemesine (bu sezon bitiyor sözleşmesi) bozulmuş vaziyette. rest üstüne rest çekiyor kulübe. dün thohir'le ve çinli başkanın oğluyla üçlü bir toplantı yapmışlar amerika'da. takımdan ayrılması hiç sürpriz olmaz. taraftarlar bu duruma zaten dünden razı. gerçi onlar da çok yüksekten uçuyor, simeone'yi istiyorlar. daha makul isimleri; leonardo'yu, pellegrini'yi, de boer'u isteyenler de az değil. her an her şey olabilir şu sıralar.

    kadroya gelince bence bir iki takviye yapılması halinde fena değil. serie a'da 2. olabilitesi var, hatta avrupa ligini de alabilir.

    kalede handanoviç var: son derece iyi bir kaleci.
    tandemde miranda-murillo ikilisi: atletik ve sağlam stoperler.
    sağ bekte ansaldi: bu sezon geldi, iyi bir hamle gibi duruyor.
    sol bekte caner: iki üç sezon evvelki topunu oynarsa ne âlâ.
    orta sahada kondogbia: geçen sezon anlaşılmaz bir şekilde pek oynatmadı mancini.
    orta sahada medel-melo ya da transfer: medel ve melo ikilisi burayı götürür gibi ama witsel gibi biri de hiç fena olmaz.
    ofansif orta saha banega: bu sezon inter'in beleşe kapadığı bir diğer isim. çok iyi iş.
    sağ açıkta eder: geçen sezon bir halta benzetemedim ama euro 2016'da yardırdı. yine de kesinlikle bir transfer şart oraya.
    sol açıkta perisiç: takımın en iyilerinden.
    forvette icardi: ben çok da beğenmem kendisini ama sıkıntı durumunda jovetiç de oynayabilir orada.
    yedekten gelebilecek brozoviç: bu çocuğa dikkat.

    eski inter kadrolarının şaşaasından çok ama çok uzakta bir kadro gibi ama yine de son dört beş senedir kurulanlar arasında da en dengeli bu gibi duruyor. tabii eski inter kadrolarının gölgesinde kalması normal; o döneme ait bir şehir efsanesi vardır hani "moratti, oğlunun cm'de oynatıp beğendiği adamları transfer ediyormuş..." diye. ne kadar doğrudur bilinmez ama winning eleven'da, pes 6'da şöyle inter kadroları gören bizleri yukarıdaki kadronun kesmemesi normal:

    https://i.hizliresim.com/pPZRvm.png
  • bazı sözlük yazarları sayesinde inter'i mancini'nin batırmış olduğunu öğrendik. vay anasını sayın seyirciler. biz öyle hatırlamıyoruz ama gerçekler şöyleymiş: 2009'dan önce inter'le 3 lig şampiyonluğu ve sayısız kupa kazanan mancini değilmiş. 2009'da cililop gibi kadroyu mourinho'ya bırakan kendisi değilmiş. mourinho döneminden sonra kulübe gelip kulübü batıran benitez, gasperini ve stramaccioni gibi teknik adamlar mancini'nin adamlarıymış. mancini ikinci dönemini 4 aydan beri değil aslında 4 yıldan beri yapıyormuş. inter yönetimi ve taraftarı kendisine kurtarıcı gibi davranmamış. aslında onun futbol faciası olduklarına inanıyorlarmış. ne yapak gençler, inanak mı bunlara?

    şimdi de inter taraftarı oldu bu terimistler. inter'in çıkarları için mancini gönderilmeliymiş. 4 ayda zaten hemen bu durumu anlamışlar. vah kıyamam size. merak etmeyin terim gibi paket yapıp göndermezler mancini'yi. muhtaçlar çünkü. inter bok gibi bir takım, kurtarıcısı da belli. he futbol bu, mancini beceremezse seneye bu işi, medenice ayrılır tıpkı galatasaray'da olduğu gibi. çünkü adamdır, ağlayıp zırlamaz, kendi taraftarının arkasından iş çevirmez. zaten bu özellikleri sizi çılgına çeviriyor.
  • italya ligi lideri. neden hakkında konuşulmadığını anlayamıyorum. milan üç beş transfer yapınca sayfalarca romantiklik yapıldı, napoli göze hoş gelen futbol oynatıyor diye* bolca övgü aldı. ancak bu adamlar ligin neredeyse yarısına geldiğimiz şu günlerde liderlik koltuğunda ve bu sezon hakkında girilen entry sayısı yalnızca 2.

    şampiyonluk yarışındaki rakipleriyle oynadığı hiçbir maçı kazanamasa da halen birinci olan inter bu açıdan galatasaray'la benzerlik gösteriyor. iyi kalecisi, formda golcüsü olması ve beklerinden istediği verimi alamaması da iki takımın diğer ortak noktaları. en güzeli ise ikisinin de geçmişinde wesley sneijder ve felipe melo'nun olması belki de.

    58 yaşındaki spalletti teknik adamlık kariyerinin altın çağında. roma'da juventus'la kıyasıya bir şampiyonluk yarışını yalnızca 4 puan farkla kaybetmişti. ardından yeni bir yapılanma isteyen inter antrenör koltuğuna kendisini getirdi. daha önce roma, udinese ve zenit'i çalıştırmıştı ama maç başına alınan puan olarak hiç bu kadar iyi seviyede değildi.

    kalede tecrübeli eldiven handanovic yıllardır olduğu gibi bu sene de başarılı. stoperde miranda-skriniar ikilisi oldukça dengeli. bekler takımın en zayıf halkası, transfer lazım gibi duruyor. orta sahada bu yaz fiorentina'dan gelen ikili borja valero ve vecino inter'in son 7-8 sezondaki muhtemelen en iyi orta sahasını oluşturuyor. duruma göre bu ikiliye gagliardini ya da brozovic eşlik ediyor.

    forvet hattına gelecek olursak, hemen hemen tüm maçlarda 90 dakika forma giyen üç hücum oyuncusu var inter'in.

    mauro icardi için söylenecek çok şey var. kariyerine sosyal hayatıyla sansasyonel bir başlangıç yapmıştı. yetenekli olduğu aşikardı ama takım arkadaşının* eşiyle yaşadığı ilişki çok konuşuldu. üstünden yıllar geçse de polemikler bitmedi. 22 yaşındayken inter kaptanı oldu. ancak bu sefer de taraftarlarla tartışma yaşadı, karşılıklı küfürler edildi, haberlere göre hem icardi için inter macerası, hem de inter için icardi sayfası sona ermişti. ancak beklenen olmadı ve olaylar yatıştı. bunca sene içinde icardi her geçen yıl daha iyi bir oyuncuya dönüştü. şu anda liderlik koltuğunda oturan takımın en golcü oyuncusu, bu sezon 16 gole imza attı. henüz 24 yaşında ve önünde yaklaşık 10 yıl var. bu yaz arjantin milli takımının kabarık forvet rotasyonunda yer bulup bulamayacağı ise merak konusu.

    hırçın hırvat ivan perisic. yaz transfer döneminde united'a gitti gidecek derken takımda tutmayı başardı inter yönetimi. euro 2016'nın parlayan isimlerindendi. kimi zaman sol kanat kendisine emanetti kimi zaman da bir forvet oyuncusu gibi skora etki ediyordu. geçtiğimiz yılda milli takım karnesi parlak olmasa da inter'e gün geçtikçe alıştı. bu sezonun kilit oyuncularından biri de beklendiği gibi kendisi oldu. 7 gol ve 6 asiste ismini yazdırdı. sözleşmesi de 2022 yılına kadar uzatıldı 28 yaşındaki yıldız oyuncunun.

    antonio candreva göze çarpan lazioyıllarından sonra 22 milyon euro bonservisle takıma katılmıştı. italya milli takımında da forma şansı bulan sağ kanat oyuncusu her ne kadar takımın kilit taşlarından biri olsa da lazio'da çok daha başarılıydı. geçtiğimiz sezonu 8 gol ve 11 asistle tamamlarken takımın iyilerinden biriydi. bu sezon golü yok ama 7 asisti var. iyi gününde durdurmak epey zor, eğer takım şampiyon olacaksa ikinci yarıda performansıyla adından daha çok söz ettirir.
  • inter'in klasik bir aralık çöküşü vardır. takım ne kadar dolu dizgin giderse gitsin aralık ayında çöküşe geçer. bu sezon bu çöküş aralıktan ocağa doğru kaydı. sassuolo beraberliği, torino yenilgisi, lazio'ya italya kupası'nda eleniş arka arkaya geldi ve bir başka inter klasiği meydana çıktı: hocanın sorgulanışı.

    haberler der ki inter yönetimi spalletti'ye sezon sonunda ya bir kupa getirirsin ya da seni kovarız, demiş. italya kupası'ndan elenmiş, ligde juve'den 20'ye yakın puan farkı yemişken bahsedilen kupa avrupa ligi oluyor galiba.

    şu anki durumla ilgili spalletti'yi de çok suçlayamıyorum doğrusu. icardi dallaması aşufte karısıyle birlikte sözleşme uzatma pazarlığını medyanın önünde alenen yaparken ve formunun dibindeyken, perisic "arsenal'e gidecem" diye tutturmuş ve takımla idmana bile çıkmamışken, takımın sonradan sonraya en iyi oyuncularından biri olan keita da sakatken spalletti ne yapsın? kendisine naçizane atfedebileceğim tek suçlama politano takıntısı olur. bu sezon kuşkusuz ki takımın en üretken ismi olan bu çocuğu neredeyse her maç son on beş, yirmi dakika kala oyundan almasına bir türlü anlam veremiyorum.

    onun dışında spalletti'nin sevapları çok. çok iyi bir tandem kurdu: skriniar-de vrij (seneye buraya bir de godin gelecek ki anam anam). neredeyse üç kuruşa sevilla'ya gönderilecek olan brozovic'i registaya çekip hem takımın hem de hırvatistan'ın vazgeçilmezi yaptı. çöp gözüyle bakılan ve elden çıkartmak için gün sayılan joao mario'yu ilk 11'e monte etti. etmesi de mecburiydi çünkü nainggolan bitmiş. tamam büyük sakatlık geçirdi filan ama kafası başka yerlerde herifin. takımı baltalayan bir diğer durum ise vrsaljko'nun müzmin sakatlığı idi. adam sağlam olsa atletico bırakır mıydı zaten?

    yine de olağanüstü bir başarı sergilenmediği sürece (avrupa ligi şampiyonluğu gibi) sezon sonu splalletti gider. adaylar ise çokça: conte, mourinho, simeone. milan veya roma neyse de inter'e gitmez bence conte çünkü gittiği an juve'yle tüm bağlarını koparır. simeone de ayrılacak gibi durmuyor ateltico'dan. geriye kalıyor mou. o da spalletti'den sonra ileriye mi yoksa geriye mi gidiş olur bilmiyorum.
  • halihazırda kadrosunda bulunan orta saha oyuncuları:

    brozoviç: banko ilk 11 oyuncusu. spalletti'nin geçen sezonun ikinci yarısında regista rolüne çekmesiyle harika oynamaya başlamıştı, dünya kupasında da öyle devam etti.

    nainggolan: banko ilk 11 oyuncusu. anlatmaya hacet yok. spalletti büyük ihtimalle ofansif orta saha oynatır bu ninjaya. 2016-2017'de roma'da öyle oynatmış, çokça da verim almıştı.

    muhtemel yıldız orta saha (vidal, modriç): spalletti'nin isteğiyle alınacak olan "çilek" olacak bu. yüzde seksen vidal olur ama ausillo dünden beri modriç için uğraşıyormuş diyorlar. bana kalsa ikisiyle de uğraşmam, parayı gidip barella'ya basarım. (vidal 31 yaşında, modriç eylülde 33'e girecek.)

    gagliardini: bu çocuk ilk geldiği zamanlarda çok deli oynuyordu ama geçen sezon biraz geriye gitti. brozoviç'in veya yanına kim gelecekse onun yedeği olur.

    vecino: satılması muhtemel. sarri'nin kendisini beğendiği biliniyor. şu şartlarda inter'de ilk 11 oyuncusu olamaz zaten.

    joao mario: bu beyinsiz west ham'a kiralık gittiğinde inter'le ilgili öyle attı tuttu ki şu saatten sonra takımda tutunması çok zor. inter'in amacı ingilizlerden birine çakmak ama onlar da sadece kiralamak istiyorlar imiş. velhasıl kendisi gidici.

    borja valero: fiorentina'da çok iyiydi, inter'e ilk geldiğindeyse iyiydi. sonradan sonraya posası çıktı, berbat oynamaya başladı. hiçbir zaman çok çevik bir orta saha olmadı ama yaşını başını almasıyla iyice elden ayaktan düştü.

    buradan bizim kiralayabileceğimiz kimse yok. gagliardini'yi veya satılmadığı takdirde vecino'yu kiralamak isteseler bile şu mali şartlarda ikisi de bizim boyumuzu aşar. gagliardini'yi italya dışına salmazlar zaten. joao mario'nun ingiltere'den talipleri varken hayalini kurmak bile abes olur. geriye kalıyor valero. adam 33 yaşında ve koşarken bile oyunun temposunu düşürecek kadar yavaşlamış vaziyette. ee bundan bizde var zaten:

    http://gss.gs/sXl.jpg
  • radja nainggolan transferini şu şekilde açıklamış italyan kulübü: https://twitter.com/...625128671604737?s=21

    biz de artık bu tarz açıklasak transferi güzel olmaz mı? fatih hocam sever böyle şeyleri. tesislere graffiti çalışması yaptıran, nerede kalmıştık diyerek takıma geri döndüğünü twitter üzerinden duyuran bir adam. kendisinin döneminde başlamalıyız böyle işlere.

    düşünsenize hiç beklemediğiniz bir anda, basında ismi geçmemiş bir oyuncuyu video ile galatasaray twitter sayfasından öğreniyoruz...
  • 15 eylül 2018 inter parma maçında topla oynama oranında rakibine %73'e %27 üstünlük kuran, rakip ceza sahasına tam 51 orta gönderen, 10 da korner kullanan ancak maçı 0-1 kaybeden takım.

    --- alıntı ---

    italya'da transferin hızlı takımı inter, juventus'un şampiyonluk için en büyük rakibi konumuna geldi mi?

    ali ece: "hayır."

    kaan kural: "niye?"

    ali ece: "inter çünkü."

    --- alıntı ---

    https://twitter.com/.../1024728714041614339
  • kendilerinin bugüne kadar istediği tüm futbolcuları verirsek, ortaya pablo picasso tablosu çıkıyor. mancini kendine gel. *

    ----------------muslera------------------

    sabri ---- inter* ---- hakan ----- inter*

    ----------- inter* ---- inter* ------

    inter* --------- inter* ----------- yasin

    ---------------- inter* ------------------

    semih: http://www.sporx.com/...amasi-SXHBQ464290SXQ
    telles: http://www.webaslan.com/...teklif-SXHBQ77879SXQ
    selçuk: http://www.posta.com.tr/...htm?ArticleID=256524
    melo: http://www.medyafeneri.com/...gidiyor/haber-194266
    bruma: http://www.fotospor.com/...radarina-aldi-173072
    sneijder: http://www.f5haber.com/...iyor-haberi-5022883/
    burak: http://www.sporx.com/...saray-SXHBQ365137SXQ

    kodumun inter'i. ilk defa ortamına soktuğun muhabbet bilmeyen yurt arkadaşı gibi ortamdaki kızların alayına yürümüş. *
  • kadro mühendisliğine şaşırıyorum. adam akıllı bir santraforları ya da kanatta oynayabilecek oyuncuları yok, hala orta saha kasıyorlar. (bkz: felipe melo)

    orta sahanın orta sahasında oynayabilecek yedi tane adamları var: kondogbia, medel, guarin, hernanes, kovacic, brozovic, taider.

    taider'i salla, büyük ihtimal kiraya verirler zaten. hernanes de biraz daha ofansif diyelim. ama arkadaş geriye kalan beş adamın beşi de safi orta saha. melo'yu ne yapacaksın? kovacic ve kondogbia zaten mükemmel oyuncular, hatta görüyor ve artırıyorum, dünyanın en iyi orta saha göbeğini oluşturabilecek kalibredeler. hala daha niye orta saha almaya çalışırsın? şu an kadroya alınmayan shaqiri kesin gidecek. schelotto da aynı şekilde kadroya alınmıyor, o da gidici. kadronda kanatta oynayabilecek tek bir oyuncu bile kalmıyor. ama varsa yoksa orta saha... bu açıdan bize benzetiyorum ama bizde bile kanatta oynayacak yasin, podolski, sinan, iyi kötü olcan ve emre çolak ve en nihayetinde -muhtemelen- volkan şen var. forvet durumları da sıkıntılı. icardi var, iyi hoş çocuk ama juve mandzukiç*, roma dzeko, milan bacca-luiz adriano, napoli higuain'le oynarken -klose kadayıf olduğu için lazio'yu saymayalım- icardi yeterli midir? yedeği de palacio denen kıl kuyruk. jovetiç alındı ama o da trequartista oynayacak gibi.

    zamanında aykut kocaman'la maytap geçilen durumun bir benzerini görebiliriz bu sene inter'de: http://galeri7.uludagsozluk.com/...liberolar_450311.jpg

    artık medel-melo-kovacic-kondogbia-guarin'le orta saha kurar sinyor mancini. bu arada dedikodu gibi olmasın, kulübün sahibi erick thohir hazırlık maçlarındaki durumdan hiç hoşnut değilmiş. bütün maçları kaybedince normal tabi... bayern'e 1-0, milan'a 1-0, real'e 3-0, bize de 1-0 kaybettiler. kulübün sahibi en çok da takımın gol atamayışına ayar olmuş. e atamaz tabi emenike. böyle kadro mu kurulur? mancini'nin suyunun ısındığı da söylentiler arasında.

    reha erus italya'dan bildirdi.