• 20947
    hocamızın fazlasıyla güzel bir huyu var. takımlar, seneler, dönemler değişiyor ama bu durum nedense değişmiyor.

    3. gelişinde ilk lig maçı. eboue orta alanda ujfalusi sağ bekte, muslera'nın ellerinin küçük olduğunun iddia edildiği malum yanlış hatırlamıyorsam belediye maçı ile başlayan ve takımın oturmasına kadar süren o zorlu süreç ve sonunda 9 puan farkla biten bir ligin süper final ile taçlanması. sanırım lucescu ile şampiyonlar liginde çeyrak final oynadığımız dönemden sonraki en doyurucu ve tatmin edici sezondu her açıdan ki o sezona bile eleştiriler vardı ki zaten lucescu gitti sonunda.

    yine 3. gelişinin 2. sezonundaki sonu çeyrek final ile biten şampiyonlar ligi macerası. ilk 3 maç sonunda alınmış 2 yahut 3 puan ve havlu atmış gözüyle bakılan bir galatasaray. sonucu herkes hatırlıyor sanırım.

    euro 2008'de yaşananları yazmıyorum bile. nerelerden dönen maçlar ve sonu yarı final ile biten bir şampiyona.

    2016'da herşet bitti geçmiş derken düşmanları hocayı yemek için sırada beklerken gelen selçuk frikiği ve malum olaylar.

    en taze örnek de geçen sezon. ben bile o puan farkından sonra 'bitti bu iş' demişken belediyespor'u geçmemizin imkansız olduğunu düşünürken gelinen nokta.

    yani şunu demek istiyorum sonuç olarak hoca morartmayı seviyor. yani güzel başlasın güzel bitsin adamı değil. kötü başlasın ki sonundaki güzelliğin keyfi katlansın gibi bir durumu var her defasında. bilerek yahut bilmeyerek yapıyor bunu ama olan şey bu sonuçta.

    hani edip cansever demiş ya 'mavi bir renk değil huydur bende' diye hocanın da huyu morartmak.

    ahmet ercanlar gibi sineklerin 'avrupada hakemsiz bu kadar ahahaa' diye takipçi kasmaları falan vallahi de billahi de galatasaray lehine. hatta çoğalmalı böyle tespitler.

    çoğalmalı ki tıpkı geçen sezon olduğu gibi yaşanacakların sonuçları da bir o kadar büyük ve haşmetli olsun.
  • 20948
    öncelikle kendisine geçmiş olsun dileklerimi ileteyim. inşallah hızla iyileşip kazasız belasız aramıza döner.

    sonrasında kendisi üzerinden 11 ağustos 2019 fiorentina galatasaray maçını izleyip "bu takım neden kötü oynuyor" sorusunu soran arkadaşlara bir cevap vermek istiyorum. sevgili arkadaşlar, fatih terim hiçbir zaman bir sistem hocası olmadı, her zaman oyunculara bağlı taktikler benimsedi. her zaman yaratıcılığa sistemden daha fazla önem verdi.

    başında fatih terim'in olduğu bir takım hiçbir zaman iki gün önceki rakibimiz fiorentina gibi sistemli oynayamaz, hiçbir zaman da oynamadı. uefa'yı alan galatasaray her sıkıştığında hakan şükür'e uzun top şişirip ileride yoğun ama rastgele pres yaparak baskıyı kıran bir takımdı, bu riskli yöntem işe yaramadığı takdirde iç sahada chelsea'den 5 gol yiyebiliyordu. hoca ikinci döneminin ilk sezonunda kah christian'da kah lukunku'da alıştığı hakan şükür'ü aradı, bir türlü bulamadı. 2003 yazında hakan şükür'ü bulduğunda ise takımın yaş ortalaması çok yükselmiş, hocanın denediği taktiksel değişikliklere cevap veremeyecek hale gelmişti. galatasaray'da 30 küsür futbolcu vardı ama bunlar transfer edilirken hiçbir sistem gözetilmemişti, fatih hoca "biri oynamazsa diğerini oynatırım, bu geniş kadrodan bir şekilde verim alırım" diye düşünmüştü fakat başarısız oldu. bu başarısızlıktan sonra futbolcularını suçladı, dört as oyuncusunu birden kadro dışı bıraktı. kestiği bu ceza sayesinde diğer oyuncuların motive olup daha iyi oynamalarını bekledi, fakat hiçbir şey değişmedi. hoca istifa etti.

    fatih hocanın üçüncü dönemi muhteşem başladı, 2011-12 sezonundaki oyun her açıdan tatmin ediciydi. fakat ertesi sezon elmander sakatlandığı anda bütün sistem yerle yeksan oldu çünkü oynadığımız önde baskılı 4-4-2 oyununu elmander kuruyordu. 2012-13 sezonunun ilk yarısı boyunca net biçimde kötü oynadık, neyse ki burak imdadımıza yetişti ve onun bireysel performansı sayesinde (bu performansta fatih hocanın etkisi de elbette yadsınmamalı) şampiyonlar liginde ikinci tura çıktık. sonra sneijder ve drogba gelince 4-1-3-2'ye dönerek aylar sonra iyi oynamaya başladık, schalke'yi deplasmanda tokatlayıp ligde de rahatça şampiyon olduk. ama ertesi sezon burak sahada eli belinde gezmeye başlayınca sistem tekrar çöktü, bir kez daha başa döndük. o esnada hoca maalesef takımdan gönderildiği için hikayenin devamını öğrenemedik ama kalsaydı yeni bir sistem kurmak zorunda olduğu muhakkaktı, üç sezonda üç farklı sistem olacaktı.

    fatih hocanın türkiye'nin en iyisi hocası olduğu tartışmasız bir gerçektir fakat yasin küçük'ü kondisyoner diye kulübe getirip geçen sezonun ilk devresini çöpe atan da fatih hocadan başkası değildir. hoca muhtemelen yasin küçük'e güvendi, "türk futboluna bir isim kazandırırım" diye düşündü. risk aldı ve kaybetti. sonra bartali'yi göreve getirip hatasından döndü ama yarın yine büyük oynayıp risk almaya ve bazen kazanıp bazen kaybetmeye devam edecek. çünkü bu adamın karakteri böyle, real madrid'e 6-1 yenildiğimiz maçtan* sonra gözyaşlarıma hakim olamamış, "ben bu haldeysem fatih hoca kim bilir nasıl yıkılmıştır" diye düşünmüştüm. fakat hoca verdiği röportajda "girdiğimiz pozisyonları atsaydık çok farklı bir maç olacaktı" demiş ve hiçbir üzüntü emaresi göstermemişti. hoca için risk almak ve bazen kaybetmek de bu işin ayrılmaz bir parçasıydı.

    fatih hoca bugüne kadar her zaman pragmatik düşündü, kısa vadede maksimum fayda getirecek çözümü bulup oradan ilerlemeyi seçti. elde ettiği başarıları da istikrarlı bir oyun planında ısrar etmekte değil, bulduğu kısa vadeli taktiksel çözümlere ve yıldız oyuncuları iyi motive ederek onlardan verim almaya borçlu. en basitinden fiorentina gibi koşan bir takım istiyorsan falcao'ya teklif bile yapmaman gerekir, feghouli'yi satman veya yedek bırakman, yerine defansif katkısı daha yüksek bir kanat koyman, kısacası sahaya 11 tane asker çıkarman gerekir. hocanın hayalinde böyle bir takım yok ve bence hiçbir zaman da olmayacak. çünkü oyuncularının bu oyunu coşkulu ve özgürce oynamalarını istiyor.

    bu sebeple oyuna dair eleştirileri de bir santrfor ve önlibero transferi geldikten sonra yapmak gerekir. çünkü takımın büyük oranda taktiksel bir ezberi yok, bireysel performanslara dayalı bir oyun oynuyoruz. fakat bu sistemsizlik sayesinde gücümüzün maksimum düzeyini kimse kestiremiyor. örneğin 5 aralık 2012 braga galatasaray maçı'nın ilk yarısını izleyen biri galatasaray'ın o maçtan puan alabileceğine ihtimal vermezdi. fakat hocanın devre arasında verdiği motivasyondan sonra rakibi adeta ezerek maçı galip bitirdik, biraz daha şanslı olsak maç 3-1 bitecekti.

    işte fatih hocanın kariyerini bu maçla özetlemek ve kariyerinin her döneminde bu maçın benzerlerini görmek mümkün. hoca da her zaman sahada ruhuyla oynayan, terinin son damlasına kadar mücadele eden, elinden gelenin en iyisini yapan bir takım istediğini söylüyor. "sistemli oynayan, görevini harfiyen yapan oyunculardan oluşan, sahaya koyacağı oyunu ezberlemiş bir takım" gelecek planlarında maalesef yer almıyor.

    fatih hocayı ve galatasaray'ı yıllardır takip eden biri olarak, hepimizin beklentilerini bu gerçeklere göre ayarlamasında fayda olduğunu düşünüyorum.
  • 20950
    bir galatasaray yönetiminin başına gelebilecek en büyük şanstır. çıkıp 2 senede şöyle şampiyon olduk. böyle kupa kazandık diyen yöneticiler kendisine sokak kabadayısı diyen bir şahısla fotoğraf çektirip gururla paylaşırlar. beyanlarını görense hocaya imkanları altın tepside sunduklarını sanırlar. galatasaray futbol takımı yarım sezon forvetsiz oynadı. fatih terim forvetsiz şampiyon olma challenge çekti. hala değeri bilinmiyor, hala bir altı numara alınmıyor. ama sonra da diagne transferinin alınması da satılamaması da taraftarın suçu. mustafa cengiz yatıp kalkıp dua etsin ki geldiğinde fatih terim görevdeydi.
    unutanlara hatırlatmak lazım;
    https://youtu.be/HOr6XIb87II
  • 20951
    avrupa takımlarına karşı olan başarısızlığımız kendisine mal edilen imparator. bi aç da kadrona bak çok bilmiş taraftar.* tek tek bak. takımın en önemli oyuncuları dediğin adamlar, ingiltere liginde düşmemeye oynayan takımların bile kadrosunda düşünmediği isimler. bu isimlerden daha iyisini alamıyoruz, ne biz, ne başka bir türk takımı, ne de bizim gibi 3. seviye futbol oynanan ülkelerin takımları. onları da minimum 3 milyon avro yıllık maaştan aşağı ikna edemiyorsun.

    senin yerin cl'de maksimum son 16, çeyrek final falan görürsen mucize. e sen makasın bu kadar açık olduğunu bilecek kadar futbol bilgesisin zaten! halbuki de bruyneler, firminolar, 23-24 yaşlarında yıllık 1 milyon avrodan oynamak için kapımızda sıra bekliyor ama hoca işi bilmediği için jimmy durmaz'ı alıyor, donk'u yoktan var ediyor, 33'lük falcao'ya yıllık 5m avro veriyor ki ona rağmen hala alamıyor.

    şimdi hava sıcak, tatile de gidemedin, canın sıkkın. kime saracaksin? ya cengiz'e, ya albayrak'a. bugünkü stres topun fatih hoca mı? haftaya seri'ye çakarsın iki sinkaflı entry, sonra muslera?

    arkadaş senin bu kadar büyük düşünmeni sağlayan, bizi cl'de çeyrek final kesmez dedirten, sana cl finali hayali kurduran bu adam, türk futbolunun çıtasını yükselten adam bu. o uefa şampiyonluğu, cl çeyrek finalleri falan mucizeydi mucize. bu mucizeleri bu adam gerçekleştirdi.

    ne dedi kendisi? imkansız yoktur, mucizeler zaman alır. zamanı olmayan gitsin real'i, bayern'i tutsun arkadaş. ben mutluyum beklemekten!
  • 20952
    avrupa başarısızlığımız tabiki de kendisine mal edilecek olan teknik direktör. ne güzel lan, öyle böyle bir dünya oyuncu al. 1.5 yılda dişe dokunur bir top oynatma sonra kadro böyle ne yapsın.

    fiorentina bizim 4 katımız hadi onu anladık. e akhisar maçındaki oyunu ne yapacağız. akhisar ile de mi aramızda 4 kat fark var?

    mevcut galatasaray'ın değeri yaklaşık 100 milyon euro. oynanan futbol 5 para etmez.
  • 20953
    1 tanesi avrupa kupası, 8 tanesi lig şampiyonluğu olmak üzere 20 kupa kazandırdığı için, her negatif sonuçta, birtakım şımarıkların saldırısına uğrayan hoca. aslında sorun bunlarda değil bizi böyle devamlı başarıya alıştırdığın için sende (!) .

    ölene kadar seni savunacağım hocam. tek başıma bile kalsam seni savunacağım. seni böylelerine yedirmeyeceğim. sosyal medyada yazarak, tribünde tek başıma da kalsam ismini bağıracağım ama seni yem etmeyeceğim.

    edit: imla.
  • 20954
    sonuç odaklı yorum yapmak suç değildir. dersin ki kardeşim ben sonuca bakıyorum, sonuçta terim bu yıl şampiyonlar liginde başarısız. haklısın derim takımı bu sonuca götüren etmenleri oturur tartışırız.

    ama burada birkaç kendini bilmez süreci sonuç üzerinden değerlendiriyor. fatih terim'in avrupa futbolunda geride kaldığını, devrinin kapandığını falan iddia ederek gözlerimi kanatan entryler okudum. neymiş ligde aslan avrupada kedi.

    ulan hepimiz yaşadık o süreci. takım forvetsiz girdi sezona forvetsiz alo?. bir de sezona sakat ve formsuz başlayan feghouli eksikliği eklenince şl maçlarında sinan eren 11 oyuncusu olarak çıktı.
    (bkz: sinan gümüş)
    (bkz: eren derdiyok)

    arkadaş iyi bir santrafor sahibi olmamak sadece gol atamamak değildir. ki sadece girilen pozisyonlar gol olsa bile o gruptan çıkacak oyun oynanmıştı. senin forvetinde eren varsa rakip savunmasını 10 metre ileriye kurmaktan çekinmez. nitekim schalke maçları da hem orta sahamızın temposuzluğu hem de bu etmenle hiç elimize gelmeden gitti.

    neyse. fatih terim'in avrupada devri falan geçmemiştir. 18/19 sezonu terim açısından başarısız bir sezondur ancak yukarıda belirttiğim etmenlerden dolayı bence bu terim'in performansını değerlendirmemiz sağlıklı bir sonuç vermez.

    nasıl ki kabak bir tekerlekle bir pilot f1 yarışı kazanamazsa başarısız sayılamazsa, terim de hücumunu rodrigues eren sinan üçlüsüyle kurmak zorunda kaldığı bu kadroyla gruptan çıkamadı diye devri geçmiş sayılamaz.

    geçtiğimiz yıl başarısızdır eyvallah da, bunun nedenleri beynini kullanabilen insanlar için açıktır.
    sizin için açık değilse de üzgünüm ama gerçekler acıtır.
  • 20955
    takımın başında 3. sezonuna girerken yine önceki dönemlerdeki gibi ufak hareketlenmeler sezdiğim teknik direktör.11 ağustos 2019 fiorentina galatasaray maçı'nı bu sebeple de çok manidar buluyorum. fiorentina atkıları takmalar , ''burası benim ikinci evim'' demeler, ''ayrılırsam fiorentina'ya gitmek isterim'' tarzında klasik karnından konuşan fatih terim ifadeleri.
    yine birilerine mesaj verme derdinde...

    şu saha dışını bırakıp saha içinde oynadığımız oyuna yoğunlaşsa , gruptan çıkmayı geçtim ama en azından avrupada tehlikeli bir takım olduğumuzun izlenimini verse sözlükte ''fatih terim düşmanı'' olarak mimlenmiş kendisini sevmeyen ve seven renkdaşlar arasındaki kutuplaşmanın da önüne geçebileceği kanaatindeyim.

    fakat şahsi görüşüm şampiyonlar ligi serüvenimizin akıbetine göre hocanın bu ''huzursuz bacak sendromu'' nun nüksedeceği yönünde. yine bi'şeyler bahane edilir, tüm değişkenler bir araya gelir aralık gibi teknik direktör arayışına gireriz diye düşünüyorum.
  • 20956
    allah yardımcısı olsun, bir mağlubiyetle neler deniliyor, demek ki şampiyon olamasa ki her sene şampiyon olunacak diye bir şey yok, neler neler yapılır. bu tamamen nankörlük, bu tamamen şımarıklık. daha yeni 5 senelik sozlesme imzaladı, nerden çıkarılıyorsa gidecekmiş falan. ünal aysal gibi tek adamcılık oynayan biri çıkmadığı sürece bir yere gitmez merak etmeyin.

    demirören ile olan fotoğrafı da gayet güzeldi . orası milli takım, demirören, çelikören farketmez. başkan kimse onunla çekilecek, benimle mi çekilecek ?

    8 şampiyonluklu hocaya bile bunlar yapılıyorsa, başka hocalar hiç duramaz ki burada.

    daha iyisi hicbir zaman gelmedi, gelmeyecek. düşmanlık yapıp, eleştiri ayağına sığınmayın.

    --- alıntı ---
    bir teknik direktörden çok daha fazlası olduğunu her fırsatta görüyoruz. denginin ersun mersun değil, başkanların bile üstünde olduğunu, bir twit atınca paylaşım rekorları kırdığını, ağzından çıkacak tek lafın beklendiğini, rakipleri çıldırttığını, kıskanıldığını ve büyük güç olarak görüldüğünü, onu yıpratmanın veya takımdan koparmanın galatasaray'a büyük güç kaybettireceğini bilen, onunla adeta psikolojilik savaş veren ve bu savaşta ezim ezim ezilen rakiplerin olduğunu görüyoruz.

    biz hocayla beraber çok güçlüyüz. şu anda sosyal medya ve ekonomik olarak, kadro kalitesi olarak çok güçlüyüz. ekşi'deki sentetik hakimiyetinin kaybolmaya başladığı,, tekrar galatasaray taraftarının hakim olmaya başladığı bir ortam görüyorum. twitter'da da öyle. bizim taraftar böyle, morali yüksek olunca hakimiyet kuruyor.

    2 sene üst üste şampiyon olmuş bir takım ve kadro kalitesi, ekonomi, medya, teknik direktörünün milyonda bir gelecek kadar teknik direktör üstü bir güç olduğu dönemdeyiz. rüzgar tamamen arkamızda.

    topyekûn güce bakıldığında 2013 yazından sonra yine en güçlü olduğumuz dönemdeyiz. ama her şey bir anda tersine döner futbolda. kara bir eylül akşamında nasıl döndüyse.

    o yüzden içimizde hala varsa fatih terim düşmanlığı yapanlara sesleniyorum.

    aklınızı başınıza alın !

    böyle bir teknik direktör üstü efsane 100 yılda bir gelir, kıymetini bilin. abuk sabuk şeyleri bahane ederek yıpratmaya çalışmayın.

    dışarıdakilerle kapışıyoruz zaten, bir de sizle uğraşmayalım.

    --- alıntı ---

    sonradan pişman olacağınız bir şey peşinde koşmayın, aklınızı başınıza alın. yoksa hepimiz çok üzülürüz.
  • 20957
    eski defterlerin tekrardan açılmasını anlamsız bulduğum teknik direktörümüzdür.eskiden kendisinin dediği gibi hataları da olmuş olabilir kimse dünyanın en hatasız insanı değildir sonuçta ama tarihimizin en başarılı dönemlerini kendisiyle geçirdik.ayrıca tek hatalı oymuş gibi davranılmasını da anlamsız buluyorum. ikinci dönemi ve üçüncü döneminde başkanların da hataları oldu bunları da yazmak gerekir.belki ünal aysal'ı hala seviyor olabilirsiniz belki hocaya karşı hala ön yargılı olabilirsiniz ama sanki diğer herkes hatasız o dönemlerde tek hatalı fatih terim gibi davranılmasını gerçekten haksız buluyorum.başka takımlar kendilerine yalandan efsaneler çıkartmaya çalışırken kendi efsanemize karşı böyle ön yargılı yaklaşmamalıyız. geçmiş üzerinden şimdiyi eleştirmeyi yanlış bulduğumu belirtmek istiyorum.oynanan futbolu oyuncu tercihlerini beğenmeyenler olabilir (ben güveniyorum hocaya) ama geçmişe takılıp kalmamak lazım. kendisiyle nice kupaları kaldırdık ve hala daha kupaları kaldıracağımıza inanıyorum kendisiyle.
  • 20959
    mustafa cengiz yönetiminin acemiliklerine göz yummak zorunda kalan efsanemiz.

    https://twitter.com/...178406597451777?s=19

    dün gece kendisini rüyamda görmüştüm. bir binanın camından gözü yaşlı açıklama yapıyordu aşağıda bekleyen bir grup kalabalığa. uyandım hayırdır inşallah dedim. tüm gün yoğunluktan ancak sözlüğe girebildim ki ortalık karışmış... ne olur artık hocayı koparmasınlar bizlerden ve istediği transferleri çalışma ortamlarını sağlasınlar. beceremiyorlarsa da gölge etmesinler başka ihsan istemez.