• 52
    yılbaşına kadar 4-6 puan marjıyla geride gidecekmişiz gibi görünen sezon. oraya kadar sabredilmesi gerekecek. eğer bir arada durmayı başarabilirsek kuvvetle muhtemel ara transferde "seve seve" yapılacak bir iki takviye ve zaten haftada tek maça dönmenin yaratacağı ivmeyle(!) belki yeni bir 8 de kapanır 18 de fantezisi kovalayabiliriz.

    rakiplerin performansından bağımsız olarak; bu posası çıkmış, yaş almış, defoları daha da keskinleşmiş ve çözüm bulma becerisi günden güne azalan kadroyla daha fazlasını düşünmek hayalcilik gibi görünüyor.

    son 3-4 sezona bakınca ilk yarıyı lider götüren takım 17 haftada 13-14 galibiyet bandında gitmiş.

    derbilerden başlarsak; trabzonspor ve beşiktaş ile deplasmanda oynayacağız. fenerbahçe maçının iç sahada olması ufak bir avantaj ama ekim ayında, muhtemelen formlarının zirvesinde bir dönemde oynayacağız. ilk yarı fikstüründe konya ve başakşehir deplasmanları da ilk anda göze çarpan deplasmanlar. 5 maçı düşünce zaten geriye kaldı 12 maç.

    şampiyonlar ligi fikstürü başlayana kadar ilk dört maçımız çorum-erzurum-göztepe-başakşehir. çorum hariç diğer üç maça kafadan galibiyet yazmak kolay değil. hele ki ilk milli araya kadar uzatınca iç sahada kocaelispor maçı, şampiyonlar liginde ilk hafta maçı ve trabzonspor deplasmanı var.

    hazırlık maçlarındaki kadar kötü olmayacağımız gibi çok da optimum seviyede olamayacağımız aşikar.

    buralarda çok hırpalanarak sezona başlayacağız. bu sürecin hem saha içinde, hem kulübede, hem kulüpte hem de kamuoyunda çok titizlikle yürütülmesi gerekiyor. yoksa galatasaray'ın kronik sorunu olan ikinci olamama dönemlerinde yaşanan tüm çalkantıları yine misliyle yaşamaya başlarız. sezonun sonunda da rakiplerin olası düşüsünde dövünüp dururuz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın