• fatih terim giderse galatasaray'ı bırakırım diyen insanların felsefesidir.
    galatasaray sözlük bünyesinde böyle bir insan bugune kadar rastlamadım.
    terim'i savunanlar ise hocanın geçmişine saygısından dolayı hocaya sürekli saldıranlara karşı durmaktadirlar.
    hoca bu sözlükte çok elestirildi. çok tenkit edildi hele ki milli takıma gidiş sürecinde verdiği pozlar yüzünden bolca "ahımız var" dedik birlikte.
    geçmişteki başarılarını unutmadık ve hocaya saygısızlık yapılmasını istemedik hele yeniden takıma dönüp derbilerde utanç duyduğumuz o takımı alıp 2 sezon üst üste hem de tüm siyasi ve sportif engellemelere ragmen sampiyon yaptı ya. hah biz o noktadan sonra elestirsek de dozu kaçırmadık. kaciranlara da kimden bahsettiklerini unutmamalarını söyledik.
    bunu söylerken biz de hocayı futbol üzerinden elestirmeye devam ettik.
    hoca elestirilemez değildir ama hocaya hakarete varan sözler söylemek de en hafif tabirle ayıptır.
  • kasada 150 milyon len olduğu için semih kaya transferi için suçlamak gereken akım...

    şu anda transfermarkt'a göre 600 bin eurocuk artıdasın.
    o yüzden çokta şe-etmemek lazım.. ffp üzerinden konuşacak olursak hata bu ocak ayında değil geçen ocak ayında başladı. diagne'yi aldığı an kulüpte bu transferi onaylayan herkes hatalıdır.

    terimcilik, cengizlik, aysalcılık filan hikayedir.
    bu kulübün, bu yaz elde ne var ne yok satıp sıfırdan kiralık oyuncuların az olduğu ucuz, maaş bütçesi 30 milyon sınırında bir takım kurup efor oyunu üzerine kendini oturtması gerekirken bambaşka maceralara girildi. bu sözlükte de savunuldu bu.. hatta çok güzel entry'ler vardı... nzonzi ile şöyle olur, bilmem ne ile böyle olur diye.. öyle olmadı..

    bu tip transferler son dakika ve parasızlık transferleri. bir transfer dönemi daha kötü bitmek üzere.. bunun sorumlusu herkestir. hoca, yönetim, taraftar... tek başına birini suçlamak çok saçma...
  • bu nedir ya? eminim fatih terim bu tabiri görse çok sinirlenirdi.

    şucu bucu olmak maalesef ülkemizin yakın gelecekteki en büyük kanseridir. kendimiz olmlalıyız ve fikirleri takip etmeliyiz, kişileri değil. galatasaraylılık bence bir idealdir. onun peşinden gitmek gerek. kişiler kim olursa olsun onlar da fikirlerin ve ideallerin peşinden gider. tarih boyunca da böyle olmuştur. fatih terim her şeyi galatasaraylılık üzerinden anlattı şimdiye kadar. bir kere bu tabir ona da bir hakarettir. tek gerçek var o da galatasaraylılık.
  • evvela şunu söyleyeyim. ben terimciyim. bu sezon rezil bir yönetim gösterse de -ki yaptığım eleştiriler zaten duruyor yerinde- terim formunu bulduğunda önünde durabilecek güç yok. o yüzden bence hocayla "10 + hoca bırakana kadar" yıllık sözleşme yapılmalı.

    amma...

    maalesef oldum olası abartı terimci bir kitle var. terim'in bu kulüpte sorun yaşamadığı üstü kalmamıştır. yöneticilerin neredeyse hepsiyle mutlaka bir otorite problemi yaşar, hep sorunu olur. haliyle bu tür çatışmalarda itidalli kesim dışında bir kamplaşma görülür. terimciler ve karşıtları gibi bir şey oluşur.

    bu yaşıma geldim, ben fatih terim yancılığı kadar illet bir şey görmedim galatasaray'da. herhangi bir tartışmada, hizipleşmede terim yancılarıyla asla rasyonel zeminde konuşamıyorsunuz. bu mümkün değil. çünkü adamların ortası yok.

    mesela terim karşıtlarında da sivri tipler vardır, hocayı sevmedikleri için iyi olmayan yönlerini görür bunlar. gelgelelim bu insanların büyük çoğunluğuyla rasyonel bir düzlemde ve mutedil bir ortak dille konuşabilirsin. büyük ihtimalle hizip değişmez ama en azından iki taraf da bakış açısı kazanır.

    terimciler öyle değil arkadaş. "terim şurada hatalı" diyorsun, "galatasaray düşmanı" oluyorsun. "terim şu oyuncuyu yanlış yerde oynatıyor" diyorsun, "sen kimsin lan?" diye çıkışıyorlar. "terim'in şu şu eylemleri galatasaray'a zarar veriyor" diyorsun, "hain, gizli fenerli, o.ç." diye karşılık geliyor. terimcilerde fatih terim'e irrasyonel bir şekilde bağlılık var. bu bağlılık aklı örttüğü ölçüde de saldırganlığı arttırıyor çünkü haklı eleştiriye karşı verilebilecek rasyonel bir cevap olmadıkça o aşırı bağlılık duyulan figürün otoritesinin sarsılacağını düşünüyor adamlar. hayatı siyah ve beyazlarda yaşadıkları için de hiçbir şekilde karşılarındakiyle anlaşma gibi bir dertleri yok. tek dertler herkes terim'e biat etsin, eleştirmesin.

    dikkat ediyorum da terim ne zaman eleştirilse şu cümle mutlaka kurulur: "bu zor şartlarda hocayı eleştirmek..." haydi bu sezonu geçiyorum, gerçekten bu sezon gümüşdağ futbol federasyonu rezilliğin dibinde seyrediyor, yahu her seferinde zor şartlarda mı çalıştı bu terim? bu zamana kadar terim'in elindeki kadrolar hiçbir hocaya nasip olmadı ki galatasaray'da?

    bu dediğim ruh hali sneijder sevicilerde, melo sevicilerde, aysal sevicilerde vs. diğer tartışmalardaki diğer hiziplerde de olabilir. fakat fatih terim söz konusu olduğunda gördüğüm saçma ve ayarsız tepkiyi bu konularda çok az görüyorum.
  • olunmaması saçma olandır.

    iş yerinizde, mahallenizde, sülalenizde hiç mi başka takım tutan yok. hepsi bu adamdan ne için nefret ediyor? elli tane bahane sayarlar. asıl mesele ezim ezim ezerek başarılı olduğu için nefret ediyorlar.

    yok yani 30 yıldır teknik direktörümüz olsa, 7 şampiyonluk kazansa eyvallah diyeceğimde adam 8 bucuk sezonda 7 kez şampiyon oldu. geriden de gelip oldu, 10 puan fark yaparak da oldu, avrupada mayıs ayını görürken de oldu, ekstra 6 derbi oynattılar playoff çıkarıp gitti yine oldu.

    önceliğimiz galatasaray. hayatımızın önemli kısımlarından belki de en büyüğü galatasaray. galatasaraylıyız. yarın bir gün bir büyük yanlışı olur galatasaray’a. sileriz belki. ama futbol adına galatasaraylılığın yanında başka bişeyci olacaksam terimci olmaktan gurur duyarım. şenol gibi aykut gibi adamları, fener gibi beşiktaş gibi kulüpleri madara ettiği için değil he. galatasaray onunla gerçekten güzel. güzel şeyler onunla gelir. gelmiştir.

    hangimiz sevmedik rijkaard’ı ve mancini’yi. tudor’u, riekerink’i, hamza’yı hatta prandelli’yi bile sevdik. terim’i hepsinden daha çok neden sevmeyelim?

    defalarca göğsümüzü kabartmış. defalarca mutlu etmiş. defalarca artık bitti düştü gitti derken tekrar ayağa dikmiş adamı savunmak, bir bildiği vardır demek, sorunun onda değil kadro yapısı ve yanlış hamlelerde olduğuna inanmak neden büyük bir suçmuş gibi davranılıyor. körü körüne elbette kimse savunulmasın ve hataları kimsenin görmezden gelinmesin. ama terim hatalarıyla da güzel. şampiyon olmasa da güzel, gittiğinde de güzel, geldiğinde de güzel. çünkü bana verdiği güven, beni sevmeyene vermediği tedirginlik çok güzel.

    fatih terimcilikten gurur duyarım.
  • terim’in kazandığı 8 şampiyonluğa ve 1 uefa kupasına rağmen bunları yazıyorsanız ya kanatlısınız ya da gerçekten akıl sağlığınız yerinde değildir! kardeşim kimse eleştirilmez değil, keza terim’i de eleştirebilirsiniz. ama siz cidden bu işin bokunu çıkarttınız, ersun feneri 1 kere şampiyon yaptı diye adamın arabasını bile yıkadılar, fenerliler allahtan daha çok terim’den korkuyor. ama olur mu terim kötü transfer yapıyor, terim taktik çalıştırmıyor. ne kadar teknik bilginiz var? ne kadar antrenman bilginiz var? ben şahsen söyleyebilirim ki benim bu bilgilerim yok ama siz cidden bilgi sahibi olmadan fikir sahibisiniz. terim’in 8 şampiyonluğuna hürmeten galatasaraylıların saygılı olması gerektiğine inanıyorum. terim sayesinde bu kadar sevinç yaşadık, başarı yaşadık. en kötüsünden(bkz: onyekuru) bile terim olduğu için dönmek istedi. siz hala terimcilik falan deyin. allah terimi galatasarayımızın başından eksik etmesin. eğer terimden nefret ediyorsanız yallah antuya!
  • "-cı, -ci" ile biten hiçbir şeye aidiyet hissetmediğimden içinde bulunmadığım.

    ben galatasaray'lıyım gerisi önemli değil benim bakış açımda ve galatasaray'ın 2. olduğu yerde herkesi sorgular, eleştirir gerekirse hesap da sorarım.

    mezarından ali sami yen, metin oktay kalkıp gelse, başarısızsa, galatasaray'ı ait olduğu yere taşıyamamışsa eleştiririm.

    fatih terim galatasaray efsanesidir, çok büyük başarılar kazanmış, kazandırmıştır. severiz, sayarız.

    fakat söz konusu galatasaray ise fatih terim de teferruattır.
  • sene 2018 ocak. antalyaspor ryan donk'a maaşının %40 ını ödeyelim son 5 ayını bizde geçirsin teklifi yaptı. donk'un kontratı da bitiyordu. o gün fatih terim o transfere onay vermedi diye linç edildi. nefret kusuldu. o donk şampiyonluğun kilit isimlerinden biri oldu.
    yine aynı dönem. nagatomo diye bir adam getirdi. japon sabri bu, şuna bak cılız ne işi var yorumları yapıldı. o nagatomo kanayan yaramız olan sol bekte defansif açıdan kusursuz bir performans verdi. derbide falan da asist yaptı.

    nzonzi kadro dışı kaldı. sorun nzonzi değil sistem denildi. belhanda evlat, forma adaleti yok, belhanda oynatılıyor seri ve nzonzi yerine dendi. bu söylendiğinde nzonzi belhanda'dan 300 dk falan daha fazla forma giymişti. seri ise 3 maç kırmızı kart cezası, 1 maç da gıda zehirlenmesi nedeniyle kaçırmasına rağmen belhanda ile kafa kafaya süre almıştı. istatistikleri inkar eden şekilde taraftar hayal dünyasında kurdu durdu.
    sorun babel dendiğinde yine sorun sistem dendi. oysa şimdi aynı takım nzonzi ve babel olmadan takır takır oynuyor.
    ocak ayı gelsin linnes listeye yazılsın. ne nagatomo ne de mariano evlatçılığın olmadığı bir yerde linnes'e tercih edilmez dendi. taraftarın öve öve bitiremediği, acayip anlamlar yüklediği linnes'in perormansı da gördüğünüz gibi ortada.
    sekidika'nın kiralık haberleri çıktığında sekidika'yı ideal 11 e yazan taraftarlar vardı. öyle bir şey yapsaydık hoca linç edilecekti. şimdi ise kimse sekidika'yı ideal 11 ine yazmıyor.
    taylan antalyalı için konuşmaya bile gerek yok. açın türkiye kupası maçlarına ne oynamış bakın. bu adamı ciddi ciddi ideal 11 e yazan taraftarlar var.
    gelelim 10 asist ile oynayan ömer bayram'a. hoca ilk defa sol iç de denediğinde burada yazılanları da hepimiz çok iyi biliyoruz.

    diyecek olduğum şu taraftar artık her söylediği doğru çıkıyormuş gibi algı kasmaktan vazgeçsin. ben fatih terim donk'u antalya'ya göndermezken demek ki faydalanabileceğine inanıyor, e bi şans vermek lazım diyorum. bunun adı fatih terimcilikse şayet o zaman fatih terimciyim. ancak bir taraftar bir hocanın kararlarına bu kadar karışamamalı, bu kadar eleştirememeli. tıpkı berabere giden maçta 90+ da drogba yerine ceyhun gülselam'ın girmesini eleştiremediği gibi.
  • biat kültürüdür. galatasaray'da olmaması gereken bir şeydir. taraftarı ikiye bölmekten başka bir işe yaradığı da yok. sezonun* ilk yarısında terim oldukça eleştirildi, gelin görün ki bütün eleştirilerin haklı olduğu da ortaya çıktı iyice bakarsanız. zira terim takıma futbol oynatmıyor, saha dışıyla ilgileniyordu. eleştiriler bu yüzdendi. şimdi sahaya dönüp kendi işiyle ilgilenince takımın bir anda nasıl değiştiği de görülüyor. işin özü, terim'i eleştirip, biat kültürüne karşı duranlar iyi ki bunu yapmış. yoksa ne terim kendisine çeki düzen verirdi ne de böyle havaya girerdik. şu an arda neden ilk 11 oynuyor onu tartışıyor olurduk.

    terimci değil galatasaraylıyız. terim de galatasaray'ın bir neferidir, efsanesidir ama hiçbir zaman galatasaray'dan büyük değildir, galatasaray'ın önüne geçmemelidir. başarısız olunca da eleştirilmesi çok normal ve doğrudur.
  • ülkemiz kutuplasmanin, bölünmüşlüğun faturasını daha dün gencecik çocukların üzerine atilan roketlerle, şehit askerle ödemisken, son derece gereksiz yere birilerine sataşmak, insanlari durduk yere bölmek ve ayristirmak icin hortlatilmis sacmaliktir. terim'i akrabam gibi severim, hatasi olursa da elestiririm bu kadar net. nasıl ki babamı, eşimi, ortagimi elestiriyorum aynen öyle.
    bu ülke yeterince bölündü. sözlük ortaminda bu başligin silinmesini ve hortlatanlarin da ceza almasini talep ederim. hem de sevgili fatih hoca'nin adıyla bunu yapmak büyük terbiyesizlik.
  • sürekli terim'in ikinci döneminden bahsediliyor ama ilk senesinde 77 puan toplamasına rağmen beşiktaş'ın arkasında kalmıştır. nasıl kaldığını da hepimiz biliyoruz. ikincisi taraftarın hocayı baskı altına alıp onun doğruyu bulduğunu sanmalari. türkiye de taraftarının baskısını hissetmeyecek ve bildiğinden sasmayacak bir hoca varsa o da fatih terim'dir. taylan'i oynatmak istediği için oynamıştır, siz sosyal medyada orda burda yazıyorsunuz diye değil. futboldan da anlar futbolcudan da. arda'yi takımda görmek isterse gelir, bu kararını destekleyecegimi gostermez, ama gelmezse biz istemedik de ondan gelmedi diye kendinize pay çıkarmayın. her yaptığı doğru değildir, sonuçta peygamber de değildir. hatasi ve doğrusu ile başımızda olması gerekmektedir. son bir sözde gidin taylan'a sorun hakkı yenmis mi yenmemis mi diye, yendiğini düşünen adam takımdan ayrılmak istediğini bildirir, golü atınca sanki 90. dakika da gol atip galibiyeti getirmiş gibi hocasına sarılmaya koşmaz. hocanın taktığını dusundugunuz bütün oyuncular hocayı sizden daha çok seviyor. zamanında sneijder de sevmezdi zaten, hocayı selçuk inan'i falan.
  • "hoca hoca takım 138bin milyon euro değerinde kadro oynatamıyorsun devrin geçti hoca. futbolculara bile sözün geçmiyor artık! birak istifa et yeter artık."

    gibi kalıplar kullanılarak eleştirildiği düşünülen galatasaray tarihinde efsane statüsünü hak etmiş kendisinden başka maksimum 1 kişi olan adama böyle mesnetsiz, akıl ve bilimden uzak ifadelerle eleştiri kisvesi altında saldırıldığında karşı çıktığım için bazı elitist kitlelerce fatih terimci olmakla, özelden küfür yemekle karşı karşıya bırakıldım.

    tudor aynı ifadelerle eleştirilse(veyahut saldırılsa) kimse böyle tepki gösteremez size. saygısızlık yapma arkadaşım demez kimse. ancak konu fatih terim olunca gittiğiniz maçı aldığınız bileti, formayı sayarak saygısızlık yapamazsınız. 25-26 yaşında adam gelmiş hocanın başarısı yüzünden galatasaraylı olmuş adam gelmiş burda hocayı itin götüne sokacak yok ya. herkes her şeyi kendine hak görüyor. ben fatih terimi saygısızca eleştirenleri eleştirince fatih terimci oluyorum. mağlubiyetten hemen sonra pirlo başlığını hortlatan arkadaşlar var mesela büyük eleştiri yapmış oluyorsunuz fatih terim'e. işin ironik ve kötü tarafı bunu yapan adam da fatih terim uefa kupasını aldı diye gelmiş galatasaraylı olmuş adam. insan yaparken utanır. hoca başarısız olabilir, başarısız olduğunda nedenleri ortaya koyarız hep beraber anlamadığımız her şeyi dile getiririz saygı çerçevesinde sonra susar hocanın düzelmesini bekleriz, bu 1-2 sene olabilir çünkü fatih terimin buna kredisi vardır. teknik ve taktik anlamda kaideyi taciz eden istisna tarafından bol bol eleştiriliyor tenkit ediliyor hoca bir kere kendisinin suçlandığını nasıl saldırırsın hıı hocaya dendiğini görmedim, rahatsız edici gelmiyor, üslübu düzgün, saygılı, mabadından çıkarıp eleştiri diye yazmıyor altını bir bir dolduruyor. galatasaraylılık sadece galatasaraya değil onun değerlerine de sahip çıkmak olmalıdır. benim için açıklaması budur. bazıları için fatih terim şampiyon olursa ilk ben yazayım başlığına eğer olamazsa hoca mı be o. saygı duymak gerekiyor mutlaka.
  • küçükken ailemiz bize çikolata almadığında küser; aldıklarında ise deliler gibi mutlu olurduk. büyüdükten sonra da değişen bir şey olmadı. işimize gelirse mutlu, işimize gelmediğinde de huysuz biri oluveririz.

    fatih terim içinde bu böyle. galatasaray kazandığında taraftar nasıl mutlu olup "imparator" tezahüratları yapıyorsa; kaybettiklerinde de fatih terim'i eleştirme hakkını kendinde bulabilir. bu tür doğal olguları tek bir kalıba sokmak insanları ayrıştırmaktan başka bir işe yaramaz çünkü fatih terim'i övmek fatih terimcilik olmadığı gibi, eleştirmekte fatih terim düşmanlığı değildir.
  • acayip bir durum vesselam. "1 yıl verelim", "2 yıl verelim", "çok acele ediyoruz", "sabır" gibi çeşitli cümleler eşliğinde desteklenilmesi istenen prandelli, riekerink ve tudor gibi, kariyerleri terim ile boy ölçüşemeyecek kişilere sabretmemizi tavsiye edenlerin, şampiyon olduktan 5 ay sonra "bazı kişilerce" gönderme imalarında bulunulan fatih terim'i destekleyenlere layık gördükleri sıfat.

    terim eleştirilecektir, mevcut durumda da eleştirilmesi zaten gerekli. yukarıda bir arkadaşımızın dediği gibi tek kutuplu bir düzen, ne siyasette, ne iş hayatında, ne de başka bir sektörde asla yarar getirmez. bu yüzden hem hocaya arka çıkacak, hem de ayaklarını yeri geldiğinde yere bastıracak bir yönetim gerekli. ek olarak takımın durumu da ortada. futbolcumuz olmayan mevkilerimiz dışında, ne mevkide oynadıkları, hatta futbolcu oldukları şüpheli futbolcularımız var. bu yüzden insanları yaftalamak yerine, takıma ve dolayısıyla kariyeri ve potansiyeli belli olan hocaya destek şart. destek vermezseniz bile verenleri yaftalamayın. zararı camiaya veriyorsunuz.
  • özellikle bu sezon oynan futbol ve alınan sonuçlarla birlikte içten içe hocayı eleştirsemde buraya gelip gelişi güzel ona geçirmek içime bir türlü sığmıyor. bugün liderle aramızda puan farkı çift hanelerdeyken maçtan önce onun kliplerini izleyip, akşam için diri bir galatasaray umudu veriyor.
    hocanın en son takımın başına geçerken gel diyorlar geliyoruz, git diyorlar gidiyoruz lafını bakıp gülüyorum. toplam 10 sezon çalıştırdığı takımda 8 lig şampiyonluğu yaşamış bir isime tek bir kötü gidişatta istifa et demek galatasaray taraftarına yakışmaz. bu kulüp onunla kötü giderken bile yaralı aslan gözüyle bakılıyor ve hala şampiyonluk için rakipleri tedirgin ediyor. onsuz galatasaray aslan değil kedi oluyor rakiplerin gözünde.
  • biz galatasaray'lıyız, terim'i de galatasaray için seviyoruz.

    terim'de tıpkı ali sami yen,metin oktay gibi tarihe geçmiş, bizleri defalarca mutlu etmiş, göğsümüzü kabartacak başarılar elde etmiş bir isim.

    sadece sahadaki başarıları ile de değil; duruşu, tavrı, tarzı, söylemleriyle...sevinci, hüznü, kavgası ile hislerimize tercuman olmuş bir isim.

    galatasaray bir his takımı diyorsak bu hissi benim iliklerime kadar hissettiren isimlerin başında geliyor. hani bazı karaktersizler için "x takımı insan olsa şu olurdu" diyoruz ya bana göre terim de inadı, hırsı, yabancı takımlara kafa tutmamasıyla, vazgeçmemesiyle, dik duruşu ile galatasaray'ın ete kemiğe bürünmüş hali.

    nasıl ki her ülkenin değerleri varsa kulüplerin de karakterleri ve değerlerleri var. her sene şampiyon olacağız diye tutmuyoruz bu takımı, her gelen de uzay futbolu oynatmadı. eğer yaptığı hatalar için bayrak bir isme yarım sezon tahammül göstermek terimcilik oluyorsa ben de onlardanım.

    eleştirmekse ona kimse birşey demiyor, ben de defalarca eleştirdim. devam da edeceğim.
  • bir cephe. karşısına lisecilik koyabilirsiniz, cengizcilik koyabilirsiniz, artık hangi etiket hoşunuza giderse...

    aferin, sikin camianın ebesini tam gaz devam. liseci bi yandan, terimci bi yandan, şucu bucu bi yandan... sizsiniz doğruyu bilen. tek doğru sizin bildiğiniz. yarın çok çok önemli bi maç var, konuşulan konuya bak. (bkz: 1 mart 2020 galatasaray gençlerbirliği maçı)

    aynen devam, bölün, parçalayın, yok edin camiayı. irininizi akıtın. her tarafımız boka batsın. nefret dolalım, kavgaya tutuşalım. helal olsun lan size! çok lazım, durduk yere...
  • fatih terim'i futbol anlaminda eleştirenler nasıl terim düşmanı degilse hocanın geçmişte yaptıklarına saygı duyup, kendisini gururlandıran anları unutmadiklari icin elestiride kantarin topuzunu kaciranlara kizan bizler de terimci degiliz.
    sadece terim'i sevip terim gidince galatasaray'ı bırakacak kimsenin bu sözlükte olmadığını düşünüyorum. yani sözlükte terimcilik yoktur bence.
  • galatasaray taraftarları arasında ortaya çıkmış, birbirimizi ayrıştırmaya yönelik ortalık cambazı laflardan bir diğeri de budur. zaten diğer malum kulüplerin ve spor basınının istediği de yok lobicilik, yok terimcilik fitneleriyle kulübümüz ile taraftarımız arasına mesafe koymak. galatasaray'ın menfaatleri her bir unsurdan önce gelir benim için. tarihimizde kulübümüzü başarıdan başarıya yükseltmiş, hedeflerimizi belli emekler harcayıp gerçekleştirmiş ve savunmuş kim varsa, kötü giden zamanlarımızda da gerçek saygıyı hak ediyorlar.