transferde yabancı sayımız rakiplere göre bir avantajdı ancak ligde ilk maçımıza çıkmamıza artık 5 gün kaldı. ilk iki haftayı bir şekilde kayıpsız atlattık diyelim; peki bu sırada hamleler gelecek mi, yoksa yokuş aşağı hızlı bir şekilde yuvarlanacak mıyız diye düşündüren, meraklı ve gergin bir dönemden geçiyoruz. açıkçası ilk iki haftada alınacak iki galibiyet, ardından gelecek havalı bir şampiyonlar ligi kurası ve tabii ki panik transferi olmayan, herkesin içine sinen kaliteli isimlerle yine o heyecanlı noktaya gelebiliriz diye düşünüyorum. son 4 senede üst üste gelen şampiyonluklar, avrupa'da yaptığımız pr ve artan gelirlerimizle aslında kulüp olarak iyi bir noktadayız. tam ünal başkan'ın zamanında
hamit altıntop transferinde tabir ettiği gibi "galatasaray arzu edilen, seksi bir kulüp" seviyesine gelmiş iken, elde edilen bu büyük kazanımlara yazık etmezler umarım. başta okan hocanın inandığı, performansına ve potansiyeline güvendiği bir takım kurulur ise taraftar zaten üzerine düşeni fazlasıyla yapar. inandığımız, heyecan uyandıran bir takımımız olsun. iç sahada maç kaybetmeyiz; şampiyonlar ligi'nde karşımıza
psg gelsin,
arsenal gelsin, çıkar başa baş oynarız hissiyatı camia ve taraftar olarak herkeste olsun; sonra başarısız olacaksak da olalım, yeter ki sezona dair umutlarımızı daha en başından kaybetmeyelim.